realmanager
Profesör
- Katılım
- 31 Ekim 2009
- Mesajlar
- 3,927
- Reaksiyon puanı
- 99
- Puanları
- 0
Her gün bir şeylerle karşılaşıyoruz. İnternette vakit harcıyoruz ve yeri geliyor bazı şeylere doluyoruz, doluyoruz, doluyoruz. Blog yazarlığınında bence çıkış noktası burası. Gün/hafta içersinde tepki verdiğimiz olayları yazarak içinizi boşaltmak. İşte pazar günleri köşe yazma istediği de bende bu dürtüden sebep. Aslında Teknovole de bir tek Can köşe yazısı yazıyordu. Bana kalırsa zor iş ama derdini anlatmanında bir diğer yolu. Kafamda hiç köşe yazısı yazmak yoktu fakat bir gün Gnome hakkında yazılan yazılara sinirlenince ara ara içimi boşaltabileceğim bunun yanında bir şeyler paylaşabilceğim bir köşe ihtiyacı hisettim.
Açık Parmak 1 – Linux Treninde Olmak ya da Olmamak
Dünya üzerinde hiç bir ülke yoktur ki ikili görüşmeler yapılırken şirketler işe karışmasın. Elbette dünyayı yönetenler siyasiler olduğu kadar da – belki de daha fazla – şirketlerdir ancak bazı ülkeler işletim sistemlerinde değişikliğe gitti. Peki biz bu treni kaçırdık mı yoksa Pardus’la beraber zaten içinde miyiz? Hemen statcounter.com‘a göre kullanım oranlarına gözatalım. 2008-2009 aralıklarına baktığımızda Avrupa’da Linux kullanım oranı %1.4 Fransa’da ise bu oran %2‘ye kadar çıkıyor. Fransa’da biraz daha fazla olmasındaki sebep resmi kurumların Ubuntu’ya geçişlerinin hız kazanması. Benim gördüğüm kadarıyla Dünyada Linux oranı en yüksek ülke %8′le Küba! Elbette bunda politik nedenler ilk sırada. Gelelim esas konumuz Türkiye’ye. Linux kullanım oranını ancak “other” şıkkından yolla öğrenebiliyoruz %0.48. Windows’dan Linux’e geçiş aşaması olarak gördüğüm tarayıcı (browser) şeçimlerinde ise daha parlak bir oranımız var Firefox’un kullanım oranı %10.4. Buradan şu yorumu yapma şansımız var. Açık kaynak nedir öğreniyoruz ve bundan sonra Linux’e geçiş aşaması daha hızlı olacaktır. Bu oranların gerçeklik payı tarşılılır fakat bize bir yol haritası sunduğu da bir gerçek. Milli Savunma Bakanlığı, RTUK, ASAL, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, Bergama Belediyesi, Ceyhan Belediyesi, Adıyaman Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Batman Üniversitesi Pardus kullanan resmi kurumlar.
Bunların dışında Petrol-İş Sendikası Pardus kullanan tek sivil-toplum kuruluşu. İşte bence dikkat çekilmesi gereken nokta burası. Her ne kadar devletin Microsoft’a bağımlı olduğunu, Pardus’a rağmen Linux’ü gözardı ediyor desekte devlet Linux’e bizden daha fazla önem veriyor. Merak ediyorum sansuresansür, engellerikaldır gibi oluşumlar sivil-toplum örgütlerine gidip ” Bakın internet ortamında zaten yasaklarla boğuşuyoruz bu mantaliteyi yok etmemizin bir diğer yoluda özgür yazılımları kullanmak” demiş midir? ( Eğer böyle bir çalışma varsa ve gözden kaçırmışsak buradan duyurmaktan onur duyarım )
Açık Parmak 2 – Linux ve Fanatizm
Hayatımda fanatiklik Galatasaray dışında yoktur. Gnu/Linux haricinde bir yazılım kullanmayı tercih etmem. Linux yanında Windows’a ihtiyaç duymam. Bu tercihlerim elbetteki fanatiklik düzeyinde değil sadece bir seçim. Keskin bir Windows düşmanlığımda yoktur. Hatta dizüstü farem Microsorftur. Bu sanal dünyada belki de tek fanatikliğim Gnome! Ona yapılan haksiz bir eleştiri gördüğümde cinlerim tepeme geliyor desem yalan olmaz
Gnome her zaman eleştirilir. Evet, haklı olunan yanlar vardır. Beğeniler doğası gereği subjektif olmak zorunda ama el-insaf Gnome’nin nasıl olurda görsellik sunmadığı söylenir! Yorumlara bakıyorum gözüme fazlasıyla şu düşünce takıldı ; ” Neden çift panel kullanıyor, çok gerkesiz” . İnanırmısınız klavyeyi yiyecek duruma geliyorum. Eee be kardeşim sağ tıkla kaldır. Nedir yani bu mudur eleştiri?
Açık Parmak 3 – Özgür Yazılımların ve Linux işletim sistemlerinin Microsoft uyumluğu
Gerek Türkçe olsun gerek yabancı kaynaklar olsun. Her yerde ortak bir tartışma var. Linux Microsoft’a uyum sağlamalı mı? Tahmin edildiği gibi Linux topluluklarında bu soruya karşı keskin bir tavır var. Bence de son derece haklılar. Teknik detayların dışında Linux’un ve Gnu’un kendine has duruşu mevcut. Bu duruş her ne kadar tek kalemde Microsoft’a karşı olmasa da tekelciğin odak noktasında olduğundan laf dönüp dolaşıp Microsoft’a geliyor. Bu uyum Linux’un duruşunuda zedeleyebilir ancak gözden kaçırılan bir nokta var.
Bilgisayar kullanıcıların ilk kullandıkları işletim sistemi ezici bir oranda Windows. Burası bir gerçek. Peki amaç Özgür Yazılım’ın ve Linux’un yaygınlaştırmasını, bilinirliğini arttırmaksa yöntemlerden biri de Microsoft uyumluluğundan geçmek değil midir?. Son 3-4 yıllık süreçte Windows kullanıcılarını açık kaynakla tanıştıran, kullanıcıları GNU/Linux’e yönlendiren, Özgür Yazılım’ı öğreten OpenOffice, Firefox gibi yazılımlaırn Windows versiyonları değil midir? OpenOffice’nin Microsoft Office dosya formatlarıyla uyumu olmasa bu kadar yaygınlaşabilir miydi?
Bunları söylerken niyetim kesinlikle Microsoft’a bağımlı olmak zorundalığı değil. Ancak işlerin biraz daha kolay yürümesi için bu uyumluluğun belli noktalarda kullanılmasını gerekiyor.
Kaynak:http://www.teknovole.com/sizin-icin-sectiklerimiz/linux-treninde-olmak-ya-da-olmamak/
Açık Parmak 1 – Linux Treninde Olmak ya da Olmamak
Dünya üzerinde hiç bir ülke yoktur ki ikili görüşmeler yapılırken şirketler işe karışmasın. Elbette dünyayı yönetenler siyasiler olduğu kadar da – belki de daha fazla – şirketlerdir ancak bazı ülkeler işletim sistemlerinde değişikliğe gitti. Peki biz bu treni kaçırdık mı yoksa Pardus’la beraber zaten içinde miyiz? Hemen statcounter.com‘a göre kullanım oranlarına gözatalım. 2008-2009 aralıklarına baktığımızda Avrupa’da Linux kullanım oranı %1.4 Fransa’da ise bu oran %2‘ye kadar çıkıyor. Fransa’da biraz daha fazla olmasındaki sebep resmi kurumların Ubuntu’ya geçişlerinin hız kazanması. Benim gördüğüm kadarıyla Dünyada Linux oranı en yüksek ülke %8′le Küba! Elbette bunda politik nedenler ilk sırada. Gelelim esas konumuz Türkiye’ye. Linux kullanım oranını ancak “other” şıkkından yolla öğrenebiliyoruz %0.48. Windows’dan Linux’e geçiş aşaması olarak gördüğüm tarayıcı (browser) şeçimlerinde ise daha parlak bir oranımız var Firefox’un kullanım oranı %10.4. Buradan şu yorumu yapma şansımız var. Açık kaynak nedir öğreniyoruz ve bundan sonra Linux’e geçiş aşaması daha hızlı olacaktır. Bu oranların gerçeklik payı tarşılılır fakat bize bir yol haritası sunduğu da bir gerçek. Milli Savunma Bakanlığı, RTUK, ASAL, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, Bergama Belediyesi, Ceyhan Belediyesi, Adıyaman Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi, Batman Üniversitesi Pardus kullanan resmi kurumlar.
Bunların dışında Petrol-İş Sendikası Pardus kullanan tek sivil-toplum kuruluşu. İşte bence dikkat çekilmesi gereken nokta burası. Her ne kadar devletin Microsoft’a bağımlı olduğunu, Pardus’a rağmen Linux’ü gözardı ediyor desekte devlet Linux’e bizden daha fazla önem veriyor. Merak ediyorum sansuresansür, engellerikaldır gibi oluşumlar sivil-toplum örgütlerine gidip ” Bakın internet ortamında zaten yasaklarla boğuşuyoruz bu mantaliteyi yok etmemizin bir diğer yoluda özgür yazılımları kullanmak” demiş midir? ( Eğer böyle bir çalışma varsa ve gözden kaçırmışsak buradan duyurmaktan onur duyarım )
Açık Parmak 2 – Linux ve Fanatizm
Hayatımda fanatiklik Galatasaray dışında yoktur. Gnu/Linux haricinde bir yazılım kullanmayı tercih etmem. Linux yanında Windows’a ihtiyaç duymam. Bu tercihlerim elbetteki fanatiklik düzeyinde değil sadece bir seçim. Keskin bir Windows düşmanlığımda yoktur. Hatta dizüstü farem Microsorftur. Bu sanal dünyada belki de tek fanatikliğim Gnome! Ona yapılan haksiz bir eleştiri gördüğümde cinlerim tepeme geliyor desem yalan olmaz
Açık Parmak 3 – Özgür Yazılımların ve Linux işletim sistemlerinin Microsoft uyumluğu
Gerek Türkçe olsun gerek yabancı kaynaklar olsun. Her yerde ortak bir tartışma var. Linux Microsoft’a uyum sağlamalı mı? Tahmin edildiği gibi Linux topluluklarında bu soruya karşı keskin bir tavır var. Bence de son derece haklılar. Teknik detayların dışında Linux’un ve Gnu’un kendine has duruşu mevcut. Bu duruş her ne kadar tek kalemde Microsoft’a karşı olmasa da tekelciğin odak noktasında olduğundan laf dönüp dolaşıp Microsoft’a geliyor. Bu uyum Linux’un duruşunuda zedeleyebilir ancak gözden kaçırılan bir nokta var.
Bilgisayar kullanıcıların ilk kullandıkları işletim sistemi ezici bir oranda Windows. Burası bir gerçek. Peki amaç Özgür Yazılım’ın ve Linux’un yaygınlaştırmasını, bilinirliğini arttırmaksa yöntemlerden biri de Microsoft uyumluluğundan geçmek değil midir?. Son 3-4 yıllık süreçte Windows kullanıcılarını açık kaynakla tanıştıran, kullanıcıları GNU/Linux’e yönlendiren, Özgür Yazılım’ı öğreten OpenOffice, Firefox gibi yazılımlaırn Windows versiyonları değil midir? OpenOffice’nin Microsoft Office dosya formatlarıyla uyumu olmasa bu kadar yaygınlaşabilir miydi?
Bunları söylerken niyetim kesinlikle Microsoft’a bağımlı olmak zorundalığı değil. Ancak işlerin biraz daha kolay yürümesi için bu uyumluluğun belli noktalarda kullanılmasını gerekiyor.
Kaynak:http://www.teknovole.com/sizin-icin-sectiklerimiz/linux-treninde-olmak-ya-da-olmamak/