Aslım Türkiyem (Siirt)

Bu konuyu okuyanlar

Murataltug

Profesör
Katılım
15 Ekim 2017
Mesajlar
4,799
Reaksiyon puanı
2,903
Puanları
113
Yaş
36
Siirt Gezilecek Yerler

Güneydoğu Anadolu bölgesinin şehirlerinden biri olan Siirt şehri tarihi yerleri, turizm faaliyetleri ve doğal güzellikleri ile ünlü bir şehir.

Veysel Karani Türbesi


Veysel Karani, ömrünü çobanlık yaparak geçirip ve Hz. Ali’nin hilafeti esnasında şehit düşmüştür

Veysel Karani Türbesi siirt Baykan ilçesindedir Veysel Karani’yi anma etkinliklerinde binlerce turisti ağırlamaktadır


İnce Kaya Kalesi / Kormas Kalesi

Kalenin en önemli özelliği Orta çağ’a ait olmasıdır Bizans, Selçuklu ve Osmanlı hakimiyeti altında kalan kale yüksek bir konumda olul Siirttedir

İnce Kaya Kalesi siirtte mutlaka
gezilecek yerlerdendir kale, şatoya benzemektedir. Şirvan ilçesinin İncekaya köyünde bulunmaktadır



Siirt Saat Kulesi 1905 te yaptırılıp bilinmeyen bir nedenle yıktırılmış. 1975 te yeniden inşa edilmiştir



Siirt Ulu Cami / Çinili Minare

Siirt Ulu caminin diğer adı Çinili Minaredir Selçuklu zamanında 1129 yılında yaptırılmıştır

Siirt Ulu cami Selçuklu mimarisine aittir gösterişli minberi Ankara Etnografya Müzesi’nde sergilenir
Siirt merkezinde bulunmaktadır

Botan Mağaraları

Dicle nehrinin kollarından biri olan Botan Çayı’nda birçok mağara, kilise gibi arkeolojik açıdan önemli kalıntılar bulunmaktadır.

Botan Çayı siirt topraklarına verimlilik kattığı için eski medeniyetler tarafından tercih edilen bir bölgedir Botan Mağaraları ise Eskiden ev olarak kullanılmıştır

Erzen ören yeri, Siirt’in ilk yerleşim yerlerindendir Kurtalan ilçesi içerisinde Bozhöyük ve Gökdoğan köyleri arasında bulunmaktadır

Derzin Kalesi

Siirt’in Baykan ilçesindedir kalenin gözetleme kuleleri ayaktadır. Sarp bir tepenin üzerindedir kimin inşa eddiği bilinmemektedir mimarisi Bizans dönemine aittir?

Siirt yöresel yemekleri

Büryan, Perde Pilavı, Siirt Kebabı, İsmeket Köfte, Arap Dolma Siirt Kitel, Bumbar Dolması, Pırtıke ve Mihr Çorbası yer almakta.

siirt tarihçesi

Siirt adının Sami Dili’nden geldiği öne sürülmektedir Keldani Dili’nde kent anlamına gelen Keert (Kaa’rat) sözcüğünden kaynaklanmıştır

Siirt sözcüğü Esart, Sairt, Siirt, Siird, gibi biçimlerde kullanılmıştır. Süryani’ler kente Se’erd demişdir.

Siirt sözcüğü XIX.Yy.’da Sert, Seerd, Sört, Sairt olarak kullanılıp bugün Siirt biçimiyle benimsenmiştir.


Siirt, Mezopotamya ve Anadolu uygarlıklarının kesiştikleri alanda kurulmuştur. Bölgenin dağlık oluşu ve ulaşım yetersizliği, kent ve kültür merkezlerinin ortaya çıkmasını engellemiştir.


Siirt tarihinin İ.Ö. IV Yy. öncesine dayanır bölgeden Neolitik, Kalkolitik, Tunç Helen Roma Bizans İslam ve Yakınçağ’ı kapsayan kalıntılar ortaya çıkarılmıştır


İ.Ö. 3000 ve 2000’lerde Güneyde Mezopotamya’da gelişmiş bir tarım kültürü, kuzeyde Doğu Anadolu’nun yüksek yaylasında ilkel tarım ve hayvancılığa dayalı, bir kültür vardı. İki kültürün kesiştiği yerde bulunan Siirt’te, yayla kültürü görülürdü

M.Ö. 3000’lerde siirtte Hurri’ler Hitit, Urartu, Asur, Med ve Pers’ler hakimiyet kurmuşlardır

M.Ö. 3000’lerde Siirt bölgesinde göç. nedeniyle etnik ve dinsel inanış çeşitlilik göstermişdir pers Urartu İskit ve Medler burada dinsel inanışlarını yayıp çeşitli din ve tanrılara inanmışlardır


İ.Ö. 150’lerde siirte egemen olan Partlar, Arsaklılar, Sasaniler dönemlerinde bölgede İran Tanrıları ve inanışları güçlenmiştir

300’lerde siirtte Hıristiyanlık yayılmış Zerdüş Dini’ni benimseyen Sasaniler, yörede Hristiyan kıyımı yapmışlardır.

Diyarbakır’ın fethinde mühim hizmetleri olan Halid Bin Velid, Hasankeyf Savaşı’nda muzaffer olup Siirtide teslim almıştır

661 yılında kurulan Emevi Hilafeti Siirt’i hakimiyet altına almış daha sonra hilafeti ele geçiren Abbasiler, Diyarbakır, Silvan ve Siirt’i de ele geçirmişdir.

Dinsel bakımdan ilk önce “Harici” Merkezi olan siirtte IX.Yy.’dan sonra Hanbeli ve Maliki mezhepleri sayesinde Sünnilik, Mervanoğulları Dönemi’nde Şafiîlik, Türklerle Hanefilik yayılmıştır

Malazgirt Savaşı’ndan sonra Türkler Anadolu’ya yerleşmeye başlamış ve Büyük Selçuklu Devleti’nin isteği dışında küçük Türk devletçikleri kurulmuştur.

selçuklu zamanında Siirt Yöresi, Artuklular’ın elindeydi. Artuklu Türkmenleri yörede Türkleşmenin çekirdeğini oluşturmuşlardır.


Beylerinin Alp, İnanç, Yağbu gibi Türk adlarını kullanmaları; Artuklular’da Türkmen Geleneği’nin güçlülüğünü göstermektedir.

Artuklular’dan sonra Siirt’e Akkoyunlular ve Safeviler egemen olmuştur.

Akkoyunlular siirtte Türkmenleri yerleştirmiş Safeviler Dönemi’nde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Şiî’lik yaygınlaşmıştır.

Anadolu’da Şiîliğin etkisini kırmak isteyen Yavuz Sultan Selim, Urmiye Gölü’nden Malatya ve Diyarbakır’a kadar uzanan bölgeyi Osmanlı Devleti’ne bağlamak istemiştir.


Yavuz Sultan Selim Kürt kökenli ünlü bilgin İdris-i Bitlisi’nin yardımıyla Siirti fethetmiştir.


Yavuz Sultan Selim döneminde
Siirt yarı, özerk beylerin yönetiminde, aşiret kültürünün egemen olduğu bir yerdir

XVI.Yy.’da Osmanlı yönetimine geçen Siirt, Osmanlı İmparatorluğu nun yıkılışına kadar bu devlete bağlı kalmıştır.

Tanzimat’tan sonra 1864 te bir kaza haline getirileren siiry İstanbul’dan gönderilen kaymakam vasıtası ile yönetilmiştir.

19. Yüzyılda Siirtte 1894 Sason’da Ermeni ayaklanması çıktı Rusya ve İran’daki Ermeni Komiteleri’nin de kışkırtması ile büyük bir isyan olayı ile karşılaşıldı.

1894 siirt Sason’da Ermeni isyanı çıktı Osmanlı sert tedbirler aldı. İngiltere Ermeni’lerin bağımsızlığını isterken; Rusya, Ermeni’leri Rusya’ya katmakdan yanaydı.


Merkezi Tiflis’te olan Ermeni Hınçak Komitesi ile Taşnak Komiteleri’nin amacı, Osmanlıdaki Ermenileri Rus ve İran Ermenileriyle birleştirip bağımsız bir Ermenistan kurmaktı.8 Ağustos 1884 siirt Sasonda Ermeniler Türkleri katletti

II. Abdülhamid döneminde Osmanlı Devleti’nin Siirtdeki yönetim biçimi
yarı özerkti hakimdi. 1831’de XIX.Yy.’da Siirt Diyarbakır Eyaleti’ne bağlı bir hükümetti

Siirt, Milli Mücadele Dönemi’nde toprak ağalığı düzeninin ve aşiret ilişkilerinin egemen olduğu tipik bir kasabaydı.

Siirt’in, Rus tehlikesini atlattıktan sonra, karşılaştığı diğer tehlike de İngiltere idi. İngilizler halka gözdağı vermek için Siirtte birkaç gün kaldıktan sonra geri çekilmişti.

Siirt, Müdafaa-i Hukuk Derneği’ni teşkil eden Siirt münevverlerinin Milli Mücadelede gösterdiği cesaret takdire değer bir vatanseverliktir.

II. Meşrutiyet Dönemi’nden itibaren Siirt’ten de milletvekili seçilmiş ilk olarak Abdülrezzak Efendi; 1908 – 1912 tarihleri arasında bağımsız milletvekili olarak görev yapmıştır.

Siirt, Milli Mücadele yıllarında Bitlis Vilayeti’ne bağlı bir sancaktı. Sancağın, Merkez Kaza dışında 5 kazası vardı. Bunlar; Pervari, Garzan, Eruh, Şirvan ve Şırnak’tı.

Siirt nüfusu 1890 dan 1914 e kadar hızlıca azalmış 60.000 lik kaza 30.000 e inmiştir I. Dünya Savaşı Mondros Ateşkesi Doğu ve Güneydoğudaki rus işgalidir

1. dünya savaşında siirte Rus işgali
başlamış kimi halk kaçarken kimi de Müdafaa-i Hukuk Derneği’nin yardımıyla gönüllü asker toplayıp Ruslara karşı koymuşlardır.

1. dünya savaşı rus işgalinde
siirt gönüllü askerler ve Şeyh Şerafettin AYDIN ve İbrahim-i Mekevi’nin de olduğu sivil ordu ile Ruslar’ı püskürtüp Siirt’e girişi engellemişdir
 

~ KaanCK ~

Profesör
Katılım
27 Ocak 2020
Mesajlar
2,771
Reaksiyon puanı
1,591
Puanları
113
Kopyala Yapıştır mı?
Yoksa siz'mi yazdınız?
 

Murataltug

Profesör
Katılım
15 Ekim 2017
Mesajlar
4,799
Reaksiyon puanı
2,903
Puanları
113
Yaş
36
Kopyala Yapıştır mı?
Yoksa siz'mi yazdınız?


Yok abi okudum kopyala yapıştır yaptım
Mesaj otomatik birleştirildi:

Siz paylaşımlarımı nasıl yapmamı tavsiye edersiniz çünkü hepimiz kopyala yapıştır yapıyoruz bazı kelimeleri siliyor bazı kelimeleri değiştiriyor bazen kısaltıyoruz öyle paylaşıyoruz
 
Son düzenleme:
Üst