Tarantino'dan 2010 müjdesi; "Inglorious Bastards"

JuLiuSiuS

Profesör
Katılım
2 Ekim 2007
Mesajlar
2,775
Reaksiyon puanı
4
Puanları
218
tarantino.jpg


1963 doğumlu Amerikalı ünlü yönetmen Quentin Tarantino, bugüne kadar 'kült' olmuş filmleriyle, sinema severlere yeni bir bakış açısı kazandırdı.
"Pulp Fiction", "Reservoir Dogs", "Kill Bill v1" ve "Kill Bill v2" gibi filmlerle hayata, kadere, kadınlara, aşka bakışını farklı bir dille anlatan Tarantino, 2007 yılında yazıp yönettiği "Death Proof"tan sonra çekimlerine başladığı "Inglorious Bastards"ın 2010 yılında sinema severlerle buluşacağını müjdeledi.

Disiplinsizlikle suçlanan bir grup askerin, mahkemeye sevk edilişiyle başlayan film, öldürdükleri askerlerin hem kendi taraflarından hem de karşı taraftan olduğunu ve bunu sadece 'hayatta kalmak için yapmak zorunda olduklarını' trajikomik bir şekilde fark etmeleri; yakıp yıkılan her şeyin anlamsız bir 'savaş' uğruna olduğunu anlamalarıyla gelişir.
1977 yılında Enzo Girolami Castellari'nin yönetmenlik yaptığı "Quel maledetto treno blindato (İngilizcesi; "Inglorious Bastards") filmini yeniden uyarlayan Tarantino'dan oyuncuların kimliği hakkında duyurduğu ilk isim Tim Roth.
Bruce Willis isminin de konuşulduğu filmde, rol alacağı kesinleşen bir diğer isim de "Kill Bill" ve "Reservoir Dogs" gibi filmlerde Tarantino'yla birlikte çalışan "Michael Madsen".

Kaynak
 

DaY_WalkeR

Profesör
Katılım
4 Ağustos 2007
Mesajlar
2,772
Reaksiyon puanı
5
Puanları
0
Tarantino'nun filmlerini izlerken genellikle sıkılıyorum. Ama Death Proof güzeldi.
 

hakanarin

Asistan
Katılım
19 Aralık 2006
Mesajlar
185
Reaksiyon puanı
1
Puanları
18
Bu adamın olayları son derece açık bir şekilde yansıtmasına bayılıyorum ve inanın burada dikkatimi çeken şey şiddet değil şiddetin arkasındaki mantık. Zaten Tarantino'nun filimlerini içerdiği şiddet yüzünden eleştirenler varsa anlamadıkları tek şeyde bu.

Kaldıki başka bir yönetmen olan Ridley Scott'un bir filminde hannibal lector karakterinin bir insanın beynini tavada kızartıp aynı kişiye yedirdiği sahne insanlara son derece itici gelebilir ama bu tamamen bakış açısı ile ilgili.

Bunun bir filim olduğunu ve önemli olanın anlatmak istediği şey olduğunu bilen biri için bu son derece güzel bir sahnedir ki benim içinde öyle. Ve yine aynı ben gerçek hayatta örneğin yanımdaki bir insanın parmağı kapıya sıkışsa ve biraz zedelenmiş halini görsem son derece etkilenirim bu durumdan. İçim sıkılır.

Tam bu noktada bu tür filimleri çocuklara izletmeyin veya belirli bir yaşın altı izlemesin diyen bir mantığı anlayamıyorum. Kaldıki bir şey kötü ise bunu niye bir yaş sınırı ile insanlara sunalım. Sigaranın bilmem kaç yaşından küçüklere satışı yasakmış. Bunun ne önemi var. Sonuçta küçük yaşta bir çocukda olsan büyük bir insanda olsan bu sigara insanı öldürür.

Ebeveynler çocuklarını gördüklerini ve yaşadıklarını yorumlama konusunda eğitmediği sürece biz neyi yasaklarsak yasaklayalım bu yasaklar hiçbir yere varmayacaktır.

Eğer bir insan şiddete insanın yapacağı en aşağılık bir şey olduğu için değilde ceza yeriz diye başvurmaktan vazgeçiyorsa o insan için hayatında şiddetin yeri hala var olacaktır. Zira o yasağın olmadığı bir anda veya uygulanmadığı bir yerde bu insan yine şiddete başvuracaktır.

Şimdi tam bu noktada tüm bunları anlatan ben filimlerde gördüğümüz şiddet ile insanların gerçek hayatta şiddetten etkilenmesinin yakından uzaktan alakasının olmadığını söylüyorum. Çünkü insanın içinde olmayan bir şey inanın bir filim ile içine girmez.

Ha şu bir vakıa ki bir hırsızlık filmi bir hırsıza çok şey katar. Bir cinayet filmi bir caniye çok şey söyler. Ama biz iyi olan şeyler varken kötüler yüzünden bu iyilerden vazgeçmek zorundamıyız.

Kimin benim kemal sunal'ımın bir sanat eserinde var olan o masum eşoğleşek kelimesini yasaklama yetkisi var. İşte buna bir anlam veremiyorum. Ben hayatım boyunca bir insana bu kelimeyi kullanmadım ancak hiçbir zaman kemal sunal'dan bu kelimeyi duymaktan hicap duymadım. Tam tersi bunun yasaklanmasından hicap duydum. Bu bir şarkının bir kısmının bip'lenipde sunulması veya bir kitabın belirli sayfalarındaki satırların üstü çizilipde verilmesi ya da bir resmin bir bölümünün üstünün çıplak bir resim olduğu için bir örtü ile kapatılmasından farkı yok.

İşte tamda hicap duyacağımız şeyler bunlar olmalı(Bu arada bu benim çıplaklığın sanat olmadığı konusundaki fikrimi değiştirmiyor sadece inançlara saygı duyduğum için buna inananlarada saygı duyarım).

Hülasa Tarantino'nun filimleri her zaman kült filimler olmaya devam edecektir. Zira her zaman aynı kalitede filimler yapmaya devam edecektir. :)
 

Alengirli

Dekan
Katılım
17 Haziran 2007
Mesajlar
5,270
Reaksiyon puanı
23
Puanları
0
Nasıl ya Tarantino uyarlama film mi yapacak :S
Zaten birkaç yılda bir yapıyor, bari kendi orijinal tadında bişeyler yapsaydı da doysaydık. Neyse, oyuncuları da düşünmeye gerek yok, ben muhtemel kadroyu sıralayayım: David Carradine, Michael Madsen, Harvey Keitel, küçük bi rolde Bruce Willis, en az bir tane Japon, bir tane de uzun bacaklı hatun (Didem Erol'u oynatır belki, kankalarmış ya o bakımdan :D )
 

dragonfly

Asistan
Katılım
9 Ağustos 2007
Mesajlar
457
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Death proofu izleme fırsatım olmadı ama Tarantino ve kankisi Robert Rodriguez'in filmlerine bayılırım adamların tarzı farklı bi defa
 
Üst