Sahih i buhari hadis i şerif külliyatı

Bu konuyu okuyanlar

Murataltug

Profesör
Sahih i buhari


Nisâ suresi


şübhesiz Nuh'a, ondan sonraki peygamberlere İbrahim'e, İsmâil'e, İshâk'a, Ya'kûb'a evlâdlarına, Îsa'ya, Eyyûb'a, şübhesiz vahyettik biz.
1
Yûnus'a, Harun'a Süleyman'a vahy eylediğimiz gibi Dâvûd'a Zebûr verdiğimiz gibi, şübhesiz Sana da vahyettik biz."


Ameller ancak niyetlere göredir


Herkesin niyet ettiği ne ise, eline geçecek olan şey ancak odur.


kim nail olacağı dünyâ malı veya nikâh edeceği kadına hicret etmiş ise, onun hicreti Allah ve Rasûlü'nün rızâsına değil hicret ettiği şeyedir".


vahy Bâzı vakitlerde bana çıngırak sesi gibi gelir ki en ağır geleni budur. Benden o hâl gider gitmez, meleğin ne söylediğini bellemiş olurum.


Bazen de melek bana bir insan olarak temessül eder, benimle konuşur, ben de söylediğini iyice bellerim


Hz Âişe buyurdu ki Rasûlüllah'ı, soğuğu pek şiddetli bir günde kendisine vahy inerken gördüm şakaklarından boncuk boncuk ter akardı.


Mü'minlerin annesi Hz Âişe
Buyurdu ki Rasûlüllah'ın ilk vahy başlangıcı uykuda doğru ru'yâ görmekle olmuştur.


Mü'minlerin annesi Hz Âişe
Buyurdu ki Rasûlüllah Hiç bir ru'yâ görmezdi ki sabah aydınlığı gibi açık seçik zuhur etmesin.


Hz Âişe Buyurdu ki Rasûlüllah
a ilk vahy başlangıcı ile
kalbine yalnızlık sevgisi bırakıldı.


Hz Âişe Buyurdu ki Rasûlüllah
ilk vahy başlangıcı ile Hırâ Dağı'ndaki mağaraya yalnızlığa çekilip ailesinin yanına gelene kadar azıklanıp giderdi


Hz Âişe Buyurdu ki Rasûlüllah
Nihayet Hırâ mağarasında iken kendisine Hak yani vahy geldi. Ve melek İkrâ', yani: Oku dedi.


Hz Âişe Buyurdu ki Rasûlüllah
Ben okumak bilmem" cevâbını verdi O zaman Melek tâkati kesilinceye kadar sıkıştırdı. Sonra bırakıp yine: İkrâ', dedi


Alâk suresi


Yaradan Rabb'inin ismiyle oku
1
Yaradan Rabb'in insanı yapışkan bir kan pıhtısından yarattı.
2
Oku, Rabb'in nihayetsiz kerem sahibidir.
3
O, kalemle yazı yazmayı
öğretendir. İnsana bilmediğini O öğretti".


Hz Âişe Buyurdu ki Rasûlüllah a ilk vahiy gelişi ile korkudan
yüreği titredi ve Hadîce ra ya girerek: "Beni sarıp örtünüz, beni sarıp örtünüz!" dedi.


Hadîce (r.anha): "Öyle deme; Allah'a yemîn ederim ki, Allah hiçbir vakit seni utandırmaz.


sen akrabana bakarsın, işini görmekten âciz olanların ağırlığını yüklenirsin, fakire verir, kazandırırsın, Allah hiçbir vakit seni utandırmaz.


misafiri ağırlarsın, hak yolunda halka yardım edersin Allah hiçbir vakit seni utandırmaz.


Varakatu'bnu Nevfel câhiliyyet zamanında Hristiyan dînine girmiş bir kimse olup İbrânîce yazı bilir ve İncil'den Allah'ın dilediği miktarda bâzı şeyleri İbrânîce yazardı.


Varaka gözlerine körlük gelmiş bir ihtiyardı. Hadîce Varaka'ya:
Amcam oğlu, dinle ne söylüyor
Dedi. Varaka Rasûlüllah ı dinledi ve şöyle dedi: Bu gördüğün, Allah'ın Musa'ya gönderdiği Nâmûs'tur.


Varaka Rasûlüllah ı görünce
Şöyle dedi Ah keşke senin da'vet günlerinde genç olaydım! Kavmin seni
memleketinden çıkaracakları zaman keşke hayâtta olsam!”


Varaka Rasûlüllah ı görünce
Şöyle dedi Senin getirdiğin gibi vahy getirmiş tebliğ etmiş bir kimse yoktur ki düşmanlığa uğramasın.


Varaka Rasûlüllah ı görünce
Şayet senin da'vet günlerine yetişirsem, sana son derece yardım ederim deddi ve çok geçmedi, Varaka vefat etti


gökyüzü tarafından bir ses işittim baktım ki, Hırâ'da bana gelen melek yani Cibril as semâ ile arz arasında bir kürsî üzerinde oturmuş. Pek ziyâde korktum Evime dönüp: 'Beni örtün, beni örtün' dedim


Müddessir


Ey örtüye bürünen Kalk artık avmini Allah'ın azâbı ile korkut. Rabb'ini büyük tanı.
1
Elbiseni temiz tut. Azaba götürecek şeyleri terket


Rasûlüllah sav indirilen âyetlerden güçlük çeker ve çok kerreler dudaklarını kımıldatarak okurdu


Kıyame suresi


Onu toplamak ve okutmak şübhesiz bize âiddir. Öyleyse biz onu okuduğumuz vakit, sen kırâatine uy. onu açıklamak da hakîkat de bize âiddir
1
Kur'ân'ı senin göğsünde toplayıp onu okuyabilmen şübhesiz bize âiddir";
2
Kur'ân'ı Cibrîl'in diliyle sana okuduğumuzda onu dinle ve sükût ederek kulak ver


Rasûlüllah'a ne zaman Cibrîl gelirse sükût edip, onu dinlerdi. Cibrîl gidince, onun getirdiği kelâmı âyetleri, o nasıl okumuş ise öylece okur idi.


Rasûlüllah sav insanların en cömerdi idi. En cömerd olduğu zaman da ramazânda idi


insanların en cömerdi Hz Resül idi En cömerd olduğu zaman
Cibrîl as'in kendisiyle çokça buluştuğu zaman idi.


Cibrîl as ramazânın her gecesi Peygamber sav le buluşur ve onunla Kur'ân'ı müdârese ve müzâkere ederdi.


Rasûlüllah hayır dağıtmakta, esmesi maniaya uğramayan rüzgârdan daha cömerd idi.



Ebû Sufyân dedi ki: Vallahi arkadaşlarım yalanımı ötede söylerler diye utanmasaydım, Peygamber hakkında yalan uydururdum.


Peygamber sav in nesebi pek büyüktür, ondan evvel kureyş
Kavmine peygamberlik davası etmiş kimse Yoktur efendimiz sav e ilk önce zayıflar itibar etmiş giderek artmışlardır


Süfyan der ki peygamberin dinine girdikten sonra dönen
Yoktur onu dîne davetten evvel, yalan ile ithâm ettiğimiz yoktur


Süfyan der ki peygamber hiç
ahdini bozmaz fakat mütâreke halindeyiz ne yapacağını bilmiyoruz O'nunla harbimizde Gâh o bize zarar verir, gâh biz ona zarar veririz,


yalnız Allah'a ibâdet ediniz, hiçbir şeyi O'na ortak etmeyiniz.


Dedelerinizin inanıp söyleye geldikleri şeyleri terk ediniz,


Bize namazı, doğruluğu, iffetliliği ve Allah'ın emrettiği her şeyi emrediyor,


Hirakliyus derki Peygamberler kavimlerinin yüksek neseb sâhibleri içinden gönderilirler.


Hirakliyus derki O'ndan evvel bu sözü söylemiş bir kimse olaydı, kendisinden evvelki söze tâbi' olmuş bir kimsedir, diyebilirdim


Hirakliyus derki Babaları içinde hükümdar gelmiş olaydı, bu da babasının mülkünü geri almaya çalışır kimsedir diye hükmederdim


Hirakliyus derki O'nun yalanını sordum hayır dediler mutlak biliyorum ki halka yalan söylememiş kimse Allah'a karşı yalan söylemeğe cür'et edemez


Hirakliyus derki O'na tâbi olanı sordum; O'na tâbi' olanlar insanların zaîfleridir dediler Rasûlllerin tâbi'leri zaten onlardır


Hirakliyus derki O'na uyanlar artıyor mu, yoksa eksiliyor mu diye sordum; artıyorlar dedin. Îmân işi de tamâm oluncaya kadar hep bu şekilde gider.


Hirakliyus derki O'nun dînine girdikten sonra beğenmeyip dîninden dönen var mıdır diye sordum; hayır dedin. îmân da mûcib olduğu inşirâh kalblere karışıp kökleşinceye kadar böyle olur.


Hirakliyus derki Hiç ahde vefasızlık eder mi diye sordum; hayır dedin. Peygamberler de böyledir; gadr etmezler.


Hirakliyus derki ne emrediyor diye sordum. Yalnız Allah'a ibâdeti O'na ortak kılmamayı putlardan nehyettiğini namazı doğruluk ve iffetliliği emrettiğini söyledin.


Hirakliyus derki şu ayaklarımın bastığı yerlere O zât mâlik olacaktır. Zâten peygamberin zuhur edeceğini bilirdim.


Hirakliyus derki peygamberin zuhur edeceğini bilir Lâkin sizden olacağını tahmîn etmezdim. O'nun yanına varabileceğimi bilsem her türlü zahmete katlanırdım.


Hirakliyus derki o resülün
Yanında olaydım her zahmete katlanır ayaklarını yıkardım!


Rahman ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.


Allah'ın kulu ve Resûlü Muhammed'den Rûm'un büyüğü Hırakl'e. Hidâyete tâbi' olanlara selâm olsun.


Allah'ın kulu ve Resûlü Muhammed'den Hidâyete tâbi' olanlara selâm olsun.


seni İslâma müslümanlığa davet ediyorum. İslâm'a gir ki selâmette kalasın


İslâm'a gir ki Allah ecrini iki kat versin. Eğer kabul etmezsen çiftçilerin günâhı senin boynunadır


Ey kitâb ehli, hepiniz bizimle sizin aranızda müsâvî bir kelimeye gelin: Allah'tan başkasına tapmayalım,


Ey kitâb ehli, Allah'tan başkasına tapmayalım O'na eş tutmayalım, Allah'ı bırakıp da kimi Rabbler tanımayalım.


Eğer yüz çevirirlerse, deyiniz ki: Şâhid olun, biz muhakkak müslümânlarız" Âli İmrân


Artık Rasûlüllah'ın ve İslâm'ın
gâlib geleceğine kesin inancım


Hırakl yıldızlara bakar, kâhinliğe âşinâ bir kimse idi. Rasûlüllah'a dâir haber alınca: Bu ümmetin meliki işte zuhur etmiştir, dedi.


Hırakl, Peygamber'in zuhur ettiğini duyunca Hımıs'da Rûm büyüklerini da'vet ederek Ey Rûm cemâati, bu peygambere bey'at edip de felah ve rüşde nail olmayı istemez misiniz? diye hitâb etti.


Abdullah B. Ömer demiştir: Resulu`llah sav buyurdu ki: İslam Allah`dan başka ilah olmadığına ve Muhammed sav in Allah Resulü olduğuna Şahadet etmek ile olunmuştur:


İslam beş şey üzerine bina
olunmuştur: Allah`dan başka ilah olmadığına Muhammed sav in Allah Resulü olduğuna Şahadet Namaz kılmak Zekat vermek, Haccetmek, Ramazan orucunu tutmak.


Ebu Hüreyre demiştir: Nebiyy-i Muhterem sellem buyurdu ki: İman altmış şu`bedir. Haya da imanın bir şu`besidir.


Abdullah B. Amr B. As der ve
Nebiyy-i Muhterem buyurdu ki: Müslüman, dilinden, elinden müslümanlar selamette kalan kimsedir. Muhacir de Allah`ın nehyettiğini terkedendir.


Ebu Musa El-eş`ari der ve
Resula`llah buyurur ki
Müslümanlar; dilinden elinden selamette kalandır."


Abdullah B. Amr B. As der ve
Resulu`llah buyurur ki İslam`ın en hayırlısı tanıdığına, tanımadığına selam verendir."


Hiç biriniz, kendiniz için arzu ettiğiniz kardeşiniz için de arzu etmedikce iman etmiş olmaz.


Îmân Ve Peygamberin: “İslâm Kavli Îmân, dil ile söylemek ve organlarla işlemektir. Îmân, artar ve eksilir.


O, mü'minlerin yüreklerine, îmânlarını kat kat artırmaları için sekîneti indirendir" Feth


Biz onların hidâyetini artırmıştık" (Kehf: 18/13);


Allah hidâyeti kabul edenlerin hidâyetini artırır" Meryem


Allah Hidâyeti kabul edenlerin muvaffakıyetini artırmış, onlara takva ilhâm etmiştir
Muhammed


"Îmân edenlerin de îmânları artsın” (Muddessir: 74/31)


Îmân etmiş olanlara her inen sûre dâima onların îmânını artırmıştır ve onlar birbirleriyle müjdeleşirler." (Tevbe: 9/124);


Ve zikri celîl olan Allah Ve Yüce Allah


Âli İmrân suresi


Onlar öyle kimselerdir ki halk Düşmanlarınız size karşı ordu hazırladılar, o hâlde korkun, dedi de, bu söz onların îmânını artırdı
1
Allah bize yeter, o ne güzel vekildir,


Ve Yüce Allah'ın şu kavli
Ahzâb suresi Mü'minler düşmanı görünce: İşte bu Allah'ın ve Rasûlü'nün va'd ettiği şeydir dediler îmânlarını arttırdılar
1
Allah ve Rasûlü doğru söylemiştir, dediler îmânlarını ve teslimiyetlerini artırmaktan başka bir şey yapmadılar


Allah için sevmek ve Allah için sevmemek îmândandır.


Ömer ibn Abdilazîz şöyle yazdı: Muhakkak îmânın bir takım farizaları akideleri men ettikleri vardır. Kim tam yaparsa îmânı tamamlamış olur.


Ömer ibn Abdilazîz şöyle yazdı:
Kim îmânın farizalarını akidelerini men ettiklerini tam yapmazsa îmânı kemâle
erdirmemiş olur.


İbrâhîm as da: “Ey Rabb'im, ölüleri nasıl dirilteceğini göster, dedi; Allah: inanmadın mı yoksa dedi; O da: İnandım, fakat gözümle görerek
kalbimin yatışması için
(Bakara: 2/260) demişti.


Muâz ibn Cebel bir zâta: Bizimle otur da dîn işlerini müzâkere ederek bir sâat îmânı artıralım, dedi.


İbn Mes'ûd ra Yakîn, îmânın tamâmıdır, dedi.


İbn Omer ra Kul, gönlündeki şübheleri tamâmiyle terk etmedikçe takva hakîkatine
ulaşmaz, dedi.


Mucâhid ibn Cebr ra Dînden Nuh'a tavsiye ettiğini sizin için de bir şeriat yaptı Şûrâ: âyetini: Ey Muhammed, sana da Nuh'a da bir tek din tavsiye ettik, diye tefsîr etti.


Sizden her biriniz için bir şeriat, bir yol ta'yîn ettik" Mâide


İbn Abbâs, "Duanız olmasaydı Rabb'im size değer verir miydi Furkan ayetini duânız îmânınız demektir, diye tefsîr etti.


Duânın lügatteki ma'nâsı îmândır.


İslâm beş şey üzerinedir Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Rasûl'ü olduğuna şehâdet namaz zekât hacc ve oruc


Bakara suresi


Yüzlerinizi doğu ve batıya döndürmek iyilik değildir hâlis iyilik, Allah'a, âhirete, meleklere, Kitâb 'a ve peygamberlere îmân edenlerin işleridir.


mal sevgisine rağmen akraba, yetim yoksullara oğluna dilenene köle ve esirleri kurtarmaya vermek hayır işidir


namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, ahidleştikleri zaman sözlerini yerine getirenler,
böyleleri, sâdık olanlardır


sıkıntıda ve hastalıkta muharebenin kızıştığı anlarda sabr ve metanet gösterenler
sâdık olanlar ve takvâya erenlerdir" (Bakara: 2/177)


Mu'minûn suresi


Mü'minler muhakkak felah bulmuştur


Mü'minler namazlarında huşû 'u gözetenlerdir, onlar boş ve fâidesiz şeylerden yüz çeviricidirler,


onlar zekâtlarını verenlerdir, onlar ırzlarını koruyanlardır,


onlar ırzlarını koruyanlardır,
şu var ki, zevcelerine yahut sağ ellerinin mâlik olduklarına karşı müstesnadır, çünkü onlar kınanmış değildirler.


Ve öyle mü'minler ki, emânete ve ahidlerine riayetkârdırlar, onlar namazlarına devam ederler" (Mu'minûn: 23/1-9).


İmân altmıştan fazla şu'bedir. Hayâ da îmândan bir şu'bedir” buyurmuştur.


Müslüman dilinden, elinden müslümânların selâmette kaldığı kimsedir


Ebû Mûsâ ra Yâ Rasûlallah sav
hangi Müslüman efdaldir? diye sorunca Rasûlüllah buyurduki Müslümanlar, dilinden ve elinden selâmette kalandır
 

Murataltug

Profesör
Varaka gözlerine körlük gelmiş bir ihtiyardı. Hadîce ra Varaka'ya:
Amcam oğlu, dinle ne söylüyor
Dedi. Varaka Rasûlüllah ı dinledi ve şöyle dedi: Bu gördüğün, Allah'ın Musa'ya gönderdiği Nâmûs'tur.
 

Murataltug

Profesör
insanların en cömerdi Hz Resül idi En cömerd olduğu zaman
Cibrîl as'in kendisiyle çokça buluştuğu zaman idi.
 

Murataltug

Profesör
Peygamber sav in nesebi pek büyüktür, ondan evvel kureyş
Kavmine peygamberlik davası etmiş kimse Yoktur efendimiz sav e ilk önce zayıflar itibar etmiş giderek artmışlardır
 

SDN Son Haberler

Üst