Ben 70'lerden kurtulamadım.

Fantoma

Profesör
Katılım
9 Ağustos 2008
Mesajlar
2,506
Reaksiyon puanı
27
Puanları
228
Evet, tüm samimiyetimle itiraf ediyorum.
Hatta beni gözlemlemiş bir arkadaşın değindiği gibi "-Kurtul şu 70'lerden artık." tarzında eleştiriler alıyorum.
Ama olamıyor.

70'ler aslında ülkemizde fazlaca rağbet edilecek bir dönem değildi.
Sağ-sol olayları gibi terörsel bir felaket vardı o dönemler.

Ama yine de çok çok değişikti günümüzden.

Sadece yaşayanlar anlayabilir demek istediğimi.

Evet genelde radyo ve sonraları tek kanallı siyah beyaz bir televizyon vardı belki ama, şimdilerde
sadece lafta kalan insanlık ve getirdiği erdemler hep ön plandaydı.
Küçüğün büyüğe saygısı, büyüğün küçüğe sevgisi gibi basit erdemler, komşuya saygı vb. gibi artan diğer olgular vardı.
Gıdalar oldukça doğaldı.
Henüz hile, hurda fazlaca karışmamıştı bu tür işlere.
Sanat vardı.
Müziklerin genel teması aşktı.
Kısaca insanlık, insanlığını günümüzdeki gibi yitirmemişti.

Günümüzüde yaşıyorum/yaşıyoruz.
Kaç komşunuzu tanıyorsunuz?
Gıda diye neler yiyorsunuz?
Ha bire kavga, küfür, demoralizasyon tarzı müzikler üretilirken, müzikle moralinizi ne derece yüksek tutabiliyorsunuz?
Yaşama neresinden güvenip, kendinizi motive edebiliyorsunuz?

Vs, vs. Bu sorular uzar, gider.

Ama yanıtlar hep olumsuz değil mi?

O canım 70'lerin büyüsünü bozmaya değer mi?
 

__kadıköyRAP__

Müdavim
Müdavim
Katılım
3 Mart 2007
Mesajlar
29,198
Reaksiyon puanı
2,148
Puanları
7,358
Sadece yaşayanlar anlayabilir demek istediğimi.

Anlayan pek kimse bulamayacaksın gibi, ama biri vardı ya nicki aklıma gelmiyor avatarında seçkin yazıyordu o anlayabilir seni :)
 

Micuvan

Dekan
Emektar
Müdavim
Katılım
3 Mayıs 2007
Mesajlar
5,371
Reaksiyon puanı
57
Puanları
1,228
Yaş
37
Konum
İzmir
Hiç yoktan 90'lara dönsek :)
 

7.43

Dekan
Katılım
11 Haziran 2008
Mesajlar
8,965
Reaksiyon puanı
332
Puanları
263
83 doğumluyum, bilmem o zamanları ama yıllar ilerledikçe her şey kötüleşiyor. 90'larda çocukluğun masumluğuyla belki de daha güzeldi dünya.
 

achilliuss

Öğrenci
Katılım
9 Aralık 2011
Mesajlar
4
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
çocukluk aklımla bir gün çarşı içinde bir bakkalda şeker bulamayınca şeker varken çay yok çay varken şeker yok biz nasıl çay içeceğiz demiştimde aldığım muzip cevap o zaman sende bal koy olmuştu hele; sana yağ oda tek marka o zaman için .adı ile anılır ve sadece özel müşteriler için tezgah aktından çıkardı ama insanlar varlığı bilmediği için yoklukla bile mutlu olabiliyordu şimdi insanlar her türlü imkan ve varlığa sahip olduğu halde mutsuz
sadece kalabalık bir yolda yürüyün ve yüzü gülen kaç insan göreceksiniz bir sayın
ah fantoma nerden açtın da deştin yaramı
 

Fantoma

Profesör
Katılım
9 Ağustos 2008
Mesajlar
2,506
Reaksiyon puanı
27
Puanları
228
ah fantoma nerden açtın da deştin yaramı

Gerçekten de yara gibi değil mi?
1975 Kıbrıs çıkarmasına bağlı yokluk günleri, 1974 - 1978 yılları artık sokaklara taşan katliam tarzı infazlar.
Ama arka planda salt mutlu günler.
Paranın para olduğu, dostlukların, dostluk olduğu günler.
Çoğunlukla bahçeli evler, yazlık sinemalar, katkısız, doğal gıdalar, selamlaşan mahalleli, .....
Say say bitmez.
 
Katılım
12 Mart 2011
Mesajlar
35,200
Reaksiyon puanı
10,315
Puanları
293
Buldum :D
[MENTION=129454]|SeYYaH|[/MENTION]

evet kadıköyRAP, buldunuz!
hemi de ne maden buldunuz, bi bilseniz!
fantoma'nın lirik bir nostaljiyle yâd ettiği 70'li yılları dolu dolu yaşamış bir maden!
bu harika konu başlığı için yaşıtım sevgili fantomaya ilanihaye teşekkür ederim.
bu konu sanırım sürekli abone olacağım başat konuların başında gelecek.
yazacağım öyle çok şey var ki...
ne ki bu gecelik vaktim bitiktir, mevlam ömür bahşederse yarına, yahut daha ileriki günlere inşaallah.
 

marmarasport

Öğrenci
Katılım
1 Şubat 2009
Mesajlar
15
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Valla ne diyeyim 70 leri yaşamadım. Ama 70'lerden çook miras var bende. Ailemde ki insanlar, ve özellikle plaklarım. Dedemden bana miras kalan 80 tane 45'lik ve 67 tane "long play" ile philips marka pikap'ımla o günleri yaşıyorum. Örneğin; Cem Karaca'nın Namus Belası... hele o güzel plak'ın cover'ı muhteşemdir. Yeşilçam filmerini de unutmamak lazım. Birçoğu zaman zaman komik gelsede o dönemlerin yaşam tarzı, şehirler ve ev dizaynı nı tanımak için en önemli kaynaklardır o filmler. Eski Amerikan arabaları, ispanyol paça pantolonlar 70'lerin özelliğidir. Yazlık sinemalar, ve belki de bunlardan daha önemlisi saf temiz duygular. Yaşamadım bunları ama büyüklerimden dinlediğim anılarından bunları anlamak hiç de zor olmuyor. Ne cep telefonu ne twitter ne de facebook gibi şeyler yok. Ama tabii bunlar o devrin güzel yanı. Kötü yanına değinmişsiniz bir de keşke onlar da olmasydı herşey belki şuanda daha da güzel olurdu.
 

Fantoma

Profesör
Katılım
9 Ağustos 2008
Mesajlar
2,506
Reaksiyon puanı
27
Puanları
228
Bir konu açtım tam da damardan oldu. :)
Başta @seyyah olmak üzere, akranlarım da o muhteşem günleri sanırım dile getirecekler.

Dört katlı, sekiz daireli bir evde oturuyorum. Bir tek kapı kapıya karşı komşumla selamlaşırım ve genelde apartmanın dertleri üzerine bazı muhabbetimiz olur.
Geri kalanları tanımıyorum bile.

Sokağa çıkıyorum, leş gibi hava. Bahsettiğim dönemlerde, özellikle ilkbahar ayları'nda buram buram çiçek kokuları yayılırdı. Araba az olduğu için ekzos kokuları yoğun değildi.

Sağda solda boş arsalara yeni ev yapmaya girişen müteahhitlere çoğu kez rica edip, yalvarıyorum, "aman şu ağacı kesmeyin" diye.
Kala kala bir erik, bir nar, bir iki defne ağacı kaldı.
Nar da ne nar ama. Kocaman meyveli değil ama bal gibi mübarek.

Bahsettiğim günlerde her evin bir de teknesi vardı, amatör balıkçıydı herkes.
Hamsi, kalkan, barbunya ve benzeri özel bazı balıklar dışında bizim buralılar balıkçı dükkanının yerini bilmezdi.
Kolum kadar palamutlar, uskumru hatta ıstakoz dahil, bırakın motoru, kürekle dahi gidilen kayık gezilerinde rahatça tutuluyordu.
Günümüzde sadece profesyonel balıkçılar kaldı. Balığa çıktıktan sonra satmak için gezdiriyorlar.
Ya iki kap istavrit, bazen de sarıkanat. Nadiren levrek.
En az yirmi beş çeşit balıktan, Marmara da kalanlar bunlar.
Trolle gırgırla yediler, bitirdiler koskoca Marmara Denizini.
 

BrknEs

Dekan
Katılım
4 Mayıs 2010
Mesajlar
6,928
Reaksiyon puanı
166
Puanları
243
Konum
EsBer
o dönemleri pek bilmem ama bazı olguların hala değişmediğini söyleyebilirim yaşadığın coğrafyada önemli
 

Fantoma

Profesör
Katılım
9 Ağustos 2008
Mesajlar
2,506
Reaksiyon puanı
27
Puanları
228
Geçen gün hamilelerin aş ermesi gibi resmen mis gibi iyot kokuları dolandı burnumun direğinde.
Espri değil. İnanın.
Ben Kadıköy'de yaşıyorum.
Hani üç yanı deniz olan İstanbulumuzun deniz kenarı bir ilçesi.
En fazla 300 adımda canım Kalamışın denizi.
Kohne diye bir kahvehane vardı.
İç çayını gir denizine.
Çoğu kişiyle merhabalaşırdık o zamanlar.
Herkes birbirini tanırdı.

Evler hep bahçeliydi.
Evden sokağa çıkıp, yolu adımlamaya başladığınızda, özellikle İlkbahar ayları, mis gibi çiçek kokuları içinde yürürdünüz.

Şimdilerde sokağa çıkınca, çöp toplayanların asla kapaklarını kapatmadıkları çöp konteynerlerinin iğrenç kokularıyla karşı karşıya kalmak zorundasınız.

Kalamış sahili aynı sahil.
Ama denize girilemediği gibi, o, insanın genzini tatlı tatlı gıcıklayan iyot kokuları da maalesef yok.
Bahçeler yok artık.
Ama yinede Kadıköy'de yaşamaktan mutluyum.
Hala bir miktar ağacın bulunduğu bir ilçe.
Nişantaşı, Beyoğlu gibi yerlerle karşılaştırıldığında halime şükrediyorum.
 

Fantoma

Profesör
Katılım
9 Ağustos 2008
Mesajlar
2,506
Reaksiyon puanı
27
Puanları
228
Burası bir önceki iletide değindiğim köhne çay bahçesi.

 

senar1st

Profesör
Katılım
4 Ocak 2010
Mesajlar
2,551
Reaksiyon puanı
14
Puanları
0
Çok haklısınız. Ama ben şu anki halimize şükreder oldum. Neden mi ? İleriik yıllarda daha beteri bekliyor bizi
 

Rüstembey

Doçent
Katılım
21 Şubat 2011
Mesajlar
536
Reaksiyon puanı
1
Puanları
18
sayın Fantoma
-------
eski istanbulu yeniyle kıyaslamak için bir müddet dışında yaşamak gerekli diye düşünüyorum...
oturduğumuz yer(amcamın yanında)56 evler(kozyatağı caddesi) yeni yapılmış.meşhur kayışdağı çeşmesi hemen yanında köşkün bekçisi "delimen"(birtek beni severdi çocukların içinde)...ve karşısı sanatoryum.(şimdi akıl hastanesi).orta ikiyi kozyatağı orta okulunda okudum...ne yerini nede bilen birini bulabildim...ahmet çağlar müdür veya yardımcısı...erol turan matematik öğretmenim...
kadıköy sahaflar çarşısının(akman) kolej olduğu dönemde orda mat.öğretmeni....
ve bir ah çek BİN DERD işit......
 

WebNick

Profesör
Katılım
18 Mart 2012
Mesajlar
2,950
Reaksiyon puanı
12
Puanları
0
Bende anlayam yaşım tutmuyor ama ufak bir akıl yürütmeyle ve gözlemle anlamaya çalışırım. Siz dahil içinde bulunduğumuz bu durum (hepimiz geçmişimize özlem duyar günün getirdiklerinden memnun olmayız) maddenin mevcut durumunu muhafaza etmesini istemesinden kaynaklanıyor bence birazda. Yani olayın birde bilimsel yönü var. Demek istediğim yaratan böyle yaratmış. Her madde mevcut durumunu korumak ister fakat buna rağmen sürekli hareket halindedir ve sürekli değişir. Bu duruma ayak uyduranlar değişim zararlarını en hafif şekilde atlatır. Uyduramayanlar da değişir ama zararı daha yıpratıcı olur. Değişmek kontrolünü elinde tutabildiğin ve yönlendirebildiğin ölçüde güzeldir.
 

neskalii

Profesör
Katılım
25 Mayıs 2008
Mesajlar
3,932
Reaksiyon puanı
23
Puanları
218
Yaş
39
83 doğumluyum, bilmem o zamanları ama yıllar ilerledikçe her şey kötüleşiyor. 90'larda çocukluğun masumluğuyla belki de daha güzeldi dünya.

Haklısın usta 90 lardaki masum çocukluk yok günümüzde malesef 2000 Milenyum dan sonra çok bozuldu :(
 

hamzatbey

Öğrenci
Katılım
23 Kasım 2011
Mesajlar
44
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Ahhhh eski günler ahhh... yokluk vardı ama mutluyduk. Size bir anımı anlatayım.

Sene 1979 o zamanlar takım elbise modaya yeni giriyor. Zengin çocuklar hep takım elbiselerinden biliniyor. Bizim durumumuzda fena değil ama orta. Bendede öyle bir takım elbise takıntısı başlamışki rüyalarımda bile takım elbise görüyorum fakat babam bir türlü almıyor. Aslında almamasının sebebini çoookkk sonraları anlayabildim rahmetli babam etraftaki ailelerin çocuklarının imreneceğini düşünüyormuş, ayrıca o zamanlar şimdiki gibi aileler arasında s..dik yarışıda yokmuş. Birazda o yüzden almamış takım elbiseyi. Neyse allem etim gullem ettim kendimi yerlere attım sonunda bir takı elbise aldırdım. Aldırdım ama o zamanki takım elbiseleri sakın bu zamankilerle karşılaştırmayın çünkü tekstil bu kadar gelişmiş değil ayrıca çocuk için çok kaliteli elbise alacak salak yokmuş o zamanlar. Neyse %70 naylon karışımı bir takım eylbise alındı bana. ben 9 yaşındayım elbise 11 yaş için içinde kayboluyorum adeta. Bu duruma üzülmem gerekiyor aslında ama ben seviniyorum nedenmi 2-3 yıl daha takım elbise giyeceğim için. İlk gün zaten sevinçten uyuyamamıştım elbisemi yatağımın yanına koymuş ona bakarak gece yarısını geçe dalmış ve sabah sanki servisi kaçırmış gibi uykudan sıçramış takım elbiseme sarılmıştım. Ahhhh.... ah bizler o dönemin insanları çok küçük şeylerden mutlu olabiliyorduk. Şimdilerde öylemi çocuğa PS 3 alıyorsun ilk gün seviniyor ikinci gün yine suratını asıyor. Neyse benden bu kadar kalın sağlıcakla.....
 

Fantoma

Profesör
Katılım
9 Ağustos 2008
Mesajlar
2,506
Reaksiyon puanı
27
Puanları
228
sayın Fantoma
-------
eski istanbulu yeniyle kıyaslamak için bir müddet dışında yaşamak gerekli diye düşünüyorum....

Sevgili dostum.
Enteresan bir saptama ama neden?
Benim bu konuyu açıp, değinmeye çalıştığım konu aslında şu.
O dönemler insan gibi saygı ve sevgi ile yaşarken, neremize ne oldu da bu tür lakayt, saygısız olduk?
Bu erdemlerimizi bize ne veya neler yitirtti?
Medeniyet aslında insanlıktan çıkmayı mı gererktiriyordu ki, bu tür bir dönüşüme uğradık.
Allaha iman etmemiz gerekirken tek tapınılacak şeyin para olduğunu mu sanarak, paraya tapmaya başladık da, Allah tarafından mı cezalandırılıyoruz.

Aslında resmen bir dönüşüm yaşanıyor. Ben ve akranlarım o mutlu günleri bizzat yaşadığımız için, inan şu garip, evet tam manasıyla garip halimiz inan ki onlara da koyuyordur.

Havasının tertemiz, denizinin bereketli, insanlarının birbirine saygılı olduğu o canım günleri sadece burnumuz sızlayıp, yad mı edeceğiz.

Dalından meyve sebze yerine yüzde en az sekseni hormonlu ve ne idüğü belirsiz yiyecekler mi bizi dönüştüren?
İnsanlığımızı neden yitiriyoruz?


Bunlar sadece bizim gibiler için yürek sızlatan günümüz yaşamının gerçekleri.
 

cashpoint

Asistan
Katılım
30 Eylül 2011
Mesajlar
290
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
konu gerçekten çok yerinde bende o zamanları bilmem 20 yaşındayım burada abilerim kardeşlerim aksanlarım var
hepinizin yorumlarını inceden inceliyorum yazdıklarınız insanı düşündürüyor o zamana götürüyor en azından hayal bile olsa
Her geçen yıl kültürümüzü dinimizi kişiliklerimizi derinden etkiliyor bunun bilincindeyim sene 2000 den sonra inanılmaz bi değişiklik oldu bu güzel ülkemde
Batıya özendik batı gibi yedik batı gibi içtik batı gibi giyindik edep adap kalmadı ama biz Türk'üz hiç bi zamamn hiç bi şekilde tamamen batıya benzemeyeceğimize inanıyorum
çünkü Türk'ü anlamak için Türkçe yetmez

bi kaç cümlede hayatımdan yazayım ...

yaşım küçük belki ama sizi anlamaya çalışıyorum ve elimden geldiğincede anlıyorum ya da ben öyle düşünüyorum.
1970 doğumlu bir eniştem var diyeceksiniz ki ne alaka
ben 70 li yılları eniştemden çok dinledim sıkılmadan o anları hayal ettim hep gözümün önüne geldi kendisini abim gibi severim bana çok akıl verdi yol gösterdi iyikide dinlemişim
bir kaza geçirdi . kafasının üstüne düştüğü için 4 gün yoğun bakımda yattı şükürler olsun ki bugün normal odaya çıkarıldı ama konuşamıyor tek temennim yine eskisi gibi kalksın bana akıl versin ve ben dikkatle yine onu dinliyeyim.
Allah'ın izniylede sapasağlam çıkacak oradan.
İnsan hayatının bu kadar ucuz olduğu günümüzde bu konu gerçekten çok yerinde herkesin gözünde bir para hırsı ki sormayın.. nerede kalmış dostluk ,nerede kalmış kardeşlik, nerede kalmış komşuluk, en önemliside nerede kalmış insanlık ...

 

LamenT

Öğrenci
Katılım
25 Mart 2012
Mesajlar
8
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
ben de yaşayamadığım o yılları özleyenlerdenim..
 
Üst