Futbolda "Ultra" Taraftar Hareketleri

tugbagaleri

Profesör
FUTBOLDA "ULTRA" TARAFTAR HAREKETİ

İtalya'da Sicilya Adası'nda 2 Şubat 2007 günü oynanan Sicilya derbisi Catania-Palermo maçında ve sonrasında çıkan olayların ciddiyeti ve bir polisin kasten öldürülmesi tüm dünyanın dikkatini yeniden İtalya'ya ve futbolda şiddete çevirmesine neden oldu. Bu olayı yaratanlar Catania kulübünün Ultralar adlı taraftar grubuydu. Futbol dünyasında adı bilinen ancak bu derece ön plana çıkmayan grubu Ultralar böylece bir anda bütün dünyada tanındılar.

İşte bu satırlarda artık bir kavram haline gelen Ultra taraftar organizasyonun ortaya çıkış ve gelişim hikayesini okuyacaksınız…



ORTAYA ÇIKIŞ

Ultra hareketi ilk olarak İtalya'da 50'li yılların sonları ile 60'lı yılların başlarında futbol delisi genç grupların kendi takımlarını organize bir şekilde desteklemek amacı ile bir araya gelmesi ile kuruldu. Ultra adını bu gruplara Torino taraftarlarının bir maç sonrası maçın hakemini hava alanına kadar takip etmesi sonucunda bir İtalyan gazetesi verdi. Ultralar başta çaldıkları korna ve davullarla diğer taraftar gruplarından ayrılıyorlardı. İlk deplasman organizasyonları da bu sıralarda gerçekleşmeye başladı.

Bu hareket Avrupa'da da kendine hızlı bir şekilde taraftar buldu ve çeşitli ülkelerdeki grupları etkisi altına aldı. Futbolun ana vatanı İngiltere ise Ultralar'a sıcak bakmayan az sayıdaki ülkelerden biri oldu. İngiltere holigan grupların beşiği haline geldi.



AMAÇ VE AKTİVİTELER

Ultralar tamamen fanatik ve ana amaçları takımlarını "her zaman her yerde mümkün olan en iyi şekilde" desteklemek olan taraftarlardan oluşmakta.

Ultralar'da stadyumlarda toplu akustik desteğin dışında marşları başlatan bir kişi (amigo) hep bulunur. Bu şarkılara ise davullarla eşlik edilir. Ultralar ayrıca gözle görülen şovlara da çok önem verirler. Konfeti yağmuru, bengal ateşi denen meşaleler ve çok sayıda dev bayrak da tribünlerde hep görülür. Bunun yanında Ultralar masraf ve koreografi gerektiren renkli güzel tribün şovları da organize ederler. Bu şovlar için maç başlamadan önce Ultralar tarafından tüm hazırlıklar yapılır ve hatta bu gruba dahil olmayan seyirciler de bu şovlara katılırlar.

Önemli bir nokta da Ultralar'ın bu şovlar için harcadıkları paralar için sponsor veya kulüpten asla yardım kabul etmemeleridir. Bu masrafları kendi üyelik aidatları ve kendi ürettikleri taraftar ürünlerinden sağlanan gelirlerden karşılamaktadırlar.

Ultralar'ın bir özelliği de kulüplerine karşı diğer bir gruba bağlı olmayan taraftarların aksine çok daha fazla eleştirisel bir bakış getirmeleridir. Özellikle kulübün ekonomisini ilgilendiren kararlar alındığında yada kulübün taraftar kültürü ile ilgili yaklaşımlarında Ultralar bu kararları alan kişilere karşı hep eleştirisel bir bakış sahibidirler.

En önemli konulardan biri ise polisin ve saha içinde güvenliği sağlamakla görevli kişilerin bu taraftar gruplarına yaklaşımını protesto eden bir tavrın hep olmasıdır. Polisleri özellikle hedef alan sloganlar en çok görülenlerdir. Almanya'da ise bu gruplar güvenlik güçlerini "biz taraftarız suçlu değil" şeklinde protesto ederler.

Her Ultra grubunun bir bayrağı bulunur ve bu bayrak onların adeta sancakları gibidir.



ULTRALAR İLE HOLİGANLAR ARASINDAKİ FARK

Ultralar'ı holiganlardan ayıran en büyük özellik bu oluşumlarda şiddetin değil sporun daima ön planda olmasıdır. Ancak kavga ve mücadele Ultra kültürünün ayrılmaz bir paçasıdır. Takımları adına kavgadan kaçmazlar. Fakat Almanya'daki gruplar yine de polisin bu konuda taviz vermemesi nedeni ile kavgadan da uzak durmayı tercih etmektedirler. Bu gruplarda son yıllarda rakip taraftarların taşıdıkları ait oldukları kulübün ürünlerini kapıp kaçma daha yaygın hale gelmiştir.



ÜLKELERDE ULTRA HAREKETLERİ



Almanya: Ultra hareketi Almanya'ya ilk olarak 80'li yılların sonlarında ulaştı. İlk grup 1986 yılında Fortuna Eagles adı altında Fortuna Köln takımı taraftarlarınca kuruldu. Onu 1989 yılında Leverkusen taraftarlarının kurduğu Soccer Boyz grubu izledi (1994'ten bu yana Mad Boyz). Binding Szene (Eintracht Frankfurt), Blaue Bomber (Stuttgarter Kickers), Promillos Ultras (Freiburg) 1995 yılında kurulan Ultra gruplarıydı. Bir yıl öncesinde ise Nürnberg taraftarları Ultras adlı grubu kurmuşlardı.

Şu anda Almanya'da en küçük kasaba takımlarına kadar bütün kulüplerin taraftarları arasında kendisini Ultralar olarak adlandıran gruplar mevcut. Almanya'da bugün taraftarlar arasında kendilerini ön plana çıkaracak ve Ultralar'ı sorgulayacak başka gruplar olmadığı için Ultralar organize taraftar denilince ilk akla gelen gruplardır. İşte tam bu noktada Ultralar ile organize olmamış taraftar grupları arasında Ultralar'ın özellikle kale arkası tribünlere egemen olma ve taraftarı yönetme çabaları nedeni ile sürekli sorunlar yaşanmaktadır.

Almanya'daki Ultra grupların büyük çoğunluğu politikayı futbola karıştırmazlar. İstisna olarak Almanya'da üç sol Ultra grubu, Sankt Pauli (St. Pauli), Filmstadt Inferno 99 (Babelsberg 03), Diablos (Sachsen Leipzig) ve iki sağ görüşlü Inferno Cottbus (Energie Cottbus), Ultras (Lok Leipzig) gösterilebilir. Bunlar içinde özellikle Lok Leipzig takımının aşırı sağcı taraftarlar çıkardıkları olaylarla ön plandadır. Bir süre önce de Lok Leipzig-Union Berlin amatör bölgesel lig maçında büyük olaylar yaşandı. Ancak Alman polisi bu taraftarlara sıfır tolerans göstermekte ve özellikle de maç günleri tüm şehirlerin ana tren istasyonlarından geniş güvenlik önlemleri almakta.

Almanya'da Ultralar'ın ana amacı stadyumlarda atmosferi en güzel hale getirmek ve kendi gruplarının gelişimini sağlamaktır. Alman Ultraları kendilerini hiç bir kritik yapmadan stadyumlarda oturup maç seyreden ve para harcayan taraftar gruplarının karşıtı olarak görürler.

Almanya'da stadyumlarda meşale yakılması kesinlikle yasak olduğundan Alman Ultraları çok nadiren stadyumlarda meşale yakmaktadırlar. Meşaleler daha çok amatör liglerdeki maçlarda görülmektedir.



İtalya: İtalyan Ultraları ünlerini tüm dünyaya ise 2 Şubat 2007 günü duyurdular. Catania kulübünün Ultraları büyük olaylara neden olurken bir polisi öldürdüler.

Ultralar'ın üye sayısını rekor seviyeye ulaştırdıkları yıllar İtalya'da 80'li yıllar olmuştur. Ancak şu an hala 10.000'in üzerinde üyesi olan gruplar mevcuttur. İtalya'daki önemli gruplar ise şunlardır. Irriducibili Lazio, Brigate ressonete Milan, Brescia MU 1911, Curva Nord Bergamo, Ultras Granata.

İtalya'daki ünlü Ultra gruplarının Lega-Calcio (Futbol Ligi) ve polisle sürekli bir uyuşmazlık içinde olmaları İtalyan ultra hareketine yön veren en önemli etkenlerden biri olmuştur. Bu gruplardan bazıları, Brigade Gialloblu 71 Verona, Fdl Milan, Bna Atalanta, Commando Ultras Napoli ve Verona Front'tur.

Bazı taraftar gruplarının üye sayısının çok yüksek olması bu taraftarların kulüp politikasına karışmaları durumunu ortaya çıkarmıştır. Bunlar içinde en çarpıcı örnek şu an var olmayan Fossa dei Leoni grubudur. Bu grup zamanında onların oturdukları tribünde kimin ne satacağına bu grup üyeleri karar vermekteydi. Ayrıca bir çok taraftar grubu kulüpleri şiddetle tehdit edip istediklerini yaptırmakta ve kulüp yöneticileri buna göz yummakta. Son olaylara kadar İtalya'da verilen cezalar stadyum yasağı ile sınırlı kalmaktaydı. Ancak son cereyan eden olaydan sonra artık çok daha radikal önlemlerin alınacağı açık.

İtalya'da bu tür grupların yarıya yakını politik tavır içindedirler. Bunlardan %10 kadarı da aşırı sağcı gruplardan oluşmaktadır. Bu gruplar özellikle bazı kulüplerin politik olarak doğrultusunu da belirlemektedir. Örneğin Lazio kulübünün aşırı sağcı taraftarları (Irrıdubicili Lazio) buna en büyük örnek olarak gösterilebilir. Aşırı sağcıların asıl düşman olarak gördükleri hedefleri rakip taraftarların aksine tamamen polislerdir.

Sol gruplardan ise en ünlüsü Livorno kulübünün taraftar grubudur. (Brigade Autonome Livornesi)



Fransa: İtalya'ya olan yakınlık seksenli yıllarda Fransa'da özellikle de ülkenin güneyinde Ultra hareketinin başlamasında etkili oldu. İlk Ultra grupları Marsilya'da Commando Ultra 84 ve South Winner 87 adları ile kuruldu. Bu iki grup da hala faaliyetlerini sürdürüyor ve Fransa'nın en yaratıcı ve saygı gören grupları olarak anılıyorlar. Özellikle bu iki grup ırkçılığa ve faşizme olan karşıtlıkları ile ön plana çıkıyorlar.

Paris'te ise ilk Ultra grubu 1985 yılında Boulogne Boys adı ile kuruldu. Zaman geçtikçe Utra grupları Fransa'nın her yerine yayıldı ve büyük gruplar kulüpler üzerinde etkili olmaya başladılar. Özellikle de Marsilya'da Ultralar kendi tribünlerinin bilet satışını kulüpten aldılar ve Marsilya kulübü üzerinde büyük bir etkiye sahipler. Ülkedeki en etkili gruplar ise Paris ve Marsilya'da bulunuyor. Paris'te Boulogne Boys'un yanı sıra Supras Auteuil, Lutece Falco ve Tigris Mystic gibi gruplar bulunuyor. Stadyumlarda şiddete mailli olan Boys grbunun bazı üyeleri ve aşırı sağcılar ise bu gruplardan dışlandılar ve artık stadyumlara alınmıyorlar.



Diğer ülkeler: Avrupa'nın diğer ülkelerine baktığımızda Avusturya, Portekiz, Yunanistan, İsviçre, Hırvatistan ve Sırbistan gibi ülkelerde Ultra gruplarına rastlıyoruz. Avusturya'da en etkili ve tanınmış olan grup Ultras Rapid 1988. Bu grup Avrupa'da takımının her maçına koreografi hazırlayan sayılı gruplardan biri ve 2005 yılında T.I.F.O. (Torcida International Fans Organisation) tarafından en iyi koreografi yapan taraftar grubu seçildi. Red Bull tarafından satın alınan Austria Salzburg takımının Ultra taraftar grupları olan Union Ultra 99 ve Tough Guys Salzburg 92 kulüplerinin satışına şiddetle karşı çıkmalarına rağmen şu an takımlarını destekliyorlar.

Portekize baktığımızda en ünlü iki grubun Benfica kulübünün taraftar grubu olan Diabos Vermelhos ve No Name (NN) Boys olduğunu görüyoruz. Ayrıca Porto ve Sporting kulüplerinin de Ultra taraftar grupları mevcut. Ancak ülkenin diğer taraftar grupları diğer ülkelerdeki kadar aktif değiller.

Yunanistan'da başkent Atina'da bulunan Ultra gruplar Avrupa'daki en ateşli gruplardan sayılıyorlar. Atina kentinin üç takımı Panatinaikos, Olympiakos ve AEK maçlarında bu gruplar arasında büyük kavgalar yaşanıyor. Bu nedenle son yıllarda Yunanistan'da Ultra hareketine ait grupların rakip stadyumlarda maçları izlemeleri yasaklanmış durumda.

Hırvatistan'da Ultra hareketinin başlangıcı 1950 yılına rastlamakta. O yıl Hajduk Split taraftarları Torcida adı altında ligin şampiyonunu belirleyecek bir maçta Ultralar'ın kulandığı metotlarla bir organizasyon yapmıştı. Ancak Yugoslavya devletinin her türlü örgütlü organizasyonu yasaklamasından sonra Torcida Ultra hareketi ancak seksenli yıllarda tekrar ortaya çıkabildi. Bugün ise en büyük rakipleri Dinamo Zagreb'in taraftar grubu olan Bad Blue Boys.

Sırbistan'da ise ülkenin iki büyük kulübü Kızılyıldız ve Partizan'ın Delije ve Grobari adlı Ultra grupları ülkenin en büyük iki taraftar grubu. Bu takımları tutan insanlar otomatik olarak bu gruplardan sayılmakta çünkü taraftarlar bu takımları orijinal adları ile değil bu taraftar gruplarının adları ile anmakta. Bu iki grubun dışından da ülkede sayısız Ultra gruplar bulunmakta. Meşale yakmak tribünlerde günlük olaylardan sayılıyor. Özellikle büyük maçlarda sürekli olay çıkıyor.

İsviçre'ye baktığımızda özellikle son yıllarda çok hızlı bir şekilde Ultra taraftar gruplarının ülkenin her yanında arttığını görüyoruz. Zürih kentinde en ünlü gruplardan biri FC Zürih takımın Ultra taraftar grubu olan Zürcher Südkurve. Aynı şehrin bir başka takımı olan Grasshoppers'ın da iki büyük Ultra taraftar grubu mevcut. Bunlardan en ünlüsü ise Estrade Ost.

İsviçre'de kendinden geçen yıl çok bahsettiren Ultra grubu ise FC Basel takımının Inferno Basel isimli Ultra grubu oldu. Ligin son ve şampiyonun belli olacağı maçında rakip FC Zürih takımın 93. dakikada Inferno Basel grubunun oturduğu taraftaki kaleye attığı gol çıkan olayların ateşleyicisi oldu. Inferno Basel taraftarları ayrıca özellikle Zürih takımlarının geldiği her maçta olay çıkarmakla ünlüler. Bundan birkaç yıl önce Baselli Ultralar Grasshoppers'ın stadını ateşe verip büyük zarara yol açtılar. Her gittikleri Zürih deplasmanında mutlaka olay çıkardılar. Ancak 2004 yılında da bu defa Zürih polisi bir skandala imza attı. Zürih'te Grasshoppers ile oynayacakları maç için trenle Zürih'e gelen ve çoğunluğu Ultra olan ancak aralarında çocukların da bulunduğu 650 kişilik Baselli taraftar grubunu polis sardı ve 427'sini gözetim altına aldı. Bazı taraftarlar 24 saat gözetim altında kaldılar. Tuvalete gitmelerine ve telefon etmelerine izin verilmedi. Bu tüm İsviçre'de büyük tepki yarattı. Zürih polisi ve kanton yönetimi ağır eleştiriler aldı.

Geçtiğimiz yıldan bu yana ise İsviçre şehir yönetimleri hem Lig yönetimini hem de kulüp yöneticilerini her maç için güvenliği sağlamakta gerekli olan 100.000 Frank'ı ödemedikleri için suçluyorlar.

İsviçre'de futbol maçlarında Ultralar ve holiganların yarattığı şiddet son yıllarda oldukça arttı ve bu konu hem medyanın hem de politikanın önemli konularının başında geliyor.



TÜRKİYE'DE ULTRA HAREKETİ:

Türkiye'de kendilerini Ultralar olarak tanımlayan tek taraftar grubu Galatasaray taraftarlarınca kurulan ultrAslan grubu. Grubun kuruluş amacı aynen Avrupa'daki Ultralar'da olduğu gibi takımı koşulsuz desteklemek ve stadyumda güzel bir atmosfer yaratmak.

Fenerbahçe'nin Genç Fenerbahçeliler ve Beşiktaş'ın Çarşı taraftar grupları aynı amaçlarla faaliyet gösteren gruplar, ama bu gruplar her ne kadar Ultra hareketi bir kavram olsa da ve Avrupa'daki Ultralar ile benzerlikler taşısalar da en büyük rakiplerinin Ultra adı ile bir grubu olması nedeni ile bunların kendileri Ultralar olarak tanımlaması olası değil.

Bu üç grubun siyasi yanına baktığımızda hepsinin ortak paydasının milliyetçilik olduğunu görüyoruz. Ancak bu gruplar bazı zamanlarda kendi kulüp ideolojilerini milliyetçiliğin üzerinde görüp örneğin milli maçlarda oynanan stadyuma göre kendi takımları lehine tezahürat yapabiliyorlar. İçlerinde çok sayıda "Milli Takım'dan bana ne ben şu takımlıyım" diyebilen kişiler mevcut.

Yine bu grupların içinde siyasi ve sosyal mesajlar vermeyi en çok tercih eden grup Beşiktaş'ın Çarşı'sı. ultrAslanlar ve Genç Fenerbahçeliler'de zaman zaman kendi milliyetçilik görüşleri doğrultusunda siyasi mesajlar veriyorlar.

Türkiye'de aynı takımın fanatik taraftar grupları arasında da bölünmüşlük yaşanıyor. Bir grup hiçbir beklentisi olmadan kulübünü destekleyip para harcarken diğer bir grup biz takımı her koşulda destekliyoruz o zaman kulüp bize bedava bilet versin, seyahat masraflarımızı karşılasın gibi bir beklenti içinde. Tabii ki en büyük istek de stadyuma hakim olma.

Tribünlerinde bu konuda en çok bölünmüşlük yaşayan taraftar grubu Fenerbahçe'de. Genç Fenerbahçeliler'in yanında önemli gruplar Kill For You, Cefakar Kanaryalar, Esenler gibi gruplar. Daha irili ufaklı bir çok grup da mevcut. Bunda da stadyum kapasitesinin büyümesi en büyük etken. Her grup kendine ayrıcalık sağlanması ve stadyumda kendi hakimiyetini kurma arayışı içinde.

Beşiktaş'ta ise Çarşı grubunun yanında Asya Kartalları ve Karagümrük ön plana çıkan gruplar olarak göze çarpıyor. Bu üç grup da söz sahibi olmak için uzun süre büyük mücadele verdiler. Sonunda kapalının paylaşımı konusunda aralarında anlaşma yapıldı ve anlaşmazlık şimdilik bitti. Bir de kendilerini Eagle Clan olarak adlandıran ve Numaralı tribünde oturan her türlü kötü yönetime karşı tavrını koyan bir grup da mevcut.

Şu anda Türkiye'de Beşiktaş'ın Çarşı grubu adından en çok söz ettiren en etkili taraftar grubu konumunda.

Galatasaray'da ultrAslan dışında başka bir oluşum yok. Daha önce Yürüyedur adı altında oluşan üniversiteli grup bir takım başka grupların baskısı ile etkisini kaybetti ve artık bu grup yok. Galatasaray tribünlerinin tek hakimi ultrAslan grubu olarak belirlenmiş durumda.

[sub]Birgün gazetesi / Hüseyin Özkök[/sub]
 

otantic76

Doçent
amesfa... madem çarşı yeter..

delikanlı adam çarşı-pazar gezmez diyorlar ne diyorsun :p

pazar gereksiz mi yani?
 

Son mesajlar

Üst