Nerede O Eski Aşklar Diyorsanız...

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan emelden
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

emelden

Dekan
Katılım
30 Ocak 2007
Mesajlar
5,260
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
Edebiyattaki en meşhur aşk hikayeleri bile mutlu sonla bitmeyen aşklar iken peki neden şimdiki aşklar, aşk mı?

Neredeeee o eski aşklar, o hikayeler derler? :innocent:

ROMEO & JÜLİET
Capulet’ler ve Montague’ler birbirine düşman iki ailedir. Aralarındaki kin ve nefret bitmek bilmez. Şimdiye kadar bir sürü kan dökülmüştür.
Montague’lerin oğlu Romeo, Rosaline’e aşık olmuştur. Ama Rosaline onun aşkına karşılık vermemektedir çünkü o bir rahibedir. Bu duruma Romeo çok üzülmektedir ve acı çekmektedir. Romeo’nun arkadaşı Benvolio onu unutmasını söyler ama Romeo hiç kimseyi, hiçbir şeyi dinlememektedir. Delicesine âşıktır.
Capulet’ler akraba ve dostları için bir şölen düzenlerler. Benvolio, Romeo’yu da bu şölene gitmek için zorlar ve ikna eder. Şölende bir sürü, Rosaline’den güzel kızlar olacağını ve ondan daha iyilerini bulabileceğini söyler. Ancak Romeo’nun umurunda bile değildir. Sadece dalga geçip, eğlenmeye gidecektir.
Ama durum düşündüğü gibi olmayacaktır. Şölene gittiklerinde Romeo, Juliet’i dans ederken görür ve ilk görüşte çok etkilenir ve ona âşık olur. Aynı zamanda Juliet’te Romeo’ya aşık olur. Ancak Romeo ve Juliet öğrenirler ki, aileleri birbirlerine düşmandır. Ama onları hiçbir şey engelleyemez ve gizli gizli aşklarını yaşarlar. Daha fazla gizliliğe dayanamazlar ve evlenmeye karar verirler.
Romeo gizlice rahiple konuşur. Juliet’in dadısı da onlara yardım eder ve gizli bir nikâhla evlenirler. Aileler arasındaki düşmanlığı bitirecek tek umutları bu evliliktir.
Capuletlerin yeğeni Tybalt, bir gün Romeo ve arkadaşı Mercutio ile karşılaşır. Tybalt, Romeo’ya laf atmaya ve sataşmaya başlar ancak Romeo, Juliet’e olan aşkından dolayı tepki vermez ve alttan almaya çalışır. Mercutio bu duruma anlam veremez ve Tybalt’a daha fazla dayanamayarak karşılık verir. Mercutio ile Tybalt düelloya girerler. Düelloda Tybalt, Mercutio’yu öldürür ve Romeo da bunu kabullenemez ve Tybalt’ı öldürür. Sonunda Prens olayı duyar ve askerlerine Romeo’nun yakalanma emrini verir.
Capuletler, Juliet’i Paris ile evlendirmeyi planlamışlar ve bunu yavaş yavaş duyurmaya başlamışlardır. Ancak Juliet, bu evliliği kesinlikle reddeder. Romeo bir yandan askerlerden kaçmaya çalışmaktadır.
Romeo ve Juliet’in umutları tükenmiştir artık. Bu arada Prens, Romeo’ya sürgün cezası verir. Juliet, bilgi alabileceği tek kişi olan Rahip Lawrence’e gider ve giderken ailesine günah çıkartmaya gittiği yalanını söyler. Rahip Lawrence, Juliet’e son bir kavuşma umudu olduğunu söyler. Ona bir iksir verir ve bu iksir onu 2 gün ölü gibi gösterecektir. Böylece Juliet istemediği bir evlilikten kurtulacaktır. Rahip Romeo’ya da bunları anlatan bir mektup yazar ancak bu mektup ona zamanında ulaşamaz.
Romeo, Juliet ile Paris’in evleneceklerini duyunca Verona’ya geri döner ve olay yerinde Juliet’i ölü olarak yerde görünce çılgına döner. Paris, Romeo’nun üstüne gider ve onu suçlar. Romeo o anda Paris’i öldürür. Ardından Juliet’in yanına yatarak zehrini içer ve kendini öldürür. Rahip Lawrence Juliet’i uyandırır ve Juliet, yanı başında Romeo’yu ölü bir şekilde görünce Romeo’nun hançerini alır, göğsüne saplar ve o da kendini öldürür.
Olayların tek şahidi Rahip Lawrence, ailelere tüm olanları anlatır ve aileler arasındaki düşmanlık bundan sonra son bulur.
(KAYNAK: MUTLU MANYAK)

KEREM & ASLI

Asıl adı Ahmet Mirza olan Kerem, Islahan Şahının oğludur.Şahın hazinedarlığını yapan Ermeni Keşişinin kızı Aslı ile Kerem birbirlerini severler. Şah Keşişten kızı oğluna ister. Keşiş, bir müslümana kız vermek istemez. Fakat hükümdarın isteğini reddemez; bir mühlet ister ve bu mühletin içinde gizlice memleketten kaçar. Kerem de Aslı’nın peşinden yola düşer. İşte, Kerem’in sevdiği kızın ardınca bütün Anadolu’yu baştan başa gezmesi böylece başlar.
Kerem artık yanında sadık arkadaşı Sofu (Kerem’in dilinden: Sofu Kardeş), omuzunda sazı ile bir “Âşık” olmuştur. Her gittiği yerde, her rasladığına sazıyla ve yanık türküleriyle, Aslı’nın izini sorar, ona haber verenler de olur, vermeyenler de… Bazı defa nehirlere, dağlara, kayalara, dağlardaki hayvanlara derdini döker; yolunu mı iflah olmazlar. Kerem aşk ateşinde pişe pişe kemale erer, keramet sahibi olur. Allah onun her dileğini yerine getirir.
bağlayan karlı, boranlı bellerden yol ister. Onun önüne çıkan engeller, bir defa inkisarına uğradılar

Bazı şehirlerde Kerem, Aslı Han’a bir zaman kavuşur. Keşişten habersizce bir müddet birbirlerine sevgilerini anlatırlar, dertlerini dökerler: Erzincan Bağlarında veSonunda Kerem Aslı’sının peşinden Halep’e varır. Halep Paşasına kendini sevdirir: Paşa, Keşişi tehdit ederek kızını Kerem’e vermeye razı eder. İki sevdalının nikâhları kıyılır. Fakat kötü ruhlu Keşiş onlara son fenalığı yapar: Kızına sihirli bir gerdeklik gömlek giydirir. Bu gömlek son düğmesine kadar açılır, tekrar kapanır imiş. Kerem sevdiğinin düğmelerini bir türlü çözemez. yüreğinden kopup gelen ateşle yanar, kül olur.Kerem’in külleri dağılmasın diye bekleyen Aslı Han’ın saçları, küllerin içinde kalmış bir kıvılcımla tutuşur; iki âşığın ancak külleri birbirine kavuşur. Kayseri’de olduğu gibi…

(KAYNAK: AZ GİTTİK UZ GİTTİK)

FERHAT & ŞİRİN

Ferhat, nakkaşlık yapan, Şirin’e sevdalı yiğit bir delikanlıdır. Saraylar süsler, fırçasından dökülen zarafetin Şirin’e olan duygularının ifadesi olduğu söylenir.

Amasya Sultanı Mehmene Banu’ya, kız kardeşi Şirin için, dünürcü gönderir Ferhat. Sultan; Şirin’i vermek istemediği için olmayacak bir iş ister delikanlıdan. “ Şehir’e suyu getir, Şirin’i vereyim” der, demesine de su, Şahinkayası denen uzak mı uzak bir yerdedir.

Ferhat’ın gönlündeki Şirin aşkı bu zorluğu dinler mi? Alır külüngü eline, vurur kayaların böğrüne böğrüne. Kayalar yarılır, yol verir suya. Zaman geçtikçe açılan kayalardan gelen suyun sesi işitilir sanki şehirde.

Mehmene Banu, bakar ki kız kardeşi elden gidecek, sinsice planlar kurarak bir cadı buldurur, yollar Ferhat’a. Su kanallarını takip edip, külüngün sesini dinleyerek Ferhat’a ulaşır. Ferhat’ın dağları delen külüngünün sesi cadıyı korkutur korkutmasına da, acı acı güler sonra da. “Ne vurursan kayalara böyle hırsla, Şirin’in öldü. Bak sana helvasını getirdim” der. Ferhat bu sözlerle beyninden vurulmuşa döner. “Şirin yoksa dünyada yaşamak bana haramdır” der. Elindeki külüngü fırlatır havaya, külüng gelir başının üzerine bütün ağırlığıyla oturur. Ferhat’ın başı döner, dünyası yıkılmıştır zaten. “ŞİRİN !” seslenişleri yankılanır kayalarda.

Ferhat’ın öldüğünü duyan Şirin, koşar kayalıklara bakar ki Ferhat cansız yatıyor. Atar kendini kayalıklardan aşağıya. Cansız vücudu uzanır Ferhat’ın yanına.

Su gelmiştir, akar bütün coşkusuyla, ama iki seven genç yoktur artık bu dünyada. İkisini de gömerler yan yana. Her mevsim iki mezarda da birer gül bitermiş, sevenlerin anısına, ama iki mezar arasında bir de kara çalı çıkarmış. iki sevgiliyi, iki gülü ayırmak için.
(KAYNAK: AZ GİTTİK UZ GİTTİK)

LEYLA & MECNUN

Leyla ve Kays(Mecnun’un asıl adı) ilkokul yıllarında birbirlerine aşık olmuşlardır. Kısa zamanda heryere yayılan bu aşkı duyan annesi Leyla’yı okuldan alır ve Kays’la görüşmesini yasaklar. Ayrılık ıstırabıyla mahvolan Kays halk arasında Mecnun diye anılmaya başlar. Bu sevda yüzünden çöllere düşen Mecnun’a birçok kişi Leyla’yı unutmasını söyler; ancak onun için kainat artık Leyla’dan ibarettir ve hiçbir şekilde bu aşktan vazgeçmez. Hatta babası onu bu dertten kurtulmak üzere Allah’a yakarması için Kabe’ye götürür; ama o tam tersine derdinin artması için dua eder. Hem Leyla’nın hem Mecnun’un halleri gittikçe perişanlaşmaktadır. Başkasıyla nikahlandırılan Leyla, kocasından kendisini uzak tutmak için bir hikaye uydurur ve bir süre sonra adam ölür. Bu sırada Mecnun çöldedir ve aşkın bin bir tülü cefasıyla yoğrulmaktadır, bu sırada dünyayla bütün bağlantısı kesilir ve sadece ruhuyla yaşar hale gelir. Leyla’nın vücudu da dahil olmak üzere bütün maddi varlıklarla ilişkisi bitmiştir. Birgün Leyla çölde onu bulur ama Mecnun onu tanımaz ve “Leyla benim içimdedir, sen kimsin?” der. Onun eriştiği mertebeyi anlayan Leyla gider ve bir süre sonra ölür. Onun ardından da Mecnun hayata veda eder, böylece ruhları hakiki kavuşmayı yaşar.
(KAYNAK:VİKİPEDİ)
 

DarkLady

Dekan
Katılım
18 Ağustos 2007
Mesajlar
6,597
Reaksiyon puanı
12
Puanları
0
şimdikiler de sewgi, saygı vb. değerler kalmadığı için
nerdee eski aşklarr diorm
(ilk aşkım hariçç tabe)
 

emelden

Dekan
Katılım
30 Ocak 2007
Mesajlar
5,260
Reaksiyon puanı
8
Puanları
0
Ben de tüm bu trajik hikayelere rağmen.Eskidenmiş ya da aşk yok galiba, diziler de var sanırım der oldum.

Garip bir ruh hali içindeyim. :)
 

titanyum

Profesör
Katılım
17 Nisan 2006
Mesajlar
3,795
Reaksiyon puanı
7
Puanları
218
ben hiç aşık olmadım nasıl bişey acep recep içinde espiri varmıdır ??
 

Rapchy

Rektör
Emektar
Katılım
3 Ağustos 2008
Mesajlar
10,758
Reaksiyon puanı
119
Puanları
3,243
Aşkın yerini para aldı artık
 

HAKAN34

Asistan
Katılım
5 Ekim 2008
Mesajlar
193
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Günümüzde de aynı yoğunlukta gerçek derin aşklar yaşanıyor.
Güncel yaşam kuralları - koşullarına göre yaşanıyor, yaşandığına da inanıyorum.
Aşk'ı yüzünden babaservetini tepen aşıklar yok mu?
Aşk'ı yüzünden iş'ini kariyer'ini tekmeleyen aşıklar yok mu?
Gurbet'e çıkanlar yok mu?
... yokmular bitmez :)
illaki yüzyıllar önce yaşanmış-efsaneleşmiş aşklar gibimi yaşanmalı?
 

mekanikdesign

Asistan
Katılım
14 Ekim 2008
Mesajlar
304
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Sevdinmi mecnun gibi sevip düşme çöle, sevdinmi ferhat gibi sev hiç olmazsa, git dağ del köyüne su getir ki aşkın bir işe yarasın!

Diyorum bende.

Dip Not: Sen şimdi gidecen ya Cehennemin dibine git! Ben bağrıma taş basarım...
 

amesfa

Dekan
Emektar
Katılım
10 Eylül 2007
Mesajlar
9,865
Reaksiyon puanı
153
Puanları
243
Aslında günümüzde daha derin yaşanan aşklar var ama sahip çıkmak konusunda beceriksiziz.
 

tudRoY

Profesör
Katılım
2 Temmuz 2008
Mesajlar
1,592
Reaksiyon puanı
1
Puanları
218
Bizimkisi bunların hepsinden daha güzeldi :). Sonu güzel olmadı sadece. Hakkını yememek lazım şimdi.
 

0ReiS0

Dekan
Katılım
8 Temmuz 2008
Mesajlar
5,667
Reaksiyon puanı
92
Puanları
228
Şimdiki aşklar menfeat içindir hele büyük şehirlerde of of:)
 

fish

Profesör
Katılım
4 Aralık 2007
Mesajlar
2,606
Reaksiyon puanı
4
Puanları
0
aşk hep aynı da, insanların aşka bakış açısı değişiyor ...

olan aşka oluyor...:sorry2:
 

amesfa

Dekan
Emektar
Katılım
10 Eylül 2007
Mesajlar
9,865
Reaksiyon puanı
153
Puanları
243
Haklısın fish olan aşka oluyor.
 

Be5tE

Dekan
Katılım
22 Nisan 2008
Mesajlar
7,346
Reaksiyon puanı
5
Puanları
0
Burda ! :razz::D


Eski aşkları bilmem etmem sadece okuduklarımca çok zorluklar çekmişler ama yılmamışlar (özetle)

Bizimkine gelince 2.5 seneye yakındır görüşemiyorduk saece 3 kere gördüm aradaki mesafeye rağmen hiç bir zaman ağzımıza ayrılık lafını almadık. Şİmdi beraberiz sevgilim canım herşeyim yanıma geldi ..... Ve Allah izin verdiği sürece hep beraber olacağız. Ve o eski aşkların o güçlü aşkların bitmediği hala bir yerlerde yaşandığını hatırlatacağız ....

Her nerde yaşıyor veya yaşatılıyor iseniz ... ;)
 

Soci

Asistan
Katılım
30 Ağustos 2008
Mesajlar
209
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
hocam eskiden teknoleji bukadar gelişmiş degildi aşklarda bukadar yapay.. tabiki degişecek herşeuy...:D
 

linux

Doçent
Katılım
7 Ocak 2008
Mesajlar
617
Reaksiyon puanı
1
Puanları
16
Nerde benim bulamadğım her yerde..
 

Gorkem

Profesör
Katılım
4 Kasım 2007
Mesajlar
1,034
Reaksiyon puanı
1
Puanları
218
günümüz teknoloji aşkları facebook aşkları ile doluor eski aşklar yok :(
 
Üst