Metrodaki Kemancı...

emelden

Dekan
Katılım
30 Ocak 2007
Mesajlar
5,260
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
Derin bir nefes alın ve okuyun derim. :innocent:

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DCde bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.
Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder..
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.
En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.
Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bellin metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Bostonda verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...
Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bellin öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır.

Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? İdi...

Bu deneyden çıkarılacak kıssadan hisse ise, dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa, başka neleri kaçırıyoruz acaba?


Alıntı.
 

winstoncash

Profesör
Katılım
18 Ağustos 2008
Mesajlar
1,200
Reaksiyon puanı
18
Puanları
0
Bugün İstanbul metrosunun Mecidiyeköy durağında görme engelli bir vatandaş kanun çalıyordu ve ben bayağı dinledim kenarda.Cidden çok güzel çalıyordu.Yazı da çok güzel, teşekkürler..
 

Panculli

Profesör
Katılım
31 Mart 2007
Mesajlar
1,234
Reaksiyon puanı
2
Puanları
218
Yaş
41
Konum
ankara
Sanatla ilglenen seven kişileri etkiler diye düşünüyorum.
 

UgurABA

Dekan
Katılım
28 Eylül 2007
Mesajlar
5,147
Reaksiyon puanı
15
Puanları
1,218
Evet "sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyorum, Durup ondan keyif alıyorum, Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyorum." bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum çünkü şişli - taksim arasındaki metroda durup vivaldi - summer şarkısını dinlemişliğim var ;)
 

kullanıcı

Profesör
Katılım
10 Mart 2008
Mesajlar
3,801
Reaksiyon puanı
2
Puanları
218
Ben olsam büyük ihtimalle orda dinlerdim adamı. Herkes gitar çalabilir ama keman ayrı birşey. :wassat: Ayrı bir tat. :happy:

Paylaşım için teşekkürler. ;)
 

ashabulyemin

Profesör
Katılım
6 Aralık 2008
Mesajlar
3,389
Reaksiyon puanı
20
Puanları
0
sanırım bu konuyu en güzel ''ol mahiler vardırki denizin içinde su ararlar''cümlesidir.hayatın hızlı akışında çok güzelliğin farkına varamıyoruz.bu bize bir dakikalık tefekkürde dahi büyük haseneler kazanmamıza fırsat veriyor.
 

Mai Nai

Guru
Emektar
Katılım
23 Ağustos 2008
Mesajlar
21,614
Reaksiyon puanı
160
Puanları
243
Konum
İstanbul
Bazı güzellikleri görmek için kalbinizin açık olması gerekir.
 

Phantom_TM

Doçent
Katılım
30 Kasım 2008
Mesajlar
560
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
ilginç bir yazı. sadece çocukların dikkatini çekmiş. buda normal bir durum. zaten küçük bir çocuğun nekadar telaşlı olabilirki? hayatı en iyi gözlemleyebilen bu çocuklar...
 

flood_77

Profesör
Katılım
21 Aralık 2006
Mesajlar
1,479
Reaksiyon puanı
4
Puanları
218
insan algıları galiba anca kendi açtığında bişeyleri alıgıyabiliyor....
 

souris

Profesör
Katılım
11 Ağustos 2008
Mesajlar
1,615
Reaksiyon puanı
3
Puanları
218
Kadiköy Bahariye Caddesi'nde çalsaydı kesin anlaşılırdı o adamın kim olduğu; yaka paça zabıta elinde almaya çalışırdı kemanı adam vermezdi araca bindirirlerdi emniyette siciline bakınca kimliği çıkardı ortaya.
 

*SiRiNe*

Dekan
Katılım
22 Kasım 2007
Mesajlar
5,336
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Hayatı kaçırıyoruz hayatı...!

herkes birşeylerin derdin de sürüklenip gidiyor birşeyleri yakalıycam yetiştiricem diye hayatı kaçırıyoruz, etrafımızdaki güzellikleri farketmiyor değerini bilemiyoruz...!

"Değer" kelimesinin anlamını iyi özümsemek lazım.

Paylaşım için teşekkürler. =)
 

meçhul_yolcu

Profesör
Katılım
7 Ekim 2008
Mesajlar
1,118
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
1594.jpg


Sevgimizi bile göstermekten, insanları dinlemekten, onları anlamaktan aciziz.Günlük koşuşturmalar arasında hayatı kaçırıyoruz ve de bundan bihaberiz.

paylaşım için teşekkürler.yüreğinize sağlık.
 

emelden

Dekan
Katılım
30 Ocak 2007
Mesajlar
5,260
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
Kimi zaman hayatı kaçırıyoruz ama bazen de koşullar öyle yapıyor bizleri... istemeden de olsa ertelemek zorunda kalıyoruz.
 

fish

Profesör
Katılım
4 Aralık 2007
Mesajlar
2,606
Reaksiyon puanı
4
Puanları
0
bence burada algılamamaktan ziyade algıda seçicilik de var gibi...

o metroya sıradan bir saatte sıradan bir kılıkla britney spears ı koyup bir iki dans figürü yaptırsanız bakın nasıl farkediliyor...

algıda seçicilik bazen değer bilemenin de sonucudur tabii...bu örnekte britney spears e medya ve insanlar tarafından verilen gereksiz değer onu her daim her yerde tanıtırken, dünyaca ünlü kemancıya verilemeyen değer insanların onu algılamasını da engelliyor haliyle..

bu deneyde günüzümde ne kadar kaliteliysen değil ne kadar sansasyonlu isen o kadar değerli ve farkedilir olursun a güzel örnek teşkil ediyor...
 
Üst