Haber Erdoğan: ''Akrabaları parti yönetimine koymayın, aşiretleşmeyelim.''

ozciceky

Profesör
Ozciceky, sizi adil yargılanmadıkları fikrini düşündüren durum ne?

Aşağıdaki durumu bana kimse açıklayamaz....

Enis Berberoğlu kararını bir hakim verdi.
Sözcü kararını gene aynı hakim verdi.
Kaftancıoğlu kararını gene aynı hakim verdi.
Demirtaş kararını aynı hakim verdi.
Sırrı Süreyya kararını aynı hakim verdi.
Kozağaçlı kararını aynı hakim verdi.
Can Dündar Kararını aynı hakim verdi.
Dink kararında MİT görevlilerinin tanık olarak dinlenmesinin red edilmesini aynı hakim verdi.

14 bin adet hakimin olduğu ülkede tüm bu kararları tek bir hakim verdi. Bu da demek oluyor ki idare istediği joker hakimi istediği davaya gönderip karar aldırıyor.

Ya da bir mahkemede bir karar alınıyor. Hükümetimizin pek tasvip etmediği bir karar oluyor o mahkeme hakimi sürülüyor. Sonra bir bakıyorsun başka hakim geliyor. AAAAA şaaak diye hükümetin tasvip ettiği bir karar alınıyor.

Gibi örnekleri sıralamak mümkün. Ve bütün bu ve benzer uygulamalar adalete olan güveni sarsıyor.

Burada ben şunu anlatamıyorum. Fikir olarak 180 derece zıt düştüğüm bir kişi de yargılansa presip olarak da pratik olarak da o kişinin adil yargılanma hakkının korumak sistemin işi. Ancak bu kadar siyasi ve hükümet müdahaleleri ile bu olmuyor ve olamıyor.
 

Szayel

Profesör
administraktör,

Bu devlette geçmişten bu yana gelen ve katiyyen değişmeyeceğine inandığım birşey var. Oda denetimin gelmeyeceği :)

Sadece devlet kurumu değil tüm bakkal, çakkal restorant vs herkesin içeride bir adamı var. Polis lokantaya gitmeden lokantaların haberi oluyor, bir devlet kurumu denetlenirkende mutlaka böyledir bu. Bence. Yahu zaten en fazla ne olabilir ki ? Mevkine göre trilyon maaş alıyorsun covid sürecince oturuyorsun kim çıkarabilir ki seni işten, devlet battım demedikçe ? Devlet battım dese bile emeklilerden ordan burdan keser memurlar gene en az etkilenen kesim olur.

Milli değiliz, milli projelerimiz yok, milliyetçiliğimiz yok. Herkes kendi yediğine bakıyor gerisinin *** ****** kafasında. Kaşırsan sırtını kaşıyor,oy verene karşılığını veriyor veya alıyor. Herşey karşılıklı, rantsız iş yok.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------

özcicek hocam,
mükemmel bir sistem trde oluşturulamaz. iyiya yakın olanı bile oluşturulamaz. bu devlette geçmiş zamanda sol aydın kesim hep devlet kadrosundaymış. örnek veriyorum türbanlı diye annemi 3 tane öğretmen istememiş sınıfında (ki annemin günahı ne dedemin bağnaz din anlayışı çocuğa türban mı takılır) okul müdürü annemi atmış okuldan. Aynı bu hikayede olduğu gibi sol kesimin, hatta birebir olarak selahattinle aynı görüşten olan bir hakimin gelmesi de olası risk taşıyor. Sağ kesim bu adamları içeri tepecekken sol kesimden gelen kişi illa ki daha yumuşak davranacaktır.

Adalet istiyorsak aile ortamından etkilenmeyecek, ruhu sadece adalete işleyecek kişiler gerekir.
Bunu şu şekilde anlatabilirim kelimelere dökecek vaktim yok şuan. Ajan Salt diye bir film var. Çocukluktan büyütüyorlar ajanları. Bu şekilde taraf olmayacak şekilde büyütülüp adalet ruhun aişlenmiş kişiler bu görevde tutulmalı.

Yoksa bugün baştaki hakim dediğini yapar, dün menderesin hakimlerinin yaptığı gibi.

Ama ben devleti bu konuda eleştirmiyorum onuda söyleyeyim. Her türlü bunu yaptırdıysa bile destekliyorum.
 
Son düzenleme:
administraktör,

Bu devlette geçmişten bu yana gelen ve katiyyen değişmeyeceğine inandığım birşey var. Oda denetimin gelmeyeceği :)

Sadece devlet kurumu değil tüm bakkal, çakkal restorant vs herkesin içeride bir adamı var. Polis lokantaya gitmeden lokantaların haberi oluyor, bir devlet kurumu denetlenirkende mutlaka böyledir bu. Bence. Yahu zaten en fazla ne olabilir ki ? Mevkine göre trilyon maaş alıyorsun covid sürecince oturuyorsun kim çıkarabilir ki seni işten, devlet battım demedikçe ? Devlet battım dese bile emeklilerden ordan burdan keser memurlar gene en az etkilenen kesim olur.

Milli değiliz, milli projelerimiz yok, milliyetçiliğimiz yok. Herkes kendi yediğine bakıyor gerisinin *** ****** kafasında. Kaşırsan sırtını kaşıyor,oy verene karşılığını veriyor veya alıyor. Herşey karşılıklı, rantsız iş yok.
Ben inanıyorum! Neleri aştık bugüne kadar. Bundan 20 yıl öncesinde sadece asker vardı sözü geçen. Adalet siyaset ekonomi hepsinin sorumlusu askerdi. O zamanlar denseydi günü gekdiğinde asker sadece kendi işini yapacak inanır mıydık? İnanmazdık. Ama bakalım bugün geldiğimiz noktaya. Zor oldu ama başardık.:)


Bundan 30 yıl sonrasında idda ediyorum siyasetteki yozlaşmış eski kafalı dinazorlar temizlendiğinde herkesin devletten çaldığı tek kuruşun bile hesabının sorulduğu bir yönetim düzeni ve adalet sistemi olacak ben buna inanıyorum:)

İmk


 

Szayel

Profesör
Zor geliyor bana.

Benim kafamda tek adam veya parti yerine kurul yönetimi var. İlber ORTAYLI gibi tarih bilimciler, sağlık sektörünün önde gelenleri ( mesela abddeki dr öz ), her bakanlıkta başta birinden ziyade bilen birileri.

Buda zor tabi.

Bu devlette beslemedikçe birilerini, cebinde para olmadıkça çok zor siyasal anlamda ilerlemen.
 
Aşağıdaki durumu bana kimse açıklayamaz....

Enis Berberoğlu kararını bir hakim verdi.
Sözcü kararını gene aynı hakim verdi.
Kaftancıoğlu kararını gene aynı hakim verdi.
Demirtaş kararını aynı hakim verdi.
Sırrı Süreyya kararını aynı hakim verdi.
Kozağaçlı kararını aynı hakim verdi.
Can Dündar Kararını aynı hakim verdi.
Abicim iyi de belli yer ve bölgede, belli davalara orada görevli olan hakim bakar. Demek ki o hakim de vazifesini yapıyor ki bu güne kadar orada kalabilmiş. Osmanlıda bir kadı belli bir yere tayin edilir, orada 30 yıl, belki 40 yıl kalabilirdi. Ömrü yettikçe de orada kimseler onu eleştirmezdi. Bu arada bahsettiğin hakim her kimse onun da üstünde bir üst mahkemesi, yargıtayı, AYM'si yok mu yahu?
 

ozciceky

Profesör
Abicim iyi de belli yer ve bölgede, belli davalara orada görevli olan hakim bakar. Demek ki o hakim de vazifesini yapıyor ki bu güne kadar orada kalabilmiş. Osmanlıda bir kadı belli bir yere tayin edilir, orada 30 yıl, belki 40 yıl kalabilirdi. Ömrü yettikçe de orada kimseler onu eleştirmezdi. Bu arada bahsettiğin hakim her kimse onun da üstünde bir üst mahkemesi, yargıtayı, AYM'si yok mu yahu?
Adamı bölgeden bölgeye koşturmuşlar. Mahkemeden mahkemeye tayin etmişler.

Bu davalarda oldu bilmiyorum ama bazı davalarda da hükümetin istediği gibi çıkmayan kararlarda hakim başka yeri tayin ve yeni hakim geliyor. Ve istenen!! karar çıkıyor.

İstanbulda kaç tane ağır ceza veya ceza mahkemesi var. Ama nedense başrolde hep 1 hakim var.

Bu şunun gibi. Fener GS maçlarını devamlı Selçuk Dereli'ye vermek gibi. Teşbihte hata olmaz.

Sizin yazım tarzınızdan vicdan sahibi bir insan olduğunuzu biliyorum. O sebeple kişileri tasvip edip etmediğinizi göz önüne almadan olana bakmak lazım.

Olan ise hayatın doğal akışına aykırı.
 

OzkanK.

Dekan
14. Ağır ceza mahkemesi Bakırköyde imiş. Ve davalar burada açılırsa oradan bir hakime düşüyor dava. Bunların üst mahkemeleri itiraz mevkileri var ama mesele o değil her zaman ki gibi işi sulandırmak...
Adamın baktığı davalar hepsi 14. Ağır cezada. sadece 1 kere başka hakimin yerine vekaleten bakmış. Oda gene yasal olarak mümkün olan bir durum.

Fark ettiyseniz bir kere çıktı parti sözcüsü bunları ortaya attı kaçtı. ( Madem haksız yargılanma var bu hakim haksız hukuksuz ceza veriyor peşine düşsenize ? Ama yok onlarda biliyor cezalar doğru kim olursa olsun bu cezaları verecek. 3-5 kişinin kafasını bulandırsak yeter kafasındalar. At ortaya ülkede adil yargılanma yok diye inanan çıkar nede olsa. )

Dandik diş kavuğunu doldurmayacak konular için 3 ay konuşan muhalefet böyle iddiali bir meselede 5 dk bir konuşup kaybolur mu sizce ?
 

ozciceky

Profesör
Adamı bölgeden bölgeye koşturmuşlar. Mahkemeden mahkemeye tayin etmişler.

Bu davalarda oldu bilmiyorum ama bazı davalarda da hükümetin istediği gibi çıkmayan kararlarda hakim başka yeri tayin ve yeni hakim geliyor. Ve istenen!! karar çıkıyor.

İstanbulda kaç tane ağır ceza veya ceza mahkemesi var. Ama nedense başrolde hep 1 hakim var.

Bu şunun gibi. Fener GS maçlarını devamlı Selçuk Dereli'ye vermek gibi. Teşbihte hata olmaz.

Sizin yazım tarzınızdan vicdan sahibi bir insan olduğunuzu biliyorum. O sebeple kişileri tasvip edip etmediğinizi göz önüne almadan olana bakmak lazım.

Olan ise hayatın doğal akışına aykırı.

14. Ağır ceza mahkemesi Bakırköyde imiş. Ve davalar burada açılırsa oradan bir hakime düşüyor dava. Bunların üst mahkemeleri itiraz mevkileri var ama mesele o değil her zaman ki gibi işi sulandırmak...
Adamın baktığı davalar hepsi 14. Ağır cezada. sadece 1 kere başka hakimin yerine vekaleten bakmış. Oda gene yasal olarak mümkün olan bir durum.

Fark ettiyseniz bir kere çıktı parti sözcüsü bunları ortaya attı kaçtı. ( Madem haksız yargılanma var bu hakim haksız hukuksuz ceza veriyor peşine düşsenize ? Ama yok onlarda biliyor cezalar doğru kim olursa olsun bu cezaları verecek. 3-5 kişinin kafasını bulandırsak yeter kafasındalar. At ortaya ülkede adil yargılanma yok diye inanan çıkar nede olsa. )

Dandik diş kavuğunu doldurmayacak konular için 3 ay konuşan muhalefet böyle iddiali bir meselede 5 dk bir konuşup kaybolur mu sizce ?
Siz size ne kadarı veriliyorsa o kadarını görüyorsunuz da ondan. Muhtar toplantılarına bile canlı yayın varken muhalefet zaten ana medyada yeralmıyor.
Onu geçtim siz olanları normal görüyorsunuz ben normal görmüyorum.
Ergenekon davalarını sizi tenzih ederek söylüyorum normal görüyorlardı ben görmüyordum
Ülkenin başbakanı ben bu davanın savcısıyım diyebiliyorsa daha o günden adaletin birmiş olduğunu anlayan anlar.
Mesaj otomatik birleştirildi:


HSK'^dan birşey bekliyor muyum. Hayır
Mesaj otomatik birleştirildi:

Mesaj otomatik birleştirildi:

Mesaj otomatik birleştirildi:

Enis Berberoğlu’nun lehine olan AYM kararına karşı direnen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Akın Gürlek’in,2017’de Sözcü yazar ve çalışanlarına hapis cezası verilmesine yol açan İstanbul 37. Ağır Ceza

Mahkemesi’nin 2017 yılındaki başkanı olduğu da öğrenildi. Gürlek, ifade özgürlüğü ile ilgili olarak mahkumiyet kararı çıkan medyaya yansıyan çok sayıda davanın da hakimliğini yaptı.

Mesaj otomatik birleştirildi:

Gürlek’in baktığı kimi davalarda mahkemeden çıkan ve basına yansıyan kararların bir kısmı şöyle:

* CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasını verdi.

* Müzisyen Atilla Taş’ı ve gazeteci Murat Aksoy’u, “cebir ve şiddet kullanarak darbeye ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla tutukladı.

* Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun kaleme aldığı Mahrem kitabında yer alan S.Ö. adlı 15 yaşındaki kıza 84 kişi tarafından tecavüz edilmesine dair dosyanın Fethullahçılar tarafından nasıl kapatıldığını anlatan haberleri yasaklatan hakimdir.

* Selahattin Demirtaş’ı “silahlı terör örgütü propagandası yapmak”tan 4 yıl 8 aya, Sırrı Süreyya Önder’i de 3 yıl 6 aya mahkûm etti.

* Polis tarafından atılan gaz kapsülünün öldürdüğü Berkin Elvan’ın cenazesine katılmaktan tutuklanan sosyoloji öğrencisi Berkay Ustabaş 1 yıl boyunca tahliye edilmezken, sonuçta 5 ay hapis aldı.

* Aralarında ÇHD Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu tutuklu 17 avukat hakkında tahliye kararı verilmişken, İstanbul 37. ACM Başkanlığına atanınca avukatları 11 ila 18 yıl arasında ceza verildi.

* MİT TIR’ları davasında yargılama sırasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın tüm mal varlığına el konularak, Dündar’ın 3 taşınmazı için kayyım atandı

* Gazeteci Canan Coşkun’a “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

* cumhuriyet.com.tr’nin eski Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Oğuz Güven de 16 Mayıs 2017’de İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinde tutuklanması. Güven, Twitter’da 1 dakikadan daha az süre kalan silinen tweet için tutuklanarak yargılanmıştı.
 
Son düzenleme:

OzkanK.

Dekan
Siz size ne kadarı veriliyorsa o kadarını görüyorsunuz da ondan. Muhtar toplantılarına bile canlı yayın varken muhalefet zaten ana medyada yeralmıyor.
Onu geçtim siz olanları normal görüyorsunuz ben normal görmüyorum.
Ergenekon davalarını sizi tenzih ederek söylüyorum normal görüyorlardı ben görmüyordum
Ülkenin başbakanı ben bu davanın savcısıyım diyebiliyorsa daha o günden adaletin birmiş olduğunu anlayan anlar.
Mesaj otomatik birleştirildi:


HSK'^dan birşey bekliyor muyum. Hayır
Mesaj otomatik birleştirildi:

Mesaj otomatik birleştirildi:

Mesaj otomatik birleştirildi:

Enis Berberoğlu’nun lehine olan AYM kararına karşı direnen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Akın Gürlek’in,2017’de Sözcü yazar ve çalışanlarına hapis cezası verilmesine yol açan İstanbul 37. Ağır Ceza

Mahkemesi’nin 2017 yılındaki başkanı olduğu da öğrenildi. Gürlek, ifade özgürlüğü ile ilgili olarak mahkumiyet kararı çıkan medyaya yansıyan çok sayıda davanın da hakimliğini yaptı.

Mesaj otomatik birleştirildi:

Gürlek’in baktığı kimi davalarda mahkemeden çıkan ve basına yansıyan kararların bir kısmı şöyle:

* CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasını verdi.

* Müzisyen Atilla Taş’ı ve gazeteci Murat Aksoy’u, “cebir ve şiddet kullanarak darbeye ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla tutukladı.

* Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun kaleme aldığı Mahrem kitabında yer alan S.Ö. adlı 15 yaşındaki kıza 84 kişi tarafından tecavüz edilmesine dair dosyanın Fethullahçılar tarafından nasıl kapatıldığını anlatan haberleri yasaklatan hakimdir.

* Selahattin Demirtaş’ı “silahlı terör örgütü propagandası yapmak”tan 4 yıl 8 aya, Sırrı Süreyya Önder’i de 3 yıl 6 aya mahkûm etti.

* Polis tarafından atılan gaz kapsülünün öldürdüğü Berkin Elvan’ın cenazesine katılmaktan tutuklanan sosyoloji öğrencisi Berkay Ustabaş 1 yıl boyunca tahliye edilmezken, sonuçta 5 ay hapis aldı.

* Aralarında ÇHD Genel Başkanı Av. Selçuk Kozağaçlı’nın da bulunduğu tutuklu 17 avukat hakkında tahliye kararı verilmişken, İstanbul 37. ACM Başkanlığına atanınca avukatları 11 ila 18 yıl arasında ceza verildi.

* MİT TIR’ları davasında yargılama sırasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet Gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın tüm mal varlığına el konularak, Dündar’ın 3 taşınmazı için kayyım atandı

* Gazeteci Canan Coşkun’a “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

* cumhuriyet.com.tr’nin eski Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Oğuz Güven de 16 Mayıs 2017’de İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesinde tutuklanması. Güven, Twitter’da 1 dakikadan daha az süre kalan silinen tweet için tutuklanarak yargılanmıştı.

Sapla samanı karıştırıyorsun. Bu haberlerini paylaştığın 14. ağır cezadan şikayetçi olmalarının nedeni bu son Anayasa mahkemesinin verdiği yeniden yargılama kararını ret etmesi konusunda. Diğer dediğin davalar konusunda eleştiri yok burada...

Çoğu hukukçu anayasamahkemesini kararı yanlışta olsa uyulmak zorunda. 14. Ağır ceza uymuyorum ben aynen kabul ediyorum dedi. Şimdi dava 15. Ağır cezaya gidecek o bozarsa hiçbir şey olmamış gibi devam edecek sistem... Ama bu attığın linkler genede diğer konuları kapsamıyor.

Burada Devlet sırlarını ifşa eden bir isim nasıl oluyorda CHP'den milletvekili oluyor onu sorgulamıyon. Hadi kazara oldu diyelim devlet sırlarını ifşadan yargılanırken milletvekiliiği düşürüldü 2. ye neden miltvekili yapıyorlar bu ismi diye sormuyon ? Sistemi baştan sona karıştıran muhalefet gene. Atıyorum şimdi 5 yıl 6 ay hapis cezası var bu ismin anayasa mahkemesi ceza alamaz milletvekili dedi önümüzde ki seçimdede CHP bu adamı vekil yaparsa ne olacak sen gene savunursun ? Seçime 3 yıl var daha 5 yıl vekil olursa dokunulmazlık alacak ölene kadar hapis yatmadan geçecek mi ? MİT tırlarını ifşa edip ülkeni dünyaya rezil etmenin cezası gerçekten olmayacak mı bu ülkede ?
 

ozciceky

Profesör
Tüm yazılanları okumamışsın belli. Ya da anlamamazlığa geliyorsun.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Tüm yazılanları okumamışsın belli. Ya da anlamamazlığa geliyorsun.

Sana o kadar yazdık. Kitap ile anlattık. Gazete ile anlattık. Internet ile anlattık. Bardak ile anlattık.
Kendimi eşofmanlı hoca gibi hissettim vallahi :))))))))))))))
 

Szayel

Profesör
Valla hocam CHP'nin işi sadece kuru eleştiri olduğundan ben gibi milli yada sağ taraftan bakan bir çok kişi tarafından gene hikaye okuyorlar olarak değerlendiriliyor. En son araplara diz çöktü diye haber çıktı muhaliflerin genel başkanından baktık oda tırt. Sallamak için sallanıyor, bir avuç dolusu taş alıyor 1 km öteye sallıyor hangisi denk gelirse hesabı.

Öldürülen Türk mühendisler şöyle dursun. Günümüzde doktorlar bile tehlike altında. Canım valilerimizin öldürüldüğü günleri unutmadık. Hastanede polise artistik yapıp tüm gözler önüne çıkıp gidenleri de unutmadık. Bir avukatın, hakimin savcının tehdit almadığı ne mâlum. Taraf olmakla eleştirdiğiniz hakim belki de devletin korkusuz silahıdır, olamaz mı ? Kimsenin gözünün yemediği davalara kafa atıyordur adam.


Ben sizle çok güzel tartıştığımızı düşünüyorum ama sizin bu işi gerçekten çok iyi KIVIRDIĞINIZI da düşünüyorum. Sevgili hocam;
Adalet adalet diyorsunuz. Ağzınızdan düşmüyor. Lakin niye hep devlet karşıtı kişiler için adalet diyorsunuz ?
Vatan haininin her devlette, ırkta, millette tanımı aynıdır. Vatanının yandaşlarını korumak için gönderdiği silahları ifşa eden, ifşa etmekle kalmayıp amacımızdan farklı bir amaçla gönderdiğimiz fikrini aşılayan, mit'in adamlarını ters kelepçe tutuklatıp ne mite ne askere güveni yok eden kişilere dünyanın en iyi, en tarafsız, en mükemmel, SIFIR HATA(olmaz da ..) götürsen de vatan haini gene aynı suçla yargılanmayacak mı ?

Soruyorum size; adalet dediğiniz sizin tarafınızın avukatları mı? Veya adalet dediğiniz onca şehit edilmiş ailelerin hakkını mı yok etmek ? Mit ve Askere olan güvenin kırılmasının karşılanması hangi adalet sistemi tarafından karşılanabilir ?

Çok özür dilerim 48 yaşındasınız ama sanıyorum adaletinizin de taraflı olduğunu görmüyorsunuz yada bizi tertemiz yiyorsunuz şuan. Resmen vatan hainliği yapmış kişilere, resmen devletin değil de hainlerin tarafını tutan avukatların bakmasını istiyormuşsunuz gibi geliyor. Çünkü gerçek adaleti isteseydiniz o kılıç her türlü bu hainliği yapanın özgürlüğüne inecekti. Dikkat edin özgürlüğüne diyorum...

Doğdunuzda tarafsızsınızdır. Sonradan bir tarafa geçeblirsiniz. İçinde zxaman geçirdikçe gördükçe, taraf değiştirebilirsiniz. Ama adalet sabittir. Vatanını satana a da olsa b da olsa her türlü aynı ceza verilir. 1 fazlası veya 1 eksiği bu şaşmaz. Yurt dışında adamlar gazetecilerini siliyor, silmeyi geçtim yok edebiliyor koca firmayı biz hala hıdıdı hıdıdı.
 

ozciceky

Profesör
Valla hocam CHP'nin işi sadece kuru eleştiri olduğundan ben gibi milli yada sağ taraftan bakan bir çok kişi tarafından gene hikaye okuyorlar olarak değerlendiriliyor. En son araplara diz çöktü diye haber çıktı muhaliflerin genel başkanından baktık oda tırt. Sallamak için sallanıyor, bir avuç dolusu taş alıyor 1 km öteye sallıyor hangisi denk gelirse hesabı.
Defalarca söylediğim için, evet muhalif partilere oy veriyorum ama muhalif partilerin hiç birinin üyesi değilim. Burada muhalif bir söylem olduğunda direkt CHP üyesi gibi görülüyorum herhalde.. Türkiye'de muhalefetin durumu iktidardakilerden iyi değil zaten. Ama muhalefet de böyle diye bile bile iktidardakilere oy verecek halim yok. Zaten benim özelimde hiçbir zaman güçten yana olmadım. Büyük bir ihtimalle de bugün oy verdiğim iktidara gelse ona da muhalif gözle bakarım.
Öldürülen Türk mühendisler şöyle dursun. Günümüzde doktorlar bile tehlike altında. Canım valilerimizin öldürüldüğü günleri unutmadık. Hastanede polise artistik yapıp tüm gözler önüne çıkıp gidenleri de unutmadık. Bir avukatın, hakimin savcının tehdit almadığı ne mâlum. Taraf olmakla eleştirdiğiniz hakim belki de devletin korkusuz silahıdır, olamaz mı ? Kimsenin gözünün yemediği davalara kafa atıyordur adam.
Hatay'da polisi hazırola dizen vekil çocuğunu da unutmayın. Polisimizi, askerimizi gerçekten de çok seviyorum ama sevmediğim şey şu: Ki içlerinde pek çok da var. Devletin verdiği resmi üniformayı giydiği için kendini dokunulmaz sanan(esasında hükümetten aldıkları güç ile de bir nevi dokunulmaz olan) ve sayede de pek çok eziyeti yapan polis haberlerini görüyoruz. Marmaray'da 18-19 yaşında çocukları polis yapmışlar kimlik sordurtuyorlar. Zaman zaman bazılarının davranışlarına bakıyorum. Zul duyuyorum onların o davranışından vatandaş olarak. Bunu dedikten sonra polisin Avrupa ya da Amerikada da farklı olduğunu düşünmüyorum zaten.

Ben sizle çok güzel tartıştığımızı düşünüyorum ama sizin bu işi gerçekten çok iyi KIVIRDIĞINIZI da düşünüyorum. Sevgili hocam;
Teşekkürler. İyi kıvırmak da bir erdem Türkiye'de ama iktidar kadar iyi olabilmem mümkün değil.
Mesela umarım doğru değildir ama 1 hafta evvel Dışişleri bakanı İsveçli muhattabına
we URGE Turkey to withdraw from Syria dediği için demediğini bırakmadı. URGE kelimesi üstten bakmacı bir yaklaşımmış dış politikada nasıl dermiş böyle. Call on kelimesi kullanabilirmiş. Helal olsun dedim. Gerçekten de hak verdim Sayın bakana. Ama gene diyorum umarım doğru değildir fakat Türkiye Suriye'den karakollardan geri çekiliyuor diye haberler var. En az 34 Şehidi İdlib'de neden verdik diye sorarlar adama o zaman ?
Adalet adalet diyorsunuz. Ağzınızdan düşmüyor. Lakin niye hep devlet karşıtı kişiler için adalet diyorsunuz ?
Devlet karşıtı olarak görmüyorum. Sadece Hükümet karşıtı olarak görüyorum.
Ek olarak zaten hükümet lehine bir şey söyleyenler mahkemeler de sürünmüyorlar ki. Ne gelirse muhaliflerin başına geliyor. Ama 100 kere daha evvel yazdım. Örnek olarak söylüyorum Melih Gökçek ya da Bülent Arınç gün gelir de bir gün yargı karşısına çıkarsa onlara karşı da adil olunmasını isterim. Adil olunmaz ise de gene sesimi yükseltirim. Netice olarak ben kişiler ile ilgilenmiyorum.
Vatan haininin her devlette, ırkta, millette tanımı aynıdır. Vatanının yandaşlarını korumak için gönderdiği silahları ifşa eden, ifşa etmekle kalmayıp amacımızdan farklı bir amaçla gönderdiğimiz fikrini aşılayan, mit'in adamlarını ters kelepçe tutuklatıp ne mite ne askere güveni yok eden kişilere dünyanın en iyi, en tarafsız, en mükemmel, SIFIR HATA(olmaz da ..) götürsen de vatan haini gene aynı suçla yargılanmayacak mı ?
MİT tırları konusunda çok iddia vardı. Bunların esasında DAEŞ'e gönderildiği ile ilgili. Ama bu dönemde doğru nedir yanlış nedir bilemeyeceğiz. Belki üzerlerindeki gizlilik kalktıktan sonra öğreniriz.

Soruyorum size; adalet dediğiniz sizin tarafınızın avukatları mı? Veya adalet dediğiniz onca şehit edilmiş ailelerin hakkını mı yok etmek ? Mit ve Askere olan güvenin kırılmasının karşılanması hangi adalet sistemi tarafından karşılanabilir ?
MİT ve Askere güvenden söz etmişsiniz. Bunların en güzelini Balyoz ve Ergenekon davaları yaptı ve çok şükür ki ancak kısmen başarılı olabildi. O dönem başbakanlık yapan kişi de bu davaların savcısı idi. Bu dahi adalete ne kadar karıştığının bir göstergesi. Başbakan ne savcı ne hakim olabilir.
Çok özür dilerim 48 yaşındasınız ama sanıyorum adaletinizin de taraflı olduğunu görmüyorsunuz yada bizi tertemiz yiyorsunuz şuan. Resmen vatan hainliği yapmış kişilere, resmen devletin değil de hainlerin tarafını tutan avukatların bakmasını istiyormuşsunuz gibi geliyor. Çünkü gerçek adaleti isteseydiniz o kılıç her türlü bu hainliği yapanın özgürlüğüne inecekti. Dikkat edin özgürlüğüne diyorum...
Yazdıklarım ortada. Eğer sizin intibanızın bu şekilde olmasına üzüldüm. Vatan hainliği yaptığını söylediğiniz kişilere hangi avukatların bakacağı zerre umrumda değil. Ben sadece aynı hakimin bakmasının doğru olmadığını söyledim. Teoride de hakim taraf tutmaz ve kanunlara göre karar verir. Ama bütün bu davalara aynı hakim bakarsa güven zedelenir. Şüphe duyar insalar adaletin tecelli edip etmediğinden. Yok siz 1 hakim dışında diğer tüm hakimlerin sizin iddia ettiğiniz gibi vatan haini olan kişilerin tarafını tutacağını iddia ediyorsanız o zaman daha da büyük problemimiz var demektir.
Doğdunuzda tarafsızsınızdır. Sonradan bir tarafa geçeblirsiniz. İçinde zxaman geçirdikçe gördükçe, taraf değiştirebilirsiniz. Ama adalet sabittir. Vatanını satana a da olsa b da olsa her türlü aynı ceza verilir. 1 fazlası veya 1 eksiği bu şaşmaz. Yurt dışında adamlar gazetecilerini siliyor, silmeyi geçtim yok edebiliyor koca firmayı biz hala hıdıdı hıdıdı.
İşleyiş düzgün ve güveni zedeleyecek şekilde olmadıktan sonra size katılırım. Ama Türkiyede durum bu değil.
 

Szayel

Profesör
Devlet karşıtı olarak görmüyorum. Sadece Hükümet karşıtı olarak görüyorum.
Devletin bayraklara zurnalara halaylara kürtçe zafer şarkılarına kadar ses etmeyip kollarını açtığı bir oluşum, millet meclisine girebilecek kadar hak söz sahibi bir oluşum, halen daha insan kaçıran ve kaçırdığını dağa çıkıp gidip kahramanmış gibi geri getiriyorsa, belediye seçimlerinde kazanıp devletin ambulansını silahlı örgüt lehine kullanabiliyorsa, yine belediye araçlarıyla yerler yollar kazılıp askerin belirli bir alana ulaşmasına engel konulup set çekiliyorsa, yine bu araçlarla mayın döşenebiliyorsa bu ak parti veya tayyibe değil direkt olarak TÜRKİYEYE bir saldırıdır.
(evet tayyip yönetimini eskitmek için yapıyor da olabilirler bu eylemleri ama tayyip yönetimi zarar görecek başarısız olacak diye de insan, bebek kat le dil mez! pkk tayyipten eski sonuçta değil mi ? tayyip yokken de kayyip var diye saldıracaklar. baştaki isim farketmiyor asıl hedef önemli, asıl hedef!)

Alıntıladığınız hiçbir yazıya yorum getirmeyi uygun görmüyorum siz bu yazıyı(alıntıdaki) yazdıktan sonra.
Adalet herkes içindir evet, ve herkes için de tanımı net. Düşmanın tanımı da herkes için sabittir. Bu eylemler düşmanlık olarak tanımlanır fakat siz demiyorsunuz, buna göre sizin neyiniz oluyor bilmiyorum. Ama şu sabittir ki görüşünüz ve görüşlerimiz çok yakın olmasına rağmen bazı noktalardaki bu yazılarınız ile oluşturduğunuz profil tutmuyor. Sanki bizden biri gibi davranıp başka fikirler aşılamak peşindesiniz yada gözünüz bazı şeyler görmek istemiyor yada algınız düzgün yorumlamıyor.

CHP'nin PKK'ya terör örgütü diyemeyişi neyse aynısının paraleli sizin bu yaptığınız.
Umuyorum ki adalet derken eli silahlı yüzlerce kişiyi katletmiş fetö veya bebek katili pkk tarafından bakarak söylemiyorsunuzdur.


|Ⓢєччαh| abi ben mi yanlış anlıyorum bu bey abimin dediğini ? Yanlış anlıyorum da yanlış mı yorumluyorum. Biri benim tezimi kırmaya, anlatmaya çalışabilir mi şu konuşmayı şu abi haricinde ?​

 

ozciceky

Profesör
Devletin bayraklara zurnalara halaylara kürtçe zafer şarkılarına kadar ses etmeyip kollarını açtığı bir oluşum, millet meclisine girebilecek kadar hak söz sahibi bir oluşum, halen daha insan kaçıran ve kaçırdığını dağa çıkıp gidip kahramanmış gibi geri getiriyorsa, belediye seçimlerinde kazanıp devletin ambulansını silahlı örgüt lehine kullanabiliyorsa, yine belediye araçlarıyla yerler yollar kazılıp askerin belirli bir alana ulaşmasına engel konulup set çekiliyorsa, yine bu araçlarla mayın döşenebiliyorsa bu ak parti veya tayyibe değil direkt olarak TÜRKİYEYE bir saldırıdır.
HDP için diyorsunuz. Ben ise Enis Berberoğlu'ndan Can Dündar'a Canan Kaftancıoğlu'ndan Selehattin Demirtaş'a kadar tüm kesimler için adil yargılanma olmalı diyorum.
Ama tabii ki Demirtaş ve Sırrı Süreyya için benim de düşüncelerim var. Kendilerinden de hoşlanmıyorum. Bu bir kenara, ama fikren hoşlanmadığım kişliler için de adil yargı isterim.
Forumda bazı kişiler bunlar zaten vatanhaini. sen vatan hainlerinin ceza almasını istemiyor musun diye soruyor. Vatanhaini ise tabii ki ceza alsın. Yeter ki adil yargılansın insanlar. Vatan haini olsalar da.
(evet tayyip yönetimini eskitmek için yapıyor da olabilirler bu eylemleri ama tayyip yönetimi zarar görecek başarısız olacak diye de insan, bebek kat le dil mez! pkk tayyipten eski sonuçta değil mi ? tayyip yokken de kayyip var diye saldıracaklar. baştaki isim farketmiyor asıl hedef önemli, asıl hedef!)
Örneğin açılım süreci denilen süreci Tayyip Erdoğan başlattı. Osman Öcalan'ı da muhalifler televizyona çıkarmadı. Apo'nun mektubunu da ben okumadım.
Alıntıladığınız hiçbir yazıya yorum getirmeyi uygun görmüyorum siz bu yazıyı(alıntıdaki) yazdıktan sonra.
Adalet herkes içindir evet, ve herkes için de tanımı net. Düşmanın tanımı da herkes için sabittir. Bu eylemler düşmanlık olarak tanımlanır fakat siz demiyorsunuz, buna göre sizin neyiniz oluyor bilmiyorum. Ama şu sabittir ki görüşünüz ve görüşlerimiz çok yakın olmasına rağmen bazı noktalardaki bu yazılarınız ile oluşturduğunuz profil tutmuyor. Sanki bizden biri gibi davranıp başka fikirler aşılamak peşindesiniz yada gözünüz bazı şeyler görmek istemiyor yada algınız düzgün yorumlamıyor.
Benim X adam hain dememin bir önemi var mı. Varsa benim gözümde hainleri sayayım

Abdullah Öcalan ve tayfası
Fetullah Gülen
Kozmik odaya girilmesine sebep olanlar kim ise onlar
Balyoz ve Ergenekon davalarında kimin katkısı var ise onlar
Rauf Denktaş'ı İstanbul Atatürk havalimanı çıkışında konuşmaması için (MHPliler karşılamaya gitmişken) konuşturmamak için kimler ışıkları kapattı ise onlar da haindir.

Mesela Annan planını destekleyenler de ve onaya verenler de isteyerek veya istemeyerek bu komploya dahil olmuşlardır. Allahtan Rumlar reddetti.

Şimdi eğer enis berberoğlu bu gruba giriyorsa haindir mesela. Bu gruba kimler giriyorsa onlar haindir.
CHP'nin PKK'ya terör örgütü diyemeyişi neyse aynısının paraleli sizin bu yaptığınız.
Umuyorum ki adalet derken eli silahlı yüzlerce kişiyi katletmiş fetö veya bebek katili pkk tarafından bakarak söylemiyorsunuzdur.


|Ⓢєччαh| abi ben mi yanlış anlıyorum bu bey abimin dediğini ? Yanlış anlıyorum da yanlış mı yorumluyorum. Biri benim tezimi kırmaya, anlatmaya çalışabilir mi şu konuşmayı şu abi haricinde ?​

 
Üst