Bu konuyu okuyanlar

Hopeツ︎

Profesör
Emektar
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
1,851
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
1,892
Puanları
113
Yaş
24
Merhabalar, öncelikle belirtmek isterim ki en başta kendim olmak üzere tercihini GNU/Linux'tan yana yapmış olan tüm arkadaşlarımın diğer işletim sistemlerine saygısı sonsuzdur. Neticede bu konunun hizmet edeceği asıl amaç; Linux'u daha iyi tanımak artısı varsa bunu ortaya koymak aynı şekilde eksisi varsa bunu da ortaya koymak olacaktır. Bu konuda birer fan olarak ilerlemeyeceğiz, sadece gereken şeyler açıklanacak ve en önemli nokta olan takdir ve tercih aşaması yine kullanıcılara bırakılacaktır. Unutmamalıyız ki ortada bir olgu bir doğru varsa bunu konuşmak ne taraf tutmaya girer ne de objektif davranmamaya. Şimdi gelelim Linux'u kullanma sebeplerimize hepsini birer birer başlıklar altında inceleyeceğiz böylece ortada bir karmaşa oluşmayacak, dilerseniz başlayalım...

+ GNU/Linux'un Yönleri

+ İlk olumlu yönü olarak virüs geçirmez yapısını ele alalım, değerli Linux kullanıcıları... eğer bu dünyada yer alıyorsanız gezegeninizde virüslere geçit yoktur. Yalnız buraya dikkat edelim sizler zararlı yazılımları ve benzeri türevlerini sisteme davet edip birde üstüne kapıyı açarsanız durum değişiyor. ''Virüslere geçit yoktur'' derken ciddiydim az önceki bahsettiğim çok düşük yüzde oranlarıyla tabir edilebilecek, ve sadece Linux çatısı altında çalışabilecek şekilde yazılmış zararlılar için geçerli. Bu yüzden doğal olarak ''Antivirüs'' ihtiyacınızda ortadan kalkıyor. Sisteminizi arka planda açılmış hizmetleriyle sömüren, meşgul eden antivirüslere'de bu sayede dur demiş oluyorsunuz. Windows üzerinde ise Antarktika'da yaşamını sürdürmeye çalışan bir eskimo misali iglonuza çekilmek zorundasınız, Linux'ta nerede olduğunuza ve nasıl bir hayat sürdüğünüze değinmeme gerek yok herhalde...

+ Linux'un lisansı açık kaynağı, özgür yazılımı, topluluk haklarını ve kullanıcı hakkını savunur nitelikte hazırlanmıştır. Size türlü dayatmalar yapmaya kalkmaz aksine izlediği politika ile kullanım zevkinizi arttırır. Windows'un lisans politikası aksi yöndedir, kapalı kaynağı savunur ve özgür yazılım düşüncesine sahip değildir. Kullanıcılarına yeni sürümler vaadiyle satış gerçekleştirir, alınan lisansların tamamı ücretlidir. Linux'un böyle dayatmaları yoktur istediğiniz dağıtımına ulaşmanız her zaman sizin elinizdedir, lisans adı altında kâr amacı gütmeyen bir topluluktur... Linux'ta isteğe bağlı dağıtım geliştiricilerine donate (bağış) yapabilirsiniz bu sizin tercihinize kalmıştır. Size dağıtım için gereken tek şey ya bir CD/DVD ya da USB (flaş bellek)'dir.

+ Sade ve basit kullanımı ile dikkat çeker GNU/Linux. Bu noktada problem olarak görülmeyecek (aslında) tek şey vardır, o da terminal bir diğer adıyla uç birimdir. Bizlerin genelde rastladığı şey Windows'tan Linux'a geçmiş birinin bu komut ekranından çekinmesi ve korkması. Bu genelde kurulan dağıtımın sistemden silinip yani format atılıp tekrar kişinin eski işletim sistemine dönmesi ile sonuçlanır. Arkadaşlar, terminale iyi davranırsanız o da size iyi davranır... korkacak, çekinecek, gerilecek bir durum yoktur bunda. Zaten genellikle Linux üzerindeki işlerini terminal yoluyla yürütenler ileri kullanıcılarıdır bu işi bilen alışmış kişilerdir. İlk önce ön yargıları bir kenara bırakıp Linux ile vakit geçirmeye başladığınızda bu dediğimi daha iyi anlayacaksınız. Ve zaten Windows kullanırken nasılsa Linux'ta yine aynı rahatlığı yaşayacaksınız... en azından alışana kadar terminal ekranı ile haşır neşir olmazsınız, Linux size uçbirim olmadan da istediğiniz ne varsa yapma imkanı sağlar menünüzde, panelinizde, sembollere yapacağınız tek bir tık işinizi fazlasıyla görecektir.

+ Linux'u sisteminize kurmak için saatlerce beklemeyi unutun zira beklemek zorunda kalmayacaksınız. Hani klasikleşmiş bir deyim vardır ''Windows formatını atsın sen istersen içeri geç bir kahve iç'' hayır siz yine keyif kahvenizi için ama dağıtımınız sisteme kurulurken değil, bakın çünkü güncel şartlarda yeterli bir sisteme sahipseniz (ultra bir sistem demiyorum) kurulum hızına siz dahi şaşıracaksınız. Nasıl böyle oluyor? diye bir soru sorulacaksa burada cevaplayalım hemen her ihtimale karşı... Linux size sisteminizi oluştururken gereksiz hizmetler önermez, önermeyeceği gibi bunları sisteme katmaya çalışmaz. İhtiyacınız her ne ise onu sistemde görürsünüz, dolayısıyla uzun süreler beklemenize de gerek kalmaz.

+ Sisteminizde istediğiniz yönde değişiklikler ve modifikasyonlar yaratabilirsiniz, sizi engelleyecek ve kısıtlayacak hiçbir durum söz konusu değildir. Windows'ta engellenirsiniz... çünkü kapalı kaynaklıdır ve değişiklikleri pek sevmez bu işletim sistemi, kullanıcısına ben sana zaten sunabileceğimi sunuyorum kullan der. Linux'ta o kadar özgürsünüz ki sistemi adeta baştan yaratabilmek sizin elinizdedir, hatta çıtayı biraz daha yükselterek kendi dağıtımınızı çıkarmanız bile söz konusudur. DistroWatch sitesinde bunun örnekleri ile karşılaşırsınız.

+ Bu dünyada yer alıyorsanız en başta belirttiğim gibi virüslerle haşır neşir olmayacağınız gibi crack, warez, vs. türevleri ile de iletişimde olmanıza gerek kalmayacak. Her dağıtımın belirli paket yöneticisi vardır ve alternatifleri saymakla bitmez. Enfeksiyonlu yazılımları niye sisteminizde çalıştırmaya uğraşasınız ki... Yani sizler söyleyin Windows üzerinde crack işlemlerinin yapıldığını, warezlerle uğraşıldığını, enfeksiyonlu dosyaları kurmaya çalışırken antivirüs algılamasın diye devre dışı bırakılmak zorunda kalındığını inkar mı edeceğiz? tabi ki etmeyeceğiz. Ben bunu kişisel olarak kullanıcıya çektirilen zülum olarak görüyorum. Linux'ta bunlara gerek yok arkadaşlar yazılımınızı enfeksiyonsuz kurarsınız sisteminizde çalıştırmaya başlarsınız stabil bir şekilde.

+ Bilirsiniz Windows'ta ünlü bir hata vardır mavi renge sahip, evet mavi ekran hatasından bahsediyorum... ömür yer neredeyse. Bazen sebepsiz yere en önemli işinizin ortasında peydah olur neye uğradığınızı şaşırırsınız, şaşırmanızdan öte bazen bu hatanın ve üstündeki kodun ne anlama geldiğini ve sistemin niye bunu önünüze çıkardığınızı anlamazsınız. Buraya kadar okuduğunuza göre ben söylemeden Linux'ta böyle bir şeyle karşılaşmayacağınız muhasebesini içinizde yapmış ve düşünmeniz gerekmekte. Sistem dosyalarını bilinçsiz kurcalamadıkça, gereksiz yere yetki alıp farklı işler yapmadıkça durduk yere sistem hataları almazsınız Linux'ta.

* Bu konuya daha çok madde eklenebilirdi fakat ben en önemli olanları ve yeterli dereceye sahip olacaklardan yana tercihimi yaptım. Benim hakkımda biraz bilgi sahibi olabilmişseniz diğer konularımın alıntı olmadığı gibi bununda olmadığını çoktan anladınız ama yinede söylemekte fayda var. Bu konuya sadece GNU/Linux kullanıcılarını değil, Windows kullanıcılarını da davet ediyorum. Seviyeli bir fikir alışverişi, tartışma ortamı (kaos) değil, düzeyli şekilde oluşturalım bu sayede. Son olarak belirtmek isterim ki yazdıklarımı iyi analiz edebilen insanlar bir taraf tutmadığımı ve iki işletim sistemi arasında karşılaştırma yaparken her iki yönden de eleştirdiğimi anlayabileceklerdir diye umuyorum... esen kalın.
 

Scalh

Doçent
Katılım
13 Ağu 2017
Mesajlar
616
Reaksiyon puanı
273
Puanları
63
Bahsettiğiniz şeylerin çoğu orijinal yazılım kullanmayanlar için geçerli. Bir Windows lisansına 30 lira veremeyen veya indirimde iken istediği oyunu 5-10 liraya alamayan şahıs bir zahmet Linux kursun değil mi? Ayrıca, neden bilmiyorum, Linux bana çok kullanışsız geliyor. Her şey açık kaynak kodlu olduğu ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarca yürütüldüğü için karşınızda çok fazla kaynak ve destek bulamıyorsunuz. Birkaç dağıtımı kurup kullandım, ancak popüler olanlar hariç diğerlerinde herhangi bir destek göremedim. İnternetteki makaleler de çok az sayıda olduğundan sıkıntı yaşadım ve kaldırmak zorunda kaldım. Ne yalan söyleyeyim canım Ubuntu kullanmayı hiç istemiyor.

Windows sanki mükemmel gibi konuştum değil mi? Ancak bundan çok uzak :) Bahsettiğiniz üzere belirli bir bilgi sahibi olana kadar canınız çıkıyor. Yaklaşık 12 yıldır Windows kullanıyorum ve bu virüs işine alışana kadar kaç tane virüs yedim inanın ben bile bilmiyorum. Aldığım mavi ekran hatalarını, sürücü bulamama sorunlarını saymıyorum bile. Ancak belirli bir süreden sonra sistemi siz koruyorsunuz anti-virüs yazılımları değil. Şu anda alabileceğim sistemsel bir hatayı çözmek yalnızca birkaç dakikamı alıyor veya bulaşan bir virüsü silmek de öyle (her ne kadar 4 yıldır hiç virüs yemesem de). Gereksiz servisler konusunda size sonuna kadar katılıyorum. Ancak Windows'a bir alışıklık söz konusu olduğu için uğraşmak istemiyorum.

Sonuç olarak, gülü seven dikenine katlanır. Her işletim sistemi bir gül misali, hangisini seçerseniz :)
 

Hopeツ︎

Profesör
Emektar
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
1,851
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
1,892
Puanları
113
Yaş
24
Bahsettiğiniz şeylerin çoğu orijinal yazılım kullanmayanlar için geçerli. Bir Windows lisansına 30 lira veremeyen veya indirimde iken istediği oyunu 5-10 liraya alamayan şahıs bir zahmet Linux kursun değil mi? Ayrıca, neden bilmiyorum, Linux bana çok kullanışsız geliyor. Her şey açık kaynak kodlu olduğu ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarca yürütüldüğü için karşınızda çok fazla kaynak ve destek bulamıyorsunuz. Birkaç dağıtımı kurup kullandım, ancak popüler olanlar hariç diğerlerinde herhangi bir destek göremedim. İnternetteki makaleler de çok az sayıda olduğundan sıkıntı yaşadım ve kaldırmak zorunda kaldım. Ne yalan söyleyeyim canım Ubuntu kullanmayı hiç istemiyor.

Windows sanki mükemmel gibi konuştum değil mi? Ancak bundan çok uzak :) Bahsettiğiniz üzere belirli bir bilgi sahibi olana kadar canınız çıkıyor. Yaklaşık 12 yıldır Windows kullanıyorum ve bu virüs işine alışana kadar kaç tane virüs yedim inanın ben bile bilmiyorum. Aldığım mavi ekran hatalarını, sürücü bulamama sorunlarını saymıyorum bile. Ancak belirli bir süreden sonra sistemi siz koruyorsunuz anti-virüs yazılımları değil. Şu anda alabileceğim sistemsel bir hatayı çözmek yalnızca birkaç dakikamı alıyor veya bulaşan bir virüsü silmek de öyle (her ne kadar 4 yıldır hiç virüs yemesem de). Gereksiz servisler konusunda size sonuna kadar katılıyorum. Ancak Windows'a bir alışıklık söz konusu olduğu için uğraşmak istemiyorum.

Sonuç olarak, gülü seven dikenine katlanır. Her işletim sistemi bir gül misali, hangisini seçerseniz :)
Bu yüzden sürekli orijinal kullanım üzerine ısrarımı tekrarlıyorum... aslında şöyle desek; açık kaynaklı ve özgür bir projenin ürünü olduğu için gönüllüleri daha fazla oluyor bundan mütevellit, her dağıtımın kendine ait forumunun var olması ve toplulukların yardım için birbiri ile yarıştığı bir işletim sisteminden bahsediyoruz. Hangi dağıtım olursa olsun destek bulamamanız imkansıza eş değerdir. Şöyle bir durum var, Linux hakkında internetteki çoğu bilgi içeren makalelerin bir çoğu yabancı kaynaklı. Yerli kaynaklarda var yok değil ama en fazla yabancılara rastlarsınız. Tecrübeli kullanıcılar her zaman ne yapmaları gerektiğini biliyorlar yani konu virüsler olsa bile bahsettiğiniz gibi antivirüs'e dahi ihtiyaç duyulmayabilir. Tüm mesele bunun üzerine kurulu aslında... alışmak ve bu kullanımın süre gelmesi. Bende uzun süre Windows kullandım, kullanmadım diyemem ama ne yazık ki o zamanlar Linuxtan haberdar değildim veya olmak istemedim bilmiyorum. İşletim sistemi değişikliği konusunda tamamen alışıla gelmişliğin kurbanı durumunda kullanıcılar. Tamamen tercihle ve düşünceyle alakalı bir durum, kimsenin kolundan çekip Linux kur kullan diyemeyiz kişinin kendi düşüncesi en önemli olan etken burada.
 

Scalh

Doçent
Katılım
13 Ağu 2017
Mesajlar
616
Reaksiyon puanı
273
Puanları
63
Bu yüzden sürekli orijinal kullanım üzerine ısrarımı tekrarlıyorum... aslında şöyle desek; açık kaynaklı ve özgür bir projenin ürünü olduğu için gönüllüleri daha fazla oluyor bundan mütevellit, her dağıtımın kendine ait forumunun var olması ve toplulukların yardım için birbiri ile yarıştığı bir işletim sisteminden bahsediyoruz. Hangi dağıtım olursa olsun destek bulamamanız imkansıza eş değerdir. Şöyle bir durum var, Linux hakkında internetteki çoğu bilgi içeren makalelerin bir çoğu yabancı kaynaklı. Yerli kaynaklarda var yok değil ama en fazla yabancılara rastlarsınız. Tecrübeli kullanıcılar her zaman ne yapmaları gerektiğini biliyorlar yani konu virüsler olsa bile bahsettiğiniz gibi antivirüs'e dahi ihtiyaç duyulmayabilir. Tüm mesele bunun üzerine kurulu aslında... alışmak ve bu kullanımın süre gelmesi. Bende uzun süre Windows kullandım, kullanmadım diyemem ama ne yazık ki o zamanlar Linuxtan haberdar değildim veya olmak istemedim bilmiyorum. İşletim sistemi değişikliği konusunda tamamen alışıla gelmişliğin kurbanı durumunda kullanıcılar. Tamamen tercihle ve düşünceyle alakalı bir durum, kimsenin kolundan çekip Linux kur kullan diyemeyiz kişinin kendi düşüncesi en önemli olan etken burada.
Türkler zaten bu işle fazla uğraşmıyorlar, uğraşan adamın da en azından çatpat bir İngilizcesi oluyor. Ancak burada sisteme bakış açısı da önemli. Eğer kişi sistemi kendini hapseden bir duvar gibi görüyorsa elbette buradan kaçıp başka bir sistem kullanmak isteyecektir. Biraz da kişisel tercihe bağlı aslında.
 

Hopeツ︎

Profesör
Emektar
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
1,851
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
1,892
Puanları
113
Yaş
24
Türkler zaten bu işle fazla uğraşmıyorlar, uğraşan adamın da en azından çatpat bir İngilizcesi oluyor. Ancak burada sisteme bakış açısı da önemli. Eğer kişi sistemi kendini hapseden bir duvar gibi görüyorsa elbette buradan kaçıp başka bir sistem kullanmak isteyecektir. Biraz da kişisel tercihe bağlı aslında.
Dünya genelinde ele alırsak komple biçimde, Linux kullanıcılarının sayısı elbette inkar edilemeyecek derecede Windows'tan az durumda. Ama buna rağmen pazar payında Windows'un önüne geçtiğini de gördük. Linux kullanan bir çok kişiye sorarsanız eğer, size açık kaynaklı olduğundan ve özgür bir proje olduğu için bu safhada yer aldığını söyleyecektir.
 

Halktan Biri

Dekan
Emektar
Katılım
30 Eki 2016
Mesajlar
9,468
Reaksiyon puanı
9,252
Puanları
113
Ellerinize sağlık. Yazı çok güzel olmuş. Konunun faydalı olacağını düşündüğüm için konuyu sabitledim. :)
 

Hopeツ︎

Profesör
Emektar
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
1,851
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
1,892
Puanları
113
Yaş
24

eronis

Dekan
Emektar
Katılım
25 Mar 2016
Mesajlar
5,433
Reaksiyon puanı
4,392
Puanları
113
Şahsen benim Linux'u tercih etmemin sebebi sistemin her bölgesinde kontrolümün olması ve A yada B şirketinin kullanımıma karışmasının mümkün olmaması başta. Eski PC'ler, Windows virüsleri falan da var ama benim asıl sebebim bu bilgisayara ben para verdim ve bir şirketin değil, benim sözümü dinlemeli. Sattın artık kardeşim PC'yi bana, Windows 10'da açık gelen güncelleme paylaşma bölümünü gördünüz mü. Varsayılan olarak açık geliyor bu ve Microsoft'un sunucuları yetmedi mi, güncellemeleri diğer kullanıcılara göndermek için sizin internet bağlantınızı kullanıyor. Bu benim bilerek seçeceğim bir şey olmalı. Üstelik bu torrent mantığı ile çalışan bir sistem, kendileri bas bas bağırıyorlar bilgisayarınızı güvenmediğiniz kaynaklara bağlamayın diye, kendileri işletim sisteminin içinde böyle bir özelliği gömülü ve varsayılan olarak açık şekilde sunuyorlar işletim sistemlerini. Baya bilgisayardan anlamayanın kapatamayacağını bildikleri için yaptılar bunu...
 

Hopeツ︎

Profesör
Emektar
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
1,851
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
1,892
Puanları
113
Yaş
24
Şahsen benim Linux'u tercih etmemin sebebi sistemin her bölgesinde kontrolümün olması ve A yada B şirketinin kullanımıma karışmasının mümkün olmaması başta. Eski PC'ler, Windows virüsleri falan da var ama benim asıl sebebim bu bilgisayara ben para verdim ve bir şirketin değil, benim sözümü dinlemeli. Sattın artık kardeşim PC'yi bana, Windows 10'da açık gelen güncelleme paylaşma bölümünü gördünüz mü. Varsayılan olarak açık geliyor bu ve Microsoft'un sunucuları yetmedi mi, güncellemeleri diğer kullanıcılara göndermek için sizin internet bağlantınızı kullanıyor. Bu benim bilerek seçeceğim bir şey olmalı. Üstelik bu torrent mantığı ile çalışan bir sistem, kendileri bas bas bağırıyorlar bilgisayarınızı güvenmediğiniz kaynaklara bağlamayın diye, kendileri işletim sisteminin içinde böyle bir özelliği gömülü ve varsayılan olarak açık şekilde sunuyorlar işletim sistemlerini. Baya bilgisayardan anlamayanın kapatamayacağını bildikleri için yaptılar bunu...
Birde arka plandaki güncellemelerin kullanıcıdan habersiz yapılması var tabii. Windows sözde oyuncuya destek sağlayan bir işletim sistemi... herhangi bir online oyun oynuyorsunuz aksiyon yüksek dereceye ulaşmış, bir baktınız İnternet bağlantınız yavaşlamış. Latency ve ping değerleriniz fırlıyor tamam bunu da bir kenara bırakalım fps dahi etkileniyor bu arkada yürütülen işlemlerden. Peki konu nedir? Windows'un güvenlik güncelleştirmeleri, Onedrive'in eşitleme ve kazı çalışmaları. Bu kullanıcıya saygısızlıktır... bunlar hep kasıtlı hareketler biliyoruz artık. Oyun konusuna gelmişken şunu da söyliyeyim endişeliyim o kadar uzun yazıyı okuyabilen olacak mı ya da bu postları gören olacak mı... neyse biz yazalım görmek isteyen görür. Oyun maddesine özellikle değinmedim bunu artık söylemekten usandık çünkü, oynanıyor arkadaşlarım Linux'ta oyun oynayabiliyorsunuz.
 
Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
11,494
Reaksiyon puanı
2,244
Puanları
113
Öncelikle bu konuda sunulan tezlerin bir çoğu artık geçersiz, yani Windows ve Linux birbirinden üstünlüğü kıyaslanacak halde değil.

Birincisi, Windows o kadar güvensiz değil veya Linux o kadar güvenli değil. Artık Linux için de epey popüler virüsler var ve bir beş yıl sonra herhalde Linux virüslerini yemiş insanlarla haşır neşir olmuş olacağız. Bunun karşılığında Antivirüs yazılımlarının artık hiçbiri sandığınız kadar önemli değil.

Şöyle ki, antivirüs yazılımları yazılımın kimliğini veritabanıyla kıyaslayarak virüsü tespit eder. Şimdi virüs yazılımları artık kimlik değistirerek işini görüyor. Şimdi antivirüs yazılımları gereksiz, şimdi yazılımların faaliyetlerini inceleyerek sistemi koruyan Threatfire yazılımlar önemli. Ayrica şimdi virüs dediğiniz de hiç kendisini hissettirmiyor, oldukça derin ve gizli bir şekilde çalışıyor. Eskiden virüs yedim dediğiniz zaman sistem hört olurdu, ha yine de virüs virüstür ama gidip nerede crack varsa bulan antivirüsleri de kurmak için pek gerek yok. Linux'da da aynı durum söz konusu, nasıl olsa virüs girmez yeağ diye saçma sapan depoları sisteminize eklerseniz mazallah sistem mort olur. Hatta ubuntu pkaları bana müthiş riskli geliyor, ilk virüs vurgununu Ubuntu ve türevi dağıtımlar yiyecek bilin.

Daha sonra tekrar yazarım, mavi ekran olayına da değineceğim. Windowsta gördüğüm mavi ekranın iki katı kadar kernel panic yedim.
 

Hopeツ︎

Profesör
Emektar
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
1,851
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
1,892
Puanları
113
Yaş
24
Öncelikle bu konuda sunulan tezlerin bir çoğu artık geçersiz, yani Windows ve Linux birbirinden üstünlüğü kıyaslanacak halde değil.

Birincisi, Windows o kadar güvensiz değil veya Linux o kadar güvenli değil. Artık Linux için de epey popüler virüsler var ve bir beş yıl sonra herhalde Linux virüslerini yemiş insanlarla haşır neşir olmuş olacağız. Bunun karşılığında Antivirüs yazılımlarının artık hiçbiri sandığınız kadar önemli değil.

Şöyle ki, antivirüs yazılımları yazılımın kimliğini veritabanıyla kıyaslayarak virüsü tespit eder. Şimdi virüs yazılımları artık kimlik değistirerek işini görüyor. Şimdi antivirüs yazılımları gereksiz, şimdi yazılımların faaliyetlerini inceleyerek sistemi koruyan Threatfire yazılımlar önemli. Ayrica şimdi virüs dediğiniz de hiç kendisini hissettirmiyor, oldukça derin ve gizli bir şekilde çalışıyor. Eskiden virüs yedim dediğiniz zaman sistem hört olurdu, ha yine de virüs virüstür ama gidip nerede crack varsa bulan antivirüsleri de kurmak için pek gerek yok. Linux'da da aynı durum söz konusu, nasıl olsa virüs girmez yeağ diye saçma sapan depoları sisteminize eklerseniz mazallah sistem mort olur. Hatta ubuntu pkaları bana müthiş riskli geliyor, ilk virüs vurgununu Ubuntu ve türevi dağıtımlar yiyecek bilin.

Daha sonra tekrar yazarım, mavi ekran olayına da değineceğim. Windowsta gördüğüm mavi ekranın iki katı kadar kernel panic yedim.
Yani sunulan tezlerin geçersizliğini belirtirken neye göre söylüyorsun bunu aşağıdaki yazdıklarına mı? tamam bu konu kıyaslamalarla alakalı hatta bir çok bölümü karşılaştırmalardan ibaret fakat, her iki işletim sistemininde üstünlüğünü tartışmıyoruz ki. Artı ve eksi yönler derken sanırım öyle algıladın. Linux içinde virüsler var evet ama Windows'ta olan kadar yok, ben virüs konusunu açığa çıkarmaya çalışırken bu özete bağlı kalarak yaptım bunu... Linux kullanalı baya oldu ve şu ünlü kernel panic ekranına hiç rastlamadım. Dürüst olmam gerekiyor, rastladığım tek şey Xorg'un ayarlarını bir şekilde karıştırdığım için akabinde gelen siyah tty1 ekranı olmuştu ve bunu da reconfigure ederek kolayca çözmüştüm.
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,582
Reaksiyon puanı
2,977
Puanları
113
+ Bu dünyada yer alıyorsanız en başta belirttiğim gibi virüslerle haşır neşir olmayacağınız gibi crack, warez, vs. türevleri ile de iletişimde olmanıza gerek kalmayacak. Her dağıtımın belirli paket yöneticisi vardır ve alternatifleri saymakla bitmez. Enfeksiyonlu yazılımları niye sisteminizde çalıştırmaya uğraşasınız ki... Yani sizler söyleyin Windows üzerinde crack işlemlerinin yapıldığını, warezlerle uğraşıldığını, enfeksiyonlu dosyaları kurmaya çalışırken antivirüs algılamasın diye devre dışı bırakılmak zorunda kalındığını inkar mı edeceğiz? tabi ki etmeyeceğiz. Ben bunu kişisel olarak kullanıcıya çektirilen zülum olarak görüyorum. Linux'ta bunlara gerek yok arkadaşlar yazılımınızı enfeksiyonsuz kurarsınız sisteminizde çalıştırmaya başlarsınız stabil bir şekilde.
Windows kullanan adam ücretsiz alternatif yazılımlara yönelirse böyle uğraşmaz. Çoğu kişi araştırmakla uğraşmadığı için bu durumların yaşanması gayet normal.
+ Bilirsiniz Windows'ta ünlü bir hata vardır mavi renge sahip, evet mavi ekran hatasından bahsediyorum... ömür yer neredeyse. Bazen sebepsiz yere en önemli işinizin ortasında peydah olur neye uğradığınızı şaşırırsınız, şaşırmanızdan öte bazen bu hatanın ve üstündeki kodun ne anlama geldiğini ve sistemin niye bunu önünüze çıkardığınızı anlamazsınız. Buraya kadar okuduğunuza göre ben söylemeden Linux'ta böyle bir şeyle karşılaşmayacağınız muhasebesini içinizde yapmış ve düşünmeniz gerekmekte. Sistem dosyalarını bilinçsiz kurcalamadıkça, gereksiz yere yetki alıp farklı işler yapmadıkça durduk yere sistem hataları almazsınız Linux'ta.
Mavi ekran hataları, o kadar da sık gelmiyor. Ayrıca Windows, onun dosyasını oluşturuyor. Hatanın neden kaynaklandığı bu sayede bulunabiliyor.
Ne yalan söyleyeyim canım Ubuntu kullanmayı hiç istemiyor.
Linux dünyası tek Ubuntu demek değil.
Şimdi antivirüs yazılımları gereksiz, şimdi yazılımların faaliyetlerini inceleyerek sistemi koruyan Threatfire yazılımlar önemli.
Antivirüslerde de artık proaktif koruma var.
Linux'da da aynı durum söz konusu, nasıl olsa virüs girmez yeağ diye saçma sapan depoları sisteminize eklerseniz mazallah sistem mort olur.
En çok bu cümleyi beğendim. Ama maalesef böyle genel bir durum söz konusu.
Hatta ubuntu pkaları bana müthiş riskli geliyor, ilk virüs vurgununu Ubuntu ve türevi dağıtımlar yiyecek bilin.
"pka" değil, "PPA". Kullanıcıların işini kolaylaştırmak için yapılmış galiba. Kullanıcı dikkat ederse bir sorun yaşamaz o konuda bence. Her şey kullanıcının elinde.
Windowsta gördüğüm mavi ekranın iki katı kadar kernel panic yedim.
Sizin biraz istisna olmuş.
Dürüst olmam gerekiyor, rastladığım tek şey Xorg'un ayarlarını bir şekilde karıştırdığım için akabinde gelen siyah tty1 ekranı olmuştu ve bunu da reconfigure ederek kolayca çözmüştüm.
Manjaro kurdum, güncellemeleri yükledim. Yeniden başlattım, direkt tty1 ekranı geldi. :D
 
Son düzenleme:

Scalh

Doçent
Katılım
13 Ağu 2017
Mesajlar
616
Reaksiyon puanı
273
Puanları
63
Linux dünyası tek Ubuntu demek değil.

Evet, ancak nedenini açıklamıştım.

Her şey açık kaynak kodlu olduğu ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlarca yürütüldüğü için karşınızda çok fazla kaynak ve destek bulamıyorsunuz. Birkaç dağıtımı kurup kullandım, ancak popüler olanlar hariç diğerlerinde herhangi bir destek göremedim. İnternetteki makaleler de çok az sayıda olduğundan sıkıntı yaşadım ve kaldırmak zorunda kaldım. Ne yalan söyleyeyim canım Ubuntu kullanmayı hiç istemiyor.

Ubuntu dedim zira bu dağıtım teknik desteğin en fazla olduğu dağıtımlardan bir tanesi.
 
Katılım
4 Haz 2008
Mesajlar
11,494
Reaksiyon puanı
2,244
Puanları
113
Neyse ki bilgisayarıma ulaştım, güzelce başına geçtim ve epey yorucu geçen bir sabah merasiminin ardından elimden geldiğinde Linux ve Windows arasındaki farkların o kadar aşırı olmadığını, sadece artık bir mite dönüşmüş olduğunu anlatmak istiyorum.

Güvenlik konusunda Windows'un Linux ile çok da büyük bir farkı olmadığını açıklamaya çalıştım. @KALEMLİK100 de artık bütün güncel antivirüslerin anlık koruma sağladığını söyledi. Güzel, çok güzel. Ama gerçekten de gerek var mı? Oturup düşünelim, Windows kurulu bir sunucu saatte ne kadar virüs yer? Durduk yere yemez, zira sunucunun bütün işlevi bellidir. Peki tek işi internetten gazete okumak isteyen bir adam? İş burada karmaşıklaşıyor, zira çeşit çeşit haber sitelerinden virüs yeme ihtimalimiz hiç yok değil. Ama bu sorun Windows'un sorunu değil, kullandığınız browserla alakalı. Zira teorik olarak zararlı kod içeriğini okuyabildiğiniz üzere virüs etkisini gösterir. Eskiden Firefox'un Netscape mirasçısı olarak var olduğu ve İnternet Explorer'ın ise tekelleştiği zamanlar browserlar arasındaki ayrım epey fazlaydı ve Internet Explorer'a yazılmış zararlı kod Linux'ta etkili olmayacağına göre Linux kullananların başı epey rahattı. (Tabii web sitesi - browser uyuşmazlığından dolayı başı ağrıyan epey bir insan da vardı.) Önemli olanın zararlı kodun okunabilmesi için şu videoya bir bakın:

Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=TErrIvyj_lU


Virüs Windows'a özel yazılmış bir virüs, bu virüsün kodlarını okunabilmesini sağlayan bir araç (Wine) var olduğu sürece Linux kullanıcısı da bundan nasibini pekala alabilir. Windows Vista'nın yeni çıktığı zamanlarda bu neredeyse imkansızdı, zira o zamanlar Windows ve Linux altındaki kütüphanelerin ve uygulamaların tek alanda toplanması neredeyse imkansız gibiydi. Hele ki Wine'ın neredeyse Windows gibi hareket etmesi pek karşılaştığımız bir şey değildi.

Peki Linux'un eli armut mu topladı? SELinux gibi pek çok proje güvenlik için yürütülüyor ama SELinux'u kapatmak da, saçma sapan bir ppayı (Teşekkürler bu arada, uzun zamandır Ubuntu kullanmamıştım) sisteme eklemek de oldukça basit. Şimdi şöyle bir şeyden bahsedeceğim, konsol çıktılarını renklendiren bir uygulama bir uygulama neden zararlı olmasın?

I’m harvesting credit card numbers and passwords from your site. Here’s how.

Ubuntu için pek çok tema deposu dolaşıyor, hani bir simge setinin güncellemesini yapmak çok zor işmiş gibi .tar.gz uzantılı bir simge seti deposu yerine bir bakıyoruz bize bir ppa sunuluyor. Son zamanlarda bu çok popüler, insanlar da bu paket depolarını hiç düşünmeden sistemine ekliyor. Gördüğünüz üzere sorun direkt kullanıcıda başlıyor, Windows'u falan geçin. Windows kullanırken ne yapıyorsanız benzer dikkati de Linux'a göstermelisiniz.

Ve evet... Mavi ekran... Çok popüler, zira Windows 95 bir bilgisayarda durup dururken mavi ekran almanız çok doğal bir şeydi. Hani hiçbir detaya falan gerek yok, bir word belgesi yazarken sistem çöküyor yahu? Var mı böyle bir şey? Ama bu mavi ekran öyle sistemin derinden etkilendiğini gösteren bir mavi ekran değil, boşluk tuşuna bas masaüstü sıfırdan devam etsin. KDE çökmeleri gibi düşünün. O günlerin hatrına herkesin ağzında mavi ekran var yahu cümlesi dolaşıyor ama Microsoft'un hakkını vermek gerekiyor, Windows'un böyle bir sorunu yok. Hakikatten yok. Durup dururken bir mavi ekran yiyorsanız bu çoğunlukla yazılımla alakalı bir konu değildir, donanımsaldır. Mesela ben bir ekran kartı takmıştım on dakikada bir mavi ekran yiyordum, bir de Linux'u açayım ne olacak dedim... Tamam sistem çökmedi ama görüntü saçma sapan kaymaya başladı, bende sistemi kapattım. Yani Linux hata konusunda daha toleranslı davranıyor, bu kadar.

Ama Linux'un da hatrı sayılır hataları var. KDE dediğimiz masaüstü her major sürümde tam ucubeye dönüşüyor, çökmelerini ben size anlatmayayım. Gnome da öyle, saç baş yolduğumuzu biliyoruz. Mesela 6 yıldır kurulu ve format falan atmadığım bir Windows'um var, taş gibi çalışıyor. Sadece geçen hafta aldığı bir service packvari bir güncellemede sistem açılamaz hale geldi, çaresini bir şekilde bulduk. Aynı sorun Linux'ta da olabilir mesela, OpenSuSE kullandığım günlerde adamlar kerneli güzelce derlememişler diye sistemi açarken kernel panic yediğim oldu. Neyse ki bir önceki kernel sürümünden devam etmeyi aklıma getirdim.

Microsoft ekibinde gerçekten kaliteli mühendisler var ve Microsoft'un takım yönetimi gerçekten de başarılı. Apple ve Linux güçlenirken bu adamlar gerzek midir de hep aynı hataları sürdürsün? Bahsettiğim tezlerin geçersizliği de bu, artık geçerli olmayan durumlar halen daha geçerliymiş gibi sık sık dile getiriliyor. Böyle bir durum ortada kalmamışken insanları karşılaşmadığı sorunlar üzerinden Linux'a yönlendirmek pek iyi bir fikir değil. Ha ucuz etin yahnisi diye Linux'u küçümseyen birisine de denk geldim, Allah akıl fikir versin.

Bu arada gözlerimden kaçan bir detay var... Linux'un kullanımı basit ve sade mi?

Olabilir, ama Linux'a alışmaya çalışan pek çok kişinin feryatları da aklımda. Aklıma ilk gelenler şunlar:

-Dosya adına tıklayınca isim değiştirme kutucuğu yerine dosyanın çalıştırılması
-Durup dururken yazılım merkezi (arayüzünün) çalışmaması
-Gnome'un fare ile kullanmanın müthiş zor olması
-KDE'nin ayarlar penceresinin karmaşası
-Browserdan indirilenler pencelerindeki bir dosyayı masaüstüne çekince sistemin saçma sapan tepkiler vermesi
-Sisteme bir program kurmanın zorluğu (Zavallı programı derlemeye çalışıyor.)
-Donanımdan kaynaklanan bir ton saçma sapan sorun
-Systemd'nin saçma sapan bir hatadan dolayı sistemi başlatırken kafasından iki dakika beklemesi

Şimdi Linux'taki masaüstü ortamına alışmak Windows kullanıcısı için hakikatten zor, hele ki iyice alışmış birisinden bahsediyorsak artık sisteme öfkelenip silmemesi an meselesi. Tamam epey basit bir yapıya sahip olabilir, ama bu Linux'u kolay bulma meselesi biraz alışma meselesi. Mesela ben KDE3 ile Linux kullanmaya başladım, o zamanlar neredeyse herkes KDE3'ü kolay buluyordu zira ayarları oldukça basit ve rahat anlaşılır bir durumdaydı. Sonra KDE 4 çıktı, KDE 3 kullanıcıları KDE 4'e alışmakta zorlanmadı ama Windows'tan gelenler ömerçip bakıyordu ama Gnome 2 ve Xfce dururken herkes en çok Windows'a benzeyen masaüstü olduğu konusunda hemfikirdi. Sonra KDE 5 çıktı, KDE 4 kullanıcıları tamam halen KDE'yi rahat rahat kullanıyor da diğer masaüstü kullanıcıları dahi KDE'yi karmaşık buluyor, kimi zaman tam sistemi anlamadığı için yetersiz dahi atfediyorlar. Şimdi zannederim hiçbirimiz öyle Windows'u görmeden bilgisayara başlamadı, o yüzden Linux'un kolay olup olmaması alışmakla alakalı. Ayrıca söylediklerine göre konsol insanlara pek karmaşık gelmiyormuş. Genellikle konsol = karmaşa diye kafamızda şartladığımız için konuyu yanlış düşünüyoruz.
 

eronis

Dekan
Emektar
Katılım
25 Mar 2016
Mesajlar
5,433
Reaksiyon puanı
4,392
Puanları
113
Microsoft'un ürünleri zararlı yazılım değil. Öyle olsaydı bilgisayarlarımıza isteye isteye kurmazdık. :)
Şahsen ben "isteye isteye" kurmuyorum :D Adam medyadan linkler vermiş farkındaysan, gerçek yaşanmış olaylarla örnekler var.
 

eronis

Dekan
Emektar
Katılım
25 Mar 2016
Mesajlar
5,433
Reaksiyon puanı
4,392
Puanları
113
Baba malwaredir, bütün malware kriterlerini karşılar.
Çünkü normalde Malware yazmak yasal değildir. Virüs yazmanın kendisi yasal değildir. Windows ise bugün piyasada karşılaşabileceğimiz en popüler malware olmasına rağmen yasal malware'lerden birisidir.
 
Katılım
22 Haz 2016
Mesajlar
23,460
Reaksiyon puanı
10,190
Puanları
113
Windows 7'de ve hiç sevmediğim ve hep sövdüğüm 10'da 5 senedir falan hiç mavi ekran almamışımdır. Hadi aldıysam da ben unuttum diyelim 1-2 defadir o da benim eski donanımdandır. Mavi ekran abartılıyor.
 

Hopeツ︎

Profesör
Emektar
Katılım
9 Mar 2016
Mesajlar
1,851
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
1,892
Puanları
113
Yaş
24
Çünkü normalde Malware yazmak yasal değildir. Virüs yazmanın kendisi yasal değildir. Windows ise bugün piyasada karşılaşabileceğimiz en popüler malware olmasına rağmen yasal malware'lerden birisidir.
Legal malware. :rolleyes:
 
Katılım
22 Haz 2016
Mesajlar
23,460
Reaksiyon puanı
10,190
Puanları
113
Kasayı yumrukladigim ve sanırım nasil becerdiysem ekran kartı yuvasından oynadığı için en fazla ekranın pembe olduğunu bilirim ekran kartını çıkarıp tekrar takınca düzelmişti.
 

eronis

Dekan
Emektar
Katılım
25 Mar 2016
Mesajlar
5,433
Reaksiyon puanı
4,392
Puanları
113
Windows 7'de ve hiç sevmediğim ve hep sövdüğüm 10'da 5 senedir falan hiç mavi ekran almamışımdır. Hadi aldıysan da ben unuttum diyelim 1-2 defadir o da benim eski donanımdandır. Mavi ekran abartılıyor.
Modern Windows işletim sistemlerinde mavi ekran hatası çok nadirleşti. Hala var, bir kaç kere almışlığım var çünkü :p Gerçekten garip çünkü zamanımın büyük çoğunluğunu Linux'ta geçirmeme rağmen Windows'ta bu kadar mavi ekran alıyorum. Ama asıl sorun Windows tarafında güncelleme politikası. Benim asıl sinirimi bozan. MS iki dakka bilgisayarımın içinden çıksa hani ? Ben de işimi görsem ?

---- Mesajlar birleştirildi ----

Kasayı yumrukladigim ve sanırım nasil becerdiysem ekran kartı yuvasından oynadığı için en fazla ekranın pembe olduğunu bilirim ekran kartını çıkarıp tekrar takınca düzelmişti.
Sen buna acı mı diyorsun ? Sen gerçek acıyı görmemişsin. Benim bildiğim acıyı bilmiyorsun sen. Acı nedir bilmek ister misin ? Ben Windows 10'da pembe ekran aldım :p


Ördek resimdeki tarzda birşeydi :p
 

Halktan Biri

Dekan
Emektar
Katılım
30 Eki 2016
Mesajlar
9,468
Reaksiyon puanı
9,252
Puanları
113
Bence son kullanıcıya yönelik olan Linux dağıtımlarının en büyük artısı kurulumdan sonra ek bir şey kurmadan rahatça kullanılabiliyor olmasıdır.
Lakin ben Windows'u her kurduğumda ayar verme, bir şeyler yükleme ihtiyacı duyuyoru hep. :)
 
Katılım
22 Haz 2016
Mesajlar
23,460
Reaksiyon puanı
10,190
Puanları
113
Modern Windows işletim sistemlerinde mavi ekran hatası çok nadirleşti. Hala var, bir kaç kere almışlığım var çünkü :p Gerçekten garip çünkü zamanımın büyük çoğunluğunu Linux'ta geçirmeme rağmen Windows'ta bu kadar mavi ekran alıyorum. Ama asıl sorun Windows tarafında güncelleme politikası. Benim asıl sinirimi bozan. MS iki dakka bilgisayarımın içinden çıksa hani ? Ben de işimi görsem ?
Hizmetlerden durdurdum Windows updateyi ön yüklü skypei kaldırdım simdi aklıma geldi xboxu da kaldirabilirsem kaldıracağım antivirüs kurmadim 4 aydır falan Windows un antivirüs var ama onu da etkisizlestirecegim onedrivei etkisizlestirdim ama onu da kaldırırım unuttum herhalde. Tek kullandığım şey outlook ve öğrencilik ten dolayı bedava verdikleri Office 365 üyeliği ve Office 2016 benim ms ile ilişkim bu
 

Türkçesever

Profesör
Katılım
12 Eyl 2016
Mesajlar
1,582
Reaksiyon puanı
2,977
Puanları
113
Çünkü normalde Malware yazmak yasal değildir. Virüs yazmanın kendisi yasal değildir.
"Yasal zararlı yazılım" demeyelim, o kadar kullandık sonuçta. ;)
Neyse, şakayı bir tarafa bırakıp konuya döneyim. Zararlı yazılım yazmak yasal değilse günümüzde niye onlarca virüs, truva atı, reklam yazılımı var ve hâlen niye zararlı yazılım yazılıyor, hiç düşündünüz mü? Demek ki göz yumuluyor.
 

eronis

Dekan
Emektar
Katılım
25 Mar 2016
Mesajlar
5,433
Reaksiyon puanı
4,392
Puanları
113
Hizmetlerden durdurdum Windows updateyi ön yüklü skypei kaldırdım simdi aklıma geldi xboxu da kaldirabilirsem kaldıracağım antivirüs kurmadim 4 aydır falan Windows un antivirüs var ama onu da etkisizlestirecegim onedrivei etkisizlestirdim ama onu da kaldırırım unuttum herhalde. Tek kullandığım şey outlook ve öğrencilik ten dolayı bedava verdikleri Office 365 üyeliği ve Office 2016 benim ms ile ilişkim bu
@Halktan Biri arkadaşa da bir el atsan ya, geçen bana verdiğin araçların içinde Xbox kaldırma falan da vardı güzel :)
 
Üst