Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!

Konusu 'Şiir, Öykü, Deneme' forumundadır ve mehmet tarafından 7 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. mehmet

    mehmet Profesör Onursal Üye

    Katılım:
    9 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    2.701
    Beğenileri:
    42
    Ödül Puanları:
    0

    - Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!

    Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
    Mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!

    Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
    Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.

    Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?
    Bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!

    Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!
    Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;

    Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.
    Mavalları bastırdı devrim isimli masal.

    Yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;
    Allah kuluna hakim, kulları heykellerin!

    Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;
    Lafını çok dinledik, şimdi iş inkilapta!

    Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!
    Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez Yeni!

    Karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!
    Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?

    Necip Fazıl KISAKÜREK
     
    Bursasporlu bunu beğendi.
  2. Sinbad

    Sinbad Üyecik

    Katılım:
    5 Haziran 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    zindan iki hece mehmedim lafta​
    baba katiliyle baban bir safta​
    bir de geri adam boynunda yafta​
    halimi düşünüp yanma mehmedim ​
    kavuşmak mı? belki...daha ölmedim ​
    ..................................​
    bir alem ki gökler boru içinde​
    akıl olmazların zoru içinde​
    üst üste sorular soru içinde​
    düşün mü, konuş mu,sus mu,unut mu​
    buradan insan mı çıkar tabut mu​
    .............................​
    mehmedim sevinin başlar yüksekte ​
    ölsek de sevinin eve dönsek de​
    sanma bu tekerlek kalır tümsekte​
    yarın elbet bizim elbet bizimdir​
    gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir​
    Necip Fazıl Kısakürek​
     
  3. bykonfizik

    bykonfizik Asistan

    Katılım:
    16 Nisan 2008
    Mesajlar:
    297
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    ne kalemi var...
     
  4. Ayd

    Ayd Asistan

    Katılım:
    11 Şubat 2009
    Mesajlar:
    121
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    Muhasebe

    Ben artık ne şairim, ne fıkra muharriri!
    Sadece beyni zonk zonk sızlayanlardan biri!
    Bakmayın tozduğuma meşhur Babıalide!
    Bulmuşum rahatımı ben de bir tesellide.
    Fikrin ne fahişesi oldum, ne zamparası!
    Bir vicdanın, bilemem, kaçtır hava parası?
    Evet, kafam çatlıyor, güya ulvi hastalık;
    Bendedir, duymadığı dertlerle kalabalık.
    Büyük meydana düştüm, uçtu fildişi kulem;
    Milyonlarca ayağın altında kaldı kellem.
    Üstün çile, dev gibi gelip çattı birden! Tos!!
    Sen cüce sanatkarlık, sana büsbütün paydos!
    Cemiyet, ah cemiyet, yok edilen ruhiyle;
    Ve cemiyet, cemiyet, yok eden güruhiyle...
    Çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç
    Genç adam, al silahı; iman tılsımlı kılınç!
    İşte bütün meselem, her meselenin başı,
    Ben bir genç arıyorum, gençlikte köprübaşı!
    Tırnağı en yırtıcı hayvanın pençesinden,
    Daha keskin eliyle, başını ensesinden,
    Ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
    Yerleştirse başını, iki diz kapağına;
    Soruverse: Ben neyim ve bu hal neyin nesi?
    Yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi!
    Dışımda bir dünya var, zıpzıp gibi küçülen,
    İçimde homurtular, inanma diye gülen...
    İnanmıyorum, bana öğretilen tarihe!
    Sebep ne, mezardansa bu hayatı tercihe?
    Üç katlı ahşap evin her katı ayrı alem!
    Üst kat: Elinde tespih, ağlıyor babaannem,
    Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve aşıkları,
    Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları;
    Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim;
    Buyrun ve maktaından seyredin, işte evim!
    Bu ne hazin ağaçtır, bütün ufkumu tutmuş!
    Kökü iffet, dalları taklit, meyvesi fuhuş...
    Rahminde cemiyetin, ben doğum sancısıyım!
    Mukaddes emanetin dönmez davacısıyım!
    Zamanı kokutanlar mürteci diyor bana;
    Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana.
    Zaman, korkunç daire; ilk ve son nokta nerde?
    Bazı geriden gelen, yüzbin devir ilerde!
    Yeter senden çektiğim, ey tersi dönmüş ahmak!
    Bir saman kağıdından, bütün iş kopya almak;
    Ve sonra kelimeler; kutlu, mutlu, ulusal.
    Mavalları bastırdı devrim isimli masal.
    Yeni çirkine mahkum, eskisi güzellerin;
    Allah kuluna hakim, kulları heykellerin!
    Buluştururlar bizi, elbet bir gün hesapta;
    Lafını çok dinledik, şimdi iş inkılapta!
    Bekleyin, görecektir, duranlar yürüyeni!
    Sabredin, gelecektir, solmaz, pörsümez Yeni!
    Karayel, bir kıvılcım; simsiyah oldu ocak!
    Gün doğmakta, anneler ne zaman doğuracak?

    Necip Fazıl KISAKÜREK
     

Sayfayı Paylaş