Nuri pakdil

Bu konuyu okuyanlar

Murataltug

Profesör
Hiç eskimiyor ortadoğuda zaman

Ölümse sabırlı bir hüma kuşu
hannâne direği ölçüledi varoluşu

İştahlıyım bağımsızlığa savaşa özgürlüğe bu ilkeler her ülkede girecek yürürlüğe

Konuşma sırası geldi mi bana anne ortadoğu çocuğu değil miyim anne düşünüyorum o halde savaşacağım anne

Savaş benim arkadaşım anne

Bölünemez ortadoğu
sınır taşlarıyla

ileride görüyoruz putu kıran ibrahimi bizi yanına çağıran ibrahimi Bizi özgür eden
putu kıran hep o ateşte yanmayan güçlü ibrahim

gözlerin şiirin ekmeği gibi
ey sevdanın has buğdayı

Damladı yere bir damla yağmur
bir damla eylem

Ve bağdat ve kufe ve ürdün trablusgarp biraz erzurum biraz maraş biraz istanbul

Kutlu bir el bağlamıştı kentleri birbirine evreni kaplayan bir iple

Evreni bir ev yapan bir düşüncenin çevresinde toplandılar ortadoğu oğulları

Deniz kabardı ve silindi soluğu önünde yiğidin dağlar geriye çekildi soluğu önünde yiğidin

Zekâtla hac önderliğinde namazın başlattılar eylemini çağımızın Bir mutlu akımla aydınlattılar evleri

Duydum çalışanın kıvançlı sağlam inançlı yürek sesini toprakta
 

Murataltug

Profesör
çoğalan ibrahimlerle
bir gelecek vakit habercisi
yeniden çizdi kenti

inanınca duanın gücü artar
tutsaklık erirdi

bir akımdır geçen yüreğimden
en uzaktaki bir müslümanın yüreğine

vakur dinç bir devrimden
iyi anlarım benim işim
devrim yapmak

bir muştu büyütüyorum yüreğimde bileklerimizin gücüne doğru işleyen bir asya direnci afrika siyah inci

en çok şimdi anlıyoruz ömer'i ali'yi hasan'ı ve osman'ı keskin nişancı olarak ilerliyoruz

kutsal alın teri kitabımın ilk cümlesi

burjuva ayağa kalk güneyde kuzeyde doğuda batıda
yargılıyorum seni

şan soluyan şan alan genç yürekler ey kardeşler gören gözlere ortalık ışımıştır

Daha dinç ötede olduğundan daha parlak Otuzüç katlı bir yapı gibi Damarlarımızda dolaşan kan gibi Hamid çizgisi

Tûr Dağını yaşa Ki bilesin nerde Kudüs Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum Ayarlanmadan Kudüs’e Boşuna vakit geçirirsin Buz tutar Gözün görmez olur

Gel Anne ol Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar Adam baba olunca İçinde bir Kudüs canlanır Yürü kardeşim
Ayaklarına Kudüs gücü gelsin

Narin bir üzüm anne yüreği

Çocuk harita anne çocuğun gözleriyle bakar uyur çocuk
anne bekçi daim

Doğudan mı batıdan mı
yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüse

anne eli ovadır oynayınca çocuk daha genişler

Ve çocuk gülünce
ışır el aksa el aksa bilir ki
çocuk koyacak o taşı

Ki biraz kirazdır ki biraz silâhtır
çocukların gözleri parmakları

Ağıt yakışmaz şiire ve çocuk yüzlerine ki çocuk yüzleridir getirir bizlere bağımsızlığı
34

Artıyor katsayısı direnişin

bu çelik çağında ata iyi binin

Kalbinde bir gül bu atın Ceyhan sızar gibi gözlerinden düş gören at bellidir gözlerinden

Az da olsa duyarım
acısını toprağın

uzayda ayaklarım
gülyağına bulandı

Yapsanız daha büyük bomba
sığar kalbime gömersiniz ölülerinizi

Başımı sallarım ya giderken
bir Kudüsteyim bir İstanbul’da

Bir gün konuşacağıma
tanık tutuyorum ayı Sırtıma alarak Asyayı Afrikayı

Tüm çocuklar gözyaşı
Akıp dururlar sana

Yaşama cesaretimi artıran
Ağır acı oturuşunuz vardı

Ta kendisi diyor taa ordaki hayaline Yaklaşmak istedikçe bir kaçıyor ki o da

Rüyalar hep renkli mi
Yapılıyor ki anne

Biryerlere yürüyor tek başına
Hiçolmazsa Sonsuzu kat yanına

Kutsal inadı olanlar gerekli
Bir kalbi daha olanlar gerekli

Sözcüğün uzun kavlinden
Bütün yönler Mekke

Bir çentik at tarihe haydi uzat
Ellerini varır bulur ellerim

Amelenin alınteri kıvrılıp
Da dolansa kulağına patronun

Atılacak bir sonraki adım
kadar güzeldir sessiz tek gece

İnsanın en çok kalbi temiz olmalıdır.

Tüm organlarımıza buyuran bir güç var onda.

İnsanı kalbinden tutamadınız mı, görün nasıl kayıp gidecek elinizden!

Kalbin gereksinimlerine dikkat edilmedi mi emek de, ekmek de yitiriverir anlamını.

Ne emek, ne ekmek; önce kalbimiz bozuluyor

Saat kaç olmuş... hâlâ bir çocuk yürümemiş sokakta!

Tek tek kendi yazgımızı mı yaşayacağız, yoksa yazgıların toplamından her birimize düşen parçayı mı yaşayacağız

Bir nidâ kadar gerekli bana: sinirliliğim sakinleştiriyor beni.

Alınyazıma sâdık kalmalıyım

Çileyi çeken yazıyı yazandır. Bir çile de bin çeşit yazı demektir

İnsan, yeryüzündeki garipliğini, sabaha girmek üzere olan ıssız bir sokakta daha iyi mi anlar gibi oluyor ne

insan, kendi sesini, dâima, başkalarından önce işitir. Herkesin, kendince bir çileye dayanabilme gücü de burdan gelir ya

Elbette aynı şeylerle acı çekmek çok zor bir eylem.

Yüzünüzde güller, dün gece çok okudum

Uzak bir pencereydi, yeni kalkmıştım uykudan: bir ağacın dalları Kâbe'ye bakıyordu.

İnsan, yıkılan KENDİ
KENDİSİYLE DE burun buruna gelebilir bazan.

Yolda, çocuğunun elinden tutmuş bir bayan görsem yürürken çocuğun düşmemesi için tutuyor sanırdım. Ama öyle değilmiş. Kendimize bir destek bulmak için tutuyoruz çocukların ellerinden

Kalbime bir daha cemre düşer mi?

kalbime cemre düştü
 
Üst