Haber Turkcell Türkiye Varlık Fonu'na devredildi

Turkcell'in Türkiye Varlık Fonu'na devri resmen onaylandı

Hisseleri uluslararası piyasalarda işlem gören tek Türk şirketi olan ve Türkiye’nin en değerli ilk 5 markası arasında yer alan Turkcell’in bugün yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında Ana Sözleşme değişiklikleri onaylandı.

1603282812364.png


Turkcell Genel Kurulu, şirketin İstanbul'daki genel merkezinde yapıldı. Turkcell'de tarihi kararların alındığı ve şirkette yeni dönemi başlatan Genel Kurul toplantısı tamamlandı.

Turkcell'in ana hissedarlarının uzun süredir üzerinde çalıştıkları ve Turkcell Genel Kurulu'na taşıdıkları şirketin Ana Sözleşmesi'nde değişiklik öngören maddeler, pay sahipleri tarafından kabul edildi.

Bu değişiklikler sonrasında hissedarlar arasında gerçekleşmesi öngörülen hisse devir işlemleri ile birlikte, şirketin yüzde 49 oranındaki halka açık hisseleri Borsa İstanbul ve New York Borsası'nda işlem görmeye devam ederken, Türkiye Varlık Fonu'nun yüzde 26,2 pay ile Turkcell'in en büyük hissedarı durumuna gelmesi ve LetterOne'ın da şirketteki payını yüzde 24,8'e çıkarması bekleniyor.

"TURKCELL'DE TARİHİ KARARLAR ALINDI"

Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aksu, Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Genel Kurul toplantısının yüksek bir katılımla ve oldukça verimli bir şekilde gerçekleşmiş olmasının şirkete değer kattığını söyledi.

Ana Sözleşme'nin hem yatırımcılar hem de müşteriler açısından daha güçlü bir şirket ve marka olma amacıyla değiştirildiğini vurgulayan Aksu, "Bugünkü Genel Kurulumuza iştirak eden ve oy kullanan tüm hissedarlarımıza teşekkür ediyorum. Tarihi kararlar alınmasını sağlayan bu teveccüh sayesinde Ana Sözleşmemiz değişerek, hissedarlarımız çözüm noktasında buluştu. Hissedarlarımızın müşterek iradesiyle mevzuat hükümleri ve kurumsal yönetişim ilkeleri doğrultusunda hem şirketimiz için hem de Türkiye ekonomisi için önemli bir değer ortaya koyacak şekilde çözüm üretilmiş oldu." ifadelerini kullandı.

"HEDEFİMİZ MARKAMIZI GLOBAL ARENADA DAHA DA YUKARILARA TAŞIMAK"

Bülent Aksu, söz konusu Turkcell olduğunda asla değişmeyecek bazı değerlerin bulunduğuna dikkati çekti.

Turkcell'in DNA'sında var olan yenilikçilik, yüksek kalite anlayışı, müşteri memnuniyeti politikası, güçlü finansal yapı, toplumsal fayda odaklı hizmet anlayışını güçlendirerek sürdüreceklerini belirten Aksu, şöyle devam etti:

"Turkcell istikrarlı bir şekilde büyüyen ve yarattığı değeri yatırımcısı ile paylaşan bir şirket. 50 milyona yakın abone ve dünyanın en güçlü altyapılarından birisine sahip olan Turkcell, ayrıca tüm dünyada kullanılan müzik, anlık mesajlaşma, bireysel bulut gibi servislerini içeren dijital servis portföyünü, Türkiye'nin en büyük veri merkezi hizmetini veren dijital iş çözümleri işini ve tüm bunlarla beraber tech-fin alanında yine Türkiye'nin yeni nesil ödeme sistemleri işini bünyesinde barındırıyor.

Genel Kurul sonrası gerçekleşmesi öngörülen hisse devirlerinin Turkcell'in piyasa değerine katkı sağlayacağına ve şirketimizin yerli yabancı tüm yatırımcılar için doğru adres olmaya devam edeceğine inanıyorum. Turkcell küresel marka olma yolculuğuna hızlı ve emin adımlarla devam ediyor."

Aksu, bugünkü Genel Kurul sonrasında kavuştukları güçlü yapıyla, hedeflerinin Turkcell markasını global arenada daha da yukarılara taşımak olduğunu ifade etti.

Hissedarların da desteği ile bu ortak amaç doğrultusunda var güçleriyle çalışmaya, müşterilerin hayatına değer katmaya, küresel arenadaki güçlü pozisyonunu yükseltmeye katkı verecek ürün ve servisler geliştirerek Türkiye'nin Turkcell'i olarak ülke için çalışmaya ve millet için üretmeye devam edeceklerini dile getiren Aksu, "Türkiye'nin Turkcell'i gücüne güç kattı. Yeni dönem Türkiye'mize ve Turkcell'imize hayırlı olsun." diyerek sözlerini tamamladı.
 

Tolga6bd6

Asistan
Turkcell'in Türkiye Varlık Fonu'na devri resmen onaylandı

Hisseleri uluslararası piyasalarda işlem gören tek Türk şirketi olan ve Türkiye’nin en değerli ilk 5 markası arasında yer alan Turkcell’in bugün yapılan Olağan Genel Kurul toplantısında Ana Sözleşme değişiklikleri onaylandı.

Ekli dosyayı görüntüle 120499

Turkcell Genel Kurulu, şirketin İstanbul'daki genel merkezinde yapıldı. Turkcell'de tarihi kararların alındığı ve şirkette yeni dönemi başlatan Genel Kurul toplantısı tamamlandı.

Turkcell'in ana hissedarlarının uzun süredir üzerinde çalıştıkları ve Turkcell Genel Kurulu'na taşıdıkları şirketin Ana Sözleşmesi'nde değişiklik öngören maddeler, pay sahipleri tarafından kabul edildi.

Bu değişiklikler sonrasında hissedarlar arasında gerçekleşmesi öngörülen hisse devir işlemleri ile birlikte, şirketin yüzde 49 oranındaki halka açık hisseleri Borsa İstanbul ve New York Borsası'nda işlem görmeye devam ederken, Türkiye Varlık Fonu'nun yüzde 26,2 pay ile Turkcell'in en büyük hissedarı durumuna gelmesi ve LetterOne'ın da şirketteki payını yüzde 24,8'e çıkarması bekleniyor.

"TURKCELL'DE TARİHİ KARARLAR ALINDI"

Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Aksu, Genel Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, Genel Kurul toplantısının yüksek bir katılımla ve oldukça verimli bir şekilde gerçekleşmiş olmasının şirkete değer kattığını söyledi.

Ana Sözleşme'nin hem yatırımcılar hem de müşteriler açısından daha güçlü bir şirket ve marka olma amacıyla değiştirildiğini vurgulayan Aksu, "Bugünkü Genel Kurulumuza iştirak eden ve oy kullanan tüm hissedarlarımıza teşekkür ediyorum. Tarihi kararlar alınmasını sağlayan bu teveccüh sayesinde Ana Sözleşmemiz değişerek, hissedarlarımız çözüm noktasında buluştu. Hissedarlarımızın müşterek iradesiyle mevzuat hükümleri ve kurumsal yönetişim ilkeleri doğrultusunda hem şirketimiz için hem de Türkiye ekonomisi için önemli bir değer ortaya koyacak şekilde çözüm üretilmiş oldu." ifadelerini kullandı.

"HEDEFİMİZ MARKAMIZI GLOBAL ARENADA DAHA DA YUKARILARA TAŞIMAK"

Bülent Aksu, söz konusu Turkcell olduğunda asla değişmeyecek bazı değerlerin bulunduğuna dikkati çekti.

Turkcell'in DNA'sında var olan yenilikçilik, yüksek kalite anlayışı, müşteri memnuniyeti politikası, güçlü finansal yapı, toplumsal fayda odaklı hizmet anlayışını güçlendirerek sürdüreceklerini belirten Aksu, şöyle devam etti:

"Turkcell istikrarlı bir şekilde büyüyen ve yarattığı değeri yatırımcısı ile paylaşan bir şirket. 50 milyona yakın abone ve dünyanın en güçlü altyapılarından birisine sahip olan Turkcell, ayrıca tüm dünyada kullanılan müzik, anlık mesajlaşma, bireysel bulut gibi servislerini içeren dijital servis portföyünü, Türkiye'nin en büyük veri merkezi hizmetini veren dijital iş çözümleri işini ve tüm bunlarla beraber tech-fin alanında yine Türkiye'nin yeni nesil ödeme sistemleri işini bünyesinde barındırıyor.

Genel Kurul sonrası gerçekleşmesi öngörülen hisse devirlerinin Turkcell'in piyasa değerine katkı sağlayacağına ve şirketimizin yerli yabancı tüm yatırımcılar için doğru adres olmaya devam edeceğine inanıyorum. Turkcell küresel marka olma yolculuğuna hızlı ve emin adımlarla devam ediyor."

Aksu, bugünkü Genel Kurul sonrasında kavuştukları güçlü yapıyla, hedeflerinin Turkcell markasını global arenada daha da yukarılara taşımak olduğunu ifade etti.

Hissedarların da desteği ile bu ortak amaç doğrultusunda var güçleriyle çalışmaya, müşterilerin hayatına değer katmaya, küresel arenadaki güçlü pozisyonunu yükseltmeye katkı verecek ürün ve servisler geliştirerek Türkiye'nin Turkcell'i olarak ülke için çalışmaya ve millet için üretmeye devam edeceklerini dile getiren Aksu, "Türkiye'nin Turkcell'i gücüne güç kattı. Yeni dönem Türkiye'mize ve Turkcell'imize hayırlı olsun." diyerek sözlerini tamamladı.
Artık 150 ise 300 400 öderiz.
 
kaçın mesajı...
Artık 150 ise 300 400 öderiz.
Turkcell çoğunluk hisseleri daha önce yabancı şirketlerin elinde değil miydi?
Bu kadar kritik ve önemli şirket bugün devletimizin uhdesine geçmiş olması sizi niye rahatsız ediyor anlamadım.

Hem niye gereksiz zam yapsın? Hani rekabet edeceği rakipleri olmaz anlarım da, enayi mi bunu işletecek olanlar ki zam yapsınlar?
 
Turkcell çoğunluk hisseleri daha önce yabancı şirketlerin elinde değil miydi?
Bu kadar kritik ve önemli şirket bugün devletimizin uhdesine geçmiş olması sizi niye rahatsız ediyor anlamadım.

Hem niye gereksiz zam yapsın? Hani rekabet edeceği rakipleri olmaz anlarım da, enayi mi bunu işletecek olanlar ki zam yapsınlar?
Abi demedi deme bu iş benim dediğim noktaya doğru gidiyor:) Devlet kaybettiği kontrolü geri kazanmaya çalışıyor. Eğer yönetimide Türkler tarafından iyi bir şekilde sağlanabilirse kamusallaşmada yeni bir devir başlayabilir.
 
Turkcell çoğunluk hisseleri daha önce yabancı şirketlerin elinde değil miydi?
Bu kadar kritik ve önemli şirket bugün devletimizin uhdesine geçmiş olması sizi niye rahatsız ediyor anlamadım.

Hem niye gereksiz zam yapsın? Hani rekabet edeceği rakipleri olmaz anlarım da, enayi mi bunu işletecek olanlar ki zam yapsınlar?
her şeyde kaçanlara diyorum...
WhatsApp Image 2020-10-21 at 16.22.34.jpeg
 

KamtariR

Profesör
Cezalı
Kötü bir karar. Fakat devletin buna ihtiyacı var.

Ben ekonomiye yabancı olan arkadaşlar için kısa bir özet yazayım. Üretim gücü düşük devletler (bizim gibi) iç ve dış borçlanmalar ile ekonomiyi dengede tutmaya çalışır.

Serbest piyasa ekonomisi stabil olan ülkeler, sözlü güvence karşılığı bile dış borç bulabilir. (bizim 10 sene önceki halimiz gibi) Borç almak için herhangi bir teminat göstermeye ihtiyacı olmaz.

Fakat devletin ekonomiye müdahale ettiği, serbest piyasa ekonomisinin düşük olduğu ülkelerde dış borç alabilmeniz için teminat göstermeniz gerekir.

Peki neyi teminat göstereceksiniz? Rezervinizdeki dövizler olabilir mesela. Ama Türkiye'de ondan yok :)

Alternatif Seçenekleri geçelim, teminat gösterebileceğiniz şeylerden biri de devlete ait varlıklarla oluşturulan fonlardır. Fakat bu varlıkların (altın yumurtlayan tavuğun) teminat gösterilmesi iyi bir şey değildir. Kötü durumda olduğumuzun bir göstergesidir.

Şu anda hükümet, varlık fonunu güçlendirerek, dış borçlanmada elini rahatlatmak istiyor.

Konu budur.
 

OzkanK.

Dekan
Şimdi ben bu haberi tam anlayamadım. Bu 26.2 denilen pay daha önceden kimindi de Varlık Fonuna aktarıldı ? Aktarılmadan önce borcu harcı alacağı varmıydı ? Türm borçlarıyla birlikte mi devlete aktarıldı devletin kasasından pra çıktı mı bunlar önemli sorular ?

Açıkçası devletin kontrolünde bu kadar büyük bir firmanın en büyük payının olmasını sakıncalı görüyorum. ( Devlete sallamak veya yaptırım yapmak isteyenler büyük devletler bu firma üstüne oynayıp değer kaybetmesine veya işini yapamayacak duruma gelmesi için çalışabilir. )

Devletin en kısa sürede bu yüzde 26.2 lik hisseyi belli bir süreliğine 5-10-15 sene olur özelleştirmesi taraftarıyım. ( Devlet şirket yönetiminde ticari düşünemiyecektir siyasi düşünüp firmayı zarara sokacaktır. )
 
Kötü bir karar. Fakat devletin buna ihtiyacı var.

Ben ekonomiye yabancı olan arkadaşlar için kısa bir özet yazayım. Üretim gücü düşük devletler (bizim gibi) iç ve dış borçlanmalar ile ekonomiyi dengede tutmaya çalışır.

Serbest piyasa ekonomisi stabil olan ülkeler, sözlü güvence karşılığı bile dış borç bulabilir. (bizim 10 sene önceki halimiz gibi) Borç almak için herhangi bir teminat göstermeye ihtiyacı olmaz.

Fakat devletin ekonomiye müdahale ettiği, serbest piyasa ekonomisinin düşük olduğu ülkelerde dış borç alabilmeniz için teminat göstermeniz gerekir.

Peki neyi teminat göstereceksiniz? Rezervinizdeki dövizler olabilir mesela. Ama Türkiye'de ondan yok :)

Alternatif Seçenekleri geçelim, teminat gösterebileceğiniz şeylerden biri de devlete ait varlıklarla oluşturulan fonlardır. Fakat bu varlıkların (altın yumurtlayan tavuğun) teminat gösterilmesi iyi bir şey değildir. Kötü durumda olduğumuzun bir göstergesidir.

Şu anda hükümet, varlık fonunu güçlendirerek, dış borçlanmada elini rahatlatmak istiyor.

Konu budur.
Serbest ekonomi planı şart değil. Bu planı rahmetli Özal zamanında getirdik ülkeye. Beceremedik sonrasında denetlemeyi. Liberalizm konusunda çığır açmış Amerikada bile kontroller bu kadar zayıf değil.

Serbest yada başka bir deyişle liberal ekonominin hakim olduğu ülkere Amerika ve Avrupa ülkelerini örnekleyebiliriz. Bunun dışında liberal yaklaşımın bulunduğu ancak uygulamada tam serbestliğin bulunmadığı ülkelere Çin Japonya ve Rusya yı yani sırasıyla dünyanın en güçlü 1. ,4. ve 6. ekonomilerini örnek gösterebiliriz.


Yukarıda bahsettiğim 3 ekonominin diğer ekonomilerden ayrılan en önemli özelliği dış yatırımdan ziyade devlet yatırımları ile ayakta durması. Bizimde ihtiyacımız olan kesinlikle bu.
 
Serbest ekonomi planı şart değil. Bu planı rahmetli Özal zamanında getirdik ülkeye. Beceremedik sonrasında denetlemeyi. Liberalizm konusunda çığır açmış Amerikada bile kontroller bu kadar zayıf değil.

Serbest yada başka bir deyişle liberal ekonominin hakim olduğu ülkere Amerika ve Avrupa ülkelerini örnekleyebiliriz. Bunun dışında liberal yaklaşımın bulunduğu ancak uygulamada tam serbestliğin bulunmadığı ülkelere Çin Japonya ve Rusya yı yani sırasıyla dünyanın en güçlü 1. ,4. ve 6. ekonomilerini örnek gösterebiliriz.


Yukarıda bahsettiğim 3 ekonominin diğer ekonomilerden ayrılan en önemli özelliği dış yatırımdan ziyade devlet yatırımları ile ayakta durması. Bizimde ihtiyacımız olan kesinlikle bu.
Hemfikir olduğum bir yorum. 🙏 👍
 
Üst