- Katılım
- 14 Haziran 2019
- Mesajlar
- 7,408
- Çözümler
- 25
- Reaksiyon puanı
- 9,815
- Puanları
- 2,008
Hepinize merhaba SDN ailesi, bugün bir zamanların efsanesi olan TOSHIBA’nın neden tarihe gömüldüğünü anlatacağım. Özellikle 2000-2007 yıllarına damga vuran marka, iyi bir Japon firmasıydı. Satışlar oldukça iyiydi, klas bir görünüşe sahipti, ayrıca rakiplerine göre oldukça ince ve şık bir tasarıma sahipti o yıllar. Özellikle ülkemizde Satellite A ve L serisinin çok başarılı olduğunu görmüştük. Peki ne oldu da bu Japon devi bir anda tarihe karıştı? Konumuza geçelim.
Yukarıda da bahsettiğim gibi TOSHIBA, 2000-2007 yılları arasında inovasyon ve yenilikçi yaklaşımlar ile o yıllarda herkesin hayali olan laptopları piyasaya sürmüştü. Rakiplerine göre oldukça hızlı bir disk kapasitesi ve kalite anlayışı sunan TOSHIBA, zamanla gelişti ve büyük bir pazar payına sahip oldu. Buradaki en büyük etken ise her bütçeye uygun laptoplar çıkartması ve herkesin evinde en az bir dizüstü bilgisayar olmasını amaçlamaktı.
Ezeli rakibi IBM ise sürekli olarak pahalı bir fiyat politikası uyguluyor, fakat zamanına göre oldukça yenilikçi teknolojiler kullanıyordu.
Örneğin bir laptopta parmak izini kullanan markaların öncüsüydü. Fakat TOSHIBA fiyat/performans politikasını uygulayarak bir adım daha öne geçmeyi başarmıştı. 2005 yılının ilk çeyreğinde ise L serisinde köklü bir değişiklik uyguladı, kompakt tasarım ve donanım değişiklikleri.. Evet harici bir ekran kartı yoktu FAKAT, mobilite anlayışı artık TOSHIBA için gelişmişti, tabi ki de günümüzdeki laptoplar gibi olmasa da, zamanında hafif ve 5-6 saatlik bir pil ömrü sunabilen güçlü cihazlara sahipti. Yıllar geçtikçe yeni markalar ortaya çıkmaya başladı, artık IBM tarihe gömülmüş, Lenovo isimli Çin menşeli bir firmanın eline geçmişti. HP, Dell, Lenovo, Samsung, Sony VAIO gibi güçlü rakipler artık ortaya çıkmaya başlamıştı, fakat TOSHIBA pahalı bir fiyat politikası uygulamaya başlamış, artık klasik Japon olgusuna gömülmüştü. Her zaman en iyi bilgisayarı ben üretirim, en iyisini yapar ve lider olurum kafasındaydı. Zaman geçtikçe harici ekran kartları ve Intel Core teknolojisi gelişti, fakat halen daha TOSHIBA, onboard görüntü belleği kullanıp, pahalı fiyat politikası uygulamaya devam ediyordu.
Harici görüntü belleği kullanan laptop sayısı 5-10’u geçmezdi. 2015 yılına gelindiğinde TOSHIBA’nın Pazar payı %7’nin bile altına düşmüştü, artık kazancının çoğunu ışık ve depolama teknolojilerinden kazanıyordu. TOSHIBA fiyat/performans mantığını uygulamaya başlayacaktı, fakat artık çok geçti. Lenovo Ideapad gibi ürünleri sunmuş, HP Pavilion ve Asus’un zengin ürün bandına karşılık TOSHIBA’da sadece Satellite L serisi mevcuttu, bunun üzerinde Tecra isimli seriyi geliştirmeye karar verdi, fakat başarısız oldu. Artık öyle bir konuma gelmişti ki, TOSHIBA firması her anlamda 3 gün içerisinde tüm departmanlardan yüzde 40 değer kaybetmişti. Artık bütün ürün dallarında başarı düşmüş, hızla batışa gidiyordu, ve beklenen oldu, TOSHIBA neredeyse bütün üretimlerini başka firmalara devretmişti. Günümüzde artık TOSHIBA markası altında bir laptop üretimi bulunmamakta, Dynabook isimli firmanın çatısı altında yaşamaktadır. Depolama biriminleri de KIOXIA isminin altında devam etmektedir.
Bugün bu yazımda sizlere TOSHIBA’nın nasıl bu kadar kötü konuma düştüğünü özetlemeye çalıştım, umarım yazım sizler için faydalı olmuştur, bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, hoşçakalın.
Soru: Sizce TOSHIBA belini doğrultabilir mi?
Yukarıda da bahsettiğim gibi TOSHIBA, 2000-2007 yılları arasında inovasyon ve yenilikçi yaklaşımlar ile o yıllarda herkesin hayali olan laptopları piyasaya sürmüştü. Rakiplerine göre oldukça hızlı bir disk kapasitesi ve kalite anlayışı sunan TOSHIBA, zamanla gelişti ve büyük bir pazar payına sahip oldu. Buradaki en büyük etken ise her bütçeye uygun laptoplar çıkartması ve herkesin evinde en az bir dizüstü bilgisayar olmasını amaçlamaktı.

Ezeli rakibi IBM ise sürekli olarak pahalı bir fiyat politikası uyguluyor, fakat zamanına göre oldukça yenilikçi teknolojiler kullanıyordu.

Örneğin bir laptopta parmak izini kullanan markaların öncüsüydü. Fakat TOSHIBA fiyat/performans politikasını uygulayarak bir adım daha öne geçmeyi başarmıştı. 2005 yılının ilk çeyreğinde ise L serisinde köklü bir değişiklik uyguladı, kompakt tasarım ve donanım değişiklikleri.. Evet harici bir ekran kartı yoktu FAKAT, mobilite anlayışı artık TOSHIBA için gelişmişti, tabi ki de günümüzdeki laptoplar gibi olmasa da, zamanında hafif ve 5-6 saatlik bir pil ömrü sunabilen güçlü cihazlara sahipti. Yıllar geçtikçe yeni markalar ortaya çıkmaya başladı, artık IBM tarihe gömülmüş, Lenovo isimli Çin menşeli bir firmanın eline geçmişti. HP, Dell, Lenovo, Samsung, Sony VAIO gibi güçlü rakipler artık ortaya çıkmaya başlamıştı, fakat TOSHIBA pahalı bir fiyat politikası uygulamaya başlamış, artık klasik Japon olgusuna gömülmüştü. Her zaman en iyi bilgisayarı ben üretirim, en iyisini yapar ve lider olurum kafasındaydı. Zaman geçtikçe harici ekran kartları ve Intel Core teknolojisi gelişti, fakat halen daha TOSHIBA, onboard görüntü belleği kullanıp, pahalı fiyat politikası uygulamaya devam ediyordu.
Harici görüntü belleği kullanan laptop sayısı 5-10’u geçmezdi. 2015 yılına gelindiğinde TOSHIBA’nın Pazar payı %7’nin bile altına düşmüştü, artık kazancının çoğunu ışık ve depolama teknolojilerinden kazanıyordu. TOSHIBA fiyat/performans mantığını uygulamaya başlayacaktı, fakat artık çok geçti. Lenovo Ideapad gibi ürünleri sunmuş, HP Pavilion ve Asus’un zengin ürün bandına karşılık TOSHIBA’da sadece Satellite L serisi mevcuttu, bunun üzerinde Tecra isimli seriyi geliştirmeye karar verdi, fakat başarısız oldu. Artık öyle bir konuma gelmişti ki, TOSHIBA firması her anlamda 3 gün içerisinde tüm departmanlardan yüzde 40 değer kaybetmişti. Artık bütün ürün dallarında başarı düşmüş, hızla batışa gidiyordu, ve beklenen oldu, TOSHIBA neredeyse bütün üretimlerini başka firmalara devretmişti. Günümüzde artık TOSHIBA markası altında bir laptop üretimi bulunmamakta, Dynabook isimli firmanın çatısı altında yaşamaktadır. Depolama biriminleri de KIOXIA isminin altında devam etmektedir.
Bugün bu yazımda sizlere TOSHIBA’nın nasıl bu kadar kötü konuma düştüğünü özetlemeye çalıştım, umarım yazım sizler için faydalı olmuştur, bir sonraki yazımızda görüşmek üzere, hoşçakalın.
Soru: Sizce TOSHIBA belini doğrultabilir mi?