4857 Sayılı iş kanunu / İşçi ve İşveren hakları hk. Sorularınız?

Konusu 'Kariyer' forumundadır ve Kupa Beyi tarafından 23 Haziran 2014 başlatılmıştır.

  1. Kupa Beyi

    Kupa Beyi Doçent

    Katılım:
    8 Nisan 2013
    Mesajlar:
    817
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    18

    - 4857 Sayılı iş kanunu / İşçi ve İşveren hakları hk. Sorularınız?

    Arkadaşlar merhaba,


    Bu konu altında kanun hakkında bilgi almak isteyen arkadaşa elimden geldiğince yardımcı olmak isterim, hak ve haklar önemlidir...


    Borçlar kanunu ve iş güvenliği konularına da girilebilir...


    Umarım faydalı olur...






    Not: Tüm cevaplarda kanun ve kendi yorumum olacaktır. Bu bilgilerin kaynakları kanunlardır. Verilen bilgilerin amacı sorununuza yol göstermektir, kesin çözüm yerleri resmi kurumlardır, buradan verilen bilgiler ile bir mağduriyetin yaşanmasından Shiftdelete.net platformu ve şahsım Kupa Beyi sorumlu değildir, bilginize...
     
  2. eSa

    eSa everything is possible.. yasaklı

    Katılım:
    5 Kasım 2011
    Mesajlar:
    10.111
    Beğenileri:
    355
    Ödül Puanları:
    83
    1999 yılından önce sigortalılık ve 3700 gün prim ödeme şartı ile çıkartılan kanun ile birlikte çalışanların kıdem tazminatlarını işverenden alması daha da kolaylaştı. Bu kanunu öne süren işçi artık yoruldum çalışmayıp emekliliğimi bekleyeceğim diyerek (ki olması gereken) sgk dan kıdem tazminatı alabilir yazısı ile iş yerine başvurup tazminatını alabiliyor.

    1) Devlet kişilerin kaç defa iş yerlerinden bu kanununu öne sürerek kıdem tazminatını aldığını takip ediyor mu? Etmiyorsa bu şartları yerine getiren bir daha sonra çalıştığı diğer iş yerlerinden de bunu öne sürerek tazminat isteyebilir mi?

    2) Kıdem tazminatını bu yolla alıp işten ayrılan işçinin, başka bir işyerinde çalışmaya başladığını öğrenen işverenin, bu kişiye dava açıp ödediği parayı geri isteme hakkı var, bununla ilgili örnekler mevcut mudur?

    3) Karşılıklı anlaşma ile işçinin ihtiyacım var diyerek iş yerinden istediği kıdem tazminatları da artık (genelde) bu kanun çerçevesinde ödeniyor. Yani kişiye kendi istifa ettirilip, tazminatı ödenip tekrar giriş yapılıp, kaldığı yerden devam ediyor. Buraya kadar her şey tamam gibi, alan razı veren razı.

    Böyle bir anlaşma ile çıkıp-giriş yapan ve kıdem tazminatını alan bir işçinin, kıdem tazminatını iş yeri 3-4 taksit halinde ödemeye başlar ve 2 taksit ödemesinden sonra, kişi kendine daha iyi şartlarda, bir iş bulup iş yerinden tamamen ayrılırsa, kalan kıdem tazminatı ödemelerini iş veren ödemekten vazgeçebilir mi?
    Kupa Beyi
     
  3. Kupa Beyi

    Kupa Beyi Doçent

    Katılım:
    8 Nisan 2013
    Mesajlar:
    817
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    18
    eSa

    Öncelikle bu konu 1475 sayılı eski iş kanunun yürürlükte olan 14. maddesinde geçmektedir;

    (Ek: 25/8/1999 - 4447/45 md.) 506 Sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

    Sorularınızı teker teker ele alırsak;

    1) Devlet kişilerin kaç defa iş yerlerinden bu kanununu öne sürerek kıdem tazminatını aldığını takip ediyor mu? Etmiyorsa bu şartları yerine getiren bir daha sonra çalıştığı diğer iş yerlerinden de bunu öne sürerek tazminat isteyebilir mi?

    Cevap : Evet devlet kayıtlarında bunu görebilirler nereden görüyor derseniz, işten çıkışta işveren çıkış bildirgesini bildirmek zorundadır eğer kişi emekli olduğu için iş yerinden ayrılıyorsa çıkış maddeleri şöyle olur;

    SGK maddesi : 08 Emeklilik

    Bölge çalışma : 04 Normal emeklilik

    Maddeleri seçilerek çıkış bildirgesi verilir ve bu bildirge yukarıda bulunan SGK kurumuna ve Bölge çalışma kurumuna gönderilir.

    Emeklilik durumda çalışandan SGK kurumdan onaylı belge istenilir ve bu belge sorgulanır yani bahsettiğiniz kurnazlık ortaya çıkar...

    2) Kıdem tazminatını bu yolla alıp işten ayrılan işçinin, başka bir işyerinde çalışmaya başladığını öğrenen işverenin, bu kişiye dava açıp ödediği parayı geri isteme hakkı var, bununla ilgili örnekler mevcut mudur?

    Cevap : 1. sorunuz ile bağlantılı olduğu için kıdemi alamaz... Ancak %01 ihtimal ile aldı diyelim bu durumda iş veren bunun tespiti sonucunda kişiye dolandırıcılık suçlaması ile bile dava edebilir. Kıdem tazminatını ödemek ile kalmaz kişi hapis bile yatabilir. Bununla ilgi hiç bir örneğe rastlamadım ancak hocalarıma sorarım bu konuyu.

    3) Karşılıklı anlaşma ile işçinin ihtiyacım var diyerek iş yerinden istediği kıdem tazminatları da artık (genelde) bu kanun çerçevesinde ödeniyor. Yani kişiye kendi istifa ettirilip, tazminatı ödenip tekrar giriş yapılıp, kaldığı yerden devam ediyor. Buraya kadar her şey tamam gibi, alan razı veren razı. Böyle bir anlaşma ile çıkıp-giriş yapan ve kıdem tazminatını alan bir işçinin, kıdem tazminatını iş yeri 3-4 taksit halinde ödemeye başlar ve 2 taksit ödemesinden sonra, kişi kendine daha iyi şartlarda, bir iş bulup iş yerinden tamamen ayrılırsa, kalan kıdem tazminatı ödemelerini iş veren ödemekten vazgeçebilir mi?

    Cevap :Bahsettiğiniz uygulamaya birinci soruda verdiğim cevapla ilişkilidir. Yapılan işlemin resmi yansıması kişinin sanki iş veren tarafından bildirimli fesih yöntemi ile çıkarılmış ve kendisine tazminat ödenmiştir. Böyle olunca çıkış bildirgesi ve çıkış evrakları olaya göre düzenlenmektedir istifa olarak görülmez. Yani devlet bu olayı bilmez, evraklara baktığında; sayın işveren sen bu işçiyi bildirimli fesih (ihbar süresi bildirimi) ile çıkarmışsın ve tazminatını ödemişsin ki yapman gerekeni yapmışsın der...

    Buda şunu doğurur; Kıdem tazminatı bölünemez 1. hata... Kıdem tazminatı ödenmekten işveren vazgeçemez çünkü çıkış yaparken her şeyi yukarıdaki gibi yapmıştır ve kişi bu hakkını iş mahkemelerinde 10 yıl içerisinde araması gerekmektedir, 10 yıl sonrasında bu hak zaman aşımına uğrar.
     
  4. eSa

    eSa everything is possible.. yasaklı

    Katılım:
    5 Kasım 2011
    Mesajlar:
    10.111
    Beğenileri:
    355
    Ödül Puanları:
    83
    3. ncü sorum farklı yorumlanmış. İşveren tarafından fesih yöntemi ile değil, işçiye istifa ettiriliyor. Dilekçesinde ise ilgili kanuna (3700 gün) göre işten ayrılıp tazminatımı istiyorum dedirtiliyor. ve Tekrar iş başı yaptırılıyor. Ayrıca kıdem tazminatımın taksitle ödenmesini kabul ediyorum. diye yazı imzalatılıyor.

    Durumu iyi analiz etmek gerek. Böyle bir durumda iken örneğin tazminatın 4 taksidinin, sadece 2 sinin ödendiği ve diğerlerinin günü gelmediğini düşünülerek, işçi tarafından yapılan bir istifa sonucunda kalan tazminat taksitlerinin akibeti ne olur?

    Kupa Beyi
     
  5. Kupa Beyi

    Kupa Beyi Doçent

    Katılım:
    8 Nisan 2013
    Mesajlar:
    817
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    18
    Evet ben farklı anlayıp yorumladım ki buda sık yapılan bir yöntemdir. Defalarca yaptığımı bilirim.

    Kanunda geçen bir sözleşme vardır buna "ikale" sözleşmesi denir. Karşılıklı fesih yapılırken bu sözleşme yapılır genelde. Böyle durumlarda bunu kullanmak daha doğru olur iki taraf içinde bağlayıcı bir sözleşmedir ve kanunca tanınır.

    Sorunuza gelirsek; Sonuçta taraflar anlaşmaya varmış ve işveren bunu ödemek ile yükümlüdür ayrıca taksit süresince arada geçen sürelere faiz de istenebilir. İşverenin bu sorumluluğundan kaçma şansı yoktur eğer belirli bir sürede anlaşma sağlamışlarsa o sürede ödeyebilir. Ödenmeme gibi durumda kişi bu hakkını talep eder. Yani ödenmesi gerekmektedir.
     
  6. eSa

    eSa everything is possible.. yasaklı

    Katılım:
    5 Kasım 2011
    Mesajlar:
    10.111
    Beğenileri:
    355
    Ödül Puanları:
    83
    Tam emin olmak açısından;

    1 İşçi; 3700 gün kanununu öne sürerek kendisi istifa ettiği zaman. ve tazminat alacağının kendisine 4 taksitte ödenmesini kabul ettiğini imzaladıktan sonra. Yine aynı iş yerinde çalışmaya devam etmektedir.

    Henüz alacağının tamamını almamış iken işinden yine kendi isteği ile istifa ederse..

    "Geri kalan tazminat alacaklarının (taksitlerin) ödenmemesi gibi bir durum olamaz."

    Diyebilir miyiz? kesin olarak...



    Dip not : Kendi istifa ettiği için, ikale sözleşmesi yapılmamaktadır.
     
  7. Kupa Beyi

    Kupa Beyi Doçent

    Katılım:
    8 Nisan 2013
    Mesajlar:
    817
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    18
    Olayın iki adamı var;

    1- Kişinin kanunca tanınan bir haktan yararlanarak tazminat alması ve bunu 4 taksit ile kabul etmesi.

    2- Tekrar aynı işyerinde çalışması ve istifa ederek tekrar ayrılması, bu sürede tazminatın diğer taksitlerinin istemi...

    -------

    1. Adımdan sonra kişi çalışamaz zaten olayın bu boyutunu atladık. Eğer çalışmazsa kişi bu parayı alabilir bununla ilgili yargıtay kararı okuduğumu hatırlıyorum... Bulursam size gönderirim.

    - - - Mesaj Güncellendi - - -

    Kararı buldum. Sanırım bu sorunun cevabını verecektir.






    T.C. YARGITAY
    9.Hukuk Dairesi

    Esas: 2006/2716
    Karar: 2006/8549
    Karar Tarihi: 04.04.2006


    Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parası ile bayram, hafta, genel tatil gündelikleri ve ikramiye alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 4.4.2006 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat B. O. ile karşı taraf adına Avukat N. Y. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Karar: Davacı işçi açmış olduğu bu davada, 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğinden söz ederek bu yönde istekte bulunmuştur. Davalı işveren, davacının başka bir işyerinde çalışmak için istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını savunmuştur. Mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir.

    1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bentte, <506 Sayılı Kanunun 60 inci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a ve b alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları veya aynı Kanunun Geçici 81 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle> işçilerin kıdem tazminatına hak kazanabileceği hükme bağlanmıştır. Düzenlemenin amacı, pirim ödeme ve sigortalılık süresi yönünden emeklilik hakkını kazanmış olsa da, diğer bir ölçüt olan emeklilik yaşını beklemek zorunda olan işçilerin, bundan böyle çalışma olmaksızın işyerinden ayrılmaları halinde kıdem tazminatı alabilmelerini sağlamaktır. Şüphesiz işçinin bu ayrılmasından sonra yeniden çalışması gündeme gelebilir ve Anayasal temeli olan çalışma hakkının ortadan kaldırılması beklenmemelidir. Bu itibarla işçinin ilk ayrıldığı anda iradesinin tespiti önem kazanmaktadır. İşçinin başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrıldığı anlaşıldığı takdirde 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca kıdem tazminatına hak kazanılması söz konusu olmaz.

    Davacı işçi, 24.1.2003 tarihinde işverene vermiş olduğu yazılı dilekçesinde özel nedenlerle aynı tarihte işyerinden ayrılmak istediğini bildirmiştir. Davalı işveren yetkilisi dilekçe altına, davacının 21.2.2003 tarihinde ayrılabileceğine dair bir açıklama eklemiş ve tarafların bu yönde anlaşmaları üzerine davacı işçi bir süre daha çalışmıştır. Davacı 23.2.2003 tarihine kadar çalışmasını sürdürmüş, bu tarihte işyerinden ayrılmış ve bir gün sonra başka bir işverene ait işyerinde çalışmak üzere işe başlamıştır. Somut olayda davacı işçi iş sözleşmesini 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca feshetmiş değildir. Başka bir işyerinde çalışmaya başladıktan çok sonra Sosyal Sigortalar Kurumuna bu yönde bir yazı almak için başvuruda bulunmuştur. Bu durumda yasa ile korunan hukuki menfaatin teminine yönelik bir davranış içine girilmemiş ve davacı işçi olayların gelişimine göre başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden ayrılmıştır. Davacı tanıkları da davacının 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca iş sözleşmesini feshettiğinden söz etmemişlerdir.

    Daha sonra davacı işçi, işverence kıdem tazminatı ödemesine esas olmak üzere Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından yazı verilmediğinden bahisle bir dava açmış ve bu davada davacının pirim ödeme süresi ile sigorta pirimi yönünden emeklilik hakkını kazandığını tespit olunmuştur. Aynı kararda davacı işçiye 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca kıdem tazminatı yazısı verilmesi gerektiğinin tespitine dair hüküm kurulmuştur. Belirtmek gerekir ki bu dava, işçiye Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından yazı verilmesi ile ilgilidir. Davacı işçinin kıdem tazminatına hak kazandığı noktasında bir sonucu içermemektedir.

    Yapılan bu açıklamalara göre davacı işçi, 1475 sayılı yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen 5. bent hükmü uyarınca iş sözleşmesini feshettiği kanıtlayamadığından kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece anılan isteğin reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

    Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 450 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
     
  8. eSa

    eSa everything is possible.. yasaklı

    Katılım:
    5 Kasım 2011
    Mesajlar:
    10.111
    Beğenileri:
    355
    Ödül Puanları:
    83
    Aslında olay tam da bu. Bunu atlamamak gerek. Kişi aynı işyerinde çalışmaya devam etmektedir. Yukarıdaki yargıtayın bozmuş olduğu karardaki durum farklıdır. Farklı kulvarlardayız.. Ucu açık bir durum var ortada.. Neyse boş ver.
     
  9. Kupa Beyi

    Kupa Beyi Doçent

    Katılım:
    8 Nisan 2013
    Mesajlar:
    817
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    18
    Farklı değil aslında eğer kişi tekrardan çalışırsa bu haktan yararlanamaz denilmekte sonuçta bahsettiğiniz olayda kişi istifa ederek kanunun tarafından sağlanan bir hakkı alıp tekrar çalışmak istiyor... Kararda diyor ki; eğer tekrar bir işte çalışacaksan bu hakkı talep edemezsin.

    İnanır mısın böyle şeylerin kesin bir maddesi olmayınca her tarafa çekilebiliyor, onun için son çözümler yargı kararı oluyor eğer bir karar yoksada mahkemelerin vereceği karara bağlanıyor. Umarım bir nebzede olsa faydalı olmuştur verdiğim cevapların. Bu sayede bende bilgilerimi tazelemiş oluyorum.
     
  10. AYDAN ŞENOL

    AYDAN ŞENOL Üyecik

    Katılım:
    2 Temmuz 2016
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Cinsiyet:
    Kadın
    Yer:
    ankara
    Merhaba,

    Mahkum olan bir işçinin yasal ihbar süresinin dolmasıyla işçinin çıkışı yapılacaktır. İşçi mahkum olduğu süre zarfında yeni yıllık iznini hak etmiştir. İşçiye o ay için 14 gün tutuklu eksik gün bildirimi yapılacak, fakat 0 gün tahakkuk yapılmışken yıllık izin parasının ödemesi nasıl yapılır ve gösterilir, yardımcı olabilir misiniz?
     
  11. Mehmet karagulle

    Mehmet karagulle Üyecik

    Katılım:
    12 Mart 2017
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    Cinsiyet:
    Erkek
    Yer:
    İstanbul avrupa
    İyi günler ben şuan çalıştığım iş yerinden istifa etmek istiyorum ve bunlar beni ezmek için burada tutuyorlar . Sağlık yönünden yıpranmış durumdayım ve bu işveren benden her hangi bir hak İddaa edebilirimi toplam çalışma sürem mart ayınin 25 ine 4 ay oluyor. Bunlar bana hala 4 gün bekleyeceksin diyorlar . Ben yarın işi bırakıp gittiğimde imza atmadan hiç birseye ne gibi bir hak iddia edebilirim bu arada şuan gidersem yani ayın 13 üne içerde 12 günlük alacagim kalıyor bu parayı alabilirmiyim ve ne kadar sürede yatirmak zorundalar
     
Taslak kaydedildi Taslak silindi

Sayfayı Paylaş