Gençlerbirliği/Neden Anadolu

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

anttis

Öğrenci
Katılım
27 Eylül 2008
Mesajlar
6
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
SELAMLAR

Neden Anadolu

Bugün Amerika’da sömürdüğü ülkelerde aynı şeyi yapıyor önce karıştır insanları birbirine düşür onlar birbirleriyle uğraşırken Amerikalılar da ganimeti taşımaktadırlar yani dünyada sistem her yerde aynı değişmez sömürünün tek şekli budur,Bugün bu sistemi Ülkemizin en sevilen futbol oyununa yansıttığımızda aynı şeyi İstanbul'un üçüzleri borazancıbaşı medyasıyla tetikçisi ve de maşası federasyonuyla çok sıkıştığında da ülkenin resmi kurumlarıyla aynı şekli Anadolu takımlarına uygulamaktadır bugün bizler ya birbirimizle uğraşıp birbirimize düşman olup bu bizans oyununa geleceğiz hep birlikte kaybedeceğiz ya da bu oyuna karşı birlik olacağız hep birlikte kazanacağız,birbirimizle uğraşmamızın hiç birimize faydası olmaz ama doğruları savunup birlik olursak işte o zaman,nedenmi

Bugün başarılı olan ülkelere ve de ülkeler arası başarılarının nedenleri nedir diye bakacak olursak gelişmiş ülkeleri ve başarılarını hep takdir ederiz. acaba biz neden böyle değiliz diye dövünüp dururuz hiç kimse ne medya ne de bu pastayı gotürenler diğerlerini düşünmez yukarıdakiler aşağıdakileri veya tabanı bilinçlendirmezler çünkü bu durum çıkarlarına hemde işlerine ters gelir insanın doğasında bu vardır. paylaşmayı sevmezler bu sebeplede uyuyan devi niye uyandırsınlar menfaetlerinden olsunlar bir ara TV kanal D akşam haberlerinden sonra spor haberlerine başlarken koca bir ülkeye yayın yapıyor olmasına rağmen istanbulun dışındaki şehirleri enayi yerine koyarak 3 büyüklerden spor haberi diye başlıyordu veya takımınızın üçüzlerle oynadığı maçı canlı yayında izliyorsunuz TV'de spikerin sizin golü attığınız an ile golü yediğiniz andaki ses tonuna dikkat edin veya üçüzlerin golü attığında ekranda bakıyorsunuz ekrana bir yazı "iyiler her zaman kazanır",mesala Tüm ülkeye yayın yapan gazetelerin spor sayfalarını ise okuduğunuz da sayfalar 3 takım arasında paylaştırılmış bu durum da şehrinizin dışına çıktığınız da yabancı bir ülkeye gitmiş gibi takımınızla irtibatı tamamen koptuğunu görürsünüz ülkeyi değil çıkarlarını düşünen bu medyadan bir şeyler beklemek ya bilinçsizlik ya da bahanedir,İşte çocukluğunuzdan itibaren beyinlerinize bu şekilde pompalanıyor yanlışlar haksızca adaletsiz bir biçimde.

Bugün Barcelona_Cadase / Manchester_Blackborne veya Milan ülkesinde deplasma,na gittiğin de acaba orada ne kadar taraftarı var hepimizde biliyoruz bir hiç,bunda ne var diyeceksiniz rekabetin,yarışmanın,mücadelenin olmadığı yerde ülke başarısı hiç olmaz,maelesef sadece bizim ülkemizde Futbolumuz ve taraftarlık bir şehrin içine kilitlenmiş bir durumda.

2007/2008 sezonun ilk yarı maçlarının oyanandığı bir hafta yaşanan örnek her zaman tekerrür etmiştir mesala Kayserispor,Sivasspor aynı hafta iki ist.takımını yendiler medyalarıyla birlikte haftalarca eleştirdikleri sindirdikleri hakemleri maçtan sonra yine topa tutarak nasıl yenildikleri değerlendirilip duruldu,birazda rakibinize saygı duysanızda Anadolu takımlarının o maçta ne kadar iyi oynayıp başarılı bir şekilde yendiğinden bahsetseler allah rızası için.

Futbolu ve de taraftarlığı bir şehrin içine kilitlenmiş bir ülkeden bir şeyler beklemek malta veya forea adaların dan beklemek gibi bir şey. işin başka bir boyutu daha var Acaba Brezilya nın yurt dışın da kaç futbolcusu oynuyor 5 binlerden bahsediliyor bizim ise 5 i geçmiyor fiziki yapısı spora bu kadar yatkın bir ulusun durumu niye böyle

Ümit milli futbolcularımızın yaşları ilerlediğin de A millli de olmaları gerekirken niye kayboluyorlar diyorlar,çok genç yaşta zamanından önce üçüzlere transfer olursa,senede 30 transfer hatta milyon dolarla gelen yabancıların yedeği olunca onlar da mecburen İstanbul gece alemine dağılmamış olsalar kesinlikle kaybolmazlar,amaç zarar vermek dimi bir futbolcuya veya hocaya gereğinden fazla hak etmediği parayı vererek haksız rekabeti sağlayarak yurt dışına saolsunlar iyi döviz çıkışını sağlıyorlar yada burda yeni parlayan bir futbolcumuzun veya hocanızın aklını hemen çelerler sizin küme düşmeniz veya şampiyonluk iddianız varmış yok ülke futbolu geriye gidiyormuş onlar için çok önemlimi.

Futbolcuyu,hocayı bırakın bu ülkede yatırımın ağırlığından tutun çalışmaya gidenine kadar insanlar hep oraya koşuyor sonuç ortada gelişmiş ülkeler gibi 100 yıllık projelerimizde yok allah göstermesin devamlı orada ileriye dönük depremden de bahsediliyor acaba japonlar gibi şimdiden önlemimizi aldıkmı.

Avrupa ya baktığımızda İkinci ligden çıkan bir takımın ülkesinin üst liginde şampiyon olma şansı var. Ama şampiyonu belli olan başka bir ülke varmı? Acaba ülkemizde 10 tane takımımız şampiyonluğa oynasa bu çocuklar kaybolurmu son 50 yıla bakacak olursak 4. üncü bir takımın şampiyon olma şansı yok denecek kadar az. İstanbulda yerleşmiş veya orada ikamet eden birisinin bu takımlardan birini tutmasından doğal bir şey yoktur saygı duyuyorum. Ama bu takımlar dan biri anadoluya gittiğinde adam memleketini bırakıp karşı türübüne geçip şehrine küfür ediyor. Bugün o kadar nüfusca durumları iyi olan illerimiz dururken hakmı iki ilden 9 takımın olması bu gidişle seneye dahada artacak gibi gözüküyor yanlışlar,her zaman doğruları söyleyip yanlışlara karşı neler yaparızı konuşacağımıza,genel sorunlarımızı görmezden gelip kişisel çıkarlarımızı düşünmekle kendimizi avutuyoruz.

Bu ülkede sporda da sistemli birlik içerisinde ve de bilinçlenme olmadığı sürece spor ve başka alanlar dahil daha bizi bu Avrupada çok tokatlarlar bizi böyle boynu bükük gönderirler,daha çok yakında yaşadık örnekleri sürekli de yaşıyoruz.

Avrupada en basiti bir tenis turnuvasında dahi ortaya konan ödülde şanslar her iki taraftan kim kazanırsa kazansın eşit burda ise tam tersi şampiyonluğu kaybetse bile pastayı alan belli yani avrupada şahsa,kişiye,takıma göre değil başarıya göre kim kazanırsa ona veriliyor. Yalnız bizim gibi geri kalmış üçüncü dünya ülkelerinde durum tabiki biraz farklı kim güçlüyse kimin arkasında Federasyon, Mafya, Hükümet, Boranzancıbaşı medya varsa o kazanıyor ve parsayı alıp gotürüyor,buradaki garip durum olayın başında diyorlarki ey anadolu takımı sen şampiyon olsan dahi sana ödül yok,para yok varmı böyle bi şey allah allah bir turnuvaya katılıyorum daha olayın başında kaybediyorum rekabeti ortadan kaldırarak aslında ben değil ülkem kaybediyor burda biz yine siyasette amerikanın piyonu olduğumuz gibi futbolda da üçüzlerin piyonu durumuna düştük hiç önemli değil savunduğumuzun sonuna kadar arkasındayız,yıllardır daha sezonun başında üçünden biri kazanıyor varmı dünyada böyle bir şey adam daha sezon başlamadan böylece şampiyonluğunu ilan etmiş olmuyormu ,yani anadolu takımları bu gün şampiyon olsa dahi sezon öncesi periyodik olarak belirlenmiş üç istanbul takımının aldığı şampiyon dilimini alamayacaklar'dır,şampiyon olmasının hiç bir önemide kalmamaktadır,zaten olabilme ihtimalleri tamamen ortadan kaldırılmıştır sonuca gelelim 50 yıldır o şehrin içinden çıkıyor şampiyon ali cengiz oyunlarıyla iyi saygı duyuyoruz sonuç ne türk futbolunun geldiği nokta nedir.

Ben sıkıldım neden avrupanın tokadını yemekten bıktım sen bizi tokatlarken iyi bu dünyada ne ekersen onu biçersin daha öğrenemedinizmi,her sene 50 trilyon harcayan sizsiniz bir futbolcuya 28 trilyon veren sizsiniz bu ülke futbolunun suçluları ortada bu devlet bunlara arsa verir,dükkan verir,vergisini affeder,bunların başkanlarına büyük ihaleler verir,bilet fiyatları elli milyonsa bilet üzerinde bir milyon göstererek teberrulu bilet sattırır daha ne istiyorsunuz daha niye beğenmiyorsunuz,sıkılıyorsunuz bilmiyorum bu ülkede parasızlıktan bir çok 1 lig anadolu takımlarının bir çoğu şimdi alt kümelerde oynamıyormu sizin oynadığınız yıllarda maalesef kurtardılar ist. takımlarının bir alt kümeye inmesini engellediler özelliğiniz ne ülkemizin çıkarları için bu safhaları atlatacağız bundanda kendi irademizle kimsenin etkisinde kalmadan zamanında kaldıysak da bundan sonra zararın neresinden dönersek kardır sözünden davranarak hareket edeceğimize, çocukluğumuzda ya şu beni aşılamıştı,şu beni dürtmüştü demeden doğruyu sadece doğruyu savunacağımıza eminim.

Ben kimseye hiç bir takımın reklamını yapmıyorum anadoluda doğrusuda o kendi memleketinizin takımınıda tutabilirsiniz avrupada olduğu gibi , burda bide çarpıklık var biz ulusca yönlendiriliyoruz,illa üçüzlerden birini tutmak zorunda değilizki,tabular yıkılmak içindir ülke futbolunda başarıda o zaman gelir futboldan bıkmaz vede tam tersi keyif alırız. İspanyada geçen dönemde gördük real madrit deplasmanda kupa maçında bir üçüncü lig takımıyla 1-1 berabere kaldığında orda taraftarı varmıydı ve o üçüncü lig takımı ve seyircisi o maçta nasıl haz aldı gördük,aynı ülkenin takımları şampiyonlar liginde final oynamadımı,İspanyanın iki kulübü UEFA'da final oynamadımı dostlar,bizlerde görürüz inşallah finalde iki takımımızı.
 

anttis

Öğrenci
Katılım
27 Eylül 2008
Mesajlar
6
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Bu ülkede adam olmak zor.Daha zoru da adam gibi kalmak.Ama adamın var ise her şey kolay,çünkü kriterin olmadığı yerde tek şey güç.O nedenle gücü eline geçiren her istediğini yapmakta serbesttir.Bu sadece futbolumuz için değil,bu bir ülke gerçeğidir.
Sistemin tüm unsurlarıyla düzgün işlediği durumda kurtarıcıya gerek yok duyulmaz da çünkü kahraman sistemin ta kendisidir oralarda krallara,imraratorlara pek gerek duyulmaz.

Bu takım Milletin takımı belli bir kesimin değil,belli bir şehrin de , bir futbolcuyu Aday kadroya seçerken de formayı hak edene vermelisiniz,işinizi adaletli yapacaksınız teknik taktik yerine yanlış gaz vermekle,prim vermekle de olmaz.
Geçen bir yerde okudum A.Milli takım’da Fatih Terimin yardımcısı Oğuz Çetin’in yıllar önce kendisiyle ilgili anlattığı anılarında 7 yıl Sakaryaspor formasını giydim bir kere A.Milli takıma çağrılmadım.Fenerbahçe’ye transfer olduğum sezon daha resmi maç oynamadan hazırlık kampında A.Milli takıma çağrıldım,demek ki değişen bir şey yok,o zaman’dan bu zamana hiçbir şey değişmemiş.
Daha geçtiğimiz sezonlar da Rizespor’dan Beşiktaş’a gelen Koray Avcı’da geçen sezon Gençlerbirliği’inden Fenerbahçe’ye gelen Gökhan Gönül’de takımlarını değiştirmelerinin akabinde anında A.Milli takıma seçilmemişlermiydi.
İlerlemiş yaşıyla GS’de kadroya giremeyen ama A.Milli kadroya çağırılan Ergün Pembe bu sezon Gaziantep’de oynadığı için mi alınmıyor,sezonun ilk yarısında GS’de dahi kadroya dahi alınmayan ve de tutulmayıp,beğenilmediği halde kulübüne baskı yaparak bu adam bana lazım Sabri yi oynatın diyorsun aynı düşünceyi Kayserispor’da oynatılmayan Gökhan Ünal için neden düşünmüyorsun.
Mehmet Topuz ve Mehmet Yıldız daha ne yapsın? Biri takımına Türkiye kupasını kazandıran en önemli isimlerden biri,diğeride üçüzlerle şampiyonluk mücadelesinde en büyük katkıyı sağlıyarak takımının başa baş puanlara gelmesine sebep olan Sivasspor’un lokomotifi,bu çocukları bizans kabul etmese de onlar Türkiye’nin gönüllerinde vardılar ve olmaya da devam edecekler.
Faruk Süren’in GS’de başkan olduğu dönemde en kızdığı kişilerden biri Fatih Terimdir sebebi ise çok paralar harcatıp başarısız olunca da kulübü bırakıp kaçmasıdır demişti Fatih Terim için ,birde GS’nin bugününe bakın zor gününde takımını şampiyon yapan alt yapıdan ismi sanı duyulmayan Cevat hoca,süper lig’de başarılı hocamı Çankırı belediyespor’dan gelip de Gençlerbirliği Oftaş’ı çalıştıran Osman Özdemir örneğin,daha bir de yanlışları da olsa sırf Fatih Terim için harcanan Ersun Yenal var.
Herkes ailesini geçindirmekle yükümlü olduğu bakmak için daha zor mücadeleler vererek özverilerde bulunarak çok düşük maaşlar karşılığı hırpalanıp ne eziyetler çekmiyor mu bu ülkede yurdumun insanları,ya sizler,sizleri diğer profesyonellerden farklı kılan nedir,bedavaya mı yapıyorsunuz,bu yüksek paraları,sahte milliyetçilik numaralarıyla o zaman neden almadan yapmıyorsunuz bu görevleri,Türk futbolu’nunun ekolünden bahsedenler,İstanbul’un dışına çıkıp Anadolumuzun diğer şehirlerinin koşullarına bir baksın,Alt liglerin koşullarına bir baksın.
Futbolcusu,Hocası,Eli kalem kalem tutan yazarı ve de Anadolu şehrinden çıkıp da sırf menfaetleri için bizans’a giden yöneticisi,Sizleri Anadolu yetiştirmedi mi o zaman Anadolu’muz da bu kadar insan sıkıntı çekerken,bırak eğitimini çocuğuna bir ekmek götürmenin sıkıntısını yaşarken bu devlet asgari ücretliden dahi vergi alırken sizlerden göstermelik alınan kayda değer bir şeyler alınmadığı,muaf tuttuğu halde sizler daha doymadınız mı doğduğunuz,yetiştiğiniz Anadolu ya ihanet ediyorsunuz.

Not:Bu yazıyı Euro-2008 Finallere gitmek üzere seçilen millitakımımız için yazmıştım görüldüğü gibi Finallere kadar yapılan maçlarda kadroya çağrılan Mehmet Topuz,Mehmet Yıldız,Giray Kaçar,Gökhan Ünal vs bu isimler ne hikmetse finallere gelinince elendiler bu arkadaşlarımız şayet üçüzlerden birine transfer olsalardı Gökhan Gönül gibi sakat da olsalar çağrılacakları kesindi,bu çocukların suçu sözleşmeleri bittiğinde takımlarını satmamalarıdır,üçüzlere gitmemeleridir.

Örnekliyelim:Gençlerbirliği’nde futbolcularamızdan Belçikalı Filip Deams’e avrupaya geri dönüş yapmayı düşündüğünde tesadüf konuşma fırsatı bulup sorduğumda çocuğunun olduğunu yetiştirme ile ilgili gitmesi gerektiğini burdaki güzel ayrıntı ise şuydu cevabının devamında ,kendisinin sezon sonu sözleşmesinin bittiğini o zaman giderse kulübünün para kazanamıyacağını ama kulübüm beni devre arasında M.Gladbach'a satarsa 500 bin dolar kazanacak şimdi gitmem daha iyi olur demişti.
Evet arkadaşlar bu insanlara ne diyoruz her neyse boş verin,Şimdi kendi ülkemize dönüp kendi futbolcularımızdan örnek verelim gerçi bu örneklerden ülkemizde çok,Bizde Uğur Boral sözleşmesi devam eden parasını aldığı sezonun ortasında kulübünden habersiz gidip fenere imza atmıştır o kulüpte bir başka kulübün topçusuna kulübüyle anlaşması devam ederken 6 ay öncesinden imza attırmıştır,futbolcumuz yarım sezon parasını aldığı halde bizde bu şekilde oynamıştır,eden bulur dünyası,sizce bu durum etik ise ne kadar faydalı olduğunu söylemeye gerek yok,sezon sonu geldiğinde de bedava elini kolunu sallıyarak gitmiştir,örnekleri çoğaltacak olursak GS'den Emre vs FB'den Tuncay vs örnekler çok olduğu gibi bu sistemde de çoğalacağı da kesin ayrıca taraftara parmak gösteren,iddia,baahis,şike yapan,askerlik için yurt dışına kaçan,sakat da olsa bunlar kadroya çağrılır,bu formayı herkes giymemeli,bu forma parayla,pulla değerlendirilemez bu forma bu ülkenin namusu şerefidir sen bu şekilde yanlış yapanları ödüllendir kadroya alınması gereken oyuncularmızı cezalandır yani bu adamlardan Milli takım futbolcusu olsa ne olur ki,daha çok prim almak,daha çok para kazanmak tek düşünceleri para başka bir amaçları düşünceleri olduğunu sanmıyorum bu şekilde başarı gelmez,insanların bu dünyda bir şerefi bir haysiyeti bir onuru olmalı,her şey para olmamalı,başka bir gerçek de insanlar paralandıkça daha iyi olacaklarına bizim ülkemizde daha çok dejenere olmakta daha çok bozulmaktalar,paranın ön plana çıktığı toplumumuzda maalesef toplumsal değerlerimizi,kültürümüzü iyice kaybetmeye başladık.

Hayatlarını doğru yönde kazanan haklıdır,Amaca giden her yolu meşru gören çarpık zihniyetle hayatın hiçbir alanında işiniz olmamalı”haksızlık yapmak haksızlığa uğramaktan daha acıdır”.gs'den kaleci aykutu alsaydı o bile yeterliydi final için.
 

anttis

Öğrenci
Katılım
27 Eylül 2008
Mesajlar
6
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Akıl akıl hakeme takıl!

13.11.2007

Futbolda yine yöneticiler oynamaya başladı. Özellikle daha çok şampiyonluğa oynayan takımlar, hakem yanlışları nedeniyle terör estiriyorlar. Diğer bir sorun, ‘yok milyonlarca dolar veya euro harcayarak getirdiğimiz futbolcular tekme yemekten futbol oynayamıyor’ gibi yakarmaların, acındırmaların futbolcu üstündeki olumsuz etki yarattığını göremeyen kişilerin sıfatı; yönetici olması. Futbol erkek oyunu. Yalnız yıldız futbolcu kimliğine sahip oyuncular değil, korunacaksa bütün mücadele eden oyuncuların korunması önemlidir.
Bu sezon çok bilmiş yorumcularla, yöneticiler dört büyük kulüp karşısındaki takımların, futbol oynamak için değil rakiplerini durdurmak için; oyun bozanlık yapıyor, sertliğe baş vuruyor ve puan alabilmek için her türlü eylemi uyguluyorlarmış... Bunun sonucunda da 70-80 milyon dolarlık takımlarımız haksızlığa uğruyormuş... Hakemler de buna müsaade ediyormuş. Siz, Avrupa’nın güçlü takımlarıyla ne tür bir sistemle oynuyor sunuz? Anadolu takımlarının size karşı olan mücadelelerini Avrupa’daki rakiplerinizle karşılaştırın, birebir aynı. Ama siz yöneticilerin bahanesi her zaman hazır. Ekonomik yönden ve kadro yapıları bakımından güçlü olduklarını, bu nedenle rekabetin zor olduğunu söylüyor musunuz, söylemiyor musunuz? Hiçbiriniz, örnek büyük kulüp yöneticisi olarak aynı Avrupa’da ağladığınız gibi Türkiye’deki ekonomik haksızlığın olduğunu, her sezon 50 ile 80 milyon dolar arasındaki bütçenizden ve neden gelir dağılımında eşit pay dağıtılmadığından söz etmiyorsunuz?
İşte; Anadolu takımlarının 6-7 milyon dolarlık bütçesi ile sizler arasındaki uçurum farkı sahadaki olumsuz mücadeleye de yansıyor.
Yerseniz... Önerim şudur; gelir dağılımındaki eşitliğe destek verin. O zaman eşit rekabetin kalite getirdiğini görüp, taraftarlarınıza daha hoş görünebilir ve futbolu gergin ortamdan kurtarabilirsiniz. Ağlamakla, sızlanmakla hedeflerinize ulaşamazsınız. Gerçeklerle yüzleşin.

Gökmen Özdenak gozdenak@fanatik.com.tr

Not :Tesadüf benim yazdığım yazıya yakın bir yazı gördüğümden burada sizlerle paylaşmak istedim burada benim için yazarın isimi veya yayının önemi yoktur sadece ilgilendiğim konu ile ilgili olmasındandır,teşekkürler.
 

anttis

Öğrenci
Katılım
27 Eylül 2008
Mesajlar
6
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Yazılı,görsel basın ve de spor yazarları kamu görevi yaparlar. Eğitici ve öğretici vasıtadır,araçtır kitleleri aydınlatmaktır görevleri.Bunu yaparkende taraflı olamazlar ahlak yasasına,hukukuna aykırı hareket etmeleri suç teşkil etmektedir.Spor basını,yazarları,yorumcuları, kulüplerin Amigo yazarlığını değil kamunun elamanı olup tarafsız bir şekilde görevlerini yapmaları gerekmekte.

Balık baştan kokar diye boşa söylenmemiş devletin resmi kanalı TRT’nin iki sezon öncesi Levent Özçelik tarafından Pazar akşamları yapılan spor proğramında puan sıralamasına göre yukardan aşağıya ne takımlara ne renklerine ne de başka bir yönlerine bakılmaksızın eşit yorum ve pozisyon değerlendirmesi için özen gösteriliyordu.Daha sonra ne hikmetse bizde adettir iyi giden bir şeyi bozmak Levent Özçelik’ten sonra onun yerine,ben buna kasıtlı olarak diyeceğim getirilen Erdoğan Arıkan’ın ilk işi proğrama 4 takımın rengini temsil eden futbol topu koyarak art niyetli düşüncesiyle süper ligin Akşam haberinden sonra başlayan spor proğramında gece 12’ye kadar bu dört takımı değerlendikleri yetmiyormuş gibi birde gece 12 den sonra bu takımların tekrar özet görüntülerini vermeleri,kendi takımlarının yorumsuz,pozisyonsuz 2 dakikalık maç özetini seyretmek için uyumamaya çalışan insanları uyuttuktan sonra gece 1’de Anadolu takımlarının lehine olanı değil aleyhine olan pozisyon değerlendirmeleriyle kendilerince saolsunlar keyifli ve adaletli bir proğram yaptıklarını sananlara ne diyelim,Haksızca aleyhimize verilen penaltıları,Adaletsiz haksızca yönetilen maç ile ilgili değerlendirmelerden o kadar çok örnek var ki en yakın zamandan iki örnek verelim Fenerbahçe-Ankaraspor maçında hakemin gözü önünde Alex faulle yere düşürdüğü rakibini üstüne üstlük bir de kramponun burnuyla tekmeleyişi,Beşiktaş-Gençlerbirliği maçında Ali Tandoğan hakemin yanında saha içine girip taç atıyor pozisyonun devamı gol oluyor birde bu adamlar her hafta hakem hatalarından 7’şer maç kaybettik diye ağlıyorlar kazandıkları maçları nasıl kazandıklarını hiç söylemezler ama,Maç içerisinde yapılan hataları hakemin etkide kalma stresine ve korkusuna bağlamaya alıştırıldık tamam kabul.Akşam devletin kanalında spor proğramını izlerken en azından bir adaletli bir yayın beklemek hakkımız değilmi,özellikle Alex pozisyonunda insanlardan tepki gelmese orada hemencecik nasıl örtbas etmeye çalışarak art niyetliliklerini net bir şekilde ortaya koymalarını kamuoyu net bir şekilde izlemiştir.

Hata yapmak insanlık gereği herkesin hakkı ne varki Adalet beklemek başka,Adalet sağlamak ve bunu eşit dağıtmakla yükümlü olanların sebeb olduğu yanlışlar diğer şehirlerimizin,yerel takımlarımızın ve de taraftarlığının zarar görmesini sağlıyarak zayıflamasını sağlamakta bu birde TRT kanalıyla süper ligi iki proğram şeklinde ayırarak,bölerek kitlelerin beyinlerine bu şekilde pompalanıyorsa düşündürücü bu yazımda özel medyayı hiç göz önünde bulundurmadım bile TRT'nin Sivasspora bakışı ortada

NOT:Bu yazı sezonun ilk yarısı yazılmış eski yazı haksızlığa iki örnekte 29 hafta Gençlerbirliği ile Kayseri bu takımlarla o hafta oyanayan GS biri FB'dir o haftaki maçta 3 puanları gaspedilerek bu takımlarla Sivasın arasının açılması sağlanmıştır,son hafta da şampiyonlar ligine gideceğim derken UEFA' ya bile gidemeyen bir takım diğer tarafta ise sezon boyunca maçlarını 1-0 bile zor alan ama son maçını 5 gol atarak alan bir takım,yarım asırdır ligimizde değişen nedir sadece yurt dışında istisna,saman alevi geçici bir başarı kalıcı olan ülke içinde sistem vu kural dişı oynayan şampiyon olalımda nasıl olursak olalım zihniyetiyle rakip istemeyen futbolumuzu ve taraftarlığı bir şehrin hegomanyasına hapsetmiş rakipsiz,rekabetsiz,kalitesiz bir lig.
 

amesfa

Dekan
Emektar
Katılım
10 Eylül 2007
Mesajlar
9,865
Reaksiyon puanı
153
Puanları
243
Değerli üyemiz anttis öncelikle aramıza hoşgeldin. Forum kurallarını okumadığından eminim şayet okusaydın ard arda bu kadar yorum yazmanın ve hatta bu tarz ard arda yorumlarla konu açmanın yasak olduğunuda bilirdin.

KİLİT
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst