Şimdi gelmen gerekmiyor...

temhA

Üyecik
Kayboldum,
Yalnızlıktandır belki...


Birlikte cümleler harcayacaksak kendimize,
hatta coşkumuza,
hâlâ kadını, hâlâ umudu yok eskimiş akşamların.
Ki aklıma bir kadeh tutuşturuyor her an senden yoksunluğum...


Kahretsin, gecenin uykusu hafif.


Sakın katil olma, belli değil mi unutulan göğün sessizliği... Sırf bu yüzden terk edilmiş iskelede yolcu bekliyor ahşap gemi...


Islak ya da kuru, dudağındaki mercanda bulmak istiyorum lekelerimi. Karanlık sarhoş olacaksa çadırlarında, seninle bilmeliyim erişilmezliğimi...
Özgürüz üstelik;
boyadığım yollara düş hadi...


Her şey aniden dursa.
Bu nefes, bu yağmur, hatta dünya.
Şu ılık bahar havasında, ikimizi ağaçlara yaslanırken kapılar ulusa, açılıp kapansa. Telaşa meydan okuyan adımlarım sana gelse...

Dünya duruyor, üşüyorum.
Birden yağmur yağıyor her şeyin üstüne.
Sende
ve
Bende...


Yani öylesine heyecanlı.


Aslında ne zaman bir yere gitsem senden bir şeyler olmalı yanımda. Belki de ilk kez sen ve ben aynıyız ya, anlayamazsın, yani ikimiz de aynı yerdeymişiz gibi.

Sen gittin,
zaman yağıyor şimdi.

Dönmezsin değil mi?


Aslında sana yazdıkça mevsim buharlaşıyor. Toprak kokusu, sarı başaklı anımsatıyor. Sonra aniden üşüyor görmeyen ellerim. Kirleniyor sayfalar. Sen gittiğin için oluyor bunlar.
Yaz bitiyor...


Evdeyim, odamda. Seninle yaşadığımız anlara dalıyorum, yani yazılarına. Şarap lekeli halıya uzanmış seni buluyorum içlerinden, notları buluyorum, özgürce, yani sen olmadan...
Acaba onlar beni duyuyorlar mı?
Ya sen ne kadar?


İlk önce sevmek vardı, böyle severdin. Sevdik. Daha sonra sonuçsuzca ellerimize aykırı sayıp aşkı tanıdık. Ve dokunduk.
Sokağındaki lambaları arayıp buldum, sana ulaşıldı. O heyecanı, o anı hissetmekti sevgi, tanımadığımız şehirde yağmurdu, pencere önünde geçmişe bakıp karanlıkta yürümekti.
Önce sevmek vardı.
Sevdik.

İlk biz yaptık bu işi
Yani sen gidiyordun...
Şimdi gelmen gerekmiyor
 

Son mesajlar

Üst