Eski sevgilim için...

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan OnLT
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

OnLT

Müdavim
Müdavim
Katılım
22 Ocak 2008
Mesajlar
8,427
Reaksiyon puanı
149
Puanları
1,243
Sevgilimden ayrıldıktan sonra,Facebook, MSN, telefon gibi bütün iletişim araçlarından beni sildi. Ama ben onu merak ediyordum, ne yaptığını bilmek istiyordum ve takip etmek istiyordum. Bende sahte bir Facebook hesabı açtım*. Onun arkdaşlarından 25 kişiyi ekledim. Ve tanımadığım bir 50 kişiyi daha. (Kusura bakmasın kendileri :blushing:) Sonra en son olarak onu ekledim. O da "tanıyorumdur belki 25 ortak arkdaşımız var" diyerek kabul etti beni. Daha sonra bu Facebook üyeliği için açtığım maille onu MSNini ekledim.

Böylece benle bütün iletişimini kesse de onu takip edebiliyorum. :blushing:

* Erkek hesap. Öyle beni ekleyin çok yalnızım diyen cinsten değil.
 

UndyingDarkness

Profesör
Katılım
9 Ocak 2010
Mesajlar
2,441
Reaksiyon puanı
49
Puanları
0
Kardeş onlar bağlanmıyor biz erkekler bağlanıyoruz. Seni kararlılıkla silmiş. Ve iş buralara gelmişse eskisi gibi olmayacağını bilmen gerekir. Boşuna Agent'lık yapma :D Şaka bir yana üzme kendini :)
 

Vendetta_

Profesör
Katılım
28 Kasım 2009
Mesajlar
3,704
Reaksiyon puanı
75
Puanları
0
bu kadar kasmaya ne gerek var :D bi kız face adresi aç daha sonra git erkek arkadaşlarını ekle sonra 2 dk da msn e ekle sonra kızla kanka ol sonra kızı kendıne asık et :D yaşasın intikam planları :D bu sefer sen onu bırak msnden faceden sil anlasın nasıl bi duygu olduğunu :D:D
 

iboturka

Asistan
Katılım
4 Şubat 2010
Mesajlar
305
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
Bırak lanet gitsin :) O silmiş herşeyinden sende sil gitsin.
 

mr_rain

Müdavim
Müdavim
Katılım
9 Temmuz 2008
Mesajlar
23,961
Reaksiyon puanı
452
Puanları
7,263
Takıntı olmuş sende :D:D İyi takip etmişsin helal valla :)
 

yavuz_4106

Dekan
Katılım
17 Aralık 2008
Mesajlar
6,118
Reaksiyon puanı
51
Puanları
228
Ağa sana arkasını dönmüş bırakmış bir (İNSAN)
Seni sevmeyeni sende sevme..Sevenlerinle yaşa...
 

spybot

Guru
Emektar
Müdavim
Katılım
1 Kasım 2008
Mesajlar
47,206
Reaksiyon puanı
630
Puanları
7,293
Sende sallasaydın ya:D
 

son.durak.27

Profesör
Katılım
6 Eylül 2008
Mesajlar
1,856
Reaksiyon puanı
11
Puanları
0
yürekten baglanmak böyle bir şey işte, o seni silse bile sen onu silemiyorsun...
 

yumluanarsist

Rektör
Katılım
11 Haziran 2009
Mesajlar
12,009
Reaksiyon puanı
280
Puanları
0
Yaptığım ve bana yapılan bir durum. Sinir bozucu. :)

Bak ben sana bir şey anlatayım mavi gözlü çocuk. Bundan 3 yıl önce biri girmişti hayatıma. Çok iyi anlaşıyorduk, beni çok seviyordu. Benim için her şeyi feda edebilirdi. Ben de edebilirdim ki ettim de. O'nunla olan ilişkimin babamla aramda yarattığı bir sorun, aileyi dağıttı. :) Annemle babam kavga etti, babam evi terk etti. Daha sonra düzeldi bazı şeyler. Ben ise inatla O'nu sevdiğimi, evlenebileceğimi söyledim. İlk ilişkimdi. Son olacaktı (sözde). 15 yaşındasın ve gelecekte evleneceğin adama karar verdiğini iddia ediyorsun. Üstelik sana ailen "Hayır, bu doğru değil. Daha önünde uzun yıllar var. Bu kararı verecek yaşta değilsin." dediğinde de "Benim düşüncelerim asla değişmeyecek! İleride de böyle diyeceğim!" diye bas bas bağırıyorsun. Sonra aradan 1 yıl geçiyor. Biraz daha büyüyorsun, artık 16 oluyorsun. Ben de 16 oldum işte. Ayrıldık. :) Ve asla ayrılmam dediğim insanı bir anda sildim. Aradan 1-2 hafta geçmeden başka biri girdi hayatıma. Halbuki benim kendimi bildim bileli bir sözüm vardı: "Biri olacak sadece, O da son olacak. O'nunla evleneceğim." Bu sözümü ilk defa o zaman çiğnedim. Bahanem de hazırdı: "O bir hataydı, hatalar olabilir. Bu sefer cidden son!" 1 yıl sürdü o da. Hatta bu ilişkim daha ciddiydi. Fazlasıyla ciddileşti, hata yapabilirdim, yapmadım. 1 yıl sonra bir e-posta, basit bir e-posta bitirdi her şeyi. L*n, dedim; bu kadar basit miydi? Yine bahane yarattım kendime. Aslında onları hiç sevmediğimi söyledim kendime. Meselenin sevmek veya sevmemek olduğunu algılayamadan yargıladım kendimi. Sevmek değildi mesele. Biri sana seni sevdiğini söyleyince hoşuna gider, sevdiğini sanarsın. Bunu fark etmiştim ama bunu vicdanımı rahatlatmak için söylediğimden asla gerçekten farkına varamadım hatalarımın. Ardından 1 hafta gibi kısa bir süre sonra hayatımın en büyük hatasını yaparak, gördüğüm en kötü insanı (bir o kadar da bana benzeyen) hayatıma soktum. 2 ay kadar sürdü ilişkimiz. Diğerlerinden farklıydı. Beni parmağının ucunda oynatıyordu. En azından ben öyle sanıyordum, halbuki ben O'nu parmağımın ucunda oynatmışım. Bana karışması, kızması vs. çok hoşuma gitmiş hep. Çünkü diğer 2 arkadaşım hep alttan alırlardı. Biraz yönetilmek istemiş olmalıyım ki o hatayı yaptım. O hatama o kadar taviz verdim ki kendimi bile o yalana inandırdım. O'na da son dedim. :) Hatta 52 yıl O'na sadık kalacağımı söyledim durdum. Ayrıldı benden. Terk etti. Devam ettim yalvarmaya. Zararlı bir şeydi ya O, benden uzak kalınca beynimin uyuşukluğu sona erdi. Kafam düzeldi diyeyim, düşünebilmeye başladım tekrardan. Önce durdum, kendimi içine soktuğum yalandan kurtardım. Artık büyüdüğümü, büyümem gerektiğini kabullendim. Sonra O'nu şutladım hayatımdan. (Evet ben şutladım. Sen 2 ay yalvar, sonra bir e-postayla bitir bu işi. MSN'de de O konuşurken engelle ve sil. Her yerden sil, her şeyi sil, keyfine bak. :) Olacak iş mi?) Ve baktım etrafıma. Ne istiyorum? Derdim ne? Ne zaman iyi biri olacağım?

Sorulara yanıtlarımı buldum. Şimdi biri daha var hayatımda. :) O'na da son diyorum. Bu sefer son olmalı çünkü. Artık geleceğe aşk, sevgi, tutku gibi kavramlarla bakmıyorum. Büyüdüm artık. (Bunu daha önce de söylemiştim ama içten değildim. En azından bunu söylerken bile çocukça davranıyordum. :)) Son kavramını anladım. Hayatını mutluluk içerisinde devam ettirebileceğin, ailen yokken sana destek olacak, derdini anlatabileceğin, en yakın arkadaşın olacak biriyle beraber olabildiğin zaman işte o kişi sondur. Bakıyorum da hayatıma, öncekiler hep "aşk, heyecan, tutku" üzerineymiş. Şimdiki ise 18 (17,5 aslında :)) yaşında birinin gelecek kaygısına son veren güzel bir düşünce, bir kurgu.

Bu kadar anlattım, ne alaka diyeceksin. :) Ben de bilmiyorum. Aslında başka şeyler diyecektim ama sadece yazdıklarını okuyunca sende kendimi gördüm. O sebeple anlattım, belki değişirsin diye ama değişmeyeceğini biliyorum. Zamanında ben de değişmemiştim. Değişmemen de en iyisi. Kendin öğreneceksin bunları. Kendin öğrenince unutmuyorsun. Bak ben artık öyle hatalar yapmam mesela. Çünkü en acı şekilde yaşayarak öğrendim. Şimdi o hataların bana kaybettirdiği zamanı telafi etme zamanı. Bunun için biri yanımda, çok sevdiğim biri hem de. Umarım sen de bir gün O'nu bulursun. Ama sakın ola ki bu kızın O olduğunu düşünme. Aslında anlatmak istediğim tam olarak buydu. Ne kadar anlatabildim, bilemiyorum.

Bir de arkanda birilerini bırakmak çok kötü. O sebeple sakın ama sakın emin olmadan kimseyi kendine bağlama, kimseye de bağlanma. Çünkü bu olduğunda, vicdanını hiçbir şey rahatlatamıyor...

Ayrı bir itiraf konusu açsaymışım iyi olacakmış. Rahatladım be. :)
 

bilmiş*gülücük

Profesör
Katılım
12 Ekim 2006
Mesajlar
2,620
Reaksiyon puanı
48
Puanları
0
bence yanlış yapıyosun :)
gerçi belkide tekrar olursunuz dicem ama ikinci kez olunca olmuyor :)
ay neyse :)
 

OnLT

Müdavim
Müdavim
Katılım
22 Ocak 2008
Mesajlar
8,427
Reaksiyon puanı
149
Puanları
1,243
Yaptığım ve bana yapılan bir durum. Sinir bozucu. :)

Bak ben sana bir şey anlatayım mavi gözlü çocuk. Bundan 3 yıl önce biri girmişti hayatıma. Çok iyi anlaşıyorduk, beni çok seviyordu. Benim için her şeyi feda edebilirdi. Ben de edebilirdim ki ettim de. O'nunla olan ilişkimin babamla aramda yarattığı bir sorun, aileyi dağıttı.
:) Annemle babam kavga etti, babam evi terk etti. Daha sonra düzeldi bazı şeyler. Ben ise inatla:) Ve asla ayrılmam dediğim insanı bir andaBiri olacak sadece, O da son olacak. O'nunla evleneceğim." Bu sözümü ilk defa o zaman çiğnedim. Bahanem de hazırdı: "O bir hataydı, hatalar olabilir. Bu sefer cidden son!" 1 yıl sürdü o da. Hatta bu ilişkim daha ciddiydi. Fazlasıyla ciddileşti, hata yapabilirdim, yapmadım. 1 yıl sonra bir e-posta, basit bir e-posta bitirdi her şeyi. L*n, dedim; bu kadar basit miydi? Yine bahane yarattım kendime. Aslında onları hiç sevmediğimi söyledim kendime. Meselenin sevmek veya sevmemek olduğunu algılayamadan yargıladım kendimi. Sevmek değildi mesele. Biri sana seni sevdiğini söyleyince hoşuna gider, sevdiğini sanarsın. Bunu fark etmiştim ama bunu vicdanımı rahatlatmak için söylediğimden asla gerçekten farkına varamadım hatalarımın. Ardından 1 hafta gibi kısa bir süre sonra hayatımın en büyük hatasını yaparak, gördüğüm en kötü insanı (bir o kadar da bana benzeyen) hayatıma soktum. 2 ay kadar sürdü ilişkimiz. Diğerlerinden farklıydı. Beni parmağının ucunda oynatıyordu. En azından ben öyle sanıyordum, halbuki ben O'nu parmağımın ucunda oynatmışım. Bana karışması, kızması vs. çok hoşuma gitmiş hep. Çünkü diğer 2 arkadaşım hep alttan alırlardı. Biraz yönetilmek istemiş olmalıyım ki o hatayı yaptım. O hatama o kadar taviz verdim ki kendimi bile o yalana inandırdım. O'na da son dedim. :) Hatta 52 yıl O'na sadık kalacağımı söyledim durdum. Ayrıldı benden. Terk etti. Devam ettim yalvarmaya. Zararlı bir şeydi ya O, benden uzak kalınca beynimin uyuşukluğu sona erdi. Kafam düzeldi diyeyim, düşünebilmeye başladım tekrardan. Önce durdum, kendimi içine soktuğum yalandan kurtardım. Artık büyüdüğümü, büyümem gerektiğini kabullendim. Sonra O'nu şutladım hayatımdan. (Evet ben şutladım. Sen 2 ay yalvar, sonra bir e-postayla bitir bu işi. MSN'de de O konuşurken engelle ve sil. Her yerden sil, her şeyi sil, keyfine bak. :) Olacak iş mi?) Ve baktım etrafıma. Ne istiyorum? Derdim ne? Ne zaman iyi biri olacağım?
O'nu sevdiğimi, evlenebileceğimi söyledim. İlk ilişkimdi. Son olacaktı (sözde). 15 yaşındasın ve gelecekte evleneceğin adama karar verdiğini iddia ediyorsun. Üstelik sana ailen "Hayır, bu doğru değil. Daha önünde uzun yıllar var. Bu kararı verecek yaşta değilsin." dediğinde de "Benim düşüncelerim asla değişmeyecek! İleride de böyle diyeceğim!" diye bas bas bağırıyorsun. Sonra aradan 1 yıl geçiyor. Biraz daha büyüyorsun, artık 16 oluyorsun. Ben de 16 oldum işte. Ayrıldık. sildim. Aradan 1-2 hafta geçmeden başka biri girdi hayatıma. Halbuki benim kendimi bildim bileli bir sözüm vardı: "
Sorulara yanıtlarımı buldum. Şimdi biri daha var hayatımda. :) O'na da son diyorum. Bu sefer son olmalı çünkü. Artık geleceğe aşk, sevgi, tutku gibi kavramlarla bakmıyorum. Büyüdüm artık. (Bunu daha önce de söylemiştim ama içten değildim. En azından bunu söylerken bile çocukça davranıyordum. :)) Son kavramını anladım. Hayatını mutluluk içerisinde devam ettirebileceğin, ailen yokken sana destek olacak, derdini anlatabileceğin, en yakın arkadaşın olacak biriyle beraber olabildiğin zaman işte o kişi sondur. Bakıyorum da hayatıma, öncekiler hep "aşk, heyecan, tutku" üzerineymiş. Şimdiki ise 18 (17,5 aslında :)) yaşında birinin gelecek kaygısına son veren güzel bir düşünce, bir kurgu.

Bu kadar anlattım, ne alaka diyeceksin.
:) Ben de bilmiyorum. Aslında başka şeyler diyecektim ama sadece yazdıklarını okuyunca sende kendimi gördüm. O sebeple anlattım, belki değişirsin diye ama değişmeyeceğini biliyorum. Zamanında ben de değişmemiştim. Değişmemen de en iyisi. Kendin öğreneceksin bunları. Kendin öğrenince unutmuyorsun. Bak ben artık öyle hatalar yapmam mesela. Çünkü en acı şekilde yaşayarak öğrendim. Şimdi o hataların bana kaybettirdiği zamanı telafi etme zamanı. Bunun için biri yanımda, çok sevdiğim biri hem de. Umarım sen de bir gün O'nu bulursun. Ama sakın ola ki bu kızın O olduğunu düşünme. Aslında anlatmak istediğim tam olarak buydu. Ne kadar anlatabildim, bilemiyorum.

Bir de arkanda birilerini bırakmak çok kötü. O sebeple sakın ama sakın emin olmadan kimseyi kendine bağlama, kimseye de bağlanma. Çünkü bu olduğunda, vicdanını hiçbir şey rahatlatamıyor...


Ayrı bir itiraf konusu açsaymışım iyi olacakmış. Rahatladım be.
:)
Oh iyi yapmışsın rahatladın :) Seni çok iyi anlıyorum. Aslında yavaş yavaş senin gibi düşünmeye başladım. Zaten takip etmeyi bıraktım. Aklıma gelmiyor onunla yaşadığımız ortak bir anı kafamda canlanmadıkça. Sadece ara sıra girip bakıyorum ne yapıyor diye. Sonuçta O benim ilkimdi. Ne yaparsam yapayım tamamen çıkarıp atamıyorum içimden. Ama inanıyorum ki zamanla bu günleri hatırlayıp gülümseyeceğim :)

---------- saat 23:51 eklendi ---------- önceki mesaj saat 23:50 eklenmişti ----------

Bu arada arkadaşlar hepinizin yorumlarını okuyorum.
 

Slokr

Profesör
Katılım
17 Mayıs 2009
Mesajlar
2,842
Reaksiyon puanı
33
Puanları
228
uğraştığına değmez :D (jea değmez böyleydi değil mi?)
 

yumluanarsist

Rektör
Katılım
11 Haziran 2009
Mesajlar
12,009
Reaksiyon puanı
280
Puanları
0
Evet, "değmek" fiili. :) Değer kelimesinden gelir. Daha doğrusu değer kelimesi o fiilden gelir.
 

Hello Kitty.

Müdavim
Müdavim
Katılım
14 Ağustos 2008
Mesajlar
12,189
Reaksiyon puanı
104
Puanları
3,243
jea bu kadar uzun hikaye yazılır mı?? yaw :D oku oku bitmedi :D Bu yaralı arkadaşa boşver gitsin dicem ama dinlemiycek :D çünkü benim amca oğluda benim faceeden hatunu takip ediyor :D
 

Rapchy

Rektör
Emektar
Müdavim
Katılım
3 Ağustos 2008
Mesajlar
10,758
Reaksiyon puanı
119
Puanları
3,243
Böylesi senin için daha kötü OnLT
 

Micuvan

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
3 Mayıs 2007
Mesajlar
5,371
Reaksiyon puanı
57
Puanları
1,228
Yaş
37
Bırak gitsin başka kızmı yok :D:D
 

hukumran

Öğrenci
Katılım
31 Temmuz 2009
Mesajlar
17
Reaksiyon puanı
2
Puanları
3
Eline ne geçtiki daha fena moralin bozuldu.
Giden gitmiştir geri kalanlara güle gile demek kalır.
 

Rom.

Rektör
Emektar
Müdavim
Katılım
11 Aralık 2008
Mesajlar
15,332
Reaksiyon puanı
177
Puanları
3,243
Gideni Unutmak gerekir :) gece gece nerden düştüm ben bu konuya :)
 

dirent

Asistan
Katılım
11 Ağustos 2008
Mesajlar
359
Reaksiyon puanı
4
Puanları
18
Bu konu ölmez, hortlamaya mahkum. SDN varoldukça bu konu da her zaman var olacaktır.

dirent/2012
:)
 

hüzün_

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
14 Nisan 2010
Mesajlar
8,797
Reaksiyon puanı
523
Puanları
1,293
Yaş
36
Jea'da ne dökmüş içini öyle
 

dirent

Asistan
Katılım
11 Ağustos 2008
Mesajlar
359
Reaksiyon puanı
4
Puanları
18
ayrı kalırsan aşk, kavuşursan meşk olur derler.
 
Üst