Uefa Euro 2020: Türkiye - İtalya

Türkiye-İtalya karşılaşması nasıl sonuçlanır?


  • Kullanılan toplam oy
    13
  • Anket kapatılmış .

Bu konuyu okuyanlar

Katılım
22 Nis 2017
Mesajlar
22,240
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
21,932
Puanları
113
Arkadaşlar korkak oyun ne demek ben çözemedim. İtalya ile kora kor mücadeleye giremezsin. Adamlar nakış işler gibi pas yapıyor orta sahada ki ayakları çok kuvvetli. İlk yarıda oynadığımız oyun amacına uyan bir oyundu. İtalya'yı başka bir şekilde tutamazsın. Karşılık da veremezsin bu kadar basit. İkinci yarı Cengiz'i atıp kontra ile pozisyon bulmayı amaçlıyorduk ama kendi kalemize attığımız gol işleri değiştirdi. Tüm bunlara Okay ve Ozan'ın rezalet performansı da eklenince olan oldu. Hani siz diyorsunuz ya mücadele gösteremedik, karşılık veremedik diye. Bunu, İtalya gibi baskılı oyun oynayan takımlara karşı yapamazsınız zaten. Geride bekleyip tutmanız lazım. Yoksa mücadeleye girsek daha vahim bir sonuç olabilirdi.
 

kilicbaligi

Dekan
Emektar
Katılım
3 Şub 2018
Mesajlar
7,186
Çözümler
2
Reaksiyon puanı
8,718
Puanları
113
Arkadaşlar korkak oyun ne demek ben çözemedim. İtalya ile kora kor mücadeleye giremezsin. Adamlar nakış işler gibi pas yapıyor orta sahada ki ayakları çok kuvvetli. İlk yarıda oynadığımız oyun amacına uyan bir oyundu. İtalya'yı başka bir şekilde tutamazsın. Karşılık da veremezsin bu kadar basit. İkinci yarı Cengiz'i atıp kontra ile pozisyon bulmayı amaçlıyorduk ama kendi kalemize attığımız gol işleri değiştirdi. Tüm bunlara Okay ve Ozan'ın rezalet performansı da eklenince olan oldu. Hani siz diyorsunuz ya mücadele gösteremedik, karşılık veremedik diye. Bunu, İtalya gibi baskılı oyun oynayan takımlara karşı yapamazsınız zaten. Geride bekleyip tutmanız lazım. Yoksa mücadeleye girsek daha vahim bir sonuç olabilirdi.
Hangi takım olursa olsun. Gol her zaman için planın içinde olmalı. Gol için -bir şekilde- topu rakip sahaya taşımak zorundasın. İtalya tamam baskılı oynayabilir. İtalya'ya gol atmak demek şuursuzca saldırmak, defansı boşaltmak değil tabii. Bu da, teknik direktörün yaratıcılığına ve oyun planının oyuncuların ortaya koymasına bağlı.
Mesela İtalya'nın son 13 maçına bakıyorum: İtalya'nın 10 galibiyeti 3 beraberliği var. Galip geldiği hiçbir karşılaşmada gol yememiş. 3 beraberliğin ikisi 1-1'lik sonuçlarla (Bosna Hersek, Hollanda) diğeri ise 0-0'lık (Polonya) bir sonuçla gelmiş. Aslında bir gol bile bu gibi takımların kimyasını bozabilir. Çünkü kalelerinde gol görmeye alışkın değiller, gol yemeden gol atmak alışkanlık gibi bir şey olmuş. Mesela bu karşılaşmada ben hiç hatırlamıyorum ileride bir faul atışı kazandığımızı ve takımı aktif dinlendirdiğimizi ya da rakip sahada korner gibi ölü noktalarda top tutmaya çalıştığımızı ve İtalya'nın saha içindeki yayılımını açtığımızı. Tamam iyi savunduk ama oyunu da açamadık. Mücadele etmek demek korakor, ikili-üçlü eşleşmelerin ötesinde, fiziksel performansın ötesinde bir şey. Kendi kalemize attığımız gol demoralize etmiştir elbet, hiçbir takımın planında olmayan bir şey bu ama bence oynadığımız oyun galibiyetten de uzaktı. Aslında sürekli geride bekleyip topa sahip olmadan oyunu tutmaya çalışmak, top peşinde koşmak, yordu takımı. İkinci yarıda da gördük pas hatalarının arttığını. Rakip İtalya da olsa şahsen oynanan oyun pek zevk vermedi, ilk golden sonra film kopmuştu bence.
Dört gün sonra önümüzde bir Galler maçı ve sekiz gün sonra da bir İsviçre maçı var. Bakalım nasıl bir oyun sergileyeceğiz. Bu karşılaşmalar daha çok önem kazandı. :)
 
Katılım
22 Nis 2017
Mesajlar
22,240
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
21,932
Puanları
113
Hangi takım olursa olsun. Gol her zaman için planın içinde olmalı. Gol için -bir şekilde- topu rakip sahaya taşımak zorundasın. İtalya tamam baskılı oynayabilir. İtalya'ya gol atmak demek şuursuzca saldırmak, defansı boşaltmak değil tabii. Bu da, teknik direktörün yaratıcılığına ve oyun planının oyuncuların ortaya koymasına bağlı.
Mesela İtalya'nın son 13 maçına bakıyorum: İtalya'nın 10 galibiyeti 3 beraberliği var. Galip geldiği hiçbir karşılaşmada gol yememiş. 3 beraberliğin ikisi 1-1'lik sonuçlarla (Bosna Hersek, Hollanda) diğeri ise 0-0'lık (Polonya) bir sonuçla gelmiş. Aslında bir gol bile bu gibi takımların kimyasını bozabilir. Çünkü kalelerinde gol görmeye alışkın değiller, gol yemeden gol atmak alışkanlık gibi bir şey olmuş. Mesela bu karşılaşmada ben hiç hatırlamıyorum ileride bir faul atışı kazandığımızı ve takımı aktif dinlendirdiğimizi ya da rakip sahada korner gibi ölü noktalarda top tutmaya çalıştığımızı ve İtalya'nın saha içindeki yayılımını açtığımızı. Tamam iyi savunduk ama oyunu da açamadık. Mücadele etmek demek korakor, ikili-üçlü eşleşmelerin ötesinde, fiziksel performansın ötesinde bir şey. Kendi kalemize attığımız gol demoralize etmiştir elbet, hiçbir takımın planında olmayan bir şey bu ama bence oynadığımız oyun galibiyetten de uzaktı. Aslında sürekli geride bekleyip topa sahip olmadan oyunu tutmaya çalışmak, top peşinde koşmak, yordu takımı. İkinci yarıda da gördük pas hatalarının arttığını. Rakip İtalya da olsa şahsen oynanan oyun pek zevk vermedi, ilk golden sonra film kopmuştu bence.
Dört gün sonra önümüzde bir Galler maçı ve sekiz gün sonra da bir İsviçre maçı var. Bakalım nasıl bir oyun sergileyeceğiz. Bu karşılaşmalar daha çok önem kazandı. :)
Abi böyle maçlarda zaten ilk yarıyı tutup, ikinci yarı arkaya atılan toplarla gol bulmaya çalışırsın. İtalya'nın temel oyun planlarından birisi rakibi sağ tarafta veya sol tarafta oyalarken terste boşa çıkan oyuncuya top çıkarmak. O oyuncu da genelde bek oluyor mesela dün çokça gördüğümüz Spinazzola. Bizim ikinci yarıdaki amacımız topu kaptıktan sonra Cengiz'e top çıkarmaktı ancak golü çok çabuk ve saçma bir şekilde yedik. O yüzden oyunu planı mecburen değişti ki İtalya gibi takımlardan gol yedikten sonra skora tekrar ortak olmak imkansız gibi. Şenol Güneş bana kalırsa rakibi iyi analiz etmiş ama olmadı maalasef.
 

kilicbaligi

Dekan
Emektar
Katılım
3 Şub 2018
Mesajlar
7,186
Çözümler
2
Reaksiyon puanı
8,718
Puanları
113
Abi böyle maçlarda zaten ilk yarıyı tutup, ikinci yarı arkaya atılan toplarla gol bulmaya çalışırsın. İtalya'nın temel oyun planlarından birisi rakibi sağ tarafta veya sol tarafta oyalarken terste boşa çıkan oyuncuya top çıkarmak. O oyuncu da genelde bek oluyor mesela dün çokça gördüğümüz Spinazzola. Bizim ikinci yarıdaki amacımız topu kaptıktan sonra Cengiz'e top çıkarmaktı ancak golü çok çabuk ve saçma bir şekilde yedik. O yüzden oyunu planı mecburen değişti ki İtalya gibi takımlardan gol yedikten sonra skora tekrar ortak olmak imkansız gibi. Şenol Güneş bana kalırsa rakibi iyi analiz etmiş ama olmadı maalasef.
Topu önüne alıp koşmak ve pas vermek, rakibi karşılamaktan, top ve rakip peşinde koşturmaktan daha az efor gerektirir. Anımsıyorum da bir ara maça dalmışken oyun saatine bakayım dedim maçta henüz 10. dakika oynanıyormuş bense yarım saat oldu herhalde diyordum. Hani top bizde olmuyor da hep rakibi izliyorsun ya, işte bu bile insana uzun geliyor. Şimdi diyorum biz ilk yarı iyi bile dayanmışız. :)

Bence çift forvete geçilmeli,Burak yetmiyor.
Mesela Burak'ın yanına bir isim yaz deseler, kimi yazardın?
 
Katılım
22 Nis 2017
Mesajlar
22,240
Çözümler
1
Reaksiyon puanı
21,932
Puanları
113
Topu önüne alıp koşmak ve pas vermek, rakibi karşılamaktan, top ve rakip peşinde koşturmaktan daha az efor gerektirir. Anımsıyorum da bir ara maça dalmışken oyun saatine bakayım dedim maçta henüz 10. dakika oynanıyormuş bense yarım saat oldu herhalde diyordum. Hani top bizde olmuyor da hep rakibi izliyorsun ya, işte bu bile insana uzun geliyor. Şimdi diyorum biz ilk yarı iyi bile dayanmışız. :)


Mesela Burak'ın yanına bir isim yaz deseler, kimi yazardın?
Abi teoride o iş öyle olabilir ama zamanında Bayern, Barcelona'ya 4-0 kaybettiğinde hocaya sormuşlardı neden faul bile yapmadınız diye. Bayern hocası öyle bir rakip karşısında faul bile yapamadıklarını belirtti. Kısaca İtalya çok dominant ve hızlı bir oyun oynuyor. Ayakları da çok iyi. Top alıp gideceğim diye oyuna başlayamazsın yani. İlk yarı dayanıp ikinci yarı arkaya top atacaktık ama kendi kalemize gol attığımız için olmadı işte şanssızlık. 1-0'dan sonra İtalya'ya diş geçirecek takım belki de yok zaten.
 

Ahmet 3412

Öğrenci
Katılım
27 May 2021
Mesajlar
32
Reaksiyon puanı
22
Puanları
8
Yaş
22
Uğurcan olmasa daha fazla yiyeceğimizi düşünüyorum. Takım olarak tüm ruhu kaybettiğimizi anladım. Takımın her bir adamı "Zaten yenileceğiz." kafasındaydı.. Doğru düzgün bir tane bile pozisyonumuz olamaz mı?
Hala mı Uğurcan güzellemesi. En overrated oyuncudur Uğurcan.
 
Katılım
5 Ocak 2019
Mesajlar
5,463
Reaksiyon puanı
4,517
Puanları
113
Topu önüne alıp koşmak ve pas vermek, rakibi karşılamaktan, top ve rakip peşinde koşturmaktan daha az efor gerektirir. Anımsıyorum da bir ara maça dalmışken oyun saatine bakayım dedim maçta henüz 10. dakika oynanıyormuş bense yarım saat oldu herhalde diyordum. Hani top bizde olmuyor da hep rakibi izliyorsun ya, işte bu bile insana uzun geliyor. Şimdi diyorum biz ilk yarı iyi bile dayanmışız. :)


Mesela Burak'ın yanına bir isim yaz deseler, kimi yazardın?
Halil Dervişoğlu olabilir :)
 

SwateR

Rektör
Katılım
19 Nis 2009
Mesajlar
10,141
Reaksiyon puanı
594
Puanları
113
İlk yarı neden bu kadar pasif oynadığımızı anlayamadım. Hiç kontra bile bulamadık. Ortasaha uyudu nerdeyse maç boyunca. İleriye hiç top taşınamadı. İkinci yarı kendi kalemize golü attığımız an sanki eskiden Altın Gol uygulaması varmış gibi bizimkilerin maçtan soğuması, kopması çok şaşırtıcı oldu. Ben bu takımdan bi enerji ve süpriz bekliyordum ama beklediğimi bırakın, kötününde kötüsü oldu.
Neyse artık. İlk ve zorlu maç olduğu için pek üstünde durulmayabilir ama oynan futbol beni korkuttu. Umarım sonraki maçlarda böyle bir futbol sergilemeyiz.
 

Son mesajlar

Üst