Vatan şairi gommunist nazım

Bu konuyu okuyanlar

Murataltug

Profesör
Değil birkaç
değil beş on otuz milyon aç bizim!
Onlar bizim! Biz onların!


Ben aşkı : hürmet muhabbet
sadakat, diye anlarım


Hoşça kalın dostlarım benim
hoşça kalın! Sizi canımda
canımın içinde, kavgamı kafamda götürüyorum.


Yani öyle ciddiye alacaksın ki yaşamayı yetmişinde bile, mesela zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,


En güzel deniz: Henüz gidilmemiş olanıdır. En güzel çocuk: Henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: Henüz yaşamadıklarımız.


Ve sana söylemek istediğim en güzel söz, henüz söylememiş olduğum sözdür…


Ben sadece ölen babamdan ileri
doğacak çocuğumdan geriyim,
ve bir kavganın adsız neferiyim.


İşsiz kalırsam" diye düşündü
22 yaşında. İşsiz kalırsam" diye düşündü 23 yaşında İşsiz kalırsam" diye düşündü 24 yaşında. Şimdi 52 yaşındadır İşsizdir..


Ve zaman zaman işsiz kalarak
"İşsiz kalırsam" diye düşündü
50 yaşına kadar.


Çocuklar öldürülmesin
Şeker de yiyebilsinler.


Geceleri uyku tutmuyor.Kabahat sende!bBeni uyutmuyorsun Senden davacıyım


Bir gün Çok bunalırsan Denizin dibinde Yosunlara takılmış gibi
Soluksuz Sakın unutma gökyüzüne bakmayı Gökyüzü senindir,


Gökyüzü herkesindir


Bana öyle geliyor ki bir tek insana, yüz milyonlarca insana, bir tek ağaca, bütün ormana, tek bir düşünceye, bir çok düşünceye ve fikre aşık olmadan yaşamak, yaşamak değildir...


Çok şükür aşığım


İnanmıyorum bir kış günü dünyaya geldiğine.Sen mutlaka baharda doğmuş olmalısın toprak uyanırken


Herkesle kavga ediyorum
Karışıyorum her şeye Üstüme vazife olmayan işlere sokuyorum burnumu.
Tatsız bir insan oldum velhasıl.


Nasıl öfkelenmem düşündükçe memleketimi. Çırpınıyor ayakları altında bir avuç hergelenin..


Sende ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil...


Okuman lazım evlat.Evirip çevirmeyi, göze girmeyi, falan filan bırakıp
okuman....


Mutlu olmak için büyük nedenlere gerek yok. Cebimde 75 kuruşum var, havada bahar


Kitaplar en uzak, en güzel yolculuk
fakat kısır fakat sensiz...
 
Bu vatan için yıllarca hapis yatmış Nazım Hikmet Ran'a sırf komünist diye "gommunist nazım" şeklindeki hitabınız hiç hoş değil.



Mavi Gözlü Dev lakaplı Nazım Hikmet'i 118. yaşında saygıyla anıyorum.
 
Son düzenleme:

Murataltug

Profesör
Bu vatan için yıllarca hapis yatmış Nazım Hikmet Ran'a sırf komünist diye "gommunist nazım" şeklindeki hitabınız hiç hoş değil.



Mavi Gözlü Dev lakaplı Nazım Hikmet'i 118. yaşında saygıyla anıyorum.
İyide nazım hikmet komünist kelimesini övünerek kullanmamışmıdır burada komünist kelimesini kötüleyerek kullanmadım evet misal kötülesem vatan şairini kullanmaz böyle bir bölüm açmazdım ama nazım hikmet komünist olmaktan gurur duyardı ve nazım benimde çok sevdiğim bir şairdir saygılar yani hem komünist hem mavi gözlü dev hem vatan şairi
 
İyide nazım hikmet komünist kelimesini övünerek kullanmamışmıdır burada komünist kelimesini kötüleyerek kullanmadım evet misal kötülesem vatan şairini kullanmaz böyle bir bölüm açmazdım ama nazım hikmet komünist olmaktan gurur duyardı ve nazım benimde çok sevdiğim bir şairdir saygılar yani hem komünist hem mavi gözlü dev hem vatan şairi
Komünist olmak kötü bir şey değildir. Devrimin silahla yapılamayacağını anladığın müddetçe.
 

Murataltug

Profesör
Onlar ümidin düşmanıdır,
akar suyun, meyve çağında ağacın, serpilip gelişen hayatın düşmanı..

Sen esirliğim ve hürriyetimsin,
Çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,Sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
Sen büyük, güzel ve muzaffer,
Ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin...

O mavi gözlü dev Minnacık bir kadın sevdi. minnacık kadın.
Rahata acıktı yoruldu devin büyük yolunda. Ve elveda
deyip mavi gözlü deve, girdi zengin bir cücenin koluna

Seni çok göresim geldi. Kafamda, gözümde, burnumda, yüreğimde ve ellerimde tütüyorsun...

Dün gece rüyamda yine seni gördüm. Uyandığıma pişman oldum.

Ve ölüm birleştirmiyor,
ayırıyor insanları.

Biz kuşlara emanet ettik yüreğimizi; kendi vicdanında özgür Kendi gökyüzünde göçebe.

Bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz. Yüz Türkiye olsa, elinizden de gelse yüzünü de zincire vurur, yüz kere satarsınız.

Milletimin en talihsiz gecesi
ana rahmine düştüğünüz gecedir.

Seni seviyorum ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...

Hani bir söz vardır; “Ölmeden bir kere yüzünü görsem yeter” derler. İşte öyle...

Bana bir şiirimi okumuştun,
Sesin kulağımda hala.

Yaşamak şakaya gelmez büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede ki mesela, insanlar için ölebileceksin
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

Her insan gibi o da bir şeyle fazla meşgul olurdu. Bu iptilası, düşkünlüğü ise kitaplarınaydı. Evet kitaplarını umulmaz bir derinlikle severdi.."

Hasretini çekmiyorsam kahrolayım.Konuşmayı severim... Fakat herkesle değil...

Hoş geldin kadınım benim hoş geldin yorulmuşsundur nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,

Hoş geldin kadınım
susamışsındır buzlu şerbetim yok ki ikram edeyimGel benimle. Mutluluğun suç olmadığı yerlere gidelim.

Erkek kadına dedi ki Seni seviyorum, ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya

seni beş dakika uzaktan olsun sahiden görebilmek için şu münasebetsiz hayatımın beş on senesini verirdim.”
 

Murataltug

Profesör
Nazım Hikmet Selanik, 20 Kasım 1901-Moskova 3
Haziran 1963 Bahriye Mektebi'ni bitirdi 1919 da Hamidiye Kruvazörüne stajyer bahriye subayı olarak atandı. 1920'de sağlık kurulu kararı ile askerlikten çıkartıldı.

Nazım Hikmet Ocak 1921'de Milli Mücadele'ye katılmak üzere Anadolu'ya geçti. Cepheye gönderilmedi Boluda ögretmenlik yaptı Eylül 1921 de Moskova'ya gitti Komünist Üniversitesi'nde (KUlV) okudu

Nazım Hikmet 1921 de Moskova'ya gitti 1924'de Türkiye'ye döndü, bir yıl sonra yeniden Moskova'ya gitti, 1928'e kadar kaldı. 1928'de bir süre tutuklu kaldı

Şiirieri ile ilgili pek davalardan beraat eden Nazım 1933'den 1938'e kadar "gizli örgüt kurmak" ordu ve donanınayı isyana teşvikten tutuklanır

Nazım toplam 28 yıl 4 ay hapis cezasına mahküm edilsede 14 Temmuz 1950'de Af Yasası'ndan yararlanarak, serbest bırakılır

Nazım yükümlülüğü olmamasına rağmen askerlik kararını hayatına bir tehdit gördügü için 17 Haziran 195l
de istanbul'dan Romanya ve Moskova ya gider

Nazım 25 Temmuz 1951 de Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlıgından çıkarılır

Nazım Ölümüne kadar pek çok ülkeye seyahatler yapar konferans verir şiir okur
Bugün Moskova Novodeviçiy Mezarlığı'nda gömülüdür.

Şiir yazmaya 1914'te başlayan Nazım Hikmet'in ilk şiiıi, Mehmed Nazım imzası ile 3 Ekim 1918'de Yeni Mecmua'da yayımlanır 1921 1924 yıllarında Moskova'da ögrenim görür

Nazım Hikmet Rus etkisi ile klasik şiirden sıyrılarak, özgür, ve yeni bir şiir dili geliştirir ilk çalışmaları Aydınlık dergisinde yayımlanır

Nazım Hikmet in ilk şiir kitabı, Güneşi içenlerin Türküsü 1928'de Bakü'de yayımlanır

Pek çok film senaryosu Gazete yazıları romanları öykü ve çeviriler olan Nazımın yapıtları 1938'den 1965 e dek Türkiye'de yasaklanmıştır

Nazım hikmet 'in 1965'den başlayarak, çeşitli basımları yapılan yapıtları "bütün yapıtları kapsamında yapı kredi
Tarafından bir araya getirilir
 

Murataltug

Profesör
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
 

SDN Son Haberler

Son mesajlar

Üst