Korkuyorum hemde çok ...

Turab Garip

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
30 Mayıs 2007
Mesajlar
6,902
Reaksiyon puanı
181
Puanları
1,243
Bazı şeylerin farkında olman ne güzel. Evet, erkense madem söylediğin gibi; öyleyse sermayeyi şimdiden tüketme. Bu tür birlikteliklerde, paylaşabileceğin her şeyi hiç sorumluluk hissetmeden en yüksek dozda paylaşırsın. Sevgini, duygularını, zamanını; kısacası maddi manevi her şeyi en yoğun şekilde yaşarsın ve evlendiğinde paylaşacak özel hiçbir şey kalmamış olur; sorumluluk hariç. Hal böyle olunca "ya biz evlenmeden önce ne kadar iyiydik şimdi ne oldu böyle hep sorun hep sorun" deyip ayrılırsınız.

Onun yanlış bir şey yapmasına gelince; herkesin hayatına hükmedemezsin. Senin hayatının sorumluluğu sana ait olduğu gibi; hayatını onunla birleştirmediğin müddetçe onun hayatının bütün sorumluluğu da ona aittir. Hatta hayatınızı birleştirseniz dahi onun hala kendisiyle ilgili sorumlulukları olacaktır. Elbette üzücü şeyler olur hayatta; beklenmedik şeyler de olabilir. Bugün sahip olduğun temizliği ne kadar muhafaza edersen; bu "kötü"lüklerden o kadar güvende olursun. Fakat bugün ilerideki hayatının sermayesini ne kadar çok yersen, ilerideki kötü şeylere karşı daha hazırlıksız, daha zayıf olursun ve bir de bakarsın ki 10 sene, 20 sene sonra hiç hayal etmediğin biri olup çıkıvermişsin ve şimdi senin yaşında olanlara "ah ben şimdi sizin yaşınızda olsam..." diye hayıflanmaya başlamışsın.

Bu söylediklerim kontrollü deneylerle ıspatlanmıştır. :) Çevrende senden 10-20 yaş büyük olanlara sor; emin ol "senin yaşında şimdiki akılları olsa" öyle değil de başka türlü yaşardım, başka şeyler yapardım diye anlatacaktır çoğu.

Bundan yıllar sonra nasıl bir insan olmak istediğini düşünüyorsan, bugünden hazırlık yapmaya başlamalısın ki hayatına birinin girip çıkması senin için büyük kayıp ve sürprizlere yol açmasın. Çünkü nasıl ki insan öldüğünde dünyadaki hayatının sonuçlarıyla karşılaşır; bugün yaptığın her şey de ilerideki hayatına attığın bir temel taşıdır. Bugün ne yaparsan, ilerideki hayatında onun karşılığını göreceksin. Herkesin bir ömür sermayesi var ve bu sermayenin bölümleri vardır. Duyguların, hislerin, bedenin, zekan, aklın, düşünce yeteneğin ve benzeri. Bugün bunları ne kadar çok harcarsan, yarın o kadar çulsuz kalırsın. :) (Manevi anlamda söylüyorum.) Fakat ne kadar yatırım yaparsan, ilerideki hayatında o kadar rahat ve kendinden emin olursun.
 

byfaruk

Asistan
Katılım
18 Mart 2012
Mesajlar
234
Reaksiyon puanı
0
Puanları
16
Bazı şeylerin farkında olman ne güzel. Evet, erkense madem söylediğin gibi; öyleyse sermayeyi şimdiden tüketme. Bu tür birlikteliklerde, paylaşabileceğin her şeyi hiç sorumluluk hissetmeden en yüksek dozda paylaşırsın. Sevgini, duygularını, zamanını; kısacası maddi manevi her şeyi en yoğun şekilde yaşarsın ve evlendiğinde paylaşacak özel hiçbir şey kalmamış olur; sorumluluk hariç. Hal böyle olunca "ya biz evlenmeden ne iyiydik şimdi ne oldu böyle hep sorun hep sorun" deyip ayrılırsınız.

Onun yanlış bir şey yapmasına gelince; herkesin hayatına hükmedemezsin. Senin hayatının sorumluluğu sana ait olduğu gibi; hayatını onunla birleştirmediğin müddetçe onun hayatının bütün sorumluluğu da ona aittir. Hatta hayatınızı birleştirseniz dahi onun hala kendisiyle ilgili sorumlulukları olacaktır. Elbette üzücü şeyler olur hayatta; beklenmedik şeyler de olabilir. Bugün sahip olduğun temizliği ne kadar muhafaza edersen; bu "kötü"lüklerden o kadar güvende olursun. Fakat bugün ilerideki hayatının sermayesini ne kadar çok yersen, ilerideki kötü şeylere karşı daha hazırlıksız, daha zayıf olursun ve bir de bakarsın ki 10 sene, 20 sene sonra hiç hayal etmediğin biri olup çıkıvermişsin ve şimdi senin yaşında olanlara "ah ben şimdi sizin yaşınızda olsam..." diye hayıflanmaya başlamışsın.

Bu söylediklerim kontrollü deneylerle ıspatlanmıştır. :) Çevrende senden 10-20 yaş büyük olanlara sor; emin ol "senin yaşında şimdiki akılları olsa" öyle değil de başka türlü yaşardım, başka şeyler yapardım diye anlatacaktır çoğu.

Bundan yıllar sonra nasıl bir insan olmak istediğini düşünüyorsan, bugünden hazırlık yapmaya başlamalısın ki hayatına birinin girip çıkması senin için büyük kayıp ve sürprizlere yol açmasın. Çünkü nasıl ki insan öldüğünde dünyadaki hayatının sonuçlarıyla karşılaşır; bugün yaptığın her şey de ilerideki hayatına attığın bir temel taşıdır. Bugün ne yaparsan, ilerideki hayatında onun karşılığını göreceksin. Herkesin bir ömür sermayesi var ve bu sermayenin bölümleri vardır. Duyguların, hislerin, bedenin, zekan, aklın, düşünce yeteneğin ve benzeri. Bugün bunları ne kadar çok harcarsan, yarın o kadar çulsuz kalırsın. :) (Manevi anlamda söylüyorum.) Fakat ne kadar yatırım yaparsan, ilerideki hayatında o kadar rahat ve kendinden emin olursun.

Çok sağolun ya şuanda yazdıklarınız okuyorum ve korkum kayboluyor tabi sonra geri geleceğini biliyorum ama sizin ve böyle yazılar okuyarak kendimi şimdilik rahat tutarım herhalde.
 

Turab Garip

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
30 Mayıs 2007
Mesajlar
6,902
Reaksiyon puanı
181
Puanları
1,243
Acizane tavsiyem odur ki kardeşim şunu unutma; dünyadaki milyonlarca insan benzer şeyleri yaşar. Öyleyse ya farklı bir şey yapmalısın, ya da benzerini yaşayanlardan ders almalısın. Bunları dünyada bir tek sen hissediyormuşsun gibi düşünüp de korkma. Bugün sana normal olduğu söylenen bazı şeylerin ilerde normal olmadığını fark edeceksin.
 

7/24

Profesör
Katılım
5 Kasım 2007
Mesajlar
3,814
Reaksiyon puanı
51
Puanları
228
[MENTION=1584]elma[/MENTION]cık son cümleni çok beğendim bu arada dostum sen nerelerdesin arada yazı yazda online olduğunu bilelim =)

İnsan kendini her aşamada geliştirmeli ne kadar yatırım yaparsan bir o kadar ömür boyu rahat bir yaşam sürersin.

Şimdi çok gençsin doğal olarak seviyorsun ve onsuz bir hayat düşünemezsin o olmazsa bu hayat zindan olur düşüncesi hep var olmuştur bu da aşkın kanunudur.

Ama gel zaman git zaman bu yerini mantığa bırakır buda hayatın kanunudur.

Bir şeyi çok istiyorsan olmuyorsa eğer, ya hakkında hayırlısı değildir; ya da daha iyisi olacağı içindir.


Sen fazla kendine yüklenme eğer ki o da sen gibi seni seviyorsa asla ama asla yarı yolda bırakmayacaksa hem aşkına sahip çık ve sadık ol.

Ama bunun teminatı sen veremezsin, ya sevdiğin verir ya da zaman verir ve bu süreçte aşkınız daha olgunlaşır hem düşünce olarak hem sevgi olarak.

Bu durumu seneler önce çok yaşayan arkadaşım oldu ama ne hikmetse verilen sözlere nazaran yinede uzaklık olduğu için soğuma oldu ve ufak bir kıvılcımda tutuşuyor ve yürekte ne varsa yanıp kül oluyor.

Kısa lafın özü;kalbine sahip ve asla yıpranmasına izin verme.

İyi Forumlar..
 

byfaruk

Asistan
Katılım
18 Mart 2012
Mesajlar
234
Reaksiyon puanı
0
Puanları
16
Acizane tavsiyem odur ki kardeşim şunu unutma; dünyadaki milyonlarca insan benzer şeyleri yaşar. Öyleyse ya farklı bir şey yapmalısın, ya da benzerini yaşayanlardan örnek almalısın. Bunları dünyada bir tek sen hissediyormuşsun gibi düşünüp de korkma. Bugün sana normal olduğu söylenen bazı şeylerin ilerde normal olmadığını fark edeceksin.
Birkaç araştırmamla sadece şu konuda değil bende olan psikolojik sorunlada yalnız olmadığımı düşünmüyorum. OKB bilirsiniz belki psikolojik tedavi görmeye başlayacağım doktor randevum alındı falan zamanını bekliyorum ama doktora gitmeden önce biraz araştırma yapayım dedim bunun farkına vardım OKB de kendime dair çok şey buldum. Herneyse bunu söylememin nedenide korkum sadece soğukluk güvenememe falan değil buradan gelen sorunlarda sebep oluyor. Ben böyle düşünüyorum. Yani bu sorun olmasa belki daha rahat olabilirdim.

@elmacık son cümleni çok beğendim bu arada dostum sen nerelerdesin arada yazı yazda online olduğunu bilelim =)

İnsan kendini her aşamada geliştirmeli ne kadar yatırım yaparsan bir o kadar ömür boyu rahat bir yaşam sürersin.

Şimdi çok gençsin doğal olarak seviyorsun ve onsuz bir hayat düşünemezsin o olmazsa bu hayat zindan olur düşüncesi hep var olmuştur bu da aşkın kanunudur.

Ama gel zaman git zaman bu yerini mantığa bırakır buda hayatın kanunudur.

Bir şeyi çok istiyorsan olmuyorsa eğer, ya hakkında hayırlısı değildir; ya da daha iyisi olacağı içindir.


Sen fazla kendine yüklenme eğer ki o da sen gibi seni seviyorsa asla ama asla yarı yolda bırakmayacaksa hem aşkına sahip çık ve sadık ol.

Ama bunun teminatı sen veremezsin, ya sevdiğin verir ya da zaman verir ve bu süreçte aşkınız daha olgunlaşır hem düşünce olarak hem sevgi olarak.

Bu durumu seneler önce çok yaşayan arkadaşım oldu ama ne hikmetse verilen sözlere nazaran yinede uzaklık olduğu için soğuma oldu ve ufak bir kıvılcımda tutuşuyor ve yürekte ne varsa yanıp kül oluyor.

Kısa lafın özü;kalbine sahip ve asla yıpranmasına izin verme.

İyi Forumlar..

Allah razı olsun. Yorumunuzu beğendim. Burada okudum çoğu yorum bana şunu düşündürdü. Ayrılık değilde korkum onun için endişelenmem ve ondan ayrıldıktan sonra kendimi o duruma nasıl alıştıracağım o anki çaresizliğimden nasıl kurtulacağım bu olduğunu düşünüyorum şimdi
 

Turab Garip

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
30 Mayıs 2007
Mesajlar
6,902
Reaksiyon puanı
181
Puanları
1,243
İşte biz de bu "çaresizliği" senin yarattığını anlatıyoruz. Bugün benim bir milyon TL param olsa, hergün biraz biraz yesem ve her gördüğüme versem bu paraları ve bir kaç yıl sonra beş parasız kalsam; "çaresiz" kalırım. Oysa bugün sahip olduğum bu paranın kıymetini bilip onunla yatırım yaparsam ve gerçekten hak etmeyene vermesem, yıllar da geçse, hiç çaresiz kalmam. Burada örneğini verdiğim para senin ömründür, duygularındır, aklındır. Günümüzde herkesin her şeyi rahat yapmasından kaynaklanan bu ortamda bunları hoyratça harcama ki çaresiz kalmayasın.
 

byfaruk

Asistan
Katılım
18 Mart 2012
Mesajlar
234
Reaksiyon puanı
0
Puanları
16
İşte biz de bu "çaresizliği" senin yarattığını anlatıyoruz. Bugün benim bir milyon TL param olsa, hergün biraz biraz yesem ve her gördüğüme versem bu paraları ve bir kaç yıl sonra beş parasız kalsam; "çaresiz" kalırım. Oysa bugün sahip olduğum bu paranın kıymetini bilip onunla yatırım yaparsam ve gerçekten hak etmeyene vermesem, yıllar da geçse, hiç çaresiz kalmam. Burada örneğini verdiğim para senin ömründür, duygularındır, aklındır. Günümüzde herkesin her şeyi rahat yapmasından kaynaklanan bu ortamda bunları hoyratça harcama ki çaresiz kalmayasın.

Çok iyi bir örnekle anlatmışsınız bende bu kısmı gerçekten görmemişim böyle daha iyi anladım demek istediğinizi. Psikolog falan olduğunuzu düşünmeye başlayacağım :) (Sadece örnekten dolayı değil)
 

şowalye

Profesör
Katılım
10 Eylül 2011
Mesajlar
2,270
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
Sana buşiiri okumanı tavse olur
LEYLÂ ile MECNÛN


Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur.
Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır.
Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen
bu macerayı Leyla'nın annesi öğrenir.
Kızının bu durumuna kızan annesi, kızına çıkışır ve bir daha okula göndermez.
Kays okulda Leyla' yı göremeyince üzüntüden çılgına döner,
başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar.


Mecnun' un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla'yı isterse de Mecnun
(deli, çılgın) oldu diye Leyla' yı vermezler. Leyla evden kaçarak, Mecnun' u çölde bulur.
Halbuki o, çölde âhular, ceylanlar ve kuşlarla arkadaşlık etmektedir ve
mecâzî aşktan ilâhî aşka yükselmiştir. Bu sebeple Leylâ' yı tanımaz.
Babası Mecnûn' u iyileşmesi için Kâbe' ye götürür.
Duâların kabul olduğu bu yerde Mecnûn,
kendisindeki aşkını daha da arttırması için Allahü Tealâya duâ eder:


"Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni."


Duâsı neticesi aşkı daha da çoğalır ve bütün vaktini çöllerde geçirmeye başlar.
Diğer tarafta ise Leylâ da aşk ıstırabı içindedir.


Bir zaman sonra âilesi, Leylâ' yı İbn-i Selâm isimli zengin ve îtibârlı birine verir.
Ancak, Leylâ kendisini bir perinin sevdiğini ve eğer kendisine dokunursa ikisinin de
mahvolacağını söyleyerek İbn-i Selâm' ı vuslatından uzak tutmayı başarır.


Mecnûn, çölde, Leylâ' nın evlendiğini arkadaşı Zeyd' den işitince çok üzülür.
Leylâ' ya acı bir sitem mektubu gönderir.
Leylâ da durumunu bir mektupla Mecnûn' a anlatır.
Kendisini anlamadığından dolayı o da sitem eder.


Bir müddet sonra Mecnûn' un âhı tutarak İbn-i Selâm ölür. Leylâ baba evine döner.
Bir çok tereddütten sonra her şeyi göze alarak, Mecnûn' u çölde aramaya başlar.
Fakat Mecnûn, dünyadan elini eteğini çekmiş ilâhî aşk yüzünden Leylâ'nın
maddî varlığını unutmuştur. Leylâ, çölde Mecnûn' u bulduğu hâlde, Mecnûn onu tanımaz.
Leylâ onun erdiğini anlarsa da yine onsuz yaşayamaz. Hastalanıp yataklara düşer.
Kısa zaman sonra da ölür. Mecnûn, Leylâ' nın ölüm haberini öğrenir.
Gelip mezarını kucaklar, ağlayıp inler;


"Ya Rab manâ cism ü cân gerekmez
Cânânsuz cihân gerekmez."


Der, kabri kucaklayarak ölür.


Bir müddet sonra Mecnûn' un sâdık arkadaşı Zeyd rüyasında,
Cennet bahçelerinde birbiriyle buluşmuş iki mesut sevgili görür.
Bunlar kimdir? diye sorunca, derler ki:
"Bunlar Mecnûn ile onun vefalı sevgilisi Leylâ' dır. Aşk yoluna girip temiz öldükleri,
aşklarını dünya hevesleriyle kirletmedikleri için burada buluştular."
 

Militarist

Dekan
Katılım
4 Mayıs 2008
Mesajlar
7,615
Reaksiyon puanı
130
Puanları
243
[video=youtube;gxC19CV4Ik0]http://www.youtube.com/watch?v=gxC19CV4Ik0[/video]
 

byfaruk

Asistan
Katılım
18 Mart 2012
Mesajlar
234
Reaksiyon puanı
0
Puanları
16
Sana buşiiri okumanı tavse olur
LEYLÂ ile MECNÛN


Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur.
Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır.
Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen
bu macerayı Leyla'nın annesi öğrenir.
Kızının bu durumuna kızan annesi, kızına çıkışır ve bir daha okula göndermez.
Kays okulda Leyla' yı göremeyince üzüntüden çılgına döner,
başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar.


Mecnun' un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla'yı isterse de Mecnun
(deli, çılgın) oldu diye Leyla' yı vermezler. Leyla evden kaçarak, Mecnun' u çölde bulur.
Halbuki o, çölde âhular, ceylanlar ve kuşlarla arkadaşlık etmektedir ve
mecâzî aşktan ilâhî aşka yükselmiştir. Bu sebeple Leylâ' yı tanımaz.
Babası Mecnûn' u iyileşmesi için Kâbe' ye götürür.
Duâların kabul olduğu bu yerde Mecnûn,
kendisindeki aşkını daha da arttırması için Allahü Tealâya duâ eder:


"Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni."


Duâsı neticesi aşkı daha da çoğalır ve bütün vaktini çöllerde geçirmeye başlar.
Diğer tarafta ise Leylâ da aşk ıstırabı içindedir.


Bir zaman sonra âilesi, Leylâ' yı İbn-i Selâm isimli zengin ve îtibârlı birine verir.
Ancak, Leylâ kendisini bir perinin sevdiğini ve eğer kendisine dokunursa ikisinin de
mahvolacağını söyleyerek İbn-i Selâm' ı vuslatından uzak tutmayı başarır.


Mecnûn, çölde, Leylâ' nın evlendiğini arkadaşı Zeyd' den işitince çok üzülür.
Leylâ' ya acı bir sitem mektubu gönderir.
Leylâ da durumunu bir mektupla Mecnûn' a anlatır.
Kendisini anlamadığından dolayı o da sitem eder.


Bir müddet sonra Mecnûn' un âhı tutarak İbn-i Selâm ölür. Leylâ baba evine döner.
Bir çok tereddütten sonra her şeyi göze alarak, Mecnûn' u çölde aramaya başlar.
Fakat Mecnûn, dünyadan elini eteğini çekmiş ilâhî aşk yüzünden Leylâ'nın
maddî varlığını unutmuştur. Leylâ, çölde Mecnûn' u bulduğu hâlde, Mecnûn onu tanımaz.
Leylâ onun erdiğini anlarsa da yine onsuz yaşayamaz. Hastalanıp yataklara düşer.
Kısa zaman sonra da ölür. Mecnûn, Leylâ' nın ölüm haberini öğrenir.
Gelip mezarını kucaklar, ağlayıp inler;


"Ya Rab manâ cism ü cân gerekmez
Cânânsuz cihân gerekmez."


Der, kabri kucaklayarak ölür.


Bir müddet sonra Mecnûn' un sâdık arkadaşı Zeyd rüyasında,
Cennet bahçelerinde birbiriyle buluşmuş iki mesut sevgili görür.
Bunlar kimdir? diye sorunca, derler ki:
"Bunlar Mecnûn ile onun vefalı sevgilisi Leylâ' dır. Aşk yoluna girip temiz öldükleri,
aşklarını dünya hevesleriyle kirletmedikleri için burada buluştular."

Şuanda çok etkilendim bundan ya. Nedense içim böyle çok rahat hoş gibi.
 

mckenzie

Asistan
Katılım
5 Ağustos 2009
Mesajlar
328
Reaksiyon puanı
4
Puanları
0
Kız arkadaşın üni. giderse sen gidemezsen o ilişkiyi unut.

Not: Tecrübe konuşuyor.
 

byfaruk

Asistan
Katılım
18 Mart 2012
Mesajlar
234
Reaksiyon puanı
0
Puanları
16
Kız arkadaşın üni. giderse sen gidemezsen o ilişkiyi unut.

Not: Tecrübe konuşuyor.

Olabilir ama her durum aynı tecrübeyi kazandırmaz diye düşünüyorum. Şuanda gayet pozitifimde. Normal ben olsam tecrübene katılırdım. Ayrıca ben gidebiliyorum inşallah ama onun ki riskli.
 

Turab Garip

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
30 Mayıs 2007
Mesajlar
6,902
Reaksiyon puanı
181
Puanları
1,243
Tecrübe maalesef ki hep aynı tecrübe. Yani kimseye bir şey katmıyorsa bu tecrübe ne işe yarar? :) İşte asıl mesele burada; bazı şeyleri hiç tecrübe etmemek gerekir. İdam edilmeyi tecrübe etmek gibi. Artık hayat elden gittikten sonra idam edilmeyi tecrübe etmek ne fayda? Yaptığın hatadan ders almaya bile fırsat bulamayacağın bir tecrübe.

@online destek, teşekkür ederim, sadece eski mesajlara bakıyorum, öyle takılmıyorum pek. Ya da takılamıyorum, ya da takılsam da önceden takılmış olduğum yerden çekiştiriliyorum. :)
 

michuozawa

Guru
Emektar
Müdavim
Katılım
6 Ağustos 2008
Mesajlar
20,604
Reaksiyon puanı
493
Puanları
7,263
Konum
Kepler-1649c
Bak sevgili kardeşim, sana kendimden örnek vereyim.

Bende senin gibiydim.Lise 1 de tanıştım kız arkadaşım ile.Harika bir dört yıl geçirdik ve üni geldi çattı.

Bizde korktuk, acaba sevgimiz gerçek miydi? Yapabilir miydik, aylarca görmeden?


Şuanda 3. sınıfa geçtik ikimiz de.Allah' a şükür eskisinden daha iyiyiz.

Sen de fazla dert ama, eğer "gerçekten" seviyorsanız mesafeler bahane.
işte yorum budur kardeşim.canı gönülden katılıyorum.
sevgi varsa eğer gerisi bahane.
bizde üniversite tanıştık şuan bitti, bayağıda uzakta kendisi.
hayırlısıyla kısmette olursa aksilik çıkmadan mutlu sona yaklaşıyoruz. :)
yazları işten güçten kendisini göremedim.ama sevgi adına bir kayıp yaşanmıyor.

sana ek olarak tavsiyem , sadece bu sebepten dolayı sevgilini sıkmaman.Allah mutlu etsin. :)
 

deatmania

Rektör
Katılım
30 Ekim 2009
Mesajlar
12,994
Reaksiyon puanı
62
Puanları
228
Eyvallah hocam :) [MENTION=38650]zoki[/MENTION]

İnşallah sizinkinin de istediğiniz gibi sonuçlanır.Allah yardımcınız olsun.

Bugüne kadar ne o, nede ben, uzaklıktan dolayı tek bir cümle bile kurmadık.Onun en çok bu yönünü seviyorum.Bu ilişki bu kadar sürdüyse, uzak olmayı hiç kafaya takmayışımızdır.

Allah herkesin gönlündekini nasip etsin.
 

michuozawa

Guru
Emektar
Müdavim
Katılım
6 Ağustos 2008
Mesajlar
20,604
Reaksiyon puanı
493
Puanları
7,263
Konum
Kepler-1649c
Amin [MENTION=84327]deatmania[/MENTION] başta bizimki olmak üzere herkesinki mutlu sonla biter umarım :mrgreen:
en güzeli de o olmalı zaten, biz kaynanadan çekiyoruz şuan uzaklık için tek problemi :) ,
arkadaşın da gözü korkmuş ve sanırım çokta seviyor , peşini bırakmamalı.gerçek sevgi ölmez.
 

Turab Garip

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
30 Mayıs 2007
Mesajlar
6,902
Reaksiyon puanı
181
Puanları
1,243
Sorun şu ki zaman içerisinde "gerçek" kavramınız değişebilir. Değişir. Değişecek. :)
 

mapii

Asistan
Katılım
4 Temmuz 2012
Mesajlar
240
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Nasıl olsa hayatın başka yönlere devam edecek. Ama sen bu sözlerin doğru olduğunu bilsen de tınlamayacaksın. Sıkma kendini .. Sen şimdiyi yaşa, su akar yolunu bulur.
 

Karargaht

Müdavim
Müdavim
Katılım
14 Kasım 2007
Mesajlar
9,232
Reaksiyon puanı
112
Puanları
1,243
Takmamak lazım, ne kadar düşür üzerine titrersen o kadar taş takılır ayağınıza. Bunu er geç anlarsın, kafanda saç kalıpda anlarsan daha iyi olur kanımca.
 

fatihcamli

Doçent
Katılım
2 Kasım 2010
Mesajlar
842
Reaksiyon puanı
0
Puanları
16
aga sen üniversiteye git eminim onu unutursun... takmakafanı öyle şeyler için serbest bırak dönerse senin dönmesse ....dönmesin
 
Üst