mekanikdesign
Asistan
- Katılım
- 14 Ekim 2008
- Mesajlar
- 304
- Reaksiyon puanı
- 2
- Puanları
- 0
Adnan Necla ya tutulmuştu. "Bizim aşkımız çok nitelikli" diyorlaardı. Ne demekse? Neyse onlar kendi aşklarını öyle görüyorlardı. Adnan despot bir adamdı. Bir gün necla arkadaşı Duygu nun evine gidecekti. İzin aldı sevgilisinden. Duygu evdeydi ve arkadaşları gelecekti o akşam. Kadın kadına oturacaklardı. Saat 22 yi geçmişti. Adnan Necla yı aradı.
- Ne yapıyorsun sevgilim?
dedi
- Ya ne yapalım aşkım, Mahmut la arkadaşını bekliyoruz, yemek yiyeceğiz de...
dedi. Mahmut Duygu nun kocasıydı.
- Yaaa... Peki, Mahmut un arkadaşı kadın mı?
diye safça sordu Adnan...
- Yok daha neler, tabi ki değil.
diyerek gülümsedi Necla.
- Haa anladım yani siz dördünüz yemek yiyeceksiniz... Peki afiyet olsun canım!
dedi ve telefonu kapattı. Necla gece 1 e doğru Adnan ı aradı. Adnan açmadı... Dört beş kere daha aradı; ama Adnan açmadı...
Ertesi gün pazardı. Necla sabahtan itibaren en az 40 kere aradı; ama Adnan açmadı. Her pazar aynı kafeye gider, gazete okurdu. Necla o kafeye gitti. Adnan yine herzamanki gibi gazetesini okuyordu. Necla yaklaştı ve:
- Neden açmadın telefonlarımı aşkım? Bir şey oldu diye çok korktum...
dedi. Adnan güldü.
- Aşk mı? Ben mi?
- Evet.
- Aşk bitti canım. Sen bana ihanet ettin. Benim sevgilim gecenin tam ortasında başka bir adamla yemek yiyemez. Yemişse o da benim sevgilim olamaz. Üzgünün yapacak hiçbirşey yok!
- Ama ne var bunda, inan bana sadece yemek yedik, üstelik dünyanın yolunu gitmiştimben, nasıl dönmemi beklersin... Yanlış anlamışım Duygu nun arkadaşları gelecek zannediyordum, son anda plan değişti. Ben zaten sana söyleyecektim.
- Söyleyeceğin hiçbirşey yok! Ben senin orada olmanı istemiyordum ve sen bunu biliyordun.
- Çok kabasın Adnan!
- Valla ne olduğumu inan bilmiyorum, ben sacede itaat istediğimi biliyorum... Neyse uzatmaya gerek yok! Senin kantarın beni çekmez yavrum. Şimdi lütfen masamı terk eder misin? Ne geçmişimde ne geleceğimde Necla diye biri yok. Şimdi ister Mahmutlara git ister cehenneme. Bana gelme de nereye gidersen git!
Bu hikayedeki adamın çok kaba olduğunu düşünebilir ya da adama hak verebilirsin. Düşüncen ne olursa olsun ortada bir uyum probleminin olduğunu kabul etmek zorundayız. Adam despot, kadın özgürlükçü. Ne adam suçlu ne kadın. Kimi karısının başkasıyla tatile gitmesini bile hoş görebilir, kimi bakkala alış verişe gitmesinden rahatsız olur. Bünye meselesi bu kasmaya gerek yok.
Aradık taradık üşenmedik Adnan ı bulduk. Bize net konuştu:
- Ben seni seviyorsam bana uyacaksın, ben de sana uyacağım, ben sana yanlış yapmıyorsam sen de bana yapmayacaksın. Bu kadar işim gücüm arasında bir de senin yanlış yapma ihtimalinle uğraşamam. Ya git, ya kal. Eğer kalacaksan prensiplerim var. Onlara uyacaksın. Sınırsız özgürlüğü de reddediyorum; ama senin ruhunda bu varsa birlikte olmamız gerekmez, git o zaman. dedi ve sordu:
- Abi haksız mıyım?
dedi.
- Valla haklısın
dedik.
Sonra biz,
- Bu hikaye yi buraya koyaylım da insanlara bir mesaj verelim!
dedik.
İnsan düşünür: Ama adam karısına hiç saygı duymuyor ki güvendiği insanlarla yemek yemiş. Ne var bunda?
Bilge adam cevap verir: Ya bir şey yok, ben bunu söylüyorum. Adam kıza o kadar saygı duyuyor ki " Ben seni tutmayayım, git istediğin herkezle yemek ye! " diyeor ve gönderiyor...
Mesaj: Herkezle her şey yapılmaz... Zorlama olmuyorsa yolla gitsin...
- Ne yapıyorsun sevgilim?
dedi
- Ya ne yapalım aşkım, Mahmut la arkadaşını bekliyoruz, yemek yiyeceğiz de...
dedi. Mahmut Duygu nun kocasıydı.
- Yaaa... Peki, Mahmut un arkadaşı kadın mı?
diye safça sordu Adnan...
- Yok daha neler, tabi ki değil.
diyerek gülümsedi Necla.
- Haa anladım yani siz dördünüz yemek yiyeceksiniz... Peki afiyet olsun canım!
dedi ve telefonu kapattı. Necla gece 1 e doğru Adnan ı aradı. Adnan açmadı... Dört beş kere daha aradı; ama Adnan açmadı...
Ertesi gün pazardı. Necla sabahtan itibaren en az 40 kere aradı; ama Adnan açmadı. Her pazar aynı kafeye gider, gazete okurdu. Necla o kafeye gitti. Adnan yine herzamanki gibi gazetesini okuyordu. Necla yaklaştı ve:
- Neden açmadın telefonlarımı aşkım? Bir şey oldu diye çok korktum...
dedi. Adnan güldü.
- Aşk mı? Ben mi?
- Evet.
- Aşk bitti canım. Sen bana ihanet ettin. Benim sevgilim gecenin tam ortasında başka bir adamla yemek yiyemez. Yemişse o da benim sevgilim olamaz. Üzgünün yapacak hiçbirşey yok!
- Ama ne var bunda, inan bana sadece yemek yedik, üstelik dünyanın yolunu gitmiştimben, nasıl dönmemi beklersin... Yanlış anlamışım Duygu nun arkadaşları gelecek zannediyordum, son anda plan değişti. Ben zaten sana söyleyecektim.
- Söyleyeceğin hiçbirşey yok! Ben senin orada olmanı istemiyordum ve sen bunu biliyordun.
- Çok kabasın Adnan!
- Valla ne olduğumu inan bilmiyorum, ben sacede itaat istediğimi biliyorum... Neyse uzatmaya gerek yok! Senin kantarın beni çekmez yavrum. Şimdi lütfen masamı terk eder misin? Ne geçmişimde ne geleceğimde Necla diye biri yok. Şimdi ister Mahmutlara git ister cehenneme. Bana gelme de nereye gidersen git!
Bu hikayedeki adamın çok kaba olduğunu düşünebilir ya da adama hak verebilirsin. Düşüncen ne olursa olsun ortada bir uyum probleminin olduğunu kabul etmek zorundayız. Adam despot, kadın özgürlükçü. Ne adam suçlu ne kadın. Kimi karısının başkasıyla tatile gitmesini bile hoş görebilir, kimi bakkala alış verişe gitmesinden rahatsız olur. Bünye meselesi bu kasmaya gerek yok.
Aradık taradık üşenmedik Adnan ı bulduk. Bize net konuştu:
- Ben seni seviyorsam bana uyacaksın, ben de sana uyacağım, ben sana yanlış yapmıyorsam sen de bana yapmayacaksın. Bu kadar işim gücüm arasında bir de senin yanlış yapma ihtimalinle uğraşamam. Ya git, ya kal. Eğer kalacaksan prensiplerim var. Onlara uyacaksın. Sınırsız özgürlüğü de reddediyorum; ama senin ruhunda bu varsa birlikte olmamız gerekmez, git o zaman. dedi ve sordu:
- Abi haksız mıyım?
dedi.
- Valla haklısın
dedik.
Sonra biz,
- Bu hikaye yi buraya koyaylım da insanlara bir mesaj verelim!
dedik.
İnsan düşünür: Ama adam karısına hiç saygı duymuyor ki güvendiği insanlarla yemek yemiş. Ne var bunda?
Bilge adam cevap verir: Ya bir şey yok, ben bunu söylüyorum. Adam kıza o kadar saygı duyuyor ki " Ben seni tutmayayım, git istediğin herkezle yemek ye! " diyeor ve gönderiyor...
Mesaj: Herkezle her şey yapılmaz... Zorlama olmuyorsa yolla gitsin...