Sadr-azam
Öğrenci
- Katılım
- 9 Kasım 2011
- Mesajlar
- 93
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu hamle canını sıkmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Unutmayı zorlaştırır. Kolay gelsin.
Salla gitsin yüzüğü paramağına takmakdıktan eşim olmadıktan sonra Fazla bağlanmam umurumdada olmaz...
Evlenen yokmu yaw :laugh: bu yılda bekar kaldım galiba :dil:
Yaptığım ve bana yapılan bir durum. Sinir bozucu.![]()
Bak ben sana bir şey anlatayım mavi gözlü çocuk. Bundan 3 yıl önce biri girmişti hayatıma. Çok iyi anlaşıyorduk, beni çok seviyordu. Benim için her şeyi feda edebilirdi. Ben de edebilirdim ki ettim de. O'nunla olan ilişkimin babamla aramda yarattığı bir sorun, aileyi dağıttı.Annemle babam kavga etti, babam evi terk etti. Daha sonra düzeldi bazı şeyler. Ben ise inatla O'nu sevdiğimi, evlenebileceğimi söyledim. İlk ilişkimdi. Son olacaktı (sözde). 15 yaşındasın ve gelecekte evleneceğin adama karar verdiğini iddia ediyorsun. Üstelik sana ailen "Hayır, bu doğru değil. Daha önünde uzun yıllar var. Bu kararı verecek yaşta değilsin." dediğinde de "Benim düşüncelerim asla değişmeyecek! İleride de böyle diyeceğim!" diye bas bas bağırıyorsun. Sonra aradan 1 yıl geçiyor. Biraz daha büyüyorsun, artık 16 oluyorsun. Ben de 16 oldum işte. Ayrıldık.
Ve asla ayrılmam dediğim insanı bir anda sildim. Aradan 1-2 hafta geçmeden başka biri girdi hayatıma. Halbuki benim kendimi bildim bileli bir sözüm vardı: "Biri olacak sadece, O da son olacak. O'nunla evleneceğim." Bu sözümü ilk defa o zaman çiğnedim. Bahanem de hazırdı: "O bir hataydı, hatalar olabilir. Bu sefer cidden son!" 1 yıl sürdü o da. Hatta bu ilişkim daha ciddiydi. Fazlasıyla ciddileşti, hata yapabilirdim, yapmadım. 1 yıl sonra bir e-posta, basit bir e-posta bitirdi her şeyi. L*n, dedim; bu kadar basit miydi? Yine bahane yarattım kendime. Aslında onları hiç sevmediğimi söyledim kendime. Meselenin sevmek veya sevmemek olduğunu algılayamadan yargıladım kendimi. Sevmek değildi mesele. Biri sana seni sevdiğini söyleyince hoşuna gider, sevdiğini sanarsın. Bunu fark etmiştim ama bunu vicdanımı rahatlatmak için söylediğimden asla gerçekten farkına varamadım hatalarımın. Ardından 1 hafta gibi kısa bir süre sonra hayatımın en büyük hatasını yaparak, gördüğüm en kötü insanı (bir o kadar da bana benzeyen) hayatıma soktum. 2 ay kadar sürdü ilişkimiz. Diğerlerinden farklıydı. Beni parmağının ucunda oynatıyordu. En azından ben öyle sanıyordum, halbuki ben O'nu parmağımın ucunda oynatmışım. Bana karışması, kızması vs. çok hoşuma gitmiş hep. Çünkü diğer 2 arkadaşım hep alttan alırlardı. Biraz yönetilmek istemiş olmalıyım ki o hatayı yaptım. O hatama o kadar taviz verdim ki kendimi bile o yalana inandırdım. O'na da son dedim.
Hatta 52 yıl O'na sadık kalacağımı söyledim durdum. Ayrıldı benden. Terk etti. Devam ettim yalvarmaya. Zararlı bir şeydi ya O, benden uzak kalınca beynimin uyuşukluğu sona erdi. Kafam düzeldi diyeyim, düşünebilmeye başladım tekrardan. Önce durdum, kendimi içine soktuğum yalandan kurtardım. Artık büyüdüğümü, büyümem gerektiğini kabullendim. Sonra O'nu şutladım hayatımdan. (Evet ben şutladım. Sen 2 ay yalvar, sonra bir e-postayla bitir bu işi. MSN'de de O konuşurken engelle ve sil. Her yerden sil, her şeyi sil, keyfine bak.
Olacak iş mi?) Ve baktım etrafıma. Ne istiyorum? Derdim ne? Ne zaman iyi biri olacağım?
Sorulara yanıtlarımı buldum. Şimdi biri daha var hayatımda.O'na da son diyorum. Bu sefer son olmalı çünkü. Artık geleceğe aşk, sevgi, tutku gibi kavramlarla bakmıyorum. Büyüdüm artık. (Bunu daha önce de söylemiştim ama içten değildim. En azından bunu söylerken bile çocukça davranıyordum.
) Son kavramını anladım. Hayatını mutluluk içerisinde devam ettirebileceğin, ailen yokken sana destek olacak, derdini anlatabileceğin, en yakın arkadaşın olacak biriyle beraber olabildiğin zaman işte o kişi sondur. Bakıyorum da hayatıma, öncekiler hep "aşk, heyecan, tutku" üzerineymiş. Şimdiki ise 18 (17,5 aslında
) yaşında birinin gelecek kaygısına son veren güzel bir düşünce, bir kurgu.
Bu kadar anlattım, ne alaka diyeceksin.Ben de bilmiyorum. Aslında başka şeyler diyecektim ama sadece yazdıklarını okuyunca sende kendimi gördüm. O sebeple anlattım, belki değişirsin diye ama değişmeyeceğini biliyorum. Zamanında ben de değişmemiştim. Değişmemen de en iyisi. Kendin öğreneceksin bunları. Kendin öğrenince unutmuyorsun. Bak ben artık öyle hatalar yapmam mesela. Çünkü en acı şekilde yaşayarak öğrendim. Şimdi o hataların bana kaybettirdiği zamanı telafi etme zamanı. Bunun için biri yanımda, çok sevdiğim biri hem de. Umarım sen de bir gün O'nu bulursun. Ama sakın ola ki bu kızın O olduğunu düşünme. Aslında anlatmak istediğim tam olarak buydu. Ne kadar anlatabildim, bilemiyorum.
Bir de arkanda birilerini bırakmak çok kötü. O sebeple sakın ama sakın emin olmadan kimseyi kendine bağlama, kimseye de bağlanma. Çünkü bu olduğunda, vicdanını hiçbir şey rahatlatamıyor...
Ayrı bir itiraf konusu açsaymışım iyi olacakmış. Rahatladım be.![]()
17 yaşına gelene kadar neler neler yaşamış bicirik..Şimdi uzun zaman sonra bir Jea yorumu okuyunca diyorum ki kendi kendime; Sitenin en güzel yazan, genelde aykırı ve sivri, uupuzun yorumları katılınsa da katılınmasa da okunan üyesini kaybetmişiz... Üzücü bir durum. Şahsım adına yorumlarını özlediğimi söylemem lazım. Sahi şimdi ne oldu bu kız? Doktor, mühendis falan mı oldu?
En son öyle bir şey hatırlıyorum. Neyse, umarım her şey istediği gibi gitmiştir. Bir gün buralara döner ve cevap verirse biz de öğrenmiş oluruz.