Haber Erdoğan: ''Akrabaları parti yönetimine koymayın, aşiretleşmeyelim.''

ozciceky

Doçent
Kararları eleştirmiyorum. Alınan tüm kararlar da karar verici olanın AYNI HAKİM olmasından bahsediyorum. Aradaki farkı anlayabiliyor musunuz acaba ?

Enis Berberoğlu'nun Can Dündar'ın yaptığı şey vatan hainliğidir ya da değildir demiyorum.
Size saydığım tüm davalarda hakimin aynı olması sizi rahatsız etmiyorsa, eğer adaletin aynen AKP'nin yönettiği dönemde 192 kere değişen kamu ihale kanunu çocuk oyuncağına döndürülmesine ses çıkartmıyorsanız iyi niyetinizden şüphe ederim.

son söz size TOLSTOY'dan gelsin:

Bil ki; yaşadıklarınla değil yaşattıklarınla anılırsın. Ve unutma ne yaşattıysan elbet bir gün onu yaşarsın.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Detaya girmeyecem Enis Berberoğlu'nun yaptığı şey dünyanın her yerinde vatan hainliğidir. Sırf muhalefet edecem diye öylesi ihaneti basın özgürlüğü safsatası altında savunan, savunmaya kalkan dünyanın her yerinde vatan hainidir. Dolayısıyla Can Dündar da vatan hainidir. Biz de bazı konularda fazla demokrasi hatta özgürlük var. İhanetin demokrasisi de olmaz özgürlüğü de.

Hangi demokraside bütün bu hükümetin özel önem atfettiği davalara aynı hakim tarafından bakılır. Sizce bir hakimin davadan davaya koşturulması ve bu tüm davaların da bir şekilde hükümete ucunun dokunuyor olması hayatın normal akışına uygun mu ?
 

Szayel

Profesör
Yahu sen vatan hainine, hain diyemiyorsun bu kadar taraf belli edilmez yahu :D
Suçlu kişiler suçluluğunu itiraf etse bile çıkaracak hakim mi istiyorsun ne istiyorsun :D

Yahu hakimi yönetiyor diye muhabbet yaptığın adam baş komutan, cumhur başkanı, başbakan her sıfat adamda. Hain diyemiyorsun ama aynı hakim bakıyor diye bizden rahatsız olmamızı bekliyorsun. Tabiki sen ve fikrin beni daha çok rahatsız ediyor.


Bırak tolstoy'u, goygoy'u. Gerçekten "bize" , "bizden" büyük düşman yok galiba dünyada.
 

ozciceky

Doçent
Yahu sen vatan hainine, hain diyemiyorsun bu kadar taraf belli edilmez yahu :D
Suçlu kişiler suçluluğunu itiraf etse bile çıkaracak hakim mi istiyorsun ne istiyorsun :D

Yahu hakimi yönetiyor diye muhabbet yaptığın adam baş komutan, cumhur başkanı, başbakan her sıfat adamda. Hain diyemiyorsun ama aynı hakim bakıyor diye bizden rahatsız olmamızı bekliyorsun. Tabiki sen ve fikrin beni daha çok rahatsız ediyor.


Bırak tolstoy'u, goygoy'u. Gerçekten "bize" , "bizden" büyük düşman yok galiba dünyada.

Tek kelime ile yazık size. Benim vatan haini olana vatan haini demem ya da demememin bir önemi yok da. Herkesin adil bir sistemde yargılanabilmesinin önemi çok.
Ama çok merak ediyorsanız;
Bu hükümetin sevgileri üyeleri Fetö'ye methiyeler dizerken ben ona hain diyordum da ben ve benim gibiler ona hain dediği için vatan haini ilan ediliyorduk.

ayrıca senin dediğinin anca bu kadar önemi var gözümde

 

Szayel

Profesör
Taraflığın bir diğer tarafı da bu, dedenin dediği doğru. Sıkışında bozuk plak gibi aynı şeyler;
Laiklik elden gidiyeah,
FÖTÖ'yü siz soktunuz,
Davullarla zurnalarla pkk'yı siz içeri aldınız.

Ordu'nun vaktiyle tüm bakanlıklar gibi(AVUKAT,SAVCI,HAKİM DAHİL) sözünden çıkmayacağı kişi vardır oda CB. Bu devletin cumhurbaşkanının sözünü dinliyor diye hakime çamur atarken, fetönün hakimlerine, insan öldüren askerine de sesiniz çıksaydı keşke.

Adalet sistemine er kişi çocukluktan sokulmalı ve milli duygular ile adalet ile büyütülerek bu işler öğretilmeli. Parti tutturulmamalı, kusursuza yakın komando profili neyse o şekilde objektik avukat,savcı,hakim,gazeteci büyütülmeli. Aksi halde taraf olan hakim veya ne naneyse oda sen gibi kendi tarafını tutacak.

Devleti tutan yok anasını satayım...
 

SmokeXD

Dekan
Taraflığın bir diğer tarafı da bu, dedenin dediği doğru. Sıkışında bozuk plak gibi aynı şeyler;
Laiklik elden gidiyeah,
FÖTÖ'yü siz soktunuz,
Davullarla zurnalarla pkk'yı siz içeri aldınız.

Ordu'nun vaktiyle tüm bakanlıklar gibi(AVUKAT,SAVCI,HAKİM DAHİL) sözünden çıkmayacağı kişi vardır oda CB. Bu devletin cumhurbaşkanının sözünü dinliyor diye hakime çamur atarken, fetönün hakimlerine, insan öldüren askerine de sesiniz çıksaydı keşke.

Adalet sistemine er kişi çocukluktan sokulmalı ve milli duygular ile adalet ile büyütülerek bu işler öğretilmeli. Parti tutturulmamalı, kusursuza yakın komando profili neyse o şekilde objektik avukat,savcı,hakim,gazeteci büyütülmeli. Aksi halde taraf olan hakim veya ne naneyse oda sen gibi kendi tarafını tutacak.

Devleti tutan yok anasını satayım...
Fetonun hakimlerinin devlete girmesine kim izin verdi sizin destedikleriniz değil mi?
1602964624388.png

Şimdi aynı hatayı tarikatlar için yapıyorlar ilerde bir şey olursa kandırıldık diye ağlamayın yine.
 

mapavrili

Profesör
Fetonun hakimlerinin devlete girmesine kim izin verdi sizin destedikleriniz değil mi?
Ekli dosyayı görüntüle 120068
Şimdi aynı hatayı tarikatlar için yapıyorlar ilerde bir şey olursa kandırıldık diye ağlamayın yine.
Devlet kökünü kurutmaya kalkınca, sizler ellerinizde ibriklerle su vermek için neden bekliyorsunuz acaba, bu örgütün vatan haini olduğu ortaya çıkınca malum kesim için neden kıymete bindi , derdiniz nedir bu ülkeyle.
 

Usui Takumi

Profesör
Fetö konusunda milat 7 şubat 2012dir. Fetöye müslüman cemaat diye karşı çıkanlar fetönün ne mal olduğu ortaya çıktıktan sonra fetöye sahip çıkıp da insanlara "fetöcü" diyemez. Ayrıca madem Erdoğan bunları korudu kolladı yüceltti ise niye fetöcülerin en nefret ettiği isim Erdoğan? Ecevit'i şefaatçi olmak isteyecek kadar seven fetö Erdoğandan niye ölümüne nefret eder?
 

ozciceky

Doçent
Sayın Takumisan,
2002-2020 arası ülkeyi yöneten ve yönetmeye de devam eden Sayın Erdoğan.
2004de MGK kararına imza atmış. Fakat bu tarihten sonra bile hocaefendi dediği sümüklü zaatı devamlı kollamış mı kollamamış mı. Her yerde hoca efendi diye AKP'liler fink atmış mı.
Mecliste Kamer Genç bu adamın ipliğini pazara çıkardığında AKPliler bağrış çağrış itiraz etmemişler mi. Şimdi sözde en büyük muhalefeti AKP yapmış onlara bakarsan..
Mesaj otomatik birleştirildi:

Devlet kökünü kurutmaya kalkınca, sizler ellerinizde ibriklerle su vermek için neden bekliyorsunuz acaba, bu örgütün vatan haini olduğu ortaya çıkınca malum kesim için neden kıymete bindi , derdiniz nedir bu ülkeyle.
Derdimiz ülke ile değil elbet. Derdimiz ülkeyi yönetenler ile. Çünkü kandırıldım diyerek işin içinden çıkmak ile olmuyor bu iş.
 

Ekli dosyalar

  • belge(11).jpg
    belge(11).jpg
    109.8 KB · Görüntüleme: 10

Szayel

Profesör
Fetonun hakimlerinin devlete girmesine kim izin verdi sizin destedikleriniz değil mi?
Ekli dosyayı görüntüle 120068
Şimdi aynı hatayı tarikatlar için yapıyorlar ilerde bir şey olursa kandırıldık diye ağlamayın yine.
al işte öteki ezberci de yetişti. aslında çok yetişen olur diyordum ama oranını da %50 vermiştim. ozcicek hocam kadar dersine çalışmış olan muhalefet forumda yok :) geneli copy paste.

ismindeki gibi toz ol git burdan. hangi içerikte ak partiliyim dedim ? kaç defa arkadaş kadar gıcık olduğumu belirttim. okuman yazman da yok, bu tartışmanın seviyesini düşürüyorsun.

-------------------------------------------------------------------------------

özcicek,
her insanın, partinin, oluşumun hataları vardır. 12 adaların kağıt üzerinde kaybı gibi aynı.
bu adam zaten bu oluşumlarla başa gelmiş en başında. lakin görünce olayı kesmiş sakalı fakat kurtulamamış sakal sürekli çıkıyor kökü hala içimizde. sümüklü zat diye tabir ettiğin dedeyi sözlü savunsa ne savunmasa ne ? neyse konu dağılmadan. sağ görüşlü partiyi, sağ görüşlü parti ve cemaatler zaten yıllardır destekler. chp'nin destekçisi ise sendikalardır. yeni destekçisi ise hdp.

ben ne fetöden ne sendikalardan nede hdpden bu devlete yarar beklemiyorum açıkçası. milli bir parti olsa kesinlikle kazanır lakin öyle bir partide yok...
 
Son düzenleme:

ozciceky

Doçent
al işte öteki ezberci de yetişti. aslında çok yetişen olur diyordum ama oranını da %50 vermiştim. ozcicek hocam kadar dersine çalışmış olan muhalefet forumda yok :) geneli copy paste.

ismindeki gibi toz ol git burdan. hangi içerikte ak partiliyim dedim ? kaç defa arkadaş kadar gıcık olduğumu belirttim. okuman yazman da yok, bu tartışmanın seviyesini düşürüyorsun.

-------------------------------------------------------------------------------

özcicek,
her insanın, partinin, oluşumun hataları vardır. 12 adaların kağıt üzerinde kaybı gibi aynı.
bu adam zaten bu oluşumlarla başa gelmiş en başında. lakin görünce olayı kesmiş sakalı fakat kurtulamamış sakal sürekli çıkıyor kökü hala içimizde. sümüklü zat diye tabir ettiğin dedeyi sözlü savunsa ne savunmasa ne ? neyse konu dağılmadan. sağ görüşlü partiyi, sağ görüşlü parti ve cemaatler zaten yıllardır destekler. chp'nin destekçisi ise sendikalardır. yeni destekçisi ise hdp.

ben ne fetöden ne sendikalardan nede hdpden bu devlete yarar beklemiyorum açıkçası. milli bir parti olsa kesinlikle kazanır lakin öyle bir partide yok...

Sizi hatalı çıkartmayayım ben de bir copy/paste yapayım. Çünkü 12 adaların kağıt üzerinde kaybı şeklinde yorum yapmışsın. Sizin niyetiniz o olmasa bile belki de, Lozan anlaşmasına atıfta bulunuyorsunuz. Ve bu atıf 1923 yılında imzalanan Lozan anlaşması fikrini doğuruyor pek çok insanda. o sebeple;
BİLMEDEN, öğrenmeden, tek satır okumadan ve meselelerin aslına vâkıf olmadan kahvehane muhabbeti misâli kulaktan kulağa nakledilenlere dayanarak fikir yürütüp yorum yapmak ve ahkâm kesmek aslında kolay ve kâr getirici bir iştir. Millet zaten yazılı bilgiye değil kulaktan dolma ifadelere önem verdiği ve dedikoduyu da ciddî mâlûmat zannettiği için böyle palavraları ortaya atanlar bir kesimin gözünde “üstad” ve “âlim” oluverirler!

Ne güzel değil mi? Okuyup araştırmak için mübarek mâbâdınızı kımıldatma zahmetine bile katlanmadan oturduğunuz yerden uydurup duracaksınız, belge-melge hakgetirecek, hiçbir zaman mevcut olmamış hâdiseleri gerçekmiş gibi ortaya atacak, yalanlarınızı şişirip şişirip tekrarlayacak ve neticede “büyük üstad” olacaksınız! Türkiye’de bu şekilde yalanlara ve utanmazca palavralara sermaye edilen konuların başında bugün 94. yıldönümünü idrak ettiğimiz Lozan Anlaşması gelir.

BİR ÇATLAĞIN HEZEYANLARI...

Daha önce de yazmıştım, şimdi tekrar edeyim: Bir kesimin yerden yere vurduğu Lozan, Türk Tarihi’nin en şerefli anlaşmalarındandır! Senelerce süren savaşlardan bitkin ve yorgun ama zaferle çıkabilmiş bir devlet, yani Türkiye, anlaşma masasında o şartlarda alabileceği herşeyi almıştır ve Musul, Batı Trakya yahut 12 Ada gibi yerleri de elde etmek maksadıyla askerî harekâta girişmeye ise artık tâkati yoktur.

Lozan’ı yerden yere vuranların senelerden buyana sakız gibi çiğnedikleri iddialarının kaynağı, anlaşmayı Türkiye adına imzalayan üç delegeden biri olan ama sonradan deliren ve “Hayatım ve Hâtırâtım” adını verdiği akla-hayâle gelmeyen yalanlarla dolu tuğla kadar bir kitap yazan Dr. Rıza Nur’un hezeyanlarıdır. Hadiseleri belgelerle mukayese işinde henüz emekleme çağında bile olmadığımız için, arşivlerimizde her türlü kaynağın mevcut bulunmasına rağmen bu çatlak doktorun iddialarına şimdiye kadar ilmî bir cevap verilemedi. Üstelik, Lozan’ın bütün zabıtları defalarca yayınlanmış olduğu halde, inkılâp tarihçiliğinde “Atatürk’ün mavi gözlerinin verdiği ilham” çizgisini bir türlü aşamayan ulemâ da bu konuda çalışmaya tenezzül buyurmadı!

İLK LOZAN’I İŞİTTİNİZ Mİ?

Lozan bahsinde ortaya atılan ve milletin kafasını karıştıran yalanlar o kadar çoktur ki, bunlara tek tek tek cevap vermek için cildler dolusu kitap yazmak gerekir... Meselâ, 12 Adalar bahsi...

12 Adayı “Lozan’da verdiğimiz” söylenir. Doğrudur, Lozan’da verdik ama 24 Temmuz 1923’teki Lozan Anlaşması ile değil, İtalya ile 1912’de imzalamak zorunda kaldığımız “ilk” Lozan Anlaşması ile... Lozan’ın sahil semti Ouchy’de, 15 Ekim 1912’de imzaladığımız bu metin tarihlerimizde “Uşi Anlaşması” diye geçer ise de resmî adı “Lozan Anlaşması”dır, hattâ 1930’lu senelere kadar “Birinci Lozan” denmiştir. Üstelik bu ilk “Lozan”ın aslı, Osmanlı Arşivleri’nin “Muahedeler” tasnifindeki 418 ve 419 numaralı dosyalarda muhafaza edilmektedir ama kimse gidip bakmaz ve esip gürlemeye meraklı nefret tarihçilerimiz de bir değil, iki Lozan Anlaşması olduğundan bîhaber kaldıkları için uydurur da uydururlar!

Burada üzerinde üç adet imza ile yine üç adet balmumu mührün bulunduğu bir sayfa görüyorsunuz... İlk defa yayınlanan bu belge, Türkiye’nin en önemli vâroluş evrakı olan ve bugün 94. yıldönümünü idrak ettiğimiz Lozan Anlaşması’nda Türk delegelerin, İsmet Paşa’nın, Dr. Rıza Nur’un ve Hasan Bey’in, yani Hasan Saka’nın imzalarının bulunduğu sayfadır...

ozan Anlaşması’nın orijinalinde Türk delegelerin imzalarının bulunduğu sayfa.

Lozan’ın 143. maddesine göre anlaşmanın Fransızca olan aslı Paris’te, Fransız Dışişleri Bakanlığı Arşivi’nde muhafaza edilmektedir ve metnin tamamının görüntüleri Türkiye’ye ilk defa imzalanmasından 90 küsur sene sonra, tıpkıbasımının yayınlanması maksadıyla İş Bankası Kültür Yayınları tarafından getirtilmiştir.

Lozan’a hakaretten vazgeçin beyler; ayıptır ve günahtır! O günlerin şartlarında bu kadar sene yürürlükte kalabilmiş güçlü bir anlaşma yapabilmiş olanların hayırla yâdedilmeleri gerekir!

-----------------------------------------------

Burada bir nokta koyalım. tabii bu 12 ada meselesinin bir de 2. Dünya Savaşı sonrasındaki Paris konferansında ele alınan bir yönü vardır. O da başka bir konudur.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Ek olarak CHP'nin yeni destekçisi HDPdir demişsiniz. Neticede İstanbul ve Güneydoğuda kürtlerin desteğini alınca Kürt vatandaşlarımız oluyor ama bu destek AKP'den başka bir yere kayarsa HDP desteği oluyor. Komik gerçekten de.
 
20 yıl böyle yapıldı, alışıldı.
Sadece parti değil, devlet kurumlarına işe girmede hak edenlerin hakkı yendi, işsiz bırakıldı, aç bırakıldı, hak etmeyen şımarıklar büyük rütbelere getirildi, kurumları ve devleti kendi şahsi çıkarları için zarar ettirerek geriye götürdü.
Şimdi de istirham ediyorum rica ediyorum artık yapmayın demek fayda eder mi ?
Bu neredeyse bir Meksika uyuşturucu karteline panpa bence artık uyuşturucu satma demek ile eşdeğer.
 

ozciceky

Doçent

Hükümet, 2004'te MGK'nın Fethullah Gülen cemaatine yönelik aldığı aldı tavsiye kararının "yok hükmünde sayılıp dosyasına kaldırıldığını" açıkladı. Taraf Gazetesi ise bu kararın dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in imzası ile uygulandığını ileri sürdü. SABAH'ın sorularını yanıtlayan Dinçer, "Taraf Gazetesi'nin bugün bize yaptığı 28 Şubat'tamerkez medyanın bize yaptıklarına benzer bir yöntem. Darbe hazırlıklarını göğüslemek için yaptıklarımızı şimdi bize karşı suçlama malzemelerine dönüştürmelerini ahlaki bulmuyorum" dedi. Dinçer, iddialara şu yanıtı verdi:​

 

OzkanK.

Profesör

Hükümet, 2004'te MGK'nın Fethullah Gülen cemaatine yönelik aldığı aldı tavsiye kararının "yok hükmünde sayılıp dosyasına kaldırıldığını" açıkladı. Taraf Gazetesi ise bu kararın dönemin Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in imzası ile uygulandığını ileri sürdü. SABAH'ın sorularını yanıtlayan Dinçer, "Taraf Gazetesi'nin bugün bize yaptığı 28 Şubat'tamerkez medyanın bize yaptıklarına benzer bir yöntem. Darbe hazırlıklarını göğüslemek için yaptıklarımızı şimdi bize karşı suçlama malzemelerine dönüştürmelerini ahlaki bulmuyorum" dedi. Dinçer, iddialara şu yanıtı verdi:​


Dünden beridir Konuya dahil olmayayım diyorum ama çok alakasız şeyler yazıyorsunuz :( Sadece körlemesine muhalif gazete ve yayınları takip ediyorsunuz gibi bir algı oluştu bende.

2004 Yılında MGK tavsiye karar vermişş hee ? Ne olmalıydı sizce ? Şunu inatla anlamıyorsunuz bir insan bir suç işlemeden onu bir şeyle suçlayamazsınız. O zamana kadar Namaz kılan herkes vatan haini gerici ülkeyi yıkacak gözü ile bakıldığı için İktidarın o tavsiyeyi dinlememesi gayette normal. Sonuçta o sıralar herkes AKP'ye sallıyor ve ondan sonra kapatılma davaları flan açıyorlar AKP'ye ve o sıralar yanında duran o cemaat dediğin grup...
Şunu hep gözden kaçırıyorsunuz eğer yaşınız gerçekten 25-30 üstü ise o günleri tarihi akışına göre değerlendirmelisiniz. Bugüne bakarak 2004 yılını yorumluyorsunuz ve yanlış yapıyorsunuz.

Atıyorum Şimdi piyasada tanınan bilinen Cübbeli Ahmet Hoca'ya sen Vatan haini şerefsiz gerici ülkeyi bölecek flan diyebilirmisin ? Bunları deme gerekçen ney Namaz kılıyor. Adamı TV programlarına çıkarıyorlar foto çekiyorlar söylemlerini paylaşıyor vb. Ama atıyorum 5 yıl sonra belki adamın kirli bir yüzü çıkacak kadın satıyor genç kızlara tecavüz ediyor ve ülkeyi bölmek istediği anlaşılak ? Bilemeyiz ki. ASIL MESELE GERÇEK YÜZÜNÜ GÖRDÜKTEN SONRA TAVIR ALABİLMEKTE... Ülkemizde gerçek yüzünü gördükten sonra kanallarına çıkanlar bankalarına para yatırılması için çağrıda bulunanları önlerinde eylemler yapanlar unutmadı bu ülke... Zaten unutsaydı o süreçte AKILLI BİR MUHALEFETİN İKTİDAR OLMASI GEREKİRDİ. 1 Puan oy bile arttıramadı :(

Daha Önce yazdığın DAVA KONULARINA gelirsek. Göz ucu ile bakıyorum davlaarın ortan yönü hepsi Teror ve Vatana ihanet ile ilgili bunlar neden hep CHP'den çıkıyor veya CHP'ye yakın insanlar diye sorgulamıyorsun Hakim aynı diyorsun konuyu sulandıyon. 14. Ağır Ceza hakimi adam. Türkiye'de kaçta Ağırceza var zaten 4-5 dava ona geldiyse burada vatandaş olarak bize ne. ( Hadi diyelim ki Hükümet bilerek isteyerek o adama getiriyorlar davaları. Bana hangi dava kararı YANLIŞ AÇIKLARMISIN ? Hangisine verilen ceza yanlış ? Bazısı az bile ceza olarak.
Her zaman ki gibi buna cevap vermeyip demogoji yapacan gibime geliyor...
 

ozciceky

Doçent
Taraflığın bir diğer tarafı da bu, dedenin dediği doğru. Sıkışında bozuk plak gibi aynı şeyler;
Laiklik elden gidiyeah,
FÖTÖ'yü siz soktunuz,
Davullarla zurnalarla pkk'yı siz içeri aldınız.

Ordu'nun vaktiyle tüm bakanlıklar gibi(AVUKAT,SAVCI,HAKİM DAHİL) sözünden çıkmayacağı kişi vardır oda CB. Bu devletin cumhurbaşkanının sözünü dinliyor diye hakime çamur atarken, fetönün hakimlerine, insan öldüren askerine de sesiniz çıksaydı keşke.

Adalet sistemine er kişi çocukluktan sokulmalı ve milli duygular ile adalet ile büyütülerek bu işler öğretilmeli. Parti tutturulmamalı, kusursuza yakın komando profili neyse o şekilde objektik avukat,savcı,hakim,gazeteci büyütülmeli. Aksi halde taraf olan hakim veya ne naneyse oda sen gibi kendi tarafını tutacak.

Devleti tutan yok anasını satayım...
Devleti her Türkiye Cumhuriyeti bağlı vatandaş tutar. Ancak sanırım hükümet ile devlet arasındaki farkı bildiğinizi umuyorum.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Dünden beridir Konuya dahil olmayayım diyorum ama çok alakasız şeyler yazıyorsunuz :( Sadece körlemesine muhalif gazete ve yayınları takip ediyorsunuz gibi bir algı oluştu bende.
Keşke konuya dahil olmasaydınız. Çünkü aşağıya doğru yazdıklarınızı okudukça tüylerim diken diken oluyor.
2004 Yılında MGK tavsiye karar vermişş hee ? Ne olmalıydı sizce ? Şunu inatla anlamıyorsunuz bir insan bir suç işlemeden onu bir şeyle suçlayamazsınız. O zamana kadar Namaz kılan herkes vatan haini gerici ülkeyi yıkacak gözü ile bakıldığı için İktidarın o tavsiyeyi dinlememesi gayette normal. Sonuçta o sıralar herkes AKP'ye sallıyor ve ondan sonra kapatılma davaları flan açıyorlar AKP'ye ve o sıralar yanında duran o cemaat dediğin grup...
Hükümetin Devletin bu konu ile ilgili makamlarının uyarısını dinlememesinin ne kadar normal olduğunu 15 Temmuz'daki darbe girişimde çok net dördük. Namaz kılan herkes vatan hain, gerici ülkeyi yıkacak gözüyle bakılmıyordu. Sadece tarikatlerin devlete sızma girişimleri olduğu için devlet bu girişimlere karşı önlem almaya çalışıyordu. Bundan doğal daha ne olabilir. 2002 öncesinde de memkleket binlerce camiden ezan okunuyordu, namaz kılınıyordu.
Şunu hep gözden kaçırıyorsunuz eğer yaşınız gerçekten 25-30 üstü ise o günleri tarihi akışına göre değerlendirmelisiniz. Bugüne bakarak 2004 yılını yorumluyorsunuz ve yanlış yapıyorsunuz.
Yaşım 48 yani 72 doğumluyum. Özal'dan beri olan tüm siyasi olayları da çok net hatırlıyorum ve takip ediyorum. Neticede bugüne bakarak 2004ü yorumlamıyorum. 2004'e bakarak bugün olanları yorumluyorum. Kİ 2004 yılında da yani ben 32 yaşında iyi kötü hayata dair bir görüşü olan bir insan olarak o gün yapılması gerekenin sümüklü amca fetullah ve tüm tarikatlarin irticai faaliyetlerinin takip edilmesi ve sonlandırılması gerektiğini düşünüyordum. Ama o gün de bunları söylediğimizde bir kesim sağolsun bizleri dinsizlikle suçluyordu. Sanki din onların tekelindeymiş gibi.
Atıyorum Şimdi piyasada tanınan bilinen Cübbeli Ahmet Hoca'ya sen Vatan haini şerefsiz gerici ülkeyi bölecek flan diyebilirmisin ? Bunları deme gerekçen ney Namaz kılıyor. Adamı TV programlarına çıkarıyorlar foto çekiyorlar söylemlerini paylaşıyor vb. Ama atıyorum 5 yıl sonra belki adamın kirli bir yüzü çıkacak kadın satıyor genç kızlara tecavüz ediyor ve ülkeyi bölmek istediği anlaşılak ? Bilemeyiz ki. ASIL MESELE GERÇEK YÜZÜNÜ GÖRDÜKTEN SONRA TAVIR ALABİLMEKTE... Ülkemizde gerçek yüzünü gördükten sonra kanallarına çıkanlar bankalarına para yatırılması için çağrıda bulunanları önlerinde eylemler yapanlar unutmadı bu ülke... Zaten unutsaydı o süreçte AKILLI BİR MUHALEFETİN İKTİDAR OLMASI GEREKİRDİ. 1 Puan oy bile arttıramadı :(
Devletin görevi, istihbaratın görevi bunları bilmek. Cemaat olarak dinini yaşayan kimseye ne benim ne de devletin diyecek birşeyi olamaz. Ama İsmailağa cemaati de tüm cemaatler gibi yakından takip edilmesi gereken bir oluşumdur.

Daha Önce yazdığın DAVA KONULARINA gelirsek. Göz ucu ile bakıyorum davlaarın ortan yönü hepsi Teror ve Vatana ihanet ile ilgili bunlar neden hep CHP'den çıkıyor veya CHP'ye yakın insanlar diye sorgulamıyorsun Hakim aynı diyorsun konuyu sulandıyon. 14. Ağır Ceza hakimi adam. Türkiye'de kaçta Ağırceza var zaten 4-5 dava ona geldiyse burada vatandaş olarak bize ne. ( Hadi diyelim ki Hükümet bilerek isteyerek o adama getiriyorlar davaları. Bana hangi dava kararı YANLIŞ AÇIKLARMISIN ? Hangisine verilen ceza yanlış ? Bazısı az bile ceza olarak.
Şunu anlamıyorsunuz. Bir hakimin bütün bu davarlarda hakim olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Aynen de Cüney Çakır'ın ya da başka herhangi bir hakemi oynanan tüm GS-FB maçlarına verseler ülkede kıyamet kopar. Ancak çok ciddi davalarda nedense bu ülke sadece BİR adet EVET BİR adet hakime kalmış ve o hakimi de oradan buraya koşturmuşlar. Bunun normal olduğunuz söyleyecekseniz bu durumda demagojinin alasını siz yapıyorsunuz demektedir.


Her zaman ki gibi buna cevap vermeyip demogoji yapacan gibime geliyor...
Asla demagoji yapmam. Doğru bildiğim ne ise onu söylerim. Çünkü politikacı değilim, parti üyesi değilim. Memleketi seven ve memleketin haline üzülen bir vatandaşım.
 
Son düzenleme:

OzkanK.

Profesör
Ancak çok ciddi davalar

Bu davalardan hangisi çok ciddiymiş ? Bana göre hepsi boş beleş vatana millete gram faydası olmayan davalar.
Birisi devlet sırlarını ifşa etmiş diğeri yaymış biri Cumhurbaşkanına hakaret etmiş küfür etmiş. Demirtaş milleti sokağa dökmüş onlarca insanın ölümüne neden olmuş devlete hakaret etmiş terör propagandası yapmış. Diğeri DHKP-C'den ölüm orucuna girmiş ölmüş flan. hangisinin ne faydası var bize ? Tek ortak yanları muhalefete yakın kişiler olması...


Enis Berberoğlu kararını bir hakim verdi.
Sözcü kararını gene aynı hakim verdi.
Kaftancıoğlu kararını gene ayni hakim verdi.
Demirtaş kararını aynı hakim verdi.
Sırrı Süreyya kararını aynı hakim verdi.
Kozağaçlı kararını aynı hakim verdi.
Can Dündar Kararını aynı hakim verdi
 

ozciceky

Doçent
Bu davalardan hangisi çok ciddiymiş ? Bana göre hepsi boş beleş vatana millete gram faydası olmayan davalar.
Birisi devlet sırlarını ifşa etmiş diğeri yaymış biri Cumhurbaşkanına hakaret etmiş küfür etmiş. Demirtaş milleti sokağa dökmüş onlarca insanın ölümüne neden olmuş devlete hakaret etmiş terör propagandası yapmış. Diğeri DHKP-C'den ölüm orucuna girmiş ölmüş flan. hangisinin ne faydası var bize ? Tek ortak yanları muhalefete yakın kişiler olması...


Enis Berberoğlu kararını bir hakim verdi.
Sözcü kararını gene aynı hakim verdi.
Kaftancıoğlu kararını gene ayni hakim verdi.
Demirtaş kararını aynı hakim verdi.
Sırrı Süreyya kararını aynı hakim verdi.
Kozağaçlı kararını aynı hakim verdi.
Can Dündar Kararını aynı hakim verdi
Ozkan Kardeşim, yanılıyorsam kusuruma bakma. Ama senin şu yukarıda yazdıklarından henüz 15 ila 25 yaş arası bir yerde olduğunu tahmin ediyorum en fazla. Yanılıyorsam lütfen kusura bakma. Çünkü yazdıkların kendi içinde çelişiyor. Hepsi boş beleş vatana millete faydası olmayan davalar diyorsun. Ama öteki tarafta birisi devlet sırlarını ifşa etmiş diyorsun. Devlet sıralarını ifşa ettiği iddia edilen bir dava önemlidir.

Ben çok ciddi davalar dedim sen davaları ciddi görmeyebilirsin, o ayrı bir konu.
Ama kişilerin adil yargılanması gerekir. Adil yargılanma hakkı her bireyin sahip olması gereken bir haktır. Size bütün bir ucu devleti daha doğrusu hükümeti ilgilendiren davalarda aynı hakimin karar merci olması garip gelmiyorsa Hükümetin size söylediklerine inanmakla yetinebilirsiniz.

İyi uykular dilerim size.
Mesaj otomatik birleştirildi:

Bu davalardan hangisi çok ciddiymiş ? Bana göre hepsi boş beleş vatana millete gram faydası olmayan davalar.
Birisi devlet sırlarını ifşa etmiş diğeri yaymış biri Cumhurbaşkanına hakaret etmiş küfür etmiş. Demirtaş milleti sokağa dökmüş onlarca insanın ölümüne neden olmuş devlete hakaret etmiş terör propagandası yapmış. Diğeri DHKP-C'den ölüm orucuna girmiş ölmüş flan. hangisinin ne faydası var bize ? Tek ortak yanları muhalefete yakın kişiler olması...


Enis Berberoğlu kararını bir hakim verdi.
Sözcü kararını gene aynı hakim verdi.
Kaftancıoğlu kararını gene ayni hakim verdi.
Demirtaş kararını aynı hakim verdi.
Sırrı Süreyya kararını aynı hakim verdi.
Kozağaçlı kararını aynı hakim verdi.
Can Dündar Kararını aynı hakim verdi

Muhalefete yakın kişiler demişsin. Can Dündar, Enis Berberoğlu ve Kaftancıoğlu. İkisici CHP üyesi. Can Dündar da CHP üyesi midir bilemem ama Bu kişiler direkt muhalif. Ama Devlete muhalif değil AKP'ye muhalif. Ve AKP'ye muhalif olmak AKP'yi desteklemek gibi bir haktır.

Ek olarak ben AKP'ye muhalif bir kişi olarak herhangi bir AKP'linin ya da AKP'lilerin yargılandığı bir ortamda bu kişilere de aynen yukarıda yapıldığı gibi haksızlık yapılsa bunu da yüksek sesle dile getiririm. Önemli olan ülkede Hukukun Üstünlüğünü egemen kılmak. Gerisi boş benim için.
 
Son düzenleme:
Üst