Onlar Konuşur Ak Parti Yapar...

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
S

SDN Okuru

SDN Okuru
8 saatlik mesaimizi anarşistler sayesinde ödeniyor sana göre. senin maaşını kim ödüyor?? bir de Türk üm diye çıkması yok mu, hiç görmedik sanki Türk...
 

Elusive

Müdavim
Müdavim
Katılım
2 Eylül 2012
Mesajlar
8,627
Reaksiyon puanı
260
Puanları
1,263
araçlara harcanan paralar çerez parası bile değil

mehmet bey, sizlerin kullanmayı çok sevdiğiniz ağızdan cevap veriyorum;


''onlar insanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise eksik ölçer ve tartarlar.''


el-mütaffifîn, ayet 2-3


mazlumun bedduasından sakınınız. çünkü onun duasıyla allah arasında perde yoktur."
(buharî, müslim)

https://eksisozluk.com/entry/51559410
 

-Hewal-

Dekan
Katılım
27 Haziran 2008
Mesajlar
5,210
Reaksiyon puanı
11
Puanları
0
Onlar için tabiki çerez parasi bizim gözümüzde servet .Bende de o kadar servet olsa bende çerez parasi derdim adam haklı dağılım beyler.
 

SwateR

Müdavim
Müdavim
Katılım
19 Nisan 2009
Mesajlar
10,200
Reaksiyon puanı
662
Puanları
3,293
Artık beyni de saklayamıyor, itiraf ediyor.
RTE: Çalmaya devam edeceğiz...
https://youtu.be/A_Sq5Kid1Ng

[video=youtube;FhdJymWSaKo]https://www.youtube.com/watch?v=FhdJymWSaKo[/video]

17:56 saniyeye dikkat. İstediğiniz kadar iftira, yalan dolan ile uğraşın. Yine iktidarız.

Ayrıca bu gibi videolara itibar edip kaynağına bakmadan itibar gösteriyorsunuz ya yazık valla.
 

WmLord

Asistan
Katılım
3 Eylül 2014
Mesajlar
137
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Video TRT Haber'inizden yahu! Partinizin resmi yayın organına çevirdiğiniz kanaldan...
 

GhostX

Müdavim
Müdavim
Katılım
26 Ağustos 2009
Mesajlar
2,244
Reaksiyon puanı
3
Puanları
218
Gerçekten Şu kanalları izleyen az çok anlar ne olduğunu nasıl tutuştuklarını oy vermeden önce kesinlikle düşündürür adamı bu şekilde aslında daha kötü batırıyorlar işi farkında değiller.
 

topalsolucan

Rektör
Katılım
25 Mart 2010
Mesajlar
15,663
Reaksiyon puanı
555
Puanları
293
her seçim öncesi "tutuştular" muhabbeti yapılıyor, seçim sonunda malum kesim 1 hafta kayıplara karışıyor. hiç birinden ses çıkmıyor. 15 sendir aynı tablo, hiç mi ders çıkarmazsınız. uzak olmayan geçmişin kaçınılmaz tekerrürüne binaen şu muhabbetlere girmeyin artık.
 

SwateR

Müdavim
Müdavim
Katılım
19 Nisan 2009
Mesajlar
10,200
Reaksiyon puanı
662
Puanları
3,293
Video TRT Haber'inizden yahu! Partinizin resmi yayın organına çevirdiğiniz kanaldan...

Peki senin baktığın kanal kimin. Kimliği belli olmayan bir şahış. Ayrıca koyduğun videonun yorumlarına bak bakalım ilk yoruma video sahibi arkadaş nasıl cevap vermiş. Burdan ne amaca hizmet ettiği belli zaten.

Sana burda o videonun 100 tane orjinalini koyarım ama hiçbirine inanmazsın nasılsa.
 

Mai Nai

Guru
Emektar
Katılım
23 Ağustos 2008
Mesajlar
21,614
Reaksiyon puanı
157
Puanları
243
https://www.youtube.com/watch?v=1qQMCWOiEuQ
ERDOĞAN'A TÜRKÜLÜ SALAVAT... Bakara suresi ile makara diye dalga gecen AKP bu seferde Erdoganla Hz.Peygamberi yan yana getirip salavatlı Türkü okudu: AKP Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay Haşa Erdoganla Hz.Peygamberi yanyana koyup salavat okudu “Serok Tayyip Erdoğan, Salli Alâ Muhammed”diyerek türkü söyleyip kadınlara halay çektirdi.
 

N.Amrabat

SDN Okuru
Katılım
24 Mayıs 2015
Mesajlar
35
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Boşuna demiyoruz 'Onlar Konuşur,AK Parti Yapar' diye.Yandaşları da burada konuşurken AK Parti yapıyor.
 

WmLord

Asistan
Katılım
3 Eylül 2014
Mesajlar
137
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
8 saatlik mesaimizi anarşistler sayesinde ödeniyor sana göre. senin maaşını kim ödüyor?? bir de Türk üm diye çıkması yok mu, hiç görmedik sanki Türk...

Bu mesaj bana sanırım. Bu konuyla nasıl bir ilgi kurdunuz bilmiyorum da tüm arkadaşların affına sığınarak, 1 Mayıs'ın tarihi, 8 saatlik mesai ve bir çok özlük hakkının kazanımı ile ilgili bilgileri paylaşayım.

[h=2]1 Mayıs’ın Anarşist Kökeni[/h]
1 Mayıs’ın neden Uluslararası İşçiler Günü olduğunu ve neden kutlamamız gerektiğini pek fazla bilen yok. Herşey yüzyıldan fazla bir süre önce, Amerikan Emek Federasyonu’nun “sekiz saat 1886 Mayıs’ının 1’i itibariyle yasal günlük çalışma süresi olmalıdır” ifadelerini taşıyan tarihsel önergeyi kabul etmesi ile başladı.

Bu günün öncesindeki aylarda, binlerce işçi daha kısa [çalışma] günü için mücadeleye katılmıştı. Kalifiye ve kalifiye olmayan, siyah ve beyaz, erkek ve kadın, yerli ve göçmen, tüm işçiler katılmışlardı.


Chicago
Sadece Chicago’da 400.000 [işçi] greve çıkmıştı. Şehrin gazetesi “fabrika ve imalathanelerin uzun bacalarından hiç bir duman yükselmiyordu, ve her şey Sebt Günü [Musevilerin çalışmadıkları cumartesi günü] benzeri bir görünümdeydi”. Burası ajitasyonun ana merkeziydi, ve işte tam burada anarşistler işçi hareketinin ön saflarında yer alıyorlardı. Hiç de azımsanmayacak bir şekilde, onların [anarşistlerin] faaliyetleri sayesinde Chicago önemli bir sendika merkezi haline geldi ve yine sekiz-saat hareketine en büyük katkıyı sağladı.


1 Mayıs 1886’da sekiz saatlik grev şehri derinden sarstı, McCornick Harvester Co.’nun çalışanlarının yarısı [greve] katıldı. İki gün sonra, yine greve katılan “kereste işçileri” sendikasının 6.000 üyesi kitlesel bir miting düzenlediler. McCormick fabrikasından sadece bir blok ötede düzenlenen mitinge oradaki grevcilerden 500 kadarı da katıldı.
İşçiler Merkez İşçi Sendikası [ing. Central Labour Union] tarafından toplantıda konuşma yapması talep edilen anarşist August Spies’ın konuşmasını dinlediler. Spies işçileri birarada durmaya ve patronlara karşı teslim olmamaya çağıran konuşmasını yaparken, grev kırıcılar yakındaki McCormick fabrikasına yönelmişlerdi.


“Kereste işçileri”nce desteklenen grevciler sokaktan aşağı doğru ilerlediler ve greve katılmayan işçileri tekrar fabrikanın içine girmeye zorladılar. Birdenbire 200 kişilik bir polis gücü olay yerine geldi, ve hiç bir uyarıda bulunmadan sopa ve tabancalarla kalabalığa saldırdılar. En azından bir grevciyi öldürdüler; beş, altısı ciddi olmak üzere çok sayıda kişiyi yaraladılar.


Tanık olduğu vahşi saldırının kızgınlığıyla Spies Arbeiter-Zeitung (Alman göçmen işçilerinin günlük anarşist gazetesi) bürosuna gitti, ve işçileri ertesi gece düzenlenecek olan protesto mitingine katılmaya çağıran bir genelgeyi yayınladı.
Protesto Mitingi Haymarket Alanı’nda gerçekleşti ve Spies ile beraber sendika hareketinde etkin olan iki diğer anarşist, Albert Parson ve Samuel Fielden katılanlara hitap etti.


Polis Saldırısı
Konuşma boyunca kalabalık oldukça düzenliydi. Mitingin başından beri orda bulunan Vali Carter Harrison “polis müdahalesini gerektirecek bir şey olacağa benzemiyor” sonucuna varmıştı. Polis Şefi John Bonfield’e de bu yönde tavsiyelerde bulundu; ve karakolda beklemekte olan büyük sayıdaki yedek polis gücünün evlerine gönderilmesini salık verdi.


Fielden toplantıyı sona erdirirken saat akşamın onuna yaklaşıyordu. Sağanak halinde yağmur yağıyordu ve yanlızca 200 civarında insan alanda kalmıştı. Ansızın Bonfield komutasındaki 180 kişilik bir polis birliği [toplantıya] müdahele ederek, insanlara hemen dağılmalarını emrettiler. Fielden “biz barışçılız” diyerek [bunu] protesto etti.


Bomba
İşte tam bu sırada polislerin arasına bir bomba fırlatıldı. [Bomba polislerden] birisini öldürürken, altı tanesi ölümcül olmak üzere diğer 70 tanesini de yaraladı. Polis izleyicilere ateş açtı. Polis tarafından öldürülen ve yaralanların kesin rakamı hiç bir zaman açıklanmadı.


Tüm Chicago’yu bir terör rüzgarı kavurdu. Basın ve vaizler bombanın anarşist ve sosyalistlerin işi olduğunda ısrar ederek, intikam çağrıları yapıyorlardı. Toplantı salonları, sendika büroları, yayınevleri ve evler basıldı. Tüm bilinen sosyalist ve anarşistler toplandı. Hatta sosyalizm ve anarşizmin anlamı hakkında bilgisi dahi olmayan pek çok kişi tutuklandı ve işkenceye uğradı. “Önce baskını yap, yasayı ondan sonra ara” Devlet Savcısı Julius Grinnell’ın kamuya yaptığı bir açıklamaydı.


Dava
Nihayetinde sekiz erkek “cinayete suç ortaklığı” [suçundan] davada yer aldılar. Bunlar emekçi hareketi içinde etkili olan Spies, Fielden, Parsons ve diğer beş anarşistti –Adolph Fisher, George Engel, Michael Schawab, Louis Lingg ve Oscar Neebe.


Dava Cooke Contry Ağır Ceza Mahkemesinde 21 Haziran 1886’da başladı. Jüri üyeleri her zamanki gibi bir kutudan isim çekilmesi suretiyle seçilmedi. Devlet savcısı tarafından görevlendirilen özel hakimin talebiyle mahkeme adayları seçti. Savunmanın, [bu] özel hakimin açıkça yaptığı “Bu davayı ben yönetiyorum ve ne yaptığımı da biliyorum. Bu adamların asılacakları ölüm kadar kesin” şeklindeki ifadeyi delil olarak sunmasına izin verilmedi.


Sahte Jüri
Neticede ortaya çıkan jürinin kompozisyonu oldukça gülünçtü; işadamları, onların çalışanları ve ölen polislerden birisinin yakınından oluşuyordu. Devlet mahkemeye, bu sekiz kişiden herhangi birisinin ne bombayı attığına, ne bombalamayla ilgili olduklarına ve hatta ne de bu tip eylemleri kabul ettiklerine dair hiç bir kanıt sunmadı. Aslında bu sekiz kişiden sadece üçü o akşam Haymarket Meydanı’ndaydı.


Konuşmacılarından birisinin dahi şiddeti teşvik ettiğine dair hiç bir kanıt yoktu; aslında duruşmadaki tanıklığı sırasında Vali Harrison konuşmaları “zararsız” olarak nitelendiriyordu. Şiddete yönelik herhangi bir önceden tasarlamanın olduğuna dair herhangi bir kanıt da sunulmadı. Gerçekte, Parsons iki küçük çocuğunu da toplantıya getirmişti.


Hüküm Veriliyor
Yargılanan bu sekiz kişinin aslında anarşist inançları ve sendika faaliyetleri nedeniyle yargılandıkları başından beri belli olmuştu. Savcı Grinnell’in jüriye hitaben yaptığı kapanış konuşmasında geçen şu sözlerin tanıklığında duruşma başladığı gibi sona erdi; “Kanun yargılanıyor. Anarşi yargılanıyor. Bu adamlar seçildiler, ve Büyük Jüri tarafından ayırıldılar, ve önder oldukları için suçlandılar. Kendilerini takip eden binlercesinden daha fazla suçlu değiller. Jürinin iyi insanları; bu adamları mahkum edin, onları örnek yapın, asın onları ve kurumlarımızı, toplumumuzu kurtarın”.
Ağustos’un 19’unda sanıklardan yedisi ölüm ve Neebe ise 15 yıl mahkumiyet cezasına çarptırıldı. Serbest bırakılmaları için düzenlenen kitlesel uluslararası kampanyalardan sonra, devlet “uzlaşarak”, Schwab ve Fielden’in cezalarını ömür boyu hapis cezasına çevirdi. Lingg celladına ihanet ederek idamlardan bir gün önce intihar etti. 1887 yılı 21 Kasım’ında Parsons, Engel, Spies ve Fischer asıldılar.


Özür
Cenaze törenine 600.000 emekçi katıldı. Neebe, Schwab ve Fielden’i serbest bırakmak için başlatılan kampanyaya devam edildi.
[Bu üç anarşist] 26 Haziran 1893’de Vali Altgeld tarafından serbest bırakıldılar. [Vali] bu insanların yeterince acı çektiklerine inandığından değil, yargılandıkları davada suçsuz olduklarını düşündüğü için onlara af imkanı tanıdığını açıkça belirtti. Onlar ve asılanlar“histeri, ayarlanmış jürilerin ve taraflı bir jürinin” kurbanlarıydılar.


Yetkililer yargılamaların olduğu dönemde bu tip baskıların sekiz-saat hareketini gerileteceğine inanıyorlardı. Gerçekte ise, sonradan ortaya çıkan kanıtlar, çelik patronlarının işçi hareketine olan itimatı sarsmak amacıyla düzendikleri gizli bir teşebbüsün parçası olarak, bombanın Kaptan Bonfield için çalışan bir polis ajanı tarafından atılmış olabileceğini gösteriyor.


Spies ölüm cezasını takiben mahkemeye hitap ederken, bu gizli teşebbüsün başarılı olamayacağından oldukça emindi: “Eğer bizi asarak … tahakküm altındaki milyonların, sefalet içinde çalışan ve kurtuluşu arzulayan, [kurtuluşu] bekleyen milyonların bu hareketini, işçi hareketini ezebileceğinizi umuyorsanız -eğer düşünceniz buysa, o zaman asın bizi! Burada bir kıvılcımı ezeceksiniz, ama şurda, burda veya orada, arkanızda, -ve önünüzde, ve her yerde alevler yükseliyor. Bu gizli bir ateş. Bunu asla söndüremezsiniz”.

Devrimci Politika
Chicago’daki ilk 1 Mayıs gösterisinden bir yüzyıl sonra şimdi neredeyiz? Sendika –merkez bürosundan yılda tek bir kere dışarıya çıkarabildiğimiz– bayraklarımızla şehri dolaşırız. Sonra da sıkıcı sendika bürokratlarının aynı derecede sıkıcı (ve genellikle de oldukça anlamsız) konuşmalarını dinleyerek dikilip dururuz. 1 Mayıs’ın bir zamanlar tüm dünya işçilerinin güçlerini gösterdiği, ülkülerini segilediği ve başarılarını kutladığı bir gün olduğunu sık sık kendinize hatırlatmanız gerekir.

Bunun “bir zamanlar” böyle olması önemlidir. Bunu tekrar yapabiliriz. Bağımsız bir emekçi sınıf politikasına ihtiyacımız var. Hükümet ve patronlarla işbirliğine hayır. Atgözlükleri içinde kısmi bir görüş değil, yoldaş emekçilerle mücadelede gerçek bir dayanışma. İşsizlerin çalışabilmesi için, hiç bir ücret kaybı olmadan çalışma saatlerini daha da azaltmalıyız.
Devrimci bir politikaya ihtiyacımız var. Bu ise bizi, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmemekten başka hiç bir sınır tanımayan, bir özgürlüğün olduğu gerçek bir sosyalizme doğru götüren bir politika demektir. Gerçek demokrasiye dayanan bir sosyalizm –bugün olduğu gibi– bazı yöneticileri seççebileceğiniz, ama yöneticiler olmadan yaşamayı seçemeyeceğiniz bir pandomim değil. Karardan etkilenen herkesin kararın alınması sırasında söz söyleme fırsatına sahip olacağı gerçek bir demokrasi. Etkin bir şekilde koordine edilen işyerleri ve topluluk konseyleri demokrasisi. Üretimin ayrıcalıklı azınlıkların karı için değil, gereksinimleri karşılamak için yapıldığı bir toplum. Anarşizm.
———————————-
“Sessizliğimizin bugün boğduğunuz seslerden çok daha güçlü olacağı bir gün gelecek”
Chicago şehitleri, [bir amaç uğruna ölen kişi anlamında tek kelime bu sanırım, ing. martyr] her ne kadar devlet “Anarşiyi … yargılama”yı amaçlasa da, kendi ölümlerinin anarşist ülkünün de ölümü olmayacağını biliyorlardı. Bugün anarşist hareket tarihsel olarak hiç bir zaman olmadığı kadar coğrafi olarak yaygınlaşmış durumda. Artık 1 Mayıs sadece Chicago şehitlerinin anıldığı bir gün değil, aynı zamanda da kapitalizme karşı saldırıya geçmenin günüdür.
ÇEVİRİ:ANAŞİST BAKIŞ


August Spies
(1855-1887)
Spies, Almanya’da doğmuş ve 1872’de Amerika’ya göç etmişti. 1875’de sol siyasetle ilgilenmeye başladı. 1880 yılına gelindiğinde, anarşizmin Chicago okulunun lideri konumuna gelmişti. Aynı yıl Arbeiter Zeitung gazetesinin yayın editörü oldu. Aşırı kişiliğine karşın, bombalama ile aslında hiçbir ilgisi yoktu. 1 Mayıs çatışmalarının ardından gazetesinde [yayınladığı] işçileri Haymarket Meydanı’ndaki protesto gösterisine çağıran “İntikam” adlı yazısı ve orada konuşma yapması suçlanması için yeterli oldu. İdam edildi.


Albert Richard Parsons
(1848 – 1887)
Tanınmış bir New England ailesinin torunu olan Parsons, Alabama’da dünyaya geldi ve Texas’ta büyüdü. İç Savaş sırasında ağabeyi tümgeneral William H. Parsons’un komutasındaki bir süvari birliğinde, konfederasyon ordusunda [güney eyaletlerinin oluşturduğu orduda] görev aldı. Savaş sonrasında konfederasyon fikirlerini reddederek, Texas’daki Yeniden İnşa hükümeti için çalıştı. Daha sonra Chicago’ya giderek, işçi hareketinin liderlerinden birisi oldu. Parsons Haymarket Meydanındaki konuşmacılardan brisiydi ve patlama olmadan çok önce alandan ayrılmıştı. Tutuklanmaktan kurtulmasına rağmen, davanın ilk gününde mahkeme salonuna gelerek yoldaşlarına katılması hayatına mal oldu.


Adolph Fischer
(1858-1887)
Fischer, Almanya’nın Bremen eyaletinde doğmuş ve 1873’de Amerika’ya göç etmişti. Arbeiter Zeitung gazetesinde dizgici olarak çalıştı. İşçileri Haymarket Meydanı’ndaki toplantıya silahlı gelmeleri yönünde yaptığı çağrı suçlanması için yeterli oldu, idam edildi.


George Engel (1836-1887)
Engel, 1873 yılında Almanya’dan Amerika’ya göç etti. Önceleri sosyalizmle ilgileniyordu. Haymarket’teki toplantıya katılmamıştı bile; Haymarket “Tertibi” ile ilgisi Grief Hall toplantısına katılması sayesinde kuruldu. İdam edildi.


Louis Lingg
(1870-1887)
Almanya doğumlu olan Lingg suçlanan sekiz kişiden en genç olanıydı. 1885’de Amerika’ya gelen Lingg, anarşist şiddet taraftarlığının önde gelen savunucularındandı. Bomba imal etmek ve olay günü (4 Mayıs) dağıtmakla suçlandı. Ölüme mahkum edilen beş kişiden birisi olan Lingg, idamlardan bir gün önce hücresinde intihar ederek yaşamına son verdi.


Oscar Neebe
(1850-1915)
New York doğumlu olan Neebe, Haymarket alanındaki toplantıda bulunmuyordu. Aleyhinde dikkate değer hiçbir kanıt olmamasına karşın, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 6 yıl sonra ise affedildi.

Samuel Fielden
(1846-?)
Yargılananlar arasındaki tek ingilizdi. Haymarket’teki konuşmacılardan birisiydi. Bombalama onun konuşmasının hemen ertesinde gerçekleşti ve o sırada kurşunla yaralandı. Ölüm cezasına çarptırılan Fielden’in cezası önce ertelendi; 6 yıl sonra ise serbest bırakıldı.
Michael Schwab
(1853-?)
Bavyera doğumlu olan Schwab genç yaşta sosyalist olmuştu. Arbeiter Zeitung gazetesinde editör yardımcılığı görevinde bulunuyordu. Haymarket Meydanı’nda sadece kısa bir süre bulunan Schwab, tanıkların onu Spies ile beraber gördüklerini beyan etmeleri nedeniyle suçlanarak, ölüm cezasına çarptırıldı. Cezası önce hafifletildi, 6 yıl sonra ise affedildi.
 

li10sKing

Profesör
Katılım
13 Aralık 2009
Mesajlar
1,448
Reaksiyon puanı
7
Puanları
218
Çerez var Çerez var arkadaşlar.. Fındık varrr fıstık var... Bu çerez parası nemenem birşeydir...
 

mr_rain

Müdavim
Müdavim
Katılım
9 Temmuz 2008
Mesajlar
23,961
Reaksiyon puanı
452
Puanları
7,263
Bugünden itibaren 250 km/s olan YHT hızı 320 km/s hıza çıkıyor. Trenin tasarımı da harika. Hizmet görmek isteyen trene baksın :)

Din diyanet konusunda ahkam kesen arkadaşlar da Önder Sav'ın Hacc videosu ile Chp lilerin Mersin'de yırttığı çarşafı izleyip sussunlar bence. Din istismarı ve düşmanlığı konusunda Chp tarihi nice örneklerle doludur. Zaten milletin değerlerine bu kadar düşman ve de yabancı bir parti anca muhalefet sıralarında laf atar, başka da işe yaramazlar.
 

Bepob

Profesör
Katılım
11 Ağustos 2014
Mesajlar
3,654
Reaksiyon puanı
302
Puanları
263
Güzel ülkem güzel memleketim benim bu ülke 14 senedir bayağı gelişti TAYYİP REİS SAĞOLSUN Allah başımızdan eksik etmesin eskiden park sorunu yoktu şimdi park sorunu çıktı bunun sebebi nedir ? Şimdi her ailenin 1 tane arabası var ülke zenginleşti halkda zenginleşti kimse eskisi gibi fakir değil durumlar biraz daha iyi.Bu liderlik Allahın izniyle Osmanlı gibi devam edecek çünkü biz onun yolundayız ..Onlar konuşur Ak Parti yapar :)
 

Mai Nai

Guru
Emektar
Katılım
23 Ağustos 2008
Mesajlar
21,614
Reaksiyon puanı
157
Puanları
243
10986817_10152918639191169_829353419750416533_o.jpg


oldukça ilginç.
 

Mai Nai

Guru
Emektar
Katılım
23 Ağustos 2008
Mesajlar
21,614
Reaksiyon puanı
157
Puanları
243
neler döndüğünü herkes az çok biliyor. kendi yorumlarımız maalesef durumu değiştirmeyecek.
gülüyoruz ağlanacak halimize.
 

bur1515

Asistan
Katılım
25 Ocak 2012
Mesajlar
203
Reaksiyon puanı
1
Puanları
18
Bu forum da neden chp li taraflı yorumlar yapılınca kalıyorda, akp taraflı yorumlar siliniyor. Moderetöre mesaj attığım halde nedenini söylemedi. Yakında banlar sanırım beni :)
 

SmokeXD

Müdavim
Müdavim
Katılım
4 Eylül 2014
Mesajlar
9,818
Reaksiyon puanı
1,876
Puanları
293
Bu forum da neden chp li taraflı yorumlar yapılınca kalıyorda, akp taraflı yorumlar siliniyor. Moderetöre mesaj attığım halde nedenini söylemedi. Yakında banlar sanırım beni :)

Akp lişer tartışmanın sonuna küfüre bağlar da o yüzden!
 

mazruf

Guru
Emektar
Katılım
30 Temmuz 2009
Mesajlar
23,098
Reaksiyon puanı
1,117
Puanları
293
Yaş
41
Bu forum da neden chp li taraflı yorumlar yapılınca kalıyorda, akp taraflı yorumlar siliniyor. Moderetöre mesaj attığım halde nedenini söylemedi. Yakında banlar sanırım beni :)

Konuların silinme nedeni için sebep kısmına bakabilirsiniz.

ons75Wj.png
 

SmokeXD

Müdavim
Müdavim
Katılım
4 Eylül 2014
Mesajlar
9,818
Reaksiyon puanı
1,876
Puanları
293
ilgili kurum onaylamış bir yasal daynağı iptal olmuş anlatması uzun ruhsatı yok gece kondu konumunda ben olsam hiç yaptırmazdım ona vereceğim para ile güney doğuyu cennete çevirirdim...

O kadar paraya yazık ya. Şimdi yıkılma kararı alsa israf.
 

SmokeXD

Müdavim
Müdavim
Katılım
4 Eylül 2014
Mesajlar
9,818
Reaksiyon puanı
1,876
Puanları
293
yıkılmazsa topluma kötü örnek olur millet der ki bak gece konduyu yaptılar hala orda duruyor bizde yapalım der yerel yönetimlere bela olurlar.

Hayır önceki köşkün ne zararı vardı. Tüm Cumhurbaşkanları orda ikamet etmiş sen kim oluyorsun milyon dolarlara kendine özel saray yaptırıyorsun?
 

ConfickerBelasi

Müdavim
Müdavim
Katılım
8 Ekim 2011
Mesajlar
53,870
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
16,128
Puanları
8,958
Hayır önceki köşkün ne zararı vardı. Tüm Cumhurbaşkanları orda ikamet etmiş sen kim oluyorsun milyon dolarlara kendine özel saray yaptırıyorsun?

Atatürk'ün köşkü diye istemiyor çankaya köşkü Atatürk köşkü diye de biliniyor.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst