• SDN Forum üyelikleri çok yakında yeniden açılıyor. Siz de bu büyük topluluğun bir parçası olmak için bizi takipte kalın, gelişmeleri kaçırmayın!

Twitter ile şarkıcı Terry!

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan AliA
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

AliA

Ordinaryüs
Emektar
Katılım
29 Haziran 2007
Mesajlar
64,454
Reaksiyon puanı
530
Puanları
0
TWITTER İLE ŞARKICI TERRY

Teknolojinin futbol kapısını tırmalaması devam ediyor.
Aç kapıyı bezirganbaşı!
Twitter adlı site dünyayı kasıp kavuruyor.
Sitenin genel mantığı o an yapılanları paylaşmak üzerine kurulu.
Hoş bunun için kurdular, kullanım alanları nerelere sıçradı.
Takip ediyorsun istediklerini.
Evet ilk düşündüğünüzde "Saçma" yahu diyoruz.
Bu projenin artıları eksilerini şimdi tartışmaya gerek yok.
Ya da detaylı sayılarla hayatınıza yine matematiği sokmak bir şey getirmez.
TRT'te internet programı yapmıyoruz, tekniğini geçelim.
Ben de uzun bir süredir Twitter kullanıcısıyım.
Beni saran tarafı ise bilgisayar başından bazı şeylere hakim olmak.

Sporsa konu bir de, fevkaledenin de fevkinde.
Ne mi mesela?
Chelsea idmanında o gün neler oldu?
Maviler de birçok büyük firma, kulüp, ünlü gibi Twitter'ı kullanıyor.
Kulübün maskotu, her gün Londra kulübünü anlatıyor.
John Terry'nin şarkı söyleme hastalığı da var bunun içinde.
Mikel Obi'nin yaptığı entresan şakalar da.
Bunun yanında resmi bilgiler de var tabii ki.
Sadece Chelsea değil ki, Liverpool'u da var.
Büyük haber ajansları var, tribünden Twitter kullanıcıları var.
Ünlüsü de var, ünsüzü de var.
Shaquille O’Neal, Andy Murray mesela.
"Teknoloji muhabirliği öldürüyor" demeyin aman sakın.
Muhabirlik sanattır.
Bu tam ve saf bilgi, herkesi dinlendirebilecek.
Alev alev yanan taraftarı, yorumcuyu, hakemi, futbolu dinleti haline sokacak.
Herkesi kendine getirebilecek.
Benimki kişisel bir tercih belki ama;
Futbolcuların da etten kemikten olduğunun gösterilmesini seviyorum.
Türkiye'de de yakında Twitter patladı patlayacak.
Sertab Erener, Demir Demirkan ilk kullananlar.
Bu bir dünya trendi.
Bunu ilk deneyen Galatasaray Spor Kulübü oldu.
Fakat Galatasaray'ın Twitter hesabı devlet gibi işliyor.
Futbolda magazinden yararlanmalıyız.
Çünkü çemberin dışından bakabilmek için krampon bilgisinden daha fazlasına
ihtiyaç var. "Bunun oyun" olduğunu anlamak için.
Büyük kulüpler belki sesimizi duyar, kimbilir...
Belki futbolcular, kimbilir...
Suyu çıkmaz merak etmeyin, biraz serinleriz.

***

SETANTA SPİKERİ VE TARAFTARA SAYGI

Mevlana yaşasaydı şu maçlar hakkında kesin bir şeyler söylerdi.
Geçtiğimiz iki hafta boyunca Ada'da tanımı yapılamayan maçlar oynandı.
Fark ettiniz mi zaten çok fazla o maçları yazan da olmadı.
Chelsea - Liverpool, Liverpool - Arsenal maçları insanlık tarihine koca bir armağan. Aya gitmiş kadar olduk sayelerinde.
Aman maçları anlatmaya kalkmayayım, boyumu aşar.
Fakat bir şey dikkatimi çekti ki!
Liverpool - Arsenal maçını Setanta Sports'tan izledim.
Seremoni öncesi takımlar sahaya çıktı.
Liverpool tribünleri her zamanki gibi KOP'uyor.
Spiker zaten bilgisayar oyunlarından çıkmış gibi.
Cahilliğime verin spikerin adını tam olarak bilmiyorum.
İnsanın X'e basası geliyor.
Maçın en kritik anı, maç başında mikrofon kapanıyor.
Yaklaşık 30 saniye, belki daha fazla.
Liverpool tribünlerini kanımda hissediyorum.
İşte bu futbolun kayıtlarını tutan oyuncusu taraftara saygıdır.
Aynı spiker maç içinde de tekrarladı bunu, "dinliyoruz" dedi.
Türkiye'de durum nedir?
Yanılmıyorsam bir kez bunu Melih Şendil'de gördüm.
Bunun dışında da pek bir şey yok.
Yok olan öyle bir şeyki seremoni işlemini görememe krizi.
Mesela Avrupa maçları.
F.Bahçe taraftarı günlerini vermiş, tribünler için çalışmış.
Maç başı bayraklar bütün emeklerle, coşkuyla açılıyor.
Yayıncı kuruluş ya reklamlarda, ya maç önü "O oynarsa orada onu o tutacak, o da öyle yapacak, o öyle olur ve öyle olabilir" edebiyatları.
UEFA Kupası maçlarında G.Saray taraftarı da aynı haksızlığı yaşadı.
Türkiye'de taraftara ne zaman değer verilecek?
Önce spikerlerden başlamak gerek.
Emin olun eğer maç içinde tribünlere söz hakkı verilirse, küfürler de azalır, şarkılar başlar.
Yorumcu konusu kanayan yara, herkesi memnun etmek zor.
Bu değeri her yorumcunun maçını yorumladığı taraftarı yayın sırasında yağlaması olayıyla karıştırmayalım.
Yoksa motor tamirhanesinde çalışıyor gibi yarımızdan fazlamız.
Canlı yayında, "Filanca kulübünün filanca taraftarı şak şak şak" demek değil olay.

***

FENERBAHÇE'NİN İHTİYACI OLAN

Ersun Yanal Trabzonspor'dan da kaçtı, kaçırıldı, her neyse...
Yanal'ın kariyerindeki karakteristik özellikler değişmiyor.
Fenerbahçe'de ferman yakında yayınlanacak.
Ersun Yanal'ı Fenerbahçe'ye yakıştıran da var.
Fenerbahçe "marka" doğru.
Luis Felipe Scolari'ye gidebilir yine, altın gibi düşünerek.
Fakat Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan şudur ki;
Genç ve başarıya aç bir hoca.
Belki deneyimsiz ama ruhu olan bir hoca.
Genç olmasına rağmen otoritesini disiplinle de sağlayacak.
Gerektiğinde yumurta savaşına girecek sevgi ile de kuracak.
İşte bu hoca yılların hayalini kurdurabilir anca;
"Al bu kulübü birlikte büyütüceğiz, 10 senelik pasaportun" diyebileceğiniz.
Güven, güvenirseniz kazanılır.
Antonio Conte, 39 yaşındaki teknik adam Bari'yi Serie A'ya taşıdı.
Juve'den futbolculuğunu az çok hatırlayabiliyoruz.
Tabii bu kadar yükselen birini tutup getirmek kolay değil ama Conte model.
Görünen o ki Fenerbahçe açlıkla başbaşa kalmış bir hocaya gitmeli.
Derseniz ki "sizce ne olmalı" dersiniz?
İtalyan ve kafasını futbol dünyasına yeni uzatmış.
"Neden yerli değil" dersiniz?
Piyasada dik durmuş bir isim yok, herkes çizik.
Ezber bozmak da var markalarda...
Cesaretin var mı aşka?

KAYNAK
 

filtrekahve

Doçent
Emektar
Katılım
21 Ocak 2009
Mesajlar
641
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Güzel yazı, benim dışımda birilerinin daha twitter hakkında yazması daha da güzel tabii :)
 

AliA

Ordinaryüs
Emektar
Katılım
29 Haziran 2007
Mesajlar
64,454
Reaksiyon puanı
530
Puanları
0
Yalnız değilmişsin bu konuda Melih abi. :D
 
Üst