Kahve ve çay kültürümüz

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,970
Puanları
113
Kahve ve Çay Kültürümüz




SORU
: Kahve kültürümüzden geriye ne kaldı?

Cevap
: Birkaç müstesna ve ender kişi kaldı. Kahve kültürümüz öldü. Zaten közlü kül, ısınma mangalı ve isportolu kamineto ocağı olmadan Osmanlı kahvesi olmaz. Cezveye kahve ve şeker koyacaksın, üzerine kaynar su, bir kabartıp fincana dökeceksin. Buna kahve denmez, Çapanoğlunun abdest suyu denir.

Hakikî kahve sekiz on dakikada aheste aheste hazırlanır. Mis gibi kokusu, bol köpüğü olur. İki katlı ahşap bir evin alt katında kahve pişirilince evin her yeri kahve kokar. İş sadece kahveyle bitmez. Onu içecek ağız lazımdır. Herif veya karı kahve içerken gıybet ve dedikodu yapıyor, boş laflar ediyor. Ona dünyanın en nefis kahvesini içirsen ne olacak. Anlamaz. Kahve öncelikle beyefendilerin, hanımefendilerin, medenî insanların içeceğidir.

SORU
: Çay kültürümüzün durumu nedir?

Cevap:
Çaydanlıkta sahte memba suyunun fokur fokur dakikalar boyunca kaynatırsın. Madenî demliğe bir avuç çay atarsın. Üzerine cazzz diye kaynar suyu boca edersin. On dakika sonra bulaşık suyunuz hazırdır.

Çay kültürü Japonya'da vardır. Orada çay hazırlamak silsileli icazeti olan üstadlardan (çay şeyhlerinden) senelerce eğitim ve rehberlikten sonra öğrenilir.
Türkiye, belki dünyanın en fazla çay içilen ülkesidir ama bizde çay kültürü yoktur. Türkiye'de çay kültürü olsaydı, Paris'teki (şubeleri de var) Çaylar Sarayı (Le Palais des Thes) mağazasına benzer bir çay mağazamız olurdu. Orada şu anda 250 küsur çeşit çay satılıyor, firmanın bir de çay okulu var.

İngiltere'de çok zengin ve köklü bir çay kültürü vardır.
(Japonların çaylarının bizim damak tadımıza uymadığını da belirtmeliyim.)Adam zengin ve evinde krom kaplı madenî bir demlikle çay demleniyor. Bu adamda çay kültürü yoktur.

Zengin bir kişinin (şayet medenî bir zenginse) kaliteli ve kıymetli porselen, seramik, toprak demlikler kullanması gerekir. Hattâ uzak doğu işi dökme bir demliği de olabilir. (Porselen demlikli damgalı Türk, Acem veya Rus semaverini de unutmayalım...)
Dünyanın çeşitli yerlerinden nadide ve kıymetli çaylar getirtip çeşit çeşit harmanlar yapması, çayı harika bardaklarla içmesi gerekir.

Çay asil bir içecektir. En nefis çay, içilirken gıybet yapılıp bayağı laflar edilirse tadını kaybeder acır.
Üç dört medenî, kültürlü, efendi, irfanlı zat çay içerken neler konuşabilir?.. İlim, tarih, edebiyat, mimarlık, sanat, dekorasyon, hüsnühat, (dindar iseler) tasavvuf, hikmet, insanlık... Çay içerken futbol konuşulmaz, âdi politikadan bahs edilmez. Çay acır!..

Bazıları çayın acı bir su olduğunu söyler... Merkep hoşabtan ne anlar!..

Kendisine sıcak çay ikram edildi, hemen bir dakikada hüp hüp hüp bitiriverdi. Bu kişi de çaydan anlamıyor demektir. Çay yudum yudum bekleye bekleye, tadını ala ala içilir. Altı yedi dakikada içiler çayın ilk yudumunun tadı başkadır, son yurdumunun başka. Çay bekledikçe değişime uğrar.

Çayın yanında ne olur? Tuzlu veya şekerli kaliteli kurabiyeler olabilir. Şam kurabiyesi, bebek keki, tereyağla yapılmış kandil simidi, hakikî İstanbul simidi (Bulabilirseniz tabiî...)...

Kahvenin yanında ne olabilir? Sakızlı lokum, güllü lokum, naneli lokum... (Üç lokumdan birer tane ikram ederlerse sakın üçünü de yemeyin. En fazla ikisi... Üçünü de mideye indirirseniz görgüsüz olursunuz.)

Bu yazıyı yazdıktan sonra müsait bir zamanımda dört terbiyeli ve istidatlı üniversiteli genç dâvet edip onlara Şam kurabiyesiyle iyi bir çay içirmek üzerime vâcib oldu... İhtiyarlara olan oldu, bazı birkaç genç bir şeyler öğrensin. Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı olurmuş., belki bir bardak çayımızı içip de bizi rahmetle anan mürüvvetli bir genç çıkar.

Mehmed Şevket EYGİ


kaynak
 

tambjk

Profesör
Katılım
10 May 2011
Mesajlar
3,263
Puanları
38
Bizim gariban insanımıza sabah simitin yanında içtikleri bir bardak çayı, annelerimize da misafirliklerde içtikleri bir fincan kahveyi çok görmüşler. Meğer çay ve kahve aristokratların milli içeceğiymiş, halkımızın değil.
 

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,970
Puanları
113
sanırım bu bir yapı meselesi...

kimi çirkinlikler içinde hep güzellikleri görür, onu dile getirir, kimi de aksine yüzlerce güzelliğin içinde tek bir nahoş noktayı görür, onu dile getirir.

bazıları hz. isa (as)a, bazıları da sevgili peygamberimize izafe ettikleri bir hadise vardı hatırladığım:

"bir gün sahabileriyle yolda yürürken yolun kenarında bir köpek ölüsü görürler. sahabiler başlar yakınmaya, ölü köpeğin kötü görüntüsünden, pis kokusundan falan bahsederler. Peygamber-i zişan efendimiz tam aksine, "ne de güzel dişleri var, inci gibi parıldıyor!" diye buyururlar.

işte bu bir zihniyet meselesi...

muhayyileniz nasıl bir tasavvurla tezyin edilmiş ise dilinizden de aynı şeyler dökülüyor.

ya da pencereniz hangi ufka bakıyor, neyi görüyorsa muhayyileniz de aynı görüntülere göre şekilleniyor.
 

sebastiantr

Profesör
Katılım
28 Ağu 2012
Mesajlar
2,624
Puanları
0
Valla Rize'li olarak pek çayı sevmem. Yaklaşık 3 senedir şekersiz içiyorum ve ilkkez "haa çay böyle oluyormuş demek ki" dedim oda ayrı konu.
Şekerli çay şerbet gibidir. Katran gibi çay koyarsın sonra onu tatlandırmak için bir avuç şeker. İsraf başka bişey değil.
Taze demlenmiş çok açık olmayan, çok da demli olmayan orta ayar çay çok rahat şekilde şekersiz içilebilir.

Ben şekeri bırakacağım dedim o günden beri şeker kullanmam. Yanlışlıkla şeker dökülmüş çaya ağzımı bile sürsem midemi kaldırır.
Özellikle kahvelerde, çay ocaklarında, simit saraylarında vs hava soğuk değilse çay asla içmem. 3 kuruşluk ağız tadımızı bozmanın anlamı yok.


Kahve tamemen farklı bir şey. Çok çeşit, çok tür var.
Şahsen filtre kahveyi Türk kahvesine tercih ederim. Türk Kahvesi oldum olası acı gelir. Birde ufacık tutma sapı olan tükürük kadar bir yudumda bitecek şekilde bir servis şekli olduğundan hiç sevmem :D
Az süt ve filtre kahve son derece güzeldir. Ancak bulmak zordur, + kaliteli kahve bulmak daha zordur.
O sebepten Jacobs var. 2 in 1 olsun, monarch serisi olsun, diKAFF serisi olsun on numara kahve yapıyor adamlar. Nescafe falan boş hikaye onun yanında.

Çayın yanında her türlü şey yiyilir. Finger bisküvi mesela :wub:
Ancak tercihen tatlı kurabiye daha güzel gider.

Kahve'nin yanında sütlü çikolata veya bitter çikolata olmazsa olmaz.
Birde yeni gözdem Migros 'larda satılan Elit Pastanesi'nin Milo'su var
Ekli dosyayı görüntüle 8889

Lokumda neymiş :biggrin:
 

-Hewal-

Dekan
Katılım
27 Haz 2008
Mesajlar
5,209
Puanları
0
Genelde milletin kaçak diye tabir ettiği şeylan çayı içiyorum . Normal çay i bazı insan lar çok güzel yapıyor bazı insan deyin yerinde ise bulaşık suyu içiriyor .Malum iş yerinde 12 saat çay çay bir süre sonra işin piri oluyorsunuz hangi boy demlige kaç yemek kaşığı çay atılır kaç dakikada demini alır ne kadar süre sonra çay içilmez hale gelir artı çay kolik olmak ta çabasi en güzel çay aliminyum çaydanlıklarda piser suyun içindeki bütün kireç çaydanlıga yarıştığı için çayın tadı daha lezzetlı olur.
 

|SeYYaH|

Rektör
Katılım
12 Mar 2011
Mesajlar
13,970
Puanları
113
Genelde milletin kaçak diye tabir ettiği şeylan çayı içiyorum . Normal çay i bazı insan lar çok güzel yapıyor bazı insan deyin yerinde ise bulaşık suyu içiriyor .Malum iş yerinde 12 saat çay çay bir süre sonra işin piri oluyorsunuz hangi boy demlige kaç yemek kaşığı çay atılır kaç dakikada demini alır ne kadar süre sonra çay içilmez hale gelir artı çay kolik olmak ta çabasi en güzel çay aliminyum çaydanlıklarda piser suyun içindeki bütün kireç çaydanlıga yarıştığı için çayın tadı daha lezzetlı olur.

yav neguvon tamam da, bu seylan çayı boya gibi renk vermeden başka ne işe yarıyor Allah aşkına...
hiç sevmedim onu, bana çok yapay geliyor.

biz çelik çaydanlıklardan içiyoruz ama, doğru olan porselen demlikten içmektir. suyunuzun da mutlaka kaynak suyu olmasına özen göstermek lazım. çok demli değil, açık da değil, orta karar ama mutlaka taze -ama demini tam almış olarak- içilmeli. şeker olarak bir bardak çaya yarım küp şeker atıyorum, yetiyor bana. fazlası sanki reçel gibi oluyor, tadımı bozuyor.
 

Neval Ercan

Üyecik
Katılım
29 Kas 2013
Mesajlar
20
Puanları
0
kıraathanelerin ve kadın günlerinin vahim gerçekliğini hesaba katarsak, başlığın içerisinde bulunan kültür kelimesini yeniden gözden geçirmemiz gerekecektir.
 

neskalii

Profesör
Katılım
25 May 2008
Mesajlar
3,936
Puanları
38
Bi video vardı ingiliz kadın anlatıyodu bzim çaımızı süperde anlatıyodu aklıma o geldi..
 
Üst
stat counter