Düşün Zinciri (Bir Psikoloji Denemesi)

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


Katılım
29 Ara 2018
Mesajlar
4
Puanları
1
Konum
Fethiye, Muğla
Şu anda ve burada yaşamaktı bütün felsefemiz psikoloji eğitimi alırken; ve o zamanlar yapabiliyor gibiydik çünkü bir yönlendirenimiz ve arkadaşlarımızın desteği vardı, şimdi ise tek başıma yaşadığım odama göz atıyorum bir prenses maskesi çalışma masamın üzerindeki raftan bana bakıyor fakat yüzü yok ve gözleri bomboş... Buradayım işte tam şu andayım o halde neden mutlu ve huzurlu değilim diye haykırmak istiyorum bunaltıcı sıcaklar sebebiyle birazcık oksijen alabilmek için -ve belki cereyan yapar umuduyla- açık duran penceremden, fakat masamdaki hala sıcak olduğundan dolayı sadece bir yudum alabildiğim şekerli kahvem bana “Dur,” diyor “isyan etme.” Kabullenmekti yaşadığımız her ne varsa ve kararlılıkla adımlar atmaktı, güçlü durmaktı, geçmişteki pişmanlıklarımızdan ya da gelecek endişelerimizden arınmaktı derslerde gördüğümüz; peki benim içimdeki bu bitmeyen buhranlar nereden geliyorlar, ben tam şu anda yaşıyorken? Ya tam da şu an bir intihar sebebiyse, ya da tam da şu an başkaldırılar meydana gelecekse zihnimin zincirlerine bağlı duran fikirlerden? Ya bütün amaç düşün zincirlerini kırıp bir sanrılar dünyasına adım atmamı sağlamaksa? Nasıl geri dönebilirim gerçekliğe bilmiyorum; ama nizamlı ve uysal bir şekilde yerlerinde duran bütün tehlikeli düşüncelerim ile hayal gücümün bütün ürünleri benim haberim olmadan anlaşmışlar ve pek de güvenilir olmayan mantığıma bir darbe yapmayı planlıyorlar, artık eminim bundan! Farkında olmadan kahvemi yarıladığımı görüyorum, masamın üzerinde bir anahtar, gözlükler var, bitmiş bir sakız kutusunun yanında da diş macunum uslu uslu duruyor. Kendime aldığım hediye kolyelerimin kutusu bana gülümseyip göz kırpıyor. Ve kitaplar var, onlarca roman, hepsini ayrı ayrı sevdiğimi hissediyorum. Dışarıda zeytin ağaçlarının yapraklarının kımıldadığını duyar gibi oluyorum. Allah’ın belası maske ise hala boş gözlerle beni izliyor.
Rahatlıyorum. Etrafımı gözlemleyince, yalnız bile olsam, “buraya” geri döndüğümü anlıyorum. Uzun süredir ciğerlerimde tutmaktan eskimiş nefesimi havaya geri üflüyorum. Bir zihinsel kriz anı daha son buluyor. Kalan tek sorunsal, merakım. Sizin kahveyi nasıl içtiğinizi merak ediyorum, siz bu satırları okurken ne yaptığınızı ne ve düşündüğünüzü kafamda canlandırıyorum.
Varolduğunuz için teşekkür ederim.
 

kmurat

Dekan
Katılım
8 Şub 2014
Mesajlar
5,299
Puanları
113
Yanında tatlı varsa sade içerim. Sadece kahve içeceksem sütlü ve şekerli olsun. Kahve için teşekkürler. İnsanlar toplu yaşayan varlıklar olduğu için yalnız kaldıklarında bunalıma girerler. Yanında bir canlı bulunsun. Kuş bile olsa. Ama biz kendi türümüzden olanı özleriz hep.

"Aşk", "umut", "hayal", bunlar hava ve su kadar önemli ve gerekli, hayatta kalabilmemiz için. Allah her yerde ve daim kalbimizde olsa da, bize yalnızlığı haram kılmış. Bunu his ederiz ve mantık yürüterek bu anlamı çıkarırız. Yalnızlık bize gereksiz ve anlamsız olduğumuz hissi verir. Çünkü yalnızsak öyleyiz. Hoş geldin aramıza.
 
Son düzenleme:

Drangleic

Profesör
Katılım
21 Eyl 2012
Mesajlar
1,340
Puanları
83
Yalnızlık aşırı olmadığı sürece iyidir çünkü sadece yalnız kaldığın zaman bir zamanlar yanında olan insanların değerini anlıyorsun yada bazılarının değersizliğini..
 
Üst
stat counter