İslam öncesi Türklerde kadının yeri ve önemi:

Katılım
12 May 2009
Mesajlar
1,256
Beğeniler
43
Puanları
48
#1
İslam öncesi Türklerde kadının yeri ve önemi:
Eski Türk toplumlarında aile en önemli sosyal birlik olduğundan, ailenin temelini teşkil eden kadın, Türk destanlarında ve Türk felsefesinde öyle yüce bir mertebeye kurulmuştur ki kadını öylesine yüce bir varlık haline getiren töreye ve kültüre hayran olmamanın imkanı yoktur. Kadın, erkeğin biricik yoldaşı ve çocuklarının anası olmak gibi önemli bir vazifeyle görevlendirilmiştir. Daha da önemlisi Türk Milleti'nin tek bereket kaynağıdır. Kendisine verilen bir takım haklardan dolayı hanların, hakanların, cengaverlerin önünde saygıyla eğildikleri bir şeref abidesidir.

Türk destanlarında kadın ilahi bir varlık konumuna gelmiştir. Öyle ki erişilip dokunulması, koklanması, kısaca beş duyuyla algılanmasının imkanı yoktur. Yaratılış Destanı'nda, Allah'a insanları ve dünyayı yaratması için fikir ve ilham veren "Ak Ana" adında bir kadındır. Oğuz Kağan'ın ilk karısı, karanlığı yararak, gökten inen mavi bir ışıktan, ikinci karısı ise kutsal bir ağaçtan doğmuş insanüstü varlıklardır. Yakutlar'da "Ak Oğlan" ağacın içinden çıkan nurlu bir kadın tarafından emzirilmiştir. İlk Türk yazıtlarından olan Bilge Kağan kitabesinde Kağan: "Sizler anam hatun, büyük annelerim, hala ve teyzelerim, prenseslerim..." hitabıyla söze başlar.


En eski Türk inancına göre, "Han ile Hatun" gök ile yerin evlatlarıdır. Kadın burada yedinci kat göktedir. Kadına, böylesine bir kutsallık veren törede kadının dövülmesinin, horlanmasının imkanı yoktur. Zaten Türk kültüründe ve destanlarında böyle bir durum göze çarpmamaktadır. Türk destanlarında kadın erkeğin daima yanındadır. Onların güç ve ilham kaynağıdır.


Dede Korkut hikayelerinden olan "Deli Dumrul"da, Dumrul canının yerine can bulma çabasına girince bunu kadınından bulmuş, kadın ona hiç çekinmeden canını vereceğini söylemiştir. Yine Türk kültüründe destan kahramanları iyi ata binen, iyi kılıç kullanan, iyi savaşan kadınlarla evlenmek istemektedir. Nitekim, Dede Korkut'taki Bamsı Beyrek hikayesinde yer alan "Banu Çiçek" bunun en güzel misalidir.


Kırgızların Manas Destanı'nda kadın, evin namusunun koruyucusudur. Kazaklar'da kadına verilen değer şu atasözüyle ne güzel anlatılmıştır: "Birinci zenginlik sağlık, ikinci zenginlik ise kadındır."


Tüm Türk destanlarında sarsılmaz bir saygı, sevgi ve sadakat vardır. Gerdeğe girdiği gün murad alıp vermeden yalnız kalan kadın kocası ölünceye kadar onu bekleyeceğine ve üzerine bir erkek sinek bile kondurmayacağına and içerdi. Kadınların savaşta düşmanın eline geçmesi büyük bir zillet sayılırdı. Oğuz Kağan Destanı'nda ırza tecavüz edenlerin öldürüldüğü veya gözlerine mil çekildiği ifade edilmektedir.


İranlı bir tarihçi olan Gerdizi de "Malumdur ki Türk kadınları çok iffetlidirler." derken Türk kadınının ahlaki temizliğini övmektedir. Bu övgü boşuna değildir. Nitekim kadın adları arasında temiz, faziletli manasına gelen "Hun, Sabir, Arig, Arık, Uygur Silink, Kazan Silu" gibi adların bulunması sebepsiz değildir. Aynı şekilde İbni Batuta Şehnamesi'nde Kırım'daki hatıralarını anlatırken söyle demektedir. "Burada tuhaf bir hale şahit oldum ki o da Türkler'in kadınlarına gösterdiği hürmetti. Burada kadınların kıymeti ve derecesi erkeklerinden daha üstündür."


İslamiyet öncesi Türk toplumlarında kadınsız bir iş görülmezdi. Kadın erkeğin tamamlayıcısıydı. O sürekli erkeğin yanındaydı. Hakanın buyrukları yalnız "Hakan buyuruyor ki" ifadesiyle başlamışsa geçerli kabul edilmezdi. Yabancı devletlerin elçilerinin kabulünde hatun da hakanla beraber olurdu. Tören ve şölenlerde kadın, hakanın solunda oturur siyasi ve idari konumlardaki görüşlerini beyan ederdi. Mesela büyük Hun İmparatorluğu adına Çin ile ilk barış antlaşmasını Mete Han'ın hatunu imzalamıştır.


Ebul Gazi Bahadır Han, Şecere-i Terakime'de, Oğuz ilinde, yedi kızın uzun yıllar beylik yaptığını anlatmakta ve bu kızların isimlerini şöyle sıralamaktadır: "Boyu Uzun Burla, Barçın, Salur, Şabatı Hatun, Künin Körkli, Kerçe Buladı, Kuğatlı Hanım."


Türk kadını, diğer toplumlarda olduğu gibi baskı altında tutulmuyor, aşağılanmıyordu. Kadının yüceliği Altay Dağları'nın en yüksek tepesine "Kadınbaşı" ismi verilerek, sanki çağlar sonrasına bir mesaj gibidir.


İslam öncesi Türk topluluklarında kadına böyle bir bakış açısı var iken, Türk toplumu dışında kalan milletlerde kadının durumu acınacak bir haldedir.


Cahiliye devri Araplarında, kadının kocası yanındaki değeri, alınıp satılan bir maldan farksızdır. Arap erkeği adet zamanında kadınla bir arada oturmaz, onunla yiyip içmezdi. Aynı dönemde yine burada kadının miras hakkı yoktu. Oysa, Türk kadını miras hakkına sahiptir. Mesela; Yakutlar'da kadının kendine ait mülkü mevcuttur. Buna "and" veya "nemse" adı verilir. Kadının bunu istediği gibi kullanma hakkı vardır. Ölen bir kocanın karısı var ise; bunun mirastan iki hali olur.


1. Kocanın oğlu veya kızı, oğlunun oğlu veya kızı ile beraber bulunuyorsa sekizde bir,

2. Bunlardan hiç biri kadının yanında değilse dörtte bir miras alırdı.

Aynı dönemlerde kadınların diğer toplumlardaki durumunu incelemeye devam edelim. İngiltere'de XI. asra kadar kocalar karılarını satabilirdi. Hıristiyanlar ise; kadına şeytan gözüyle bakmışlardır. Yine İngiltere'de kadın "murdar" bir varlık sayıldığı için İncil'e el süremiyordu. Kadınlar İncil'i okuma hakkına Hanry devrinde (1509-1547) sahip olmuşlardır.


İngiliz piskoposu Dour'un 1888 yılında Westminster Kilise'sinde vaaz verirken söyledikleri tüyler ürperticidir..

"Bundan yüz sene öncesine kadar kadın erkeğin sofrasına oturma hakkına sahip olmadığı gibi sorulmadan söze başlaması da caiz değildi. Kocası başının ucuna kocaman bir sopa asardı ve karısı ne zaman emrini tutmazsa onu kullanırdı. Kadının sözü kızlarına geçmezdi. Erkek çocuklar ise; analarına ev içinde bir hizmetçi kadından fazla paye vermezlerdi."

Çin'de ise, boşanma hakkı sadece erkeğe mahsustu. Kadının böyle bir hakkı yoktu. Oysa Türk kadını tüm bu haklara sahipti. "Koca karısını, kadında kocasını boşayabilirdi. Koca karısının getirdiği çeyizinin bedelini verirken, kadın para vermek veya mihrinden vazgeçmek suretiyle kocasından boşanabilirdi."


Budizm'in kurucusu Buda ise; ilk başlarda kadınları dinine kabul etmemiştir. Eski Türk kadını, Roma kadınından da fazla haklara sahipti. Roma hukukunda kadın, kendi malına hükmedemezdi, vasiyet yapamazdı. Roma hukuku kadını ergin kabul etmiyordu. Onu noksan akıllı sayıyordu. Romalı kadın Jüstinyen devrine kadar tam bir esir hayatı yaşamıştır. Roma'da dul kadının evlenmesi suç sayılıyordu. Yine Çin'de yeni doğan çocuk, erkekse pahalı kumaşlara, kız ise bez parçalarına sarılırdı. İran'da kendilerine eş olan kızlar günahkar sayılmışlardır. İran'da kanları bozmamak için yakın akrabalarla evlilik uygun görülmüştür. Bu sebepten anaları ve kızkardeşleriyle evlenenler ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde Cahiliye Araplarının kız çocuklarını diri diri gömmeleri acı bir gerçektir. Kız çocuğa sahip olmak şerefsizlik sayılmıştır.


İşte bu dönemlerde, Türk kızları ve kadınları, toplumun şerefli bir ferdi olarak itibar görmüşlerdir. Türk kadınının böyle ihtişam içinde ve saygı görerek yaşaması Türk karakter ve kültürünün yüksek değerini ifade eder



Maddeler halinde özetlersek,



1
.) Türklerin en eski destanlarından biri olan Yaratılış Destanı' ın da Yaratan ilham veren Ak Ana adında ki kadındır.

2
.) Oğuz Kağan Atamızın kutlu eşlerinden biri mavi bir ışıktan,diğeri kutsal bir ağaçtan doğmuş olağanüstü kadınlardır.

3
.) Bilge Kağan kitabesinde Kağan Sizler Anam Katun,Büyük Annelerim,Hala ve Teyzelerim,Prenseslerim... sözleri ile

hitabına başlar.


4
.) Eski Türk inancına göre Han ile Katun gök ve yerin evlatlarıdır.Kadının yeri yedinci kat göktür.

5
.) Eski Türk destanlarında kadın erkeğinin her daim yanındadır.Kadın erkeğinin güç ve ilham kaynağı kabul edilirdi.

6
.) Türk kültüründe destan kahramanları iyi ata binen,iyi savaşan,iyi kılıç kullanan kadınlarla evlenmek istemektedirler.

Örnek olarak Korkut Ata' ın Bamsı Beyrek hikayesindeki Banu Çiçek Katun verebiliriz.


7
.) Eski bir Türk atasözü; Birinci zenginlik sağlık,ikinci zenginlik iyi bir kadın.

8
.) Savaşta kadınların düşman eline geçmesi büyük bir utanç sayılırdı.

9
.) Oğuz Kağan destanından öğrendiğimize göre ırza tecavüzün cezası ölüm veya gözlere mil çekilmesiydi.

Arap gezgini Ahmed bin Fadlan,Türklerin tecavüz suçlusunun bacaklarından çapraz bağlanmış iki ağaca bağladığını ve ipin kesilmesi sureti ile bacakların ayrıldığını hatıralarında belirtir.


10.
) Yine Arap gezgini olan İbn Batuta şöyle der "Burada tuhaf bir hale şahit oldum ki o da Türkler'in kadınlarına gösterdiği hürmetti. Burada kadınların kıymeti ve derecesi erkeklerinden daha üstündür."

11.
) Kağanın buyrukları yalnız "Kağan buyuruyor ki" ifadesiyle başlamışsa geçerli kabul edilmezdi.

12
.) Yabancı devletlerin elçilerinin kabulünde hatun da hakanla beraber olurdu. Tören ve şölenlerde kadın, hakanın solunda oturur siyasi ve idari konumlardaki görüşlerini beyan ederdi. Mesela büyük Hun İmparatorluğu adına Çin ile ilk barış antlaşmasını Tanrıkut Mete Han'ın Katunu imzalamıştır.

13
.) Ebul Gazi Bahadır Han, Secere-i Terakime'de, Oğuz ilinde, yedi kızın uzun yıllar beylik yaptığını anlatmaktadır.

14.
) Kadının yüceliği Altay Dağları'nın en yüksek tepesine "Kadınbaşı" ismi verilerek yaşatılmıştır.

15.
) Eski Türklerde kadın miras hakkına sahipti. Kadının kendine ait mülkü mevcuttu. Kadının bunu istediği gibi kullanma hakkı vardı.

16
.) Eski Türklerde koca karısını boşayabildiği gibi,kadında kocasını boşayabilirdi.


Şimdide diğer toplumların kadına bakışına bir göz atalım.


1.
) İngiltere'de XI. asra kadar kocalar karılarını satabilirdi. Hıristiyanlar ise; kadına şeytan gözüyle bakmışlardır. Yine İngiltere'de kadın "murdar" bir varlık sayıldığı için İncil'e el süremiyordu. Kadınlar İncil'i okuma hakkına Hanry devrinde (1509-1547) sahip olmuşlardır.

2.
) İngiliz piskoposu Dour'un 1888 yılında Westminster Kilise'sinde vaaz verirken söyledikleri ;

"Bundan yüz sene öncesine kadar kadın erkeğin sofrasına oturma hakkına sahip olmadığı gibi sorulmadan söze başlaması da caiz değildi. Kocası başının ucuna kocaman bir


sopa asardı ve karısı ne zaman emrini tutmazsa onu kullanırdı. Erkek çocuklar ise; analarına ev içinde bir hizmetçi kadından fazla paye vermezlerdi."


3.
) Çin'de , boşanma hakkı sadece erkeğe mahsustu.

4.
) Budizm'in kurucusu Buda ise; ilk başlarda kadınları dinine kabul etmemiştir.

5.
) Roma hukukunda kadın, kendi malına hükmedemezdi, vasiyet yapamazdı. Roma hukuku kadını ergin kabul etmiyordu. Onu noksan akıllı sayıyordu. Roma'da dul kadının evlenmesi suç sayılıyordu.

6
.) Çin'de yeni doğan çocuk, erkekse pahalı kumaşlara, kız ise bez parçalarına sarılırdı.

7.
) İran'da kanları bozmamak için yakın akrabalarla evlilik uygun görülmüştür. Bu sebepten anaları ve kız kardeşleriyle evlenenler ortaya çıkmıştır. ( Özellikle Mazdeizm' in popüler olduğu dönemde.)

8.
) Cahiliye Araplarının kız çocuklarını diri diri gömmeleri bir gerçektir. Kız çocuğa sahip olmak onursuzluk sayılmıştır.

Konuya aktif link vermiyorum zaten yeterince kaynakla donatılmış makale. Forumda dolaşan bir haber ve burada çıkan küçük bir tartışmadan dolayı bana cevap hakkı doğması nedeniyle buraya konu açmaya karar verdim.

Mod arkadaştan ricam konuyu KİLİTLEYİNİZ.

 
Katılım
30 Ağu 2009
Mesajlar
786
Beğeniler
15
Puanları
18
#2
Madem kilitlenmesini istiyorsunuz neden actiniz ki konuyu? Icerigini silebilirsiniz isterseniz..
 
Katılım
12 May 2009
Mesajlar
1,256
Beğeniler
43
Puanları
48
#3
Konuya aktif link vermiyorum zaten yeterince kaynakla donatılmış makale. Forumda dolaşan bir haber ve burada çıkan küçük bir tartışmadan dolayı bana cevap hakkı doğması nedeniyle buraya konu açmaya karar verdim.

Yeni tarşmalara mahal vermemek için konunu kilitlenmesini istedim çünkü önceki konu kilitli.
 

Al Arabi

Profesör
Katılım
2 Mar 2010
Mesajlar
1,426
Beğeniler
41
Puanları
0
#4
Anladığım kadarıyla yazıyı ekleyen arkadaş şunu demek istiyor; Gördünüz mü Ana erkilden Ata erkile İslam yüzünden geçtik(daha ağır şeyler varda yazmıyayım).

Şimdi tarumoloji arkadaşım, sen ne istiyorsun bu dine inanmak için. Kadınları sırtımıza alıp gezdirelim mi? Zaten yapıyoruz.

Önce kirlet sonra millet cevap yazmasın diye konuyu kilitlettirmenin manası nedir? Özellikle İranla ilgili yazdığın şey uydurma. Şimdi ben de senin yaptığının aynısını Hristiyanlar "özellikle ruslar" için yazayım..Yaz bakalım google mature (yetişkin, olgun insan manasındadır.) Bak bakalım ruslarla ilgili nasıl başlıklar geliyor. İçeriğini şimdilik yazmıyorum. Şimdi biz bu nsanların hepsi sapıktır ya da ruslarda bu dönem çok yaygındır diyebilir miyiz? Ben söyleyim diyemeyiz. Sen de İran için diyemezsin. Kirli düşüncelerin için yanlış ve tutarsız kaynaklar gösterme.
 

sdelta

Profesör
Katılım
23 Nis 2008
Mesajlar
4,128
Beğeniler
80
Puanları
48
#5
Yazıyı tam okumadım ama İslam öncesinde Türk kadının yeri tartışmasız daha yüksekti. Diğer toplumlara örnek olacak şekilde idi. Tarihi kaynaklara ve kitaplara da bakarsanız zaten açıkca ortada.

İslam geldi, kadını kötüledi gibi anlam çıkmasın lütfen. İnsanların islamda yazanları ne şekilde yorumlayıp ne şekilde hareket ettiği önemli. İslamda kimseyi öldürün yazmıyor ama biriyle dans ettiği için mi ne öldürülmüştü mesela forumda videosu vardı.
 

cheleby

Profesör
Katılım
8 May 2009
Mesajlar
2,502
Beğeniler
32
Puanları
48
#6
İslam kadına en güzel değeri veriyor.

İslam diyor ki kadına kapan. Kapanırsa kimse kadının orasına burasına bakmaz,kadında evine laf getirmez.

İslam diyor ki elin yabancı bir erkeğin eline değmesin. Benim eşimin elinin başka erkeğin elinde ne işi var ?

Bu örnekler böyle gider.

İslam kadına en büyük değeri veriyor.

Diyelim İslam en büyük değeri vermiyor. Önceden kadına verilen yada verilmesini istediğin değer nedir ?
 
Katılım
12 May 2009
Mesajlar
1,256
Beğeniler
43
Puanları
48
#8
İslamiyet öncesi ve İslamiyet sonrası tarih incelendiğinde kadının yeri net bir şekilde anlaşılır. Kadın İslamiyet sonrasında evlere kapatılmış günlük hayattan soyutlanmıştır, günümüzde bu zihniyet yavaş yavaş yok olmakla birlikte halen kadını soyutlama düşüncesi hakimdir. Bu bir din tartışması değil kültürel değişimle ilgili bir tartışmadır eğer din tartışması olsaydı Gök tanrı inancında kadının yeri ile İslamiyette kadının yeri isimli bir başlık olurdu... Öyle bir zihniyet var ki herkes herkese çamur atmaya bayılıyor.
 

TazzzY

Dekan
Onursal Üye
Katılım
12 Kas 2008
Mesajlar
7,368
Beğeniler
261
Puanları
0
#10
Ama kadın tecavüze uğradığı zaman suçlu oluyor.
Bilip bilmeden konuşmasan daha iyi olur kulaktan dolma Bilgilerle yorum yazınca rezil oluyorsun. Araştır kadın tecavüze uğrayınca suçlumu oluyor. Zina'da o olay geçerli sen gidipde Fakir afrika ülkelerindeki Dini kurallara bakarsan onlar yoldan çıkmışlar asıl olan şeriat'a bakıcaksın.

Din tartışmasını sevmem Ama arkadaşa hatırlatmak istedim yoksa benim dinim bana onun dini onadır tartışmak saçma...
 
Katılım
30 Ağu 2009
Mesajlar
786
Beğeniler
15
Puanları
18
#11
Ama kadın tecavüze uğradığı zaman suçlu oluyor.
Islamda tecavuze ugrayan kadin suclu olmaz. Islamda yok boyle bi sey. Ha uygulayanlar var dersen o uygulayanlar Islama gore uygulamiyor o zaman. Her gordugumuzu Islama atfetmiyelim.

Yazıyı tam okumadım ama İslam öncesinde Türk kadının yeri tartışmasız daha yüksekti. Diğer toplumlara örnek olacak şekilde idi. Tarihi kaynaklara ve kitaplara da bakarsanız zaten açıkca ortada.

İslam geldi, kadını kötüledi gibi anlam çıkmasın lütfen. İnsanların islamda yazanları ne şekilde yorumlayıp ne şekilde hareket ettiği önemli. İslamda kimseyi öldürün yazmıyor ama biriyle dans ettiği için mi ne öldürülmüştü mesela forumda videosu vardı.
Kadina en guzel degeri Islam vermistir. Bahsettigin video daki olay zaten dans yuzunden cikmamis. Yapanlar musluman bile degilmis. Konunun devamini okusaydin olayin ic yuzunu anlardin..
 

ByEGT

Profesör
Katılım
26 Kas 2009
Mesajlar
3,027
Beğeniler
15
Puanları
38
#12
Konu çok ters yerlere çekilecek anlaşılan. Yazıda İslam'ı kötüleyen bir yargı yok. Cahiliye Araplar'ı da zaten İslamiyet öncesi Araplar.
 

6.burhan

Profesör
Katılım
16 Mar 2010
Mesajlar
1,287
Beğeniler
26
Puanları
0
#14
Bilip bilmeden konuşmasan daha iyi olur kulaktan dolma Bilgilerle yorum yazınca rezil oluyorsun. Araştır kadın tecavüze uğrayınca suçlumu oluyor.
Sen merak etme arkadaşım ben konuyu çok iyi araştırdım.
Eğer tecavize uğrayan kadın ailesi tarafından öldürülmemişse-ki çoğunlukla ailesi öldürüyor ve aile ceza almıyor - suçlu bulunuyor.

Islamda tecavuze ugrayan kadin suclu olmaz. Islamda yok boyle bi sey. Ha uygulayanlar var dersen o uygulayanlar Islama gore uygulamiyor o zaman. Her gordugumuzu Islama atfetmiyelim.
Bir başka konuda belirttiğim gibi bunlar İslam ülkelerinde oluyor yani İslam'a atfetmek zorunda kalıyoruz. Ve yine belirttiğim gibi bunlar İslam'ı yansıtmıyor ve bunları düzeltmek gerekiyor. Ancak düzeltmek yerine bunları görmezden gelerek İslamiyet'e sadece kötülük etmiş oluruz.
 
Katılım
30 Ağu 2009
Mesajlar
786
Beğeniler
15
Puanları
18
#15
Once kendimiz nasil inaniyoruz neye inaniyoruz ona karar vermemiz lazim. Olayi once kendi icimizde Islama gore duzeltelim. Yanlislari duzeltme imkanimiz var mi? Evet, kanun olarak elimizde bi imkan yapma yetkisi yok. o ulkelere savasta acamayacagimiza gore o zaman ne kadar insana ulasabiliyorsak anlatmamiz lazim. Bizim elimizden gelen budur.

Islam ulkelerinde yapilmasi Islama atfetmeye yetmez. O zaman demekki o ulkeler tam anlamiyla Islam ulkesi degil. Once bunu kabul etmek lazim. Zaten yeryuzunde su anda %100 Islamla yonetilen bir ulke yok.

Bir de arastiripta hala tecavuze ugrayan kadin Islam'da suclu bulunuyor dersen o zaman Islami arastirmamissin, uygulamanin oldugu ulkeyi arastirmissin demektir...
 
Katılım
14 Ağu 2008
Mesajlar
12,288
Beğeniler
83
Puanları
48
#16
sıkıldım ben bu kadınların yerinden yaaa
bakan yaptık,cumhurbaşkanı yaptık, özel kadınlar günü yaptık yine de fazlasını istiyorlar yaaa
 

cheleby

Profesör
Katılım
8 May 2009
Mesajlar
2,502
Beğeniler
32
Puanları
48
#18
Bilip bilmeden konuşmasan daha iyi olur kulaktan dolma Bilgilerle yorum yazınca rezil oluyorsun. Araştır kadın tecavüze uğrayınca suçlumu oluyor. Zina'da o olay geçerli sen gidipde Fakir afrika ülkelerindeki Dini kurallara bakarsan onlar yoldan çıkmışlar asıl olan şeriat'a bakıcaksın.

Din tartışmasını sevmem Ama arkadaşa hatırlatmak istedim yoksa benim dinim bana onun dini onadır tartışmak saçma...
Merak etmeyin ben kulaktan dolma bilgilerle buraya yazmıyorum.Benim ailem İslamiyeti en iyi yaşamaya çalışan bir aile.Onlardan aldığım bilgilerle sınırlı kalmayıp araştıran bir insanım. Dedem imamdı,babam da imamdı.

Ben tecavüzden bahsetmedim.Kendi kendinize alakasız bir laf çıkarıyorsunuz benim mesajıma.

Mesajımı iyice okuyun derim.

Zina olayına gelince.Kadın tecavüze uğrarsa her kesim olaya farklı bakar.Bir aşiret direk kızı öldürür.Bilinçli biri olaya farklı bakar.Burası ayrı mesele.

Tecavüz ile ilgili kulaktan dolmayan bilgilerimle,araştırmamla yazayım : )

Raslüllah (s.a.s): "Ümmetimden hata, unutma ve zorlandıkları şeyin hükmü kaldırıldı" (Buhârî, Hudûd, 22; Talâk, II; Ebû Dâvud, Hudûd, 17; Tirmizî, Hudûd, 1; İbn Mâce, Talâk, 15) buyurmuştur.

Zinaya zorlanan kadına had cezası gerekmediği konusunda İslâm bilginlerinin görüş birliği vardır. Zinaya zorlanan erkeğe gelince, Şâfiîlere ve Mâlikîlerde tercih edilen görüşe göre böyle bir erkeğe ne had ve ne de ta'zîr cezası gerekmez. Delil, yukarıdaki hadis ve zorlanma özrünün bulunmasıdır

Yukarıdakiler Tecavüzdü.Birde zina etmeye bakalım.Bari açtınız bu konuyu.

Bekâr erkek veya bekâr kadının zina etmesinin cezası yüz değnek, evli ve iffetli erkek veya kadının zina cezası ise taşla öldürme (recm)dir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun.


Biz olaya İslam'ın verdiği değer olarak bakıyoruz siz nereye gittiniz.
 

Al Arabi

Profesör
Katılım
2 Mar 2010
Mesajlar
1,426
Beğeniler
41
Puanları
0
#19
Ama kadın tecavüze uğradığı zaman suçlu oluyor.
Kesinlikle aklında bir sorun var. Bu arada saçma ve tutarsız elinde delil olmadan bir konuya yine mesaj yazmışsın ama yerini bulamadım. Ne güzel bir cevap hazırlamıştım. Yanlız konu başlığını bulamadım.Üç gramlık sahte ve iftira dolu yargınla kendini yersin. Sen dinini nerden öğrendin veya inandığın bir din var mı, onu yazda bilelim.Kimliğin sahteliğin ortaya çıksın.
 

6.burhan

Profesör
Katılım
16 Mar 2010
Mesajlar
1,287
Beğeniler
26
Puanları
0
#20
karcx ve Al Arabi
Boş boş konuşuyorsunuz...

Siz gittiniz mi İran'a ya da Arabistan'a... İran'da bir kadın tecavüze uğramışsa ailesi tarafından öldürülüyor ve aile suçlu bulunmuyor. Ailesi tarafından öldürürmemişse kadın suçlu bulunuyor...

Böyle bir şey İslam'da var mı?
- Yok. Ama İslam ülkesinde var. Dolalısıyla bütün Dünya, İslamiyet'i bu şekilde tanıyor, biliyor.

Ben diyorum ki;
Bu doğru bir şey değil ve bunu düzeltmek gerekiyor.
Siz bunu düzeltmek için ne yaptınız?
Bırakın düzeltmeyi siz daha gerçeği kabul etmiyorsunuz.

Bekâr erkek veya bekâr kadının zina etmesinin cezası yüz değnek, evli ve iffetli erkek veya kadının zina cezası ise taşla öldürme (recm)dir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: "Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz değnek vurun.
Öyle sanıyorum ki arkadaş sana değil bana tepki verdi.
Bu arada yukarıda belirttiğin recm ile ilgili bir ekleme yapmak istiyorum...

Recm cezasında erkekler beline kadar toprağa gömülüyor kadınlar ise boynuna kadar. Asıl can alıcı nokta ise gömüldüğünüz yerden kurtulduğunuz zaman serbset kalıyorsunuz.
 
stat counter