Tüyler ürperten Dağlıca itirafları

Bu konuyu okuyanlar

topalsolucan

Rektör
daglica-itiraf1.jpg

Terörle Mücadele Birimleri'nin çok gizli operasyonla yakaladığı Cumhurbaşkanlığı referandumunun yapıldığı 21 Ekim 2007 sabahı gerçekleştirilen baskına katılan Felek Alp, 10 gündür yoğun biçimde sorgulandı.

Star Gazetesi'nien haberine göre saldırının planlayıcılarının isimlerini veren Alp, eylemin Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesini öngören referandumu etkileme amaçlı yapıldığını anlattı. Alp, Dağlıca baskının 500 teröristle gerçekleştirildiğini açıkladı. PKK adına Kuzey Irak'ta silahlı faaliyet gösterdiği için hakkında arama kararı bulunan Felek Alp'in yurda girdiği istihbaratı üzerine başlatılan operasyon İstanbul'da son buldu. İstanbul Polisi, 19 Aralık'ta yaptığı operasyonla Yusuf Uzun ve Tarık Görür'le birlikte Felek Alp'i yurtdışına çıkmak üzereyken yakaladı. Dağlıca baskınının kilit isimleri arasında olduğu belirlenen Alp'in sorgusu bu yönde yoğunlaştı.

Baskın Öncesi Brifing Verildi

Dağlıca Baskını öncesi yapılan uzun hazırlıkları anlatan Alp, baskından önce “Bahoz Erdal” kod adlı Fehman Hüseyin, “Abbas” kod adlı Duran Kalkan ve “Ape Hüseyin” kod adlı Kadri Çelik ile toplantı yaptıklarını anlattı. Alp, eyleme karar verilmesinden sonra, Zağros Karargah Komutanı “Rubar Çele" kod adlı Esvet Budakbeyoğlu'nun eylemi alanda yönetecek ekibe hitaben bir konuşma yaptığını ifade etti. Alp, ifade tutanaklarına geçen itirafında konuşmanın detaylarını şöyle verdi: “Rubar Çele, ‘yapılacak eylemin Dağlıca Karakolu'na yönelik olacağını, Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı seçimi olduğunu eylemin mevcut süreç içerisinde çok önemli ve Türkiye'ye büyük bir darbe vuracak eylem olacağını, eylemle TC'nin gündeminin değişeceğini, eylemden sonra Türkiye'nin bir numaralı gündeminin bu eylem olacağını, uzun zamandır karakola yönelik keşif çalışmalarının yapıldığını, karakolun etrafında yaklaşık 10 tane tepe olduğunu, bu tepelerin hepsine konuşlanılacağını, karakolun etrafındaki bütün tepelerin, geçitlerin tutulacağını' söyledi.”

Şehit asteğmen skandalı günlüğünde anlatmıştı

Dağlıca Baskını sırasında şehit düşen Asteğmen Mehmet Bozkuş'un günlüğündeki ifadeler, terörist Alp'in itiraflarını teyit ediyor. Alp, sadırı öncesi katırlarla günler öncesinden yığınak yapıldığını ve saldırı emrinin telsizden verildiğini belirtirken; Asteğmen Bozkuş'un günlüğünde de benzer ifadelere rastlanmıştı. Şehit Asteğmen Bozkuş, yapılan yığınağı ve telsiz konuşmalarını günlüğünde şöyle anlatıyordu:

“Bugün var ya aşkım... Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum. Gözümüzün önünden on katır on kişi geçiyor, ‘gidelim öldürelim' diyoruz göndermiyorlar. Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar. Bi de bunun üzerine adamları telsizlerinden de dinliyoruz. Hala elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz. Adamlar resmen önümüzden geçiyor. Biz de öyle salak saçma dağ başında bekliyoruz, neye kime hizmet ettiğimizi bilmiyoruz, ilk defa burada bulunuşumuzun boş olduğunu anladım.”

“O sabah sana demiştim ya terörist ve dolu katırlar gördük bir şey yapamadık diye, şerefsizler ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler yüklerini boşaltıp geri döndüler ve biz gene bir şey yapamadık. Emir vermedi üstlerimiz. Gene ‘gidelim' dedik ‘bırakın gitsinler' dediler. Başlarım böyle işe dedik, elimizi kolumuzu bağladık. Ne kadar saçma bir şey. Çıldırdık çaresizlikten. On tane adam vardı, parçalardık şerefsizleri. Manyak gibi durduk yerimizde.”

Dağlıca Ergenekon Bağlantısı

Baskın sırasında bir düğünde olduğu belirlenen Dağlıca'nın komutanı Yarbay Dirik'in baskın öncesinde taburun stratejik fotoğraflarını Ergenekon davasının sanıklarından Asuman Özdemir'e gönderdiği ileri sürülmüştü. Ergenekon iddianamesinin 354 nolu klasöründe yer alan belgelere göre Dağlıca Tabur Komutanı Kurmay Yarbay Onur Dirik ile Ergenekon zanlısı Asuman Ayşe Özdemir arasında Dağlıca fotoğrafları ve belgeleri alışverişi yapıldı.Dirik'in Özdemir'e gönderdiği fotoğrafların üzerindeki notlarda, askerlerin konuşlandığı tepeler, stratejik noktalar ve intikal yolları gibi ayrıntılı bilgiler yer alıyor.

Not: Bende çatışmadan 20 gün sonra Dağlıcaya gittim ve askerliğimi orada yaptım. Asteğmen Mehmet Bozkuş'un günlüğünde yazdıklarının altına imzamı atarım.

Makale uzun olduğu için önemli yerlerini ekledim.

Devamını Okumanızı Tavsiye Ederim
 

webrettin

Profesör
Cumhurbaşkanını veya yönetimi beğenmediğinde memlekette kaos varmış gibi yapmak için tertemiz evlatların toprak olmasına geriya kalan aileleri diri diri gömmeye göz yummak vatana hizmet değil ihanettir.

Bugün var ya aşkım... Bu terörün bitmeyeceğine bir kere daha şahit oldum. Gözümüzün önünden on katır on kişi geçiyor, ‘gidelim öldürelim' diyoruz göndermiyorlar. Helikopter çağırıyoruz yollamıyorlar. Bi de bunun üzerine adamları telsizlerinden de dinliyoruz. Hala elimizi kolumuzu bağlı tutuyorlar, çıldırıyoruz. Adamlar resmen önümüzden geçiyor. Biz de öyle salak saçma dağ başında bekliyoruz, neye kime hizmet ettiğimizi bilmiyoruz, ilk defa burada bulunuşumuzun boş olduğunu anladım.”

“O sabah sana demiştim ya terörist ve dolu katırlar gördük bir şey yapamadık diye, şerefsizler ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler yüklerini boşaltıp geri döndüler ve biz gene bir şey yapamadık. Emir vermedi üstlerimiz. Gene ‘gidelim' dedik ‘bırakın gitsinler' dediler. Başlarım böyle işe dedik, elimizi kolumuzu bağladık. Ne kadar saçma bir şey. Çıldırdık çaresizlikten. On tane adam vardı, parçalardık şerefsizleri. Manyak gibi durduk yerimizde.
 

ashabulyemin

Profesör
Ergenekon ve benzeri davalar sonuçlanınca ülkemizin kaderini değiştiren olayların tek bir elden çıkyığını göreceğiz.Uzun yıllan önce 1 nayıs taksim katliamını hazırlayanlar artık hedefi değiştirmiş derinden esen hain omuzukalabalıklarla pkk yı buluşturmuş aynı menfaatta birleşip ülkesini yunana dahi satmaktan israile dahi satmaktan çekinmeyen rezil güruhla ülkemiz içinde gerek darbe gerekse darbeye zemin hazırlamak toplumu bölmek için katliamlar yapmışlardır.
Günümüzde bütün bu katliamları pkk nın yaptığını söyleyebilmek cahill,iktir.Üçbeş tane baldırıçıplak çapulcu koca bir devlete kafa tutabilirmi
Tutabilir eğer kendi komutanlarının dahi şehadetine vesile olabilecek kadar kanı bozuklar varsa olabilir.Eşşehid Eşref Bitlis[Rha]ve bu hain planlarla şehadete eren vatan evlatları bunun kanıtıdır.
Ergenekon balyoz vs silivri mahkemeleri tamamlanacak haberal ve princek hakettiklerini alacak işte o zaman ülkemize huzur gelecektir.
Güvenliğimizi tehdit eden huzurumuzu bozan imralı sakini değil bunlardır çünki o ancak bir maşa bir maskaradır.
 

SDN Son Haberler

Üst