BEKLENİLEN
Beklemek, vuslat gününün hasretiyle kalbinizi oyalamaktır. Vuslat ise bir sevda bir ölüm bir kendini bilmektir.
Neler beklemedik ki hayatımızda! Tahammül sınırımız el verdiğince bekledik. Ana olduk adanmış oğullar bekledik, sevdalı olduk gül üstünde bir yar bekledik aşık olduk karşılıksız çarpan bir kalp ile maşukumuzu bekledik.
Beklemek, hasretti. Bir gülün tohumken toprağa, suya, şefkatli ellere hasretliği. Beklemek, vustlattı. Ölüm anı gelip çattığında Mevlana gibi bir düğün hazırlığı içinde olmanın vustlatlığı.
Neler beklemedik ki hayatımızda! Anlamsız boşluklar, çaresiz yakarışlar... Peki bizim için en anlamlı bekledigimiz neydi!
-Yanık bir kaval sesinin dağların sesinin yüregimin sesine tercüman olmasıydı benim bekledigim.
-Beklediğim; adımı, sanımı yücelttiğim benler üzerine kurulu bir dünya.
-Benim beklediğim; hak için çarpan yürekler, hak için çarpışan bilekler.
-Son söz; kalbimi taş yerine koyup ya da yüreğime taş basıp beklediğim yağmurdu. Yağmura duran taş, Rabbe duran kalbimdi.
Yağmur seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım.
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım.
Sana Sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım.
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım.
...
NoT
Öncelikle Konuyu yanlış yere açtıysam Özür Dilerim...
Bu Yazı benim degildir bi tanıdıgımındır yorumlarınızı merak ettigim için buraya koyuyorum...
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım.
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım.
Sana Sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım.
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım.
...
NoT
Öncelikle Konuyu yanlış yere açtıysam Özür Dilerim...
Bu Yazı benim degildir bi tanıdıgımındır yorumlarınızı merak ettigim için buraya koyuyorum...