Türkiyenin Şok Eden KÜRTAJ RAPORU

SARKAT

Profesör




Yaşam - 30 Mayıs 2012 08:15
Sağlık Bakanlığı kayıtlarındaki rakamlar dehşete düşürdü. Sezeryan ve kürtaj tartışmasında ortaya çıkan ilginç gerçekler...

Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre her 100 hamile kadından 10'u gebeliğini kürtajla sonlandırıyor. Kadın doğum hastanelerinin kayıtlarında 17 defa kürtaj yaptıran anne adayı bile var.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "cinayettir" diyerek başlattığı kürtaj tartışmasında ilginç bir rakam ortaya çıktı. 1983 yılında çıkarılan Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanun'la kürtajı her durumda serbest bıraktı. Sağlık Bakanlığı kayıtlarına giren rakamlara göre yılda 70 bine dayanan kürtajda, özel kliniklerde yapılanlarla birlikte 150 binleri aşıyor. Her 100 hamile kadından 10'u gebeliğini kürtajla sonlandırıyor. O kadar ki 17 kere kürtaj yaptıran kadın doğum hastanelerinin kürtaj kayıtlarında yer alıyor.

FAKÜLTELERDE KÜRTAJ ÖĞRETİLİYOR

Türkiye'nin gündemine oturan kürtajı her yönüyle masaya yatırıldı. AK Parti hükümeti de kürtajı tıbbı gereklilikler dışında kullanımını önlemek için düğmeye bastı. Önceki gün AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu'nda (MKYK) masaya yatırıldığı öğrenilen kürtaj rakamları ürkütücü boyutlara ulaştı. 2009'da 60 bin 140, 2010'da 58 bin 186 ve 2011 yılında 69 bin 364 kürtaj operasyonu yapılırken, özel kliniklerde kayıt dışı yapılan sayı kamu hastanelerindeki rakamların çok üzerinde seyrettiği tahmin ediliyor. Anne ve çocuğun sağlığını tehdit eden kürtajın artmasında, 2827 sayısı Nüfus Planlaması Hakkındaki Kanun'un 5. maddesinde serbest bırakılması etkili. Anne ve çocuğun ölüm riskini ortadan kaldırmak için tıp fakültelerinde asistan doktorlara öğretilen tıbbi bir operasyon olan kürtaj, Türkiye'de aile planlaması olarak kullanılıyor. O kadar ki 4 kere kürtaj yaptıran anne adayı da var, 17 kere gebeliğini kürtajla sonlandıran kadın da. Kürtaj yaptıran kadınların çoğunluğu da sağlıklı bebekleri istemedikleri için bunu yaptırıyor. Tıbbi olarak yapılan kürtaj oranı Türkiye'de oldukça düşük kalıyor.

KÜRTAJ YAPMAMAK İÇİN YEMİN EDEN DOKTORLAR VAR

Söz konusu kanun, vatandaşa kürtaj hakkı tanırken doktorları da kürtaj yapmaya zorluyor. Herhangi bir doğum hastanesine giden anne adayı, 10 haftaya kadar olan gebeliğini tıbbi zorunluluk dışında bile kürtajla aldırabiliyor. "Almam" diyen doktor ise cezai müeyyidelerle karşılaşıyor. Bu durumda kadın doğum hastanelerinde kürtaja sıcak bakmayan hekimler kürtaj yapmama konusunda yemin ediyor. İsmini vermek istemeyen bir hekim yemin etme gerekçesini şöyle açıklıyor:

"Kürtajı hiçbir hekim istemez. Çünkü bir cana kıymak ve çocuğu parçalanmış şekilde çıkarmak çok büyük psikolojik travmalara neden oluyor. Kanunla bağlı olan doktorlar, kürtaj yapmamak için yemin ediyor"

Yasak yılda 68 bin anneyi öldürüyor

2012 yılı itibariyle 68 ülkede kürtaj tamamen yasak. Aralarında Brezilya, Meksika, İran, Suriye ve Endonezya'nın da bulunduğu bu ülkelerde kürtaj yasağı hiçbir istisna olmaksızın uygulanıyor. Kürtaja yalnızca belirli durumlarda izin veren ülke sayısı 58. Bu grupta bulunan ülkelerin yasalarına göre kürtaj, anne veya fetüsün sağlığının tehlikede olduğu durumlarda, tecavüz ve ensest sonucu oluşan hamileliklerde veya annenin ruhsal sağlığının korunması için uygulanabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, yasağın uygulandığı ülkelerde kürtajın ortadan kalkmadığını, ancak uygun olmayan koşullarda, işinin ehli olmayan kişilerce gerçekleştirildiğine dikkat çekiyor. Buna göre dünya çapında her yıl 68 bin kadın sağlıksız kürtaj nedeniyle hayatını kaybediyor.

Sezaryende dünyada ilk üçteyiz

Türkiye sezaryende dünyada en yüksek orana sahip ülkelerin başında geliyor. Yüzde 46,6 oranıyla en yüksek sezaryenle doğum oranına sahip 5 ülkeden biri olan Türkiye, Brezilya ve Çin'den sonra üçüncü sırada yer alıyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de 2008'de 1 milyon 317 bin 988, 2009'da 1 milyon 306 bin 966, 2010'da 1 milyon 284 bin 772, 2011'de 1 milyon 267 bin 880, 2012'nin ilk üç ayında ise 295 bin 509 canlı doğum oldu. Türkiye'de sezaryenle doğum oranları 2009'da yüzde 42,7, primer (ilk doğumda) 27,2, 2010'da yüzde 45,4, primer yüzde 25,6, 2011'de 46,6, primer 24,9, bu yılın ilk üç ayında ise 51,1, primer 24,9 olarak gerçekleşti.
2009'da sezaryenlerin yüzde 39'u devlet sağlık kurumlarında, 61'ı özelde, 2010'da 40'ı devlette, 60'ı özelde, 2011'de 36'sı devlette, 64'ü özelde, bu yılın ilk üç aylık döneminde ise 37'si devlette, 67'si özelde yapıldı.

Doğudan batıya gittikçe artan sezaryen oranları, bölgelere göre de farklılık gösteriyor. Buna göre sezaryenle doğum Ege bölgesinde yüzde 31,8, Akdeniz'de 28,4, Güneydoğu'da 14,7, Doğu Anadolu'da 16,3, Kuzey Doğu Anadolu'da 14,6, Doğu Karadeniz'de 25,5, Batı Karadeniz'de 25,1, Doğu Marmara'da 28,9, Batı Marmara'da 34,2, İstanbul'da ise 27,6 oranında gerçekleşti.
Bugün

http://www.aktifhaber.com/turkiyenin...ru-611013h.htm
 

şowalye

Profesör
Evet bende kürtaş karşıyım çünkü bu bir çinayetir ve bütün kadınlara sesleniyoruz lütfen duyarlı ollalım...
 

conquistador

Asistan
Çok afedersiniz tecavüze uğrayan bir kadının o çoçuğu doğurmasını nasıl beklersiniz soruyorum size ?

Zaten planlanan değişiklik zorunlu hallerde kürtaja izin verilmesini kapsıyor. Ancak modern doğum kontrollerini uygulamayıp bunun sonucu olarak bir canın vebaline girmenin de özgürlükle hiç bir alakası yok şahsi kanaatimce. Öncelikle İnsan Haklarına aykırı zaten. İnsan Hakları bildirgesinin birinci maddesi yaşama hakkını garanti eder. Çocuğun annesinin bile bu hakkı sonlandırmak gibi bir kararı olamaz.
 

cashpoint

Asistan
Peki suçlu doğacak bebek mi? Onu parçalayarak öldürmek insanlığa sığar mı?

Örnek vereceğim, sakın kötü anlamda anlama. Bu duruma düşen diyelim ki kız kardeşin. Aynı düşüncedemisin ?

Zaten planlanan değişiklik zorunlu hallerde kürtaja izin verilmesini kapsıyor. Ancak modern doğum kontrollerini uygulamayıp bunun sonucu olarak bir canın vebaline girmenin de özgürlükle hiç bir alakası yok şahsi kanaatimce. Öncelikle İnsan Haklarına aykırı zaten. İnsan Hakları bildirgesinin birinci maddesi yaşama hakkını garanti eder. Çocuğun annesinin bile bu hakkı sonlandırmak gibi bir kararı olamaz.

Biz ne kadar konuşsakda padişah yapacağını yapar .
 

conquistador

Asistan
Biz ne kadar konuşsakda padişah yapacağını yapar .

Yalnız ne alakası var anlamadım. Açık açık söylendi zorunlu haller ve tıbbi gereklilik durumlarında izin verilecek diye. Yani şu gözü kapalı muhalefet illetinden bir kurtulsak var ya çok işler başaracağız. Ama şunu söyleyeyim birşeyi yasaklamak tek başına çözüm değil. O yasaklanan davranışı yapmayacak bilinci oturtmak da gerekli bunun yanında. Umarım bu düzenlemenin devamında o gelir.
 

dana

Asistan
Kürtaj yasaklanırsa sağlıksız koşullarda illegal olarak kürtajlar artar. Bu da bir çok kadının sağlığını tehdit eder.

Kadınların kendi bedenleri üzerinde söz hakkı vardır, kürtajın yasaklanması bu hakkın elinden alınması demektir.

Kendimden örnek vereyim. Ben gayet modern bir doğum kontrol yöntemi olan doğum kontrol hapları ile korunuyorum. Kesinlikle şu aralar çocuk düşünmüyorum. Tut ki ben bu ilaçlara rağmen hamile kaldım. Ben kürtaj yaptırabilmeliyim. Çünkü çocuk istemiyorum zaten de korunuyorum.

Kürtaj bir haktır bence elimizden de alınmamalıdır.

Onun yerine aile planlaması ile ilgili halkı bilinçlendirme çalışmaları yapsınlar. Nasıl sigara karşıtı reklamlar döndü televizyonda bence doğum kontrolü ile ilgili de reklamlar dönsün.
 

3D-Clan

Profesör
Allahın verdiği bir canı ancak ' ALLAH ' alır bence kürtaj cinayettir tecavüz konusuna gelince tabiki o durumda dikkate alınmalı tartışma yaratmasalar şunlar olmucak ya '!
 

conquistador

Asistan
Kürtaj yasaklanırsa sağlıksız koşullarda illegal olarak kürtajlar artar. Bu da bir çok kadının sağlığını tehdit eder.

Kadınların kendi bedenleri üzerinde söz hakkı vardır, kürtajın yasaklanması bu hakkın elinden alınması demektir.

Kendimden örnek vereyim. Ben gayet modern bir doğum kontrol yöntemi olan doğum kontrol hapları ile korunuyorum. Kesinlikle şu aralar çocuk düşünmüyorum. Tut ki ben bu ilaçlara rağmen hamile kaldım. Ben kürtaj yaptırabilmeliyim. Çünkü çocuk istemiyorum zaten de korunuyorum.

Kürtaj bir haktır bence elimizden de alınmamalıdır.

Onun yerine aile planlaması ile ilgili halkı bilinçlendirme çalışmaları yapsınlar. Nasıl sigara karşıtı reklamlar döndü televizyonda bence doğum kontrolü ile ilgili de reklamlar dönsün.
Görüş ayrılığı da burada başlıyor sanırım. Evet kadınlar kendi bedenleri üzerinde söz sahibi olmalıdır ve bunu doğum kontrol yöntemleriyle yapma imkanları var sizinde dediğiniz gibi. Ancak kendi bedeniyle alakalı bir karar alırken bir başkasını açıkça öldürmek bir özgürlük müdür değil midir bunun tartışması yapılıyor ve bence bu özgürlük kapsamına girmez.
 

acabuco4

Profesör
Kürtaj yasaklanırsa sağlıksız koşullarda illegal olarak kürtajlar artar. Bu da bir çok kadının sağlığını tehdit eder.

Kadınların kendi bedenleri üzerinde söz hakkı vardır, kürtajın yasaklanması bu hakkın elinden alınması demektir.

Kendimden örnek vereyim. Ben gayet modern bir doğum kontrol yöntemi olan doğum kontrol hapları ile korunuyorum. Kesinlikle şu aralar çocuk düşünmüyorum. Tut ki ben bu ilaçlara rağmen hamile kaldım. Ben kürtaj yaptırabilmeliyim. Çünkü çocuk istemiyorum zaten de korunuyorum.

Kürtaj bir haktır bence elimizden de alınmamalıdır.

Onun yerine aile planlaması ile ilgili halkı bilinçlendirme çalışmaları yapsınlar. Nasıl sigara karşıtı reklamlar döndü televizyonda bence doğum kontrolü ile ilgili de reklamlar dönsün.


yaşın 17 daha ?
 

eray045

Rektör
Onursal Üye
Yasaklamak çözüm sanki.
Merdiven altı kürtajcılarının avuçları kaşınmaya başlamıştır şimdiden.
 

Kadir Sekme

Profesör
Kadın bedeni üzerinde hak sahibi mi? Oha diyorum. O bedeni kim verdi size? Kendi kendinizi mi yarattınız? Haşâ....
 
Kürtaj yasaklanırsa sağlıksız koşullarda illegal olarak kürtajlar artar. Bu da bir çok kadının sağlığını tehdit eder.

Kadınların kendi bedenleri üzerinde söz hakkı vardır, kürtajın yasaklanması bu hakkın elinden alınması demektir.

Kendimden örnek vereyim. Ben gayet modern bir doğum kontrol yöntemi olan doğum kontrol hapları ile korunuyorum. Kesinlikle şu aralar çocuk düşünmüyorum. Tut ki ben bu ilaçlara rağmen hamile kaldım. Ben kürtaj yaptırabilmeliyim. Çünkü çocuk istemiyorum zaten de korunuyorum.

Kürtaj bir haktır bence elimizden de alınmamalıdır.

Onun yerine aile planlaması ile ilgili halkı bilinçlendirme çalışmaları yapsınlar. Nasıl sigara karşıtı reklamlar döndü televizyonda bence doğum kontrolü ile ilgili de reklamlar dönsün.

Canlı, daha 8-10 haftalıkken anne karnında kalbi atan bir insanı öldürmeyi hak olarak mı görüyorsunuz? Bir bayan olarak kurduğunuz bu cümle çok vahim. Hanımefendi kürtaj yapmayı bilen ya da düşünen bir bayan zaten aile planlaması hakkında gayet bilinçli bir insandır. Sizin anlamak istemediğiniz yada anlamadığınız nokta şu; O bir canlı O bir insan! 10 yaşında ki bir çocukla 10 haftalık bir cenin arasında hiç bir fark yok. Nasıl bu kadar acımasız nasıl bu kadar cani olabiliyorsunuz!!
Sizin kendi bedeniniz üzerinde olan hakkınız küçücük kalbi atan bir İNSANI parçalayarak öldürmek mi? Çocuk düşünmemekle çok isabetli bir karar vermişşsiniz aynen devam edin. MAzallah siz daha anne karnındaki ufacık yavruyu öldürmeyi hak olarak görüyorsunuz doğduktan sonra ne olarak görürsünüz. YAzık...
 

dana

Asistan
Kadın bedeni üzerinde hak sahibi mi? Oha diyorum. O bedeni kim verdi size? Kendi kendinizi mi yarattınız? Haşâ....

Ne alaka anlamadım hiç.

Bizi allah yarattığı için bedenimiz üzerine hiç söz hakkı olmadığımızı mı söylüyorsun. Nasıl doğsuysak öyle yaşayalım o zaman.

Demek de senin de kendi bedenin üzerinde söz hakkın yok, hiç kendin istediğin için sakallarını kesmezsin, hastalanınca doktora gitmezsin. Basit bir traş olma bile senin bedenini yönetebilmen demektir.
 
Üst