mekanikdesign
Asistan
- Katılım
- 14 Ekim 2008
- Mesajlar
- 304
- Reaksiyon puanı
- 2
- Puanları
- 0
Bugün üniversite öğrencilerinin çoğunluğunu 1988 doğumlular ve
daha küçükler oluşturuyor. "gençlik" onlara deniyor.
Onlar için tek bir Almanya var ve SSCB, Çekoslovakya,
Yugoslavya gibi ülkeleri tanimiyorlar.
Soğuk Savaşı bir bilgisayar oyunu sanıyorlar.
AIDS doğduklarından beri var.
CD doğduklarından beri var.
Michael Jackson onlar doğduğunda beyazdı.
Bülent Ersoy onlar doğduğunda kadındı.
Eski filmlerde Ajda Pekkan'ı görseler tanımazlar.
Küçük Emrah'ı, Emrah'ın gayrimeşru oğlu sanıyorlar.
Rıdvan Dilmen onlar için sadece bir TV spor yorumcusu ve ona neden "şeytan" dendiğini bilmiyorlar.
Kenan Evren onlar için tonton bir ressam.
Onlar için "Çarli'nin Melekleri" ve "Görevimiz Tehlike" sadece geçen senenin yeni vizyon filmleri.
Siyah beyaz bir bilgisayar ekranı olabileceğini düşünemezler.
Pac-Man'i bilmezler. Amiga ve Commodore 64'leri olmadı hiç.
Siyah beyaz bir televizyon olabileceğine inanmazlar ve uzaktan kumanda olmadan nasıl kanal değiştirileceğini bilmezler.
Balkonda hiç anten ayarı yapmadılar.
Sadece tek bir kanalın günde belirli saatlerde yayın yaptığı dönemlerde dinozorların da yaşadığını düşünürler.
Dallas'i sadece NBA maçlarından bilirler.
Flamingo Yolu ise sadece bir bar adı olabilir onlar için.
John Travolta'yı hep balik etli ve yuvarlak hatlı olarak
gördüler ve onun nasıl olup da bir dans ustası olabildiğini hayal bile edemezler.
Ve bizler de üniversitedeyken cep telefonsuz nasıl
yaşayabildiğimize akıl erdiremezler.
Şimdi bakalım yaşlanıyor muyuz bir görelim.....
1. Yukarıda yazılanları anlıyor ve gülümsüyorsun.
2. Artık dışarda geçirilen bir gecenin ardından öğleden sonraya kadar uyumaya ihtiyacın var.
3. Arkadaşların evleniyor.
4. Küçücük çocukların bilgisayarla nasıl çok rahat oynayabildiklerine her zaman hayret ediyorsun.
5. Liseli gençlerin ellerinde cep telefonlarını görünce kafanı sallıyorsun.
6. Işine her geçen gün daha çok bağlanıyorsun. Artık o senin hayatın.
7. Arkadaşlarınla hergün telefonda daha az vakit geçiriyorsun.
8. Zaman zaman arkadaşlarınla buluşup, beraber yaşadığınız komik anıları tekrar tekrar anlatıp, eski güzel günleri yadediyorsun.
9. Bu yazıyı okuduktan sonra bazı arkadaşlarına da göndermeyi düşünüyorsun. Onların da bunu beğeneceklerini düşünüyorsun...
Evet kabul etsek de etmesek de hepimiz yavaş yavaş yaşlanıyoruz...
daha küçükler oluşturuyor. "gençlik" onlara deniyor.
Onlar için tek bir Almanya var ve SSCB, Çekoslovakya,
Yugoslavya gibi ülkeleri tanimiyorlar.
Soğuk Savaşı bir bilgisayar oyunu sanıyorlar.
AIDS doğduklarından beri var.
CD doğduklarından beri var.
Michael Jackson onlar doğduğunda beyazdı.
Bülent Ersoy onlar doğduğunda kadındı.
Eski filmlerde Ajda Pekkan'ı görseler tanımazlar.
Küçük Emrah'ı, Emrah'ın gayrimeşru oğlu sanıyorlar.
Rıdvan Dilmen onlar için sadece bir TV spor yorumcusu ve ona neden "şeytan" dendiğini bilmiyorlar.
Kenan Evren onlar için tonton bir ressam.
Onlar için "Çarli'nin Melekleri" ve "Görevimiz Tehlike" sadece geçen senenin yeni vizyon filmleri.
Siyah beyaz bir bilgisayar ekranı olabileceğini düşünemezler.
Pac-Man'i bilmezler. Amiga ve Commodore 64'leri olmadı hiç.
Siyah beyaz bir televizyon olabileceğine inanmazlar ve uzaktan kumanda olmadan nasıl kanal değiştirileceğini bilmezler.
Balkonda hiç anten ayarı yapmadılar.
Sadece tek bir kanalın günde belirli saatlerde yayın yaptığı dönemlerde dinozorların da yaşadığını düşünürler.
Dallas'i sadece NBA maçlarından bilirler.
Flamingo Yolu ise sadece bir bar adı olabilir onlar için.
John Travolta'yı hep balik etli ve yuvarlak hatlı olarak
gördüler ve onun nasıl olup da bir dans ustası olabildiğini hayal bile edemezler.
Ve bizler de üniversitedeyken cep telefonsuz nasıl
yaşayabildiğimize akıl erdiremezler.
Şimdi bakalım yaşlanıyor muyuz bir görelim.....
1. Yukarıda yazılanları anlıyor ve gülümsüyorsun.
2. Artık dışarda geçirilen bir gecenin ardından öğleden sonraya kadar uyumaya ihtiyacın var.
3. Arkadaşların evleniyor.
4. Küçücük çocukların bilgisayarla nasıl çok rahat oynayabildiklerine her zaman hayret ediyorsun.
5. Liseli gençlerin ellerinde cep telefonlarını görünce kafanı sallıyorsun.
6. Işine her geçen gün daha çok bağlanıyorsun. Artık o senin hayatın.
7. Arkadaşlarınla hergün telefonda daha az vakit geçiriyorsun.
8. Zaman zaman arkadaşlarınla buluşup, beraber yaşadığınız komik anıları tekrar tekrar anlatıp, eski güzel günleri yadediyorsun.
9. Bu yazıyı okuduktan sonra bazı arkadaşlarına da göndermeyi düşünüyorsun. Onların da bunu beğeneceklerini düşünüyorsun...
Evet kabul etsek de etmesek de hepimiz yavaş yavaş yaşlanıyoruz...