- Katılım
- 29 Haziran 2007
- Mesajlar
- 64,457
- Reaksiyon puanı
- 530
- Puanları
- 0

Hz. Peygamberin son zevcesi Hz. Meymune, Cafer ibni Ebi Talibin eşi Hz. Esma, Hz. Abbasın eşi Hz. Ümmü Fadl binti Haris ve Hz. Hamzanın eşi Hz. Selma, Efendimizin iltifatına mazhar olan dört kız kardeş. Allah Teâlanın varlığı ve birliğine iman eden, hak yolda azami gayret sarf eden kutlu hanımlar, İslâmın doğuşunun ilk yıllarında İslâm ile şereflenmişler. İbni Abbastan rivayet edilen hadis-i şerife göre bu kız kardeşler, Hz. Peygamberin (sas) imanlı kız kardeşler iltifatına mazhar olmuşlar.
Hz. Meymune (ra)
Haris b. el-Hazenin kızı Hz. Meymune validemiz, Efendimizin (sas) en son evlendiği hanımıydı. Çok faziletli ve şerefli olan bu annemizden Allahın ayetlerinden bir ayet diye bahsedilirdi. Allaha ve Onun Resulüne karşı duyduğu sevgi ve saygı sayesinde dini emir ve yasaklara son derece hassasiyet gösterir, ibadetlerini nafilelerle süslerdi. İnsanlara yardımı ve sıla-i rahimi de çok önemserdi. Hz. Aişe, Meymune (ra) için, Meymune hepimizden daha çok ibadete düşkün ve sıla-i rahmi gözeten bir hatun idi. demişti.
Sosyal yönü de kuvvetliydi. Hz. Meymune, İslâm tarihinde yapılan savaşlarda yardımcı olmak için kadınlardan oluşan bir bölük kurmuş ve bu bölüğün başına da kendisi geçmişti. Ordunun yemek ihtiyaçları, yaralıların bakımının yapılması bu bölük tarafından sağlanmıştı. İlk hemşire olarak anılan bu annemiz de bizzat yemek yapar, savaşta yaralananlara yardım ederdi.
Bu mübarek validemiz, Efendimizin ilim meclislerinde bulunarak ondan öğrendiği hadis-i şeriflerin bizlere ulaşmasına vesile olmuş ve toplam 76 hadis rivayet etmiş. Bu hadislerden bir kısmı Buhari ve Müslimde yer alıyor. Ayrıca ashaptan bazısı da Hz. Meymuneden hadis rivayet etmişti.
Meymune validemiz (ra), Efendimizin vefatının ardından evlendikleri mevki olan Serife gitmiş, oraya çadır kurarak Resulullah benim Mekke dışında vefat edeceğimi haber verdi, beni buraya defnediniz. diyerek vasiyet etmişti. Bunun ardından hicri 51 yılında hastalanarak Serif mevkiinde vefat etti. Cenaze namazını yeğeni Abdullah b. Abbas kıldırdı ve ashaba Bu Resulullahın hanımıdır. Cenazeyi fazla sarsmayın ve edeple yola devam edin. dedi.
Hz. Esma binti Umeys (ra)
Hz. Esma binti Umeys (ra), Mekkede doğup büyüdü. Efendimizin (sas) amcasının oğlu Cafer ibni Ebi Talib ile evlendi. Esma binti Umeys, Allah Resulü İslâmı ilk anlatmaya başladığı esnada Müslüman olan bahtiyarlardan birisiydi. Cahiliye döneminde hakkı batıldan ayıramayan müşrikler, Müslümanlara çok fazla eziyet ederdi. Bunun üzerine Hz. Peygamber, Mekkeli müşriklerin işkencelerinden Müslümanları korumak için Darul Erkamda gizlice bir araya gelerek İslâmı orada anlatmaya başladı. Bu güzide hanım, Efendimiz (sas) daha Darul Erkama geçmeden İslâm ile müşerref oldu. Arap toplumunda karşılaştığı hiçbir zorluk onun İslâmdan dönmesine sebep olmadı. Müşriklerin Mekkedeki baskıları had safhaya ulaşınca Hz. Esma ile eşi Cafer (ra) Allah Resulünden izin alarak Habeşistana hicret etti.
Hazreti Esma, bilgi sahibi olmayı çok önemser ve elinden geldiğince orada da bir şeyler öğrenmeye çalışırdı. Habeşistanda cenazelerin tabuta konduğunu gördü. Hz. Esma ile Cafer (ra) hicretin 7. yılında Habeşistandan Medineye hicret etti. Bu hicretin ardından Habeşistanda öğrendikleri bilgilerle Esma binti Umeys, Hz. Fatıma ile Zeynep binti Cahşın (ra) vefatlarında onların tabutlarını yaptırdı. Ayrıca deri tabaklamayı da bilir ve boş kaldığı vakitlerde deri tabaklayarak çocuklarının geçimini sağlardı. Hz. Esma, Allah Resulünün hanımlarını sıkça ziyaret ederek onlardan da yeni şeyler öğrenirdi. Bir gün yine Hz. Hafsayı ziyafet ettiği esnada Hz. Ömer de oraya geldi ve Esmaya Ey Esma biz sizi hicrette geçtik. diyerek latife yaptı. Bunun üzerine Hz. Esma, Hayır ya Ömer, siz Peygamber Efendimizin (sas) yanındaydınız. O, açları doyurup cahillere de nasihat ederdi. Fakat biz ondan ayrı kalarak hicret ettik. diye karşılık verdi. Bu hadiseyi işiten Efendimiz (sas) de, Ömer ve arkadaşlarının bir hicreti, sizin ise ey gemi yolcuları, iki hicretiniz vardır. buyurarak müjdede bulundu. Bu müjde karşısında gözyaşlarını tutamayan Hz. Esma binti Umeys daha sonraları iki hicret sahibi lakabıyla anılmaya başladı.
Hz. Ümmü Fadl binti el Haris (ra)
Ümmü Fadl Lübabe, Hz. Haticeden (ra) kısa bir süre sonra Müslüman olup, İslâmiyet ile şereflenen hanımların ilklerindendi. Hz. Hüseyini (ra) emzirerek sütannesi oldu. Medinelilerle gerçekleşen Akabe Biatında hazır bulunmuş, sahip olduğu ticarî ve idarî nüfuzundan Peygamber Efendimizi yararlandırmıştı. Bedir Savaşına Mekkeli müşriklerin yanında ve kerhen katılmıştı.
Lübabe takva sahibi bir hanım sahabe idi. Haftanın pazartesi ve perşembelerini oruç tutarak geçirirdi. Gecenin birinde, rüyasında Peygamber Efendimizin ailesinden bazı kimseleri görmüş ve rüyasını gidip Peygamber Efendimize anlatmıştı. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz rüyasını; Kızım Fatımanın oğlu olacak. Sen oğlun Kussem ile onu emzireceksin. şeklinde yorumladı. Nitekim Peygamber Efendimizin haber verdiği gibi çıktı ve Hz. Hüseyin dünyaya geldi. Doğumundan sonra, küçük bebeği alan Lübabe, Hz. Hüseyini emzirerek sütannesi oldu.
Lübabe, günün birinde Hz. Hüseyini alarak Peygamber Efendimize götürdü, Efendimizi gören küçük Hüseyin hemen dedesine atıldı, Hz. Peygamber onu kucağına oturtmuştu. Bir süre sonra altına kaçırınca, Efendimiz, Ümmü Fadla durumu anlattı ve çocuğu kendisinden almasını istedi. Duruma üzülen Ümmü Fadl, Hüseyinin canını acıtacak şekilde boynunu sıkınca, Peygamber Efendimiz, onun bu davranışından üzüldüğünü beyan etti.
Hanım sahabelerin önemli isimlerinden olan Ümmü Fadl Lübabe, Veda Haccında da bulundu. Hz. Osmanın halifeliği zamanına kadar yaşadı ve bu dönemde eşi Hz. Abbas henüz hayatta iken, ondan önce vefat etti.
Hz. Selma (ra)
Hz. Selma (ra), Hz. Hamzanın eşiydi. Efendimizin halası Safiyye binti Abdülmuttalibin azat ettiği bir cariyeydi. Becerikli, fedakâr, yardımsever olan bu güzide hanım, İslâm dinini Arap toplumuna anlatmaya çalışan Allah Resulüne yardımcı olmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Peygamber Efendimizden inceliği, sabrı, kıymet bilmeyi ve daha bir sürü erdemi öğrenme imkânı buldu. Edep ve haya sahibi bu hanım, insanları kırmaktan imtina eder ve kendini geliştirmek için azami gayret sarf ederdi. Tıbbi bilgisi de olan bu hanım sahabi, Peygamber Efendimizin güzide eşleri Hz. Hatice ve Hz. Mariyeden dünyaya gelen çocuklarının doğumunda ebelik yaptı. Onlara her hususta yardımcı oldu, eksiklerini tamamladı. Bu hanım, Peygamber Efendimiz (sas)in pâk zevcesi, müminlerin annesi Hz. Haticenin vefatı esnasında da hazır bulundu. Hz. Hatice validemizin yıkanma ve kefenlenme işlemleriyle bizzat kendisi ilgilendi.
Hz. Selma, bir ömür boyu Resulullahın kutlu hanesinden ayrılmadı. Efendimizin kıymetli kızı Hz. Fatımanın doğum yaptığı esnada da ona yardımcı oldu. Hatta Hz. Fatıma, Hz. Selmayı o kadar sever ki ona anneciğim diye iltifat ederdi. Hz. Fatımanın vefatı sırasında da yanında bulunan Hz. Selma, hayır işlerinde ve kamu hizmetlerinde görev alırdı. Hatta o, Allah yolunda savaşmak için Resulullahtan izin ister daha sonra cephede yaralılara su verir, onların yaralarını sarar o hususta da elinden gelen her türlü yardımı yapardı. Hz. Selma, devlet meselelerinin görüşüldüğü toplantılara da iştirak etmesiyle tanınan bir hanımdır. Hz. Peygamberden yedi tane hadis-i şerif rivayet etti. Onun rivayet ettiği hadislerden biri şöyle: Resulullah (sas), bir yara veya bere olduğunda onun üzerine kına koymamızı tavsiye ederdi.
Zaman