Ruhları savaşla çalınmış korkunç çocuklar

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

HAKAN34

Asistan
Katılım
5 Eki 2008
Mesajlar
193
Puanları
0

Ece TemelkuranKıyıdan

[email protected]



Korkunç çocuklar



29 Ekim Çarşamba 2008


Herkes kendi evine dönüyor. Durmadan tekrar eden bir dönüş bu. Yıllardır bıktırarak tekrar eden. ‘Kürt sorunu’ sözcüklerini telaffuz edip kapılar aralayan Başbakan kepenkleri kapalı görüyor sokaklarda, öfkelenip bağırıyor. DTP’liler meydanlarda bağırıyor:
‘Sayın Öcalan...’
Herkes kendi öfke evine dönüyor. Kan akıyor. Akacak da. Daha.
Televizyonlar beyazlar giyinmiş komandoların Kuzey Irak’tan dönüşünü gösteriyor. İçlerinden biri sırtını Türkiye’ye verip Kuzey Irak’a doğru İstiklal Marşı’nı okuyor bağıra bağıra. Bir komutan sıraya dizilmiş beyaz komandolara sesleniyor:
“Sizinle gurur duyuyorum!”
Başka televizyonlar ‘Oromar’ şarkısını çalıyor. Dağlıca baskınına hazırlanan gerillaları gösteriyor başka televizyonlar. Onlarla da gurur duyan komutanları var.

24 çocuk tutuklanmış
Başbakanlık’taki Genelkurmay brifingine göre, 14 ile 18 yaş arasında değişiyormuş PKK’ya yeni katılanların yaşları. Diyarbakır’daki gösterilerden sonra 24 çocuk tutuklanmış. Tutuklanmış! Gözaltı değil. Avukatları Cihan İpek itiraz edeceklerini, çocukların tutuklanamayacağını söylüyor. Ama çocuklar cuma gününden beri tutuklu. Çoğu dayak yemiş, öyle söylüyor avukatları.
İnsan Hakları Derneği’nin yaptığı açıklamaya göre, eylemlerin ardından Şırnak, Cizre, Nusaybin’de gözaltına alınıp tutuklananların 16’sı ilköğretim öğrencisi.

Diyecek çok sözüm var
Baskınlardan sonra Şişli’de toplanan, ‘şehitlere saygı mitingi’ düzenleyen kalabalığı gösteriyor televizyon. Çoluk çocuk. İlköğretim öğrencisi çoğu. Bağırıyorlar. Kız çocukları bağırıyor:
“Öldüreceğiz! Öldüreceğiz teröristleri!”
Kendi doğurmadıkları çocuklar üzerinden yiğitlik eden beylere, ağalara, liderlere, komutanlara... Ah! Diyecek çok sözüm var.
İki yıl önce, mart ayında Diyarbakır’da olanları hatırlıyorum. Çocuklar panzerlere taş atıyorlardı ve sonra o çocukları kolları bacakları kırık, ben dinliyordum. Benim gibiler dinliyordu çocukların geçirdikleri işkenceleri. Şimdi daha fenasına hazırlanıyor bölge. Daha çok işkenceye ve daha çok ölüme.

Yeni çocuklar tedavüle sokulacak
İki yıl öncesinden belliydi olacaklar. Yeni bir gerilimde artık hep çocukların, giderek daha küçük çocukların ortalığa döküleceği belliydi. Göç ettirilmiş, anasız babasız bırakılmış, hayatında tek bir güzel şey bırakılmamış çocuklar bir parmak şaklatmasıyla dikilecekler panzerlerin önüne.
Kim yazacak bunları? Biz.
Kim okuyacak? Siz.
Biz ve siz okurken bunları, kahrolurken ne olacak? Yeni çocuklar tedavüle sokulacak. Herkes kendi öfke evinden konuşacak.
Diyarbakır’da, Nusaybin’de, Cizre’deki o çocuklara bakınca belki ‘küçük yüzbaşılar’ görüyor birileri. Belki Şişli’deki bağıran, ölümden söz eden çocukları görünce ‘küçük askerler’ini görüyor başkaları. Ben çocukları görüyorum. Ruhları savaşla çalınmış çocuklar. Ruhlarını kolay kolay geri koyamayacağınız çocuklar.

Duruma göre vaziyet alanlar
Derin devletle örgüt arasında, DTP ile AKP arasında, şununla bunun arasında, Barzani ile Dışişleri arasında anlaşmalar yapılır, yapılacaktır, hep öyle olur. Çatışmalar durur, başlar, sonra yeniden durur. Duruma göre herkes vaziyet alır. Herkes duruma göre kahramanca vaziyet alır. Peki bu çocuklar ne olacak? Bu çocukların yetişkin olduğu Türkiye’de hangimiz yaşayabilecek?
Ben o çocuklara bakınca çocuk görüyorum. Korkuyorum. Herkesin korkmasını istiyorum.

kaynak
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst
stat counter