Aradaki farka bakın!..

Bir AK Parti'ye, bir de karşısındaki en güçlü rakibi CHP'ye bakın. Sonra dönün MHP'ye bakın, sonra da MHP'yi bölmek için kurulan İYİ Parti'ye... Daha ilk bakışta aralarındaki kumaş ve kalite farkını görürsünüz.

Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 18 yıldır ülkeyi yöneten AK Parti, binbir badireye rağmen âdeta yekvücut olmuş hâlde yoluna devam ediyor. Tepeden tırnağa bütün partililer Erdoğan'a şartsız inanmış ve onun gösterdiği istikamete doğru yürüyor.

Bir dönemin Başbakan'ı partiden ayrıldı. Bir zamanların Ekonomi Bakanı kopup gitti. Eski zamanların güçlü bakanları, vekilleri, belediye ve ilçe başkanları yolunu ayırdı. Ama parti hâlâ dimdik ayakta ve en çok oyu alan parti konumunda...

Bir de dönüp CHP'ye bakın. Parti değil, karınca yuvası maşallah. Kimin eli kimin cebinde belli değil.
Muharrem İnce bir yandan “Memleket Hareketi” başlatıyor. Ekrem İmamoğlu diğer yandan partinin içini oyuyor. Canan Kaftancıoğlu desen düşman başına. Kavgalı olmadığı kimse yok.

Kadının Atatürk'le bile sorunu var düşünün!
Ayrılan milletvekilleri ve çaptan düşen genel başkan yardımcıları partiyi FETÖ'nün yönettiğini söylüyor. İl ve ilçe kurultaylarında yumruklar, tekmeler, sandalyeler havalarda uçuşuyor.

E, lider deseniz, Kemal Kılıçdaroğlu evlere şenlik. Ortalık yerde bin tane sorun varken o, pişpirik kâğıdı oynamamayı kafasına takmış dertleniyor!
Şimdi bu iki rakibi tepeden tırnağa kıyasladığınızda, hangisinin ülkeyi yönetmesini istersiniz?

Ya da şöyle sorayım.
Muhalefetteyken bir koltuk için bile birbirine düşen bir partinin, hasbelkader iktidar olduğunda nasıl bir kavgaya tutuşacağını az çok tahmin edebiliyor musunuz?
Yahu Allah için bir kez CHP kafasıyla düşünmeyin.

AK Parti'ye bir alerjiniz var ise partilerin ismini çıkarın öyle düşünün. Varsayın ki isimsiz iki parti bu hâliyle karşınıza geliyor ve "Ülkeyi biz daha iyi yönetiriz" diyor.
Hangisini tercih edersiniz?

"A partisi değil de B partisi bizi daha iyi yönetir" diyorsanız, kusura bakmayın ama vallahi de billahi de siz iyi değilsiniz. En basit tabirle akli melekelerinizi kaybetmişsinizdir!..
Aynı kıyaslama MHP ile İYİ Parti için de geçerli.

MHP'ye baktığınızda çelik gibi iradesiyle "İlle de Devlet" diyen bir Devlet Bahçeli görüyorsunuz. Siyasi hayatı boyunca hiçbir zaman tuzak kurmayan, her daim ülkeye ve millete kurulan tuzakları bozan bir lideri izliyorsunuz. Ve MHP'de bu bilge lidere isyan eden, eleştiren aykırı tek bir ses duymuyorsunuz.
Bir ittifak ortağı düşünün ki bugüne kadar iktidar partisinden genel müdür düzeyinde bile bir koltuk isteğinde bulunmamış. Ne bileyim, "Şuraya bizim adamımızı atayın, burayı biz yönetelim" dememiş.

Buna rağmen parti içinde Allah'ın bir tek kulu çıtını çıkarmamış, sadece ama sadece devletin âli menfaatlerini düşünmüş.
Bir de İYİ Parti'ye bakın!

Hangi rezilliği sayacağınızı şaşırırsınız. Birileri "Oy verilmeyecek isimler" listesi hazırlıyor. Partinin ağır abilerinden sayılan 15 isim bir anda liste dışı kalıyor. Bu isimler daha önce "Liderim" diyerek ardına düştükleri Meral Akşener'e isyan bayrağı açıyor, parti grup toplantılarına katılmıyor.

Bir genel başkan yardımcısı ekrana çıkıp, "Bizim İstanbul İl Başkanı FETÖ'cüdür" diyor. Bir diğeri, "Bizim liderimiz tüm uyarılarımıza rağmen Kars'ı bilerek isteyerek
HDP'ye teslim etti" açıklaması yapıyor. Bir başkası, "Biz bunun arkasından yürüdük ama bu yakında AK Parti ile ittifak yapacak" diyor.
Lider diye ardına düşükleri kadın ise acz içinde kendi dava arkadaşlarıyla kavga ediyor. Birine, "Yalancı", diğerine "İftiracı" diyerek günü geçiriyor.

Şimdi el vicdan!
Bu parti ile MHP'yi aynı kefeye koyabilir, "Bizim parti MHP'den çok daha iyi" diyebilir misiniz? Diyebiliyorsanız Allah sizin şifanızı versin, çünkü gerçekten rahatsızsınız demektir.

Ha...
Çok istiyorsanız diğer partileri de sayabilirim yani... Hani o çok umut bağladığınız HDP'yi, Gelecek Partisi'ni falan da anlatabilirim.
Gerçi HDP'yi çok anlatmaya gerek yok. Görevden alınan Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen ile partinin eski vekillerinden Altan Tan ile Sırrı Süreyya Önder'in "PKK ile aramıza mesafe koyamadık, onların emrini uygulamaktan öte bir şey yapmadık" sözlerini hatırlatsam yeter herhâlde...
Gelecek Partisi diyorsanız, istifa eden il ve ilçe teşkilatlarını hatırlatır, yüzde 0,7 oy oranını hatırlatırım.

Şimdi...
Bütün bu partiler bir ittifakın içinde yer alıyor veya alacak. İttifak olarak değerlendirme yapmak gerekirse...
Lütfen dönüp AK Parti ve MHP ve Büyük Birlik Partisi'nin içinde yer aldığı Cumhur İttifakı'ndaki kader birliğine ve ahenge bakın. Bir de CHP'nin, İYİ Parti'nin, HDP'nin hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle ettikleri kavgalara bakın.
Şimdi sorma hakkımı kullanıyorum.

Birbirleriyle kavgalı olan bu partiler, ülkeye barış ve kardeşlik iklimini getireceklerini söylüyor.
Getirebilirler mi?

Tek dertleri koltuk kavgası olanlar bu ülkeye liyakat ve ehliyet anlayışını getirebilir mi?
Bugün muhalefet koltuğunun getirdiği rant uğruna birbirini yiyenler yarın her şeyi bir kenara bırakıp bu ülkede ekonomiyi düzeltebilir mi?
Evet mi dediniz?

E, vallahi siz kafayı tam anlamıyla sıyırmışsınız demektir. Geçmiş, meçmiş falan da olmasın.
Allah müstahakınızı versin!

Süleyman ÖZIŞIK/Türkiye Gazetesi
 

Szayel

Profesör
Seyyah abi,

Sen hdp dersen; Onlar DEMOKRASİ olmazsa olmaz diyerek bu adamları meclise de ülkeye de siz soktunuz derler.

Fetö dersen; Sayısız devlette sayısı okul adı altında işletme açan bir adamı, TR'ye sokan sensin derler, ortaksın derler.

MHP dersen; BAHÇELİNİN açığı yakalandı BAYKAL gibi, o eski kurt, yaşlandı, bunadı, kafası basmıyor artık derler.

BBP dersen neyse bu dedikoduları atlıyorum.

Abi kısaca sen beyaz desen onlar siyah derler, sen başla desen onlar bitir derler. Hep derler masa başlarında... Dili olan konuşur sonuçta.
Umalım da bir gün milli derler, milliyet derler, devlet derler, halk derler, kardeş derler.
Şuan varsın yoksun sadece "laiklik" derler ötesindekileri ertelerler vede iftira ederler.
 
Seyyah abi,

Sen hdp dersen; Onlar DEMOKRASİ olmazsa olmaz diyerek bu adamları meclise de ülkeye de siz soktunuz derler.

Fetö dersen; Sayısız devlette sayısı okul adı altında işletme açan bir adamı, TR'ye sokan sensin derler, ortaksın derler.

MHP dersen; BAHÇELİNİN açığı yakalandı BAYKAL gibi, o eski kurt, yaşlandı, bunadı, kafası basmıyor artık derler.

BBP dersen neyse bu dedikoduları atlıyorum.

Abi kısaca sen beyaz desen onlar siyah derler, sen başla desen onlar bitir derler. Hep derler masa başlarında... Dili olan konuşur sonuçta.
Umalım da bir gün milli derler, milliyet derler, devlet derler, halk derler, kardeş derler.
Şuan varsın yoksun sadece "laiklik" derler ötesindekileri ertelerler vede iftira ederler.
Derler Szayel, diyecekler. Aynı düşünmediğimiz için diyecekler elbet. Bunun için farklıyız, farklı düşünüyoruz zaten. İnsanların bizden farklı düşünmesini normal karşılarım, burada bir sorun yok da sorun vatan-millet gibi milli mevzularda ayrı düşmekte. Batılılar bu konuda içerde birbirlerini yerken, mevzu ülke menfaatlerine gelince dışarıya karşı bir duvar gibi kenetlenebiliyorlar. Benim de muhalif düşünenlerden tek isteğim bu. Ne ki olmuyor genelde, bizi üzen de bu sanırım.
 

glossofobhia

Doçent
Emek verip yazmış eyvallah da yazıdaki tam şu nokta çok ilginç "Tepeden tırnağa bütün partililer Erdoğan'a şartsız inanmış ve onun gösterdiği istikamete doğru yürüyor." tuhaf.
 
Son düzenleme:

Szayel

Profesör
Emek verip yazmış eyvallah da yazıdaki tam şu nokta çok ilginç "Tepeden tırnağa bütün partililer Erdoğan'a şartsız inanmış ve onun gösterdiği istikamete doğru yürüyor." tuhaf.
Hocam neden tuhaf geldiğini de yazarsanız, ne anlatmaya çalıştığınızı anlamış oluruz. Olurduk.
Benim de muhalif düşünenlerden tek isteğim bu. Ne ki olmuyor genelde, bizi üzen de bu sanırım.
Abi bence tayyip beyler gitse, başka beyler gelse onları da istemezler.
 

glossofobhia

Doçent
Hocam neden tuhaf geldiğini de yazarsanız, ne anlatmaya çalıştığınızı anlamış oluruz. Olurduk.

Abi bence tayyip beyler gitse, başka beyler gelse onları da istemezler.
Tırnak içinde ki bölüm de, körü körüne inanıyorlar gibi demiş ,övmüş mü alay mı etmiş anlayamadım.
 

OzkanK.

Dekan
Seyyah Reis gerçekten güzel özetlemşler Türk Siyasetini.

Açıkçası Türkiye'de ekonimiye bakınca ekonomi kötü ülkede dolar yüksek salgın var işsizlik var yoksulluk var normalde bu şartlarda alttan dip dalga ile akın akın muhalefetin iktidara yürümesi gerekir ama bizde tam tersi oluyor muhalefetinde oyları düşüyor :)

Turizm kötü üretimler çoğu fabrikada kör topal gidiyor durma noktasına gelenler var. Hizmet sektörü sıkıntıda. Piyasada para dönmüyor. Devlet çoğu vergi gelirini alamıyor. Üstüne Doğu akdeniz - Libya- Suriye- Azarbaycan - Salgın gibi büyük meseleler var ülkenin başında ve dardayız. Çok sayıda bize duşman ülke ve sabah akşam hakkımızda konuşmaları ve yaptırıp boykot kararlarıda cabası. ( Ama genede Direnen dik duran bir Lider var. )

Birde Erken seçim isteyen bir Kemal Kılıçdaroğlu var. Vaad ettiği hiç bir şey yok ( Yapabileceğine inancımda yok açıkçası vaat etse bile. ) Liderlik ruhu sıfır. Önüne geleni partisine topluyor bir ideoloji veya geçmişe bakma yok. Eski AKP'limisin gel direk zamanında CHP'ye mi küfür ettin saydırdır olsun. AntiAtatürkçümüsün veya Atatürk ile sorunun mu var hiç sıkıntı değil sen yeterki gel. İL başkanı bile yapabiliyorlar. Sözde Ermeni Soykırımını bile savunsan. DHKP-C lileri bile savunsan önemli değil. Terör örgütünü bile savunabilen olabiliyor.

Zamanında Atatürk'e Kefere diyen adamı partiye aldıkları söyleniyor. Siz Atatürk'ün askerleri değil Atatürk'ün ... olursunuz diyen. ( Köpeğin diğer adı İ ile başlayan. ) HDP'lilere selam çakan. Ülkemize terör saldırıları yapan YPG-PYD'ye terör örgütü diyemeyen. Gidip Esad ile barışın diyebilen bir partiye oy flan vermez bu millet açıkçası.

Üstüne vatandaşlarda Kemal Kılıçdaroğluna güven sıfır. Konuşurken acaba gene yalan mı söylüyor diye bakıyor millet. Ödediği Tazminatın haddi hesabı yok . Video kaydı görüntü kaydı olan olaylarda bile yalan söylenebiliyor. ( Daha 1 hafta önce olan Erdoğan Katar'ın önünde eğildi lafı gibi. ) Veya daha önceleri Koskoca devlet şehir hastanesini yapamazken Adana Belediye başkanımız koskocaman hastane yaptı demesi gibi. Veya her olaya istisnasız karşı çıkılması gibi. Muhalif olmayı bazen ülkeye muhalif olmak sandıklarını harbi harbi düşünüyorum...
 

Usui Takumi

Profesör
"Önüne geleni partisine topluyor bir ideoloji veya geçmişe bakma yok." bu aslında son derece yanlış bir algı. Daha doğrusu durum tam tersi. Bizatihi ideoloji ve zihniyet var işin içinde. Yok falanca Atatürk'e şunu demiş, yok filanca Ermeni soykırımını savunmuş, yok öteki eskiden ülkücüymüş, yok beriki geçmişte falan partiliymiş vs vs bunların hiçbir önemi yok Kemal Kılıçdaroğlu için. Bunun da temel sebebi şudur; Türkiye'de siyaset fikirlere dayanmaz.
Din, mezhep ve etnisite siyaseti yapılır. Din ve mezhep deyince de aklınıza sağ partiler gelmesin...
 

EFI Shell

Rektör
Biraz gerçekçi olalım lütfen :) Yüzde 1 bile oyu olmayan partileri söylüyorsun...

Türkiye'de şuan ki sistemde 2 Alternatif var. 1. Millet ittifakı diğeri Cumhur İttifakı.
Bir tarafta AKP-MHP diğer tarafta Başı CHP'nin çektiği HDP'ninde olduğu diğer bütün partiler...
Ben alternatif olarak söyledim sadece. Oy sayısına göre değil. :)
 

Szayel

Profesör
BBP, Yeniden Refah var.

ERBAKANI eskiler bilir. Bilir bilmesine de yeni nesili nasıl ele alacak bu adam ? Sadece adının geçtiğini duyduğum bir kez olsun sesini işittiğimi hatırlamadığım bir adam ? Çok zor...

Öte yandan ben lisede mhp kollarında koştururken çok az duyardık atsızları. Ama Rahmetli YAZICIOĞLUnun takipçileri her yerde adı duyulan birbirini tutan bir gruptu. Rahmetli ATATÜRK'süz bir CHP, Rahmetli YAZICIOĞLU'suz bir BBP, Sayın ERDOĞAN'sız bir AKP düşünülemez. İnsan insandan üstün değildir ama bu 3 kişiyi eşit tuttuğumu da söyleyemem ve kıyaslayamam. Görevleri boyunca sırtlandıkları yükler ve verdikleri tepkiler bir değildir bu vatana kattıklarıda. Amacım sadece örneklendirmedir. Kurdukları "parti"ler partiden ziyade bir fikirdir. Velhasıl kelam, zor.

Ha bana göre şu yapılabilir ve bence yapılmalıdır. Ben şuan Sayın ERDOĞAN'ın yerinde olsam; veya xxx kişinin yerinde olsam. Yani tüm yetkiler bende olsa; tohumu aldığım ağacı unutmam. ERBAKAN gibi eski zatların torunlarını, BBP gibi her yerden adamları alır bir bir belediyelerin başına koyarım. Ben Ülkeyi yönetirken, göremeyeceğim kaçıracağım her belediyede savaş yolunda düşman topraklarında yediği üzümün parasını dalına asan asker gibi hak yemeyen yedirmeyen, yeniliğe açık, güneş gibi imanı olan, Atatürk'ün tüm ilkelerini benliğiyle sürdürecek, işini ehline veren ve Tüm Türkiyede aynı anda geçerli ve hareketli olan bir parti haline çevirirdim.

Eski liderlerin, bilinen kişilerin soyuyla olmasa bile yetimhanelerden tüm çocukları toplar 20 yıl boyunca yetiştirir devleti anası babası bildirir ve ona bakacak duruma getirip devletin her konumunda görevlendirirdim. Bir nevi Salt filmi gibi oldu ama neyse :)
 
Son düzenleme:
Üst