Hidrosefali'yi daha önce hiç duydunuz mu? (Alzheimer'la da karıştırılabilen ancak tedavisi olan hastalık)

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)

kilicbaligi

Profesör
Onursal Üye
Bilgi: İlk olarak; teşhisi kolayca konulamayan bu hastalığa ilişkin bir habere yer verilmiş olup konunun ilerleyen kısmında "hidrosefali" hastalığı hakkında detaylara yer verilmiştir.





John Searle birkaç yıl önce artık yaşamının sona erdiğini düşünüyordu.

Vücudu yavaş yavaş artık eskisi gibi işlememeye başlamıştı. Yürümekte zorlanıyordu, düşüyordu, kısa dönem hafızası kötüleşiyordu ve 69 yaşında idrarını tutamamaya başlamıştı.

Kanadalı mühendisin çok yakından bildiği, gördüğü bir gerileme süreciydi bu. Kız kardeşi 50'li yaşlarında Alzheimer'dan hayatını kaybetmişti, babası da 80'li demanstan ölmüştü. Dolayısıyla, artık bir parçası olamayacağı geleceği planlamaya başlamıştı.

Searle "Nereye gittiğinizi merak ediyorsunuz. Artık son geldi mi diye düşünüyorsunuz" diyor.

Doktorlar, Searle'a kesin bir teşhis koyamadı ve bu durum emekli mühendisi daha da kızdırıyordu. Parkinson tedavisinin etkisi olmamıştı, Alzheimer'ı da yoktu ama bir şeyler yolunda gitmiyordu. Geçen yıl itibariyle dışarı sadece tekerlekli sandalyeyle çıkabiliyor, evinin içinde de yürüteç kullanmak zorunda kalıyordu.

"Umut yoktu, pencerenin kenarında oturuyor ve hayatın geçişini izliyordum" diye anlatıyor Searle o dönemi.

Eşi Barbara ise "Öfkeliydi, hatta öfkeli olmaktan da öteydi. Bazı geceler, yatakta uzanırken belki evi satmam gerekecek diye düşünüyordum. Çünkü her şeyi ben yapmak zorunda kalacaktık" diyor.

Ama bütün bunlar, hidrosefali teşhisini koyan Toronto Western Hastanesindeki Hareket Hastlakıları Kliniği'nden nörolog Dr. Alfonso Fasano'yla tanışmasıyla değişti.

Hidrosefaliye, beyin omuriliği sıvısının beynin iletişim merkezi olan noktalarında birikmesi yol açıyor. Bu belirtiler, çoğunlukla daha sık görülen Alzheimer veya Parkinson hastalığıyla ilişkilendiriliyor.


'İyi anlaşılabilen bir hastalık değil'

Hidrosefalinin, Kanada'da 55 yaşın üzerindeki her 200 kişiden birinde, bir başka deyişle 57 bin kişide görüldüğü tahmin ediliyor. ABD'de ise 700 bin kişide bu hastalığın görüldüğü ve sadece yüzde 20'lik bir kısımda doğru teşhisin konulduğu kaydediliyor.

Dr. Fasano "Hidrosefali hala çok iyi anlaşılabilmiş bir hastalık değil. Tedavi görmeyen bir çok kişi ya bakımevlerinde yaşamak zorunda kalıyor ya da bu hastalıktan hayatlarını kaybediyorlar. " diyor.

Searle hidrosefaliyi ilk kez, migren tedavisi için 2003'te gittiği bir doktordan duymuş. O zaman çektirdiği MR'da beyinde sıvı birikmesi görülse de, belirtiler henüz başlamadığı için teşhis konmamış.

Birkaç yıl boyunca hafıza kaybı ve hareket sorunları yaşamasının ardından, doktorlar 2014'te hidrosefali teşhisi için yapılan ilk işlemi uygulamış. Bu işlemde omurilikten sıvı çekilip, belirtilerin iyileşip iyileşmediği gözlemleniyor.

Searle'in yaşadığı belirtilerde iyileşme görülmeyince, hidrosefali teşhisi koymadılar.

Belirtilerin ilk olarak görülmesinden sekiz yıl sonra, durum artık hızla kötüleşmeye başlayınca Searle Dr. Fasano'yla tanıştı ve testin tekrarlanmasını kabul etti.

Bu kez, eşi Barbara küçük gelişmeleri fark etti, bu gelişmeler o kadar küçüktü ki kocası bile fark edememişti.

Dr Fasano, fazla sıvının tahliye edilmesi için beyne bir şant takılmasını önerdi.

Bir yıldan uzun süre sonra Searle artık yaşamını geri almaya başladığını söylüyor. Yürüyüşü ve hafızası gelişti. Gücünü geri kazanmak için düzenli olarak spor salonuna gidiyor ve yürüyüşler yapıyor.

"Ameliyat işin yüzde 50'si, gerisi sizin hayata bakışınız" diyor.

Hala ehliyeti olmasa da, Searle ve eşi yeniden seyahat etmeye başladı. Geçen kış Florida'ya gittiler ve Las Vegas ile Jamaika'yı ziyaret etmeyi planlıyorlar.

Barbara, kocasındaki en büyük değişikliğin ruh hali olduğunu söylüyor; "İlgisiz, ruhsuz hali gitti. Yine eskisi gibi neşeli biri oldu."

Fason, Searle'ın hikayesini medyada yer almasından bu yana, yanlış teşhis konulduğunu düşünen hastaların kliniğe akın ettiğini söylüyor.

Hidrosefali teşhisinin konulamaması gerçek bir sorun olsa da, Dr. Fasano Parkinson ve Alzhemier teşhislerinin, özellikle bir nörolog tarafından konulması halinde doğru olduğu uyarısında bulunuyor.

Japonya'da yapılan yakın tarihli bir araştırmaya göre, 65 yaşın üzerindekilerin yüzde 3 kadarında hidrosefali görülebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü ise, Alzheimer'ın 60 yaşının üzerindeki nüfusun yüzde 5 ila 8'inde görüldüğünü söylüyor.

Dr. Fasano "Bu, muhtemelen sandığımızdan daha sık görülen ve çok iyi bir şekilde tedavi edilebilen bir hastalık. Aynı zamanda Parkinson teşhisi konulanlar, yanlış teşhis olduğunu düşünüyor. Herkes doktorun yanılmış olmasını umuyor."

kaynak: bbc (Türkçe)
Mesaj otomatik birleştirildi:

Hidrosefali nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Hidrosefali, aşırı beyin omurilik sıvısının (BOS) beyindeki boşluklarda birikmesi ve kafa içindeki basıncı artırması durumudur. Beyin omurilik sıvısı, beyinde ve omurilikte üretilerek beyni dış etkilerden korumaya yardımcı olur. Buna karşın çok fazla miktarda beyin omurilik sıvısı beyin dokularına zarar verebilir ve beyin fonksiyonlarında bir dizi bozulmaya neden olabilir. Hidrosefali için cerrahi tedavi, beyinde normal beyin omurilik sıvısı seviyelerinin korunmasına yardımcı olmayı amaçlar. Rahatsızlığa bağlı belirti ve şikâyetler, hastanın yaşına göre değişiklik gösterir. Bazı durumlarda kafa boyutunda büyüme ortaya çıkar. Baş ağrısı, kusma, bulanık görme, bilişsel problemler ve yürüme güçlüğü gibi nörolojik belirtiler sıktır. Hidrosefali kaynaklı belirtileri veya fonksiyonel bozuklukları yönetmek için sıklıkla birçok farklı tedaviye ihtiyaç duyulur. Rahatsızlık tedavi edilmezse ölüme kadar gidebilen ciddi sonuçlara neden olabilir.





İÇERİK
Hidrosefali nedir?
Hidrosefali neden olur?
Hidrosefali belirtileri nelerdir?
Bebeklerde görülen belirtiler
Daha büyük bebek ve Ççcuklarda görülen belirtiler
Yetişkinlerde görülen belirtiler
Yaşlılarda görülen belirtiler
Ne zaman doktora başvurmalı?
Hidrosefali tanısı nasıl konulur?
Hidrosefali tedavisi nasıl yapılır?
Hidrosefali komplikasyonları nelerdir?


Hidrosefali nedir?

Hidrosefali, beynin derinliklerinde bulunan ve ventrikül adı verilen boşluklarda aşırı sıvı birikmesidir. Bu birikmeye sıklıkla fazla sıvının uzaklaştırılmasını önleyen bir tıkanıklık neden olur. Fazla sıvı ventriküllerin boyutunu artırır ve beyne baskı yapar. Hidrosefali her yaşta ortaya çıkabilmesine rağmen bebekler ve 60 yaş üstü yetişkinler arasında daha sık görülür.

Hastalığın gidişatı temel olarak ne kadar çabuk teşhis ve tedavi edildiğine ve altta yatan başka bir rahatsızlık olup olmadığına bağlı olarak değişiklik gösterir.

Hidrosefali neden olur?
Beyin omurilik sıvısı (BOS), belirli koşullar altında artarak hidrosefali için zemin hazırlar. Bu artıştan sorumlu nedenler arasında şunlar sayılabilir:
  • BOS’un normal şekilde akmasını engelleyen tıkanıklık
  • Kan damarlarının BOS’u emme kabiliyetinde azalma
  • BOS üretiminde artış
Beyin omurilik sıvısının çok fazla olması beyni baskı altına sokar. Bu basınç ise beyin dokusuna zarar verebilen beyin ödemi ile neden sonuçlanabilir. Bazı durumlarda, hidrosefali bebek doğmadan önce başlar. Doğumda var olan hidrosefali sıralanan durumların bir sonucu olabilir:
  • Anne karnında omurganın bir bölgesinde açıklık kalması ile karakterize spina bifida isimli bir doğum kusuru,
  • Genetik bir anormallik,
  • Hamilelik sırasında geçirilen CMV (sitomegalovirüs), kızamıkçık, kabakulak, frengi ve toksoplazmozis gibi enfeksiyonlar hidrosefaliye neden olabilir.
Hidrosefali ayrıca aşağıdakiler nedeniyle bebekler, küçük çocuklar ve daha büyük çocuklarda ortaya çıkabilir:
  • Menenjit gibi merkezi sinir sistemi enfeksiyonları
  • Özellikle erken doğmuş prematüre bebeklerde doğum sırasında veya kısa bir süre sonra beyin kanaması
  • Doğumdan önce, doğum sırasında veya sonrasında meydana gelen yaralanmalar
  • Kafa travması
  • Merkezi sinir sistemi tümörleri

Hidrosefali belirtileri nelerdir?
Hidrosefali kalıcı beyin hasarına neden olabilir. Bu nedenle bu rahatsızlıkta görülen belirtileri tanımak ve hızlı bir şekilde tıbbi yardım almak önemlidir. Hidrosefali belirti ve bulguları hastalığın başlangıç yaşına göre farklılık gösterir.

Bebeklerde görülen belirtiler
Hidrosefalinin küçük bebeklerde görülebilen yaygın belirti ve bulguları şunları içerir:
  • Başın boyutunda hızlı bir artış
  • Başın normalden büyük olması
  • Bıngıldaklarda şişkinlik veya gerginlik
  • Kusma
  • Uyuklama
  • Sinirlilik
  • Zayıf beslenme
  • Epileptik nöbetler
  • Gözlerin aşağıda sabitlenmesi. Bu görüntüye batan güneş manzarası adı verilir.
  • Kas tonusu ve kuvvetinde azalma
  • Dokunmaya zayıf tepki
  • Büyümede yavaşlama

Daha büyük bebek ve çocuklarda görülen belirtiler
Küçük çocuklarda gözlenebilen belirtiler şunları içerebilir:
  • Baş ağrısı
  • Bulanık veya çift görme
  • Aşağıya doğru sabitlenmiş gözler (Batan güneş manzarası)
  • Kafanın anormal genişlemesi
  • Uyku hali veya uyuşukluk
  • Mide bulantısı ya da kusma
  • Dengesizlik
  • Zayıf Koordinasyon
  • İştahsızlık
  • Epileptik nöbetler
  • İdrarını tutamamak
  • Sinirlilik
  • Kişilikte değişim
  • Okul performansında düşüş
  • Yürüme veya konuşma gibi önceden edinilmiş becerilerle ilgili sorunlar

Yetişkinlerde görülen belirtiler
Yetişkin yaş grubunda ortaya çıkan yaygın belirti ve bulgular şunlardır:
  • Baş ağrısı
  • Uyku hali
  • Koordinasyon ve denge kaybı
  • Mesane kontrolü kaybı
  • Sık idrara çıkma dürtüsü
  • Görme bozukluğu
  • İş performansını etkileyebilecek hafıza, konsantrasyon problemleri ve düşünme becerilerinde azalma

Yaşlılarda görülen belirtiler
60 yaş ve üstü bireylerde hidrosefaliye bağlı şu belirtiler yaygındır:
  • Mesane kontrolü kaybı veya sık idrara çıkma dürtüsü
  • Hafıza kaybı
  • Düşünme veya muhakeme becerilerinin ilerleyici kaybı
  • Yürüme güçlüğü
  • Zayıf koordinasyon veya denge

Ne zaman doktora başvurmalı?
Her yaş grubunda hidrosefali düşündüren belirti veya bulgu gözlemlendiğinde derhal tıbbi yardım istenmelidir. Altta yatan çeşitli rahatsızlıklar hidrosefali ile ilişkili sorunlara neden olabileceğinden, zamanında tanı ve uygun bakım alınması önemlidir. Bebek ve küçük çocuklarda uyarı işareti olabilecek belirtiler şunlardır:
  • Yüksek perdeli ağlama
  • Emme veya beslenme ile ilgili sorunlar
  • Açıklanamayan, tekrarlayan kusmalar
  • Başını hareket ettirmek veya yatmak istememe
  • Solunum güçlüğü
  • Epilepsi nöbetleri

Hidrosefali tanısı nasıl konulur?
Hamilelik sırasında yapılan rutin prenatal ultrason taraması ile gelişmekte olan fetüste hidrosefali tespit edebilir. Doğumdan sonra bebeğin baş çevresi düzenli olarak ölçülür. Kafa büyüklüğündeki herhangi bir anormallik daha ileri testler için yol gösterici bir rol oynar. Bu durumda öncelikle beyin ultrasonu yapılır. Ultrason taraması herhangi bir anormallik gösteriyorsa, daha ayrıntılı bilgiler veren MRG (manyetik rezonans görüntüleme) veya BT (bilgisayarlı tomografi) taraması yapılır. Daha büyük çocuklar veya yetişkinlerde hidrosefali belirtileri varsa:
  • Hastanın tıbbi geçmişi incelenir.
  • Fiziksel ve nörolojik muayene yapılır.
  • BT veya MR gibi bir görüntüleme yöntemi istenir.

Hidrosefali tedavisi nasıl yapılır?
Hidrosefali tedavi edilmediğinde ölümcül olabilir. Tedavide amaç daha fazla beyin hasarı oluşumunu engellemektir. Ne yazık ki daha önce meydana gelen beyin hasarlarını tersine çevirmek mümkün değildir. Tedavi ise BOS'un normal akışını geri kazanmak için yapılır. Bunun için aşağıdaki cerrahi seçeneklerden biri tercih edilebilir.

ŞANT TAKILMASI
Hidrosefali tedavisi için en sık tercih edilen yöntemdir. Şant uzun bir tüpten yapılmış bir kapakçık içeren bir sıvı tahliye sistemidir. Kapakçık beyin omurilik sıvısının normal hız ve doğru yönde akmasına yardımcı olur. Cerrahi bir işlemle şantın bir ucu beyne diğer ucu ise göğüs veya karın boşluğuna yerleştirilir. Böylece fazla sıvı beyinden uzaklaştırılarak tüpün diğer ucundan dışarı akar ve aktığı bölgeden daha kolay bir şekilde emilebilir. Şant sıklıkla ömür boyu takılı kalır ve fonksiyonunda herhangi bir sorun olup olmadığı düzenli olarak izlenir.

VENTRİKÜLOSTOMİ
Ventrikülostomi adı verilen prosedür şant tedavisine alternatif olarak tercih edilebilir.

Genellikle ventriküller arasındaki sıvı akışında tıkanıklık varsa bu yöntem kullanılır. Bu cerrahi işlem, beyinde bulunan ve ventrikül adı verilen boşlukların dibine veya iki ventrikül arasına bir delik açılması şekilde yapılır. Bu delik BOS'un beyinden uzaklaştırılmasını sağlar.

Şantlar bazı hastalar için uygun olmayabilir. Hastanın şant takılması için uygunluğunu kontrol etmek aşağıdaki yöntemler uygulanır:

  • Lomber ponksiyon. Beyin omurilik sıvısının bir kısmı belden omurgaya yerleştirilen bir kanül vasıtasıyla omurganın tabanından çıkarılır. Bu işlem hastanın yürüme veya zihinsel becerilerinde düzelme sağlarsa şant takmak muhtemelen tedaviye yardımcı olacaktır.
  • Lomber infüzyon testi. Belden omurga içine sıvı enjekte edilirken beyin omurilik sıvısı basıncı ölçümleri alınır. BOS basıncının belirli bir sınırın üzerinde çıkması hastaların şant tedavisinden fayda göreceği anlamına gelir.

Hidrosefali komplikasyonları nelerdir?
Hidrosefaliye bağlı komplikasyonlar hastalığın şiddeti, ne zaman geliştiği ve nasıl ilerlediği gibi çeşitli faktörlere bağlıdır. Bebek doğduğunda ciddi bir hidrosefali varsa beyin hasarı ve fiziksel sakatlık riski daha olasıdır. Vakalar çok şiddetli değilse ve tedavi uygun ve hızlıysa görünüm daha iyidir. Doğuştan hidrosefali hastası olan bebekler, uzun vadeli komplikasyonlara yol açabilecek kalıcı beyin hasarı yaşayabilir. Bu çocuklarda ilerleyen yaşlarda şunlar görülebilir;
  • Sınırlı bir dikkat süresi
  • Otizm
  • Öğrenme güçlüğü
  • Fiziksel koordinasyon problemleri
  • Hafıza ile ilgili sorunlar
  • Konuşma problemleri
  • Görme problemleri

kaynak: medicalpark

Sağlıklı günler dileklerimle, esen kalınız. ;)
 
Üst
stat counter