Derin Güçler ve İstihbarat Savaşları... (Haklarında Ne Biliyoruz..?)

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)

Hangi istihbarat teşkilatında çalışmak isterdiniz? Veya sizce hangisi daha iyi?

  • MSS - Çin

    Kullanılan: 0 0.0%
  • PSIA - Japonya

    Kullanılan: 0 0.0%
  • BND - Almanya

    Kullanılan: 0 0.0%
  • MOSSAD

    Kullanılan: 0 0.0%
  • NSA

    Kullanılan: 0 0.0%
  • FSB

    Kullanılan: 0 0.0%
  • ISPR - Pakistan

    Kullanılan: 0 0.0%
  • Diğer (yorumlarınızda belirtebilirsiniz)

    Kullanılan: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    17

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
CIA Başkanı Gina Haspel, canlı yayında, "Türkçe, Çince, Farsça ve Arapça bilen yeni ajanlar arıyoruz" dedi..

DEFALARCA yazdım, söyledim. Amerika Birleşik Devletleri'nin pekçok hedefi vardır, hedef ülkesi vardır.
Ancak sadece ve sadece tek rakibi vardır.
O da ÇİN'dir!
Her anlamda...
Ve derin Amerika buna son vermek istemektedir...
Savaş da budur. Çin'e güç veren, ruh veren aileler ile derin Amerika kıyasıya çatışmaktadır...
Dün kaldığımız yerden devam edelim... Açalım... Savaşı aktaralım...
Amerika Birleşik Devletleri, haftalardır Taliban'la masada...
CIA'nın çok önemli isimleri, Taliban'ın liderleriyle pazarlık yaptı. Şaka olduğunu düşünmeyin. Yaptı! ABD ile Taliban sözcüleri, ateşkes ve barış için bir araya geldiklerini söylüyordu. Amerika Birleşik Devletleri, barış istediği ülkeye on binlerce asker göndermez.
Özellikle son 25 yılda Amerikan askerlerinin demokrasi için girdiği hiçbir yerde barış olmadı. Peki Taliban'la yapılan toplantıda ABD'nin planı ne?
Amacı ne?
Pentagon, Çin'de büyük bir planı hayata geçirmek üzere.
Hedefleri var. Dünyanın her ülkesinde istediği anda iç karışıklığı başaran ABD, Çin'de başarısız oldu. Şimdi Çin'in başına bela olacak terör örgütü DEAŞ. Rakka'dan tahliye edilen DEAŞ teröristleri ile Suriye'den özel bir merkeze götürülen binlerce DEAŞ teröristinin yeni hedefi Çin olacak. Görev yeri ÇİN!
DEAŞ'ın lideri Bağdadi olarak bilinse de gerçek lideri Aminullah...
Bağdadi, ABD'nin her an harcayabileceği bir lider olarak öne çıkartıldı, benimsendi.
Taliban'la haftalardır yapılan görüşmelerde, Afganistan'daki Panjboz köyünün yakınlarındaki hapishanede tutuklu olan DEAŞ lideri Aminullah'ın bırakılması için Taliban'a 200 milyon dolar ödendi. Taliban için bu çok önemli bir rakam.
ABD'nin dünyada yüzde 100 kontrol altına alamadığı tek terör örgütü Taliban'dır. Önemli kısmını yönettiler, ancak kontrol tamamen onlarda değildi...
Taliban'ın 200 milyon dolar karşılığında güvenlik önlemlerini azalttığı hapishaneden Aminullah ve 10 DEAŞ takım lideri kaçırıldı! Helikopterlerin görev aldığı söylenmekte...
Doğal olarak... Çin planı için artık rötuşlar kaldı. Çin, DEAŞ'a hazırlıklı olmalı. Çünkü Afganistan'dan Çin'e geçecek olan DEAŞ teröristleri, birçok bölgede katliam yapacak.
Bugün DEAŞ, Amerikan çıkarları için çalışan CIA kadar önemli bir örgüt. Suriye ve Irak'ta Amerikan planları için işgal ettikleri toprakları, tek bir çatışma hali olmadan YPG veya PYD'ye bırakan DEAŞ, Çin'de iç karışıklık için hazır.
Vahan Koridoru yani Afganistan'nın Çin'e kadar uzanan yol için tüm hazırlıklar yapıldı. Blackwater yani Academi de bu konuda hazırlıklarını tamamladı.
Academi'nin sahibi Eric Prince, Suriye'deki ABD askerlerinin, özel güvenlik şirketine bağlı savaşçılarla değiştirilmesi için teklif yaptı. Medya aracılığıyla yapılan bu teklif tam bir aldatmaca. ABD, Academi'yi de DEAŞ'la birlikte Çin için hazırlıyor. Eğer Çin, kendi içinde savaş yaşamaya başlarsa, ki bunun planları artık bitti gibi, işte o zaman dünyanın geleceği için tekrar bir masa kurulmak zorunda.
Vahan Koridoru şu anda Academi tarafından korunuyor ve yönetiliyor. Eric Prince, Academi'nin North Carolina'daki askeri kampında, Çin'lileri de eğitmeye başladı.
Ülkeden kaçan binlerce Çinli genç, bugün DEAŞ örgütüyle birlikte tekrar ülkelerine giderek bir özgürlük planında yer alacaklarını sanıyor.
Aminullah'ın da Çinliler'e benzemesi ABD'nin ne kadar özenli bir plan yaptığını da gösteriyor.
Çin de artık ABD ile ilişkileri koparmakta kararlı. Çin hükümeti, ABD Adalet Bakanlığı'nın Çinli telekom devi Huawei'nin varisi Meng Wanzhou'yu tutuklatmasını da bir savaş olarak gördüğünü açıkladı.
Pekin, bu durumu "Açılmaması gereken kutunun ABD tarafından açılması" olarak yorumluyor. Yani açılan kutunun büyük bir savaşın habercisi olduğu iddia ediliyor.
Birkaç gün içinde Akdeniz'de olması beklenen ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait güdümlü füze destroyeri 'USS Donald Cook'un da Çin'in deniz yolu ticaretini engellemek için bölgeye gönderildiği sır değil.
'USS Donald Cook' bir uçak gemisi değil ama ABD'nin en önemli konularda mesaj vermek için kullandığı bir gemi.
Daha önce Gürcistan'da, Baltık Denizi'nde, Beyazdeniz'de, Kuzey Denizi'nde çok önemli mesajlar veren 'USS Donald Cook' Çin'de de rahatsızlık yarattı.
Baltık Denizi aylardır ABD ile Rusya gerginliğine neden olurken, 'USS Donald Cook' defalarca Rus uçakları tarafından taciz edildi. 'USS Donald Cook'un Akdeniz'e gelmesi, buranın da ısınacağını gösteriyor. Kıbrıs adası etrafında görev yapacak olan 'USS Donald Cook', İngiltere'yi de kızdırdı. Ancak İngilizler, ABD ile açıktan karşı karşıya gelmek yerine gizli görüşmelerde şikayetlerini iletme yolunu seçiyorlar... Tercihleri bu oldu. İpek Yolu projesinde en kazançlı ülke olarak tüm dünya iki ülkeyi işaret ediyor. Türkiye ve İngiltere... İngiltere'nin, Akdeniz'de ABD ile karşı karşıya geleceği zaman çok uzak değil. Bundan kaçış yok.
Adamlar kararlı... Gelecekler, kimseye de söz hakkı vermek istemiyorlar. Bizim bu konuda hem uyanık hem de hazırlıklı olmamız gerekmekte... Kim ne yapar bilinmez ama bizim kararlı tutumumuzu sürdürmemiz şart...
CIA çalışanlarının yüzde 70'i ABD içinde görev yapar.
Yapardı! Ancak bugün bu rakam yüzde 40. Yani CIA artık çok ciddi şekilde dünyanın dört bir yanında agresif bir çaba içinde. Taliban'la görüşmeler yapan CIA, Venezuela'da da görevini yerine getiriyor!
Fransa'da sokak olayları içinde yer alan CIA, Tayvan'da da önemli işler başarıyor.
Akdeniz ve Karadeniz'e sınırı olan kentlerdeki CIA ajanının sayısı ise çok ama çok fazla. Birkaç ay önce CIA Başkanı Gina Haspel, canlı yayında, "Türkçe, Çince, Farsça ve Arapça bilen yeni ajanlar arıyoruz" dedi. Yani savaşın bölgelerini ilan etti.
Gina Haspel'in da bu dilleri iyi derece de konuşması, onun neden bu göreve getirildiğini de gösteriyor. Dünyanın en hareketli dönemine girdiğini görmek artık zor değil. Şimdi her ülkenin bu bilinçle hareket ettiğini düşünürsek, gerilimin daha da artacağı zaman diliminin içindeyiz artık. Hiç Çin'e kadar gitmemişlerdi.
Anlaşma olur ümidiyle paylaşım tamamlanır beklentisiyle...
Şimdi Çin'e kadar ulaşacaklarsa dünyayı sıkıntılı dönem bekliyor demektir... Çok sıkıntılı dönem hem de... Bizim dengemiz de çok ama çok önemli... Ama karşılaşma çok büyük... Telafisi de yok... Doğru hamle 100 yıl kazandırır....

Ergün DİLER...

---- Mesajlar birleştirildi ----

Bu arada MiT de boş durmuyor :D

Bu dilleri biliyorsanız MİT sizi arıyor

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), sınavla Arapça, Farsça, Ermenice, İbranice ve Soranice bilen personel alımları yapıyor... Daha ne diller vardır da listede biz bu kadarı ile yetinelim.
 
Son düzenleme:

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
Türkiye'nin ilk istihbarat gemisi denize indi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milli imkanlarla üretilen ilk istihbarat gemisi Ufuk korvetinin denize iniş töreninde önemli açıklamalar yaptı.

Erdoğan, "Ufuk korveti alanının lideri olmaya namzettir. Ufuk korveti milli imkanlarla üretilen ilk istihbarat gemisi olma özelliği taşıyor. Türkiye'nin gören gözü duyan kulağı olacaktır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tuzla Tersanesi'nde Test ve Eğitim Gemisi Ufuk (A-591) Denize İniş Töreni'nde konuştu.

GEMİCİLİK SEKTÖRÜ SON 16 SENEDE ŞAHA KALKMIŞTIR

Buradaki kardeşlerimiz, kışın soğuğuna, yazın sıcağına, denizin rüzgarına aldırmadan gece gündüz çalışarak, üreterek Türkiye’nin gemicilik alanındaki kalkınma hamlesine de öncülük ediyorlar. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye gemi inşası, tamiri, bakımı ve onarımında Akdeniz’in lider ülkelerinden biridir. Türkiye kendi ihtiyaçları yanında Norveç, İngiltere, Hollanda, Fransa, Almanya ve İtalya gibi dünyanın pek çok gelişmiş ülkesi için buradaki tersanelerde gemiler inşa ediyor. Sadece Tuzla bölgesindeki tersanelerde son 6 yılda yaklaşık 2 bin geminin tamiri, onarımı ve yenilenmesi gerçekleştirilmiştir. Diğer illerimizdeki tersaneler de dahil edildiğinde bu rakamlar kat be kat fazladır.



Türk gemicilik sanayi üzerindeki ölü toprağını silkeleyerek son 16 senede yeniden şaha kalkmıştır. Test ve Eğitim Gemisi Ufuk, ülkemizi liderliğe taşımanın en büyük göstergesidir.

Böylece MİLGEM projesinin en önemli kısmını gerçekleştirmiş oluyoruz. Ufuk korveti alanının lideri olmaya namzettir. Ufuk korveti milli imkanlarla üretilen ilk istihbarat gemisi olma özelliği taşıyor. Türkiye'nin denizlerdeki gören gözü duyan kulağı olacaktır.

Ufuk korvetimiz ağır iklim ve deniz şartlarında 45 gün boyunca kesintisiz seyir yaparak milli güvenliğimize yönelik tehditleri anında tespit edebilecektir. Özellikle sinyal istihbaratının hayati önem kazandığı günümüz dünyasında Ufuk korvetinin çok büyük bir boşluğu dolduracağına inanıyorum.
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
Casus kardeşliği (KADIN AJANLAR İŞ BAŞINDA!)

GELİN bugün CIA Başkanı Gina Haspel'den girelim, ekibinden devam edelim. Savcı Bharara'nın RIZA SARRAF olayını anlatmasına uzanalım.
Sonra da Pentagon ile yaşanan S-400 krizine gidelim...
"Ekonomik saldırı olur mu" sorusuna cevap arayıp bitirelim...
Mattis'in yerine bakan SHANAHAN önemli bir isim.
Atak ve iddialı. Pentagon zaten böyle! Türkiye'nin S-400, hatta S-500'ler için İSTEKLİ görünmesi, pazarlıkların başlamasıbitmesi PENTAGON'u fazlasıyla telaşlandırdı.
Pentagon'daki bütün komutanlar ve NATO rahatsız! Peki ne olacak?
Gelin bu noktaya bakalım.
Birlikte akıl yürütelim. Neler olabilir konuşalım...
Önce kitaba dokunalım...
Rıza Sarraf soruşturmasını ABD'de başlatan, eski New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara'nın anılarını paylaştığı kitap, 19 Mart'ta piyasada...
Wall Street'in Şerifi olarak adlandırılan BHARARA kitabın tanıtımı için sahne aldı bile...
AMAZON da satış için çoktan hazırdı zaten... Televizyonlarda boy gösteren Bharara şunları söylüyordu: "Sarraf davasının ortaya çıkmasının ardından, Hindistanlı diplomat Devyani Khobragade soruşturmasındaki gibi kötü adam ilan edilmemiştim.
Aksine Twitter hesabım aniden patladı. Takipçi sayım, 8 binden sevinçli Türkler'den dolayı 250 bine yükseldi. Türkiye'den insanlar bana övgüler yağdırdı, teşekkür etti ve kebap teklif etti.
Çok cömert bir Twitter kullanıcısı ise bana "Türk rakısı, şiş kebabı, lokum ve Türk Halısı" teklifinde bulundu..." Preet Bharara'nın anılarını yazmasının bizim için ne kadar önemi var bilemem. Onun takipçilerinin artmasının da bizim açımızdan anlamı ne kestiremem!
İlgimi de çekmez zaten... Ama zamanlama olarak önemli...
S-400 gerginliğinin olduğu bir döneme denk gelmesi ilginç!
Duruşma salonuna sığmayan ifadelerin ABD BASININDA yer alması belli ki olayı daha da ilginç hale getirecek!
Savcı Bharara'nın adımlarını ya da ABD'nin atacağı adımları hesap eden ANKARA geçtiğimiz günlerde önemli ama konuşulmayan bir karar aldı! Türkiye Emlak Katılım Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından faaliyet onayı aldı. Türkiye'de katılım bankası olarak hayata geçecek Türkiye Emlak Katılım Bankası A.Ş'nin yakın zamanda şubeleşmeye başlaması bekleniyor. HALKBANK DAVASININ ISITILMASINA,
S-400'lere karşı silah olarak kullanılması ihtimaline ya da gelmesi muhtemel cezaya önlem olarak kurulmuş olabilir mi? Bu nedenle EMLAK BANKASI geri dönüyor olabilir mi? Pekala olabilir! Önlemdir! ABD'nin atacağı adımı boşa çıkarma hamlesidir! Akıllıcadır!
17-25 ARALIK operasyonlarının asıl amaçlarından biri, belki de en önemlisi, İRAN ile yapılan ticareti bitirmekti. Washington eksenine uymayan İran'ın cezalandırılmasını önleyen Türkiye'ye ayar verilmesiydi!
Bir taşla iki kuş vuracaklardı.
İki ülke de zarar görecekti.
HALKBANK da bu nedenle hedefti! Zaten geldiler, girdiler, bu hatta rol alanlara da ceza verdiler. Olayın ABD ile ilgisi doğrudan görünmemesine rağmen KÜRESEL POLİTİKA açısından İran, ÇİN ile yan yanaydı. Ve her şartta ceza almalıydı. Türkiye de kendini böyle konumlandırdığı için radardaydı! Yakalanıyordu!
Başkan Trump'ın ipini çekmek için aralıksız ifade veren avukatı Michael Cohen gibi akrabası diğer Cohen de CIA etiketiyle HALKBANK'a dalıyordu! Ve Türkiye-ABD ilişkileri kopma noktasına geliyor, gerildikçe geriliyordu!
Tam bu noktada bir dedikoduyu paylaşmak istiyorum...
David Cohen'in, HALKBANK'a girdikten sonra da öncesinde de GÖRÜŞTÜĞÜ bir TÜRK SİYASETÇİ geçtiğimiz günlerde bir nedenden dolayı gözaltına alındı!
Doğrulatma fırsatım olmadı.
Ama bir dostum söyledi. Gözaltına alınmış, akşamı da serbest kalmış... Konuyu bilmiyorum.
Öğrenmek için zamanım olmadı.
Ancak David Cohen'le İstanbul'da YATTA yemek yiyecek kadar yakındılar diye işitmiştim... Amerikalı dostum söylemişti. Şaşırmıştım da gülmüştü... "Neden şaşırıyorsun ki? Böyle çok isim var" diye beni sakinleştirmeye çalışmıştı... Araya bu notu eklemek istedim...
Devam...
HALKBANK, gelmesi muhtemel yüklü bir ceza, S-400 alımı ve çıkacak kriz...
Ve tırmanması muhtemel döviz kurları... Hepsi mümkün! Peki kolay mı?
Buradan yürüyelim. Ve hemen CIA'ya bakalım... Gina Haspel'a odaklanalım... Suud Hanedanı'na "Washington'da benden başka muhatabınız yok. Dediğimi yapın ya da sonuçlarına katlanın...
Ölüm de seçeneklerden biri" diyecek kadar ileri giden kadın başkana bakalım... Önemli çünkü...
Gina Haspel, CIA'de en önemli pozisyonlarda çalışma stillerini bildiği 2 kadını tercih etti. Elizabeth Kimber, CIA Operasyonlar Direktör Yardımcısı oldu. Dawn Meyerriecks de Bilim ve Teknoloji Direktör Yardımcısı olarak atandı. Haspel göreve geldikten sonra CIA'in en önemli pozisyonlarına kadınları getirdi.
Şu anda CIA'de önemli birimlerde yüzde 50-yüzde 50 kadın erkek eşitliği sağlandı. Elbette bir de Cynthia Rapp vardı! CIA tarihinin en önemli analisti olarak gösterilen Rapp'in özellikle operasyonel birimi mükemmel yönlendirdiği konuşuluyor.
Washington'da bunlar SIR değil.
Fısıltılarla dillendiriliyor. Yazılıyor da...
Elizabeth Kimber, GINA HASPEL'in en güvendiği isimlerden... Belki de ilk sırada geliyor. Tam bir CIA personeli...
Kişilik olarak... Kendisi hakkında çok az bilgi var. New York'taki Hamilton Koleji'nden lisans derecesi olan ve çok iyi derecede Fransızca bilmesinden başka detay yok. Tanıyanlara göre ise Kimber çok etkin ve tehlikeli biri. CIA Ulusal İstihbarat Müdür Yardımcısı Sue Gordon da bu tanıma girenlerden...
Courtney Simmons, CIA'in genel danışmanı gibi görünse de Haspel'in en güvendiği isimlerden biri. CIA'in 30 yıllık ajanı Sonya Holt da hala etkin. Bunların hepsi Haspel'in kardeşi. Buna Casus Kardeşliği deniyor. Bunu da hiç mi hiç saklamıyorlar! Ancak sakladıkları bir şey var!

Gina Haspel'in neden kadınları tercih ettiğine dair bir tahmin yok.
Haspel'ın, güçlü yapısı, güveni esas alan tarzı nedeniyle bildiği ve inandığı kişilerle yola çıktığı ileri sürülmekte. GARİPTİR BU KADINLARDAN OLUŞAN CASUS KARDEŞLİĞİNİN HEDEFİNDE TÜRKİYE VAR... Kaç kez denediler olmadı. Kaç kez geldiler tutmadı!
Ama yine gündemlerinde, masalarında TÜRKİYE...
CASUS KARDEŞLİĞİ KADINLARLA GELMEYİ DÜŞÜNÜYOR!
Önce erkekler şimdi kadınlar... İlginç değil mi! Gelirler mi bilemem. Ama sonuç almaları çok zor! Bunu biliyorum... Bence onlar da biliyor! Her şeye rağmen S-400 için adım atmayı deneyeceklerdir. Bilmemizde fayda var!.

Ergün DİLER...
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
!... İSTİHBARATTA "AKIL", "GÜÇTEN" HEP ÜSTÜN GÖRÜLÜR ...!

TÜRKİYE
konumu gereği büyük savaşın tam ortasında.
Kaçış yok. Mücadele edeceğiz.
Zaten bizi buna zorlayacaklar.
Aksini düşünen büyük yanılgı içindedir! Amerika Birleşik Devletleri Trump'a rağmen savaş kararı aldı. Çin hedef!
Çin ile yürüyen ülkeler de...
İngiltere ve Türkiye de bu kategoride. Amerika'daki ÜÇ ÖNEMLİ İSİM BÜTÜN ANALİZLERİ yaptı. Şimdi savaş karargahına çekildiler. Gelin orada ne olup bittiğine bakalım...
Amerika Birleşik Devletleri'nde bazı isimler yıllarca gizli görevlerde imkansızları başarır. Bu isimlerden ikisi de kuşkusuz ABD eski Savunma Bakanı Jim Mattis ve Trump'ın Ulusal Güvenlik eski Danışmanı H.R. McMaster... Trump, kendisine özel toplantılarda hakarete varacak kadar ağır sözler söyleyen H.R. McMaster'ı defalarca görevden almak istedi, alamadı. Sonra H.R. McMaster yeni görevi için istifa etti ve California merkezli Hoover Enstitüsü'nde işbaşı yaptı.
Hoover, STANFORD'un bir koludur! Önemli koludur! Hoover Enstitüsü, dünyada savaşların zamanını belirler.
ZATEN ÖNEMİ DE BURADAN GELİR! Bu Condoleezza Rice'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı olduğu günlerden beri değişmedi. 11 Eylül 2001 saldırıları da bu enstitüde kararlaştırıldı. Bizzat o saldırılarda Ulusal Güvenlik Danışmanı olan Condoleezza Rice, her detayı ilk bilen kişiydi. Bu saldırılar sonrasında Afganistan ve Irak operasyonları da Hoover Enstitüsü'nde hazırlandı.
Condoleezza Rice, Hoover Enstitüsü'nün hala en güçlü isimlerinden biridir. H.R. McMaster'ı da Mattis'i de isteyen kişi bizzat kendisiydi. Mattis de Rice için aile dostuydu çünkü.
Colorado'daki Cherry Hills Village'daki bir Kız Katolik Lisesi'nde eğitim alırken, kendinden birkaç yaş büyük Jim Mattis'le tanışmıştı. Condoleezza Rice, Hoover Enstitüsü'nde 2001 saldırıları sonrası Afganistan ve Irak operasyonlarında komutanın Mattis'te olmasını istiyordu. Mattis de o gün Rice ile Hoover Enstitüsü'nde masada yan yana oturuyorlardı. 11 Eylül sonrası Afganistan'ı işgal eden Pentagon'un Özel Kuvvetler Komutanı da Jim Mattis'ti. 2 yıl boyunca Afganistan'da çok önemli işlere imza atan Mattis, Rice'ın ricasıyla Irak Felluce'ye geçti. Irak işgalinde çok önemli bir rolü olan Felluce'nin önemli komutanı da Mattis'ti. Şimdi Rice resmi olmasa da Mattis'le birlikte Hoover Enstitüsü'nde çalışacak. Yanlarında da McMaster olacak.
ABD Genelkurmay Başkanı Dunford da yakında Hoover Enstitüsü'nde yerini alacak.
Hoover Enstitüsü, Mattis, Rice ve McMaster'ın Akdeniz, Ortadoğu ve Karadeniz'le ilgili fikirlerini aldı. Bu öngörüler sonrasında hazırlanan savaş raporunu tekrar Rice, Mattis ve McMaster'a sunacak. Ardından da ABD; yeni işgaller için silahı çıkaracak.
Çünkü Pentagon, Avrupa'da kaybettiği gücü, Akdeniz ve Ortadoğu'da kendi lehine çevirmeye kararlı. Özellikle enerji üslerinin tamamının Pentagon'a bağlanması, yıllardır Washington'ın planıydı.
Pentagon, birkaç yılda ABD'nin Ortadoğu ve Afrika'da harcadığı trilyonlarca doların karşılığını bu bölgeden alacak.
DERİN AMERİKA BURADA İNGİLTERE'ye odaklanmış durumda!
Çünkü Londra, yıllardır gizli şekilde karşı karşıya geldiği Washington'la şimdi açıktan mücadele etmek zorunda! Ve edecek mi? Hoover Enstitüsü, her ne kadar bugün Rusya ile karşı karşıya gelse de İngiltere'nin gizlice Moskova ile masaya oturduğuna inanıyor. Rusya, Çin ve İngiltere'nin anlaştığı da Hoover Enstitüsü'nün ısrarla üzerinde durduğu bir konu.
ABD'de akıl hep güçten üstün olarak görüldü. Mattis, Rice ve McMaster'ın da son derece özel zekalara sahip oldukları, geçmişteki başarılarıyla kanıtlandı. Eğer ABD, yeni dönemde daha da güçlü olmak istiyorsa bunun Mattis, Rice ve McMaster'ın öngörüleriyle mümkün olacağının farkında.
ONLAR İÇİN ÜÇ ÖNEMLİ AKIL, ÜÇ ÖNEMLİ SİLAHŞÖR, ÜÇ ÖNEMLİ OYUN KURUCU bunlar...
Mattis, Rice ve McMaster Avrupa ile Afrika'da birçok özel toplantıya katılacak. Pek çoğu program dışı ve gizli... 50'den fazla ülke gezecekler! Mattis'in Avrupa ve Ortadoğu'daki gücü Washington için en büyük şans.
Rice mı? O da Ortadoğu'da hala büyük bir askeri güce sahip. Yıllar önce çok iyi bildiği Ortadoğu'dan hiç kopmayan bir Rice var. O ünlü söz Mattis'in Hoover Enstitüsü'ndeki odasına asıldı bile: "Başarısızlık kaygısı hiç yaşamadım, uykularım da kaçmadı.
O kelimeyi heceleyemem bile..."
Peki ABD, Rusya-İngiltere-Çin ve Türkiye'ye nereden gelecek?
Üzerinde durulması gereken konu bu!
DERİN AMERİKA, Rusya'nın AVRUPA'ya uzanan KUZEY AKIM ve TÜRKAKIM'ını hedef aldı, alacak. Burada rol alan şirketler ve karar vericiler hedef olacak.
Zaten Gazprom'un Avrupalı ortakları arasında olan Fransız Engie, Avusturya'nın OMV AG, Almanya'nın Uniper ve Wintershall ile Hollandalı Shell hedef! John Bolton "S-400'leri alırsa Türkiye NATO'da kalamaz" açıklaması yaptı...
Türkiye için ne düşünüyorlar?
Bizim üzerinde durmamız gereken soru bu! Çin ile birlikte yürümemize itiraz eden DERİN ABD NATO'dan dışlanmamızı, sonra da NATO ile kapımıza dayanmayı hesap ediyor olabilir mi? S-400 almamız için neredeyse her türlü tahriki yapmaktalar!
NEDEN! NATO dışına itilecek Türkiye'ye içinde YPG'nin de bulunduğu ARAP NATO'SU ile gelmek için mi? Siyaset yapan herkesin düşünmesi gereken bu! "BEKA sorunu yok" diyenler özellikle düşünmeli...
Türkiye kimle yoluna devam ederse etsin İKİ GÜÇTEN BİRİ SALDIRACAK... Her iki güç de TÜRKİYE olmadan olamayacağını bizlerden çok daha iyi biliyor. Son tahlilde kazanan biz olsak da fırtınaya hazır olmakta fayda var! Fırtınayı nasıl atlatırız, buna bakılmalı...
NOT: Ne olduğunu bilemiyorum...
Şimdilik. Ancak ABD'de fısıltılarla TÜRKİYE planı yapılmakta. Gelseler de sonuç alamazlar! Ancak gelmekten vazgeçmeyecekler! Sakın aksini düşünmeyin! Çünkü TÜRKİYE denge ülke! Biz neredeysek o kazanacak! NET! 1 Nisan sonrasına iyi bakmakta büyük fayda var! Bekliyorlar çünkü!.

Ergün DİLER...
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
69184



Rus İstihbaratının ‘Aktif Tedbirler’ Mirası ve Siber Operasyonlar


Rusya'nın ABD başkanlık seçimlerine siber yöntemlerle müdahale ettiğine yönelik tartışmalar, KGB’nin uzun yıllardır başvurduğu ‘siyasi sabotajlar’ ile seçim sürecinde tanık olunan ‘siber operasyonlar’ arasında doğrudan bağ kurulmasına neden oldu.


Rusya’nın 8 Kasım 2016’daki ABD başkanlık seçimlerine siber yöntemlerle müdahil olarak sonuçları etkilediği yönündeki tartışmaların estirdiği rüzgârlar dinmezken, Donald Trump ekibinin Rus istihbaratıyla bağlantıları konusunda yürütülen soruşturmanın başındaki isim olan FBI Başkanı James Comey’nin ani bir kararla görevinden alınması krizi daha da derinleştirdi.
ABD başkanlık seçimine Rus müdahalesine ilişkin CIA, FBI ve NSA’nın ortaklaşa hazırladığı ve ocak ayında kamuoyuna sadece 25 sayfalık kısmı açıklanan istihbarat raporu, ABD siyasi tarihinin en büyük politik skandallarından birine yol açmıştı. Siyasi kurumların elektronik sistemlerinin hacklenmesi ve çalınan bilgilerin WikiLeaks kanalıyla sızdırılarak ABD’de siyasi krize yol açması KGB’nin uzun yıllardır başvurduğu bir ‘aktif tedbir’ uygulaması olan ‘siyasi sabotajlar’ ile bahse konu ‘siber operasyonlar’ arasında doğrudan bir bağ kurulmasına sebebiyet verdi.

SİBER SALDIRILARDA BENZER TAKTİKLER

Rusya’nın diğer ülkelerdeki seçimlere ilgisi, ABD başkanlık seçimlerinden ibaret de değildi. Örneğin Fransa’da 23 Nisan 2017 tarihindeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turundan iki gün sonra, bilişim teknolojileri güvenliği alanında rüşdünü ispat eden Tokyo merkezli siber güvenlik firması Trend Micro, Rus hackerların, cumhurbaşkanı adayı Emmanuel Macron’un seçim kampanyasını hedef aldıkları iddiasında bulundu.
ABD istihbarat teşkilatları olağanüstü şekilde üretken bir yapı sergileyen “Pawn Storm” (namıdiğer ‘Fancy Bear’ veya ‘APT 28’) isimli siber espiyonaj grubunun Rus Askerî İstihbarat Servisi ‘GRU’ bağlantısına dikkat çekerlerken, Trend Micro’dan araştırmacı Feike Hacquebord, Pawn Storm’un kullandığı dijital altyapıda Macron’u hedef alan sahte web domain (alan adları) tespit ettiklerini açıkladı. Öte yandan Hacquebord, Macron saldırılarına ait dijital parmak izlerinin, 2016’da Clinton’ın seçim kampanyasını yürüten Demokratik Ulusal Komite (DNC) ile 2016 Nisan-Mayıs aylarında Almanya Şansölyesi Merkel’in partisini hedef alan saldırılarla benzer tekniklerin kullanıldığını gösterdiğini vurguladı.
Bu gelişmeler, istihbarat dünyasında ‘enformasyon savaşları’ ve ‘etki operasyonları/nüfuz casusluğu’ konularını yeniden gündeme taşıdı. ABD’de devam eden tartışmalarda, Rusya’nın rakip ülkelerin seçimlerini ya da siyasal karar süreçlerini etkileme maksadıyla siber araçlarla yürüttüğü operasyonları, esasında KGB’den miras kalan ve Soğuk Savaş dönemiyle özdeşleşmiş ‘aktif tedbirler’ kültüyle ilişkilendirme teşebbüsleri gündeme geldi.
Yani tarihsel bir kavram olan ‘aktif tedbirler’ konseptiyle, Rusya’nın ‘siber’ ve ‘enformasyon’ operasyonları arasında amaçları, taktikleri ve sonuçları bakımından bir ilişki kurgulanıyordu. Rusya’nın bir taktik olarak aktif tedbirleri siber operasyonlara uyarladığı noktasında kurulan bu ilişki bizzat resmi bir komisyon tarafından dile getirilmişti. ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nin 20 Mart 2017 Pazartesi tarihli açık oturumu, ‘Rus Aktif Tedbirler Soruşturması – Open Hearing on Russian Active Measures Investigation’ başlığını taşıyordu.

AKTİF TEDBİRLER VE ALGI YÖNETİMİ

Temsilciler Meclisi’nin 15 Mart 2017 tarihli ‘Enformasyon Savaşı ve Karşı Propaganda’ başlıklı oturumunda, Fort Leavenworth’taki Dış Askeri Araştırmalar Ofisi (FMSO)’nde kıdemli bir analist ve Rusya uzmanı olan Timothy L. Thomas, Rusya’nın ‘enformasyon savaşı’ konseptini ‘teknik’ ve ‘psikolojik’ enformasyon şeklinde iki ana kategoriye ayırarak açıklamıştı. Bu bağlamda Thomas, siber ve sosyal medyanın her ikisini harmanlama trendinden ve Rusya’nın ortaya çıkan yeni eğilimleri ve savaş halinin niteliğini ne şekilde gördüğü konusunda önemli bir değişime kaynaklık ettiğinden söz etti. Bu konsept çerçevesinde Rusya, ‘geleneksel’ aktif tedbirleri yansıtan ‘online’ taktiklerle operasyonlar icra etmekteydi. Örneğin Rusya, yurt içi ve yurt dışındaki siyasi gündem ve ideolojisini gerçekleştirmek için bazı bağımsız zümre ve grupları tarihsel olarak kullanıyordu. Öyle ki 1990’ların başlarından itibaren ve özellikle de Putin’in ilk ve daha sonra 2000’li yıllardaki dönemiyle birlikte FSB, bilgisayar korsanlığıyla uğraşan karanlık gruplarla belirsiz ilişkiler yürütmeye başlamıştı. Bu savaş tarzı, Ortadoğu’da cereyan eden ‘vekalet savaşları’nın adeta bir başka versiyonunu hatırlatıyordu.
Peki bu ‘aktif tedbirler’ konsepti tam olarak ne anlama geliyordu ve ne tür taktik uygulamaları içermekteydi? ‘Aktif tedbirler’, Rusça’daki ‘aktivnyye meropriatia’ kelime öbeğinden çevrilmiş olup KGB tarafından bir takım ‘etkileme faaliyetleri’ni tanımlamak için kullanılan bir şemsiye kavramı ifade etmektedir. Ancak Rus olmayan kaynaklar, bu kavramı daha ziyade dar bir biçimde ‘algı yönetimi’ konseptine sıkıştırmaktadırlar. Bu doğrultuda Rusların, Sovyetler Birliği hakkında pozitif, düşmanlarına dair ise negatif algılar oluşturmak suretiyle kamuoyunu ya da anahtar karar alıcıların davranışlarını ve görüşlerini etkilemek için başvurdukları örtülü araçlar ya da siyasi faaliyetler olarak görmektedirler.
Aktif tedbirlerin genel niteliği ve muhtevası konusunda en net ve tanımlayıcı açıklamalardan birisi emekli KGB Tümgenerali Oleg Kalugin tarafından 1998 yılında kendisiyle CNN tarafından gerçekleştirilen bir mülakatta yapılmıştır. Kalugin, Sovyet istihbaratının ‘diğer tarafı’ olarak nitelendirdiği ‘aktif tedbir’ tabir edilen uygulamaların, özünde Sovyet istihbaratının kalbi ve ruhu şeklinde tanımlayabileceği ‘yıkıcılık-subversion’ olduğunu dile getirmiştir. Bu uygulamalar, Kalugin’e göre bir istihbarat toplama faaliyeti olmayıp bir tür yıkım aracıdır. Söz konusu tedbirler, Batı’yı güçsüzleştirmek, başta NATO olmak üzere Batı ittifakı içerisinde uyumsuzluk ve ayrışmalar yaratmak ve ABD’yi Avrupa, Asya, Afrika ve Latin Amerika halklarının gözünde zayıflatmak gibi hedefleri içermiştir. Böylece ABD’yi diğer insanların öfke ve güvensizliğine karşı daha korunmasız hale getirmek amaçlanmıştır. Sonuçta aktif tedbirlerin amacı, değişen şartlara göre çeşitlenmekle birlikte ‘nüfuz etme/etkileme’, ‘algı yönetimi’ ve ‘savaşa hazırlık’ gibi hususları içermiştir.

SOYVETLER DÖNEMİNDEKİ UYGULAMALAR

Kalugin’in perspektifinden bakıldığında ‘aktif tedbirler’ konsepti içerisindeki uygulamalar, niteliği itibarıyla aslında ‘politik savaş’ taktiklerinden başka bir şey değildir. Bu taktikler, bağımsız (görünümlü) zümre ya da grupların teşkil ve finanse edilmeleri, örtülü yayınlar, medya manipülasyonu, dezenformasyon, sahtecilik ve etki ajanlarının satın alınması gibi faaliyetleri içermektedir. Ne var ki Fletcher R. Schoen and Christopher J. Lamb, 2012 Haziran’ında Ulusal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü tarafından yayımlanan ‘Stratejik Perspektifler’in 11. sayısında yer alan çalışmalarında bu tür bir ‘aktif tedbirler’ anlayışının son derece dar kapsamlı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Schoen ve Lamb’e göre, Sovyetlerin aktif tedbirler uygulamaları, algı manipülasyonu için açık ya da örtülü operasyonlara, kışkırtma, suikast ve hatta terörizm gibi alanlara kadar uzanmıştır.
‘Aktif tedbirler’ özellikle Khrushchev döneminde (1953-64) geçerliliğini korumakla kalmamış, daha yaygın bir biçimde başvurulmak suretiyle yeniden kurgulanmıştır. Bu politikayı Khrushchev, Sovyet kamuoyuna yönelik bir ‘algı yönetimi aracı’ olarak Cheka ruhunu/mitolojisini yeniden inşa etmek suretiyle bilhassa film sektörü üzerinden kullanmaya çalışmıştır.
Soğuk Savaş Dönemi’nde rakip ülkelere karşı yıkıcı faaliyetlerde bulunmak, Sovyetler Birliği’nin temel amaçlarından birisini teşkil etmiştir. Andropov döneminde (1967-82) KGB, yıkıcı faaliyetleri sistematik bir metodoloji içerisinde kullanmıştır. 1970’li yıllarda taraf değiştirmiş bir KGB ajanı olan Yuri Bezmenov, KGB’nin bu sistematiğinin dört temel aşamaya dayandığını açıklamıştır. Bunlar, 15-20 yıllık bir süreci içeren ve bütün gerçekleri ve doğruyu inkar esasına dayanan ‘moral bozma-demoralization’; 2-5 yıl alabilecek ekonomi, dış ilişkiler ve savunma sistemleri gibi hayati unsurların altının oyulması anlamında ‘istikrarsızlaştırma-destabilization’, 6 hafta alabilecek, iktidarın, temel yapı ve ekonominin köklü bir biçimde değişimini sağlayacak ‘kriz aşaması’ ve alaycı bir ifadeyle mevcut Komünist yönetimin idamesi anlamında ‘normalleşme-normalization’dir. Bu sistematik, literatüre ‘Bezmenov Modeli Yıkıcı Faaliyetler’ olarak geçmiştir.
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
İstihbari faaliyetlerde kullanılan nesneler sergileniyor... İşte MİT'in Casusluk Müzesi


69185


Milli İstihbarat Teşkilatı’nın 90. kuruluş yıldönümünde, 90 nesnelik seçkiyle oluşturulan ve Türk istihbarat tarihinin değişik dönemlerine ait bazı doküman ve görselleri içeren MİT Sanal Müze ile Teşkilat’ın ulusal güvenlik geçmişine ışık tutulması amaçlanmıştır.
İstihbari faaliyetlerin sahip olduğu stratejik önemin daha iyi anlaşılabilmesi ve istihbarat üretim süreçlerinin çok yönlü, sistematik yapısına dikkat çekilebilmesi adına, ilk olarak 90 nesnelik seçkiyle hayata geçirilen müze arşivinin, zaman içerisinde geniş bir kaynak haline dönüştürülmesi planlanmaktadır.


 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
Dünyanın Korktuğu En Tehlikeli Yapay Zeka İstihbarat Kuruluşu NSA !

69344



Bilim ve teknolojideki gelişmeler istihbarat dünyasını da etkiliyor. Bir imparatorluk olarak siyasi, ekonomik ve askeri anlamda büyük bir düşüşte olan abd'nin istihbaratta yapay zekâ çalışmalarına ağırlık vermesi boşuna değil.
Bu hafta Üç Boyutlu Portre'de 'intelligence' kelimesi İngilizce'de hem zekâ, hem de istihbarat manasına geldiği için 'artificial intelligence' kavramıyla tam olarak ifade edebileceğimiz sahadaki güncel gelişmeleri ve riskleri aktarmaya çalışacağım.
Kuşkusuz her iktidar odağı gibi ABD devlet aklı da istihbaratın, 'iktidarın olmazsa olmazı' olduğunu biliyor. İstihbari iktidardan kasıt, ülke içinde Orwell'ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört'te anlattığına benzer totaliter bir muhaberat devleti kurup dışarıda zayıf olmak değil. ABD; yayılmacı, yer yer işgalci dış politikası gereği yeni istihbarat rejimini Ortadoğu ve Pasifik'ten başlayarak dünya sathına yayma amacında. Bu çalışmaların taşıyıcısı da cia değil, teknik istihbarat alanında faaliyet gösteren National Security Agency (Ulusal Güvenlik Teşkilatı). Yaygın kanaatin aksine ABD adına en çok istihbarat toplayan kuruluş da CIA, değil nsa.

İSTİHBARAT ROBOTU
Peki, ne yapıyor NSA? HUMINT (Human Intelligence-İnsana Dayalı İstihbarat) ile yürütülecek kimi faaliyetleri SIGINT (Signal Intelligence-Sinyal İstihbaratı, Teknik İstihbarat) faaliyetleriyle gerçekleştirmeye çalışıyor. Yani istihbaratta insan unsurunun yerine bilgisayarları yerleştirmeye çalışıyor. Yapay zekâ araştırmalarının henüz emekleme aşamasında olduğu günümüzde bu proje neredeyse bir ütopyadan ibaret. Ama ABD yine de en az çeyrek asır sonrasının teknolojisi için şimdiden yatırım yapıyor.
NSA'nın Maryland'deki merkezinde çalışan bilgisayar mühendisleri, istihbarat faaliyetlerinin hatırı sayılır bir kısmını kendi başına yapabilecek ileri yazılım teknolojileri üzerine çalışıyor. Telefon dinlemelerin tape çözümleri gibi basit mekanik işlerden istihbari veri analizi gibi daha karmaşık işlere kadar bir dizi çalışmayı yürütebilecek 'istihbarat robotları' da denilebilir bunlara.
İlk yüz tanıma teknolojisine kaynaklık eden optik transistör sistemi, EMS denilen elektromanyetik spektrum teknolojileri üzerine çalışmalar da bu projenin bir parçası. Buna radyasyon istihbaratı da deniliyor.
Uzun vadede amaç, istihbaratta insanın yaptığı pek çok şeyi (Haber toplama, analiz etme, operasyon planı yapma ve hatta operasyonu gerçekleştirme) yapabilecek yazılım sistemleri üretmek. Gelecekte istihbarat raporu yazan, olası riskleri hesaplayarak operasyon planı hazırlayan, senaryo üreten bilgisayar yazılımları kullanılmaya başlanabilir. Telefon dinleme tapelerini yazmakla kalmayıp onları analiz eden, özgün raporlar hazırlayan yazılım sistemlerinden, yani kendi başına pek çok önemli istihbarat fonksiyonunu yerine getiren robotlardan söz ediyorum.
Bu yazılımlar, sahada 'case officer' denilen operasyon şefleri ile merkezden operasyonu yönlendiren/yöneten 'desk officer'ın işlevlerini de üstlenecek yazılımlar. Bir başka deyişle suikast operasyonu da dâhil operasyon senaryosu yazacak, bütün riskleri olasılık teorisine göre hesaplayıp uygulamaya koyacak yeni nesil teknoloji ürünleri bunlar.


Korkularınızla yüzleşip siteyi şöyle bir keşfetmeye ne dersiniz :)

 
Son düzenleme:

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
69353


Kitap Açıklaması

...Acaba gizli servisleri, birçok kişinin sandığı gibi, devlet içindeki bağımsız bir güç odağı mıdır? Asıl kararları veren ve uygulayan onlar mıdır? Bu sorunun cevabı kesin bir hayırdır. Bir ülkede yöneten güç her zaman tektir ve bu çoğunlukla iktidarda bulunanlar değildir. Siyasal iktidar onların vesayetindedir ve idare eder gibi görünen kimselerden oluşur. Bir ülkede yöneten gücü tespit etmek zordur. Çünkü birçok ülkede bu güç ülke içinde bile değildir. Dünyadaki iki yüz civarındaki bağımsız ülkenin her birinin kendi başına karar aldığı ve uyguladığını söylemek sadece saflık olur.
...Geçmiş dönemlerde haber alma başlıca faaliyet alanı iken zamanımızda bu servislerin asıl faaliyet alanları, toplum mühendisliği olarak da adlandırılan, toplumuları yönlendirmek haline dönüşmüştür.
Mahir Kaynak, istihbaratın ve törörün yeni yüzyılı nasıl şekillendireceği üzerine zihin kurcalayıcı analizlerini bu kitapta okurlarıyla paylaşıyor.



Sayfa Sayısı: 160
Baskı Yılı: 2016-2006
Dili: Türkçe
Yayınevi: Selis Kitaplar
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
Bazı İstihbarat Teşkilatları Terimleri ve Kavramları

İstihbarata Karşı Koyma (counterintelligence), zaman zaman Kontrespiyonaj/Karşı İstihbarat (counterespionage) kavramı ile birbirinin yerine kullanılsa da, kapsam ve içerik olarak daha geniş bir tanıma sahiptir. Espiyonaj, casusluk faaliyetidir. Yani casuslar vasıtasıyla gizli bilgi derleme faaliyetidir. Bir devletin resmi istihbarat kuruluşlarının casuslar (istihbarat görevlileri ve onların sevk ve idare ettikleri ajanlar vasıtasıyla) yabancı bir devlete yönelik sekiz ana konuda (askeri, siyasi, ekonomik, sosyal, ulaştırma ve muhabere, ilmi ve teknik) kapalı kaynaklardan, gizli haber toplama faaliyetlerinin bütününü temsil eder. Kuşkusuz biyografik istihbarat, karşı casusluk ve terörle mücadele de bu bütünün parçalarını oluşturmaktadır.

Espiyonaj faaliyeti bir devletin kendi topraklarından, hedef ülkeden veya üçüncü ülkeler üzerinden, kendi vatandaşları ya da yabancı uyruklular vasıtasıyla ya da bizzat ilgili ülkelerin hükümetlerine, sivil-asker bürokrasisine, stratejik kuruluşlarına ve diğer hedeflere sızarak bilgi derleme, yönlendirme, propaganda ve benzeri örtülü faaliyetleri içerir.

Kontrespiyonaj ise yabancı istihbarat servislerinin espiyonaj faaliyetlerine karşı koyma çalışmalarının tümünü kapsar. Kontrespiyonaj, espiyonaj faaliyetlerinin dört aşamalı olarak (tespit, teşhis, planlama ve sonuçlandırma) ele alındığı yüksek istihbari ve operasyonel eğitim, bilgi, araç-gereç, teknolojik donanım, yetenek ve planlama gerektiren faaliyettir. Kontrespiyonaj çalışmalarında dublajanlar vasıtasıyla hasım servisleri aldatma/dezinformasyon (disinformation) faaliyetleri de yürütülür.

Ülkemizde Kontrespiyonaj Türkçeye (Karşı İstihbarat) şeklinde çevrilmektedir. Halbuki anlam olarak Karşı İstihbarat ve İstihbarata Karşı Koyma birbirleriyle aynı olup, her ikisi de (counterintelligence) kavramını temsil etmektedir. Bu durum istihbarat alanı dışındaki gazeteci, uzman ve akademisyenlerin kavramsallaştırma sorunundan kaynaklanmaktadır.

İstihbarata Karşı Koyma (İKK) ünitesinin her türlü espiyonaj, sübversif ve sabotaj faaliyetlerine karşı yürütülen çalışmaları yapması ve koruyucu güvenlik tedbirlerini alması/önermesi beklenir. Yabancı istihbarat servislerinin yıkıcı ve bölücü terör örgütlerini sevk ve idare etmesi sebebiyle, İKK’nın Kontrespiyonajı da içine alacak şekilde daha geniş bir bakış açısıyla ve yeni bir anlayışla tehditlere karşı koyması beklenir.



İstihbari terimlerin Türkçe açıklamaları bu karışık sistemin nasıl çalıştığı hakkında fikir verebilir...

Accommodation Address
- Aracı Adres - Normalde, o yerde oturmayan bir gizli faaliyet mensubu için yollanılan posta malzemesinin gönderildiği adres.


Active Opposition - Aktif Mukavemet - Belirli bir operasyon bölgesindeki gizli faaliyeti önlemeye veya istismar etmeye çalışan unsurlardır. Bunların başında ilgili operasyon bölgesindeki güvenlik sistemi gelmekte olup, bu sistem profesyonel güvenlik güçleri ile polis ve diğer bu uygulayıcı kuruluşlar gibi yardımcı güvenlik unsurlarından ve gönüllü veya tesadüfi muhbirlerden oluşmaktadır. Mukavemet sistemi diğer siyasi grupları veya üçüncü bir ülkenin güvenlik servislerini de kapsam içine alabilir.

Agent Net - Ajan Şebekesi - Bir baş ajanın yönetiminde gizli maksatlar için çalışan bir grup, şebeke.

Alias - Takma Ad- Bir şahsın temasta bulunduğu şahıslar veya teşekküllerden hakiki kimliğini saklamak için kullandığı sahte isim. Bu isim genellikle özel ve geçici bir operasyonel maksatla kullanılır.

Audio Surveillance - Teknik Dinleme - İstihbari açıdan ilgi çeken şahıs veya şahısların konuşmalarını, her türlü ses alma, kayıt ve yayınlama cihazlarını gizli bir şekilde kullanarak, tespit etmek.

Authentication Documentation - Dokümantasyon- (1) Ajanın, hayat hikayesine uygun düşen, onu destekleyen mahiyette şahsi belgeler, hesaplar, teçhizat temin için girişilen teknik destek görevi (2) Okuyucuya, güvenlik çerçevesi içinde kalmak kaydıyla, bir haber raporunun bilinen veya muhtemel olan doğruluğunu kaynağın tarifi gibi alametlere dayalı olarak kanıtlamak, doğruluğuna kara vermek olgusu.

Dead-End- Çıkmaz Yol - Hayat hikayesine dahil unsurların munzam bir tahkikata imkan vermeyecek şekilde bir tıkanma noktasına getirilmek suretiyle düzenlenmeleri.

Backstop - Geri Destek - Maskenin tahkikata tabi tutulduğu takdirde, bağımsız bir kaynak veya kaynaklar tarafından teyit edilebilecek şekilde tertiplenmesi.

Blow Compromise (Burn) - Deşifre - Gizli bir teşkilat veya faaliyetle ilgili personel, tesirler veya sair unsurların genellikle kasıtsız olarak açığa vurulması. Açığa vurmak keyfiyeti dost unsurlar tarafından kasıtsız, hasım tarafından ise kasıtlı olarak yapılır.

Border Crossing - Saldırış - Bir hududu veya bir siyasi sorumluluk sahasını legal veya illegal geçiş şekilde geçmek olayı gizli veya illegal geçiş şeklinde de ifade olunur.

Double Cover - Second Cover - Dubl Maske (İkinci Maske) Belirli bir gizli faaliyet için kullanılan yedek bahane. Genellikle ilk kullanılan bahane veya açıklamanın geçerli olmaması üzerine ufak çaplı bir suç veya yanlış bir uygulamaya karışmış olma keyfiyetinin itiraf edilmesi halidir. Maksat esas gizli faaliyetin ve niyetin saklanmasıdır.

Brush Contact - Fırça Teması - Gizli bir teşkilatın iki mensubu arasında maddi veya şifahi bir haberin dikkat çekmeden aktarılması için kazara yapıldığı izlenimini verecek şekilde düzenlenen bir anlık temas.

Cover Disruptive Action - Örtülü (Gizli) Önleme Faaliyeti - yıkıcı faaliyetleri önleme gayretlerine destek olmak amacıyla şahıslara baskı yapmak, provokasyonlara girişip, isyanlara sebep olmak veya önlemek, sokak olaylarını düzenlemek veya onları dağıtmak gibi faaliyetlerde bulunmak.

Bug - Böcek- (1) Mikrofon gibi bir dinleme cihazı. (2) Böyle bir cihazı yerleştirmek.

Build up Material - Yemleme Malzemesi - Bir istihbarat servisi tarafından, karşı servise aktarılmak üzere bir dubl-ajana verilen hakiki bilgiler. Bu bilgilerin veriliş maksadı ajanın hasım servis nezdindeki itibarını artırmaktır.

Denied Area - Kaos Bölge - Giriş - Çıkış ve seyahatler üzerine sıkı kontroller uygulamak suretiyle normal giriş-çıkışların zorlaştırıldığı bir ülke veya bölge.

Bury-Gömü-(1) Bir sorgulama veya sair mülakat sırasında asıl ilgiyi çeken mesele, isim veya konunun etrafını, ona olan ilgiyi perdelemek amacıyla ona benzeyen fakat direkt ilgisi olmayan unsurlarla sarmak (2) yere gömmek.

Cache - Zula - (1) Operasyonları ileride desteklemek maksadıyla ihtiyaç duyulan malzemenin gizlenmesi. (2) Bu şekilde gizlenmiş malzeme genellikle bozulmaktan da korunmuştur.

Case Officer - Keysofiser - İngilizceden Türkçeye adapte edilmiş olup, herhangi bir istihbari vakayı yürüten, bu meyanda çeşitli kategorideki elemanları sevk ve idare eden istihbarat görevlisi. Bu görevi masa başında yapıp değerlendirmeye tabi tutan kişiye ise Deskofiser (desk officer) denilir.

Defection - İltica, Taraf Değiştirme - Kişinin bir ülkeye, hükümete, davaya, partiye, inançlara olan bağlılığını bilinçli olarak terk etmesi Genelde o ülkeden kopan ve istihbari, operasyonel ve psikolojik değeri olduğu için hasım ülkenin bağımlılığına giren şahıslar (Defector) için kullanılır.

Chicken Feed - Yem - Hasım bir servisi, müteakip, yanıltma malzemesine heveslendirmek için özellikle hazırlanmış yemleme malzemesi.

Conducting Officer - Refakat Memuru - (1) Bir operasyon bölgesinde bir ajan veya ajan grubuna sevk noktasına kadar refakat eden memur (2) istihbari maksatlarla bir ajana veya dost servis temsilcisine bir yerden bir yere veya bir ülkeden diğerine kadar refakat eden bir memur.

Covert Action Operations - Örtülü (Gizli) Faaliyet Operasyonları - Hakiki organizatörü gizlemek ve gerektiğinde onun ilişkisini ve sorumluluğunu reddetmek imkanı yaratmak amacıyla planlanan ve uygulanan operasyonlardır. Bu operasyonlar, organizatörün istihbarat teşkilatının hedef ülkedeki resmi temsilcilikleri tarafından yapılanlara ilaveten ve onları tamamlamak üzere siyasi, ekonomik ve para-militer sahalarda ve organizatörün milli politikasını o ülkede daha köklü uygulayabilmek amacıyla tatbik edilirler. Bu operasyonlarda organizatörün kimliğini gizlemek için gizli faaliyet teknikleri uygulanmakla birlikte, genelde gözle görülür bir sonuç elde etmek maksadıyla uygulandıklarından, diğer gizli faaliyet operasyonlarından ayrı mütalaa edilirler.

Dispatch - Resmi Yazı - Karargahla kuruluşları veya üniteleri arasında veyahut ta bölge tesislerinin kendi aralarında kurye çantası içinde teati olunan resmi yazılı belgeler.

Consumer - Müşteri - Bir istihbarat teşkilatının ürettiği istihbari bilgileri kullanan şahıs veya kuruluşlar, kullanıcı.

Disposal - İz Silme - Bir ajanın ilişkisinin kesilmesine müteakip onu kullanan gizli teşkilatın güvenliğini sağlamak amacıyla yapılan işler ve alınan tertipler.

Counter surveillance - Kontr takip - Bir şahsın başka bir şahıs veya grup tarafından takip edilip edilmediğini anlamak için sistematik bir şekilde uygulanan takip ve gözetleme faaliyeti.

Defection In Place - Yerinde Taraf Değiştirme- Bir şahsın bağlılığını gizlice terk ederek, kendi hükümetinin hizmetinde kalmakla beraber, hasım devlete çalışması. Yerinde Angaje (Recruitment in Place) terimi de aynı manada kullanılmaktadır.

Cover Story - Maske Hikayesi - Bir gizli faaliyet elemanının faaliyetini gizlemek için mevcut kimliğine, pozisyonuna ve yaşantısına uygun olarak hazırlanmış hayat hikayesi.

Deception - Yanıltma - Bir millet, grup veya şahsı, yanlış yola sevk etmek amacıyla düzenlenmiş faaliyet .

Double - Agent - Dubl- Ajan - 1ki istihbarat veya güvenlik serisi ile ajan ilişkilerini sürdüren, bir servise diğeri hakkında veya her iki servise de birbirleri hakkında bilgi veren kişi.

EEFIS - Evasion And Escape Fingerprint Identification System- KKPTS-Kaçma, Kurtulma ve Parmak İzi Teşhisi Sistemi - Bir şahsa ait parmak izlerinin bulunduğu bölgede tasnif edildikten sonra şifreli olarak bir veri formuna geçirilip daha kesin bir teşhis sağlamak amacıyla ilgili merciye telgraf vb. yollarla gönderilmesi metodu. EEI - Essential Elements Of Information - EBU - Esas Bilgi Unsurları - Esas itibariyle askeri bir tabir olup, elde edilmesi istenilen ve lüzumlu olan istihbari bilgilerin tespiti anlamında kullanılır.

Elicit - Sızdırma - Bir şahısla yapılan konuşma esnasında ona kendisinin istihbari maksatlarla kullanıldığını hissettirmeden ağzından laf almak.

Evasive Action - Adatma - Yakalanmayı, saldırıyı veya özellikle bir takibi atlatmak için uygulanan hareket.

Exfiltration - Gizli Çıkış - Karşı tarafın veya düşmanın kontrolü altındaki bölgelerde bulunan personelin gizlice oradan tahliye edilmesi.

Fabricator - Fabrikatör - Siyasi ve şahsi maksatlar için, genellikle hakiki ajan kaynaklarına sahip olmaksızın uydurma veya şişirme haber üreten şahıs veya grup anlamındadır. (Paper Mill) Kağıt Fabrikası tabiri de aynı maksatla kullanılmaktadır.

Handolder - Rehber - Bir ajana, bir dost servisin temas unsuru veya operasyonla ilgili bir başka şahsa; onların aşina olmadıkları bir bölge veya şart için rehberlik ve refakat eden, genellikle servis mensubu bir şahıs.

Infiltration - Sızma - (1) Düşman arazisindeki bir hedefe bir ajan veya bir başka şahsın, gizlice yerleştirilmesi. Bu faaliyet, mutat olarak bir hudut veya muhafaza altındaki bir hattın geçilmesini gerektirir, (2) Bir veya daha fazla şahsın, bir grup veya teşkilat içinde onları dinlemek veya faaliyetlerini kontrol etmek amacıyla gizlice sokulması.

Informant Sub - Source - Tali Kaynak - (1) İstihbarat bilgisi veren angaje edilmemiş, kontrol dışı bir kaynak (2) Rapor yazmada: Belirli bir bilgi veren ve kendisine ana kaynağın kaynağı şeklinde atıfta bulunan şahıs.

Informer - Muhbir - Şüpheli telakki ettiği şahıslar veya faaliyetler hakkında polise veya güvenlik servisine bilinçli olarak ve mutaden ve maddi mükafat karşılığında bilgi veren şahıs.

Insulate - İzolasyon - Genel anlamda bir veya diğerinin deşifre olduğu veya sızmaya maruz kaldığının bilinmesi veya bundan şüphe edilmesi hafinde; bir şahıs, teşkilat veya bölgenin diğer gizli unsurlardan tecrit edilmesi.

Intelligence Audit - İstihbarat Muhasebesi - Bir istihbarat servisi tarafından üretilen pozitif istihbarat haber raporları muhtevasının münferiden ve kolektif bir şekilde yapılan değerlendirmesinin tetkiki; doğrulukları zamanında ulaştırılmış olmaları, yeterlilikleri ve müşteri kategorisindeki kuruluşlar için ifade ettikleri değer gibi faktörler göz önünde tutulmak suretiyle bu raporların onları temin için sarf edilen çabaya değer olup olmadıklarının kıymetlendirilmesi.

Katsa - Keysofiser - İsrail istihbaratında kullanılan terim.

Liaison - Liyezon - İki veya daha fazla ülkenin servisleri arasında resmi ve kurumsal işbirliğinden, gayri resmi, son derece kural dışı veya şahsi ilişki şekline kadar değişkenlik gösterebilen ilişkiler.

Liasion Operations - Liyezon Operasyonları - Bir yabancı servisin mensupları ile ilişkilere dayalı olarak en basit anlamdaki işbirliğinden başlayıp , ortak operasyonlara kadar yönelebilen her türlü faaliyet.

Motivation - Motivasyon - Motive etmek, yüreklendirmek anlamında kullanılmaktadır.

Name Check - Fiş Kontrolü - Bir şahıs hakkında bilgi edinmek amacıyla kayda geçmiş mevcut bilgileri araştırmak. Bu işlem normalde ilgili şahıs hakkında menfi bir kasıt mevcut olup olmadığını tespit etmek amacıyla yapılır ve onun güvenirliğine veya istihbarat sahasında kullanılabilir olup olmadığına karar verme ameliyesindeki ilk adımı teşkil eder (Traces) ibaresi de aynı anlamda kullanılır.

One - Time Pad - Bir Defalık Şifre Bloku - Belirli bir usulle karıştırılmış harflerden meydana gelene bir şifre sistemi olup, bir kere kullanıldıktan sonra terk edilir. Penetration - Hulul - Bir hedef kuruluşun sırlarını öğrenmek veya faaliyetlerini etkilemek amacıyla o kuruluşa ajan yerleştirmek, teknik yerleşme yapmak veya o kuruluşun içinden ajan angaje etmek.

Project - Proje - Bir istihbarat örgütüne verilmiş belirli bir görevin başarılabilmesi için hazırlanan operasyon planının onaylanmış şekli.

Recruitment - Angaje - Bir şahsı, bir gizli teşkilat için çalışmaya ikna ve teşvik fili veya ameliyesi.

Refugee - Mülteci - Değişik bir yöntem tarzıyla idare edilen her ülkenin fiili veya sabık vatandaşı olup, o ülkeden kaçmış bulunan ve/veya oraya geri dönmek isteyen ve aynı zamanda ikamet etmekte olduğu ülkenin ekonomisiyle bütünleşmiş bulunan kimse.

Roll Up (Roll Back) - Temizlik - Mevcudiyeti ve faaliyetleri sızma yoluyla veya belirli bir şekilde deşifre edilerek ortaya çıkarılan bir gizli örgütün bir güvenlik servisi tarafından imhası.

Stake - Out - Sabit Takip ve Gözetleme - Bir şahıs, yer veya tesisin sabit takip ve gözetlemeye alınması.

Termination - İlişki Kesme - Bir proje veya bir ajanın kullanımını sona erdirirken uygulanan idari ve güvenlik usulleridir.

Third Country Operation - Üçüncü Ülke Operasyonu Bir istihbarat teşkilatının bir yabancı ülkeden diğer bir ülkeye karşı yönettiği bir operasyon.

Third Country Agent - Üçüncü Ülke Ajanı - Milliyeti kendisini kullanan ve aleyhinde kullandığı ülkeden ayrı olan bir ajan.

Walk - In - Kendi Gelen - Başka bir ülkenin temsilcisine, taraf değiştirmek, istihbari alanda hizmet etmek veya sair şekillerde yardımcı olmak amacıyla gönüllü olarak başvuran kişi.
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
haşhaşiler.png


"Büyük Selçuklu devletinde Haşhaşiler denilen gözü dönmüş, gizli bir örgütün devlet bünyesini nasıl esir almaya çalıştığını, düşmanlarla İşbirliğine gittiğini asırlar önce gördük. Türkiye Cumhuriyeti devleti, bu sinsi virüslere, sızıntılara asla geçit vermez."
Başta sosyal medya olmak üzere, günün hareketli gündeminin başköşesine oturan konulardan biri de Haşhaşiler oldu.

Peki kim bu Haşhaşiler?

Haşhaşiler, suikastlerle tanınıyor
Tarih kaynaklarına göre, Haşhaşiler, 1090 yılının eylül ayında İsmaili din adamı Hasan Sabbah tarafından kurulmuş bir dini tarikat ve siyasi bir örgüt. Tarikat 11.yy'da İsmaililik mezhebi esaslarına dayanan Fatımiler devleti içindeki dinsel bir hizipleşme sonucu ortaya çıktı. Bu hizipleşme sonucu ortaya çıkan iki koldan biri olan Nizarilik kolunun temsilcisi olan Haşhaşin Tarikatı önce İran sonra da Suriye'ye yayıldı. Kuşatılması ve ele geçirilmesi güç kaleler temelinde örgütlenmiş olan Haşhaşin Tarikatı önemli kişilere yönelik suikastlere dayanan etkili bir askeri strateji geliştirerek Orta Çağ İslam dünyasında çok önemli ve farklı bir güç olarak ortaya çıktı. Haşhaşin Tarikatı ideolojik açıdan dönemin Sünni siyasi ve dini çevrelerini düşman olarak gördü. Özel olarak da Abbasi Halifeliği ve onun koruyucusu olan Büyük Selçuklu Devleti esas düşmanları oldu. Topluluk, suikastleriyle tanınırken, iddialara göre suikastlerden önce kendilerinden geçmek için içtikleri haşhaştan isimlerini almışlardır. Topluluğun, Büyük Selçuklu Devleti zamanında terör estirip, pekçok üst düzey devlet adamını ve Abbasi soyunu öldürdüğü biliniyor. Bu kötü şöhretleri sayesinde, çoğu batı dilinde suikastçi anlamına gelen assasin kelimesi Haşhaşi kelimesinden gelmiştir. Romanlara ve filmlere konu olan Haşhaşiler, sarp bir kayalığın tepesinde, ulaşılmaz Alamut Kalesi'nde yaşamışlardır.

Hasan Sabbah kimdir?
Tam adı Hasan bin Ali bin Muhammed bin Cafer bin Hüseyin bin Sabbah el-Hamari’dir (1034-1124). Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış olan, tarihin eski ezoterik ve batıni örgütü Haşhaşileri kuran ve ölene kadar liderliğini yapan İranlıdır. Tarihteki en gizemli insanlardan biri olarak adı geçer. Müridlerinin adını Seyduna olarak bildiği Hasan Sabbah gençliğinde çeşitli çelişkiler yaşamış, islamiyeti büyük ölçüde sorgulamış, tarikat ve mezheplerle ilgili birçok toplantıya katılmıştır. Hasan Sabbah’ın kurmuş olduğu bu haşhaşilik tarikatının müritleri, kendi çağlarında bir çok Selçuklu devlet adamına suikast düzenlemiş ve amacına ulaşmıştır. "Suikast" kelimesinin İngilizce karşılığı olan "Assasinate" kelimesi bu tarikatın isminin İngilizce’deki karşılığıdır.
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
NSA'ın Başı Belada :D Çinliler Nsa'yı bezdirdi...

ABD merkezli teknoloji şirketi Symantec tarafından Çinli siber korsanların ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (National Security Agency-NSA) siber yazılımını ele geçirip saldırı için kullandığı duyuruldu.

The New York Times’ın haberine göre Symantec, Çinli siber korsanların sadece ABD Ulusal Güvenlik Ajansının elinde bulunduğu bilinen bir hack yazılımını ele geçirip ABD’ye karşı kullandığını açıkladı.

Çin’deki en tehlikeli siber korsan oluşumunun yazılımı ele geçirdiğini belirten şirket, ABD’nin uydu sistemleri ve nükleer çalışma yürüten birimlerinin Çinli korsanlar tarafından hedef alındığını duyurdu.

Şirket yetkilisi Eric Chien, yazılımı kullanan Çinli korsanların birçok hedefe saldırarak dikkat çektiklerini söyleyerek kullandıkları yazılımın özelliğini öğrendikten sonra belirli hedefler üzerinde çalıştıklarını ifade etti.

İlk eylemlerini Ağustos 2016 tarihinde gerçekleştirdiği belirtilen grubun Çin’de devlet desteğiyle faaliyet gösterdikleri düşünülüyor.
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
MİT Başkanı Fidan'dan YÖK'te konferans

MİT Başkanı Hakan Fidan, "Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi" konulu konferans vermek üzere YÖK'te akademisyenlerle bir araya geldi.


71628


Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan, "Farklı coğrafyalardaki gelişmeler ve krizler arası etkileşim, ülkemizin iç ve dış tehditler, algı operasyonları ve siber saldırılar gibi asimetrik tehditlerle aynı anda mücadele etmesini gerekli kılmaktadır." dedi.
Fidan, "Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi" konulu konferans vermek üzere YÖK'te akademisyenlerle bir araya geldi.
YÖK'ün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, MİT Başkanı Fidan, konferans öncesinde Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç ile görüştü.
Saraç'ın makamındaki görüşmenin ardından YÖK Konferans Salonu'nda düzenlenen konferansa geçildi.


71629


Yükseköğretim tarihinde bir ilk niteliğinde olan konferansa Ankara Valisi Vasip Şahin, YÖK üyeleri, ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Türkiye'deki bütün üniversitelerin rektörleri ile üniversitelerin siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanındaki yöneticileri ve akademisyenler katıldı.
Saraç'ın konuşmasının ardından MİT Başkanı Dr. Hakan Fidan, "Bölgesel Güvenlik Değerlendirmesi" konulu konferans verdi.
Fidan, küresel gelişmelerin genel değerlendirmesinin ardından bölgesel alandaki güvenlik değerlendirmesine yer vererek, gelecek dönemde bölgede yaşanması muhtemel gelişmeler ile ülkeyi bekleyen risklere değindi.
Hakan Fidan, ülkenin jeostratejik ve jeopolitik konumuna işaret ederek şunları kaydetti:


"Teknolojik gelişmelerin ve imkanların da etkisiyle, ulus devletlerin çatıştığı klasik rekabet ortamından bireylerin devletleri tehdit edebildiği, asimetrik çatışmaların yaşanabildiği uluslararası bir düzen ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle farklı coğrafyalardaki gelişmeler ve krizler arası etkileşim, ülkemizin iç ve dış tehditler, algı operasyonları ve siber saldırılar gibi asimetrik tehditlerle aynı anda mücadele etmesini gerekli kılmaktadır. Ülkemizin istikrarını, bağımsızlık ve bütünlüğünü hedef alan terör örgütleri, Suriye ve Irak'taki otorite boşluğundan yararlanmaktadır. Devletleşmeye ve devleti ele geçirmeye çalışan terör örgütlerinin taşeron olarak yoğun şekilde kullanılması, iç ve dış tehditlere karşı bütüncül bir yaklaşımla mücadele edilmesini gerektirmektedir.
Hareketli bir coğrafyada bulunan Türkiye, içe içe geçen siyasi, güvenlik, ekonomik, siber tehditlere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak durumdadır. Bunun için bölgesel ve küresel denklemin iyi analiz edilmesi ve olayların stratejik düzeyde nasıl şekilleneceğinin öngörülmesi büyük önem arz etmektedir."


71630


Fidan, konuşmasında Milli İstihbarat Teşkilatı olarak, devletin dış politikada artan etkinliğiyle uyumlu olarak yakın ve uzak coğrafyada yaşanan gelişmeleri, mevcut ve muhtemel tehdit alanlarını, aktörlerin yaklaşımlarını ve bunların ülkeye yansımalarını yakından takip ettiklerini, ülkenin tüm tehditlerle zamanında ve küresel ölçekte mücadelesine katkı sağladıklarını vurguladı.
Konferansın ardından Başkan Saraç, Fidan'a, kendisinin yayına hazırladığı Mehmet Tahir'in "Osmanlı Müellifleri" adlı üç ciltlik eserini hediye etti.
Konferansın sonunda soru-cevap-görüş kısmı gerçekleştirildi.


71631

Mesaj otomatik birleştirildi:

..........................“Bilenler konuşmuyor, konuşanlar bilmiyor”.........................

İngiltere Rehberi: İstihbarat ve güvenlik servisleri
Gazetecilerin İngiltere’deki GCHQ, MI5 ve MI6 istihbarat servislerinin ne iş yaptığını doğru aktarması ve birbirine karıştırmaması önem taşır.

İngiltere’de istihbarat toplayan üç ayrı kuruluş vardır: GCHQ, MI5 ve MI6.
“Bilenler konuşmuyor, konuşanlar bilmiyor” deyimi gazeteciler arasında sık kullanılır.
İstihbarat bilgilerini dikkatli ele almak gerekir. Üst düzey bir bilgi kaynağınız olsa bile bunun resmi kanallar tarafından inkâr edilme ihtimali olabilir.
GCHQ
GCHQ (Government Communications Headquarters) İngiltere hükümeti ve ordusu için dünya çapında gerçekleştirilen iletişime dair istihbarat toplar. Bunu her tür elektronik iletişim ve bilgi sistemlerini takip ederek yapar.
Amacı, ulusal güvenlik, askeri operasyonlar ve hukukun uygulanması konusunda hükümetin karar alma sürecine destek sunmaktır.
GCHQ ayrıca İngiltere hükümetinin iletişim ve bilgi sistemlerine dışarıdan sızmaları engellemekle yükümlüdür. Bu amaçla bilgisayar güvenliği ve şifreleme uzmanları istihdam eder.
Elektrik, su, iletişim vb. altyapı sistemlerin güvenliğini sağlamaktan, bu alanlara müdahaleleri engellemekten de sorumludur.
GCHQ dışişleri bakanına karşı sorumludur, fakat bakanlık çatısı altında değildir.
MI5
MI5 (Military Intelligence, Section 5) iç istihbarattan sorumludur. Merkezi Londra’da, Thames Nehri kıyısında Millbank bölgesindedir. 1989 tarihli Güvenlik Hizmetleri Yasası MI5’ın amaçlarını şöyle ifade eder:
“Ulusal güvenliği casusluk, terörizm, sabotaj gibi faaliyetlerden, dış güçlerin ajanlarının faaliyetlerinden, siyasi, sınai ya da şiddet içeren yollarla parlamenter demokrasiye son verme ya da zayıflatma amaçlı faaliyetlerden korumak ve ülkenin ekonomik refahını güvence altına almak.”
3800 kişinin çalıştığı MI5’ın işleyişinden içişleri bakanı sorumludur.
MI6
Burası James Bond’un devreye girdiği alan olarak bilinir.
Daha çok MI6 (Military Intelligence, Section 6) adıyla bilinen Gizli İstihbarat Servisi (SIS), internet sitesine göre, İngiltere’nin ulusal güvenliğini ve ekonomik refahını koruması ve geliştirmesi için hükümetin gizli kapasitesini global çapta güçlendirmektir. Terörizm, yasa dışı uyuşturucu ticareti, kitle imha silahlarının yayılması ve bölgesel istikrarsızlıklar SIS’in ilgi alanına girer.
MI6 bir zamanlar öyle gizliydi ki resmi olarak varlığı bile kabul edilmezdi. 1994’te bu duruma son verilerek daha açık hale getirilse de hala gizli bir örgüttür. Resmi olarak varlığından söz edilen tek yetkili MI6 lideridir, ki ona da ilk şefi Mansfield Cumming’e istinaden sadece ‘C’ denir.
SIS’in merkezi ise Thames Nehri’nin güney yakasında, Vauxhall Köprüsü yakınındadır.
2006’da, MI6, tarihinde ilk kez, iki yetkilisinin BBC’de bir radyo programına katılmasına izin vermiş, ancak güvenlik nedeniyle sesleri gizlenmiştir. MI6 istihbarat toplamak için yeni kişiler işe almak gerektiğinde ilan bile veriyor artık.
MI6 dışişleri bakanına karşı sorumludur.
 
Son düzenleme:

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
MİT'in yeni kalesi

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yeni kalesi, kullanıma hazır hale geldi. Dinlemelere, yetkisiz girişlere ve sızmalara karşı özel tasarlandı. MİT'in kalesi, ana binanın iç içe katmanlar şeklindeki mimari yapısı ile dikkat çekiyor. Ana binanın haricinde MİT personelinin atış talimi yapacağı farklı bir bina da yer alıyor...



Ankara Etimesgut Bağlıca'da 5 bin dönümlük korunaklı araziye inşaa edilen yeni Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yerleşkesinde sona gelindi. Erdoğan, MİT'in yeni "kalesi" olarak nitelendirilen binayı inceledi. Helikopterle geldiği yerleşkeyi 1.5 saat inceleyen Erdoğan, MİT Başkanı Hakan Fidan'dan bilgi aldı. İncelemelere Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da eşlik etti..

TÜM BİRİMLER TOPLANIYOR
Bina, yatay mimari olarak yapıldı. Dinlemelere, yetkisiz girişlere ve sızmalara karşı özel tasarlandı. Bina; hem fonksiyonel hem modern hem de tarihi dokuyu yansıtacak şekilde inşaa edildi. MİT'in halen Yenimahalle'deki yerleşkesi de dahil bütün birimlerinin bu binada toplanması amaçlanıyor. MİT'in Ankara'da 20, Türkiye genelinde 90 farklı hizmet binası var...

1564716706382.png




1564716904874.png


1564717005391.png


MİT'in giriş kapısındaki MİT Müsteşarlığı yazısı, MİT Başkanlığı olarak değiştirilmişti.

1564717223443.png


Bu fotoğrafı biraz fazla açık buldum, her detay belli olmasa daha iyi olurdu ama internette olduğu için ben de buraya almaya karar verdim...
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
BORDO BERELİ OLARAK İSTİHBARAT TEŞKİLATLARINDA GÖREV YAPMAK İSTEYENLER, BİLGİ AMAÇLI :


ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI ilk adım attığınız yer olacak ve müthiş bir gelecek...



Mesaj otomatik birleştirildi:


Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) İstanbul merkezli bağımsız bir düşünce kuruluşudur.

Dijital Açık Kaynaklı İstihbarat ve Uluslararası Güvenlik

1570059151608.png


Dijital Açık Kaynaklı İstihbarat ve Uluslararası Güvenlik
Akın Ünver | EDAM, Oxford CTGA & Kadir Has Üniversitesi


... (Uzun bir yazı, tamamını okumak isterseniz yukarıdan sayfaya ulaşabilirsiniz.)

İstihbarat disiplinleri kabaca altı öncelikli ekole ayrılmaktadır:


HUMINT (insan istihbaratı): En eski (ve 19. yüzyıl sonlarına kadar tek) istihbarat ekolü olarak HUMINT tarihsel olarak istihbaratın büyük kısmını oluşturmuştur. Kabaca, HUMINT, politik, askeri, ekonomik veya kültürel öneme sahip bireyler arasındaki sözlü ve sözsüz iletişimsel ilişkilere, ağlara ve etkileşimlere dayanır. Psikoloji, kognitif bilim, sosyoloji, antropoloji ve beşeri bilimler, HUMINT topluluğunun yabancı ülkelerdeki kritik güvenlik olaylarını ve süreçlerini anlamak için kullandığı araçlardan bazılarıdır. Yalnızca büyükelçiler, askeri ateşeler ya da devlet görevlileri değil, aynı zamanda tüccarlar, turistler ve öğrenciler de tarih boyunca insan istihbaratının kültürel ve ulusal alışveriş noktaları olarak hizmet etmiştir. Ayrıca, HUMINT hiçbir şekilde devletlerin tekelinde değildir. Özel şirketler, bankalar, araştırma laboratuvarları ve teknoloji firmaları da rakiplerine karşı finansal ya da bilimsel/teknik üstünlük sağlama amacıyla düzenli insan istihbaratı operasyonları gerçekleştirmektedir.[13]

GEOINT (geospatial intelligence) (coğrafi-konum istihbaratı): Coğrafya’nın farklı yönleri (hava, arazi, su yolları) her zaman istihbarat analizinin önemli değişkenleri olmuş olsalar da, GEOINT özellikle uydular, insansız hava araçları (İHA), ışık tespiti ve ölçümü (LIDAR) ve gözetleme uçakları tarafından sağlanan gerçek zamanlı (ya da yaklaşık olarak) havadan görüntülerin ortaya çıkmasından yararlanmıştır. GEOINT, seçilmiş bir coğrafi alandaki insan faaliyetlerinin ve de kaynakların ve yer altı koşullarının takip edilmesi ve izlenmesine yönelik sabit ya da zaman-frekans görüntü analizi sağlamaktadır. Her ne kadar coğrafi-konum verisi daha önce MASINT ve SIGINT alanlarının kesiştiği bir husus olsa da, özel coğrafi-konumsal araçların kullanılabilirliği Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan National Geospatial Agency (NGA) adlı istihbarat teşkilatının kurulmasını sağlamıştır. Günümüzde, Planet Labs, Terra Bella, BlackSky Global, Orthecast ya da XpressSAR gibi firmalar tarafından sağlanan ticari olarak erişilebilir yüksek çözünürlüklü görüntüler şirketlerin, yardım kuruluşlarının ve bir takım devlet dışı aktörlerin GEOINT imkan ve kabiliyetlerini elde etmesini sağlanmıştır.[14]


MASINT (ölçüm ve akustik istihbaratı): Akustik, radyo frekansı, radyasyon, kimyasal / biyolojik, spektroskopik ve kızıl ötesi imzayı ölçmek için çok çeşitli yüksek teknolojili algılama araçları için bir şemsiye terim olan MASINT, metrik, açısal, uzamsal ve modüler verinin uzaktan algılama yöntemleri ile toplanmasına odaklanmaktadır. 1991 yılından önce, MASINT sistemlerinin çoğu, insan destekli otomatik algılamaya yardımcı olmak için gömülü şablonlar ve akustik kitaplıkları içermiştir. Günümüzde, yapay zeka, makine öğrenimi ve büyük akustik tespiti veri kütüphanelerinin yardımıyla, çoğu MASINT sistemi, bir insan operatörünün yardımı olmadan otonom gözetim yapmak üzere geliştirilmiştir. Bugün, MASINT, füzeler, uçaklar veya insansız hava araçlarının tespitinden, afet yardımı, mülteci yardımının izlenmesi ve doğal kaynak – endüstriyel çıktı ölçümlerine kadar çok çeşitli bilgi ortamlarında kullanılabilmektedir.[15]

FININT (finansal istihbarat): Finansal istihbarat, ‘parayı takip et’ şeklinde ifade edilen mottosuyla, finansal işlemlerin düşman imkan ve kabiliyetlerinin, niyetlerinin ve ağlarının anlaşılması amacı ile takip edilmesi disiplinidir. Terör finansmanı, vergi kaçakçılığı, kara para aklama ya da yasadışı silah ticareti konularına odaklanan finansal istihbarat, öncelikli olarak düşman aktörlerin operasyonlarını ve mevcudatlarını nasıl finanse ettiğinin anlaşılması ve bu süreçlerde yer alan aracı kurum ve/veya kişilerin haritasının çıkartılması ile ilgilenmektedir. FININT, istihbarat disiplininin en çok çeşitlilik gösteren ekollerinden biri olarak birden fazla devlet organına hizmet etmekte ve yalnızca güvenlik ya da kriz zamanı karar alma konularına bağlı kalmamaktadır. Kısıtlı zaman ya da bilgi ile tepki verilmesi gerekli olmayan ve açık kaynaklar ile erişilebilen ekonomik büyüme, sanayi üretimi, mali politikalar ve ekonometrik veriler gibi uzun vadeli trendler finansal istihbaratın yetki ve faaliyet alanı içindedir.[16]


SIGINT (sinyal istihbaratı): Duman, güvercinler, ışık ya da semafor sinyalleri tarihte uzun zaman boyunca kullanılmış haberleşme araçları olsa da, sinyal istihbaratının ortaya çıkması temel olarak telgrafın keşfine dayanmaktadır. Özel bir istihbarat disiplini olarak geçmişi 1850’li yıllara dayanan SIGINT, öncelikli olarak düşmanın mesafeli mesaj iletimlerinin yakalanması ve işlenmesi, ve de dost muhaberelerinin rakipler tarafından yakalanmasını önleme amacı ile kriptolanması ile ilgilenmektedir. Bu faaliyetler düşman elektronik haberleşmesinin dinlenmesi amacı ile iletişim ağlarına ve sinyal iletim kanallarına gizli olarak bağlanılmasını ve mesajların kriptolanması ile kripto çözümünü içeren uygulamaları içermektedir. Haberleşme teknolojilerinin 20. yüzyıl boyunca çok hızlı bir şekilde gelişmesi ile birlikte, sinyal istihbaratı TECHINT (teknik istihbarat), CYBINT (siber istihbarat) ve DNINT (dijital ağ istihbaratı) uygulamalarını içerecek şekilde genişlemiştir. Günümüzde, çok geniş internet ortamına yayılmış bilgi, sosyal medya platformları ve bilgi ve iletişim teknolojileri (BİT) sinyal istihbaratının yetki alanı içindedir. Söz konusu disiplin aynı zamanda botları, trolleri ve yalan haberleri de içeren modern internet tabanlı bilgi harbinin ön saflarındadır.[17]

OSINT (açık kaynaklı istihbarat): Bir istihbarat teşkilatının kapasitesi, öncelikli olarak, kritik bilgiyi ne kadar iyi tespit edip aktarabildiği ile ölçülse de, neyin önemli olduğunu anlama ve bağlamsallaştırma becerisi, açıkta ve kolayca erişilebilir olan hususlar ile ilgili bilgi sahibi olmayı gerektirmektedir. Önemli ve gereksiz bilgileri birbirinden ayırmak için bir istihbarat kuruluşunun öncelikle kendi “bilgi ortamı” için temel teşkil eden faaliyetleri gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu da, “kamusal alanda yasal olarak mevcut olan” ya da “açık alanda gizlenmiş” olan bilgiyi geliştirmek ve toplamak için kurumsal ve örgütsel beceriler geliştirerek yapılabilmektedir. Tarihsel olarak OSINT haber ve bilgi ajansları, kültürel ve diplomatik değişimler ve sosyalleşme ile icra edilmiş olmasına rağmen, giderek daha fazla internet ve BİT tabanlı teknolojik gelişmelere dayalı olarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla klasik OSINT ve dijital OSINT farklı olarak ele alınmalıdır.[18]


...
 
Son düzenleme:

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
1570464594772.png

Bilinmeyen İstihbarat Gücü “Pakistan İstihbaratı

Yazan: Mahmut Nedim Suiçmez - 23 Haziran 2017
(İAÜ Uluslararası İlişkiler ve İstihbarat Yüksek Lisans / Avukat / Stratejik Ortak Yazı İşleri ve Haber Müdürü/ İstihbarat Tarihi ve Stratejik İstihbarat Çalışmaları )

1570464619587.png


“İnter Services İntelligence”… Eminim siz değerli okuyuculara dünyadaki en güçlü istihbarat servislerinden beşini sıralar mısınız diye sorsam birçoğunuzun listesinde ISI olmaz. Hatta bu teşkilatın kime ait olduğu dahi maalesef pek bilinmez. Ancak ISI, her yıl bağımsız kaynaklarca en başarılı istihbarat teşkilatları arasında gösterilmektedir. 2013 yılında ise birinci sırada yerini almıştır.

Pakistan istihbaratı, dünyada hakkında en az bilginin olduğu istihbarat teşkilatlarında biridir. Gizlilik şeffaflık dengesini çok iyi kurmayı başaran bu teşkilatın tarihinde CIA, FBI, MOSSAD, BND vd. teşkilatlardan çok daha az skandal vardır. Şahsen her zaman Pakistan’ın en önemli stratejik ortaklarımızdan biri olabileceğini düşünmüşümdür. Hatta bu düşünce hayallerimi süslüyor da diyebilirim.
Bu yazımda Türkiye-Pakistan ilişkileri hakkında önem verdiğim birkaç konuyu ve özellikle Pakistan istihbaratının bilinmeyen yönlerini ve gücünün tarihsel kökenini incelemeye çalışacağım. Genel hatlarıyla maruf ve meşhur vakalardan hareket edecek olsam da bu yazının bir parça şahsi düşüncelerimi de barındıracağını siz değerli okuyucuya bildirmeyi kendime bir borç addediyorum. Bu ön alma açıklamasının ardından hepinize iyi okumalar dilerim…


1570464684620.png


Pakistan istihbaratı hakkında yazarken yukarıdaki resimde bir Amerikalı bürokrat ve bir askerin olması biraz garip gelebilir ilk bakışta. Ama Pakistan istihbaratının bu gücünün nereden kaynaklığını incelerken öncelikle bu şahsiyetleri biraz tanımalıyız. Jerry KİNG 80’li yıllarda Pentagon’da görevli bir albay. John M. DEUTCH ise 90’lı yılların CIA direktörü.
Jerry KİNG Amerikan istihbarat tarihinde oldukça önemli bir şahsiyettir. Zira kendisi 1981 yılında yalnızca 50 kişi ile ABD’nin ilk “askeri insan istihbaratı teşkilatı” olan ve adı çok fazla bilinmemesine rağmen sahada çok aktif olan İNTELLİGENCE SUPPORT ACTİVİTY adlı oluşumu kurmuştur. Yıllar içinde çok daha güçlü bir hale gelen İntelligence Support Activity, birçok operasyonda CIA’yı yetersiz buluyor, bu durumu CIA direktörü John M. DEUTCH’a söylemekte dahi bir beis görmüyordu.
İlerleyen yıllarda Donald Rumsfeld, Pentagon’un dünyada daha da etkin bir güç haline gelmesi için CIA tipi yapılanmalara gitmesi gerektiğini düşünerek bu teşkilatın faaliyetlerinin artırılmasının da önünü açıyordu. CIA ise kendi ülkesinin bu teşkilatını kendisine bir tehdit olarak algılıyordu. Bu gelişmeler ışığında Amerikan istihbarat tarihinde sıkça karşımıza çıkan şey yine dünyanın başına bela olacaktı. İstihbarat savaşları…


Amerikan istihbarat yapısında yukarıda kaba hatlarıyla anlattığım istihbarat savaşları devam ederken Pakistan’da da bir operasyon devam etmekteydi. 2001 yılında başlatılan bu operasyonun adı “Grey Fox”dur. CIA’nın kendisine tehdit olarak gördüğü ISA, Grey Fox kod adıyla yürütülen operasyon çerçevesinde Pakistan istihbaratı ISI ile ortak çalışmaya başlamıştı.

Hatırlarsanız CIA geçmişte Irak istihbaratıyla örtüleme teknikleri ile alakalı bir eğitim programı çerçevesinde müşterek istihbarat birimi oluşturmuş ancak boynuz kulağı geçmişti. Irak istihbaratı, CIA ajanlarından öğrendikleri özellikle savaş sahasında askeri hareketlilikleri ve tesisleri istihbarat gözlemcilerinden ve uydulardan saklayan teknikler konusunda öylesine uzmanlaşmıştı ki CIA bile buna şaşırmıştı.

İşte aynı durum Grey Fox operasyonunda da karşımıza çıkmaktadır. ISA tarafından desteklenen ISI, ilerleyen zamanlarda CIA’ya yine aynı makûs kaderi yaşatacaktı. Pakistan istihbaratı hakkında biraz bilgiye sahip olanlar, darbeler tarihini de göz önüne alarak ISI’nın CIA kontrolünde olan bir teşkilat olduğunu söylerler ancak o dönemdeki ISA ve CIA arasındaki çıkar çatışmasına ve hatta istihbarat savaşlarına değinmez, bu hususu denkleme dâhil etmezler. Sonuç olarak kanaatimce ISA ve CIA özelinde Amerikan istihbaratında yaşanan savaşın kazananı ISI olmuştur. Ancak tabii ki ISI’nın bu denli güçlü ve önemli bir teşkilat olmasının tek sebebi buna bağlanamaz. Zaten yukarıda anlattığım hususlar oldukça yüzeysel bilgiler ve şahsi yorumlardır.

Dünya genelinde 12.000 civarı ajanı olduğu iddia edilen, dünyanın en iyi istihbarat teşkilatlarının başında gelen ISI’nın bu denli güçlü bir teşkilat olmasının bir başka nedeni de kuruluşundan gelmektedir. Yazının başında da belirttiğim gibi ISI, hakkında çok çok az bilgi olan bir istihbarat teşkilatıdır. Üniversite yıllarımda tanıştığım Pakistan’lı dostlarım bana bildiğimi zannettiğim ISI hakkında çok ilginç şeyler anlatmıştı. Tabi kaynak gösteremeyeceğim için birçoğunu etik gereği sizlerle paylaşamıyorum. Akademik boyutundan ayrı olarak zaten konu istihbarat olunca “bu böyledir, şu şöyledir” demek mümkün değildir.

ISI bölgede MOSSAD tarzı operatif faaliyetleri başarıyla gerçekleştiren sayılı teşkilatlardandır. Bunu ise hem örgütlenme biçimine hem de Pakistan’ın ileri derecede olan savunma sanayisine borçludur. İstihbaratın HUMİNT (insan istihbaratı), SİGİNT (sinyal istihbaratı), ELİNT (elektronik istihbarat), İMİNT (görüntü istihbaratı), SATİNT (uydu istihbaratı), COMİNT (haberleşme istihbaratı) vd. gibi birçok yönü vardır.

Bunların içinde HUMİNT diğerlerini de kapsayıcı niteliktedir. Zira her faaliyet biçiminin içinde kendini göstermektedir. Gelişmiş bir teknolojinin getirdiği sağlam bir SİGİNT, SATİNT, ELİNT ve İMİNT hiç şüphesiz ki HUMİNT faaliyetlerinde de başarıyı beraberinde getirecektir. Birbirlerini çarpan olarak etkileyen bu faktörler bakımından Pakistan, bölgede gücü yadsınamayacak bir ülkedir.
Bu başarının bir diğer ayağını da örgütlenme tarzları oluşturmaktadır. Malumunuz üzere Pakistan, İngiliz sömürgesi olan Hindistan’dan kanlı mücadeleler sonucunda ayrılmış ve devam eden yıllarda iki büyük mücadeleye daha girmiştir. Savaş ortamının getirdiği şartlarda Pakistan istihbaratı aynı bizim 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Mücadelemizde olduğu gibi Teşkilat-ı Mahsusa tarzı bir yapılanmayla mücadelesini sürdürmüştür.
Yani istihbarat elemanları taktik istihbarat boyutuyla operasyon kabiliyeti yüksek olan elemanlardır. İlerleyen yıllarda da bu yapısını korumayı başaran ve kurumlarının stratejik zihniyetini geleceğe aktarmayı başaran bir yapı olarak günümüzde en güçlü istihbarat teşkilatlarından biri olmayı başarmıştır.

Yazılarımda her zaman bir istihbarat teşkilatının operasyon kabiliyetinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamışımdır. Bu hususta kaynak gösteremeyecek olsam da üniversitede Pakistanlı dostlarımdan edindiğim bilgilere göre insanların kafasında CIA ajanı olarak canlanan ajan profili aslında ISI ajanları için geçerlidir. Kısacası CIA’nın teknolojik kapasitesiyle stratejik istihbarat kapasitesini ve MOSSAD’ın operasyonel kabiliyetini barındıran bir teşkilat olarak ISI bölgenin en önemli istihbarat güçlerindendir. Sonuç olarak bu önemli teşkilatın gücünü üç maddede ortaya koyabiliriz;
  1. CIA’nın ve ISA’nın Taliban politikası sebebiyle ISI’yı aynı Irak’ta yaptığı gibi kontrolsüz şekilde desteklemesi ve ABD istihbarat örgütleri arasındaki istihbarat savaşlarından ISI’nın başarılı bir şekilde faydalanması
  2. Pakistan devletinin askeri ve teknolojik gücünün üst düzeyde olması ve bu güçten istihbarat teşkilatının hakkıyla faydalanması
  3. İstihbarat yapılarının kuruluştan itibaren operasyonel kapasiteyi haiz olması ve ilerleyen yıllarda kendini daha da geliştirerek kurumlarının stratejik zihniyetini sağlıklı olarak geleceğe aktarmayı başarabilmesi
Söylediğim gibi hakkında çok az bilgi olan bir konu hakkında, özellikle de istihbarat boyutuyla alakalı bir şeyler yazmak gerçekten çok zor. Sizler için dağınık halde olan bilgi kırıntılarını bir araya getirdim ve naçizane yorumlamaya çalıştım. Bu noktadan sonra ise Pakistan’la alakalı olarak şahsi düşüncelerime yer vereceğim. Bu sebeple bu noktadan sonra okumaya devam edip etmemek sizlerin tercihi…


GERÇEK STRATEJİK ORTAK OLARAK PAKİSTAN

Bu fotoğrafa her baktığımda gözlerim dolar. Bunun ilk sebebi ilk kurşunu atan Hasan Tahsin’in, besmeleli mermisiyle devletimizi kurtaran Seyit Onbaşı’nın ve Yüce Türk Milletinin maneviyatının tek bir bedende bir araya geldiği kahraman şehidimiz Ömer HALİSDEMİR’dir. İkinci sebebi ise bu fotoğrafın bana hayalini kurduğum Türkiye-Pakistan dostluğunu ve müttefikliğini hatırlatmasıdır.



Belki ilk kez bu kadar şahsi bir yazı yazıyorum ama konu Pakistan olunca kendimi tutamadım. Bir Türk olarak “iki devlet tek millet” lafını duyduğumda aklıma Azerbaycan’ın yanında Pakistan da gelir. Pakistan’la alakalı bugüne kadar duyduğum en güzel söz de şudur;
“Pakistan Asya’nın Türkiye’sidir.”
Pakistan halkı ile tarihin her döneminde çok yakın ilişkilerimiz olmuştur. Sadece maddi olarak değil manevi olarak da her zaman Yüce Türk milletinin yanında olan Pakistanlı Müslüman kardeşlerimizdir. Her ne kadar 12 Eylül darbesini ilk tanıyan kişi Ziya ül Hak olsa da 15 Temmuz hain darbesini de ilk kınayan devlet stratejik ortak(!) olarak gördüğümüz ABD değil Pakistan’dır. Osmanlı döneminden gelen bu kardeşlik olgusu bugün dahi her alanda kendini göstermektedir. Askeri olarak Pakistan’la müşterek eğitim faaliyetlerimizin yanında atış sistemleri, telsiz, yüksek süratli botlar, karakol botları, uçuş simülatörleri, denizde ikmal tankeri ve F-16 modernizasyonu konusunda askeri işbirlikleri de yapılmaktadır.
Geçenlerde Nuri Killigil Silah ve Mühimmat fabrikası ile alakalı bir yazıda 1949 yılı Mart ayı meclis tutanaklarında rastladığımı söylediğim bir bilgi vermiştim. Tutanaklara göre birçok bölge ülkesi savunma sanayii alanında silah ve mühimmat talebinde bulunmuş, ancak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti o dönem bu ülkelerden sadece birinin talebini kabul etmişti. Bu konu ilgililerinin araştırma konusu olsun demiştim ama burada bahsetmeden geçemeyeceğim.

O dönem silah ve mühimmat talebi tek kabul edilen ülke İngiliz sömürgesi Hindistan karşısında mücadele eden kardeş ülke Pakistan’dır. Türk milleti olarak geçmişte bizim için yaptıkları fedakârlıkların borcunu bir parça olsun ödemiş olmamız, Türk milletin ne kadar büyük ve vefakâr olduğunun da ispatıdır.

Nükleer gücünü herkesin bildiği, istihbarat gücünden ise bihaber olunan, şahsıma göre bölgede aynı milletten olmasak da İslam’ın getirdiği kardeşlik bağımızın çok üstün olduğu Pakistan halkı geleceğin dünyasında bölgede Türkiye’nin en önemli müttefiklerinden biri olacaktır.
Türkiye, Pakistan, Azerbaycan ve diğerleri… Bizler bu coğrafyada kader ortağıyız. Her şeyi üst düzey akademik çalışmalarla veya diplomatik esaslara göre çözemezsiniz. Aynı Atatürk’ün Büyük Taarruzu gibi… Saygılarımla…

***********************************************************************************************************************************************************

Yazımız burada sona eriyor :) Şimdi günümüzde PAKİSTAN İstihbarat Servisi Olarak şu internet adresini verebilirim :


Girip şöyle bir incelemede bulunup buraya izlenimlerinizi yazabilirsiniz.

1570465249914.png
1570465278420.png


1570465451062.png

Mesaj otomatik birleştirildi:

1570465667785.png




 
Son düzenleme:

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,949
Puanları
113
Bu ISI konusunu baştan sona okudum ve çok sevindim PARAzitCell, umarım bizim MİT'imiz de onlarla beraber çalışır, güç ve tecrübelerinden karşılıklı istifade eder ve millet olarak aramızda var olan sevgi ve muhabbeti kendi teşkilatlarına da yerleştirirler.
 

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
Komşu MİT ile baş edemiyor


Uluslararası çaptaki geniş ağıyla adından söz ettiren Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), Yunanistan’da endişeyle takip ediliyor. Pek çok haber sitesinde paylaşılan Nefeli Ligeru imzalı haberde, Türkiye kıyılarıyla karşı karşıya olan Sakız, Midilli gibi Yunan adalarında pek çok MİT elemanın kol gezdiği yazılıyor. Süreci Yunanlar için “daha da tehlikeli” hale getiren unsur ise, MİT’in bu görev için Avrupa vatandaşlarıyla işbirliği halinde olması. Almanya, Danimarka gibi Batı Avrupa ülkelerinden “emeklilikleri süresince güneşin tadını çıkarmak için” söz konusu adalara yerleşen turist görünümlü ajanların, Yunan sahil güvenliğinin konuşmalarını dinlediği, adalardaki gizli bölgelerin haritalarını çıkardıkları, Yunan ordusunun iletişim kanallarına sızdıklarının tespit edildiği dile getiriliyor.

STK KİMLİĞİ İLE FAALİYET GÖSTERİYORLAR
Bu kişilerin geçmişlerinde ordu mensubu kimliğiyle çalışıp ajanlık hususunda gerekli eğitime sahip oldukları ifade ediliyor. Yakalanan Avrupalı MİT ajanlarının aynı zamanda Sivil Toplum Kuruluşu (STK) üyesi kisvesi altında faaliyet gösterdikleri detayına da haberde yer veriliyor. STK üyesi kimliğiyle 5 yıl önce yakalanan 60 yaşındaki bir Danimarka vatandaşının fotoğraf makinesinden Yunan Sahil Güvenlik araçlarıyla ilgili pek çok fotoğrafın çıkması, bu tür vakalara sadece küçük bir örnek olarak gösteriliyor.

SOĞUK SAVAŞ DEVAM EDECEK
Kaçak FETÖ’cüleri pek çok ülkeden paketleyerek Türkiye’ye getirdiği için Yunanistan’da korku saçan MİT’in, Doğu Ege adalarında yürüttüğü iddia edilen bu faaliyetler için Yunan yetkililerin nasıl bir savunma mekanizması geliştireceği merak konusu. Ancak her ne olursa olsun, iki ülke arasında ajanlık alanındaki soğuk savaşın tüm hızıyla süreceği kesin gibi.
TAM VEYA YARI ZAMANLI İŞBİRLİĞİ
Yunan gazeteci, MİT ajanlarının tam zamanlı veya elde edilen bilgilerin önemine göre sızdırma başı 10-20 bin euro civarında para aldığını ve MİT’in bu alanda ekonomik olarak son derece cömert olduğunun altını çiziyor. “Durumu daha vahim kılan şey, MİT ile bu ajanlar arasında para alış verişinin Yunanistan üzerinde yapılıyor olması” denerek, Komşu’nun istihbarat yetkililerine de eleştiri getiriliyor.


Bu arada meraklıları için yunan istihbarat servisi internet adresi:


1570484289193.png


1570485208827.png


https://www.sns.am/en

Bu da ermeni gizli servisi ...
 
Son düzenleme:

PARAzitCELL

Dekan
Katılım
5 May 2017
Mesajlar
5,303
Puanları
113
Konum
sanalalem
suriye inanılmaz bir satranç savaşında şu an! iran devre dışı kalmış gibi görünmekte ve artık bu coğrafyada iki süper güç ve bir "tarih"iyle süper güç kaldı :)

TÜRKİYE - abd - rusya ...

MİT - cia - kgb ...

İstihbarat savaşları ortalığı yakıp yıkıyor, bir yandan da israil (mossad) ile iran da savaş halinde yine bu coğrafyada. Bilinmeyenlerle dolu bu satranç oyununa ileride daha yakından bakacağız, inşaALLAH.

1571342108680.png
1571342140687.png
1571342388970.png
 
Son düzenleme:
Üst
stat counter