Futbolun Asil Ruhuna Selam

maxxdump

Dekan
Katılım
2 Nisan 2008
Mesajlar
6,377
Reaksiyon puanı
6
Puanları
218
Yaş
40
Konum
Kıbrıs


Hayatınızda en çok haksızlık yaptığınız kişi kim ? Eski bir kız arkadaşınız mı yoksa işyerinizde çalışan birisi mi ? Belki de bir öğrenciniz veya öğretmeniniz…Hemen karar vermesi zor.Çoğumuz için muhtemelen bir kişi de değil bir çok kişidir.

Peki Fenerbahçe’nin yakın tarihinde ,yani şu son 20 yılında diyelim en çok haksızlık yapılan kimdir veya şöyle diyelim en “hak edilmeyen muameleye” uğrayan kimdir ?

Mustafa Kıran, “Futbolun Asil Ruhu ZICO” kitabının arka kapağında ZICO’yu 3 kelimeyle anlatmaya başlamış :Beyefendilik ,tevazu ve istikrar…

İlk ikisi ülkemizde hiçbir alanda takdir görmeyen unsurlardır,geçelim.

Üçüncüsü olan “istikrar” hep istenen ,kurumsallaşma konusundaki yaldızlı sözlerde kürsülerde, kalın kapaklı dosyalarda ilk tercih edilen ama en rahat taviz verilen kavram.Formülünde sabır var…Hepimiz biliyoruz ,sabırsızlık ülkemizde “erken müdahale” olarak kılıf buluyor…

ZICO’nun 3 dünya kupasında oynamış olması , 2 ülkede heykelinin dikili olması ,Japonya’daki milli takım tesislerinde odasının hala bozulmadan korunması bildiğimiz ama kitapta karşımıza tekrar çıkan konular…İtalya’ya ,Udinese’ye transferi öncesindeki gelişmeler de çok tanıdık…Flamengo’dan hiç ayrılmadan oynaması bugünün “profesyoneliz ,ailemizi geleceğimizi düşünmek zorundayız” cümlesiyle pervasızca takım değiştiren,ezeli rakibine gidip ,ilk günden formasını giyip “çocukken zaten sizi tutardım” diye sırıtarak fotoğraf çektiren yıldızları(!) için ne anlam ifade ediyor ?

Gora yayınlarından çıkan kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum.Kitap Zico’nun Otobiyografisi değil.İnsani yönünü,futbolcu kimliğini anlatıyor. Okuduktan sonra söylenecek tek şey kalıyor “büyük bir (k)ayıp !”

Futbolda elbette her teknik adamın ,oyuncunun yeri doldurabilir.

Düşünün 2003-2004’ün şampiyon kadrosundan 3-4 oyuncu kalmış…Son 5 yıl Fenerbahçe’nin kadro istikrarına en değer verdiği dönemdir.Oradaki değişim bile ne kadar hızlı olmuş…

Bu sene ZICO’nun temellerini attığı, ayağa top oynayabilen,geriden maç çeviren,Avrupa kupalarında sahasında yenilmeyen takımla inşallah “koşa koşa” veya “yürüye yürüye” şampiyon oluruz. Avrupa’da geçen sene gittiğimiz yerlere ,ötesine yine gideriz.

Sevgimiz bağlılığımız kişilere değil renklere…

Sevilla maçında penaltılar atılırkenki o sakin ve kendinden emin hali aklımızda kalsın…

Dünya küçük,ZICO hocamızdan hepimiz gördüğümüz yerde özür dileyelim. Gönderildiği için değil o futbol içinde var .Gönderilişindeki özensizlik,sevgisizlik için…



Bozkurt K.Yılmaz

bky@tnn.net


kaynak: http://www.antu.com/AntuHaberOku.aspx?ID=10117
 
Üst