byuCk
Doçent
- Katılım
- 10 Eylül 2007
- Mesajlar
- 960
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 18
EEE ne var bunda? Başlığı da öyle bir atmışsınız ki...
kafadan uydurmayalım lütfen. ne sansürü?arkadaşlar yazdıklarınıza dikkat edin heleki bu zenginlerin bedeli askerlik yapışını içinize sindiremiyorsanız yazdıkalarınıza dikat edin çünkü yorumlarınız sansüre ugruyor yayınlanmıyor sadce bilgi vereyim dedim okdar yazı yazıp yayınlanmadıgını gorunce tekrar yazmak yerine bu bilgiyi vereyim dedim sizlere...
birincisi bu yuk flan degildir
ikincisi vatana hizmet yalnizca elinde silah cephede vurusmak ile olmaz
ucuncusu bu osmanlida da boyleydi ilmiye sinifi askerlik islerinde farkli bir pozisyonda idi
dorduncusu madem ki artik savaslar cepheden ziyade politik alanlarda ,kisaca masada veriliyor o halde egitimin de bu yonde olmasi gayet zaruri
besincisi buna gariplik denmez bu onurdur
Kaynak: ekşi sözlük/bedelli askerlik/sayfa:13 yazan: Si murgaskere kısa dönem olarak gittim. ilk gün, diğer kısa dönemlerle birlikte alay komutanlığında toplandık. alay müsait olmadığı için, bizim yakın bir ilçede bulunan komando birliğine gönderileceğimiz, orada eğitim aldıktan sonra, ilçelere dağıtılacağımız söylendi.
ilk günün gecesinde ulaştık komando birliğine. bizleri kayıt işlemlerinden sonra yatakhanelere aldılar. ilk gün, heyecan nedeniyle çevremi gözlemleyemedim. zaten saat çok geçti, yorgunduk. uyumak için battaniyeyi çektim başımın üstüne kadar. "ne işim var burada" diye düşündüğümden uykuya dalabilmek saatler sürdü.
askere gittiğimde yaşım 28'di. o tarihe kadar, ne zaman haberlerde "iki komando şehit oldu" benzeri cümleler duysam, gözümün önüne dev gibi silahlarla donatılmış dev gibi adamlar gelirdi. sabah uyandırıldık. çok erkendi saat. kahvaltı için salona indik. ortalıkta bir sürü çocuk... benim gözlerim dev gibi silahlarla donatılmış dev gibi adamları arıyordu.
giyinip ilk içtimaya çıktık. üzerimizde sivil kıyafetlerimiz var. saçlar uzun, sakallar bir haftalık en azından. sonra kahvaltıda gördüğüm çocukları gördüm. komandoları yani. hayalimdeki gibi değillerdi. evet, dev gibi silahlarla donatılmışlardı... ama dev gibi adamlar değillerdi.
kısa süre içinde rutin işlemlerden geçirildik. saçlar ve kirli sakal gitti. asker kıyafetlerimizi giydik. eğitim günleri başladı. komandolar çok saygılıydılar ama zaman geçtikçe benim komandoluk kurumuna olan saygımı (!) yerle bir ettiler. "uzun eşek oynayan, gece koğuşta elim sende tripleriyle koşturan komando mu olur anasını satayım" düşüncelerine dalıyordum.
eğitim eğlenceliydi. komutanlarla dalga geçiyorduk, kendi aramızda şakalışıyorduk. yaz kampı gibiydi resmen. komandolar bizden ayrı bir alanda eğitim alıyorlardı. biz öğle yemeği sırasına güle oynaya girerken, onların üstü başı kir içinde, elleri yüzleri çizikler içinde oluyordu. bazı geceler sirenler çalıyor, onlar koridorlarda koşturup kayboluyorlardı. uykulu gözlerle baktığımız komutan, "siz uyuyun gençler" diyordu. sıcacık yatağımıza dönüyorduk.
üst evreler daha bir "adam" olmuşlardı. alt evre, yani en genç ve acemi olanlar, sürekli yanımıza geliyor, sohbet ediyorlardı. güzel çocuklardı. izmirli, hataylı, urfalı, bursalı... bizim, koğuşta, nöbetçiye aldırdığımız viskiyi gizli gizli içtiğimiz bir gece, nöbetçi subayın sesi geliyordu alt evrenin koğuşundan. "ölürsün!", "böyle yaparsan ölürsün!", "emirlere uymazsan ölürsün!". emre itaat etmemek değil de, aslında sadece emri anlamamış olan izmirliyi dövüyordu komutan. bir taraftan dövüyor, bir taraftan "ölürsün!" diyordu. kapı aralığından gördüğüm o sahne, içtiğim viskiyi hayatımın en tatsız içkisi yapmaya yetti. bir sabah sonra içtimada, aynı komutan ve komando birbirlerine sarılıyor, güreşiyorlardı. anlamıyordum.
ilk ayın ve yemin töreninin sonrasında, kısa dönemlerin dağıtımı oldu. ben, deniz kenarında şirin bir ilçe çektim. daha şanslı olanlar, il alay komutanlığına gittiler. komandolar orada kaldı.
ilçe karakolunda işler rutindi. her gün aynı. askerlik yapanlar bilir... gün saymaca oynuyorduk. ara sıra, komando birliğindeki çocuklar arıyorlardı santralden.
- çavuşum nasılsın?
- çavuşum şafak kaç?
- çavuşum özledik...
bir dönem aramadılar. çok da takmıyordum kafaya aslında. bir akşam, sıkıntıdan santrale geçip aradım çocukları. telefonda urfalı bekir...
- ulan vefasız urfalı, niye aramıyorsunuz?!
+ tunceli'deydik çavuşum. (ses bok gibi)
- yedin lan askerliği... şafak kaç?
+ çok afedersin, sikeyim şafağını çavuşum.
- (zaman dursun da gerisini duymayayım sessizliği)
+ çavuşum... izmirli sizlere ömür... hataylı ile bursalı da!
- ...
en alt evre olan, daha önce bahsettiğim tim, tunceli'ye göreve gitmiş. 15 kişi gidip, 12 kişi dönmüşler.
ben şanslıydım. güzel bir şehirde, çakma bir burjuva ailede doğdum. o şehrin en iyi lisesinde okudum. iyi bir devlet üniversitesinde lisans, aynı üniversitede ve ek olarak iyi bir vakıf üniversitesinde master yaptım. tüm bunlar bana, koğuşta viski içmek, yemin törenine geceden kalma şekilde katılmak, sürünmemek, delicesine koşmamak, aç kalmamak, kirlenmemek, ölmemek olarak geri döndü askerliğimi yaparken.
tanım yapmak gerekiyor değil mi şimdi?! yapalım o zaman: bedelli askerlik, askerliğin bir bedel ödeyerek yapılmasıdır. bazıları bu bedeli amerikan doları ile; bazıları hayatıyla öder.
bedelli askerlik veya farklı askerlik süreleri üzerine düşünmek büyük bir ikileme düşürür beni. susmayı tercih ederim her zaman. neresinden tutsan elinde kalır çünkü. zengin/fakir ayrımı, tahsilli/cahil eşitsizliği, torpilli/gariban haksızlığı...
- ülke, yüksek vergi verenin mi, yoksa köylü hala milletin efendisi mi?!
- meslek lisesi mezunu genç mi daha faydalı ülkeye, yoksa vasıfsız olan açık öğretim mezunu mu?!
- ilerleyen yıllarda profesör olacak bir genç mi siper olmalı kurşuna, yoksa hayatı boyunca çobanlık yapacak olan mı?
- eşitlik kavramı nedir? cevap ne olursa olsun, neden bazıları daha eşit?
- ülkeye daha az faydalı olmanın bedeli ölmek midir?
- ülke için ölmek nedir?
- o değil de, bir ülke, askerlik bedelini neden bir başka ülkenin para birimi üzerinden tartışır?
bilmiyorum cevapları. aslına bakarsanız, silahlar neden var, onu bile bilmiyorum. kendi adıma, ne zaman aklıma gelse urfalı bekir ile olan telefon görüşmem, tek bir şeyi bildiğimden eminim olurum:
ben de hakkınız kaldı izmirli, hataylı ve bursalı... hakkınızı helal edin!
Eğer askerlik yapılacaksa, herkes eşit bir şekil ve sürede yapmalı. Savaşa gideceğimiz zaman da bu insanlar Bedelli mi yapacaklar? :hammer:
O zaman dışarıda ki gibi serbest olsun da biz de ne kadar yapacağımıza ya da yapıp yapmayacağımıza karar verelim.
Neden bu ülkenin yükü hep gariplerin üzerinde... Bu yasayı koyan ve koruyanlar kim...?
Bence bedelli askerlik yasası Anayasaya aykırıdır.
yapamaz yapsıında göreyim...
Erdoğan ı Başbakan lığını eleştirecekseniz hükümet olarak yaptıklarını eleştirin...
Çıkardığı yasaları eleştirin yani sizin hayatnızı etkileyen şeylere odaklanın... Ynalışı varsa eleştirin doğrusu varsa destekleyin...
neden zorunuza gidiyor anlamadim. adam okumus egitimli yurt ici veya yurt disinda gorev yapiyor kaldiki soz ettiginiz adam dunya bankasinda calisiyor. sende oku sende bir baltaya sap ol askerlikle isin olmasin.
3 yıl yurt dışında çalışınca herkes bu haktan yararlanabiliyor.
tuncay özkanda bedelli askerlik yaptı vatan severi diye geziniyor ve recep atyyip erdoğanın oğluna çatıyorlar askerlik yapmadı diye halbu ki tuncay özkan bedelli askerliği ancak 1 hafta sürdü o bir haftayıda gazetecilik yaparak geçirdi, kimse sen vatan hainisin,, ben vatanserverim diye geçinmezsin.O kadar memnunlar akp yönetiminden neden yurt dışında çalışma gereği duyuyolar niye gidiyorsunuz işsizlikmi var memlekette niye vatan hasretiydi milmem neydi çekiyosunuz
Kaynak: 'Şehidimiz fakir' diyene müdahale / Türkiye / Radikal İnternetHakkari'de kaza sonucu mühimmatın patlaması sonucu şehit olan askerlerden Piyade Er Bahadır Han Solak'ın cenazesinde arkadaşlarının açtığı pankarta polis müdahale etti
Hakkâri�nin Yüksekova ilçesinde kaza sonucu meydana gelen mühimmat patlamasında şehit olan dört askerden Piyade Er Bahadır Han Solak, Solak ailesinin tek oğluydu. Afyon Kocatepe Üniversitesi Elektrik-Elektronik Bölümü�ndeki öğrenimini yarıda bırakmış ve bir süre Tuzla Tersaneler Bölgesi�nde gemilerde çalışmıştı. Evlerine ve sokağa Türk bayrakları asılmıştı. Solak dün Maltepe Yusuf Ziya Üçüncü Cami�sinde düzenlenen törenin ardından toprağa verildi. Cenazenin yakınlarında arkadaşları �Yemen yolu çamurdandır, sefertası bakırdandır, gemiciği olan bedel öder, şehidimiz fakirdendir� yazan pankart açtı. Pankartı açanları polis yaka paça gözaltına aldı. (Radikal)
Bende 1982/3 Tertip Olarak Şırnak/Uludere/Şenoba Taktik Alayı Ortabağ Üst Merkezinde Sınıra Sıfır Olarak Askerlik Yaptım .! Çarşı Nedir Bilmedik Sivil ise Hiç Görmedim askerliğim Boyunca .!
Şimdi Soruyorum Böyle Bir Hakkınız olsa Genede 18 Aymı Yaparsınız ? Yada Kısa Dönem hakkı olupta Uzun Dönem yapan varmı ?
Generalin oğlunun bacağı koptu - Hürriyetİngiliz ordusunda görev yapan General Nick Parker'ın oğlu Afganistan'da Taliban bombasıyla bacağını kaybetti. Genç asker Harry Parker ölümle pençeleşiyor.
İngiltere�de ordunun üç numaralı komutanı olan ve birkaç yıl içinde Genelkurmay Başkanlığı�na yükselmesi beklenen Korgeneral Sir Nick Parker�ın oğlu Afganistan�da ağır yaralandı. Afganistan�daki İngiliz kuvvetlerinin komutanlığını da üstlenen ve NATO Kuvvetlerinin ikinci komutanı olan General Parker�in 26 yaşındaki oğlu yüzbaşı Harry Parker, cumartesi akşamı Helman eyaletinde Taliban�a karşı bir operasyona katıldı. Operasyon sonrası karargaha dönerken, yola gömülü bir bombanın patlaması sonucu bir bacağını kaybetti. Ağır yaralı olarak sağlık merkezine götürülen Parker, daha sonra uçakla Birmingham�daki bir hastaneye nakledildi. Doktorlar durumu ağır olan Parker�ın diğer bacağını da kaybedebileceğini açıkladı.
GENERAL OĞLUNU ZİYARET ETTİ
Saldırı sırasında tatilde olan 54 yaşındaki General Parker da İngiltere�ye dönerek hastaneye gitti.
Askeri sözcü, �General Nick, eşi ve diğer aile üyeleri Harry�nin başına gelenler nedeniyle derin bir üzüntü duyuyor. General içinde bulunulan durumun taşıdığı tehlikeleri çok iyi biliyor. Bir anne-baba için başa çıkılması en zor durumlardan biri� ifadesini kullandı. Yüzbaşı Parker, iki yıl önce İngiliz askerlerinin Irak�ın Basra kentinde düzenledikleri operasyona da katılmıştı.
IRAK�TA DA SAVAŞA KATILMIŞTI
İngiltere�nin Genelkurmay Başkanı olması beklenen Parker�ın (solda) oğlu yüzbaşı Harry (üstte) iki yıl önce Basra�da savaştı.
respector