Söyle Rahatla

crow88

Dekan
dokunmasın diye başka yerden geçmek zorunda kalıyorsun,tabi burada başlıyorsun maval okumaya.resimler temsili
&%?+-;x^*/*^+@
kolay-park-etme.jpg
 

Ekli dosyalar

  • indir.jpg
    indir.jpg
    9.7 KB · Görüntüleme: 7

MrtAltg

murat.altug@shiftdelete.net
Yönetici
Super Moderator
Birleşik heceleri bazen karıştırıyorum. Edat ha wa farkını anlayabiliyorum. Sessiz tekrarı ile tsu'yu da ayırt edebiliyorum da 15-20 kanjiden sonra mavi ekran veriyorum. Sınava girdiniz mi hiç?


Şu hikayeleri okuyabiliyorum en fazla.
Dün akşam fazla ilgilenememiştim güzel siteymiş. Ama dediğim gibi yüzde 90 civarı halen takılıyorum, oda zamanlar düzelir gelişir pratikle. Daha farklı çalışma için önerebileceğin siteler mevcut mu?
 

Strasza

Profesör
Learnihongo sitesinin kitap seti var bende. Orayı da dün sıkıntıdan buldum. Steam'de şunu almıştım tavsiye ederim, "
Learn Japanese To Survive! Hiragana Battle". Telefondan link veremedim.

Hiragana bilgisi ile hayatta kalıp savaşıyorsun :D
 

Usui Takumi

Profesör
Benim japonca macerası da hep bı aksilik çıktı yarım kaldı. Sil baştan alacam mecburen. Ama önce pisbogaz sorunumu halletmem lazım dana gibi yiyom. Göbekte çıktı.
 

OzkanK.

Profesör
Madem burası söyle rahatla içimi dökeyim...

Bir siyasi konu ama Türkiye Gündem bölümüne açılmış ve altına 2-3 farklı görüş var hatta benim yazdığım üstte ki mesaja cevap niteliğinde başta tam siyasi bile sayılmaz bana göre içinde parti adı flanda geçmiyor üste yazılan mesajın cevapları var. Moderatörün burada ne yapması gerekir ? Normalde bana göre Moderatörün ÇÖZÜM ODAKLI olması gerekir. Konuyu siyaset bölümüne alır altında 2 görüş tekrar konuşmaya yazışmaya tartışmaya devam eder.
Ama yapılan ney mesajları sil geç. Konu olduğu yerde kalsın altında mesaj olmasın kimse yazmasın o konu kapansın gitsin...

Birde Normalde hani mesaj silen moderatörün adı görünecekti artık mesaj kısmında veya Rapor edildiğinde rapora cevap veren moderatörün adı. Bende mi özellikle görünmüyor yoksa herkes te mi öyle ?

Not: Konu Başlığı İBB'nin halk ekmeğe yaptığı yüzde 33 zam. Siyasi bir konu değilmiş. Siyaset bölümüne taşınmaya deymezmiş.
 

morofobik

Doçent
Bilmem var mıydı ki 🤔
O da bilmiyormuş
Mesaj otomatik birleştirildi:

Bilmem var mıydı ki 🤔
O da bilmiyormuş
Mesaj otomatik birleştirildi:

Bu nasıl bir rüya la?

Bir yere gidiyoruz, babam hariç ailem yanımda, gittiğimiz yer Muş üniversitesine ait bir park orman karışımı bir yer. Galiba 5 sene orada yaşadığımız için rüyada orayı gördüm. Neyse, bir ahır gibi bir şeye giriyoruz, içi inanılmaz büyük ve gerçekten parkur gibi. Sonra sonuna ulaşıyoruz bir kapı var, kapıyı açınca bir tane yokuş ve düz bir tahta spor salonu zemini gibi yer var. Abim oraya gidiyor, tahta zemin açılıyor ve ayaklarına bir şey bağlayıp atlayan insanların kullandığı eşyaların kuyu ve dev bir makaraya uyarlanmış hali gibi bir şey çıkıyor. Abim düşüyor oradan ve beli halata bağlanmış şekilde elinde büyük bir bardakla çıkıyor. Halatı çözüp atlıyor ve bardakta ki suyu içiyor. Sonra o kapının olduğu kuyulu ve makaralı olduğu yerden çıkıp baya half-life Alyx oyununda ki şehir gibi bir yer çıkıyoruz. Kimse yok görünürde ama birilerinin yaşadığı belli oluyor, şehirde yaşam var. Ama işte herkes saklanıyor. Sonra şehre inip bir eve giriyoruz, ev harabe ama çok rahat kullanılabilir gibi. Evi temizlemeye ve ellerindeki çantalar, sırt çantaları vesaire gibi şeyleri yerleştirmeye başlıyorlar. Ben de bir odaya gidip pencereden bakıyorum, ev tek katlı. İki yaşayan kişi görüyorum, beni görüp aşırı seviniyorlar ama ortalığın havası değişiyor ve gözümü açıp kapayınca onlar kayboluyor. Ama sanki pencerenin karşısındaki hamallık benzeri, çok temiz ve ayakta gibi şeyin çatısına saklanmışlar gibi. Sonra bir adam geliyor, Hagrid'in kaslı versiyonu gibi ama kel ve keskin hatlı yüzü var. Beni görüyor ama bir şey yapmıyor, bir silah gibi bir şeyin kokusunu aldığını söylüyor ben de hep görüyormuş gibi duvarın dibinde ki uzun ince aşırı teknolojik gibi görünen şeyi adam veriyorum ve hadi git falan demeye başlıyorum, her gün görüp bıkmışım gibi. Sonra adamın yanına biri daha doğrusu kadın bir sentor gibi bir şey geliyor. Normalde adam galiba o türlerin ve o gördüğüm kişilerin avcısı gibi bir şey ama o sentoru avlamıyor, onu öldürmüyor. Konuşmalarında söylüyorlar. Sonra adam gidiyor ve sentor kayboluyor. Hava eski haline salise içinde geri dönüyor. Ama ilk gördüğüm kişiler geri gelmiyor, saklandıkları yerden. Ama sol taraftan yeşil bir duman geliyor gibi. Bir anda kendimi babam ile şişelerin olduğu aşırı ağır bir şey taşıyoruz halde buluyorum. O şey soda şişelerinin taşındığı naylon gerilmiş şey gibi bir şey. Babamın aşırı zorlandığı belli oluyor. Arabaya gittim, bunu buraya kadar getirdim şimdi tekrar taşıyacağım falan diyor. O şeyi neden taşıdığımızı bilmiyorum. Yanımızda abim var. Bir tren istasyonu gibi yerdeyiz. 50 kişi orada ve dua ediyor bazıları, bazıları sadece ölümünü bekliyor gibi. Bazıları aşırı telaş içinde. Tren istasyonu ama iki tane yapı var girişleri yok, pencere falan yok, düz duvarlar çatıları da üçgen çatı. Ve bu yapılar alçak tek katlı gibiler. Önlerinde bir sürü bank var. Herkes oralarda oturuyor zaten. Yolculuğa hazırlanıyormuş, treni bekliyormuş gibi. Sonra yeşil duman hemen geliyor bir çok yer yeşil duman. Duman en son bana doğru geliyor, istasyonun en sonunda ben varım. Karşımda o yapılardan birinin duvarına asılmış bir ayna var. Dumanın geldiği her yer gri, siyah-beyaz oluyor. Sonra duman içinde siyah beyaz bir şekilde kendimi 2 saniyede yaşlanırken görüyorum ve uyandım.

Açıkçası korktum. Bunları daha önce gördüğüme eminim.
Hiç üşenmeden okudum
Mesaj otomatik birleştirildi:

Bu nasıl bir rüya la?

Bir yere gidiyoruz, babam hariç ailem yanımda, gittiğimiz yer Muş üniversitesine ait bir park orman karışımı bir yer. Galiba 5 sene orada yaşadığımız için rüyada orayı gördüm. Neyse, bir ahır gibi bir şeye giriyoruz, içi inanılmaz büyük ve gerçekten parkur gibi. Sonra sonuna ulaşıyoruz bir kapı var, kapıyı açınca bir tane yokuş ve düz bir tahta spor salonu zemini gibi yer var. Abim oraya gidiyor, tahta zemin açılıyor ve ayaklarına bir şey bağlayıp atlayan insanların kullandığı eşyaların kuyu ve dev bir makaraya uyarlanmış hali gibi bir şey çıkıyor. Abim düşüyor oradan ve beli halata bağlanmış şekilde elinde büyük bir bardakla çıkıyor. Halatı çözüp atlıyor ve bardakta ki suyu içiyor. Sonra o kapının olduğu kuyulu ve makaralı olduğu yerden çıkıp baya half-life Alyx oyununda ki şehir gibi bir yer çıkıyoruz. Kimse yok görünürde ama birilerinin yaşadığı belli oluyor, şehirde yaşam var. Ama işte herkes saklanıyor. Sonra şehre inip bir eve giriyoruz, ev harabe ama çok rahat kullanılabilir gibi. Evi temizlemeye ve ellerindeki çantalar, sırt çantaları vesaire gibi şeyleri yerleştirmeye başlıyorlar. Ben de bir odaya gidip pencereden bakıyorum, ev tek katlı. İki yaşayan kişi görüyorum, beni görüp aşırı seviniyorlar ama ortalığın havası değişiyor ve gözümü açıp kapayınca onlar kayboluyor. Ama sanki pencerenin karşısındaki hamallık benzeri, çok temiz ve ayakta gibi şeyin çatısına saklanmışlar gibi. Sonra bir adam geliyor, Hagrid'in kaslı versiyonu gibi ama kel ve keskin hatlı yüzü var. Beni görüyor ama bir şey yapmıyor, bir silah gibi bir şeyin kokusunu aldığını söylüyor ben de hep görüyormuş gibi duvarın dibinde ki uzun ince aşırı teknolojik gibi görünen şeyi adam veriyorum ve hadi git falan demeye başlıyorum, her gün görüp bıkmışım gibi. Sonra adamın yanına biri daha doğrusu kadın bir sentor gibi bir şey geliyor. Normalde adam galiba o türlerin ve o gördüğüm kişilerin avcısı gibi bir şey ama o sentoru avlamıyor, onu öldürmüyor. Konuşmalarında söylüyorlar. Sonra adam gidiyor ve sentor kayboluyor. Hava eski haline salise içinde geri dönüyor. Ama ilk gördüğüm kişiler geri gelmiyor, saklandıkları yerden. Ama sol taraftan yeşil bir duman geliyor gibi. Bir anda kendimi babam ile şişelerin olduğu aşırı ağır bir şey taşıyoruz halde buluyorum. O şey soda şişelerinin taşındığı naylon gerilmiş şey gibi bir şey. Babamın aşırı zorlandığı belli oluyor. Arabaya gittim, bunu buraya kadar getirdim şimdi tekrar taşıyacağım falan diyor. O şeyi neden taşıdığımızı bilmiyorum. Yanımızda abim var. Bir tren istasyonu gibi yerdeyiz. 50 kişi orada ve dua ediyor bazıları, bazıları sadece ölümünü bekliyor gibi. Bazıları aşırı telaş içinde. Tren istasyonu ama iki tane yapı var girişleri yok, pencere falan yok, düz duvarlar çatıları da üçgen çatı. Ve bu yapılar alçak tek katlı gibiler. Önlerinde bir sürü bank var. Herkes oralarda oturuyor zaten. Yolculuğa hazırlanıyormuş, treni bekliyormuş gibi. Sonra yeşil duman hemen geliyor bir çok yer yeşil duman. Duman en son bana doğru geliyor, istasyonun en sonunda ben varım. Karşımda o yapılardan birinin duvarına asılmış bir ayna var. Dumanın geldiği her yer gri, siyah-beyaz oluyor. Sonra duman içinde siyah beyaz bir şekilde kendimi 2 saniyede yaşlanırken görüyorum ve uyandım.

Açıkçası korktum. Bunları daha önce gördüğüme eminim.
Hiç üşenmeden okudum
 
Son düzenleme:

Strasza

Profesör
Ets2'de kullana kullana otobüs hayranı oldum. Özellikle son model otobüsler uçak gibi adeta.

Bir de Allah'ını seven artık bir ship sim yapsın. Ship Sim 2008 oynayıp duruyoruz 12 senedir.
 

Death Mark

Guru
Onursal Üye
Ülke valla çakallarla dolu. Zam yapıyorum demiyor da "Size yanlışıkla verilen hizmet fazlaydı bu kalitede kalmak istiyorsanız +10 TL ödemeniz gerekmektedir."
Hadi kabul ettik, eski hızımdan %10 kısılmış. :D
 
Üst