Dinsel Şeyleri Tartışalım

naruto13

Asistan
Merhaba arkadaşlar .Canım sıkıldı böle bi konu açayım dedim .Öncelikle konunun amacı asla dinleri kötülemek değil veya asağılamak.Sadece sorulara açıklık getirmek.Malum bizim ülkede sorgulamak suç gibi :) Baslayayım o zaman :

Neden İslam Tarihi’nde bir tane kadın peygamber yok?
 

Gökçe Asena

Profesör
Allah, islam dinini tebliğ edecek kullarını önceden seçmiştir. Neden kadın peygamber yok? Allah en iyisini bilir. Ama tabii ki zamanda evliya kadınlar vardı.
 

naruto13

Asistan
Allah, islam dinini tebliğ edecek kullarını önceden seçmiştir. Neden kadın peygamber yok? Allah en iyisini bilir. Ama tabii ki zamanda evliya kadınlar vardı.
Haklısın kurallar önceden seçilmiştir .Fakat Kur-an ı Kerim de böyle bir ayet göremedim.Bu sekildeyde kutsal kitaba koymaları gerekirdi diye düşünüyorum.
 
Bize cevap hakkı doğmuştur, Peygamberlerimizi kimse kötüleyemez veya yanlış yaptıklarını kimse iddia edemez...

Madem ki yazılmış burda, şunu belirteyim; Peygamberler günahsız, hatasız ve Yüce ALLAH'ın korumasında olan kullardır. Değiştirilen ve uydurulan, çıkar ve hevesleri uğruna dini kitapları bile tahrif eden şeytan tiynetli insanlardan ALLAH bizleri korusun...

“Elleriyle kitap yazıp, biraz para almak için: 'Bu Allah tarafındandır.' diyenlerin vay haline! Vay o ellerinin yazdıklarından ötürü onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!” (Bakara, 2/79)

“Ehl-i kitaptan bir kısmı da, aslında kitaptan olmadığı halde, Sizin kitaptan zannetmeniz için, Okurken ağızlarını dillerini eğip bükerler (bazı kelimelerin telaffuzunu değiştirirler). Bir şeyler söyleyip, 'Bu Allah tarafındandır.' derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Bile bile Allah adına yalan uydururlar.” (Al-i İmran, 3/78)

“Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla 'İnandık' diyenlerden inkâra koşuşanlar da, Yahudilerden yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk edenler de seni üzmesin. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirirler; 'Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının' derler. Allah birisini fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah'ın elinden kurtaramazsın. Allah onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir rezillik, âhirette ise büyük bir azap vardır.”(Maide, 5/41; ayrıca bk. Maide, 5/13. ayet)

“Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.” (Maide, 5/15)

“De ki: 'Ey Ehl-i Kitap! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirilen Kur’ân’ı tatbik etmedikçe, hiçbir temele dayanmış sayılmazsınız, hiçbir dayanağınız yoktur. 'Rabbinden sana indirilen âyetler, mutlaka onlardan birçoğunun azgınlık ve inkârcılığını fazlalaştıracaktır. O halde o kâfirlerden ötürü gam yeme!'” (Maide, 5/68)

- Sahih bir rivayette bildirildiğine göre, Hz. Muaz Şam’da Yahudi ve Hristiyanların din ve ilim büyüklerine/alimlerine secde edercesine eğildiklerini görünce sormuş: “Niçin böyle yapıyorsunuz?” diye. Onlar da “Bu peygamberlerin selamıdır.” diye cevap vermişler. Muaz da Medine’ye geldiğinde Peygamberimize karşı aynı tavrı sergilemiş; Hz. Peygamberin“Bu ne hal?!.” diye sorunca da “Ehl-i kitap: bunun peygamberlerin selamı olduğunu” söylediklerini bildirmiştir.

Bunun üzerine, Hz. Peygamber: “Muhakkak ki onlar kitaplarını tahrif ettikleri gibi, peygamberlerine de iftira ediyorlar.” dedi. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 4/309/h. no:7649)

Bezzar ve İbn Hanbel’in rivayet ettiği bu hadis “sahih”tir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, a.y)

***********************************/////////////////////////////////////////////////////////////////////********************************************
Son olarak bilmediğiniz konuları veya soruları kendi kafanıza göre yorumlamadan önce "bilmiyorum" deyip, eğer gerçekten öğrenmek istiyorsanız din işleri yüksek kurulu veya alo fetva hattı gibi yerlere ya da bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye ehil mercilere yöneltmeniz, aldığınız cevapları burada yazmanız daha doğru olur. Burası siz de hak verirsiniz ki " ilim meclisi" değildir. Nihayetinde teknoloji ve günlük işler üzerine az-çok bilgi sahibi olabiliriz ama din gibi çok çok önemli şeylerde yanlış yönlendirme gafletine düşmeyelim...!

“Sana bu kitabı indiren O’dur. Kitabın bir kısım âyetleri muhkem olup bunlar onun esasını teşkil ederler. Diğer kısımlar ise müteşabihtirler. Kalplerinde eğrilik olan kimseler onun sadece müteşabihleri ile meşgul olurlar. Bundan maksatları, sırf fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına göre yorumlamaktır. Halbuki onların gerçek mânâlarını yalnız Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise, onların mânâlarını anlamaya çalışmakla beraber, asıl maksat ve mânâlarını Allah Tealâ’ya havale edip; ‘Allah’ın maksadı ne ise biz ona inandık. Gerek muhkemi, gerek müteşabihi hepsi Rabbimiz tarafından gönderilmiştir...’derler. Bunu ancak kamil ve öz akıl sahipleri düşünebilirler... Ve onlar sözlerini şu duayla bitirirler: ‘Ey bizim yüce Rabbimiz! Doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi yanlışa saptırma, yüce katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz sonsuz lütuf sahibi olan ancak Sensin.’” (Âl-i İmran, 3/7 ve 8)
 
Kadınlar yaratılış itibariyle nazik, zayıf ve akıldan ziyade hissiyatıyla hareket eden, olaylar karşısında daha mukavemetsiz olduklarından dolayı şahitlikleri bile yarım sayılmıştır. Çünkü korku ve hissiyat ön plana geçebileceğinden dolayı öyle sayılmış. O mübarekler öyle vazifelerden ziyade daha başka sahalarda vazifeleri vardır. Mesela kadınlar şefkat itibariyle erkeklerden o noktada çok ileridirler. Bu itibarla bir erkek bizde Kadınlar gibi çocuk yetiştirebiliriz. Onlardan daha ziyadefedakarlık gösterebiliriz diyemeyeceği gibi kadınlar da erkeklerin yapabildiği her işi yapması mümkün olmuyor. Bu demek olmuyor ki kadınlar erkeklerden daha aşağıdır bilakis ikisinin farklı sahalarda üstün vasıfları vardır. Umarım anlaşılmıştır. Belki kadından peygamber çıkmamasının çok hikmetlerinden bir hikmeti bu olabilir
 

naruto13

Asistan
Bize cevap hakkı doğmuştur, Peygamberlerimizi kimse kötüleyemez veya yanlış yaptıklarını kimse iddia edemez...

Madem ki yazılmış burda, şunu belirteyim; Peygamberler günahsız, hatasız ve Yüce ALLAH'ın korumasında olan kullardır. Değiştirilen ve uydurulan, çıkar ve hevesleri uğruna dini kitapları bile tahrif eden şeytan tiynetli insanlardan ALLAH bizleri korusun...

“Elleriyle kitap yazıp, biraz para almak için: 'Bu Allah tarafındandır.' diyenlerin vay haline! Vay o ellerinin yazdıklarından ötürü onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!” (Bakara, 2/79)

“Ehl-i kitaptan bir kısmı da, aslında kitaptan olmadığı halde, Sizin kitaptan zannetmeniz için, Okurken ağızlarını dillerini eğip bükerler (bazı kelimelerin telaffuzunu değiştirirler). Bir şeyler söyleyip, 'Bu Allah tarafındandır.' derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Bile bile Allah adına yalan uydururlar.” (Al-i İmran, 3/78)

“Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla 'İnandık' diyenlerden inkâra koşuşanlar da, Yahudilerden yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk edenler de seni üzmesin. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirirler; 'Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının' derler. Allah birisini fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah'ın elinden kurtaramazsın. Allah onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir rezillik, âhirette ise büyük bir azap vardır.”(Maide, 5/41; ayrıca bk. Maide, 5/13. ayet)

“Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.” (Maide, 5/15)

“De ki: 'Ey Ehl-i Kitap! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirilen Kur’ân’ı tatbik etmedikçe, hiçbir temele dayanmış sayılmazsınız, hiçbir dayanağınız yoktur. 'Rabbinden sana indirilen âyetler, mutlaka onlardan birçoğunun azgınlık ve inkârcılığını fazlalaştıracaktır. O halde o kâfirlerden ötürü gam yeme!'” (Maide, 5/68)

- Sahih bir rivayette bildirildiğine göre, Hz. Muaz Şam’da Yahudi ve Hristiyanların din ve ilim büyüklerine/alimlerine secde edercesine eğildiklerini görünce sormuş: “Niçin böyle yapıyorsunuz?” diye. Onlar da “Bu peygamberlerin selamıdır.” diye cevap vermişler. Muaz da Medine’ye geldiğinde Peygamberimize karşı aynı tavrı sergilemiş; Hz. Peygamberin“Bu ne hal?!.” diye sorunca da “Ehl-i kitap: bunun peygamberlerin selamı olduğunu” söylediklerini bildirmiştir.

Bunun üzerine, Hz. Peygamber: “Muhakkak ki onlar kitaplarını tahrif ettikleri gibi, peygamberlerine de iftira ediyorlar.” dedi. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 4/309/h. no:7649)

Bezzar ve İbn Hanbel’in rivayet ettiği bu hadis “sahih”tir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, a.y)

***********************************/////////////////////////////////////////////////////////////////////********************************************
Son olarak bilmediğiniz konuları veya soruları kendi kafanıza göre yorumlamadan önce "bilmiyorum" deyip, eğer gerçekten öğrenmek istiyorsanız din işleri yüksek kurulu veya alo fetva hattı gibi yerlere ya da bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye ehil mercilere yöneltmeniz, aldığınız cevapları burada yazmanız daha doğru olur. Burası siz de hak verirsiniz ki " ilim meclisi" değildir. Nihayetinde teknoloji ve günlük işler üzerine az-çok bilgi sahibi olabiliriz ama din gibi çok çok önemli şeylerde yanlış yönlendirme gafletine düşmeyelim...!

“Sana bu kitabı indiren O’dur. Kitabın bir kısım âyetleri muhkem olup bunlar onun esasını teşkil ederler. Diğer kısımlar ise müteşabihtirler. Kalplerinde eğrilik olan kimseler onun sadece müteşabihleri ile meşgul olurlar. Bundan maksatları, sırf fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına göre yorumlamaktır. Halbuki onların gerçek mânâlarını yalnız Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise, onların mânâlarını anlamaya çalışmakla beraber, asıl maksat ve mânâlarını Allah Tealâ’ya havale edip; ‘Allah’ın maksadı ne ise biz ona inandık. Gerek muhkemi, gerek müteşabihi hepsi Rabbimiz tarafından gönderilmiştir...’derler. Bunu ancak kamil ve öz akıl sahipleri düşünebilirler... Ve onlar sözlerini şu duayla bitirirler: ‘Ey bizim yüce Rabbimiz! Doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi yanlışa saptırma, yüce katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz sonsuz lütuf sahibi olan ancak Sensin.’” (Âl-i İmran, 3/7 ve 8)

Madem ki yazılmış burda, şunu belirteyim; Peygamberler günahsız, hatasız ve Yüce ALLAH'ın korumasında olan kullardır. Değiştirilen ve uydurulan, çıkar ve hevesleri uğruna dini kitapları bile tahrif eden şeytan tiynetli insanlardan ALLAH bizleri korusun...

“Elleriyle kitap yazıp, biraz para almak için: 'Bu Allah tarafındandır.' diyenlerin vay haline! Vay o ellerinin yazdıklarından ötürü onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!” (Bakara, 2/79)

“Ehl-i kitaptan bir kısmı da, aslında kitaptan olmadığı halde, Sizin kitaptan zannetmeniz için, Okurken ağızlarını dillerini eğip bükerler (bazı kelimelerin telaffuzunu değiştirirler). Bir şeyler söyleyip, 'Bu Allah tarafındandır.' derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Bile bile Allah adına yalan uydururlar.” (Al-i İmran, 3/78)

“Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla 'İnandık' diyenlerden inkâra koşuşanlar da, Yahudilerden yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk edenler de seni üzmesin. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirirler; 'Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının' derler. Allah birisini fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah'ın elinden kurtaramazsın. Allah onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir rezillik, âhirette ise büyük bir azap vardır.”(Maide, 5/41; ayrıca bk. Maide, 5/13. ayet)

“Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.” (Maide, 5/15)

“De ki: 'Ey Ehl-i Kitap! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirilen Kur’ân’ı tatbik etmedikçe, hiçbir temele dayanmış sayılmazsınız, hiçbir dayanağınız yoktur. 'Rabbinden sana indirilen âyetler, mutlaka onlardan birçoğunun azgınlık ve inkârcılığını fazlalaştıracaktır. O halde o kâfirlerden ötürü gam yeme!'” (Maide, 5/68)

- Sahih bir rivayette bildirildiğine göre, Hz. Muaz Şam’da Yahudi ve Hristiyanların din ve ilim büyüklerine/alimlerine secde edercesine eğildiklerini görünce sormuş: “Niçin böyle yapıyorsunuz?” diye. Onlar da “Bu peygamberlerin selamıdır.” diye cevap vermişler. Muaz da Medine’ye geldiğinde Peygamberimize karşı aynı tavrı sergilemiş; Hz. Peygamberin“Bu ne hal?!.” diye sorunca da “Ehl-i kitap: bunun peygamberlerin selamı olduğunu” söylediklerini bildirmiştir.

Bunun üzerine, Hz. Peygamber: “Muhakkak ki onlar kitaplarını tahrif ettikleri gibi, peygamberlerine de iftira ediyorlar.” dedi. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 4/309/h. no:7649)

Bezzar ve İbn Hanbel’in rivayet ettiği bu hadis “sahih”tir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, a.y)

***********************************/////////////////////////////////////////////////////////////////////********************************************
Son olarak bilmediğiniz konuları veya soruları kendi kafanıza göre yorumlamadan önce "bilmiyorum" deyip, eğer gerçekten öğrenmek istiyorsanız din işleri yüksek kurulu veya alo fetva hattı gibi yerlere ya da bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye ehil mercilere yöneltmeniz, aldığınız cevapları burada yazmanız daha doğru olur. Burası siz de hak verirsiniz ki " ilim meclisi" değildir. Nihayetinde teknoloji ve günlük işler üzerine az-çok bilgi sahibi olabiliriz ama din gibi çok çok önemli şeylerde yanlış yönlendirme gafletine düşmeyelim...!

“Sana bu kitabı indiren O’dur. Kitabın bir kısım âyetleri muhkem olup bunlar onun esasını teşkil ederler. Diğer kısımlar ise müteşabihtirler. Kalplerinde eğrilik olan kimseler onun sadece müteşabihleri ile meşgul olurlar. Bundan maksatları, sırf fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına göre yorumlamaktır. Halbuki onların gerçek mânâlarını yalnız Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise, onların mânâlarını anlamaya çalışmakla beraber, asıl maksat ve mânâlarını Allah Tealâ’ya havale edip; ‘Allah’ın maksadı ne ise biz ona inandık. Gerek muhkemi, gerek müteşabihi hepsi Rabbimiz tarafından gönderilmiştir...’derler. Bunu ancak kamil ve öz akıl sahipleri düşünebilirler... Ve onlar sözlerini şu duayla bitirirler: ‘Ey bizim yüce Rabbimiz! Doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi yanlışa saptırma, yüce katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz sonsuz lütuf sahibi olan ancak Sensin.’” (Âl-i İmran, 3/7 ve 8) [/QUOTE]


Madem ki yazılmış burda, şunu belirteyim; Peygamberler günahsız, hatasız ve Yüce ALLAH'ın korumasında olan kullardır. Değiştirilen ve uydurulan, çıkar ve hevesleri uğruna dini kitapları bile tahrif eden şeytan tiynetli insanlardan ALLAH bizleri korusun...

“Elleriyle kitap yazıp, biraz para almak için: 'Bu Allah tarafındandır.' diyenlerin vay haline! Vay o ellerinin yazdıklarından ötürü onlara! Vay o kazandıkları vebal yüzünden onlara!” (Bakara, 2/79)

“Ehl-i kitaptan bir kısmı da, aslında kitaptan olmadığı halde, Sizin kitaptan zannetmeniz için, Okurken ağızlarını dillerini eğip bükerler (bazı kelimelerin telaffuzunu değiştirirler). Bir şeyler söyleyip, 'Bu Allah tarafındandır.' derler. Halbuki o, Allah tarafından değildir. Bile bile Allah adına yalan uydururlar.” (Al-i İmran, 3/78)

“Ey Peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla 'İnandık' diyenlerden inkâra koşuşanlar da, Yahudilerden yalanı can kulağıyla dinleyen ve sana gelmemiş bir topluluk hesabına casusluk edenler de seni üzmesin. Onlar kitaptaki kelimelerin yerlerini ve anlamlarını değiştirirler; 'Size şu hüküm verilirse alın, o verilmezse kaçının' derler. Allah birisini fitneye düşürmek isterse, artık sen onu Allah'ın elinden kurtaramazsın. Allah onların kalplerini temizlemek istememiştir. Dünyada onlar için bir rezillik, âhirette ise büyük bir azap vardır.”(Maide, 5/41; ayrıca bk. Maide, 5/13. ayet)

“Ey Kitap ehli, elçimiz size geldi, Kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir Kitap gelmiştir.” (Maide, 5/15)

“De ki: 'Ey Ehl-i Kitap! Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirilen Kur’ân’ı tatbik etmedikçe, hiçbir temele dayanmış sayılmazsınız, hiçbir dayanağınız yoktur. 'Rabbinden sana indirilen âyetler, mutlaka onlardan birçoğunun azgınlık ve inkârcılığını fazlalaştıracaktır. O halde o kâfirlerden ötürü gam yeme!'” (Maide, 5/68)

- Sahih bir rivayette bildirildiğine göre, Hz. Muaz Şam’da Yahudi ve Hristiyanların din ve ilim büyüklerine/alimlerine secde edercesine eğildiklerini görünce sormuş: “Niçin böyle yapıyorsunuz?” diye. Onlar da “Bu peygamberlerin selamıdır.” diye cevap vermişler. Muaz da Medine’ye geldiğinde Peygamberimize karşı aynı tavrı sergilemiş; Hz. Peygamberin“Bu ne hal?!.” diye sorunca da “Ehl-i kitap: bunun peygamberlerin selamı olduğunu” söylediklerini bildirmiştir.

Bunun üzerine, Hz. Peygamber: “Muhakkak ki onlar kitaplarını tahrif ettikleri gibi, peygamberlerine de iftira ediyorlar.” dedi. (bk. Mecmau’z-Zevaid, 4/309/h. no:7649)

Bezzar ve İbn Hanbel’in rivayet ettiği bu hadis “sahih”tir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, a.y)

***********************************/////////////////////////////////////////////////////////////////////********************************************
Son olarak bilmediğiniz konuları veya soruları kendi kafanıza göre yorumlamadan önce "bilmiyorum" deyip, eğer gerçekten öğrenmek istiyorsanız din işleri yüksek kurulu veya alo fetva hattı gibi yerlere ya da bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye ehil mercilere yöneltmeniz, aldığınız cevapları burada yazmanız daha doğru olur. Burası siz de hak verirsiniz ki " ilim meclisi" değildir. Nihayetinde teknoloji ve günlük işler üzerine az-çok bilgi sahibi olabiliriz ama din gibi çok çok önemli şeylerde yanlış yönlendirme gafletine düşmeyelim...!

“Sana bu kitabı indiren O’dur. Kitabın bir kısım âyetleri muhkem olup bunlar onun esasını teşkil ederler. Diğer kısımlar ise müteşabihtirler. Kalplerinde eğrilik olan kimseler onun sadece müteşabihleri ile meşgul olurlar. Bundan maksatları, sırf fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına göre yorumlamaktır. Halbuki onların gerçek mânâlarını yalnız Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise, onların mânâlarını anlamaya çalışmakla beraber, asıl maksat ve mânâlarını Allah Tealâ’ya havale edip; ‘Allah’ın maksadı ne ise biz ona inandık. Gerek muhkemi, gerek müteşabihi hepsi Rabbimiz tarafından gönderilmiştir...’derler. Bunu ancak kamil ve öz akıl sahipleri düşünebilirler... Ve onlar sözlerini şu duayla bitirirler: ‘Ey bizim yüce Rabbimiz! Doğru yola erdirdikten sonra kalplerimizi yanlışa saptırma, yüce katından bize rahmet bağışla. Şüphesiz sonsuz lütuf sahibi olan ancak Sensin.’” (Âl-i İmran, 3/7 ve 8) [/QUOTE]
Niye yanlış yaptıklarını iddia edemeyiz ki .O zaman kabul ediyorsundur bence dinin temelinin dogmatik ve baskıcı yapıda olduğunu. Sorgulamak veya tam tersi kişiden kişiye değişir .Ne devlet ne başka bir kurum bunu engelleyemez engellerse eğer bu baskıcılıktır .Mesela sen yeni doğmuş bir bebeğin anne memesinden süt emmesini engelleyebilirmisin ? Tabi ki hayır .Ama eğer bebek anneye zarar veriyorsa yara yapmıssa memesinde , bebek memeden çekilir baska yol aranır beslenmesi için .Bahsettiğim tamda bu .Eğer sen karşındaki insanın inancına zarar vermiyorsan eleştri yapman doğal , kendin sorguluyorsan ++ doğal .Şunuda sölemek isterim ki bu konuya girmek istemezdim ama eğer sorgulamayı küçük yaştan yasaklarsak , yasaklatılan kişi sorgulayamadığı için düz bir insan olarak yetişir ne öğrenir ne öğretir , ne sever ne sevdirir , ne mutlu olur ne mutlu eder .Arapları görüyoruz..neyse 3.defa ban yemek istemiyorum :)) Ayrıca kopyala yapıştır yerine kendi kafandakileri yazman daha iyi olurdu bencede :)
 
Son düzenleyen moderatör:

umutbitti

Asistan
İncil'de bile kadın peygamber var; adamlar hayali kitaplarında bile kadına değer veriyor, kadından peygamber yaratıyor. Ama islam'a bak bir de, "hiç kadından peygamber olur mu canım?" diyor ayetler. Bir de şunu demişler:

"Kadından, cinden ve melekten peygamber yoktur Rasûl" olabilmenin şartlarından olarak, erkek, âdemî ve şehirli olmayı da saymışlardır.( Kurtubî IX/274) "

Şahitlikte, mirasta kadını yarım tut, azcık dövmekten zarar gelmez de, dört kadını kendine görülmesinden sakınca duyma, sonra "yaa Allah en iyisini bilir. Ama tabii ki zamanda evliya kadınlar vardı. tamam mı?" diye kendini kandır.
 

Gökçe Asena

Profesör
İncil'de bile kadın peygamber var; adamlar hayali kitaplarında bile kadına değer veriyor, kadından peygamber yaratıyor. Ama islam'a bak bir de, "hiç kadından peygamber olur mu canım?" diyor ayetler. Bir de şunu demişler:

"Kadından, cinden ve melekten peygamber yoktur Rasûl" olabilmenin şartlarından olarak, erkek, âdemî ve şehirli olmayı da saymışlardır.( Kurtubî IX/274) "

Şahitlikte, mirasta kadını yarım tut, azcık dövmekten zarar gelmez de, dört kadını kendine görülmesinden sakınca duyma, sonra "yaa Allah en iyisini bilir. Ama tabii ki zamanda evliya kadınlar vardı. tamam mı?" diye kendini kandır.

İncile itibar etmiyoruz. Kadın gerek Mizaç gereği gerek biyolojik gereği peygamberlik sıfatı uygun görülmemiştir. Allah kadınlara böyle ağır sorumlulukları yüklememiştir. Kadınlar yaradılış gereği müstesnadır. İslamiyet kadına her zaman önem vermiştir.

Sana bir kaç âyet ve hadis..

“Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, îmân eden erkekler ve îmân eden kadınlar, tâate devam eden erkekler ve tâate devam eden kadınlar, sadâkatli erkekler ve sadâkatli kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevâzı erkekler ve mütevâzı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allâh’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar varya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret vebüyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (el-Ahzâb, 35)

Kadınlar erkeklerin, diğer yarısıdır.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 94; Tirmizî, Tahâret, 82)

“Her kim üç kız çocuğunu veya kız kardeşlerini himâye edip büyütür, güzelce terbiye eder, evlendirir ve onlara lütuf ve iyiliklerini devam ettirirse, o kimse cennetliktir.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 120-121/5147; Tirmizî, Birr, 13/1912)


İslamiyet kadınlara önem vermiyor diyemezsiniz.
 

umutbitti

Asistan
İncile itibar etmiyoruz. Kadın gerek Mizaç gereği gerek biyolojik gereği peygamberlik sıfatı uygun görülmemiştir. Allah kadınlara böyle ağır sorumlulukları yüklememiştir. Kadınlar yaradılış gereği müstesnadır. İslamiyet kadına her zaman önem vermiştir.

Sana bir kaç âyet ve hadis..

“Müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, îmân eden erkekler ve îmân eden kadınlar, tâate devam eden erkekler ve tâate devam eden kadınlar, sadâkatli erkekler ve sadâkatli kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevâzı erkekler ve mütevâzı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allâh’ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar varya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret vebüyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (el-Ahzâb, 35)

Kadınlar erkeklerin, diğer yarısıdır.” (Ebû Dâvûd, Tahâret, 94; Tirmizî, Tahâret, 82)

“Her kim üç kız çocuğunu veya kız kardeşlerini himâye edip büyütür, güzelce terbiye eder, evlendirir ve onlara lütuf ve iyiliklerini devam ettirirse, o kimse cennetliktir.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 120-121/5147; Tirmizî, Birr, 13/1912)


İslamiyet kadınlara önem vermiyor diyemezsiniz.
İslamda kadın, erkeğin hep bir adım gerisindedir. Bir olgunun nerede olduğuna dair çıkarımda bulunacaksak karşılaştırma yapmak zorundayız. Bakalım islam'a göre kadının yeri neresiymiş:

"Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. onun için saliha kadınlar itaatkardır. allah'ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü allah yücedir, büyüktür. " (Nisa:34)

bir ayet daha:

''Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmiştir. Bunlar dünya hayatının nimetleridir, oysa gidilecek yerin güzeli allah katındadır.''

Al-i imran/14 diyanet işleri çevirisi
 

Gökçe Asena

Profesör
Kadınlar yaratılış gereği naif bir varlıktır.

Bu âyetleri vererek islamiyet önem vermiyor diyorsunuz? Siz olayı baştan aşağı yanlış anlamışsınız bence.
 

honline

Profesör
Merhaba arkadaşlar .Canım sıkıldı böle bi konu açayım dedim .Öncelikle konunun amacı asla dinleri kötülemek değil veya asağılamak.Sadece sorulara açıklık getirmek.Malum bizim ülkede sorgulamak suç gibi :) Baslayayım o zaman :

Neden İslam Tarihi’nde bir tane kadın peygamber yok?
Böyle şeyler sorman hoş bir davranış olmamış umarım konuyu ard niyetle açmamışsındır.
Bir erkek kadının arkasında neden namaz kılamaz?
Cephede savaş anında bile namazı emreden Allâh CC. Kadınlar adetli (hayız) günlerinde neden namaz kılmaz ve sonra kaza etmek zorunda değildir?

Bunların sebebini Allâh CC. bilir tıpkı senin sorunun cevabı gibi.
 

sozlrcom

Üyecik
hocam güzel bir cevap olmuş ama. Arkadaşın sorgulamasını da eleştirmekten ziyade güzellikler anlatmak lazım.
 

naruto13

Asistan
can sıkıntısı iyidir. can sıkıntın gidecekse git futbol konuş din değil.
:) öncelikle canım sıkılınca ne yapacağımı sana soracak değilim.ister kilisede flüt çalarım ,ister yemen parşomenlerini tutuşturur ,yada gelirim burda din konuşurum.bu seni ilgilendirmez .istersen çıkabilirsin konudan ;)
 

naruto13

Asistan
Böyle şeyler sorman hoş bir davranış olmamış umarım konuyu ard niyetle açmamışsındır.
Bir erkek kadının arkasında neden namaz kılamaz?
Cephede savaş anında bile namazı emreden Allâh CC. Kadınlar adetli (hayız) günlerinde neden namaz kılmaz ve sonra kaza etmek zorunda değildir?

Bunların sebebini Allâh CC. bilir tıpkı senin sorunun cevabı gibi.
Yok hocam ard niyet olaylarını geçtim ben.Aslında burda o kadar çok anlamaz insan varki benim tartışalım neticesinde bilgi alışverişi “aydınlanma ortamı” yaratmak istememi sanki dine hakaret ediyor gibi yanlış anladılar ona üzülüyorum :) neyse ..konusmak isteyen olursa burdayım .halen. :)
 

Ahbârî

Dekan
bak güzel insan, buraya gelip açmışsın konuyu biz de istediğimizi yazarız. normalde bu tür konuların sonu iyi olmaz. her istediğini yapabileceğin bir dünya yok. ha ben hedoistim diyorsun ona karışamayız. amma git kilisede pazar günü ayinde flüt çal beni de siteden banlasınlar. beni neyin ilgilendireceği de seni ilgilendirmez. çıkmıyorum da konudan ;)

Peygamber gönderirken demek ki bazı kriterler seçmiş göndermiş. ahirette sorarsın neden kadın seçmedin, maskülist misin dersin. dipsiz kuyuya taş atıp boş bir konu açmışsın tebrikler.
 

naruto13

Asistan
bak güzel insan, buraya gelip açmışsın konuyu biz de istediğimizi yazarız. normalde bu tür konuların sonu iyi olmaz. her istediğini yapabileceğin bir dünya yok. ha ben hedoistim diyorsun ona karışamayız. amma git kilisede pazar günü ayinde flüt çal beni de siteden banlasınlar. beni neyin ilgilendireceği de seni ilgilendirmez. çıkmıyorum da konudan ;)

Peygamber gönderirken demek ki bazı kriterler seçmiş göndermiş. ahirette sorarsın neden kadın seçmedin, maskülist misin dersin. dipsiz kuyuya taş atıp boş bir konu açmışsın tebrikler.
tm çıkma kardeş gel semaver getirdim çay içelim :))
 
Üst