- Katılım
- 1 Mayıs 2008
- Mesajlar
- 1,367
- Reaksiyon puanı
- 16
- Puanları
- 218
Kılıçdaroğlu-Fırat kapışmasında yeni belgeler ortaya çıktı. ‘Sürprizlerim var’ diyen Kılıçdaroğlu, belgeyi ‘patlattı’: TIR’ından eroin çıkan MENAS şirketinden ayrıldığını söyleyen Fırat’ın adı, gümrükte kırmızı hattan çıkarılma dilekçesinde ne arıyor? Fırat iddiaya yanıt vermedi
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘düellosu’ belge savaşına sahne oldu. Tartışma, hayali ihracat iddiaları üzerinde düğümlenirken, Kılıçdaroğlu, MENAS şirketinin araçlarının gümrüklerde kırmızı hattan çekilmesi için Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne gönderilen dilekçenin altında neden Fırat’ın adının geçtiğini sordu.
DANIŞTAY KARARI ÇIKARDI
Fırat’ın MENAS şirketinin yönetim kurulunda olduğu tarihte hayali ihracat yaparak, devletten haksız ihracat primi aldığının Hazine Müsteşarlığı’nın 2000 tarihli bir raporuyla belgelendiğini, Danıştay 10. Dairesi’nin de bunu onadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, belgeyi gazetecilere dağıttı. Fırat da buna karşılık Mersin Savcılığı ve Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı ile hayali ihracattan aklandıklarını tekrarladı.
YENİ İDDİALARLA GELME
Fırat, Kılıçdaroğlu’nun sunduğu yeni belgeleri görünce fotokopisini isteyerek, daha önce ortaya atılan iddiaların dışına çıkılmamasını istedi. ‘İddialaşma’ şöyle gelişti:
Kılıçdaroğlu: YEDİ SÜLALESİNİ İNCELETMİŞ: İftira sözcüğü kitabımda yoktur. Söylediğim her şey belgeye bağlıdır. Ukrayna hükümeti, TC Gümrük İdaresi’ne yazı yazıyor. MENAS faturalarının sahte olabileceğini yazıyor. Gümrük Başkontrolörü (Bayram Çolak) bir rapor hazırlıyor. Bu olaydan sonra Sayın Fırat, gümrük kontrolorünü, haksız servet beyanı iddiasıyla Başbakanlık Teftiş Kurulu’na şikayet ediyor. Başbakan Erdoğan onay vererek, inceleyin diyor. Bu kontrolör arkadaşın 7 sülalesi inceleniyor. Sonunda iki müfettiş, soruşturma yapılmasına gerek olmadığı kanısına varıyor. Başbakan da onaylıyor.
KİM MÜFTERİ KİM DEĞİL: Fırat, bu arkadaşımızı görevini kötüye kullanmaktan ötürü mahkemeye verdi. Ancak beraatına karar verildi. Size sormak isterim. Kim müfteridir, kim değildir. Muhbir suçlaması da doğru değil.
Dengir Fırat: GÜMRÜKÇÜ CHP’Lİ Mİ: Ben hiçbir zaman muhbir demedim. Müfteri dedim. Sormak istiyorum, bu tahkikatı yürüten kişi kendi partisinin Diyarbakır aday adayı mıydı? 2007 seçimlerinde yine aynı kişi CHP adayı mıydı? CHP ile organik bağı var. Ben şikayet hakkımı kullandım. Belgelerin devamını okumuyor. (Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu-18.12.2007) Mal beyanı yönünden bir suç oluşmadı fakat haksız yere beni suçladığından dolayı mahkemeye sevkine karar verilmesi gerektiğini söylüyor. Ama adı geçen şahıs, manevi tazminat davası açıyor. Ancak mahkeme suçlamayı reddediyor.
Kılıçdaroğlu: AKP’Lİ BÜROKRAT YOK MU: Evet başkontrolör aday adayıydı, halka yalan söyleyemeyiz. Ama AKP’li bürokrat yok mu sanki? AKP’li Fırat’ın ortağı olduğu MENAS şirketi hayali ihracat yaptı mı? Fırat hayır diyor. Hazine Kontrolörü Orhan Tur, düzenlediği raporda, “Menas’ta ihracat yapılmış gibi gösteriliyor. Döviz dışarıdan değil, iç piyasadan toplanıp, Mersin Serbest Bölge’ye gelmiş gibi gösteriliyor. Bunu Merkez Bankası’na göstererek, ihracat prim teşviği alınıyor” diyor.
Orhan Tur CHP’li mi? FIRAT O ZAMAN ŞİRKETTEYDİ: Gümrük Müsteşarlığı’nda soruşturma yapılıyor ve MENAS Yönetim Kurulu’na soruluyor. MENAS “Bu konuda Merkez Bankası’nı mahkemeye verdik” diyor. Mersin İdare Mahkemesi’ne dava açılıyor. Mahkeme, 3.3.2004’te firmanın ihracat yapmadan para transferi ile ihracat primi aldığının sabit olduğuna işaret ederek, davayı reddediyor. Firma, karara itiraz ediyor. Ancak Danıştay 10. Dairesi 21.3.2006 tarihinde mahkemenin kararını onuyor. Bunlar yapıldığı dönemde Sayın Fırat yönetim kurulu başkanvekiliydi.
Dengir Fırat: BİZİM TOSUN’UN RAPORU: Biraz önce bu elemanın CHP ile bir organik bağı olduğu ortaya çıktı. Siyaset dürüstlük sanatıdır. Ben o şirketin yönetim kurulu üyesi falan değilim, 1999’da çekilmişimdir. Bu kadar ciddi bir işlem yaparken bir araştırma yapmadan acaba şu bizim Tosun bu raporu düzenledi. Sonucu ne oldu? Bu iddia asılsızdır, çirkindir. Dosyayı inceleme imkanını bulduktan sonra, benden bir özür dilemesini beklerdim.
Kılıçdaroğlu: ZAMANAŞIMINA UĞRATTILAR: Birimiz elmadan bahsederken birimiz armuttan bahsediyoruz. Ben daha önce açıkladığı rapordan hiç söz etmedim. O rapor gitmiş zaten. O giden dosya için savcılık takipsizlik kararı vermiştir, doğrudur. Ama hangi gerekçeyle? Dosya zamanaşımına uğradığı için! İki tane bürokrat onu zamanaşımına uğratırsa, o bürokrattan hesap sormaz mısınız? Ama zamanaşımına uğratanları terfi ettiriyorlar!
Dengir Fırat: ÇOK AYIP: Ben çok üzgünüm. Danıştay 10. Dairesi 1994’te yapılan ihracattan bahsediyor. 2003’te yapılan bir ihracatı Danıştay nasıl görüp karar bağlamış! Bu kararla mahkemenin karar tarihi de birbirini tutmuyor. Bunu da basın mensuplarına dağıtalım. Zamanaşımı meselesi çok ayıp. Sahte belge göstermeyin yalan beyanda bulunmayın. Burada bir zamanaşımı yok. Cumhuriyet Savcılığı ve Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi soruşturmaya gerek olmadığına karar veriyor.
Kılıçdaroğlu: HESAP UZMANIYIM: Ben eski hesap uzmanıyım. Hayali ihracat konusunda üç tane rapor var. Biri 24.10.2000, diğeri 16.6.2004, diğeri de 6.12.2006 tarihli rapor. 2000 yılının raporu MASAK’a, Maliye’ye de gitti. Ne oldu bu rapora! Hayali ihracat, 30 senede bir yapılan bir şey değil!
AYRILDIYSAN NİYE İMZAN VAR: Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS A.Ş’nin ürünlerini götüren TIR’da 89 kg eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı? 27 Şubat 2008’de yakalandı. 10 Mayıs 2008’de haber yapıldı. Sayın Fırat, MENAS’tan ayrıldığını söylüyordu. Fakat bir belge elime geçti. Gümrüklerde üç hat vardır: Kırmızı hattakilerin her şeyi incelenir, sarı hattakilerin evrakı incelenir, yeşil hatta giren güven verici firmaların ise hiçbir şeyi incelenmez. Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne yazılmış bir belge. Belgenin altında Fırat’ın ismi var. Belgede, ‘İdaremizden, engelleyici her işlemin durdurulması’ isteniyor. Yani, ‘Bizim ürünler sınırdan geçerken, aramayın’ deniyor. Yazının altında Abdulkadir Gürbüz’den sonra, Fırat’ın adı yazıyor. İktidardaki bir partinin genel başkan yardımcısı isem, benim adımı bir yazıya kim hangi gerekçeyle koyabilir?
9 AY NEYİ BEKLEDİ: Sayın Fırat MENAS’tan 1 Eylül 2007’de ayrıldığını söylüyor. Oysa hisse devrini 4 Haziran 2008’de yapmış. Noter huzurunda bu işlemin yapılması 9 ay mı sürüyor? Şoför ne yapsın? Garanti vermişler, ‘Suçu al’ demişler. Uyuşturucu baronlarının yakalandığını gördünüz mü?
Dengir Fırat: GAZETE İSTEDİ NOTERE GİTTİM: MENAS’ın yüzde 30 ortağıydım, en büyük ortağı değildim. Vatan gazetesi istediği için notere tasdik ettirdim. Velev ki ortağım. Kardeşim basın mesela Finlandiya’dan kağıt getiriyorsunuz. Aradılar kokain çıktı. Peki gazete patronları mıdır bunun suçluları?
BAYKAL’DAN FIRAT’A - Yanağından makas alırız aferin
CHP lideri Baykal, tartışmaya ilişkin “Kemal Bey, iddiasını Danıştay kararıyla kanıtladı. Bir diğer dosyadan beraat ettiysen aferin sana. Kutlarım seni. Yanağından makas alırız... Ama sen bulaşmışsın hayali ihracata. Bir kere bulaştıysan bitti” diye konuştu.
Baykal, oturumun ardından yanına gelen Kılıçdaroğlu’nu “Beni şaşırtmadın. Harika performans gösterdin. Seni candan kutluyorum” sözleriyle kutladı.
Akman’ı konuştular
CHP lideri Deniz Baykal, Anayasa değişikliği konusunda AKP’ye TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın aracılığıyla “şartlı” bir öneride bulundu. Meclis’te Anayasa değişikleri için oluşturulacak Uzlaşma Komisyonu’na üye vermeyecek olan CHP, ikna olduğu düzenlemelere dışarıdan destek verebilecek.
Bir süre önce RTÜK Başkanı Zahid Akman’a üstü kapalı biçimde istifa çağrısında bulunan TBMM Başkanı Toptan ile görüşmede, bu konu da gündeme geldi. Baykal, Akman’ın istifasını beklediklerini söyleyerek “Yarın Almanya’daki kooperatifle ilgili davada Akman için bir tutuklama kararı çıkarsa ne olacak?” diye sordu.
Baykal, grup başkanvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay ile birlikte Toptan’ı ziyaret etti. Toptan’ın makamında 1 saat süren görüşmede Baykal, Toptan’a uzlaşma komisyonu yöntemine karşı olmalarının gerekçesini anlattı. Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin AKP kararını hatırlatarak “AKP ‘laiklik karşıtı eylemlerin odağı.’ Bu iktidarın Anayasa’yı değiştirmesi doğru değil” dedi.
NOTLAR...1 Mart tezkeresini geçti
TBMM dün en hareketli günlerinden birini yaşadı. Tarihi 1 Mart tezkeresinin görüşüldüğü gün, 367 tartışmasının gölgesinde geçen Cumhurbaşkanlığı seçimleri bile Meclis’teki dünkü kargaşada geride kaldı.
MEDYA ORDUSU İZLEDİ: 20’ye yakın TV canlı yayın yaptı. 50’yi aşkın kamera yerleştirildi. Bütün bunlara muhabirlerin, köşe yazarlarının ve medya yöneticilerinin “sandalye” savaşı eklenince kargaşa çıktı.
UZATMALARLA 95 DAKİKA: Oturumu yöneten Uğur Dündar basın ordusuna “Ne kadar sürsün” diye sordu. “1 saat iyidir” cevabını alınca, “Bence de” dedi. Ama ‘maç’ 95 dakika sürdü.
TOPTAN’DAN SON UYARI: 14.30’daki randevuya yarım saat kala TBMM Başkanı Toptan, Fırat ve Kılıçdaroğlu ile makamında bir araya gelerek her iki siyasetçiye de “üslup” uyarısını tekrarladı.
AMBULANS BEKLEDİ: Tartışma boyunca Basın Bürosu’nun önünde bir ambulans bekletilirken güvenlik önlemleri dikkat çekti. Salona ilk gelen isim davet sahibi Kılıçdaroğlu oldu. Fırat randevuya 5 dakika geç kaldı.
VEKİLLERDEN TEPKİ: Dündar, vekillerin salondan çıkmasını istedi ancak “Burası TBMM” tepkisi aldı. “Takdir kendilerinin” dedi.
TER DÖKTÜLER: Tartışmada, karşılıklı belgeler havada uçuşurken iki siyasetçi de mekan nedeniyle ter döktü. Uğur Dündar, görevlilerden klimaları açmalarını istedi.
KİBARDILAR: Tartışma daha önceki açıklamaların aksine hakaret içermeyen sakin bir üslupta gerçekleşti. Kılıçdaroğlu “aşağılık” kelimesini kullandığı için özür diledi.
BARON DEĞİL MİRİM: Kılıçdaroğlu’nun “uyuşturucu kaçakçılığı” ile ilgili suçlaması sırasında kullandığı “Baron” nitelemesine Fırat şu ilginç karşılığı verdi: “Ben baron değil mirim. Mir, bey demektir. Kendi bölgesinde de çok mir vardır.”
GAZETECİLERE BELGE SEVKİYATI: Oturum sırasında iki siyasetçinin de getirdiği belgeler fotokopi çekilerek gazetecilere dağıtıldı. Tartışma boyunca belge alışverişi yapıldı.
KILIÇDAROĞLU İDDİA MAKAMI: Fırat “Müddei iddiasını ispatla mükelleftir” diye başlayınca, Dündar, Kılıçdaroğlu’nu “iddia makamı” yaptı, kendisini savunması için Fırat’a çoğu zaman süre sınırlaması yapmadı.
‘BABA FIRAT’: Kılıçdaroğlu, eroin iddiasını anlatırken Coppola’nın ‘Baba’ filmini örnek gösterince Fırat güldü.
‘GERİZEKALI MISINIZ’: Oturum sonunda Fırat’a soru soran bir gazeteciye müdahale ederek “Belgeleri okusanıza, niye soru soruyorsunuz? Gerizekalı mısınız?” diyen AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, daha sonra etrafını saran gazetecilerin önünde hakaret ettiği muhabirden özür dilemek zorunda kaldı. Kurt, “Gazeteci olduğunuzu bilmiyordum” dedi.
ERDOĞAN BAŞBAKANLIK’TA İZLEDİ: Başbakan Erdoğan, tartışmayı Başbakanlık’ta izledi.
BAYKAL YOLCU ETTİ: CHP lideri Deniz Baykal, saat 12.00’de yanına Kılıçdaroğlu’nu da alarak TBMM Başkanı Köksal Toptan’ı ziyaret etti. Baykal, tartışmayı Meclis’teki makam odasından plazma TV’den takip etti. Baykal’ın odasından zaman zaman Kılıçdaroğlu’nu destekler nitelikte ifadeler duyuldu. Tartışma bittikten sonra Kılıçdaroğlu, kalabalık bir partili grubuyla Baykal’ın makamına geldi.
‘GAZLI’ FIKRA
FIRAT konuşmasını şu fıkra ile bitirdi: “Bizim oralarda anlatılan bir fıkradan bahsetmek istiyorum. Köyde analarımız hamur yoğurup ekmek yapar. Bir hanım ekmek yapıyor, karşısında kocası oturuyor. Hanım ekmek yaparken gaz kaçırıyor. Kocası dönüyor neden yaptın ayıp değil mi diyor. Kadın kocasına dönüyor ve diyor ki peki geçen sene, bizim baltanın sapını neden kırmıştın onu söyle? Bizim tartışmamız da böyle.”
İSTİFA YOK, MÜFTERİ’YE DEVAM
FIRAT, oturumun sonuna doğru Kılıçdaroğlu’na “Özür dilemenizi bekliyorum, aksi halde size şu anda kullanmak istemediğim sözcüğü (müfteri) kullanmaya devam edeceğim” diye seslendi. Kılıçdaroğlu “Şüphe dahi uyandıracak ön delil sunmam halinde istifa edeceğini söylemişti. Ama benim için vekillikten istifa etmez. Mahkeme kararıyla belgelendiriyorum. Bunlara belge değil diyorsanız söyleyecek bir şeyim yok” karşılığını verdi.
VEKİLLER NE DEDİ - Fırat sistematik değildi
AKP GENEL SEKRETERİ İDRİS NAİM ŞAHİN: Dengir Bey biraz hastaydı. Kılıçdaroğlu belgelerin işine gelen yanlarını okudu. Ama eski hesap uzmanlığının da etkisiyle kendini daha iyi ifade etti. Dengir Bey pek sistematik değildi.
AKP GRUP BAŞKANVEKİLİ BEKİR BOZDAĞ: Kanaat sahibi vatandaş olacaktır. Herkes söyleyeceğini söyledi.
CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ÖZYÜREK: Çok net bir şekilde Kemal Kılıçdaroğlu, dediği her şeyi kanıtlamıştır. Fırat anlattığı fıkra
ile seviyesini göstermiştir.
CHP YALOVA MİLLETVEKİLİ MUHARREM İNCE: Kılıçdaroğlu ile gurur duydum. Kendi şirketinin kırmızı hattan çıkması için yazdığı referans mektubuyla ilgili Fırat’ın açıklama yapmaması da dikkat çekiciydi. Velev ki cümlesi, terlemesi.
MHP MİLLETVEKİLİ DENİZ BÖLÜKBAŞI: Kılıçdaroğlu’nun sağlam dayanakları var. Fırat’ın yerinde olmak istemezdim.
http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=130864,4
AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘düellosu’ belge savaşına sahne oldu. Tartışma, hayali ihracat iddiaları üzerinde düğümlenirken, Kılıçdaroğlu, MENAS şirketinin araçlarının gümrüklerde kırmızı hattan çekilmesi için Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne gönderilen dilekçenin altında neden Fırat’ın adının geçtiğini sordu.
DANIŞTAY KARARI ÇIKARDI
Fırat’ın MENAS şirketinin yönetim kurulunda olduğu tarihte hayali ihracat yaparak, devletten haksız ihracat primi aldığının Hazine Müsteşarlığı’nın 2000 tarihli bir raporuyla belgelendiğini, Danıştay 10. Dairesi’nin de bunu onadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, belgeyi gazetecilere dağıttı. Fırat da buna karşılık Mersin Savcılığı ve Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararı ile hayali ihracattan aklandıklarını tekrarladı.
YENİ İDDİALARLA GELME
Fırat, Kılıçdaroğlu’nun sunduğu yeni belgeleri görünce fotokopisini isteyerek, daha önce ortaya atılan iddiaların dışına çıkılmamasını istedi. ‘İddialaşma’ şöyle gelişti:
Kılıçdaroğlu: YEDİ SÜLALESİNİ İNCELETMİŞ: İftira sözcüğü kitabımda yoktur. Söylediğim her şey belgeye bağlıdır. Ukrayna hükümeti, TC Gümrük İdaresi’ne yazı yazıyor. MENAS faturalarının sahte olabileceğini yazıyor. Gümrük Başkontrolörü (Bayram Çolak) bir rapor hazırlıyor. Bu olaydan sonra Sayın Fırat, gümrük kontrolorünü, haksız servet beyanı iddiasıyla Başbakanlık Teftiş Kurulu’na şikayet ediyor. Başbakan Erdoğan onay vererek, inceleyin diyor. Bu kontrolör arkadaşın 7 sülalesi inceleniyor. Sonunda iki müfettiş, soruşturma yapılmasına gerek olmadığı kanısına varıyor. Başbakan da onaylıyor.
KİM MÜFTERİ KİM DEĞİL: Fırat, bu arkadaşımızı görevini kötüye kullanmaktan ötürü mahkemeye verdi. Ancak beraatına karar verildi. Size sormak isterim. Kim müfteridir, kim değildir. Muhbir suçlaması da doğru değil.
Dengir Fırat: GÜMRÜKÇÜ CHP’Lİ Mİ: Ben hiçbir zaman muhbir demedim. Müfteri dedim. Sormak istiyorum, bu tahkikatı yürüten kişi kendi partisinin Diyarbakır aday adayı mıydı? 2007 seçimlerinde yine aynı kişi CHP adayı mıydı? CHP ile organik bağı var. Ben şikayet hakkımı kullandım. Belgelerin devamını okumuyor. (Başbakanlık Teftiş Kurulu Raporu-18.12.2007) Mal beyanı yönünden bir suç oluşmadı fakat haksız yere beni suçladığından dolayı mahkemeye sevkine karar verilmesi gerektiğini söylüyor. Ama adı geçen şahıs, manevi tazminat davası açıyor. Ancak mahkeme suçlamayı reddediyor.
Kılıçdaroğlu: AKP’Lİ BÜROKRAT YOK MU: Evet başkontrolör aday adayıydı, halka yalan söyleyemeyiz. Ama AKP’li bürokrat yok mu sanki? AKP’li Fırat’ın ortağı olduğu MENAS şirketi hayali ihracat yaptı mı? Fırat hayır diyor. Hazine Kontrolörü Orhan Tur, düzenlediği raporda, “Menas’ta ihracat yapılmış gibi gösteriliyor. Döviz dışarıdan değil, iç piyasadan toplanıp, Mersin Serbest Bölge’ye gelmiş gibi gösteriliyor. Bunu Merkez Bankası’na göstererek, ihracat prim teşviği alınıyor” diyor.
Orhan Tur CHP’li mi? FIRAT O ZAMAN ŞİRKETTEYDİ: Gümrük Müsteşarlığı’nda soruşturma yapılıyor ve MENAS Yönetim Kurulu’na soruluyor. MENAS “Bu konuda Merkez Bankası’nı mahkemeye verdik” diyor. Mersin İdare Mahkemesi’ne dava açılıyor. Mahkeme, 3.3.2004’te firmanın ihracat yapmadan para transferi ile ihracat primi aldığının sabit olduğuna işaret ederek, davayı reddediyor. Firma, karara itiraz ediyor. Ancak Danıştay 10. Dairesi 21.3.2006 tarihinde mahkemenin kararını onuyor. Bunlar yapıldığı dönemde Sayın Fırat yönetim kurulu başkanvekiliydi.
Dengir Fırat: BİZİM TOSUN’UN RAPORU: Biraz önce bu elemanın CHP ile bir organik bağı olduğu ortaya çıktı. Siyaset dürüstlük sanatıdır. Ben o şirketin yönetim kurulu üyesi falan değilim, 1999’da çekilmişimdir. Bu kadar ciddi bir işlem yaparken bir araştırma yapmadan acaba şu bizim Tosun bu raporu düzenledi. Sonucu ne oldu? Bu iddia asılsızdır, çirkindir. Dosyayı inceleme imkanını bulduktan sonra, benden bir özür dilemesini beklerdim.
Kılıçdaroğlu: ZAMANAŞIMINA UĞRATTILAR: Birimiz elmadan bahsederken birimiz armuttan bahsediyoruz. Ben daha önce açıkladığı rapordan hiç söz etmedim. O rapor gitmiş zaten. O giden dosya için savcılık takipsizlik kararı vermiştir, doğrudur. Ama hangi gerekçeyle? Dosya zamanaşımına uğradığı için! İki tane bürokrat onu zamanaşımına uğratırsa, o bürokrattan hesap sormaz mısınız? Ama zamanaşımına uğratanları terfi ettiriyorlar!
Dengir Fırat: ÇOK AYIP: Ben çok üzgünüm. Danıştay 10. Dairesi 1994’te yapılan ihracattan bahsediyor. 2003’te yapılan bir ihracatı Danıştay nasıl görüp karar bağlamış! Bu kararla mahkemenin karar tarihi de birbirini tutmuyor. Bunu da basın mensuplarına dağıtalım. Zamanaşımı meselesi çok ayıp. Sahte belge göstermeyin yalan beyanda bulunmayın. Burada bir zamanaşımı yok. Cumhuriyet Savcılığı ve Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi soruşturmaya gerek olmadığına karar veriyor.
Kılıçdaroğlu: HESAP UZMANIYIM: Ben eski hesap uzmanıyım. Hayali ihracat konusunda üç tane rapor var. Biri 24.10.2000, diğeri 16.6.2004, diğeri de 6.12.2006 tarihli rapor. 2000 yılının raporu MASAK’a, Maliye’ye de gitti. Ne oldu bu rapora! Hayali ihracat, 30 senede bir yapılan bir şey değil!
AYRILDIYSAN NİYE İMZAN VAR: Fırat’ın en büyük ortağı olduğu MENAS A.Ş’nin ürünlerini götüren TIR’da 89 kg eroin yakalandı mı, yakalanmadı mı? 27 Şubat 2008’de yakalandı. 10 Mayıs 2008’de haber yapıldı. Sayın Fırat, MENAS’tan ayrıldığını söylüyordu. Fakat bir belge elime geçti. Gümrüklerde üç hat vardır: Kırmızı hattakilerin her şeyi incelenir, sarı hattakilerin evrakı incelenir, yeşil hatta giren güven verici firmaların ise hiçbir şeyi incelenmez. Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne yazılmış bir belge. Belgenin altında Fırat’ın ismi var. Belgede, ‘İdaremizden, engelleyici her işlemin durdurulması’ isteniyor. Yani, ‘Bizim ürünler sınırdan geçerken, aramayın’ deniyor. Yazının altında Abdulkadir Gürbüz’den sonra, Fırat’ın adı yazıyor. İktidardaki bir partinin genel başkan yardımcısı isem, benim adımı bir yazıya kim hangi gerekçeyle koyabilir?
9 AY NEYİ BEKLEDİ: Sayın Fırat MENAS’tan 1 Eylül 2007’de ayrıldığını söylüyor. Oysa hisse devrini 4 Haziran 2008’de yapmış. Noter huzurunda bu işlemin yapılması 9 ay mı sürüyor? Şoför ne yapsın? Garanti vermişler, ‘Suçu al’ demişler. Uyuşturucu baronlarının yakalandığını gördünüz mü?
Dengir Fırat: GAZETE İSTEDİ NOTERE GİTTİM: MENAS’ın yüzde 30 ortağıydım, en büyük ortağı değildim. Vatan gazetesi istediği için notere tasdik ettirdim. Velev ki ortağım. Kardeşim basın mesela Finlandiya’dan kağıt getiriyorsunuz. Aradılar kokain çıktı. Peki gazete patronları mıdır bunun suçluları?
BAYKAL’DAN FIRAT’A - Yanağından makas alırız aferin
CHP lideri Baykal, tartışmaya ilişkin “Kemal Bey, iddiasını Danıştay kararıyla kanıtladı. Bir diğer dosyadan beraat ettiysen aferin sana. Kutlarım seni. Yanağından makas alırız... Ama sen bulaşmışsın hayali ihracata. Bir kere bulaştıysan bitti” diye konuştu.
Baykal, oturumun ardından yanına gelen Kılıçdaroğlu’nu “Beni şaşırtmadın. Harika performans gösterdin. Seni candan kutluyorum” sözleriyle kutladı.
Akman’ı konuştular
CHP lideri Deniz Baykal, Anayasa değişikliği konusunda AKP’ye TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın aracılığıyla “şartlı” bir öneride bulundu. Meclis’te Anayasa değişikleri için oluşturulacak Uzlaşma Komisyonu’na üye vermeyecek olan CHP, ikna olduğu düzenlemelere dışarıdan destek verebilecek.
Bir süre önce RTÜK Başkanı Zahid Akman’a üstü kapalı biçimde istifa çağrısında bulunan TBMM Başkanı Toptan ile görüşmede, bu konu da gündeme geldi. Baykal, Akman’ın istifasını beklediklerini söyleyerek “Yarın Almanya’daki kooperatifle ilgili davada Akman için bir tutuklama kararı çıkarsa ne olacak?” diye sordu.
Baykal, grup başkanvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Hakkı Süha Okay ile birlikte Toptan’ı ziyaret etti. Toptan’ın makamında 1 saat süren görüşmede Baykal, Toptan’a uzlaşma komisyonu yöntemine karşı olmalarının gerekçesini anlattı. Baykal, Anayasa Mahkemesi’nin AKP kararını hatırlatarak “AKP ‘laiklik karşıtı eylemlerin odağı.’ Bu iktidarın Anayasa’yı değiştirmesi doğru değil” dedi.
NOTLAR...1 Mart tezkeresini geçti
TBMM dün en hareketli günlerinden birini yaşadı. Tarihi 1 Mart tezkeresinin görüşüldüğü gün, 367 tartışmasının gölgesinde geçen Cumhurbaşkanlığı seçimleri bile Meclis’teki dünkü kargaşada geride kaldı.
MEDYA ORDUSU İZLEDİ: 20’ye yakın TV canlı yayın yaptı. 50’yi aşkın kamera yerleştirildi. Bütün bunlara muhabirlerin, köşe yazarlarının ve medya yöneticilerinin “sandalye” savaşı eklenince kargaşa çıktı.
UZATMALARLA 95 DAKİKA: Oturumu yöneten Uğur Dündar basın ordusuna “Ne kadar sürsün” diye sordu. “1 saat iyidir” cevabını alınca, “Bence de” dedi. Ama ‘maç’ 95 dakika sürdü.
TOPTAN’DAN SON UYARI: 14.30’daki randevuya yarım saat kala TBMM Başkanı Toptan, Fırat ve Kılıçdaroğlu ile makamında bir araya gelerek her iki siyasetçiye de “üslup” uyarısını tekrarladı.
AMBULANS BEKLEDİ: Tartışma boyunca Basın Bürosu’nun önünde bir ambulans bekletilirken güvenlik önlemleri dikkat çekti. Salona ilk gelen isim davet sahibi Kılıçdaroğlu oldu. Fırat randevuya 5 dakika geç kaldı.
VEKİLLERDEN TEPKİ: Dündar, vekillerin salondan çıkmasını istedi ancak “Burası TBMM” tepkisi aldı. “Takdir kendilerinin” dedi.
TER DÖKTÜLER: Tartışmada, karşılıklı belgeler havada uçuşurken iki siyasetçi de mekan nedeniyle ter döktü. Uğur Dündar, görevlilerden klimaları açmalarını istedi.
KİBARDILAR: Tartışma daha önceki açıklamaların aksine hakaret içermeyen sakin bir üslupta gerçekleşti. Kılıçdaroğlu “aşağılık” kelimesini kullandığı için özür diledi.
BARON DEĞİL MİRİM: Kılıçdaroğlu’nun “uyuşturucu kaçakçılığı” ile ilgili suçlaması sırasında kullandığı “Baron” nitelemesine Fırat şu ilginç karşılığı verdi: “Ben baron değil mirim. Mir, bey demektir. Kendi bölgesinde de çok mir vardır.”
GAZETECİLERE BELGE SEVKİYATI: Oturum sırasında iki siyasetçinin de getirdiği belgeler fotokopi çekilerek gazetecilere dağıtıldı. Tartışma boyunca belge alışverişi yapıldı.
KILIÇDAROĞLU İDDİA MAKAMI: Fırat “Müddei iddiasını ispatla mükelleftir” diye başlayınca, Dündar, Kılıçdaroğlu’nu “iddia makamı” yaptı, kendisini savunması için Fırat’a çoğu zaman süre sınırlaması yapmadı.
‘BABA FIRAT’: Kılıçdaroğlu, eroin iddiasını anlatırken Coppola’nın ‘Baba’ filmini örnek gösterince Fırat güldü.
‘GERİZEKALI MISINIZ’: Oturum sonunda Fırat’a soru soran bir gazeteciye müdahale ederek “Belgeleri okusanıza, niye soru soruyorsunuz? Gerizekalı mısınız?” diyen AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt, daha sonra etrafını saran gazetecilerin önünde hakaret ettiği muhabirden özür dilemek zorunda kaldı. Kurt, “Gazeteci olduğunuzu bilmiyordum” dedi.
ERDOĞAN BAŞBAKANLIK’TA İZLEDİ: Başbakan Erdoğan, tartışmayı Başbakanlık’ta izledi.
BAYKAL YOLCU ETTİ: CHP lideri Deniz Baykal, saat 12.00’de yanına Kılıçdaroğlu’nu da alarak TBMM Başkanı Köksal Toptan’ı ziyaret etti. Baykal, tartışmayı Meclis’teki makam odasından plazma TV’den takip etti. Baykal’ın odasından zaman zaman Kılıçdaroğlu’nu destekler nitelikte ifadeler duyuldu. Tartışma bittikten sonra Kılıçdaroğlu, kalabalık bir partili grubuyla Baykal’ın makamına geldi.
‘GAZLI’ FIKRA
FIRAT konuşmasını şu fıkra ile bitirdi: “Bizim oralarda anlatılan bir fıkradan bahsetmek istiyorum. Köyde analarımız hamur yoğurup ekmek yapar. Bir hanım ekmek yapıyor, karşısında kocası oturuyor. Hanım ekmek yaparken gaz kaçırıyor. Kocası dönüyor neden yaptın ayıp değil mi diyor. Kadın kocasına dönüyor ve diyor ki peki geçen sene, bizim baltanın sapını neden kırmıştın onu söyle? Bizim tartışmamız da böyle.”
İSTİFA YOK, MÜFTERİ’YE DEVAM
FIRAT, oturumun sonuna doğru Kılıçdaroğlu’na “Özür dilemenizi bekliyorum, aksi halde size şu anda kullanmak istemediğim sözcüğü (müfteri) kullanmaya devam edeceğim” diye seslendi. Kılıçdaroğlu “Şüphe dahi uyandıracak ön delil sunmam halinde istifa edeceğini söylemişti. Ama benim için vekillikten istifa etmez. Mahkeme kararıyla belgelendiriyorum. Bunlara belge değil diyorsanız söyleyecek bir şeyim yok” karşılığını verdi.
VEKİLLER NE DEDİ - Fırat sistematik değildi
AKP GENEL SEKRETERİ İDRİS NAİM ŞAHİN: Dengir Bey biraz hastaydı. Kılıçdaroğlu belgelerin işine gelen yanlarını okudu. Ama eski hesap uzmanlığının da etkisiyle kendini daha iyi ifade etti. Dengir Bey pek sistematik değildi.
AKP GRUP BAŞKANVEKİLİ BEKİR BOZDAĞ: Kanaat sahibi vatandaş olacaktır. Herkes söyleyeceğini söyledi.
CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ÖZYÜREK: Çok net bir şekilde Kemal Kılıçdaroğlu, dediği her şeyi kanıtlamıştır. Fırat anlattığı fıkra
ile seviyesini göstermiştir.
CHP YALOVA MİLLETVEKİLİ MUHARREM İNCE: Kılıçdaroğlu ile gurur duydum. Kendi şirketinin kırmızı hattan çıkması için yazdığı referans mektubuyla ilgili Fırat’ın açıklama yapmaması da dikkat çekiciydi. Velev ki cümlesi, terlemesi.
MHP MİLLETVEKİLİ DENİZ BÖLÜKBAŞI: Kılıçdaroğlu’nun sağlam dayanakları var. Fırat’ın yerinde olmak istemezdim.
http://www.aksam.com.tr/haberpop.asp?a=130864,4