Kadir gecemiz mübarek olsun!

Bu konuyu okuyanlar

PropHeTe

Profesör
Katılım
21 Mart 2009
Mesajlar
4,021
Reaksiyon puanı
2,371
Puanları
113
Gençler benim söylediklerimi dikkate almayın,ben sadece kendimce dua Ediyordum.
umulur ki Rabbim herkezi affetsin.
@ |Ⓢєччαh|
 
Son düzenleme:
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,339
Reaksiyon puanı
19,174
Puanları
113
Gençler benim söylediklerimi dikkate almayın,ben sadece kendimce dua Ediyordum.
umulur ki Rabbim herkezi affetsin.
@ |Ⓢєччαh|
Bak güzel kardeşim, şu masum gibi görünen satırlarında bile ince bir alay, sinsi bir istihza gizlemişsin. Benim seninle bir derdim, bir sorunum yok. Lakin burada bir yanlış anlaşılmayı düzeltmeye çalıştıkça, kendini -haşa- Allah'tan daha çok merhametli, daha çok sevecen biri gibi tilki postuna bürünüp zehir kusuyorsun.

Burada bunları okuyan genç arkadaşlarım muhtemelen senin kustuğun zehrin ne olduğunu anlamakta zorlanacaklardır, şaşıracaklardır, lakin bunu gerçekten büyük bir ustalıkla becerebiliyorsun.

Şimdi konuyu bir kez daha alıntılarla ve detayıyla yazmak vacip oldu.

"Kafirin bağışlanması için dua etmek küfürdür (dua eden kâfir olur). Çünkü, Kur'ân-ı Kerim birçok âyetle müşrikleri Allah'ın bağışlamayacağını, kâfirlerin cehennemde ebedî kalacağını kesinkes haber verdikten sonra böyle bir şey istemek, Allah'ı yalanlamak ve sanki, 'Ya Rab! Sen öyle diyorsun ama bağışlaşan daha iyi edersin.' demek olur. Bu da küfürdür. Tüm mü'minlerin bağışlanmasını istemek de haramdır. Çünkü günahkâr mü'minlerin cehennemde, bir süre için de olsa, kalacakları sahih hadislerle bildirilmektedir." (Karafi, el-Furük, 4/259 vd.)

İbn-i Abidin bu görüşün bir kısmını biraz ağır bulmuş ve durumu şu şekilde tavzih etmeye çalışmıştır.

"Mesele şuradan kaynaklanıyor: Allah'ın va'dinden dönmeyeceğini kendi kelâmıyla biliyoruz. Ama acaba vâdinden (azab edeceği sözünden ve tehdidinden) de dönmez mi? İşte Karafi ve onu izleyenler, Allah'ın va'di gibi vâdinden de dönmeyeceğini düşünerek, eğer Allah kâfirleri cehenneme koyacağını ve onların orada ebedî kalacağını bildiriyorsa, bunun aksini istemek Allah'ı isabetsizlikle suçlamak ve onu tekzib olur, bu ise küfürdür diye düşünmüşlerdir. Hanefi Ibn Emîr el Hâc'da kâfire dua konusunda onlar gibi düşünmüş, tüm mü'minlere dua konusunda biraz daha müsamahalı davranmıştır. Doğrusu da budur." [Ibn Abidin (Âmira), I/351, (Mısır), 1/523]

Lütfen artık beni burada bir daha yazmaya mecbur etme, istediklerine istediğin kadar ve istediğin şekilde dua edebilirsin, bu senin kendi bileceğin iştir, ama ne olur bunu açıkta yazma, bize eziyet etme.
 

PropHeTe

Profesör
Katılım
21 Mart 2009
Mesajlar
4,021
Reaksiyon puanı
2,371
Puanları
113
Ben ne ne yazsam ne yazmasam dert ediyorsun benim derdim seni mi gerdi sana ne ben bunu seçiyorum böyle yazıyorum alaycı yaklaşmadan ama kırıcı olmadan nasıl yapayım derken sen daha da üste çıkmaya çalışıyorsun,
Sana ne hesabı ben verecem hep altta bir halt araman yüzünden bunlar hep bir şeylere yenik olarak kalacaksın. Güzel tatlı yazılarına devam et.
Giydir giydir sonra da yazma demek ne yahu
Bu yerin amacı ne ben ne dersem o mu? Bende görüşümü bildiririm başkası da sen anlatırsın ben dinlerim başkası başka bir şey der,
Ben deve çobanlığına dönüyorum, deveye hendek atlamayı seçiyorum ister cevap yaz ister yazma ben öyle ibni bilmem ne şunu yazmış bunu okumuşlarla uğraşmak istemiyorum Allah kalplerini özünü bilir ona göre de yaşarım, her kim neye inanıyor ve tapıyorsa onunla mutlu olsun.
 
Son düzenleme:

seofiyatlari

Öğrenci
Katılım
3 Mayıs 2020
Mesajlar
6
Reaksiyon puanı
5
Puanları
3
Yaş
34
Lütfen tartışmayalım arkadaşlar üç günlük dünya hayatı değmez hiçbirşeye
 
Üst