Başbakan Erdoğan'ın oğlu bedelli askerlik yapacak...

byuCk

Doçent
Katılım
10 Eylül 2007
Mesajlar
960
Reaksiyon puanı
1
Puanları
18
EEE ne var bunda? Başlığı da öyle bir atmışsınız ki...
 

KAZUYA

Doçent
Katılım
28 Eylül 2008
Mesajlar
771
Reaksiyon puanı
20
Puanları
0
neden zorunuza gidiyor anlamadim. adam okumus egitimli yurt ici veya yurt disinda gorev yapiyor kaldiki soz ettiginiz adam dunya bankasinda calisiyor. sende oku sende bir baltaya sap ol askerlikle isin olmasin.
 

destroyeronline

Öğrenci
Katılım
30 Haziran 2009
Mesajlar
2
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
ne kadar basit geliyor degilmi arkadaslar yurtdisinda calisanlara verilen bu hak. 3 yil dediginiz sure 1095 gun hafta sonu ve resmi tatiller cikartildiginda 4,5 yila yakin bi sure ediyor bulundugunuz ulkeye gore. bi de bulundugunuz ulkeye gore degisen odemeler var 7000-10000 dolar arasinda degisiyor. ben de yurtdisinda calisiyorum 2 yildir inanin sandiginiz kadar basit degil bazi seyler.askere gitmeme 4 ay kala calistigim sirket beni yurtdisindaki subesine atadi.dolayisiyla askere gitme isi maalesef askida kaldi.bazilariniz diyecek ki askerligini yapip gitseydin, o kadar basit olmuyo maalesef sans kapiyi bazen caliyo. 3-5 tane varlikli aile cocugu gorup yurtdisinda essek gibi calisanlarla ayni kefeye koyup yorum yapmayin lutfen. herkes yurtdisina askerden kacmak icin cikmiyor. sizin 15 yada 18 ay cektiginiz gurbet hasretini biz burda attigimiz her adimda yasiyoruz. amacim kimseyi kirmak yada kimseyle polemik yasamak degil forumu asagi yukari 1 yildir takip ediyorum ama uye olmamistim. eger sizi inciltecek bir sey yazdiysam hepinizden ozur dilerim.
 

jascuha

Asistan
Katılım
6 Temmuz 2008
Mesajlar
220
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
arkadaşlar yazdıklarınıza dikkat edin heleki bu zenginlerin bedeli askerlik yapışını içinize sindiremiyorsanız yazdıkalarınıza dikat edin çünkü yorumlarınız sansüre ugruyor yayınlanmıyor sadce bilgi vereyim dedim okdar yazı yazıp yayınlanmadıgını gorunce tekrar yazmak yerine bu bilgiyi vereyim dedim sizlere...
 

ulash

Doçent
Katılım
8 Nisan 2008
Mesajlar
820
Reaksiyon puanı
10
Puanları
18
Baba Türkiye'yi yönetiyor oğul dünya bankasında yurtdışında çalışmakta. Neden? Çünkü Türkiye yaşanacak yer değil! E o zaman yönetilecek yer de değildir canım. Ne işiniz olur burada.
 

emubaltaci

Rektör
Emektar
Katılım
21 Kasım 2005
Mesajlar
18,863
Reaksiyon puanı
129
Puanları
243
arkadaşlar yazdıklarınıza dikkat edin heleki bu zenginlerin bedeli askerlik yapışını içinize sindiremiyorsanız yazdıkalarınıza dikat edin çünkü yorumlarınız sansüre ugruyor yayınlanmıyor sadce bilgi vereyim dedim okdar yazı yazıp yayınlanmadıgını gorunce tekrar yazmak yerine bu bilgiyi vereyim dedim sizlere...
kafadan uydurmayalım lütfen. ne sansürü?
 

bohongtw

Doçent
Katılım
5 Haziran 2009
Mesajlar
829
Reaksiyon puanı
27
Puanları
0
birincisi bu yuk flan degildir

ikincisi vatana hizmet yalnizca elinde silah cephede vurusmak ile olmaz
ucuncusu bu osmanlida da boyleydi ilmiye sinifi askerlik islerinde farkli bir pozisyonda idi
dorduncusu madem ki artik savaslar cepheden ziyade politik alanlarda ,kisaca masada veriliyor o halde egitimin de bu yonde olmasi gayet zaruri
besincisi buna gariplik denmez bu onurdur
 

respector

Asistan
Katılım
15 Mart 2009
Mesajlar
475
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
birincisi bu yuk flan degildir

ikincisi vatana hizmet yalnizca elinde silah cephede vurusmak ile olmaz
ucuncusu bu osmanlida da boyleydi ilmiye sinifi askerlik islerinde farkli bir pozisyonda idi
dorduncusu madem ki artik savaslar cepheden ziyade politik alanlarda ,kisaca masada veriliyor o halde egitimin de bu yonde olmasi gayet zaruri
besincisi buna gariplik denmez bu onurdur

türkçe karakterleri yazamamandan anladığım kadarıyla yurtdışında yaşıyorsun ve ya askerliğini bedelli yaptın ya da öyle yapmak için fırsat kolluyorsun.

Yanılma payımı saklı tutarım ama bana öyle geldi. :wink:

Bu arada askerliğini bedelli yapanlara kışlada "Ayşecik" denir. Bu da yasaklansın ister misiniz? Allah korusun psikolojileri falan etkilenir de hava değişimi almaya kalkarlar.

Soruyorum size "Özgürlük satın alınabilir mi?"

O zaman Türk'üm diyen herkesin yolu ya o kışladan 15 aylığına geçecek ya da bizim gibilerin de seçme şansı olacak. Ya da daha güzeli; aldığın o bedel var ya... Onu vereceksin memleketimin dört bir yanından gelen garip Mehmetçiğime (öyle keserek değil, hepsini) Dönüşte kendine düğün parası, traktör parası, iş kurma parası yapacak o da biraz gün yüzü görecek.
 

lazuri

Doçent
Katılım
20 Mart 2008
Mesajlar
918
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Bu Konu ile alakası yok ama ben yine de koyayım dedim.Daha önce yayınlandıysa özür dilerim.

Geçmisten bir olay: Bir cinayet vakası

:
Ünlü zatın oğlu kırmızı ışıkta durmadan geçiyor, pesine takılan ekipten
kurtulmak için hızlanırken ilerde ünlü bir sanatçıya
çarpıyor...
ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan sanatçı 6 gün sonra ölüyor.

Karakola götürülen delikanlıya polislerin ehliyet
sormaması sanatçının

esinin dikkatini çekiyor. Polislere
hatırlattığında: Siz ukalalık etmeyin biz ne
yapacağımızı biliriz, gibi bir cevap alıyor.


Kazadan sonra belediye arazözleri kazanın olduğu mahalle
gelip caddeyi bastan aşağı yıkıyor ve 35 metrelik fren izini
tamamen siliyorlar.

Delikanlıya kazadan sonra, üç ay
önce verilmiş gibi ehliyet düzenleniyor.

Sanatçının kocası hakim çocuğun ehliyeti olmadığını, düzmece

Ehliyet verildiğini söylediğinde
adam:
- Ne siz koskoca belediye başkanını sahtecilikle
mi
suçluyorsunuz, diye

azar işitiyor... Olayı gören tanıkların hepsi tehdit
edilip

korkutuluyor.

Sanatçının kocası aile meclisini
topluyor.

Bakıyorlar ki polis, adalet, belediye hep
birlikte
olmuş
üzerlerine

geliyor. Mecburen olayın pesini
bırakıyorlar.
Sonuçta mahkeme

trafik
canavarı genci 3 ay hapse mahkum
ediyor... O da 1998' in
fiyatıyla 540
bin

lira cezaya çevriliyor. Sen sağ, ben
selamet;
güzide sanatçı
Sevim
Tanürek

gitti gider. Bu olayi Sevim Tanürek'in esi, Emin
Çölaşan'a

yukarıdaki
satırlarla
anlatmış

Sözü geçen katil
delikanlı İstanbul'un o zamanki belediye

baskanı Recep
Tayyip Erdoğan'ın
oğlu...

Kaynak: Wardom Geçmişten bir olay: Bir Cinayet Vakası (Recep Tayyip Erdoğanın Oğlunun...) - Wardom.Org



Ehliyeti sahte
Sevim Tanürek'in yakınları, sanatçının öldüğü trafik kazasını yapan Tayyip Erdoğan'ın oğlunu ehliyet sahtekârlığı ile suçladılar. SANATÇI Sevim Tanürek'e çarparak ölümüne neden olduğu gerekçesiyle 5 yıla kadar hapsi istenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan'ın yargılanmasına başlandı.
Erdoğan'ın oğlunun çarptığı Tanürek öldü

İSTANBUL - MİLLİYET



İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan'ın kullandığı otomobille çarpması sonucu ağır yaralanan ses sanatçısı Sevim Tanürek (64) tedavi gördüğü hastanede öldü.
Geçen pazartesi günü meydana gelen kazadan sonra kaldırıldığı Alman Hastanesi'nde yoğun bakıma alınan, beyninde ödem oluşması ve beyin kanaması riskiyle ameliyat edilen Tanürek, suni solunum cihazına bağlanmıştı. Hastanede kaldığı sürede hayati tehlikeyi atlatamayan ve durumu giderek ağırlaşan Tanürek, dün sabaha karşı hayata veda etti.
Kaynak: Wardom Geçmişten bir olay: Bir Cinayet Vakası (Recep Tayyip Erdoğanın Oğlunun...) - Wardom.Org
Tanürek, bugün saat 11.00'de TRT İstanbul Radyosu önündeki tören ve Şişli Camii'nde kılınacak öğlen namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Şişli Abide - i Hürriyet Caddesi'nde meydana gelen kazada, Erdoğan'ın kullandığı 34 ABR 93 plakalı Opel marka otomobilin çarptığı, TRT İstanbul Radyosu sanatçılarından Tanürek'e önce Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırıldı, buradan da Alman Hastanesi'ne sevk edilerek yoğun bakıma alındı.
Şişli Adliyesi'ne çıkarılan ve Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı Turgay Babacan tarafından sorgulanan Erdoğan hakkında Şişli Cumhuriyet Savcısı Nihat Ergün tarafından "tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu hayati tehlike arzedecek şekilde yaralanmaya neden olmaktan" üç aydan 20 aya kadar hapis cezası istemiyle Şişli Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.
Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Erdoğan'ın, Tanürek'in ölümü üzerine suçun mahiyeti değiştiğinden tekrar sorgulanabileceği ve ek iddianame düzelenerek tutuklanmasının istenebileceği belirtildi.




UNUTTURULAN GERÇEKLER…

Bu olaya şüpheyle yaklaşan arkadaşların şüpheciliği güzel de öte yandan hafızamız ne kadar zayıf. Bu gerçek ve yaşanmış bir olaydır. Şimdi arşivdeki haberlerden yararlanıp size biraz hatırlatmalarda bulunayım.
Meraklısına not: Gazeteciyim

Bu olay 1998’in 11 Mayıs’ında oldu. O dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan RTE’nin oğlu Ahmet Burak, yaya geçidinden karşıya geçen ses sanatçısı Sevim Tanürek’e çarparak ölümüne neden olmuştu.

Şişli Etfal Hastanesi'ne kaldırılan Tanürek, Alman Hastanesi'nde ameliyat edildi fakat bir süre sonra yaşamını yitirdi. Sevim Tanürek, hastanede yaşam mücadelesi verirken olay sırasında annesi Emine Erdoğan'a ait 34 ABR 93 plakalı Opel otomobili kullandığı ortaya çıkan Erdoğan saat 18.00'de Şişli Adliyesi'ne gizlice getirilip, Nöbetçi Savcı Turgay Babacan tarafından sorgulandı. Savcı, Erdoğan'n polis ifadesini yeterli görüp, tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Erdoğan hakkında "Dikkatsizlik ve Tedbirsizlik ile Hayati Tehlike Teşkil Edecek Derecede Yaralamaya Sebebiyet Vermek" suçundan Asliye Ceza Mahkemesi'nde TCK 459/2 maddesi uyarınca 3 aydan 20 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Erdoğan'ın, trafik raporunda "dalgın olarak araç kullandığı için tali kusurlu" olduğu, Tanürek'in, duran taşıtların önünden yola çıktığı için hatalı olduğu ifade edildi. Erdoğan'ın kusur oranı, 3/8 olarak belirlendi.
Ahmet Burak Erdoğan o dönemde 19 yaşındaydı ve Bilgi Üniversitesi’nde okuyordu. Tanürek’in hastanede yaşamını yitirmesi üzerine ek iddianame düzenlendi ve 2 yıl ceza istemi 5 yıla çıkarıldı. Tanürek’in ailesi de mahkemede Ahmet Burak Erdoğan’ın ehliyetsiz olduğu ve ehliyetinin geriye dönük olarak düzenlendiğini ileri sürdü. Duruşmalara gitmeyen Erdoğan'ın avukatı Kadir Kartal, müvekkilinin İngiltere'de dil öğrenimi gördüğünü söyledi.Tanürek'in ailesi, yargılama sürecinde hastane masrafı ve mezar ihtiyacının, dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan tarafından karşılandığı gerekçesiyle şikayetlerini geri aldılar.
Mahkeme, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden kazayla ilgili rapor istedi. Başında Makina Mühendisi Eyüp Çakmak'ın bulunduğu daire 4 Ocak 2000 tarihinde sanık Ahmet Burak Erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu düzenledi ve 8/8 kusurun, ölen yaya Sevim Tanürek'te olduğunu bildirdi. Mahkeme, bu rapor doğrultusunda 2 Haziran 2000 tarihli duruşmada oğul Erdoğan'ın beraatine karar verdi. Gerekçede, suçun manevi unsurunun oluşmadığı öne sürüldü.
Oğul Ahmet Burak Erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu düzenleyen Adli Tıp uzmanı Eyüp Çakmak, kısa süre önce bu görevinden istifa etti ve kadrosu Adalet Bakanlığı'ndan alınarak, Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı TDİ'ye Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Adli Tıp'çı Çakmak, TDİ Genel Müdürü Burhan Külünk'ün yardımcısı oldu.
Recep Tayyip Erdoğan'ın, ses sanatçısı Sevim Tanürek'e otomobiliyle çarparak ölümüne neden olan oğlu Ahmet Burak Erdoğan için "tamamen kusursuz" raporu vererek beraatini sağlayan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi Başkanı Eyüp Çakmak, Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ne (TDİ) Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı.
Ahmet Burak Erdoğan, Tanürek'e çarparak ölümüne sebep olduğu zaman İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisiydi. Olayın hemen ardından İngiltere'ye dil okuluna giden Erdoğan, Londra'da ekonomi okudu. Erdoğan, Ülker ürünlerinin Anadolu yakasındaki dağıtımcılığını yapıyor.



TAYYİP'İN AÇIKLAMASI
Tayyip Erdoğan'ın avukatından gelen açıklama şöyle:
‘‘17.6.2001 tarihli yazınızda sözü geçen olayda kusurun tamamının merhum Sevim Tanürek'e ait olduğu saptanmış ve bu olguya göre Ahmet Burak Erdoğan'ın beraatine 2.6.2000 tarihinde karar verilmiştir. (Sevim Tanürek'in kocası) Ahmet Ürek ile oğlu Cavit Ürek, mahkemeye sundukları 8.1.1999 tarihli dilekçeleri ile şikáyet ve müdahaleden vazgeçmişlerdir. Yazınızda gerek ehliyet, gerek kaza anı ve sonrası ve gerekse yargılama aşamalarında iddia ettiğiniz şekilde bir durum hiçbir zaman olmamıştır.’’
 

respector

Asistan
Katılım
15 Mart 2009
Mesajlar
475
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
askere kısa dönem olarak gittim. ilk gün, diğer kısa dönemlerle birlikte alay komutanlığında toplandık. alay müsait olmadığı için, bizim yakın bir ilçede bulunan komando birliğine gönderileceğimiz, orada eğitim aldıktan sonra, ilçelere dağıtılacağımız söylendi.

ilk günün gecesinde ulaştık komando birliğine. bizleri kayıt işlemlerinden sonra yatakhanelere aldılar. ilk gün, heyecan nedeniyle çevremi gözlemleyemedim. zaten saat çok geçti, yorgunduk. uyumak için battaniyeyi çektim başımın üstüne kadar. "ne işim var burada" diye düşündüğümden uykuya dalabilmek saatler sürdü.

askere gittiğimde yaşım 28'di. o tarihe kadar, ne zaman haberlerde "iki komando şehit oldu" benzeri cümleler duysam, gözümün önüne dev gibi silahlarla donatılmış dev gibi adamlar gelirdi. sabah uyandırıldık. çok erkendi saat. kahvaltı için salona indik. ortalıkta bir sürü çocuk... benim gözlerim dev gibi silahlarla donatılmış dev gibi adamları arıyordu.

giyinip ilk içtimaya çıktık. üzerimizde sivil kıyafetlerimiz var. saçlar uzun, sakallar bir haftalık en azından. sonra kahvaltıda gördüğüm çocukları gördüm. komandoları yani. hayalimdeki gibi değillerdi. evet, dev gibi silahlarla donatılmışlardı... ama dev gibi adamlar değillerdi.

kısa süre içinde rutin işlemlerden geçirildik. saçlar ve kirli sakal gitti. asker kıyafetlerimizi giydik. eğitim günleri başladı. komandolar çok saygılıydılar ama zaman geçtikçe benim komandoluk kurumuna olan saygımı (!) yerle bir ettiler. "uzun eşek oynayan, gece koğuşta elim sende tripleriyle koşturan komando mu olur anasını satayım" düşüncelerine dalıyordum.

eğitim eğlenceliydi. komutanlarla dalga geçiyorduk, kendi aramızda şakalışıyorduk. yaz kampı gibiydi resmen. komandolar bizden ayrı bir alanda eğitim alıyorlardı. biz öğle yemeği sırasına güle oynaya girerken, onların üstü başı kir içinde, elleri yüzleri çizikler içinde oluyordu. bazı geceler sirenler çalıyor, onlar koridorlarda koşturup kayboluyorlardı. uykulu gözlerle baktığımız komutan, "siz uyuyun gençler" diyordu. sıcacık yatağımıza dönüyorduk.

üst evreler daha bir "adam" olmuşlardı. alt evre, yani en genç ve acemi olanlar, sürekli yanımıza geliyor, sohbet ediyorlardı. güzel çocuklardı. izmirli, hataylı, urfalı, bursalı... bizim, koğuşta, nöbetçiye aldırdığımız viskiyi gizli gizli içtiğimiz bir gece, nöbetçi subayın sesi geliyordu alt evrenin koğuşundan. "ölürsün!", "böyle yaparsan ölürsün!", "emirlere uymazsan ölürsün!". emre itaat etmemek değil de, aslında sadece emri anlamamış olan izmirliyi dövüyordu komutan. bir taraftan dövüyor, bir taraftan "ölürsün!" diyordu. kapı aralığından gördüğüm o sahne, içtiğim viskiyi hayatımın en tatsız içkisi yapmaya yetti. bir sabah sonra içtimada, aynı komutan ve komando birbirlerine sarılıyor, güreşiyorlardı. anlamıyordum.

ilk ayın ve yemin töreninin sonrasında, kısa dönemlerin dağıtımı oldu. ben, deniz kenarında şirin bir ilçe çektim. daha şanslı olanlar, il alay komutanlığına gittiler. komandolar orada kaldı.

ilçe karakolunda işler rutindi. her gün aynı. askerlik yapanlar bilir... gün saymaca oynuyorduk. ara sıra, komando birliğindeki çocuklar arıyorlardı santralden.

- çavuşum nasılsın?
- çavuşum şafak kaç?
- çavuşum özledik...

bir dönem aramadılar. çok da takmıyordum kafaya aslında. bir akşam, sıkıntıdan santrale geçip aradım çocukları. telefonda urfalı bekir...

- ulan vefasız urfalı, niye aramıyorsunuz?!
+ tunceli'deydik çavuşum. (ses bok gibi)
- yedin lan askerliği... şafak kaç?
+ çok afedersin, sikeyim şafağını çavuşum.
- (zaman dursun da gerisini duymayayım sessizliği)
+ çavuşum... izmirli sizlere ömür... hataylı ile bursalı da!
- ...

en alt evre olan, daha önce bahsettiğim tim, tunceli'ye göreve gitmiş. 15 kişi gidip, 12 kişi dönmüşler.

ben şanslıydım. güzel bir şehirde, çakma bir burjuva ailede doğdum. o şehrin en iyi lisesinde okudum. iyi bir devlet üniversitesinde lisans, aynı üniversitede ve ek olarak iyi bir vakıf üniversitesinde master yaptım. tüm bunlar bana, koğuşta viski içmek, yemin törenine geceden kalma şekilde katılmak, sürünmemek, delicesine koşmamak, aç kalmamak, kirlenmemek, ölmemek olarak geri döndü askerliğimi yaparken.

tanım yapmak gerekiyor değil mi şimdi?! yapalım o zaman: bedelli askerlik, askerliğin bir bedel ödeyerek yapılmasıdır. bazıları bu bedeli amerikan doları ile; bazıları hayatıyla öder.

bedelli askerlik veya farklı askerlik süreleri üzerine düşünmek büyük bir ikileme düşürür beni. susmayı tercih ederim her zaman. neresinden tutsan elinde kalır çünkü. zengin/fakir ayrımı, tahsilli/cahil eşitsizliği, torpilli/gariban haksızlığı...

- ülke, yüksek vergi verenin mi, yoksa köylü hala milletin efendisi mi?!
- meslek lisesi mezunu genç mi daha faydalı ülkeye, yoksa vasıfsız olan açık öğretim mezunu mu?!
- ilerleyen yıllarda profesör olacak bir genç mi siper olmalı kurşuna, yoksa hayatı boyunca çobanlık yapacak olan mı?
- eşitlik kavramı nedir? cevap ne olursa olsun, neden bazıları daha eşit?
- ülkeye daha az faydalı olmanın bedeli ölmek midir?
- ülke için ölmek nedir?
- o değil de, bir ülke, askerlik bedelini neden bir başka ülkenin para birimi üzerinden tartışır?

bilmiyorum cevapları. aslına bakarsanız, silahlar neden var, onu bile bilmiyorum. kendi adıma, ne zaman aklıma gelse urfalı bekir ile olan telefon görüşmem, tek bir şeyi bildiğimden eminim olurum:

ben de hakkınız kaldı izmirli, hataylı ve bursalı... hakkınızı helal edin!
Kaynak: ekşi sözlük/bedelli askerlik/sayfa:13 yazan: Si murg
 

by_erdal21

Asistan
Katılım
28 Eylül 2007
Mesajlar
236
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Sistem ülkede öyle güzel işliyorki herkes kaderci olmuş.Bu kader değil sadece yırtmak için yurtdışında çalışmak.Onlar için hak senin için 15 ay yapmak hak.Üniversite mezunları, kısa dönem yapanlar neden 5.5 ay yapıyor.Yedek subaylar 12 ay yapıyor.
1-3 nöbeti tutup hava eksi 20'nin altına düştü diye o nöbeti 15 dakika yada yarım saat şeklinde tutup, gece yarısı 2 saatlik nöbeti 4-8 defa gidip gelerek tutsaydınız böyle savunmazdınız.Nöbet yerinizde yarım saatlik mesafede hesaplayın o gece uyku yok.Şunu da belirteyim yazıcı olarak görev yaptım.Bahsettiğim nöbetleri de tuttum.Çok kişinin askerliğini uzatmak için emir gereği mahkeme kağıtlarını hazırladım.Nöbette bir yere dayanır,oturur,uyur,radyo kullanır.Ama beyzademizin böyle bir riski omayacak.21 gün dişini sıkacak(!) işte.
Askerde harcadığın paranın haddi hesabı olmuyor.15 ay,bir yılda boş dursan 25 ay diyelim.Aylık 1000 TL maaş desek 25000TL'lik bir paradan oluyoruz.Harcadığını hesaba koymayalım bile.Anlayacağınız öyle basit bir durum değil her taraftan darbe yiyoruz.Tabi ya biz döviz göndermiyoruz memlekete.Burdaysak gönderemeyiz nasıl gönderelim.
 

kuruwa

Asistan
Katılım
2 Ekim 2007
Mesajlar
213
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
kaza olayınıda duyduk ama konuya dönelim iki oğul bursla okumusluk parası yoktuda babalarının hak yemek ordan başlamakta neden se ikiside yutdısında hatta birisinin gemiciği var yatırımlar yutdısına sanki turkıyede bir şey olsa apar topar oraya kaçacaklar izleniminde gerçi akıllı mantıklı düşünene izlenimde değil oraya kaçacaklar birisi çürük raporlu ama turkıye ye gelsın inceleyim denildi ama gerçekten olsa göğsünü gere gere gelirdi diğeride bedelli ................kaza oalyı zaten kafadan doğru inceleyin çifte standartlı ülkemden görüntüler ama uyanmayan halk lada bundan ötesini beklemek te polyanavcılıktan başka bir şey değidir zaten
 

Elbruz46

Rektör
Katılım
22 Şubat 2008
Mesajlar
11,938
Reaksiyon puanı
1,338
Puanları
293
Eğer askerlik yapılacaksa, herkes eşit bir şekil ve sürede yapmalı. Savaşa gideceğimiz zaman da bu insanlar Bedelli mi yapacaklar? :hammer:

O zaman dışarıda ki gibi serbest olsun da biz de ne kadar yapacağımıza ya da yapıp yapmayacağımıza karar verelim.

Neden bu ülkenin yükü hep gariplerin üzerinde... Bu yasayı koyan ve koruyanlar kim...?

Bence bedelli askerlik yasası Anayasaya aykırıdır.


Yaw hep gariplerin üstünde mi
Sallama arkadaşım...

Benim arkadaşım da bu yasadan yararlanıyor...
Şu an Arabistanda çalışıyor..
İŞÇİ ( YANİ GARİBAN)

Arkadaşım yurtdışında 3 yıldan fazla çalıştığı için bedelli yapacak... Zengin olduğu için değil... Arkadaşım kendisi hesap etti bedelli fiyatıyla 15 ay askerlik süresini... 15 ay yurt dışında çalıştığında hem işinden olmuyor hem de askerlik parası çıkmış oluyor...

Yani bu Başbakan ın oğlu için yapılan bir ayrıcalık değil benim İŞÇİ arkadaşımın da yararlandığı bir ayrıcalık...

Sen uzun dönem askerlik yaptın diye millet de o kadar yapmak zorunda değil...

Muhalif olmak için gündem yaymak için böyle haberlerin arkasına sığınmayın...

Erdoğan ı Başbakan lığını eleştirecekseniz hükümet olarak yaptıklarını eleştirin...

Çıkardığı yasaları eleştirin yani sizin hayatnızı etkileyen şeylere odaklanın... Ynalışı varsa eleştirin doğrusu varsa destekleyin...

Oğlunun askerliğini nerde yaptığı ne kadar yaptığı senin hayatnını ne kadar etkiliyor?

Vatan millet sakarya sloganları altında muhalefet yapmayı ne kadar çok seviyorsunuz siz...

Slogan muhalefetini bırakın da şöyle adam akıllı doyurucu bir muhalefet yapın...

:hammer: :hammer: :hammer:
 

Elbruz46

Rektör
Katılım
22 Şubat 2008
Mesajlar
11,938
Reaksiyon puanı
1,338
Puanları
293
yapamaz yapsıında göreyim...

Çocuk gibi yorum yazmayın... Yazdığınız yorumun bir anlamı bir içeriği bir fikri olsun....

Yapar sen de hiç bir halt yiyemezsin... :hammer:
Yaw bu lise talebeleri de kendilerini bu dönemde ne zannediyorlarsa :mrgreen:
 

respector

Asistan
Katılım
15 Mart 2009
Mesajlar
475
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Elbruz46,

Tayyip Erdoğan ya da oğulları şu konuyu okusa, senin gibileri görse, "Yahu adamlara ne yapsak az! Herşey yanımıza kar kalıyor. Durmak yok yola devam!" derlerdi herhalde...

Avatarından anladığım kadarıyla sen Çerkezsin. Benim de Anneannem Çerkezdir. Çok da Çerkez arkadaşım var. Açıkçası askerden kaçmak için kılıf uyduranları savunan bir Çerkez'i ilk defa görüyorum. Gerçi Kızılderili soykırımı zamanında Amerikan ordusunda da görev yapan Kızılderililer vardı. Şaşırmamak lazım. :wink:
 

astute

Asistan
Katılım
31 Ekim 2006
Mesajlar
379
Reaksiyon puanı
5
Puanları
0
Arkadaşlar burada mühim olan çıkan bu yasaların haklı veya haksız olduğu değil kime sne oranda yarar sağladığıdır.yurtdışında kendi imkanları ve emeği çalışan-ki biz onlara karşı değiliz,bu yasayı kullanıp çıkar sağlayanlara karşıyız- sıradan vatandaş sayısı bir elin 10 parmağını geçmez iken varlıklı ailesinin nüfuzundan faydalanıp 3 yılı dışarıda dolduran ve askerlikten yırtan çok sayıda zengin züppesi vardır.

hani klasik bir laf vardır:"olan hep gariban çocuklarına oluyor bir tane zenginin çocuğu ölür mü güneydoğu'da? " tabiki kimsenin çocuğu ölmesin ne zengin ne de fakir;ama burad bir durup düşünün canı yanmış insanların dediği bu sözler haksız mı? insanlara burada askerlik yapılıp yapılmamasına değil askerliğin süresine de değil,adaletsizliğe kızıyor ayrımcılığa kızıyor kanunların en ince ayrıntısına kadar kullanılıp kendi menfaatleri doğrultusunda işletilmesine kızıyor.

ben askerliğimi yaptım ;ama birilerinin kanunların ardına sığınıp nüfuzunu kullanarak askerlikten yırtması kanıma dokunuyor.
 

respector

Asistan
Katılım
15 Mart 2009
Mesajlar
475
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Erdoğan ı Başbakan lığını eleştirecekseniz hükümet olarak yaptıklarını eleştirin...

Çıkardığı yasaları eleştirin yani sizin hayatnızı etkileyen şeylere odaklanın... Ynalışı varsa eleştirin doğrusu varsa destekleyin...

Sözünü dinliyorum ve eleştiriyorum.

"Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 13.8 küçüldü. Bu oran, 1945 yılındaki yüzde 15.3 küçülmeden sonra Türkiye tarihinin en yüksek küçülmesini gösterdi.

Türkiye 2009 ilk çeyrekte yüzde 13.8 küçülürken, bu orana yakın en yüksek küçülme yüzde 13 ile 1927 yılında görülmüştü. Böylece Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve 1929 dünya ekonomik krizini atlatan genç Türkiye Cumhuriyeti�nin bile görmediği küçülme mevcut krizde ortaya çıktı.

Türkiye, geçen yılın son çeyreğinde de yüzde 6.2 küçülmüştü. Böylece ekonomi iki çeyrek arka arkaya daralarak resmi olarak resesyona girmiş oldu.

Öte yandan piyasadaki beklentiler Türkiye ekonomisinin yüzde 12 küçüleceği yönündeydi."

Bugünkü tüm gazetelerde bu haber var. Aç oku (Vakit'te yazmaz doğal olarak.)
 

By-Chost

Asistan
Katılım
11 Eylül 2008
Mesajlar
448
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
neden zorunuza gidiyor anlamadim. adam okumus egitimli yurt ici veya yurt disinda gorev yapiyor kaldiki soz ettiginiz adam dunya bankasinda calisiyor. sende oku sende bir baltaya sap ol askerlikle isin olmasin.

:thumbup:katılıyorum... Vatana hizmet sadece askerlikle olmuyor...
 

by_erdal21

Asistan
Katılım
28 Eylül 2007
Mesajlar
236
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Akp yanlıları Başbakan ve çevresine kutsal insanlarmış gibi davranırlar.Onlarda ard niyet olmaz,kötü düşünmezler,haram ile işleri olmaz.Her konuda düşünmeyi bir kenara bırakıp ölümüne neden savunurlar.Konumuz sadece beyzade ile ilgili değil zaten.Şırnak'a neden düşmedikleri de değil.Yırt dışında çalışmak neden insanlara bu hakkı versin.Yurt dışında bizi temsil ediyorlar geyiği mi?Ülkeye döviz gönderiyorlar saçmalığı mı?Bir tane mantıklı neden söyleyin arkadaşlar.Önemli olan ülkede çalışmak mı,istihdam sağlamak mı yoksa yurt dışında çalışmak mı?Bir mantıklı sebep.Orada yıpranıyorlar mı,orada aşağılanıyorlar mı nedir?Bir sebep bulun.Üniversite mezunlarına zerre kadar lafım yok(Sırf bu yüzden gereksiz okul okuyanlar var ama neyse).Doçent adamla aynı koğuşta yattık,adama nöbet yazıyordum utanarak(yaşından dolayı).Tabi Allah devletimize zeval vermesin 15 ay yapınca SSK'dan düşebiliyoruz o süreyi.Hafta sonları ve tatiller çıkarılılıyor.Parasını da ödersen o süre SSK'ya ekleniyor.Ödemezsen "hak"tan yararlanamıyorsun.

Tanınmış hakkı anladık ama ne olur bir sebep bulun.
 

enesyildiz

Asistan
Katılım
22 Eylül 2008
Mesajlar
420
Reaksiyon puanı
2
Puanları
18
ya yurtdışın binlerce insanımız var türkiyeye gelip bedelli askerlik yapan bu işi başkabanın oğlu yapıncamı yanlış oluyu.beni amcamın oğluda yaptı bedelli ama yurtdışın yaşıyo. başkabakanın oğluda yurtdışında olduğu için bedelli yapyıo. bu durumha bile muhalefet olanlara alkışş:clap::clap::clap:
 

zukan

Asistan
Katılım
16 Haziran 2009
Mesajlar
328
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
O kadar memnunlar akp yönetiminden neden yurt dışında çalışma gereği duyuyolar niye gidiyorsunuz işsizlikmi var memlekette niye vatan hasretiydi milmem neydi çekiyosunuz
 

ATmaCA53

Profesör
Katılım
21 Nisan 2009
Mesajlar
3,993
Reaksiyon puanı
35
Puanları
0
O kadar memnunlar akp yönetiminden neden yurt dışında çalışma gereği duyuyolar niye gidiyorsunuz işsizlikmi var memlekette niye vatan hasretiydi milmem neydi çekiyosunuz
tuncay özkanda bedelli askerlik yaptı vatan severi diye geziniyor ve recep atyyip erdoğanın oğluna çatıyorlar askerlik yapmadı diye halbu ki tuncay özkan bedelli askerliği ancak 1 hafta sürdü o bir haftayıda gazetecilik yaparak geçirdi, kimse sen vatan hainisin,, ben vatanserverim diye geçinmezsin.
 

respector

Asistan
Katılım
15 Mart 2009
Mesajlar
475
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Bizden başka kafası atanlar da varmış demek ki;
Hakkari'de kaza sonucu mühimmatın patlaması sonucu şehit olan askerlerden Piyade Er Bahadır Han Solak'ın cenazesinde arkadaşlarının açtığı pankarta polis müdahale etti

Hakkâri�nin Yüksekova ilçesinde kaza sonucu meydana gelen mühimmat patlamasında şehit olan dört askerden Piyade Er Bahadır Han Solak, Solak ailesinin tek oğluydu. Afyon Kocatepe Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü�ndeki öğrenimini yarıda bırakmış ve bir süre Tuzla Tersaneler Bölgesi�nde gemilerde çalışmıştı. Evlerine ve sokağa Türk bayrakları asılmıştı. Solak dün Maltepe Yusuf Ziya Üçüncü Cami�sinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi. Cenazenin yakınlarında arkadaşları �Yemen yolu çamurdandır, sefertası bakırdandır, gemiciği olan bedel öder, şehidimiz fakirdendir� yazan pankart açtı. Pankartı açanları polis yaka paça gözaltına aldı. (Radikal)
Kaynak: 'Şehidimiz fakir' diyene müdahale / Türkiye / Radikal İnternet
 

QaFeİN

Profesör
Katılım
19 Nisan 2009
Mesajlar
3,297
Reaksiyon puanı
19
Puanları
218
Eğer Zaten Bir İnsanı İyi İşte Yapsa Kötü İşte Yapsa Sevmiyorsan Ona Muhalefet Olman İçin Attığı Adımı Bile Eleştirebilirsin ;)
 

NikeSteeL

Dekan
Katılım
13 Mart 2009
Mesajlar
8,421
Reaksiyon puanı
131
Puanları
243
Bende 1982/3 Tertip Olarak Şırnak/Uludere/Şenoba Taktik Alayı Ortabağ Üst Merkezinde Sınıra Sıfır Olarak Askerlik Yaptım .! Çarşı Nedir Bilmedik Sivil ise Hiç Görmedim askerliğim Boyunca .!

Şimdi Soruyorum Böyle Bir Hakkınız olsa Genede 18 Aymı Yaparsınız ? Yada Kısa Dönem hakkı olupta Uzun Dönem yapan varmı ?
 

respector

Asistan
Katılım
15 Mart 2009
Mesajlar
475
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Bende 1982/3 Tertip Olarak Şırnak/Uludere/Şenoba Taktik Alayı Ortabağ Üst Merkezinde Sınıra Sıfır Olarak Askerlik Yaptım .! Çarşı Nedir Bilmedik Sivil ise Hiç Görmedim askerliğim Boyunca .!

Şimdi Soruyorum Böyle Bir Hakkınız olsa Genede 18 Aymı Yaparsınız ? Yada Kısa Dönem hakkı olupta Uzun Dönem yapan varmı ?

Evet, haklısın kimse fırsatı varken 28 gün yerine 18 ay yapmaz askerliğini... Ama "bedelli" askerlik parası olanların çocuğunu 3 seneliğine dışarı postalayıp sömürdükleri bir sistem değil midir?

Bu arada elinde güç olan herkes bu gücü kendi yararına kullanır. Mesela Doğuda askerlik yapanlar arasında pek Subay-astsubay çocuğu bulunmaz. İlişkiler, bağlantılar burada da kendini gösterir. Ben Hakkari'de malüle çıkmış bir subayın oğlu olarak Bitlis Tatvan'a gittiğimde bir yanlışlık mı var bu işte diye epey araştırmışlardı! :)

Görünen oki; Fırsatçılık bizdeki tüm değerlerin önüne geçmiş. Bakın başka memleketlerde neler oluyor.
İngiliz ordusunda görev yapan General Nick Parker'ın oğlu Afganistan'da Taliban bombasıyla bacağını kaybetti. Genç asker Harry Parker ölümle pençeleşiyor.

İngiltere�de ordunun üç numaralı komutanı olan ve birkaç yıl içinde Genelkurmay Başkanlığı�na yükselmesi beklenen Korgeneral Sir Nick Parker�ın oğlu Afganistan�da ağır yaralandı. Afganistan�daki İngiliz kuvvetlerinin komutanlığını da üstlenen ve NATO Kuvvetlerinin ikinci komutanı olan General Parker�in 26 yaşındaki oğlu yüzbaşı Harry Parker, cumartesi akşamı Helman eyaletinde Taliban�a karşı bir operasyona katıldı. Operasyon sonrası karargaha dönerken, yola gömülü bir bombanın patlaması sonucu bir bacağını kaybetti. Ağır yaralı olarak sağlık merkezine götürülen Parker, daha sonra uçakla Birmingham�daki bir hastaneye nakledildi. Doktorlar durumu ağır olan Parker�ın diğer bacağını da kaybedebileceğini açıkladı.

GENERAL OĞLUNU ZİYARET ETTİ

Saldırı sırasında tatilde olan 54 yaşındaki General Parker da İngiltere�ye dönerek hastaneye gitti.

Askeri sözcü, �General Nick, eşi ve diğer aile üyeleri Harry�nin başına gelenler nedeniyle derin bir üzüntü duyuyor. General içinde bulunulan durumun taşıdığı tehlikeleri çok iyi biliyor. Bir anne-baba için başa çıkılması en zor durumlardan biri� ifadesini kullandı. Yüzbaşı Parker, iki yıl önce İngiliz askerlerinin Irak�ın Basra kentinde düzenledikleri operasyona da katılmıştı.

IRAK�TA DA SAVAŞA KATILMIŞTI

İngiltere�nin Genelkurmay Başkanı olması beklenen Parker�ın (solda) oğlu yüzbaşı Harry (üstte) iki yıl önce Basra�da savaştı.
Generalin oğlunun bacağı koptu - Hürriyet
 
Üst