Büyük Devlet Nasıl Oluruz?

Bu konuyu okuyanlar

Dora

Dekan
Cezalı
Emektar
Katılım
26 Ocak 2018
Mesajlar
5,729
Reaksiyon puanı
9,719
Puanları
113
Yaş
29
5c8dd90a45d2a06b40b16bee.jpg


Sorum gayet açık. Büyük bir devlet olabilmek için sizce neye ihtiyacımız var? Daha fazla nüfus mu? Daha fazla para mı? Daha farklı eğitim sistemi gerekli? 21. yüzyıl jenerasyonu gençliği ile bir adım daha büyümek sizce mümkün mü? Neyimiz eksik?

Cevaplarımızı saygı ve sevgi dolu yorumlar içinde verebilmemiz dileğiyle.
 

KamtariR

Profesör
Katılım
2 Nisan 2019
Mesajlar
2,458
Reaksiyon puanı
2,647
Puanları
113
Büyük devlet olabilmemiz için HER ŞEYDEN ÖNCE insanımızın birbirine saygı duyması, bütün ideoloji ve izmlerden geçerek insani değerler paydasında bir araya gelmesi lazım.

Bu olmadığı sürece çok paran olsa da biter, çok nüfusun olsa da azalır, en iyi eğitimi de versen adam olmaz.
 

Szayel

Profesör
Katılım
14 Ağustos 2019
Mesajlar
2,019
Reaksiyon puanı
1,146
Puanları
113
Selam,

Sürekli yasa çıkaran\değiştiren bir ülke olarak denetleyici bir mekanizma gelmeli diyorum. A'dan Z'ye etkinlikten yetkinliğe sürekli denetim yapacak bir mekanizma. Bizde irade yok çalmaya, çırpmaya, satmaya çok alışmışız.
 

Creative

Rektör
Emektar
Katılım
12 Eylül 2009
Mesajlar
13,729
Çözümler
2
Reaksiyon puanı
18,154
Puanları
113
Yaş
38
İlk öncelikle "bir" olmalıyız. Bunu hiç bir zaman başaramadık. Sürekli bir birimizin kuyusunu kazdık.
 

Szayel

Profesör
Katılım
14 Ağustos 2019
Mesajlar
2,019
Reaksiyon puanı
1,146
Puanları
113
Şöyle bir şey var; " Dahili ve harici bedhahların olacaktır", sözünü söyleyen efsane adamın partisi bile bu söze uymazsa kimse benden saygı beklemesin.
Bir olmayı, birleştirmeyi sadece Atatürk ve peşinden gelenler yapabilir. Mevcuttaki siyasi ayağının birleştirici gücü yok, aksi var. Eğitimli insanların da devleti sattığını tarih yazmıştır. Neyse siyasi tarafmışım gibi algılanacak yazacaklarım o yüzden daha da yazmayayım.

Tekrar söylüyorum toplum olarak en çok konuştuğumuz 3 şey diye bir anket var. Onda bile çok gerideymişiz :) Toplum olarak bol keseden sallıyoruz, bilgimiz yok fikrimiz çok, her yerde torpil çok zor.
 

Yalnız Kedi

Profesör
Katılım
25 Mart 2019
Mesajlar
4,317
Reaksiyon puanı
7,253
Puanları
113
Yaş
18
Yerli üretime izin verilmeli ve olabildiğince ithalattan uzak durmalıyız.
 

BJKolik

Dekan
Katılım
31 Aralık 2016
Mesajlar
6,425
Reaksiyon puanı
6,766
Puanları
113
Türkiye' de sorun yetkisi olanlar bilgisiz, bilgisi olanlar yetkisiz, liyakat hiç yok. Bu durum ülkemizdeki her platform ve konuda geçerli bence.
 

Sardaukar

Profesör
Katılım
7 Haziran 2019
Mesajlar
2,129
Reaksiyon puanı
901
Puanları
113
Yaş
22
Büyük devlet olmak için büyük sınırlara ihtiyaç yoktur

Büyük devlet dediğin, eğitimde bilimde, teknolojide, sanatta, kültürde, refahta,huzurda, ekonomide,adalette, hukukta, özgürlükte halkına en iyisini sunan
ve dünya siyasetinde bir ağırlığı bir saygısı olandır bana göre
 
Son düzenleme:
M

Murat Burç

SDN Okuru
Söylemesi basit uygulaması yetkisi olanlar için başarması söylemesinden de basit. Ben şaşıyorum tüm dünyadaki yöneticilere özellikle ülkemizde. Hoş burayı karıştırırsak sıkıntı çıkar ama.


Yapılması gereken ilk şey ne eğitim, ne ekonomi ne de askeriye, ne siyaset, ne yatırım( ekonomiye giriyor zaten). Yapılması gereken ilk şey adalet ve denetim mekanizmasını sağlamlaştırmak ve doğrulaştırmak.

Türkiye'de ceza alması gereken hiçkimse ceza almıyor. En yakın örnek dün milletvekilleri mecliste kavga çıkardı. Aç bakayım soruşturmayı ver 3 ay maaş kesintisi daha çıkıyor mu kavga gör.

Hırsızlık, arsızlık, torpil, vergi kaçırma, tecavüz, cinayet bunları tamamen bitirmek tek bir yeri düzelterek imkansız çünkü bunlar çeşitli sebeplere bağlılar fakat adam gibi bir adalet ve denetleme mekanizması kurarsan çok büyük çoğunluk bunları yapmaya cesaret edemez. Hukuk sosyal medya le manipüle edilir hale geldi. Ceza alması gerekenler sosyal medya tepkisi ile ceza alıyor. Nüfuzu, parası olanın gükmü geçiyor.

Gelir adaleti yok, yine adalet konusu aslında. İşçi hakları, çalışan hakları, nitelikli personal hakları savunulmuyor. Bunu yapacak organ devlet. Gençler yurtdışına kaçıyor diyorlar. Ben de gencim haklıyız kaçarız kimse de karışamaz.
Sorun niye kaçıyorlar. Sorun bu ülkenin 18 sene bedava okuttuğu gençler acaba neden kaçıyor veya kaçmayı kafalarında büyük bir oranda netleştirmişler? Bunu araştırmayıp alttan alttan vatan haini damgası yapıştırılıyor üstelik.

Herkesin ahiret inancı aynı kuvvette değil herkes her an öbür dünyayı düşünecek imanda değil bazıları da imansız. Manevi değeri yok. Manevi değerlerinin olması önemli değil. Kimse bu dünyaya zulüm ve acı çekmeye gelmedi. Herkesin insan gibi yaşamaya hakkı var bunu kafalarını duvara vura vura ANLAYACAKLAR.

Gençler yani bu ülkeyi kalkındıracak kişiler neden kaçıyor? Çünkü devlet eli ile dolandırılıyor, kandırılıyorlar. 200 tane üniversite var. Lafı dolandırmaya gerek yok. Çok üst seviyede bir üniversitede değilim ama o yüzden de bok atıyorum sanmayın. Bugün Celal şengörün ve diğerlerinin de dediği gibi Türkiye'de üniversite eğitimi YOK. Gençlerin aldığı eğitimden bir hayır gelmez. İş desen komik rakamlarla iş teklif ediliyor yeni mezunlara. Üniversite herkesin kafasında bir okul olarak görünüyor fakat üniversiteler bir okul DE-ĞİL-DİR. Bunu herkes anlayacak. Üniversite araştırma yeridir. Öğrenci oraya araştırmaya ve bilgi talep etmeye gelir. Diploma artık birşey ifade etmemeye başladı. Mezun sayısı çoğalıyor. Nerde çokluk orda bokluk. Siyasetin yanlışları yüzünden kandırılan binlerce insan var. Bunlar eğitim aldıklarını sanıyorlar. Mezunlar sadece istatistik nitelikli insan yok. Burada kendimi bunlardan dışarıda ve içeride tutarak bir youm yapmıyorum. Herkes okumak diploma almak zorunda değil. Bunu anlamayıp üniversitelerin olmayan kalitesini iyice düşürdük. Laboratuvardayız malzemeler bozuk boyuna. Her hafta malzeme bozuluyor bir tane. Neden? Ne sen sor ne ben cevaplayayım. Yine öyle böyle deney malzemezi buluyoruz Allah'a şükür.
Üstüne üstlük bunu anlamıyor ve üniversite eğitimini düzeltmeye çalışıyoruz asıl büyük sorun burada değil.

Eğitimin asıl sorunu en baştan başlıyor. Hafızası taptaze çocuklara 12 senede ingilizce öğretemeyen 20 senede 10-15 defa sınav sistemi ve müfradatı değiştirilmiş rezil bir eğitim öğretim sistemi var karşımızda. Standartlaşma yok. İnsanların yeteneklerini keşfetmek ve buna göre eğitim vermek yok. Yok oğlu yok. Standart yok yahu. Oyuncak mu bu orasını kurcala burasını kurcala sağını kurcala solunu kurcala. Doğru bir eğitim şekli vardır ve o devam ettirilir. Kaç senedir aynı yönetim var başımızda. Bunlar çözmeyecek de kim çözecek?


Üniversite meselesne tekrar dönmek istiyorum. Bakın yorum yapıyorum ama ben böyle değilim demiyrum sakın öyle anlamayın. Çalışma düzeni yok, disiplin yok. Araştırma yok. Makalesi olmayan makalesine atıfta bulunulmayan adamlar kalkmış rektör yapılmış. Böyle düzenden hayır mı gelir. Neler duydum neler söylesem olmaz.

Ekonomi konusunda da bir şey yok arkadaş. Suriyelilere 60-70 milyar dolar harcadık sözde. Neden sorusunun cevabı yok. Bunlara iş oluşturalım harcadıklarımızı ödettirelim desek o da yok. Ulan dünyada hayır elçisi bir biz mi kaldık? Ota boka referandum var suriyeli konusuna refarandum yok Bak sen işe.
Paramız düzgün harcanmıyor inanılmaz paralar toplandığı halde bu durum böyle. Köprü yapmak marifet değil unutun onu. Hastane yapıyoruz demek marifet değil. Ona buna hala randevu alamıyorum ben.

Cübbeli Ahmet hoca var kimi sever kimi sevmez ama bir sözünü beğenirim.
''Gavurun en azından dünya işi düzgün bizim dünya işimiz de bozuk ahiret işimiz bozuk.''

Tamamıyla katılıyorum ne dünya işimiz ne ahiret işimiz düzgün değil. Ben de dahil tecvidli kur'an okumaya bilen adam kaç tane var? Sorsan guslün şartlarını kaç adam bilir? Namazın 6 dış 6 iç şartını? Yahu bunlar hiçbirşey. En elzem olan imanın şartlarını sorsak kaç kişi teklemeden sayar?
Sokaktan adam çevirsek kaç kişi Türkçe bir cümledeki yazım yanlışlarını tespit edebilir. Okuduğunu anlama konusunda diplerdeyiz. Neden? Kitap üstüne kitap çeviren islam medeniyetinin varisleri kitap okumuyor. :D :D Patronlar hayvan olarak gördükleri işçilerin yorgunluktan kitap okuması ne kadar düşünülebilir ki zaten?
Vergi kaçırma desen tonla, sigortasız işçi çalıştırma desen tonla. Sorsan pek müslüman. Bunu diyenin dişlerini dökmek lazım.


Bu ülkenin insanı, insan gibi yaşamanın ne demek olduğunu bilmedği için seslerini de çıkartmıyorlar. Bu ülke düzelmeyecek düzelmeyecek DÜZELMEYECEK.

Bu ülkenin düzelmesi için peygamberler devri kapandı fakat ne bileyim bir evliya, ermiş olmadı 4. Murat vari bir tipleme lazım. Demir yumruk lazım. Veya o demir yumruk adalet olacak, hukuk olacak kuralların dışına çıkana kan kusturacak. Islah edici şart arkadaş şart. Daha da uzatırdım da gerek yok 15 dakikadır yazıyorum herahdle belki daha fazla.
 

OzkanK.

Dekan
Katılım
3 Eylül 2019
Mesajlar
9,459
Reaksiyon puanı
11,498
Puanları
113
Büyük devlet birlik beraberlik ve vatan millet sevgisi ile çalışarak olur kanısındayım.
Örneğin Almanya. Adamlar 2 kere dünya savaşında yenildi dümdüz oldular bölündüler bitti dediler. Ama halkı bir oldu çalıştı çabaladı ve adamlar şuan ekonomisi fazla veren ve avrupanın en güçlü ilk 2-3 devletinden biri. ( Almanya'da ekonomi kötüye gidince vatandaşları devletime iyi hizmet edemiyom daha fazla çalışmam lazım diye dertleniyormuş bizim ülkede nerde devletin malı deniz yee iç yat der )

Sonra Japonya mesela. Adamlara 2 atom bombası atılmış 2. dünya savaşında düm düz edilmiş. Ama adamlar birlik beraberlik içinde çalışarak bugünlere gelmişler. ( Japonlarda yıllık izin 5 günmüş. Devlet bir defa 14 gün izin verelim demiş japonlar ayaklanmış o kadar gün boş durulurmu diye. Hepsi çalışkan ve düzenli insanlar. Adamlar paralarını sadece devlet bankalarına yatırıyor ve devlete zarar olmasın diye ahım şahım harcamalar yapmıyorlar teknoloji devi bir ülke olmasına rağmen ihtiyacı yoksa harcama yapmıyor adamlar. En son devlet japonya'da eksi faiz vermeye başlamış vatandaş parasını çeksin harcasın diye adamlar genede çekmiyor eksi faiz varken )

Daha sonra Kore. Adamlar ikiye bölünmüş Kore savaşında bir sürü kayıp vermiş zarar etmiş. Ama adamlar tek yürek tek bilek olup çalışıp kazanmışlar birlik beraberlik için şuan ilk 10 ekonomi içindeler.

Bizde ise son 100 yıldır yok Laiklik elden gidiyor başını açacan yok ben kapatacam Ezan Türkçe'mi okunsun Arapça mı. Okullarda din eğitimi olsun mu olmasın mı Alevileri dinden sayalım mı saymayalım mı Kürtçe yasak olsun mu olmasın mı. Biz İran'mı oluyoz. Her 10-15 senede bir darbeler flan uğraştığımız işler ve enerjimizi tükettiğimiz konular bunlar. Bİr taraf kendini elit ve üstün görüyor karşı tarafa saf muhamelesinde bulunuyor. Diğer taraf onlara sallıyor flan sadece ayrıştırma var. Dİn üstünden meshep üstünden millet üstünden.
Son günlerin modasıda böyle kritik dönemlerde ne işimiz var Suriye'de yok Şehitler tepesi boş kalacak yok sen Amerikancı sen Ruscu yok sen ARAP sevdalısısın tarzı laftalamalar ömrümüz böyle geçiyor.
 
M

Murat Burç

SDN Okuru
Sonra Japonya mesela. Adamlara 2 atom bombası atılmış 2. dünya savaşında düm düz edilmiş. Ama adamlar birlik beraberlik içinde çalışarak bugünlere gelmişler. ( Japonlarda yıllık izin 5 günmüş. Devlet bir defa 14 gün izin verelim demiş japonlar ayaklanmış o kadar gün boş durulurmu diye. Hepsi çalışkan ve düzenli insanlar. Adamlar paralarını sadece devlet bankalarına yatırıyor ve devlete zarar olmasın diye ahım şahım harcamalar yapmıyorlar teknoloji devi bir ülke olmasına rağmen ihtiyacı yoksa harcama yapmıyor adamlar. En son devlet japonya'da eksi faiz vermeye başlamış vatandaş parasını çeksin harcasın diye adamlar genede çekmiyor eksi faiz varken )
Türkiye'de insan gibi çalışma şartları yok. Japonya ile bir tutulamaz burası kusura bakmayın. İnsanlar temel ihtiyaçlarını zor karşılıyor adata eşşek gibi çalışmasına rağmen.
 
M

Murat Burç

SDN Okuru
Çalışmadan önce birlik beraberlik yok işte onu anlatmaya çalışıyom. Patron işçiyi sömürdükçe sömüreyim 10 değil 100 kazanayım kafasında. Çalışan nasıl iştey kaytarırım nasıl oyalanırım kafasında. Karşılıklı anlayış ve özveri yok ki. Patron bunlar benim ülkemin insanı birlikte kazanacaz birlikte büyüyecez deyip fazla para verse işçide burada çalışıyor ekmek kazanıyoz bende daha özverili ve kaliteli çalışayım demesi gerekir kafasındayım ben.
Türkiye'de patronlar bu dediğinizi asla ve kata yapmaz. Sebepleri malum ama söylemek istemiyorum.
İnsanlar mutlu olmadığı işte neden özveri ile çalışsın söyler misiniz? Patronlar kesinlikle haksız konumda.

Devlet demir yumruğunu koyacak bu kadar basit.
 

cengaver51

Dekan
Katılım
5 Nisan 2009
Mesajlar
5,118
Reaksiyon puanı
169
Puanları
63
başta özümüze dönmeliyiz geçmişi hatırlamalıyız sonrası;

- eğitim sisteminin milli olması gerekli
- devlet adamlarının liyakat ile görev verilmeli
-köylü halkımızı iyi eğitmeli ki şehirdekileride eğitmiş olacaz bu sayede
- çifcimizi desteklemeli tarım ve hayvancılığa önem verilmeli
- milli iş insanlarına destek olunmalı
- komşularımızla ilişkileri sıkı tutmalı en az 50 yıllık planlar yapılmalı olumlu anlamda ve stratejik olarak
- ordumuzu güçlendirmeli teknolojik açıdan yatırımlar yapılmalı
- bilime önem verilmeli bilim adamları korunmalı
- su polıtikaarımız uzun vadeli olmalı
- düşmanca davranan ülkelere en ağır cevap verilmeli polıtık ve askerı olarak
- yer altı kaynaklarımız iyi değerlendirilmeli
 

xPhoenix06

Profesör
Katılım
5 Mayıs 2018
Mesajlar
2,779
Reaksiyon puanı
2,182
Puanları
113
Biraz sert olacak ama tüm cahilleri öldürerek ve eğitime çok ama çok daha fazla önem vermek.
 

OzkanK.

Dekan
Katılım
3 Eylül 2019
Mesajlar
9,459
Reaksiyon puanı
11,498
Puanları
113
Biraz sert olacak ama tüm cahilleri öldürerek ve eğitime çok ama çok daha fazla önem vermek.
İlk kurşunu kendi kafana sıkarak başlamalısın.
Bir laf vardır Tahsil cehaleti alır eşeklik baki kalır diye. Komik gelecek belki ama dünyada en çok insanın ölümüne neden olanlar hep iyi tahsilli ve eğitimli insanlardır. Cahil ve bilinçsiz insan en kötü kendini öldürür.
 

RoketLiSaVasTReni

Profesör
Katılım
2 Haziran 2014
Mesajlar
4,766
Reaksiyon puanı
2,554
Puanları
113
Yaş
122
Söylemesi basit uygulaması yetkisi olanlar için başarması söylemesinden de basit. Ben şaşıyorum tüm dünyadaki yöneticilere özellikle ülkemizde. Hoş burayı karıştırırsak sıkıntı çıkar ama.


Yapılması gereken ilk şey ne eğitim, ne ekonomi ne de askeriye, ne siyaset, ne yatırım( ekonomiye giriyor zaten). Yapılması gereken ilk şey adalet ve denetim mekanizmasını sağlamlaştırmak ve doğrulaştırmak.

Türkiye'de ceza alması gereken hiçkimse ceza almıyor. En yakın örnek dün milletvekilleri mecliste kavga çıkardı. Aç bakayım soruşturmayı ver 3 ay maaş kesintisi daha çıkıyor mu kavga gör.

Hırsızlık, arsızlık, torpil, vergi kaçırma, tecavüz, cinayet bunları tamamen bitirmek tek bir yeri düzelterek imkansız çünkü bunlar çeşitli sebeplere bağlılar fakat adam gibi bir adalet ve denetleme mekanizması kurarsan çok büyük çoğunluk bunları yapmaya cesaret edemez. Hukuk sosyal medya le manipüle edilir hale geldi. Ceza alması gerekenler sosyal medya tepkisi ile ceza alıyor. Nüfuzu, parası olanın gükmü geçiyor.

Gelir adaleti yok, yine adalet konusu aslında. İşçi hakları, çalışan hakları, nitelikli personal hakları savunulmuyor. Bunu yapacak organ devlet. Gençler yurtdışına kaçıyor diyorlar. Ben de gencim haklıyız kaçarız kimse de karışamaz.
Sorun niye kaçıyorlar. Sorun bu ülkenin 18 sene bedava okuttuğu gençler acaba neden kaçıyor veya kaçmayı kafalarında büyük bir oranda netleştirmişler? Bunu araştırmayıp alttan alttan vatan haini damgası yapıştırılıyor üstelik.

Herkesin ahiret inancı aynı kuvvette değil herkes her an öbür dünyayı düşünecek imanda değil bazıları da imansız. Manevi değeri yok. Manevi değerlerinin olması önemli değil. Kimse bu dünyaya zulüm ve acı çekmeye gelmedi. Herkesin insan gibi yaşamaya hakkı var bunu kafalarını duvara vura vura ANLAYACAKLAR.

Gençler yani bu ülkeyi kalkındıracak kişiler neden kaçıyor? Çünkü devlet eli ile dolandırılıyor, kandırılıyorlar. 200 tane üniversite var. Lafı dolandırmaya gerek yok. Çok üst seviyede bir üniversitede değilim ama o yüzden de bok atıyorum sanmayın. Bugün Celal şengörün ve diğerlerinin de dediği gibi Türkiye'de üniversite eğitimi YOK. Gençlerin aldığı eğitimden bir hayır gelmez. İş desen komik rakamlarla iş teklif ediliyor yeni mezunlara. Üniversite herkesin kafasında bir okul olarak görünüyor fakat üniversiteler bir okul DE-ĞİL-DİR. Bunu herkes anlayacak. Üniversite araştırma yeridir. Öğrenci oraya araştırmaya ve bilgi talep etmeye gelir. Diploma artık birşey ifade etmemeye başladı. Mezun sayısı çoğalıyor. Nerde çokluk orda bokluk. Siyasetin yanlışları yüzünden kandırılan binlerce insan var. Bunlar eğitim aldıklarını sanıyorlar. Mezunlar sadece istatistik nitelikli insan yok. Burada kendimi bunlardan dışarıda ve içeride tutarak bir youm yapmıyorum. Herkes okumak diploma almak zorunda değil. Bunu anlamayıp üniversitelerin olmayan kalitesini iyice düşürdük. Laboratuvardayız malzemeler bozuk boyuna. Her hafta malzeme bozuluyor bir tane. Neden? Ne sen sor ne ben cevaplayayım. Yine öyle böyle deney malzemezi buluyoruz Allah'a şükür.
Üstüne üstlük bunu anlamıyor ve üniversite eğitimini düzeltmeye çalışıyoruz asıl büyük sorun burada değil.

Eğitimin asıl sorunu en baştan başlıyor. Hafızası taptaze çocuklara 12 senede ingilizce öğretemeyen 20 senede 10-15 defa sınav sistemi ve müfradatı değiştirilmiş rezil bir eğitim öğretim sistemi var karşımızda. Standartlaşma yok. İnsanların yeteneklerini keşfetmek ve buna göre eğitim vermek yok. Yok oğlu yok. Standart yok yahu. Oyuncak mu bu orasını kurcala burasını kurcala sağını kurcala solunu kurcala. Doğru bir eğitim şekli vardır ve o devam ettirilir. Kaç senedir aynı yönetim var başımızda. Bunlar çözmeyecek de kim çözecek?


Üniversite meselesne tekrar dönmek istiyorum. Bakın yorum yapıyorum ama ben böyle değilim demiyrum sakın öyle anlamayın. Çalışma düzeni yok, disiplin yok. Araştırma yok. Makalesi olmayan makalesine atıfta bulunulmayan adamlar kalkmış rektör yapılmış. Böyle düzenden hayır mı gelir. Neler duydum neler söylesem olmaz.

Ekonomi konusunda da bir şey yok arkadaş. Suriyelilere 60-70 milyar dolar harcadık sözde. Neden sorusunun cevabı yok. Bunlara iş oluşturalım harcadıklarımızı ödettirelim desek o da yok. Ulan dünyada hayır elçisi bir biz mi kaldık? Ota boka referandum var suriyeli konusuna refarandum yok Bak sen işe.
Paramız düzgün harcanmıyor inanılmaz paralar toplandığı halde bu durum böyle. Köprü yapmak marifet değil unutun onu. Hastane yapıyoruz demek marifet değil. Ona buna hala randevu alamıyorum ben.

Cübbeli Ahmet hoca var kimi sever kimi sevmez ama bir sözünü beğenirim.
''Gavurun en azından dünya işi düzgün bizim dünya işimiz de bozuk ahiret işimiz bozuk.''

Tamamıyla katılıyorum ne dünya işimiz ne ahiret işimiz düzgün değil. Ben de dahil tecvidli kur'an okumaya bilen adam kaç tane var? Sorsan guslün şartlarını kaç adam bilir? Namazın 6 dış 6 iç şartını? Yahu bunlar hiçbirşey. En elzem olan imanın şartlarını sorsak kaç kişi teklemeden sayar?
Sokaktan adam çevirsek kaç kişi Türkçe bir cümledeki yazım yanlışlarını tespit edebilir. Okuduğunu anlama konusunda diplerdeyiz. Neden? Kitap üstüne kitap çeviren islam medeniyetinin varisleri kitap okumuyor. :D :D Patronlar hayvan olarak gördükleri işçilerin yorgunluktan kitap okuması ne kadar düşünülebilir ki zaten?
Vergi kaçırma desen tonla, sigortasız işçi çalıştırma desen tonla. Sorsan pek müslüman. Bunu diyenin dişlerini dökmek lazım.


Bu ülkenin insanı, insan gibi yaşamanın ne demek olduğunu bilmedği için seslerini de çıkartmıyorlar. Bu ülke düzelmeyecek düzelmeyecek DÜZELMEYECEK.

Bu ülkenin düzelmesi için peygamberler devri kapandı fakat ne bileyim bir evliya, ermiş olmadı 4. Murat vari bir tipleme lazım. Demir yumruk lazım. Veya o demir yumruk adalet olacak, hukuk olacak kuralların dışına çıkana kan kusturacak. Islah edici şart arkadaş şart. Daha da uzatırdım da gerek yok 15 dakikadır yazıyorum herahdle belki daha fazla.
Sonuna kadar sıkılmadan okudum ve hak verdim hepsine helal olsun her yerde paylaşılıp okutulması gereken güzel tespitler var.Ben de bu ülkenin düzeleceğine inanmıyorum bizden çok sonraki nesiller belki görebilir artık yıl 2500 mü olur kaç olur orası bilinmez.
Ben sadece şunu söyleyeyim çalışmadan hiçbişi olmuyor ama çalışınca da hayatını resmen patronlara adıyorsun depresyona kadar bile yolu var.
 
Üst