• SDN Forum üyelikleri çok yakında yeniden açılıyor. Siz de bu büyük topluluğun bir parçası olmak için bizi takipte kalın, gelişmeleri kaçırmayın!

Tuvana'dan duyuru lütfen okuyun

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan tuvana
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Madem bu teori o kadar doğru .. İspatlayın efendim .. merakla belkliyoruz...

Ama karşı teoriler büyük ölcüde ispatli.. Buyrun buradan yakın ..

Bilim sallamaktan ibaret değil. Salladıklarını ispat edersen o gercektir.. Evrim teorisi kocaman bir yalandır. Bilim kurgu filmleri bile daha gerçekci dha öncede belirttim. Yani Darwin günümüzsde yazmıs olsa bunu JURASSSİC PARK filmini izlemiş kendiside bir hikaye yazmıs gibi hissedecem :



Bak sana bişey diyim...Teori nedir?..önce onu öğren...


Teori:kontrollü deneylerle ispatlanmış hipotezlerin ileriye dönük tahminidir...Bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür.


öğren sonra konuş
 

gizli_özne

Asistan
Katılım
2 Mart 2009
Mesajlar
143
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Bir soru sorayım takıldığımız konu maymun mu? İnsanoğlu başka bir hayvandan ya da ne bileyim bitkiden türedi dense kabul mü görecekti Darwin teorisi?
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Ayrıca einsteinın görecelik kuramı vardır ama tam ispatlanamamamıştır ama çürütülememektedirde...onun için teoridir...
 

AYT@C

Doçent
Katılım
31 Ocak 2008
Mesajlar
548
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Bak sana bişey diyim...Teori nedir?..önce onu öğren...


Teori:kontrollü deneylerle ispatlanmış hipotezlerin ileriye dönük tahminidir...Bilimde kullanıldığı anlamıyla kuram, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür.


öğren sonra konuş

Bunu Lise 1 cağındaki cocuklara sor sana papağan gibi anlatsınlar Teori nedirmiş ..
Karsınad cocuk yok arkadas?

ben diyorumki Teorini ispatlamadığın sürece o benim gözümde sacmalıktır. hadi ispatlada kanun yapalım. gercekliğini kabul edelim..
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Bir soru sorayım takıldığımız konu maymun mu? İnsanoğlu başka bir hayvandan ya da ne bileyim bitkiden türedi dense kabul mü görecekti Darwin teorisi?


Ayrıca insanlar hastaneye gittiğinde tedavi olmanı sağlayan biyolojik bilgiler evrimden gelmektedir.....Yani evrim biyolojinin temel taşıdır....
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Bunu Lise 1 cağındaki cocuklara sor sana papağan gibi anlatsınlar Teori nedirmiş ..
Karsınad cocuk yok arkadas?

ben diyorumki Teorini ispatlamadığın sürece o benim gözümde sacmalıktır. hadi ispatlada kanun yapalım. gercekliğini kabul edelim..


Ya bak sen bana elektron vaya atomların varlığını ispatlasana..
 

AYT@C

Doçent
Katılım
31 Ocak 2008
Mesajlar
548
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Anlasildi Darwin'in fedalileri harekati var burada. Kusura bakmayın ama benim vaktim yok. Siz Darwin sacmalığını kabul ettirmek için calısmaya devam edin...
Birde sayın bakalım..

KAC KİŞİSİNİZ ????????
 

Helitron

Asistan
Katılım
3 Kasım 2006
Mesajlar
128
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Bir soru sorayım takıldığımız konu maymun mu? İnsanoğlu başka bir hayvandan ya da ne bileyim bitkiden türedi dense kabul mü görecekti Darwin teorisi?

kökeninde başka hayvan vardır tabi ki de,
maymunlarla atalarımız ortaktır sadece...
http://en.wikipedia.org/wiki/Human_evolution


ikincisi, teori zaten kabul görüyor, kabul görmeme gibi bir durum yok!
ama Türkiye`de nedense insanların yanlış anlaması için büyük uğraşlar veriliyor...

Anlasildi Darwin'in fedalileri harekati var burada. Kusura bakmayın ama benim vaktim yok. Siz Darwin sacmalığını kabul ettirmek için calısmaya devam edin...
Birde sayın bakalım..

KAC KİŞİSİNİZ ????????

darwin benim babam değil dedem değil, adam bi teori ileri sürmüş dünyanın her yerinde kabul görüyor (Türkiye hariç, hatta adamların gözünde Türkiye evrim karşıtlarının odağı halinde)

bilmediğin bir konu hakkında konuşman zaten anlamsız olurdu...
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Anlasildi Darwin'in fedalileri harekati var burada. Kusura bakmayın ama benim vaktim yok. Siz Darwin sacmalığını kabul ettirmek için calısmaya devam edin...
Birde sayın bakalım..

KAC KİŞİSİNİZ ????????



Alakası yok sadece evrimle KURAN birarada olabilir...ikisini de kabul edebilir insan....ama bazı insanlar bilmedikleri için böle yapıo...BİLMEMEMK DEĞİL ÖĞRENMEMEK AYIP....
 

AYT@C

Doçent
Katılım
31 Ocak 2008
Mesajlar
548
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Son bir eklenti. Size KENDİNİZ BİLE İNANMIYOR İŞTE KÜCÜK BİR ALINTI:..
...... New York şehri kadar dev ve karmaşık bir yapının 1 milyon kez daha küçük bir mekana sığdırılması, kuşkusuz büyük bir mucizedir ve aklı selim sahibi hiç kimse böylesine muazzam bir yapının rastlantılar sonucunda oluştuğunu iddia edemez. Bazı objektif davranan bilim adamları bu imkansızlığı, yani hücrenin rastlantılar sonucunda kendi kendine oluştuğu iddiasının imkansızlığını bazı benzetmelerle anlatırlar. Sözgelimi, bunu bir bilgisayarın veya bir otomobilin tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia etmekle aynı derecede saçma olduğunu vurgularlar.

Dünyaca ünlü İngiliz astronom ve matematikçi Fred Hoyle ise evrimci olmasına rağmen bu imkansızlığı çarpıcı bir örnekle anlatır. Hoyle'un tanımlamasına göre hücrenin rastlantılar sonucunda oluşması "bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması" kadar imkansızdır. (Fred Hoyle, Nature, 12 Kasım 1981)
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
hala anlamıosun ya....Evrim yaratılışı inkar eder deyip duruyorsun..Sana tavsiyem evrim ndn Tanrı tarafından kullanılmamış olmasıdır...onu düşün...dogmalarla değil akılla yaklaş...
 

AYT@C

Doçent
Katılım
31 Ocak 2008
Mesajlar
548
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Lafı değiştirmeyip yazdığıma karsı sende bir TEORİ üretsen.. Sence Boing 777 tesadüfen olusabilir mi ? Bırak gectim onu tesadüfen sen bana bir ucurtma oluşturabilir misin ? Peki sen dünyaya tesadüfen mi geldin ? Bu kadar tesadüf bir araya geldiği ise senin su anda yaşiyor oalabilmende bir tesadüf. Ölmende tesadüf eseri olur.. Çok pardon ama bu kadar tesadüf bize ters..

Bana mantıklı bir ispat gösterin tamam diyeyim .ama yok tek ispatınız klavyeniz ve siyasiler gibi söz oyunları ile kıvırma calismalari...
Lütfen BURADA BİRBİRİMİZİ KANDIRMAYALIM ....

DARWİNİZM =
sırf Allah'ın varlığını reddedebilmek için herşeyi ama herşeyi tesadüfe bağlayan sacmalıktır ...

Allah'a inanmiyorum derseniz saygı duyarım gecerim hicte umrumda olmaz. Ama bu masali , BİLİM diye önüme atarsanız karşı çıkarım ... ADI ÜSTÜNDE MASAL ...
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
ya bak asıl sen diosun parça rasgele birleşiyor diye ama ben diyorum ki Tanrı ndn evrimi kullanmış olmasın....
 

rise

Dekan
Emektar
Katılım
12 Ocak 2009
Mesajlar
9,890
Reaksiyon puanı
3,247
Puanları
293
34i5nrk.jpg


Tesadüf mü sizce de? Yoksa planlı programlı mı ? :devil:
 

Helitron

Asistan
Katılım
3 Kasım 2006
Mesajlar
128
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Son bir eklenti. Size KENDİNİZ BİLE İNANMIYOR İŞTE KÜCÜK BİR ALINTI:..

alıntı:
...... New York şehri kadar dev ve karmaşık bir yapının 1 milyon kez daha küçük bir mekana sığdırılması, kuşkusuz büyük bir mucizedir ve aklı selim sahibi hiç kimse böylesine muazzam bir yapının rastlantılar sonucunda oluştuğunu iddia edemez. Bazı objektif davranan bilim adamları bu imkansızlığı, yani hücrenin rastlantılar sonucunda kendi kendine oluştuğu iddiasının imkansızlığını bazı benzetmelerle anlatırlar. Sözgelimi, bunu bir bilgisayarın veya bir otomobilin tesadüfen bazı maddelerin bir araya gelmesi ve en uygun yerlere en uygun miktarlarda yerleşmelerini iddia etmekle aynı derecede saçma olduğunu vurgularlar.

Dünyaca ünlü İngiliz astronom ve matematikçi Fred Hoyle ise evrimci olmasına rağmen bu imkansızlığı çarpıcı bir örnekle anlatır. Hoyle'un tanımlamasına göre hücrenin rastlantılar sonucunda oluşması "bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması" kadar imkansızdır. (Fred Hoyle, Nature, 12 Kasım 1981)

anlamaman çok normal, yine de anlatmaya çalışayım sana,
çünkü evrim zaten insan bi anda oluştu diye idaa etmiyor ki, senin verdiğin çok uçuk bi örnek...

şöyle ki insan trilyonlarca hücrenin bir arada durmasından oluşuyor...
hücreler de dokuları oluşturuyor, sen diyosun ki insandaki tüm dokuları kasırga ile karıştıralım insan olsun, evrim zaten böyle bi şeyi iddaa etmiyor ki...
iddaa ettiği şey: tek bir hücreden itibaren gelişe gelişe çok hücrelilere doğru devam ediyor... hücreler birlikte yaşamaya başlıyor, geliştikçe hücre sayısı artıyor başka başka özellikler kazanmaya başlıyor (bunların hepsi tabi milyonlarca yıl demek), farklı özellikli hücreler bir arada bulunmaya başlıyor, sen diyosun ki ben atayım havaya saniyede oluşsun, yok böyle bi olay...

tesadüflerden bahsetmişsin de, evrende milyarlarca galaksi var
evrende 100 milyarlarca galaksi olduğu, her galakside milyarlarca güneş, milyarlarca gezegen olduğunu varsayarsak (ki bu da henüz gözlemleyebildiklerimizin yaklaşık %10 u), bulduğumuz sayının 10 katı demek, bu da yaklaşık olarak 10 üzeri 22 civarında gezegen ediyor, bilmem kavrayabiliyor musun?
sayısal lotoyu tutturabilme ihtimali ise 1/49x48x47x46x45x44 tür, verdiğim sayı yanında ne kadar küçük olduğunu kendin de görebiliyorsundur...
bu kadar gezegenin bir tanesinde bile neden hayat oluşmasın? altı üstü atomların bir araya gelmesi olayı!!!
 

engin azaklı

Asistan
Katılım
25 Ekim 2008
Mesajlar
330
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Tesadüf mü sizce de? Yoksa planlı programlı mı ? :devil:
......
....bu işte bir maymunluk var ama atalarım insan olduğu için anlamadım...
konuşmak kar etmez bunlarla koklaşmak lazım...
evcil hayvanımda yokki..ne yapsak...
 

AYT@C

Doçent
Katılım
31 Ocak 2008
Mesajlar
548
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
bu kadar gezegenin bir tanesinde bile neden hayat oluşmasın? altı üstü atomların bir araya gelmesi olayı!!!
Hadi o zaman atom yapalım .. galaksi meydanagetirelim .. SDN Galaxisisi ...

Galaxinin hakimide Troy olsun ...

Ne kadar kolay değilmi yazması ..
Tesadüf mü sizce de? Yoksa planlı programlı mı ?

Koca evrenin oluşması tesadüfse eminim bu kadar Darwinci arkadasın bir arada aynı anda bulunmasıda TESADÜFTÜR.. !
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Tesadüf mü sizce de? Yoksa planlı programlı mı ? :devil:
......
....bu işte bir maymunluk var ama atalarım insan olduğu için anlamadım...
konuşmak kar etmez bunlarla koklaşmak lazım...
evcil hayvanımda yokki..ne yapsak...


Senin atalarında var ama bi bozukluk....:happy::happy::happy:
 

alaaddinbas3435

Öğrenci
Katılım
18 Mart 2009
Mesajlar
46
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
evrim bana göre de saçmalıktır.

ayrıca saçma bir konu üzerinde bu kadar tartışmak da pek mantıklı değildir.

bana göre saçma birşeyin niye saçma olduğunu ispatlamak zorunda değilim.

daha doğrusu kimse kimseye birşey ispatlamak zorunda değil.

başka sitelerde de müslümanlara ve islama bir sürü hakaret ediliyor.

onlar bu yüzsüzlüğü gösterebiliyorsa ben de bu hakareti yapanlara ve islama saldırmaya çalışanlara "sizin yaptığınız ve inandığınız şey saçma" deme hakkını kendimde görürüm.
 

emubaltaci

Rektör
Emektar
Katılım
21 Kasım 2005
Mesajlar
18,863
Reaksiyon puanı
129
Puanları
243
sırf bu konu için üye olan arkadaşlar va rbakıyomda foruma :D
biraz seviyemizi koruyalım arkadaşlar, nerelere getirdniz konuyu
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
sırf bu konu için üye olan arkadaşlar va rbakıyomda foruma :D
biraz seviyemizi koruyalım arkadaşlar, nerelere getirdniz konuyu


Konuyu saptıranlar evrimin bir görüş olup herkesin görüşlere saygı göstermesi gerekirken saygı göstermemesidir....
 

spybot

Guru
Emektar
Katılım
1 Kasım 2008
Mesajlar
47,205
Reaksiyon puanı
630
Puanları
7,293
Bu konuya kilit gecikti...:)
 

AYT@C

Doçent
Katılım
31 Ocak 2008
Mesajlar
548
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Konuyu saptıranlar evrimin bir görüş olup herkesin görüşlere saygı göstermesi gerekirken saygı göstermemesidir....


El Cevap...

KONUYU SAPTIRANLAR AYNI ŞEKİLDE BAŞKALARININ İNACNLARINA SAYGI GÖSTERMEYİP ONLARIN İNANCINA TERS DÜŞECEK HAREKETLER YAPARAK ONLARI TARTISMAYA ZORLAYANLARDIR...

Anladınız siz onu ..
 

engin azaklı

Asistan
Katılım
25 Ekim 2008
Mesajlar
330
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Senin atalarında var ama bi bozukluk....:happy::happy::happy:
..........
size göre öyle.
bize göre böyle.
 

gayzer

Asistan
Katılım
14 Mart 2009
Mesajlar
122
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
El Cevap...

KONUYU SAPTIRANLAR AYNI ŞEKİLDE BAŞKALARININ İNACNLARINA SAYGI GÖSTERMEYİP ONLARIN İNANCINA TERS DÜŞECEK HAREKETLER YAPARAK ONLARI TARTISMAYA ZORLAYANLARDIR...

Anladınız siz onu ..


bu doğru işte...ben sana gösterdim mi sen de bana göster....
 

neydiyaaunuttum

Doçent
Katılım
27 Ekim 2008
Mesajlar
615
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
"Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir. "(Nur Suresi, 45)
Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz. (Nahl Suresi, 5)
Allah tüm canlıları yarattığı gibi insanı da yaratmıştır. İlk insan olan Hz. Adem'i Kuran'da bildirdiği üzere çamurdan yaratmış, sonra da tüm insanları birbirlerinden türeyen basit bir sıvıdan (meniden) var etmiştir. Dahası, yeryüzündeki diğer canlılardan farklı olarak, insana Kendi'nden bir ruh üflemiştir. Allah insanın yaratılışıyla ilgili bu gerçeği Kuran'da şöyle bildirir:
"Bismillahirrahmanirrahim "
"O, yarattığı herşeyi en güzel yapan ve insanı yaratmaya bir çamurdan başlayandır. Sonra onun soyunu bir özden, basbayağı bir sudan yapmıştır. Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona Ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. ne az şükrediyorsunuz (Secde Suresi, 7-9)

Bilim, Allah'ın Kuran'da bildirdiği yaratılış gerçeğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bilimsel bulgular, canlılarda olağanüstü bir tasarım bulunduğunu göstererek, bunların üstün bir akıl ve bilgiyle var edildiklerini doğrulamaktadır. Biyolojik gözlemler, canlı türlerinin birbirlerine dönüşmediklerini, dolayısıyla zaman içinde geriye doğru gidildiğinde her türün yoktan yaratılmış olan ilk bireylerine varılacağını göstermektedir. Örneğin kartallar her zaman kartal olarak kaldıklarına göre, tarih içinde geriye gidildiğinde, orijinal olarak yoktan yaratılmış ilk kartal çiftine ya da grubuna varılacaktır. Nitekim fosil bulguları da bunu doğrulamakta ve farklı canlı türlerinin, kendilerine has yapılarıyla yeryüzünde aniden ortaya çıktıklarını göstermektedir. Bu canlı türleri farklı zaman dilimleri içinde aşama aşama yaratılmış ve yeryüzüne yerleştirilmiş olabilirler, ama sonuçta tüm bunlar Allah'ın dilemesiyle olmuştur.
Kısacası bilim, bu saydığımız delillerle canlıları var edenin Allah olduğunu gözler önüne sermektedir.
Ancak bilim bu noktadan daha ileri gidemez. Bize, niçin yaratıldığımızı ve yaşamımızın amacının ne olduğunu öğreten, bizi yaratmış olan Allah'ın Zatı'nı tanıtan ve her konuda yol gösterecek olan yegane kaynak, Allah'tan bize ulaşan kutsal kitabımız Kuran'dır.
Kuran'da ise, bize yaratılış amacımızın Rabbimiz olan Allah'a iman etmek ve O'na kulluk etmek olduğu bildirilir. Allah bir ayette, "Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat Suresi, 56) diye buyurmaktadır. Yaratılış gerçeğini kavrayan her insana düşen görev, bu ayetin hükmüne uygun olarak yaşamak ve Allah'ın Kuran'da açıkladığı mümin kişi gibi, "Bana ne oluyor ki, beni Yaratana kulluk etmeyecekmişim?" (Yasin Suresi, 22) demektir.


Gördüğü tüm delillere karşı hala yaratılış gerçeğini reddeden ve Allah'ı inkarda direten kimseler ise, kibirleri akıllarına galip gelmiş kimselerdir. Bu gibi insanların gerçekte ne kadar büyük bir acz içindedirler.


Laboratuvar çalışmaları ile mutasyona uğrayan ve bundan yarar gören canlılara rastlanabilirdi. Üstelik bu mutasyonların sonraki nesillere aktarılıp, o türün özelliği haline geldiği de görülebilirdi. Daha da ötesinde tarihte yaşamış böyle ara geçiş canlılarının milyarlarca fosil örneğine rastlanır, günümüzde de oluşumlarını tamamlamamış geçiş canlıları bulunurdu. Kısacası çevremizde böyle bir sürece ait sayısız deliller olması gerekirdi.

20. yüzyıl boyunca evrim teorisinin mutlaka cevaplandırması gereken bu üç soru ile ilgili çok fazla sayıda ve çok ciddi araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmaların ortaya koyduğu gerçek ise canlılığın evrim tarafından açıklanamadığıdır. Soruları tek tek ele alarak incelediğimizde şu gerçeklerle karşılaşırız:
Evrim teorisinin geçerliliğini temel olarak üç soru ile incelemek mümkündür:
1. İlk canlı hücresi nasıl ortaya çıkmıştır?
2. Bir canlı türü diğerine nasıl dönüşür?
3. Canlıların evrim geçirdiğine dair deliller, fosil kayıtları var mıdır?

1. "İlk hücre"nin açıklanması evrim savunucularının en büyük açmazını oluşturmuştur. Bu konuda yapılan araştırmalar canlı hücresinin tesadüf kavramıyla açıklanması mümkün olmayan mükemmelliğini ortaya koymuştur. Nobel ödülü sahibi ünlü bilim adamı Fred Hoyle bu gerçeği şu sözlerle ifade eder:

Tesadüfler sonucu bir hücrenin meydana gelmesi, bir hurda yığınına isabet eden kasırganın savurduğu parçalarla tesadüfen bir Boeing 747 uçağının oluşması kadar imkansızdır.
Bir canlı hücresinin tesadüfen oluştuğunu iddia etmek ile bir jet uçağının tesadüfen meydana geldiğini iddia etmek arasında "akılsızlık" açısından fark yoktur. Bir canlı hücresindeki tasarım, son derece ileri bir teknolojiyle, en modern tesislerde, en zeki mühendislerin ve en gelişmiş robotların ürettikleri bir uçaktaki tasarımdan kat kat daha üstündür.


Bu noktada evrimcilerin yaptıkları çarpıtmayı daha iyi değerlendirmek için bir örnek üzerinde düşünelim. Daha önce hiç saat görmemiş, örneğin ıssız bir adada yaşayan bir insanın ilk kez bir duvar saatini gördüğünü hayal edelim. 100 metre uzaktan duvar saatini gören bu insan, saati tam olarak değerlendiremeyerek, rüzgarın savurduğu toz, toprak tarafından meydana gelen herhangi bir cisimden ayıramayabilir. Ancak aynı kişi saate doğru yaklaştıkça uzaktan bakışla bile bu aletin bir tasarımın sonucu olduğunu anlayacaktır. İyice yaklaşıp da yakından gördüğü zaman ise, tasarımdan hiç şüphesi kalmaz. Bundan sonraki aşama, bu aletin özelliklerinin ve burada sergilenen sanatın incelenmesi olabilir. İçi açılıp, detaylı bir inceleme yapıldığında saatin dışarıdan gözüktüğünden çok daha büyük bir bilgi birikimi ve aklın sonucu olduğu ortaya çıkar. Yapılan her detaylı inceleme bu sonucu daha da netleştirir.

Bilimdeki ilerlemeyle canlılık hakkındaki gerçeklerin anlaşılması, saati inceleyen adamın durumuna benzerlik gösterir. Bilimsel gelişmeler canlılıktaki mükemmelliği sistem, organ, doku, hücre, hatta molekül düzeyinde ortaya koymuştur. Her yeni detayın anlaşılması, tasarımın muhteşem boyutunu biraz daha fazla anlamamızı sağlamıştır. Hücreyi "jöle dolu baloncuk" olarak algılayan 19. yüzyıl evrimcileri bu yaklaşımlarıyla, az önceki örnekteki saate 100 metre uzaktan bakan adam gibidirler. Bugün ise hücrenin, her parçası ayrı bir sanat ve tasarım örneği olan muhteşem yapısını kabul etmeyen hiçbir bilim adamı yoktur. Mikroskopla ancak görebildiğimiz o küçücük hücrenin sadece zarı bile "seçici geçirgen" cümlesiyle ifade edilen çok büyük bir aklı ve tasarımı içerir. Çevresindeki atomları, proteinleri, molekülleri tıpkı bilinç sahibi bir varlık gibi tanır ve yalnızca ihtiyacı olanı hücre içine alır. Saatteki sınırlı bilgi ve aklın tersine, canlı organizmalar sonsuz bir aklın ve tasarımının örnekleridir. Yapıları ve fonksiyonları halen dahi kısmen keşfedilmiş canlı yapılar üzerinde her geçen gün daha kapsamlı ve ayrıntılı yürütülen bilimsel araştırmalar evrimi kanıtlamak şöyle dursun, yaratılış gerçeğinin daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır

2. Evrimciler bir canlı türünün mutasyon ve doğal seleksiyonla bir diğer canlıya dönüştüğünü iddia ederler. Bu konuda yapılan bütün araştırmalar her iki mekanizmanın da hiçbir evrimleştirici özelliğinin olmadığını göstermiştir. Ünlü bir evrimci olan İngiltere Doğa Tarihi Müzesi baş paleontoloğu Colin Patterson bu gerçeği şöyle vurgular:

Hiç kimse doğal seleksiyon mekanizmalarıyla yeni bir tür üretememiştir. Hiç kimse böyle bir şeyin yakınına bile yaklaşamamıştır. Bugün neo-Darwinizm'in en çok tartışılan konusu da buduMutasyon ile ilgili yapılan araştırmalar da mutasyonun evrimleştirici özelliğinin olmadığını göstermiştir. ABD'li genetikçi B. G. Ranganathan şunları söyler:

Mutasyonlar küçük, rastgele ve zararlıdırlar. Çok ender olarak meydana gelirler ve en iyi ihtimalle etkisizdirler. Bu dört özellik, mutasyonların evrimsel bir gelişme meydana getiremeyeceğini gösterir.Görüldüğü gibi evrim teorisinin türlerin oluşumu için öne sürdüğü mekanizmalar bu konuda bütünüyle etkisiz, hatta aksine zararlı mekanizmalardır. Bilim ve teknoloji düzeyinin bu gerçekleri ortaya koymak için henüz yetersiz olduğu dönemlerde hayal ürünü senaryolar şeklinde öne sürülen bu uydurma mekanizmaların bilim geliştikçe hiçbir geliştirici ve evrimleştirici özelliğinin olmadığı anlaşılmıştır.

3. Fosiller de canlılığın evrim süreciyle ortaya çıkmadığını ve muhteşem bir "tasarım" eseri olarak birdenbire yeryüzünde belirdiklerini gösterir. Bulunan tüm fosiller bu gerçeği tekrar tekrar vurgulamıştır. Yeni bulunabilecek fosillerin bu durumu değiştirebilmesi ihtimalinin olmadığı, Harvard Üniversitesinden ünlü paleontolog Niles Eldredge tarafından şöyle açıklanmaktadır:

Tüm deliller, fosil kayıtlarının ortaya koyduğu sonucun doğru olduğunu göstermektedir: (Fosil kayıtlarında) gördüğümüz boşluklar, hayatın tarihindeki gerçek olayları yansıtmaktadır, bunlar yetersiz bir fosil birikiminin sonucu değildir. Bir başka Amerikalı paleontolog R. Wesson da, 1991'de yayınlanan Beyond Natural Selection adlı kitabında "fosil kayıtlarındaki boşlukların gerçek ve olgusal" olduklarını şöyle açıklamaktadır:

Ne var ki, fosil kayıtlarındaki boşluklar gerçektir. Herhangi bir (evrimsel) soyoluşumunu gösterecek kayıtların yokluğu, son derece olgusaldır. Türler genellikle çok uzun zaman dilimleri boyunca sabit kalırlar. Türler ve özellikle cinsler hiçbir zaman yeni bir türe ya da cinse doğru evrim göstermezler. Bunun yerine, bir tür ya da cinsin bir diğeriyle yer değiştirdiği gözlenir. Değişim ise çoğunlukla anidir.

Sonuç olarak, evrim teorisinin ortaya atılışından bugüne kadar yaklaşık 150 yıl geçmiştir ve bu dönem içindeki bilimsel gelişmeler evrim teorisinin aleyhine olmuştur. Bilim, canlılığın detaylarına indikçe yaratılıştaki mükemmelliğin yeni delilleri bulunmuş, canlılığın tesadüflerle oluşmasının ve çeşitlenmesinin olanaksızlığı anlaşılmıştır. Yapılan her yeni araştırma da canlılardaki tasarımın yeni delillerini ortaya koymakta, yaratılış gerçeğini gözler önüne sermektedir. Darwin'den bu yana geçen her on yıl, evrim teorisinin geçersizliğini biraz daha göstermiştir.

Kısacası bilimsel gelişim evrim teorisinin aleyhindedir. Dolayısıyla, bilimin ilerleyen dönemdeki yeni gelişmeleri, evrim teorisini desteklemeyecek, aksine geçersizliğini daha açık olarak gösterecektir.

Kaldı ki evrimin iddiaları bilim tarafından henüz çözülememiş, açıklanamamış bir konu değildir ki ileride bilim gelişince açıklanacak olsun. Tam aksine evrim teorisi modern bilimin her dalda çürüttüğü, böyle hayali bir sürecin gerçekleşmesinin her açıdan imkansızlığını ortaya koyduğu bir iddiadır. Bu duruma düşmüş bir iddianın ileride ispatlanacağını öne sürmek, evrimi ideolojilerinin temeli olarak gören Marksist-materyalist çevrelerin hayalci ve ütopyacı psikolojisinin bir ürününden başka bir şey değildir. Bu kesimlerin içine düştükleri çaresizlikten kaynaklanan bir teselli arayışından ibarettir.

Dolayısıyla, 'ileride bilim evrimi ispatlayacak' gibi bir iddianın, 'bilim ileride dünyanın öküzün boynuzunda durduğunu ispatlayacak' şeklindeki bir beklentiden hiçbir farkı yoktur.....madem bikaç yüz yılda oluşmadı evrim aşşadaki resimler 1.5 milyon yıllık fosiller ve günümüzdeki halleri ben bi değişiklik göremiyorum sizmisiniz kör benmi? hadi bakem
 

engin azaklı

Asistan
Katılım
25 Ekim 2008
Mesajlar
330
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
neydiya unuttum...
hakkaten onu iyi getirdin şimdi inanırlar artık...
......
manyak mısın ya...ben atalarımız hayvan mı dedim lafı bi tarafından anlıosun....
.......
janjanını kaldırırsan ne oluyor bi açıklasana
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst