Pistorius'a 5 yıl hapis

mazruf

Guru
Onursal Üye
Kız arkadaşı Reeva Steenkamp’i kasıtsız öldürmekten suçlu bulunan Oscar Pistorius 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.



Hakim, merakla beklenen kararı sonunda açıkladı... Savunma makamının ev hapsi talebini çok yetersiz bulan hakim, savcılığın 10 yıllık hapis isteğinin ise "merhametsiz" olacağını vurguladı.

Pistorius'un ampute olması nedeniyle cezaevi koşullarına uyum sağlayamayacağı tezini de reddeden hakim, Güney Afrika’lı atlete 5 yıl hapis cezası verdi.

Pistorius'un cezası okunurken gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Savunma avukatları, Pistorius'un 10 ay hapisanede kaldıktan sonra ev hapsine alınacağı görüşünde. Savcılık makamı da ampute atletin muhtemelen cezasının üçte birini hapisanede geçireceğini açıkladı. Kaynak


Spor dünyası Pistorius'u konuşuyor

Spor dünyası, Güney Afrika’lı ampute atlet Oscar Pistorius'un sevgilisini kasıtsız öldürme suçundan hapis cezası almasını konuşuyor. Oysa Pistorius, milyonlarca kişiye ilham kaynağı olmuş bir başarı hikayesinin kahramanıydı.




Doğduğunda dünya üzerindeki milyarlarca insandan daha şanssızdı. Büyüdüğünde ise onun kadar şanslı olmak isteyecek bir o kadar insan vardı. Hikayesi milyonlarca kişiye ilham kaynağı oldu. Ancak tıpkı Lance Armstrong gibi Oscar Pistorius’un efsanesi de kağıttan kuleler gibi devrildi.

Doğduğunda 2 bacağında da fibula kemiği yoktu. Yani eninde sonunda bacaklarını kaybedecekti. Doktorları, babası Henke ile annesi Sheila'ya Oscar'ın bacaklarının bir an önce kesilmesini önerdi. Böylece Oscar, yürümeyi öğrendikten sonra bacaklarını kaybetmenin acısını tatmayacaktı. Ailesi doktorların tavsiyesine kabul ettiğinde Oscar, henüz 11 aylıktı. Ona ileride okuması için bir de mektup yazmışlardı. Oscar büyüdüğünde bu mektubu açacak ve ailesinin geçmişten gelen şu sözlerini okuyacaktı, "Gerçek kaybeden, yarışmaya girmekten korkandır. Yarışıp sonuncu olan değil." Oscar Pistorius'un hayatını işte bu cümle şekillendirecekti.

11 aylıkken 2 bacağı da dizinin altından kesilen Oscar, 2 yaşında ilk kez protez taktı. Sadece birkaç gün içinde protezlere alışması herkesi şaşkına çevirmişti. Onun hayatla barışık olmasını isteyen ailesi sayesinde spora yönlendi. Orta okulda su topu ve rugby oynadı. Kriket ve tenise merak saldı. Güreş ile Boks kulüplerine katıldı. Hatta triatlon yarışında bile mücadele etti. Ancak en çok Rugby'i sevmişti.

Yine de hayatın oyunları bitmedi. Oscar Pistorius, 15 yaşında hayatının en büyük acısını yaşadı. Ne de olsa bacaklarını kaybettiğini hatırlamıyordu bile. Annesi Sheila, sıtma tedavisinde kullandığı bir ilaca alerjik reaksiyon vererek yaşamını yitirdi.

Oscar, annesinin ölümünden sonra onu çocukluğundan beri hayata bağlayan spora dört elle sarıldı. 2003 yılında dizinden sakatlanınca rugby günleri sona erdi. Önünde şimdi onu ulusal bir kahraman haline getirecek başka bir kapı açılıyordu. Doktorları, diz sakatlığını atlatması için Pistorius'a piste çıkmasını ve bol bol koşmasını salık vermişti. Bu tavsiye kısa süre sonra Pistorius'un kariyeri haline gelecekti.

Pistorius, karbon fiberden özel olarak hazırlattığı protezleriyle 2004 Atina Paralimpik Oyunları’na katıldı. Tek bacağı olmayan deneyimli rakiplerinin arasından sıyrılarak, 200 metrede altın madalyaya uzandı.

Pistorius'un hayalleri ise daha büyüktü. Amacı normal atletlere karşı yarışmaktı. Bu amaçla Uluslararası Atletizm Federasyonu’na başvurdu. Ancak federasyon, protezleri sayesinde haksız avantaj sağlayacağı gerekçesiyle Pistorius'u Ocak 2008'de normal atletlere karşı yarışmaktan men etti. Ancak Güney Afrika’lı atletin pes etmeye niyeti yoktu. Konuyu Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne taşıyan Pistorius, uzun bilimsel testlerin ardından Mayıs 2008'de hayalini gerçekleştirmeye hak kazandı. Ama Pekin Olimpiyat Oyunları’na katılmak için yeterli süresi kalmamıştı. 2008'de yine paralimpik oyunlara katıldı. 100-200 ve 400 metrede altın madalya alırken, dünya rekorlarını da eline geçirdi.

2011'de önce Dünya Şampiyonası, 2012'de de Londra Olimpiyat Oyunları’nda hayallerini gerçeğe çevirdi. Sonunda olimpiyat oyunlarında mücadele eden ilk ampute atlet olmuştu. Londra'da yarı finalde elense de hikayesi milyonlarca kişiye esin kaynağı oldu. Ülkesinde ulusal bir kahramana dönüştü.

Ve Pistorius bu rüyadan bir gece yarısı ansızın uyandı. Daha düne kadar herkesin sevgilisi olan bu adam, model kız arkadaşını tam da sevgililer gününde evinin banyosunda kurşun yağmuruna tutarak öldürmüştü. Hakim karşısına çıkan Pistorius, sevgilisini soyguncu sanarak yanlışlıkla öldürdüğünü savundu. Uzun dava sürecinin ardından hakim ampute atleti, kasıtlı adam öldürmekten suçsuz buldu. Pistorius, ömür boyu hapis cezası alabileceği bir suçtan aklansa da kasıtsız adam öldürmekten hüküm giydi. Ampute atleti şimdi demir parmaklıkların ardında zorlu bir yaşam bekliyor.

KAYNAK

[video=youtube;UZL_sEydtco]http://www.youtube.com/watch?v=UZL_sEydtco[/video]
 
Üst