Rusya, vanaları kapatırsa Türkiye'nin B planı ne?

Bu konuyu okuyanlar

mazruf

Guru
Emektar
Katılım
30 Tem 2009
Mesajlar
23,098
Reaksiyon puanı
1,099
Puanları
113
Yaş
37
Uzmanlar, kısa vadede Rus gazının alternatif olmadığını söylüyor. Uzun vadede ise yerli ve yenilenebilir kaynakların devreye girmesi ile elektrik üretiminde doğalgaz payının yarı yarıya düşmesi ve TANAP gibi yeni gaz tedarik kapasitesi oluşması bekleniyor. Bir enerji yetkilisi, İngilizlerin “Gerekiyorsa faytonları devreye sokarız” sözüne atıfta bulunuyor.

562106f218c7795eb43a18be.jpg


TÜRKİYE ile Rusya arasında gerilimin artabileceği endişesi, kış mevsimi de kapıdayken “Ya Rusya vanaları kapatırsa” sorusunu gündeme getirdi. Birçok enerji uzmanı bu konuda farklı görüş belirtiyor. Kimine göre, Rusya doğal gazda ikinci en büyük müşterisi Türkiye’nin gazını kesmeyi göze alamaz. Bir diğer görüş ise yıllık enerji tüketiminin yaklaşık üçte birini Rusya’dan karşılayan Türkiye’nin, özellikle doğal gazı kolay kolay başka kaynaklardan temin edemeyeceği yönünde.

Gazının yaklaşık yarısını Rusya’dan temin eden Türkiye’nin “B planı var mı”; işte bu sorunun cevabını aradık. Üst düzey bir enerji yetkilisi, “Ya Rusya, uluslararası bağlayıcılığı olan sözleşmeye karşın, her şeyi göze alıp gazı tamamen keserse” sorumuza karşılık, “Tabii ki sıkıntı olur. Bu durumda Mavi Akım da, Batı Hattı da kesilmiş olacak. Türkiye’deki doğal gaz için önemli bir eksiklik bu. Kimse şunu diyemez: ‘Malımın yarısını kaybedeceğim bir sistemde hiçbir sıkıntı olmaz.’ Ha o dönemde biz ne yapacağız? Bakın ben size bir örnek daha vereyim: 75’li yıllarda Arap-İsrail savaşından dolayı Araplar bir petrol ambargosu uyguladılar dünyaya. O zaman İngilizler bir çözüm olarak ‘Gerekiyorsa faytonları dahi ulaşımda devreye sokarız’ dediler.

Tabii ki artık ülkeniz kriz durumuna gelmişse, sadece enerji yetenekleri değil, diğer tüm yetenekleri seferber edilir ve sorunları o şekilde çözmeye çalışırız. Yapabildiğimiz kadar LNG takviyesi ile yaparız bunu, gerekiyorsa diğer ülkelerden aldığımız gaz miktarlarını artırırız, TANAP’ı daha hızlı devreye sokmaya çalışırız, elektrik üretiminde doğal gazı belirgin bir şekilde azaltır, pahalı da olsa diğer akaryakıt türlerine ya da kömüre yükleniriz. Allah düşürmesin tabii ama böyle bir durumda gerekli tedbirleri alırız. Uzun vadede güneş ve rüzgar santrallerinin devreye girmesiyle enerjide daha bağımsız olmayı hedefliyoruz” diyor.

562106bf18c7795eb43a18bc



ALTERNATİF ÇÖZÜM PEK YOK
Geçtiğimiz yıl Türkiye’de yaklaşık 50 milyar metreküp doğalgaz tüketildi. Yüzde 98’ini ithal ettiğimiz gazın hemen hemen yarısını Rusya’dan sağlıyoruz. İthal gazın yarısına yakınını elektrik üretimi, yüzde 28’ini sanayi, yüzde 22’sini ise konutlarda ısınma amacıyla kullanıyoruz.

Enerji Piyasaları Uzmanı Abdurrahman Övündür, şunları söylüyor: “Enerji arz güvenliği, dışa bağımlılığı yüksek olan ülkeler açısından çok büyük önem arz ediyor ve arz güvenliğinde risklerin azaltılarak yönetilmesi çok önemli. Türkiye’nin Rus veya İran tarafı ile, ya da Rusya’nın Ukrayna ile yaşaması olası bir siyasi krizde maalesef doğal gazda yönetilmesi çok zor bir enerji bağımlılığına sahibiz. Doğalgaz santrallerinin yüksek gaz çekişi özellikle kış aylarında Türkiye’yi arz güvenliğinde sıkıntılı bir duruma sokabiliyor. Elektrik ve gaz talebinin arttığı soğuk kış günlerinde her yıl Rusya, İran ve Azerbaycan hattında yaşanılan rutin teknik sıkıntılar, arz yetersizliğine neden oluyor ve çoğu zaman Cezayir, Nijerya ve Katar’dan LNG getirmek zorunda kalıyoruz. Enerji yönetimimiz doğal gaz arzında yaşanılan sorunları gördüğünde, ilk başvurduğu çözümler doğal gaz yakıtlı kamu elektrik santrallerini pahalı ikincil yakıta geçirmek ve yüksek yoğunluklu elektrik ve doğal gaz tüketen sanayi tesislerinin talebini azaltmak oluyor. Bu adımlar yeterli olmazsa, diğer doğal gaz santrallerinin üretimlerini düşürmek ve elektrik kesintisine gitmek; son çare olarak meskenlere gaz verememek gibi bir süreç izleniyor.”

Ne elektrik kalır, ne gaz
RUSYA, İran ve Azerbaycan’dan ithal edilen gazda sorun yaşandığında, elektrik ve gaz talebini azaltmak durumunda kalmamak için kaynak çeşitliliği konusunda radikal adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Övündür, şunları söylüyor: “Diğer iki büyük sorun ise iletim hat taşıma kapasitesinin yetersizliği ve tüketimin az olduğu dönemde depolama yapıp arzın arttığı dönemde sisteme verecek yeterli depolama ve geri basma kapasitesindeki yetersizlik. Son yıllarda kış aylarında doğal gazda günlük maksimum tüketim miktarımızın 190-195 milyon metreküpün üzerine çıktığı anda arzda sorunun başladığı ve kesintiye gidildiğini görüyoruz. 2014’te günlük maksimum çekiş 215 milyon metreküpe kadar çıktı ve kesinti yapılmak zorunda kalındı. Günlük olarak Silivri’deki deponun 20 milyon m3, Ereğli LNG terminalinin 22 milyon m3, Aliağa LNG terminalinin 16 milyon m3, toplam nominal sisteme giriş miktarı 195 milyon m3 olduğunda dahi 2014 yılındaki maksimum günlük tüketimi karşılayamadığımız gözüküyor. Kış aylarında Batı Hattı ve Mavi Akım’dan günlük 90 milyon m3’ü Ruslardan aldığımızı düşündüğümüzde, siyasi nedenle ya da teknik sebeplerle soğuk bir günde Ruslar gazı keserse gazın yarısı gitmiş oluyor ki bu da ülkede yönetilmesi zor bir enerji tablosunu ortaya koyuyor. Bunun ne depo, ne de LNG terminalleri ile karşılanması mümkün değil. Bugüne kadar yakın dostumuz dediğimiz İran’ın bile ‘bana yetmiyor’ diyerek kış ortasında gazımızı kesmediği hiç olmadı. Yani her yıl düzenli olarak kesiyor. Aynı gün hem Rusya, hem İran gazı giderse Türkiye’de ne elektrik kalır ne de gaz.”

10 yıl sonra gazın payı yüzde 25
ENERJİ Bakanlığı yetkilisi ise olası bir sıkıntı yaşanması durumunda Rusya dışında da gaz tedarik yeteneği olduğunu söyleyerek, “Önemli ölçüde termal gücümüz de var. Büyük havzalarda su miktarları çok iyi. Elektrik arzına şu an itibariyle etkisi yönetilebilir. Batı Hattı’ndan günlük 40-45 milyon metreküp üzerinden düşünürseniz, LNG ve yeraltı deposundan kısa dönemde bunu sağlayabiliriz. Dış politika anlamında konjonktürel olarak geçici bir kriz yaşanması durumuna ilişkin söylüyorum. Türkiye gazının yüzde 45’ini Rusya’dan alan bir ülke, daha uzun sürmesi durumunda daha efektif sonuçlar verecek adımlar atmak gerekli. Kaynak çeşitlendirmesinde daha hızlı gideceğiz, ilave maliyete sebebi verecek ama daha fazla spot gaz alımı yapacağız. Stratejik planlarımıza bakarsanız doğalgazla alakalı yeni güç kurulumu neredeyse sıfırlandı. Yenilenebilir ve yerli kaynakları ön plana çıkartmaya çalışıyoruz. Doğalgazdan elektrik üretimine ilişkin teşvik anlamında herhangi bir katkı verilmezken, diğer tüm alternatif yakıtlara ilişkin önemli ölçüde katkı koyuyoruz. 10 yıl sonra gazın toplam üretimdeki ağırlığı yüzde 25 civarında olacak. Temel sorun gazın ağırlığını düşürecek miyiz, doğalgazda ülke bağımlılığında kaynak çeşitliliği yapabilecek miyiz, TANAP, LNG gibi alternatifler ile... Ama şunu da unutmayalım lütfen, Ukrayna-Rusya krizinin en dehşet olduğu zamanlarda dahi Rusya Ukrayna’ya gaz kesimi yapmadı. Parasını ödemediği için kesme dışında gaz kesimi yapmadı. Uluslararası sözleşmelerin şöyle bir özelliği var: Konjonktürel politik durumlara göre bu sözleşmeleri bir enstrüman, bir yaptırım olarak kullanmazsınız” diyor.

Ayrıca Enerji Bakanlığı’nın kendi içinde gizli olarak hazırladığı kriz senaryoları olduğunu ve hem elektrik, hem doğal gaz için geçici kesintilerde atılacak adımlara yönelik farklı opsiyonlar olduğunu ekliyor.

KAYNAK

Rusya gazı keserse kısa vadede ısınma, elektrik ve sanayide alternatif zayıf

565febacc03c0e4d2034082c.jpg


Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rus gazının kesilmesi ihtimaline karşı alternatif kaynakların devreye sokulacağını söylerken, toplumun “fedakarlık göstereceği”ne vurgu yaptı. Ancak elektrik üretimi ve sanayiyi besleyen gazın kesilmesi, ekonomiyi de olumsuz etkileyecek. Rus gazının en yakın alternatiflerinin devreye girmesi ise en az 2 yıl sürebilir.

TÜRKİYE’NİN Rus savaş uçağını düşürmesiyle başlayan kriz, Türkiye’ye gelen doğal gazın yarısından fazlasını sağlayan Rusya gazı keser mi endişesini doğurdu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bu soruya yanıtı “Biz hayat boyu doğal gazla yaşamadık. Tanışalı ne kadar zaman olduğu belli. Bu millet çileye alışıktır. Kaldı ki ‘Rus gazı olmazsa yandık, bittik’ diye bir durum yok. Rusya dışında birçok ülkeden doğal gaz aldığımızı zaten dile getirdim. Biz Türkiye olarak Allah’ın izniyle bunların üstesinden geliriz” şeklinde oldu. Başbakan Ahmet Davutoğlu ise Rusya’nın gazı kesme ihtimalinin sorulması üzerine, “Enerji alanında olacaksa zarar karşılıklı olacak” dedi ve Rusya’nın bu yola tevessül edeceğini düşünmediğini dile getirdi.

Davutoğlu, yine de Enerji Bakanlığı’na değişik alternatifler üzerinde çalışma talimatı verdiğini kaydetti. Bazı Erzurumluların ‘Gerekirse tezek yakarız ama sınırlarımızı çiğnetmeyiz’ dediğini aktaran Davutoğlu, “Olursa bizim milletimiz vatanı ve onuru için gerekli fedakarlıkları göstermeye hazır bir millettir” ifadelerini kullandı. Davutoğlu, o seviyeye gelmeden Rusya ile ilişkilerin rayına oturacağını ümit ettiğini dile getirdi. Enerji sektörü temsilcileri ise Rusya kaynaklı herhangi bir gaz kesintisinin, Türkiye’de konutlardaki ısınmadan, sanayiye ve elektrik üretimine kadar geniş bir alanı etkileyeceğini vurguluyor. Bir sektör temsilcisi, “Gaz kesilirse sadece ‘vatandaş tezek yaksın, yaza kadar bekleyelim’ demek olmuyor. Konuta doğal gaz arz edememenin yanı sıra, sanayi ve elektriğin de gazının kesilmesi ekonomik anlamda sıkıntı doğurur” diyor.

GAZ KESİLİRSE NE OLUR?
Türkiye’nin Rus gazına bağımlılığı yıllardır tartışma konusu ancak son dönemde yaşanan siyasi kriz ile hiç olmadığı kadar sorgulanıyor. Rus yaptırımları henüz iki ülke ilişkilerinin temelini oluşturan enerji ticaretine dokunmadı. Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulayan Rusya gazı keser mi şeklindeki kaygı, vatandaş tarafından dillendiriliyor. Daha önce de yazdığımız gibi kısa vadede Rus doğal gazının alternatifi yok. Ancak 2-3 yıl içinde yeni doğal gaz kaynakları Türkiye’ye gelebilir. Bu dönemde Türkiye sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ve doğal gaz deposu konusunda hamleler yapabilir. Nitekim, Erdoğan ve Davutoğlu Katar ve Azerbaycan gibi doğal gaz üreticisi ülkelerde temaslarda bulunuyor. Diğer yandan, kömür ve petrol stoklaması ile olası bir kesintinin olumsuz etkileri azaltılabilir.

Öncelikle, Rusya’nın keyfi biçimde vanaları kapaması sıfıra yakın bir ihtimal. Anlaşma gereği Türkiye’ye sağlamakla yükümlü olduğu bir gaz miktarı var; bunu geçerli bir neden göstermeden keserse, Türkiye’ye yüklü bir tazminat ödemek zorunda kalabilir. Lakin Rusya’nın uçak krizini bahane ederek, tıpkı Ukrayna’ya yaptığı gibi “teknik arıza” gibi bir mücbir sebep ile kesmesi halinde, Türkiye’de bazı elektrik santrallerinde üretimin durması, sanayinin yavaşlaması ve konutların soğukta kalması gibi ihtimaller ortaya çıkıyor. Türkiye elektrik üretiminin yüzde 50’ye yakınını doğal gaz santrallerinde tükettiği doğal gazla sağlıyor.

Doğal gaz sektörü temsilcileri, şunları söylüyor: “LNG kaynakları ve depolarla beraber Türkiye’nin sisteme sokabildiği gaz miktarı günlük 200 milyon metreküp. Tüketim geçtiğimiz kış günlük 230 milyon metreküpe kadar çıktı. Aradaki 30 milyon metreküplük boşluğu BOTAŞ kesinti ve kısıntıyla idare etti. Rus gazının gelmemesi 3-5 gün olursa idare edilebilir. Fakat soğuk kış şartlarında 10-15 günü bulacak olursa, gazın konforuna alışmış olan insanlar çile çekmekle kalmayacak, elektrik üretimi azalacak ve kesintiler de olacak. Sisteme giren 200 milyon metreküp gazın, 90 milyonmetreküpü borularla Rusya’dan geliyor. Batı Hattı özellikle kritik çünkü Marmara’dan Eskişehir’e, sanayi ve elektrik santrallerinin yoğun olduğu bölgeyi besliyor. Batı Hattı’nı kesmesi halinde sadece Marmara Ereğlisi LNG terminali ve Silivri deposu var. Kesilen günlük 42 milyon metreküp, 20-20 buralardan karşılanabilir. Ancak o da Trakya’da tüketilir. Yalnızca İstanbul’un günlük gaz çekişi 40 milyon metreküp civarında. LNG ve depodan gelen gaz Trakya ve Avrupa yakasında tüketildikten sonra, Anadolu yakasına geçmez. İnşallah Rusya öyle bir şeye yeltenmez.”

En çok etkilenen 3 alan

İTHAL edilen gazın yüzde 92’si elektrik üretimi, konut ve sanayide tüketiliyor. Ankara-Moskova gerginliğinin ekonomiye yansıması, en çok bu üç alanı etkiliyor. Rus gazının sistem dışı kaldığı bir tabloda, kısa vadede alternatif bir kaynak olmaması muhtemel bir sıkıntıyı içinden çıkılmaz hale getiriyor. Rus gazına bağımlılık nasıl bertaraf edilecek şeklindeki sorumuza, doğal gaz sektöründen bir yetkili şu yanıtı veriyor: “Türkiye’nin alternatif konusunda elini çabuk tutması lazım. Rusya’nın eli neden güçlü? Çünkü gazın yüzde 60’ını veriyor. Türkiye 50 milyar metreküp (bcm) tüketirken, sisteme 50 bcm giriyor. Halbuki 70 bcm girse ve gazın gazla rekabeti sağlansa, Rusya da pazar payını kaybetme telaşı yaşar. Doğal gaz konusunda Türkiye’nin önündeki en önemli alternatifler TANAP ile gelecek Azeri gazı, Doğu Akdeniz gazı ve Kuzey Irak’tan gelecek gaz.

TANAP’ın gerçekleşmesi ile beraber 2018 yılı itibariyle Türkiye’ye 6 bcm gaz girecek. Kuzey Irak’tan 2020’lerin başında 20 bcm gazın gelmesi bekleniyor. İsrail gazı için ise çalışmalar bugün başlasa en erken 2019’da Türkiye’ye gelir. Buradaki kapasite de 10 bcm olarak düşünülüyor. Yani toplamda 36 bcm bu kaynaklardan alınabilir. Kuzey Irak ve İsrail gazının bugün sisteme girmesiyle, Rusya’nın hatlardan birini kesmesi halinde ortaya çıkacak açığı kapatabilme imkanı olacaktı. Fakat Türkiye hem Akdeniz, hem Irak gazında geç kaldı. Günlük tüketim 230 milyon metreküp iken, sisteme 300 milyon metreküp gaz koyabilecek durumda olursanız aradaki farkı çok rahat lehinize kullanabilirsiniz. Depo da olmazsa olmaz bir konu. Sistemi yönetmek için depo kaçınılmaz. Tuz Gölü deposu 2017 yılında tam kapasite devreye girecek. Türkiye Petrolleri de Marmara ve Silivre’deki depoların günlük 20 milyon metreküp olan kapasitesini 45 milyon metreküpe çıkarmak istiyor.”

Gazı kesmesi zor ama ihtimal

REUTERS’a konuşan Türk yetkililer, Rusya’nın Türkiye’ye sattığı doğal gazı kesme ihtimalinin küçük de olsa bulunduğunu dile getirerek, Davutoğlu’nun Azerbaycan ziyaretinde Rus doğal gazının payının azaltılması yönündeki kaynak çeşitlendirmeyi ele alacağını dile getirdiler. AKP İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, “Rusya’nın gazı kesmesi zordur ama ihtimaldir. Çünkü rasyonel tepkiler vermiyorlar. Uluslararası hukuktaki yaptırımları göze alıp gazı kesme ihtimaline karşı Türkiye temkinli davranmalıdır. Başbakan’ın Azerbaycan ziyareti de çeşitlendirme çabasının yoğunlaştığı bir ortam olacaktır” diye konuştu. Türkiye yıllık 50 bcm gaz ihtiyacının, 6 bcm’ini Azerbaycan’dan karşılıyor.

Ne yazık ki tezek de yok
GÜBRE Üreticileri İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği Başkanı Sebahattin Emül, Türkiye’de tezek yakılmasının mümkün olmadığını söyledi. Tarım alanında da dahi hayvan gübresinin sadece geleneksel olarak kullanıldığını belirten Emül, “Hayvan gübresinden tezek üretmek çok zahmetli bir iş. Önce bu iş için gübreyi toplayıp hamur haline getirmek gerekiyor. Daha sonra kuruması için güneşe bırakılıyor. Bu çok zahmetli bir iş olduğu için yapılabileceğini düşünmüyorum. Ayrıca Türkiye’de ne kadar gübre toplandığına yönelik elde bir veri yok. İşin aslı gübre toplayan pek kimse de yok. Sadece Erzurum ve Kars’ın kırsal bölgelerinde ısınmak için kullanılıyor. Ayrıca tezek yakılan yerde kokudan durulmaz ve çok fazla sinek oluşur. Sağlıklı da olmaz. Tezeğe gelene kadar yakacak çok şey var” dedi.

KAYNAK
 
Katılım
8 Eki 2011
Mesajlar
52,691
Reaksiyon puanı
14,995
Puanları
113
aferin doğal gazlı termik santraller yaparsanız böyle olur...
fransızlardan bişeyler öğrenin...
 
6

6a11b

SDN Okuru
Nükleere hayır diyenlere gelsin o zaman yukarıdaki fransızlar diyen arkadaşın mesajı.

Teşekkürler kendisine.
 

kmurat

Dekan
Katılım
8 Şub 2014
Mesajlar
7,346
Reaksiyon puanı
2,953
Puanları
113
Türkiyede büyük bir Hydro elektrik kapasitesi var. Ama CHP ve kendilerini ulusalcı olarak tanımlayan kesimler bunlara karşı çıkıyor. Neden karşı çıktıklarını anlayabilmiş değilim. Ancak büyük endişe duyuyorlar. Bu görüşü bir CHP'li arkadaşım ile sohbet esnasında öğrendim. Kendi sözlerine göre, sadece Karadeniz bölgesinde 600 adet HES planlanmış ve bunların engellenememesi durumunda felaket olacakmış. Karadenizde gerçekten o kadar kapasite varmıdır? yoksa beni korkutmak için mi abarttı? bilemiyorum. Diğer CHP!li arkadaşlarımdan da bana gerçek Genel seçimler öncesi bir kaç kez, bir yerde yapılack olan bir baraja karşı yürüyüşe katılma teklifleri gelmişti. Ancak o söz konusu barajın yapılması, (küçük bir sulama barajı) çevredeki bir kaç köyün tarımı için önemli olduğunu biliyorum.

Rüzgâr türbinleri de gelecekte, oluşabilecek enerji darbogazlarını aşma konusunda, gelecekte önemli bir tol oynayabilirler. Yine yöresel farklarla Güneş Panelleri de sınırlı bir ölçüde energi ihtiyaçlarını karşılayabililer. Nükleer Enerji'den şahsen pek hoşnut değilim. Ancak CHP'nin de söz gelişimi ukusalcı tiplerin de bu konudaki karşıtlığı çok çüzzii kalıyor. Nükleer Santrallerin atıkları sonsuza dek (100.000.000 yıl boyunca yarı ömrü sürüyormuş) etrafa tehlike saçmaya devam edecektir.
 

neskalii

Profesör
Katılım
25 May 2008
Mesajlar
3,932
Reaksiyon puanı
23
Puanları
38
Yaş
35
Rusya da Suriye de ne işin var demek yerine 10000 km öteden gelenlere sorması lazım ne işin var Irakta Afganistanda Arap sonbaharını tezgahlayanlara 2023 kritik tarih umarım daha fazla oyun

oynanmaz cennet ülkem üzerinde Allah milletimizin ve ülkemizin bekasını daim etsin planları olanların oyunlarını kendi başlarına çevirsin....
 

MasterFather

Profesör
Katılım
10 Ara 2006
Mesajlar
4,294
Reaksiyon puanı
57
Puanları
48
Türkiyede büyük bir Hydro elektrik kapasitesi var. Ama CHP ve kendilerini ulusalcı olarak tanımlayan kesimler bunlara karşı çıkıyor. Neden karşı çıktıklarını anlayabilmiş değilim. Ancak büyük endişe duyuyorlar. Bu görüşü bir CHP'li arkadaşım ile sohbet esnasında öğrendim. Kendi sözlerine göre, sadece Karadeniz bölgesinde 600 adet HES planlanmış ve bunların engellenememesi durumunda felaket olacakmış. Karadenizde gerçekten o kadar kapasite varmıdır? yoksa beni korkutmak için mi abarttı? bilemiyorum. Diğer CHP!li arkadaşlarımdan da bana gerçek Genel seçimler öncesi bir kaç kez, bir yerde yapılack olan bir baraja karşı yürüyüşe katılma teklifleri gelmişti. Ancak o söz konusu barajın yapılması, (küçük bir sulama barajı) çevredeki bir kaç köyün tarımı için önemli olduğunu biliyorum.
ne hesi .geleceğin teknolojisi güneş enerjisi.elin almanı yapıyor.sadece güneş enerjisiyle tüketimin %50 karşılıyor.hem bizdeki potansiyel almayanın 5 katı.ama nerdeee..tek başına antalya bile yeter.

qR8MG5.png
 

cengaver51

Dekan
Katılım
5 Nis 2009
Mesajlar
5,118
Reaksiyon puanı
169
Puanları
63
güneş ve rüzgar sanralalerinin niye kurmuyorz anlamıs değilim haledaha akdenız agunes baımından cok avantajlı ege de rzgar bakımınan cok el verişli ama başımızdakıler nükler de ısrarlı bir cernobıl olmayacagının garantısı yok elin gavuru otoyolları bıle günes panallerı ıle dosesın bız elımızdekı bor madenlerınden enerjı bılee elde edemeeyelım yazık ya

çernobilin etkisi benım kardeşimde 40 günlükken vefat ettti yaşamayan anlamaz bunu
11160062_10153267149777437_934182691494005550_o.jpg

11149351_10153269935382437_3434152963235982667_n.jpg


Güneş enerjili otopark. Türkiye'de milyonlarca m2 açık otopark alanı var. Harekete geçmek için ne bekliyoruz?
11169819_10153285200672437_5708642548194416864_n.jpg


- - - Mesaj Güncellendi - - -

11112459_10153308776847437_2984978027164956466_n.jpg


11157577_10153285204847437_6925222511492560077_o.jpg


gunes panelleri

11165226_10153285095377437_6817834825279351546_n.jpg

11139390_10153285090362437_6967229211523108981_n.jpg



Bu da Güney Kore'de yapılan bir uygulama. Otoyolun orta refüjünde 32 km boyunca çelik ızgaraların üzerine güneş panelleri yerleştirilmiş, altına da bisiklet yolu yapmışlar.
11133997_10153285177282437_4773967908793094145_o.jpg


11112854_10153285110132437_2950645891008871615_o.jpg
 

ExCeLLeNT

Dekan
Katılım
20 Şub 2009
Mesajlar
5,775
Reaksiyon puanı
16
Puanları
38
Rüzgar santralleri sandığınız gibi biley değil. Kurulduğu alanda acayip şekilde fazla gürültü çıkaran(yanında konuştuğunuzu duymayabilirsiniz) uzaktan bile uğultusu baya gelen bir şey. Ayrıca masrafı çok fazla ve ürettiği enerji diğerlerine göre daha az. Biraz araştırın bütün otoyolları güneş paneli ve rüzgar santralleriyle donatalım demeden önce.
 

ExCeLLeNT

Dekan
Katılım
20 Şub 2009
Mesajlar
5,775
Reaksiyon puanı
16
Puanları
38
Ayrıca kim yazdıysa o fşyatları 500000000000000 falan filan çok uçuk yazmışlar inanmayın öyle şeylere. Çernobil denen şey insan hatası yüzünden patladı. Olaya bak. Bir tane saray için kaç milyar dolar harcandı ama nükleer santral olunca olay milyon dolar bile harcanmasın. Nükleer santral demek. Nükleer güce adım atmak demek. Bugün. Çin bütün vatandaşını bir ülkeye tükürtse ülkeyi boğar. Havadan hepsi bi tükürse boğarlar. Hani mümkün değilde mesela. Ama stratejik 10 noktasına bomba yese çin diye bişe kalmaz. Nükleerden bahsediyorum. Tamam atom yapalım omuz atana hayırdır güm patlatalım demiyorum. Ama siz almanya italya gibi vazgeçen ülkeleri boşverin. Hala dünyada yüksek konumda bulunan tehdit ülkeler abd fransa ingiltere rusya israil kullanıyorken geliştiriyorken. Yok almanya vazgeçti bizde vazgeçelim demeyin. Facebookta photoshopla bişeyler yaparak insanları kandırmaya çalışıyorlar.

Şunu anlayamadınız. Cebinizdeki akıllı telefon. O nükleer santralden daha az radyasyon yayıyor. Araştırmadan konuşmayın ya.
 

leanardo

Profesör
Katılım
1 Eyl 2012
Mesajlar
1,222
Reaksiyon puanı
9
Puanları
38
Konya karapinar a güneş paneli sistemi kuracaklarmis umarım seçim vaadi olarak.kalmaz
 

kmurat

Dekan
Katılım
8 Şub 2014
Mesajlar
7,346
Reaksiyon puanı
2,953
Puanları
113
Güneş Panellerinin bazı eksileri var.

1. Çok alan kaplıyorlar ve kurulabilecek alanlar açık olmalı. Bu durumda akla ilk gelebilecek alanlar, Tarım arazisi oluyor.

2. Paenllerin güneşi en uzun süre görebilecekleri yöne dönük olmaları gerekiyor. Karşısında gölge yapabilecek bina, ağaç, tepe gibi engellerin bulunmaması gerekiyor.

3. Geceleri ve bulutlu havalarda ve tabii kış aylarında, enerjinin en çok ihtiyaç duyulduğu zamanlarda, Paneller enerji üretemiyorlar.

4. Güneş panellerini sürekli temiz tutmak gerekiyor.

5. Yansıma yapıyorlar ve panellerin yönünde (Güneyinde) yerleşim alanı olmaması gerekiyor.

(Her bakımdan Nükleer atıklardan daha iyiler)

Rüzgar türbinleirde rüzgâr esmediği süreler boyunca, hiç bir üretim yapamıyorlar.

Bir de Avrupa ülkelerinde gel git santralleri var. Bizim denizlerimizdeki gel git farkı, kuzey denizine göre çok düşük,

Denizli'de termal su ile sıcak su üretimi var. Aynı yöntem ile elektrit'te üretilebilir. Ancak atmodfere zehirli gaz'lar da atılmış olacak.

Güneş ve Rüzgâr alternetiv olarak enerji üretimine zenginlik katabilirler. HES'lerin yerini alamazlar. HES'lerin barjları balık üretimine, tarım arazilerinin sulanmasına ve de dinlenme alanlarının yaygınlaştırılmasına da katkıda bulunabiliyorlar.

Bir örnek vereyim. Manavgat nehri üzerinde iki adet baraj bulunuyor. Her iki barajın kıyılarında da dinlenme tesisleri var. Turlar düzenleniyor. Balık üretiliyor. Aynı zamanda barajlar sel tehlikesinide kısmen önlüyorlar. Çünkü suyun akışı ve miktarı denetlenebiliyor.
 

leanardo

Profesör
Katılım
1 Eyl 2012
Mesajlar
1,222
Reaksiyon puanı
9
Puanları
38
Paneli kuracaklari yer yerlesim yerine uzak mera orman vasfı yok verimsiz arazi düz etrafı açık geniş
 

mazruf

Guru
Emektar
Katılım
30 Tem 2009
Mesajlar
23,098
Reaksiyon puanı
1,099
Puanları
113
Yaş
37
Son gelişmelerden sonra bakalım neler olacak.
 

Matthew Bellamy

Profesör
Katılım
16 Nis 2015
Mesajlar
3,235
Reaksiyon puanı
255
Puanları
63
Sanki dünyaya gelindiginde ulke sinirlari cizilmis ve herkes birbirlerine dusmandi.Degildi tabikide, aptal aptal yarislara giriyor ulkeler ve sonucunu sivil halk oduyorBirakin dunyada tek ulke olsun.Bu ne bicim duzen.Ha, nufus cok fazla yetistiremiyoruz diyorsalarda o zaman adam gibi duzenlemeler yapsinlar.10 tane cocuk yapnasin millet.Dunya son donemecide kacirdi artik.Bidaha da duzelmez bu gidisle.Bundan sonra ben kendi hayatima bakarim.Şu kiyamet kopsada bitse bu acilar,ızdıraplar.Herkes kurtulsun.
 

Parende_N

Asistan
Katılım
1 Ocak 2015
Mesajlar
107
Reaksiyon puanı
1
Puanları
18
Bugün ki mevzudan sonra şu vanaları kapatma mevzusu daha çok ön planda sanırım.Putin resmen tehdit savurdu.
 
Katılım
8 Eki 2011
Mesajlar
52,691
Reaksiyon puanı
14,995
Puanları
113
Ruslar bunu diyor: ' Турки заморозить! '
yorumsuz...
 

scorpion

Rektör
Cezalı
Katılım
4 Ara 2012
Mesajlar
14,386
Reaksiyon puanı
1,538
Puanları
113
Ne anlama geliyor bu?
 

Meridian

Dekan
Katılım
8 Nis 2012
Mesajlar
6,591
Reaksiyon puanı
754
Puanları
113
Anlaşma gereği vanalar kapatılmayacakmış.
 

MerveOzgur

Doçent
Katılım
31 Eki 2013
Mesajlar
633
Reaksiyon puanı
7
Puanları
18
Öncelikle Rusya her ülkeyi Ukrayna ile karıştırmasın hele ki Türkiye Cumhuriyeti'ni asla...
TV'de Putin'in yersiz açıklamalarını izledim, sanıyorum ki ben Putin'im baş eğdiririm havasında ama havasını alır sevgili Putin...
Devlet işleri, bakanlarla yaşanan gönül işleri kadar kolay değildir bunu hatırlasın diliyorum.
 

Parende_N

Asistan
Katılım
1 Ocak 2015
Mesajlar
107
Reaksiyon puanı
1
Puanları
18
Hem hava sahamıza gir sonra tehdit savur.Bu ne pehriz bu ne lahana turşusu?
Düşmanlık konusunda Putin küçümsenecek bir adam değil,KGB ajanı.Tabi karşısında Türkiye cumhuriyeti var.Ama herşey natoya bağlı tek başına ayakta kalamazsın.Ortadoğu savaşklarına çekilmeye çalışıyoruz ve putinde en kötü düşmanlardan biri
 

Creative

Rektör
Emektar
Katılım
12 Eyl 2009
Mesajlar
13,799
Çözümler
2
Reaksiyon puanı
18,201
Puanları
113
Yaş
37
Kapatırsa kapatsın önemli değil, başka kime satabilecek acaba o gazı. Hea kapattı diyelim o zaman bizde size Antalya'nın kapılarını kapatırız. Hadi sıkıyorsa kapat ondan sonra. ;)
 

neskalii

Profesör
Katılım
25 May 2008
Mesajlar
3,932
Reaksiyon puanı
23
Puanları
38
Yaş
35
B planı İran dan almak pardon onlara da atarlıydık en son....
 

sagme

Öğrenci
Katılım
4 Tem 2012
Mesajlar
83
Reaksiyon puanı
1
Puanları
8
Hadi vanaları kapadı diyelim. Bir tek biz mi etkileneceğiz hayır. Avrupa'ya da bizden gaz gidiyor. Kuzeydeki boru hatları Ukrayna ve onun kuzeyinden geçiyor. Ukrayna ile de arası malum. Geriye tek boru hattı kalır, onunla da Avrupa ısınamaz. Zaten Rusya gazdan başka ne satacak ?

Ağlanan arkadaşlar için kim ne derse desin nükleer şart. Kimyasal tehlikeli evet ama süper bir güç kaynağı. Caydırıcılık açısından da bu teknolojiye sahip olmak zorundasın.

Rüzgar enerjisine gelince evet güzel bir enerji kaynağı benim yaşadığım yerde oldukça fazla var. Ama arkadaşın dediği gibi ses çıkarıyor yerleşim yeri yakınına kuramazsın. Bir gün tüm ülkede rüzgar 3 saatliğine durursa ne yapacaksın ?

Güneş enerjisine bakacak olursak ona da tamam karşı değilim. Ama öyle yukarıdaki resimler gibi otopark çatısı otobana panel diye hayaller kurmayın, burası Türkiye trafik levhalarını çalındığı bakır kabloların söküldüğü bir ülke. İki haftaya götürürler.

Uzun lafın kısası enerji konusunda üretim yapılacak her kaynak kullanılmalı ki elinde alternatiflerin olsun. Doğal gaz kesilirse diye sızlanan arkadaşlarda bir kışta soğukta kal soba kur yak ama başın dik yürü. Bu ülke sınırları kolay çizilmedi yol geçen hanı değil orası.
 

SARKAT

Profesör
Katılım
8 May 2008
Mesajlar
3,772
Reaksiyon puanı
65
Puanları
48
Nükleere hayır diyenlere gelsin o zaman yukarıdaki fransızlar diyen arkadaşın mesajı.

Teşekkürler kendisine.

Peki Türkiye'deki Akkuyu daki Nükleer Santrali kim yapıyor hiç merak ettin mi?

- - - Mesaj Güncellendi - - -

Kapatırsa kapatsın önemli değil, başka kime satabilecek acaba o gazı. Hea kapattı diyelim o zaman bizde size Antalya'nın kapılarını kapatırız. Hadi sıkıyorsa kapat ondan sonra. ;)

Soğuk havada 1 ay kapasın bak noluyor. Sadece ısınma olarak düşünme, elektrikde olmayacak. Biz Antalya yı kapasak nolcak?

Ayrıca İran, Azerbaycan da Rusya güdümlü hiç güvenmeyin.

İş şu an o nokta da değil ve Türkiye davasında haklı ama bildiğim Rusya bunun intikamını alır.
 

SmokeXD

Dekan
Katılım
4 Eyl 2014
Mesajlar
9,831
Reaksiyon puanı
1,853
Puanları
113
Bugün ki mevzudan sonra şu vanaları kapatma mevzusu daha çok ön planda sanırım.Putin resmen tehdit savurdu.

İsteği olsa da kapatamaz, onlardan aldığımız doğalgazın çok çok Yüksel bir kısmı sanayide harcanıyor ve bu da Rusya'ya kat kat kat demek. Ha onlar bizden beyaz etmiş yaş meyveymiş almasınlar başka yerden alırlar ama biz onlara milyon milyon dolarlar ödüyoruz.
 

redyellow

Doçent
Katılım
3 Kas 2008
Mesajlar
693
Reaksiyon puanı
2
Puanları
18
Rusya vanaları kapatamaz.

Bir kaç gün bağırır, çağırır, sonra kuzu kuzu oturur yerine.

Yeter ki Türkiye dik dursun, HAKLIYIZ, hakkımızdan asla vazgeçmemeliyiz, geri adım atmamalıyız.
 

kirisa

Öğrenci
Katılım
25 Kas 2015
Mesajlar
17
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Biz ne kadar batılı olmaya çalışsak Da yine de genlerimizde dayanıklılık ve sabır vardır. vanaları kapatırlarsa soba yakarız.hiç problem değil.biz Avrupalı gençler gibi bir şey olduğunda çığlık atmayız.korkmayız.bu atalarımızdan kalan bir mirastır bize.
 
Üst