Ölüm anını ve şeklini Allahmı belirler yoksa insanın seçimlerinin bir sonucu mudur?

Bu konuyu okuyanlar

damzchevk

Asistan
İnsan dua ederek ömrünü değiştirebilir mi onu mu soruyorsunuz acaba? Yani Allah her şeyi bilir görür.Mesela senin ölüm tarihin eğer duan ile değişecekse bu da O'nun bilgisi ve izniyle olur.Yani kısaca insanın ömrü belirlidir.Değişip değişmeyeceğinide Allah bilir.Şehit olmak için dua edip o savaşta şehit olan sahabelerimiz vardır.Allah onun öyle dua edeceğini biliyordur.Ama insanın çabası da etkilidir.Birisi intihar etmek üzereyken onu yaşantısı veya hayatında yaptığı bir şeyler,dualar koruyup ölmeden sağ kalmasını veya o eylemden vazgeçmesini sağlayabilir.Ama bu Allah'ın yazdığının dışında bir şey değildir.Konu kader konusu içinde olduğundan anlamak bitaz zor olabilir.

Şunu soruyorum biz cüzzi irademizle hayatta birçok şeyi kendimiz için şekillendiriyoruz karar veriyoruz peki ya ölüm anımız ve şeklimiz için cuzzi irademizin bir etkisi oluyor mu yoksa ölüm anı ve şekli tamamen ızdirari kadere mi dahildir?

*ızdirari
 
Son düzenleme:

epsilon06

Profesör
Zor sorular bunlar Diyanete sorun bence...
Evet katılıyorum.Cevabı yanlış yerde arıyorsunuz.Tartışmayla anlatılcak bir konu değil.

Bu link yardımcı olabilir.İnsanoğlunun ömrünü uzatması mümkün müdür? | Sorularla İslamiyet

﴾11﴿
Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yarattı. Sonra da sizi birbirinize eş kıldı. O’nun bilgisi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır ne doğurur. Bir canlının ömrünün uzun olması da kısa tutulması da mutlaka yazgıya uygun olarak gerçekleşir. Kuşkusuz bunlar Allah için kolaydır.
Fatır suresi /11
Mesaj otomatik birleştirildi:

Şunu soruyorum biz cüzzi irademizle hayatta birçok şeyi kendimiz için şekillendiriyoruz karar veriyoruz peki ya ölüm anımız ve vaktimiz için cuzzi irademizin bir etkisi oluyor mu yoksa ölüm anı ve şekli tamamen irtidadi iradeye mi dahildir?
Okuyabilirsiniz.Yeterli bilgiye sahip değil burdaki çoğu kişi.En iyisi doğru kaynaklardan okumak.Aklınızı karıştırmadan cevap bulabilirsinz İnşallah.
 

damzchevk

Asistan
Evet katılıyorum.Cevabı yanlış yerde arıyorsunuz.Tartışmayla anlatılcak bir konu değil.

Bu link yardımcı olabilir.İnsanoğlunun ömrünü uzatması mümkün müdür? | Sorularla İslamiyet

﴾11﴿
Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yarattı. Sonra da sizi birbirinize eş kıldı. O’nun bilgisi olmadan hiçbir dişi ne gebe kalır ne doğurur. Bir canlının ömrünün uzun olması da kısa tutulması da mutlaka yazgıya uygun olarak gerçekleşir. Kuşkusuz bunlar Allah için kolaydır.
Fatır suresi /11
Mesaj otomatik birleştirildi:


Okuyabilirsiniz.Yeterli bilgiye sahip değil burdaki çoğu kişi.En iyisi doğru kaynaklardan okumak.Aklınızı karıştırmadan cevap bulabilirsinz İnşallah.

Seyyah abinin cevabını merak ediyorum açıkçası.
 

epsilon06

Profesör
Ecel-i müsemmaya ecel-i mübrem denildiği gibi, ecel-i kazaya ecel-i muallak da denilir. Ecel-i Müsemma Allah’ın ilminde, levh-i ezelîde olan, kesin ve değişmez eceldir. Ecel-i kaza ise, Levh-i mahfuzda kesin şeklinde gözüken ve şartlara bağlı olarak değişebilen eceldir (bunun hiç değişmeyen bir şekli de vardır).

Ecel-i müsemma değişmez olduğundan asıldır. Levh-i mahv ve ispatta yazılan Ecel-i Kaza ise ona aykırı olamaz. Dolayısıyla, Ecel-i kazanın gerçekleşmesi, aynı zamanda ecel-i musemmanın gerçekleştiği anlamına gelir.(bk. B. S. Nursi, Lem'alar, s. 104; Barla Lahikası, s. 349).

“O, sizi bir çamurdan yaratan, sonra bir de ecel/bir ömür süresi tayin edendir. Bir de O’nun nezdinde muayyen bir ecel vardır.”(Enam, 6/2)
mealindeki ayette bu iki ecel türüne işaret edilmiştir. Bu konuda tefsircilerin değişik yorumları vardır. Biz bu görüşü tercih ettik.(bk. Alusî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri). Ayetin kapsamı bütün o görüşlere işaret etmiş de olabilir.

“Herhangi bir canlının ömrünün uzaması veya kısaltılması mutlaka bir kitapta yazılıdır. Bütün bunlar elbette Allah’a pek kolaydır.”(Fatır, 35/11)
mealindeki ayette de, ömrün-normal tabii seyrinden- daha kısa veya daha uzun olabileceği ifade edilmiştir.

Aşağıda söz konusu ettiğimiz hususları da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

- Allah’ın ilminin ön gördüğü, hikmetinin uygun bulduğu şartlar çerçevesinde “sadaka, anne-babaya saygı, itaat” gibi manevî değerler bazında ömrün uzaması mümkün olduğu gibi, “hayatın biyolojik çalışmasının devamını sağlayan maddî şartların iyileştirilmesi durumunda, ömrün normal standart çıtasını yukarıya çekmek de mümkündür.” Ve tabii ki, bu da Allah’ın ilim ve izni dışında değildir.

Sorularla İslamiyet sitesinden alıntıdır.
 

nixc0r

Profesör
Din dersinden öğrendiğime göre kaderimizi Allah biliyor ne yapacağımızı Allah belirlemiyor yani herşey bizim seçimlerimize bağlı Allah seçmiyor ne yaşayacağımızı
Mesaj otomatik birleştirildi:

Zor sorular bunlar Diyanete sorun bence...
Aslında 8. sınıf sorusu zor değil Allah sadece yapacaklarımızı bilir Allah kaderimizi belirlemez her şeyi biz seçeriz
 
Son düzenleme:

damzchevk

Asistan
Ecel-i müsemmaya ecel-i mübrem denildiği gibi, ecel-i kazaya ecel-i muallak da denilir. Ecel-i Müsemma Allah’ın ilminde, levh-i ezelîde olan, kesin ve değişmez eceldir. Ecel-i kaza ise, Levh-i mahfuzda kesin şeklinde gözüken ve şartlara bağlı olarak değişebilen eceldir (bunun hiç değişmeyen bir şekli de vardır).

Ecel-i müsemma değişmez olduğundan asıldır. Levh-i mahv ve ispatta yazılan Ecel-i Kaza ise ona aykırı olamaz. Dolayısıyla, Ecel-i kazanın gerçekleşmesi, aynı zamanda ecel-i musemmanın gerçekleştiği anlamına gelir.(bk. B. S. Nursi, Lem'alar, s. 104; Barla Lahikası, s. 349).


mealindeki ayette bu iki ecel türüne işaret edilmiştir. Bu konuda tefsircilerin değişik yorumları vardır. Biz bu görüşü tercih ettik.(bk. Alusî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri). Ayetin kapsamı bütün o görüşlere işaret etmiş de olabilir.


mealindeki ayette de, ömrün-normal tabii seyrinden- daha kısa veya daha uzun olabileceği ifade edilmiştir.

Aşağıda söz konusu ettiğimiz hususları da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

- Allah’ın ilminin ön gördüğü, hikmetinin uygun bulduğu şartlar çerçevesinde “sadaka, anne-babaya saygı, itaat” gibi manevî değerler bazında ömrün uzaması mümkün olduğu gibi, “hayatın biyolojik çalışmasının devamını sağlayan maddî şartların iyileştirilmesi durumunda, ömrün normal standart çıtasını yukarıya çekmek de mümkündür.” Ve tabii ki, bu da Allah’ın ilim ve izni dışında değildir.

Sorularla İslamiyet sitesinden alıntıdır.


Ecel-i müsemmaya ecel-i mübrem denildiği gibi, ecel-i kazaya ecel-i muallak da denilir. Ecel-i Müsemma Allah’ın ilminde, levh-i ezelîde olan, kesin ve değişmez eceldir. Ecel-i kaza ise, Levh-i mahfuzda kesin şeklinde gözüken ve şartlara bağlı olarak değişebilen eceldir (bunun hiç değişmeyen bir şekli de vardır).

Ecel-i müsemma değişmez olduğundan asıldır. Levh-i mahv ve ispatta yazılan Ecel-i Kaza ise ona aykırı olamaz. Dolayısıyla, Ecel-i kazanın gerçekleşmesi, aynı zamanda ecel-i musemmanın gerçekleştiği anlamına gelir.(bk. B. S. Nursi, Lem'alar, s. 104; Barla Lahikası, s. 349).


mealindeki ayette bu iki ecel türüne işaret edilmiştir. Bu konuda tefsircilerin değişik yorumları vardır. Biz bu görüşü tercih ettik.(bk. Alusî, İbn Aşur, ilgili ayetin tefsiri). Ayetin kapsamı bütün o görüşlere işaret etmiş de olabilir.


mealindeki ayette de, ömrün-normal tabii seyrinden- daha kısa veya daha uzun olabileceği ifade edilmiştir.

Aşağıda söz konusu ettiğimiz hususları da bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

- Allah’ın ilminin ön gördüğü, hikmetinin uygun bulduğu şartlar çerçevesinde “sadaka, anne-babaya saygı, itaat” gibi manevî değerler bazında ömrün uzaması mümkün olduğu gibi, “hayatın biyolojik çalışmasının devamını sağlayan maddî şartların iyileştirilmesi durumunda, ömrün normal standart çıtasını yukarıya çekmek de mümkündür.” Ve tabii ki, bu da Allah’ın ilim ve izni dışında değildir.

Sorularla İslamiyet sitesinden alıntıdır.

Yani iki ecel var biri kesin ve değişemez, diğeri ilk ecele çelişmeyecek şekilde değişebilir ecel. Cüzzi irademizle anne babaya iyi davranmak gibi sadaka vermek gibi yaptığımız şeyler ikinci eceli değiştirir ama ilk eceli yani eceli müsemma yı değiştiremez. Ama değişemez olan ecel neyi içerir değişebilen neyi içerir çünkü bizim bildiğimiz ecel bir tane ve nerede ne zaman ne şekilde öleceğimizi içerir. Ben sadaka verip ölüm anımı değiştirebilirim ama hangi şekilde öleceğimi değiştiremem mi örneğin mutlaka araba kazasında mı öleceğim? Bunlar belli olmadığından iki ecel vardır biri değişir biri değişmez açıklaması tam açıklayıcı olur mu tartışılır. Sonuç sizce şuna mı varıyor ölüm zamanımızı hem allahın iradesi hem cüzzi irademiz belirler ama ne şekilde öleceğimizi sadece allah belirler?
Mesaj otomatik birleştirildi:



Bu hoca ecel ızdiraridir yani allah tarafından belirlenmiştir diyor.
 
Son düzenleme:

darkstar

Profesör
Din dersinden öğrendiğime göre kaderimizi Allah biliyor ne yapacağımızı Allah belirlemiyor yani herşey bizim seçimlerimize bağlı Allah seçmiyor ne yaşayacağımızı
Mesaj otomatik birleştirildi:


Aslında 8. sınıf sorusu zor değil Allah sadece yapacaklarımızı bilir Allah kaderimizi belirlemez her şeyi biz seçeriz
Kader bizim yaşam tercihlerimize (İrademize) göre şekillenir ve yazılır evet. Birde bizim irademiz dışında olan ama irademizle seçtiklerimizi de etkileyen bütün herkesi ilgilendiren olaylar vardır. İrademiz dışında olan bu olayları belirleyen ise Allahü Tealanın iradesidir, bu iradeye Kulli İrade denir.

Asıl önemli nokta ise Kulli İradenin hükmünün olduğu noktalarda senin benim irademizin (cüzi irademizin) hiçbir hükmünün olmamasıdır. Konunun anlaşılması en zor olan kısmı burasıdır. Külli İradenin Cüzi iradeye etkisi ve Cüzi İradenin Külli İradeye (dua ile) etkisi, bu konu kesinlikle 8. sınıf konusu değildir pek çok din aliminin anlatmakta zorlandığı bir konudur.

Doğum ve ölüm Külli İradenin takdiridir, ne zaman nerede kimden doğacağınıza ve öleceğinize karar veren Allah'ü Teala'nın Külli İradesidir. “Aranızda ölümü biz takdir ettik” (Vakıa, 60)

Siz hangi okulda okunuz çünkü Türkiyede 8. sınıfta hiçbir okulda kader konusu işlenmez.
 

nixc0r

Profesör
Kader bizim yaşam tercihlerimize (İrademize) göre şekillenir ve yazılır evet. Birde bizim irademiz dışında olan ama irademizle seçtiklerimizi de etkileyen bütün herkesi ilgilendiren olaylar vardır. İrademiz dışında olan bu olayları belirleyen ise Allahü Tealanın iradesidir, bu iradeye Kulli İrade denir.

Asıl önemli nokta ise Kulli İradenin hükmünün olduğu noktalarda senin benim irademizin (cüzi irademizin) hiçbir hükmünün olmamasıdır. Konunun anlaşılması en zor olan kısmı burasıdır. Külli İradenin Cüzi iradeye etkisi ve Cüzi İradenin Külli İradeye (dua ile) etkisi, bu konu kesinlikle 8. sınıf konusu değildir pek çok din aliminin anlatmakta zorlandığı bir konudur.

Doğum ve ölüm Külli İradenin takdiridir, ne zaman nerede kimden doğacağınıza ve öleceğinize karar veren Allah'ü Teala'nın Külli İradesidir. “Aranızda ölümü biz takdir ettik” (Vakıa, 60)

Siz hangi okulda okunuz çünkü Türkiyede 8. sınıfta hiçbir okulda kader konusu işlenmez.

İlk konumuz kader ve kaza okulda hocamız cüz i irade ve külli iradeyide anlatmıştı
Mesaj otomatik birleştirildi:

ama etkilerini anlatmamıştı evet
 

TBM

Dekan
intihar etmeyi Allah belirlemiyor, kişi şeytan denilen varlığa uyuyor. Aslında burada şeytanı dinliyorsunuz.
 

Sibraius

Dekan
Hz. Ömer (r.a.) bir yolculuktayken, gitmek üzere oldukları Şam’da salgın hastalık zuhûr ettiğini haber alınca gerekli istişâreler netîcesinde Şam’a gitmekten vazgeçmiştir. Aslında Cenâb-ı Hakk’ın ve Hazret-i Peygamber’in emrine daha muvâfık olan bu ihtiyat ve tedbir karşısında sahâbeden Ebû Ubeyde bin Cerrah (r.a.), Hz. Ömer’e (r.a.):

“–Allâh’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” diye sormuş, Hz. Ömer (r.a.) ise, o âlim ve fâzıl sahâbîden böyle bir suâli beklemediği için:​

“–Keşke bunu senden başkası söyleseydi ey Ebû Ubeyde! Evet, Allâh’ın kaderinden, yine Allâh’ın kaderine kaçıyoruz. Ne dersin, senin develerin olsa da bir tarafı verimli, diğer tarafı çorak bir vâdiye inseler ve sen verimli yerde otlatsan Allâh’ın kaderiyle otlatmış; çorak yerde otlatsan yine Allâh’ın kaderiyle otlatmış olmaz mıydın?” (Buhârî, Tıb, 30)
 

Airbus

Asistan
İslam inancında ölüm tarihi Allah tarafından belirlenmiştir, değiştirilemez ama ölüm şeklini ve yerini insanın kendi tercihleri belirler.
 
İnsanın seçimleri kaderin yolunu belirler. Seçimlerine göre sonu değişen oyunlara benzetebilirsin bunu.
Mesaj otomatik birleştirildi:

GTA 5 mesela, 3 farklı sonu var :)
merak ettim 3 farklı son nedir
Mesaj otomatik birleştirildi:

Ör/ İbrahim tatlıses
gerçek ten adamın kafatası parçalanmış hala yaşıyor GALİBA allah belirler bazı durumlar hariç olabilir
 
Ölüm anına ve şekline Allah mı karar verir? Allah herşeyi bilir ama burada şekline ve anına karar verip vermediğini soruyorum.

@|Ⓢєччαh|
Ölüm, her olay gibi, Allah'ın dilemesiyle hayır ve hikmetle gerçekleşir. Bir insanın doğum tarihi nasıl belliyse, aynı şekilde ölüm tarihi de daha o doğmamışken, dakikasına, saniyesine kadar bellidir. İnsan da kendisine verilen süreyi her saniye biraz daha tüketerek, o son ana doğru hızla yaklaşır. Herkesin ölümünün yeri, zamanı ve şekli kaderinde belirlenmiştir.

Buna rağmen insanların bir kısmı ölümün, Allah'ın ona sebep olarak yarattığı olaylar zincirinin bir sonucu olduğunu sanırlar. Her gün gazetelerde ölüm haberlerini okur, ardından da, "Eğer bir tedbir alınsaydı sonuç bu şekilde olmazdı; şöyle yapılsaydı ölmezdi" gibi cahilce mantıklar yürütürler. Halbuki her insan kendisine tanınmış süreden ne bir saniye eksik ne de bir saniye fazla yaşayamaz. Ancak, imanın verdiği bilinçten uzak olan insanlar, her olaya olduğu gibi ölüme de tesadüfler zincirinin bir parçası olarak bakarlar. Allah Kuran'da, tamamen inkarcılara özgü olan böyle çarpık bir zihniyetten müminleri sakındırır:

Ey iman edenler, inkar edenler ile yeryüzünde gezip dolaşırken veya savaşta bulundukları sırada (ölen) kardeşleri için: "Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah, bunu onların kalplerinde onulmaz bir hasret olarak kıldı. Dirilten ve öldüren Allah'tır. Allah, yaptıklarınızı görendir. (Al-i İmran Suresi, 156)

İnkar edenler, yakınlarını ve sevdiklerini kaybettiklerinde bu büyük azabı yaşarlar. Ölenin aslında bir kurtulma ihtimali olduğunu, fakat aksilik, tedbirsizlik gibi durumlar yüzünden zamansız öldüğünü düşünürler. Bu düşünce de onların üzüntü, pişmanlık ve acılarının katlanarak artmasına neden olur. Çektikleri bu sıkıntı ve acı, gerçekte inançsızlıklarının azabından başka bir şey değildir.

Oysa olayın çok önemli bir sırrı vardır; ölümün sebebi, ne bir kaza, ne bir hastalık, ne de başka bir şeydir. Bütün bu sebepleri yaratan Allah'tır. Kaderimizde belirtilen süre dolduğu zaman, yukarıda sayılan sebeplerden herhangi bir tanesi nedeni ile hayatımız sona erer. Ve insan, elindeki tüm maddi imkanını seferber etse dahi, kendisi için belirlenmiş olan ölüm zamanından bir an bile fazla yaşayamaz. Kuran'da bu İlahi kanun şöyle haber verilir:

Allah'ın izni olmaksızın hiçbir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır... (Al-i İmran Suresi, 145)
 

Mrcnzdmr7

Öğrenci
Elbetteki Allah karar verir .Sen kendini bir yerden atsan da ,araba da çarpsa ,biri de vursa ölümün ecelinle olmuştur.Ecel vakti değişmez.Bu itikadi bir kuraldır.İrade senden,haketmek senden; o iradeye dair oluşu ve hakedişini yaratmak Allahtandır.
 

Mrcnzdmr7

Öğrenci
Her hüküm rabbimizin katında karara bağlanır.Sen iradenle ya intihar edersin ya da farklı şekilde ölürsün ama hükmün kaynağı daima tektir.Yani iradenle intihar etmeyi seçsen dahi o intihar girişimini yapabilmen veyahut bunun sonucu ölmen dahi rabbimizin yaratmasıyla ,izniyle,karar vermesiyle gerçekleşir; istesen de intihar edemeyebilir ,istesende ölmeyebilir veyahut rabbimizin kanunları gereği ölmene sebep olacak şeyi yaptığın için ölebilirsin bu yine rabbimizin karar vermesiyle gerçekleşir.Kader bir çok yönü olan ilahi bir denklemdir ,irade de vardır kader de bu ikisi çelişmez.
 

SDN Son Haberler

Üst