Açıköğretim mi? Normal lise mi?

Şu anda konuyu okuyanlar (Üyeler: 1, Ziyaretçi & Botlar: 0)


kmurat

Dekan
Katılım
8 Şub 2014
Mesajlar
5,950
Puanları
113
Çünkü öyle olacak. Hep öyle olur. Teşvik olmayan yerde azim de olmaz.
 

garmel.373

Asistan
Katılım
1 Tem 2016
Mesajlar
402
Puanları
43
Konum
istanbul
Sen liseye gitmemek için yırtınıyorsun fakat sana sonradan başına geleceklerin bir özetini geçeyim.
Açık öğretime gittin. Önünde 2 senaryo var. Ya evde durup ders çalışacaksın. Veyahut hem iş hem okul.
Evde kalırsan: Annenin her gün her saat iş buyurmasına şimdiden alış derim. Komşulardan laf işitmeye alış. Altın günü veya misafirlikte ikram yapmaya alış derim, alışamam dersen de ne su içmeye ne de tuvalet için çıkma ahiret soruları gelmeye başlar teyzelerden... (her eve gelen soracak o soruları merak etme) Artık çarşı pazarda senin olur, git götür işleride hep sende.
İşe başlarsan: Bütün gün çalış sonra gel ders çalış. (Maddi zorluk yoksa kolay kolay kimse dayanmaz. Çünkü insana dayanacak bir psikolojik dayanak noktası lazım) Zati işe başlayınca yeni çocuk olacaksın ne kadar angarya varsa ilk sana kitlerler. Sonuçta bir işi öğrenmek kolay değil.
Bunları oturmuş uyduruyorsun diye bilirsin. Ama tanık olduğum durumlar var. Bir arkadaşım vardı. İstediği üniversiteyi ilk senesinde kazanamamıştı evden dershanenin boş sınıflarına kaçıyordu. Üniversite okurken ev arkadaşımın ailesi hastalık yüzünden 1 ay bizde kalmışlardı bende pansiyona çıkmıştım açıköğretim lise 1. sınıf çocukla kalmıştım. Birinci sınıfı tekrar okuyordu, normal liseye giderken serseri arkadaşları varmış (ilçede otururken) Devamsızlıktan kalınca Samsun merkezde bir pastahanede işe koyup açıköğretim lisesine de kaydını yaptırmış babası. Çocuğa 1 ay boyunca kümeleri anlatamadım. Erken gelse bile yorgunluk var. Biraz tv-internet, sonra yatış. Sonrada görüşme fırsatım olmadı ne oldu bilmiyorum.
Evet biraz uzun oldu ama ben sana gördüklerimi yazdım. Üç aşağı beş yukarı sende bunları çekeceksin...
 

Batuhan Asi

Asistan
Katılım
29 Mar 2016
Mesajlar
137
Puanları
18
Konum
İzmir
Sen liseye gitmemek için yırtınıyorsun fakat sana sonradan başına geleceklerin bir özetini geçeyim.
Açık öğretime gittin. Önünde 2 senaryo var. Ya evde durup ders çalışacaksın. Veyahut hem iş hem okul.
Evde kalırsan: Annenin her gün her saat iş buyurmasına şimdiden alış derim. Komşulardan laf işitmeye alış. Altın günü veya misafirlikte ikram yapmaya alış derim, alışamam dersen de ne su içmeye ne de tuvalet için çıkma ahiret soruları gelmeye başlar teyzelerden... (her eve gelen soracak o soruları merak etme) Artık çarşı pazarda senin olur, git götür işleride hep sende.
İşe başlarsan: Bütün gün çalış sonra gel ders çalış. (Maddi zorluk yoksa kolay kolay kimse dayanmaz. Çünkü insana dayanacak bir psikolojik dayanak noktası lazım) Zati işe başlayınca yeni çocuk olacaksın ne kadar angarya varsa ilk sana kitlerler. Sonuçta bir işi öğrenmek kolay değil.
Bunları oturmuş uyduruyorsun diye bilirsin. Ama tanık olduğum durumlar var. Bir arkadaşım vardı. İstediği üniversiteyi ilk senesinde kazanamamıştı evden dershanenin boş sınıflarına kaçıyordu. Üniversite okurken ev arkadaşımın ailesi hastalık yüzünden 1 ay bizde kalmışlardı bende pansiyona çıkmıştım açıköğretim lise 1. sınıf çocukla kalmıştım. Birinci sınıfı tekrar okuyordu, normal liseye giderken serseri arkadaşları varmış (ilçede otururken) Devamsızlıktan kalınca Samsun merkezde bir pastahanede işe koyup açıköğretim lisesine de kaydını yaptırmış babası. Çocuğa 1 ay boyunca kümeleri anlatamadım. Erken gelse bile yorgunluk var. Biraz tv-internet, sonra yatış. Sonrada görüşme fırsatım olmadı ne oldu bilmiyorum.
Evet biraz uzun oldu ama ben sana gördüklerimi yazdım. Üç aşağı beş yukarı sende bunları çekeceksin...
Normalde git götür işlerini zaten ben yaparım,okulu sormayan kimse yok orda haklısın zaten..
İşede gitmek istemiyorum 7.sınıfta 8.sınıfta tattım ben o havayı,köpek muamelesi yaparlar..
Adam akıllı evde ders çalışıp eğitimimi bitirmeye çalışıcam Allah'ın izniyle..
Dediklerini anlıyorum,cevabın için teşekkürler...
 

Agent47TR

Üyecik
Katılım
28 Eyl 2016
Mesajlar
1
Puanları
3
Konum
Gonya
S.a
Dostum, bende bir zamanlar e.m.l metal işlerine başladım 1. sınıfta kaldım 2. sınıfta büt ten geçemedim bir tane ders yüzünden zaten isteksizdim, babama falan defalarca söyledim almadılar okuldan. 17 yaşındaydım sonra gelsin iş hayatı. 3 yıl sağda solda sadece 1 yıl sigortalı olarak çalıştım. askerlik iş imkanlarıma engeldi tecilsiz gittim geldim. gençtim bekardım, kira ödemiyorum eve bir katkı sağlamak zorunluluğum yok falan derken yaş oldu 25 sigortalı bir işçi idim ama hala orta okul mezunuydum. e aile baskısı erkeklik dürtüleri bir yere kadar bi bakmışım bi gün evliyim 25imde. e artık dört kola çalışmam lazım kira var evin masrafı var eşinin masrafı var derken aa bi bakmışın 26-27 yaşında baba olmuşum. bu arada iş yerinde sorun olunca iş değişti falan derken 29 yaşında çok güzel profilime %99 uyan 2 tane süper iş ellerimden uçtuuuuu gitti. ve hayatımı kurtaracak işti. minimum lise mezunu tercihen üni. falan alım vardı herşey tamamdı görüşmeler iş tanımları benim kabileyitim yetilerim falan. işyeri tek kusur diploma dediler ve olmadı. aslında 2 değil çok rahat 4-5 iş kaçırdım bu yüzden. şimdi dışardan lise bitircem diye çırpınıyorum 2 yıldır. çok şükür bir bilemedin birbuçuk yıl kaldı bitmesine bu arada yaşım 32 ye yaklaştı ve bir çocuğum daha oldu. EŞŞŞŞEKK GİBİ ÇALIŞIYORUM özel sektörde. hadi bir hafta bi işsiz kal bakalım ne oluyor. planlarım var lise bitince 2 yıllık bir üni okucam bölümümüde seçtim. çok şükür hedeflerim doğru şuanda şaşmadı 2 yıldır. yani güzel kardeşim sözün özü şu. şuan sendeki imkanı verseler köppek gibi çalışırdım. haaa bu arada sınıfından şikayetçi olman normaldir benim sınıfta çoğu öğrenci ayyaş gelirdi kimisi bilmem neydi falan da benim mevzu başkaydı. yani hadi bide sana kıssadan hisse vereyim.
En nihayetinde bataklığın ortasında açanda bir çiçektir.
Otur çalış kardeşim. boş ver gerisini.
Saygılarımla.
 

Batuhan Asi

Asistan
Katılım
29 Mar 2016
Mesajlar
137
Puanları
18
Konum
İzmir
S.a
Dostum, bende bir zamanlar e.m.l metal işlerine başladım 1. sınıfta kaldım 2. sınıfta büt ten geçemedim bir tane ders yüzünden zaten isteksizdim, babama falan defalarca söyledim almadılar okuldan. 17 yaşındaydım sonra gelsin iş hayatı. 3 yıl sağda solda sadece 1 yıl sigortalı olarak çalıştım. askerlik iş imkanlarıma engeldi tecilsiz gittim geldim. gençtim bekardım, kira ödemiyorum eve bir katkı sağlamak zorunluluğum yok falan derken yaş oldu 25 sigortalı bir işçi idim ama hala orta okul mezunuydum. e aile baskısı erkeklik dürtüleri bir yere kadar bi bakmışım bi gün evliyim 25imde. e artık dört kola çalışmam lazım kira var evin masrafı var eşinin masrafı var derken aa bi bakmışın 26-27 yaşında baba olmuşum. bu arada iş yerinde sorun olunca iş değişti falan derken 29 yaşında çok güzel profilime %99 uyan 2 tane süper iş ellerimden uçtuuuuu gitti. ve hayatımı kurtaracak işti. minimum lise mezunu tercihen üni. falan alım vardı herşey tamamdı görüşmeler iş tanımları benim kabileyitim yetilerim falan. işyeri tek kusur diploma dediler ve olmadı. aslında 2 değil çok rahat 4-5 iş kaçırdım bu yüzden. şimdi dışardan lise bitircem diye çırpınıyorum 2 yıldır. çok şükür bir bilemedin birbuçuk yıl kaldı bitmesine bu arada yaşım 32 ye yaklaştı ve bir çocuğum daha oldu. EŞŞŞŞEKK GİBİ ÇALIŞIYORUM özel sektörde. hadi bir hafta bi işsiz kal bakalım ne oluyor. planlarım var lise bitince 2 yıllık bir üni okucam bölümümüde seçtim. çok şükür hedeflerim doğru şuanda şaşmadı 2 yıldır. yani güzel kardeşim sözün özü şu. şuan sendeki imkanı verseler köppek gibi çalışırdım. haaa bu arada sınıfından şikayetçi olman normaldir benim sınıfta çoğu öğrenci ayyaş gelirdi kimisi bilmem neydi falan da benim mevzu başkaydı. yani hadi bide sana kıssadan hisse vereyim.
En nihayetinde bataklığın ortasında açanda bir çiçektir.
Otur çalış kardeşim. boş ver gerisini.
Saygılarımla.
Anladım abi,geleceğim için elimden geleni yapacağım :), Allah yardımcın olsun ..
 

kmurat

Dekan
Katılım
8 Şub 2014
Mesajlar
5,950
Puanları
113
Lise zaten bir süreden beri mecburi. Açık öğretim, daha önce Lise okuyamayanlar için düşünülmüş bir çözüm. 16 yaşındaki bir kişinin vereceği karar da yasal olarak hükümsüz. 18 inci doğum gününü kutlamamış kişiler yasal olarak reşit değiller ve onların yerine ebeveynleri karar verebilir. Buna ticari işlemler de dahil. Ebeveynlerin yazılı yetki bildirisi olmadan (yasalar gereği) bir simit dahi satın alamazsınız. Kendiniz satarsanız da (bir şikâyet durumunda) ailenize çocuk işçi çalıştırtmaktan ceza gelebilir.
 

Çok Bilmiş

Doçent
Katılım
7 Haz 2016
Mesajlar
875
Puanları
63
Konum
Adana
Ya lise ye git bende açıkta kaldım sonradan 2. Tercihte girdim.O ortamlar bize hayatı öğretiyor ben her ayrıldığım sevgilimden ve ya arkadasimdan bile birşeyler öğreniyorum.Hayati öğreten adımlardan bir tanesi lise bence yaşa bence
 

Çok Bilmiş

Doçent
Katılım
7 Haz 2016
Mesajlar
875
Puanları
63
Konum
Adana
Okul bela gibi geliyor aslında öyle bazen fakat okul olmasaydı bilgisayar i rahat rahat olmasaydım ondan sıkılırdim herkesde böyle liseye git iyi kötü su yok bende pek yüksek bir okul kazanmadim ama çok iyi bir ort
 

eronis

Dekan
Yasaklı
Onursal Üye
Katılım
25 Mar 2016
Mesajlar
5,466
Puanları
113
Konum
üeiü
(Çok uzun yazdım biliyorum ama okumadan geçmeyin lütfen fikirlerinize ihtiyacım var.)

Merhabalar,geçen yeni bir konu açıp, eğitim ile ilgili sorunlar yaşadığımı belirtmiştim. Sorunlarım ve sorularım var. İlk olarak kısaca belirteyim,istemediğim, ortamı kötü bi okula kaydım alındı.Ailemdeki herkes,okuldaki hocalar okula gitmem için bir ton çene döktüler. Ama cidden bir senede bu okul yüzünden kaybedince, insanın bir daha gidesi gelmiyor ve şu andada içimde büyük bir sıkıntı var,ağlıyasım felan geliyo,1 saat,1 ay gibi geçiyor.
Öncelikle liseye adam akıllı gitmedim,en fazla 1 hafta - 2 hafta, yani dersleri hakkında fazla bir bilgim yok.
Şimdi açığa gitmek istediğimi ve ağladığımı görünce, yani onların dediğini yapmayınca,seslenme şekilleri bile kalp kırıcı halde, ismimi çok sert söylüyorlar,bir tek abim biraz savunuyo beni,onuda susturmaya çalışıyorlar.(Açığa gidersem böyle olucaklar ve çalıştıracaklar)
Ama bende okula gidemiyorum,lise ortamı felan kötü geldi bana,bide lisede kalınca gitmek istemedim.açıktan üniyede hazırlanırım,liseyide geçerim diye düşündüm.
Sizce okula gidip kendimi zorlasam,aileyimi mutlu etsem yoksa,açığa gidip çalışsam mı?
Açığa gitsem çalıştıracaklar surat asacaklar mutsuz olucam,okula gitsem ben daha kötü olcam kafayı sıyırcam.
Açıköğretim basit midir? Ne kadar zordur?
Bir tarafım uçurum,bir tarafım cehennem gibi.
Tecrübeli abilerimiz bi cevap atsın lütfen :(
Her türlü fikre açığım,yardım edin :((
Kendi adıma konuşuyorum, geçen gün ablamla markette dediğin konuyu konuşuyorduk. Ben Atatürk Üniversitesi AÖF Adalet Bölümünden mezunum şu an. Benim lise yıllarında notlarım berbattı ve dershaneye gittiğim zamanlar bana eziyet gibi geldiği için hiç bir şey anlamıyordum derslerden ve babam boşa para ödüyordu. Yine de bana öyle bir öğretildi ki dershane olmasa biterim. Sonra AÖF'den okumaya başladım ama bir daha asla dershaneye gitmedim. Tamam, kendi başıma matematik çalıştım, dersleri kaynak kitaplardan okudum, çözdüm, anlamadığım yerde internete baktım, ama sonunda anladım. Düşündüm ki neden böyle ? Neden dershane ayda okuldan öğrenemedim.

1- Okulda öğretmenlerimin çoğu yaşı geçmiş ve kendi branşından bir haber adamlardı, sözüm meclisten dışarı, harika hocalarımız da vardı ama tarihçimizde vardı misal, her dersi kaynatmak, anlatmamak için bir bahane bulur yalandan ağlar, müdüre bizi şikayet ederdi, her ders disipline giderdik :D Kadına herkes sen ne zaman emekli oluyon diye soruyordu, kadın da bizim için ben çocuklarımı mezun etmeden emekli olamam demiş. Lise hayatımın içine eden bunun gibi sayısız öğretmenim oldu.

2- Dershanem kötü bir şey olduğunda hemen babamı arıyor, babama gambazlıyordu. Belki arkadaşlarımla dersi kırmışızdır, belki başka bir şeydir. Ama tek bir iyi şeyi söylemek için babamı aramazlardı. Sadece velime yalakalık olsun, biz çocuğunuzun kulağını çekiyoruz, siz bize bırakın diyorlardı

3- Lise yıllarımda bütün herkes bana vaktimin her saniyesinde mal gibi ders çalışmamı bekliyordu. Bu mümkün mü ? Hayır. Nasıl ki babam, annem, öğretmenlerim herkes işten gelince mutlaka bir hobisine, kendi "rahatlama ayinine" yoğunlaşırken benden hem okula, hem dershaneye giderken, o kadar vakti zaten çalışarak, kafamı doldurarak geçirirken kendimi bu rahatlama ayininden mahrum bırakmamı beklediler.


Beni lisede bitirenlerden biri de dershanemdi. Sonra baktım ki, çok da önemli değildi. Dershaneye para vermem gerekmiyordu, okuldan da bir şey öğrenmemiştim. Peki bu kurumla bana ne öğretti ?

Markette de ablamla bunu konuşuyordum. Dedim ki, -ben liseyi açık okumadığıma çok pişmanım. 4 yıl boyunca boş adamlarla muhattap oldum, eğer açıktan bitirseydim 1 yılda lise bitecekti ve ben 3 yıl erkenden üniversite sınavına girebilecektim. Bu ne demek olacaktı ? Arkadaşlarımdan daha iyi hazırlanabilecektim. Belki yine aynı puanı alır ve adalet okurdum ama 3 yıl erken bitirir ve şimdiye çoktan DGS'den öğrenimimi Hukuğa yükseltmiş olur ve hayata erken başlardım. Yapmamış olduğum açok pişmanım çünkü geçmişim, lise hayatım pişmanlıklarla ve utançla dolu benim.

Eğer açık öğretimin istediğin şey olduğuna eminsen devam et, aileler bazen en iyisini kendileri bildiğini iddia ederler. Bunun için sen daha çok gençsin, bilmezsin derlerken çok sevdikleri bir lafı unuturlar. "Akıl yaşta değil baştadır". Herkes hayatında verdiği kararların sorumluluğunu kendi alır, hepimiz öyleyiz. Hepimiz de kendi hayatımızı yaşıyoruz. Ailen baskıcı olabilir bu konularda, hatta daha ileri gidip YGS, LYS sonrası yapacağın seçimlere bile karışmaya çalışabilirler ama onları kırmamak için, onlarla kavga etmemek için onların her dediğini yapar ve bayraklarını indirirsen de hayatını mahvedersin. İstemediğin bir iş, istemediğin bir hayat seni bekler. Misal ben hiç bir zaman Adalet istemedim, TM'ye bile annemlerin ve arkadaşlarımın yönlendirmesiyle geçtim. "Matematik yapamıyorum diye". Başkalarının fikirlerini çok dinlersen sonunda kendine ait bir fikrin kalmaz. Açık öğretim okumak kötü bir şey değil. Çalışırsan, çabalarsan öğrenirsin. İlle de dershaneye gitmek yada pahalı dersler almak zorunda değilsin, bunlara sırtını dayaman seni başarısız ve diğerlerinden farksız yapacaktır. Eğer diğerlerinin önüne geçmek istiyorsan onların yapmadığını yapmalısın. Ama bu dediğim baya çaba isteyen bir süreç, burada bunları anlatması kolay. Ama şunu diyeceğim, seçimini düşünerek yap. Çünkü

Herkes hayatında verdiği kararların sorumluluğunu kendi alır
 

kmurat

Dekan
Katılım
8 Şub 2014
Mesajlar
5,950
Puanları
113
Benim tanıdıklarım arasında açık öğretim okuyanlardan, On kişiden sadece bir kişi başarılı oldu. Diğerleri televizyon seyrettiler, Pişti oynadılar. Ve tek yararları, öğrenimlerini tecil ettirip, Askerliklerini kısa dönem yaptılar. Ama diploma alamadılar. Başarılı olan tek kişi de geribanın tekiydi, eğlenmecek için veya yapacak başka hiç bir işi yoktu. Gönül her zaman rahatlığı seçer. Kimse kendi başına ders çalışamaz. Orası sadece bir istek, bir rüya kalır. Bilgisayarda oyun oynamak varken kim ders çalışır ? Ben çalışmadım meselâ. Benim çocukluğumda garip olanların şimdi birer (küçük te olsa) şirketleri var, ben hala başkalrı için çalışıyorum. Gençken herkes dünyayı feth edeceğine inanır. Yaşlandıktan sora bir "Hıyar" olduğunu fark eder, ve "Hıyarlardan da" dünyaya hükümdar olamayacağını anlar. Zorlanmadan hiç bir zaman başarılı olunmaz. Hayatın her aşaması zorluklarla dolu. Bu zorlukları aşmayı öğrenemeyenler hep başarısız ve kırılgan birer birey kalırlar.
 

Batuhan Asi

Asistan
Katılım
29 Mar 2016
Mesajlar
137
Puanları
18
Konum
İzmir
Kendi adıma konuşuyorum, geçen gün ablamla markette dediğin konuyu konuşuyorduk. Ben Atatürk Üniversitesi AÖF Adalet Bölümünden mezunum şu an. Benim lise yıllarında notlarım berbattı ve dershaneye gittiğim zamanlar bana eziyet gibi geldiği için hiç bir şey anlamıyordum derslerden ve babam boşa para ödüyordu. Yine de bana öyle bir öğretildi ki dershane olmasa biterim. Sonra AÖF'den okumaya başladım ama bir daha asla dershaneye gitmedim. Tamam, kendi başıma matematik çalıştım, dersleri kaynak kitaplardan okudum, çözdüm, anlamadığım yerde internete baktım, ama sonunda anladım. Düşündüm ki neden böyle ? Neden dershane ayda okuldan öğrenemedim.

1- Okulda öğretmenlerimin çoğu yaşı geçmiş ve kendi branşından bir haber adamlardı, sözüm meclisten dışarı, harika hocalarımız da vardı ama tarihçimizde vardı misal, her dersi kaynatmak, anlatmamak için bir bahane bulur yalandan ağlar, müdüre bizi şikayet ederdi, her ders disipline giderdik :D Kadına herkes sen ne zaman emekli oluyon diye soruyordu, kadın da bizim için ben çocuklarımı mezun etmeden emekli olamam demiş. Lise hayatımın içine eden bunun gibi sayısız öğretmenim oldu.

2- Dershanem kötü bir şey olduğunda hemen babamı arıyor, babama gambazlıyordu. Belki arkadaşlarımla dersi kırmışızdır, belki başka bir şeydir. Ama tek bir iyi şeyi söylemek için babamı aramazlardı. Sadece velime yalakalık olsun, biz çocuğunuzun kulağını çekiyoruz, siz bize bırakın diyorlardı

3- Lise yıllarımda bütün herkes bana vaktimin her saniyesinde mal gibi ders çalışmamı bekliyordu. Bu mümkün mü ? Hayır. Nasıl ki babam, annem, öğretmenlerim herkes işten gelince mutlaka bir hobisine, kendi "rahatlama ayinine" yoğunlaşırken benden hem okula, hem dershaneye giderken, o kadar vakti zaten çalışarak, kafamı doldurarak geçirirken kendimi bu rahatlama ayininden mahrum bırakmamı beklediler.


Beni lisede bitirenlerden biri de dershanemdi. Sonra baktım ki, çok da önemli değildi. Dershaneye para vermem gerekmiyordu, okuldan da bir şey öğrenmemiştim. Peki bu kurumla bana ne öğretti ?

Markette de ablamla bunu konuşuyordum. Dedim ki, -ben liseyi açık okumadığıma çok pişmanım. 4 yıl boyunca boş adamlarla muhattap oldum, eğer açıktan bitirseydim 1 yılda lise bitecekti ve ben 3 yıl erkenden üniversite sınavına girebilecektim. Bu ne demek olacaktı ? Arkadaşlarımdan daha iyi hazırlanabilecektim. Belki yine aynı puanı alır ve adalet okurdum ama 3 yıl erken bitirir ve şimdiye çoktan DGS'den öğrenimimi Hukuğa yükseltmiş olur ve hayata erken başlardım. Yapmamış olduğum açok pişmanım çünkü geçmişim, lise hayatım pişmanlıklarla ve utançla dolu benim.

Eğer açık öğretimin istediğin şey olduğuna eminsen devam et, aileler bazen en iyisini kendileri bildiğini iddia ederler. Bunun için sen daha çok gençsin, bilmezsin derlerken çok sevdikleri bir lafı unuturlar. "Akıl yaşta değil baştadır". Herkes hayatında verdiği kararların sorumluluğunu kendi alır, hepimiz öyleyiz. Hepimiz de kendi hayatımızı yaşıyoruz. Ailen baskıcı olabilir bu konularda, hatta daha ileri gidip YGS, LYS sonrası yapacağın seçimlere bile karışmaya çalışabilirler ama onları kırmamak için, onlarla kavga etmemek için onların her dediğini yapar ve bayraklarını indirirsen de hayatını mahvedersin. İstemediğin bir iş, istemediğin bir hayat seni bekler. Misal ben hiç bir zaman Adalet istemedim, TM'ye bile annemlerin ve arkadaşlarımın yönlendirmesiyle geçtim. "Matematik yapamıyorum diye". Başkalarının fikirlerini çok dinlersen sonunda kendine ait bir fikrin kalmaz. Açık öğretim okumak kötü bir şey değil. Çalışırsan, çabalarsan öğrenirsin. İlle de dershaneye gitmek yada pahalı dersler almak zorunda değilsin, bunlara sırtını dayaman seni başarısız ve diğerlerinden farksız yapacaktır. Eğer diğerlerinin önüne geçmek istiyorsan onların yapmadığını yapmalısın. Ama bu dediğim baya çaba isteyen bir süreç, burada bunları anlatması kolay. Ama şunu diyeceğim, seçimini düşünerek yap. Çünkü
Çalışmadan bir yere gelemeyiz maalesef,internette konu anlatımları,kitaplardan vs. çalışıyorum. Allah'ta yardım ederse geçicez inşallah :) Son yılda dershaneye gitmeyi düşünüyorum, üniversiteye hazırlanmak için.. Sence gitmeliyim ?
(Yazdıklarını tekrar tekrar okuyorum,muhteşem açıklamışsın durumu..)
 

Batuhan Asi

Asistan
Katılım
29 Mar 2016
Mesajlar
137
Puanları
18
Konum
İzmir
Benim tanıdıklarım arasında açık öğretim okuyanlardan, On kişiden sadece bir kişi başarılı oldu. Diğerleri televizyon seyrettiler, Pişti oynadılar. Ve tek yararları, öğrenimlerini tecil ettirip, Askerliklerini kısa dönem yaptılar. Ama diploma alamadılar. Başarılı olan tek kişi de geribanın tekiydi, eğlenmecek için veya yapacak başka hiç bir işi yoktu. Gönül her zaman rahatlığı seçer. Kimse kendi başına ders çalışamaz. Orası sadece bir istek, bir rüya kalır. Bilgisayarda oyun oynamak varken kim ders çalışır ? Ben çalışmadım meselâ. Benim çocukluğumda garip olanların şimdi birer (küçük te olsa) şirketleri var, ben hala başkalrı için çalışıyorum. Gençken herkes dünyayı feth edeceğine inanır. Yaşlandıktan sora bir "Hıyar" olduğunu fark eder, ve "Hıyarlardan da" dünyaya hükümdar olamayacağını anlar. Zorlanmadan hiç bir zaman başarılı olunmaz. Hayatın her aşaması zorluklarla dolu. Bu zorlukları aşmayı öğrenemeyenler hep başarısız ve kırılgan birer birey kalırlar.
Eğitim döneminde dişimi sıkacağım inşallah. Ondan sonra hayat boyunca rahat olacağım inşallah .. Yazdıklarınız için teşekkürler :)
 

Görkemmm_

Üyecik
Katılım
3 Ara 2019
Mesajlar
1
Puanları
1
Kardeşim şuanki durumun nedir acaba memnun musun geçtiysen?
Şu sıralar bende çok düşünüyorum lise bana göre bir yer değil...
 
Üst
stat counter